1.5 Yılda 15 Bin Kişi Masör Belgesi Aldı

Konu 'Milli Eğitim Bakanlığı' bölümünde Moderatör Barış tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Barış

    Moderatör Barış Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    7 Eylül 2011
    Mesajlar:
    2.587
    Beğenileri:
    1.458
    Ödül Puanları:
    113

    Masaj ve Doğal Terapiler Derneği Başkanı Nihat Ayçeman, Masaj Salonları Yönetmeliği ile bir buçuk yılda 15 bin kişinin bu alanda çalışmak üzere Milli Eğitim Bakanlığı onaylı belge aldığını belirterek, "Sürücü belgesi ya da yabancı dil için açılan kurs merkezleri, masajı da programlarına ekleyerek çalışanlara sertifika verdi" dedi.

    Masaj ve Doğal Terapiler Derneği Başkanı Ayçeman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir süre önce yürürlüğe giren Masaj Salonları Yönetmeliği ile iş yerlerinde çalışan kişilere Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilgili mevzuatına göre açılmış okullar, kurumlar veya kurslardan 608 saat genel masaj eğitimi alma zorunluluğu getirildiğini anlattı.

    Yönetmeliğin sektörde çalışan kişileri mesleki anlamda eğitmeyi ve sertifikalandırmayı amaçlamasına rağmen, bu şartın uygulamada "rantçıların" türemesine neden olduğunu öne süren Ayçeman, "Sürücü belgesi ya da yabancı dil için açılan kurs merkezleri, masajı da programlarına ekleyerek çalışanlara sertifika verdi" diye konuştu.

    Bu kurslarda eğitim veren kişilerin büyük bölümünün masajla ilgisi bulunmadığını iddia eden Nihat Ayçeman, "Yönetmeliğin çıkmasının ardından geçen bir buçuk yıl içinde 15 bine yakın kişi belge aldı. Ancak bu sayının içinde ancak yüzde 10'u gerçekten bu işi kaliteli şekilde yapabilecek personel. Çünkü Türkiye'de bu kadar insana eğitim verebilecek sayıda nitelikli masaj eğitmeni yok" dedi.

    Yönetmeliğin 608 saat eğitimi zorunlu kıldığına dikkati çeken Nihat Ayçeman, bu kadar saatlik eğitim programının 4 aydan önce tamamlanamayacağının altını çizdi. Ayçeman, sektörde çalışan kişilerin 4 aydan önce eğitim programını tamamlamasının ise "imkansız" olduğunu savunarak, "Masaj sektöründe mevcut çalışan personelin bu kadar saat derslere katılması Türkiye'de mümkün değil" diye konuştu.

    -"Yönetmelik sektörü bozdu"-

    Nihat Ayçeman, yönetmeliğin ayrıca masaj salonlarına terapi ya da tedavi amaçlı masaj izni vermediğine işaret etti. Yönetmelikteki bu ibarenin "yanlış" olduğunu savunan Ayçeman, "Çünkü masajın kendisi bir terapidir" dedi.

    Milli Eğitim Bakanlığı onaylı alınması zorunlu kılınan 608 saatlik eğitimde geçen masaj türlerinin büyük çoğunluğunun tedavi amaçlı olduğunun altını çizen Ayçeman, şunları söyledi:

    "Yönetmelik, bu işin uzmanlarına danışılmadan, tartışılmadan çıkarıldı. Dolayısıyla yönetmeliği çıkaranlar, masajın kendisinin terapi ve tedavi amaçlı olduğunu bilmiyorlar. Dolayısıyla verilen eğitim ve belge, yönetmelikle çelişiyor. Çelişkilerle dolu bu yönetmelik de sektörü bozdu. Şimdi elini sallasan kanunen kullanabileceği bir belgeye sahip personele çarparsın ama ne yazık ki bilgiye sahip değiller. Bu işte kim kaybetti- Gerçekten kaliteli iş yapan SPA işletmecileri kaybetti. Çünkü bu yönetmelik, SPA işletmecilerini de masaj salonu kalıbına soktu. Bu da çıtayı düşürdü."

    -"Milyonlarca avroluk bir sektör"-


    Dernek başkanı Ayçeman, Sağlık Bakanlığı'nın bu yönetmelikle ruhsatlandırma işini de belediyelere verdiğini kaydetti. Denetim işinin zabıta tarafından yapılacağına değinen Ayçeman, belediye görevlilerinin salonlarda yapılan masajın doğru yapılıp yapılmadığını denetlemesinin ise mümkün olmadığına dikkati çekti.

    Sektörde yaklaşık 15 bin kişinin çalıştığını, kayıtsız çalışanlarla masaj alanında çalışan sayısının 20 bine ulaştığını anlatan Ayçeman, şöyle konuştu:

    "Bu sektörün istihdam alanı çok geniş. Turizmde nakit paranın döndüğü, çok para kazanılan bir sektör. Her şey dahile dahil olmayan tek hizmet. 5 yıldızlı turistik tesisler içinde hizmet veren işletmecilerin kirası, 200 ile 500 bin avrodan başlıyor. İşletmenin kirasını ödeyebilmesi ve diğer giderleri için yaklaşık 1 milyon avro gelir elde etmesi lazım. Beş yıldızlı otellerin sayısını düşünün, sektörün getirisini o zaman anlarsınız. Ancak son dönemde kiralar çok yükseldiği için işletmeciler bu alana yatırımda da zorlanmaya başladı. Yanlış yönetmelikler de buna tuz biber oldu. Büyüme ve yatırım yavaşladı. İşletmecilerin kazancı düştü."

    Alıntı

Sayfayı Paylaş