1 sayfalık masal

Konu 'Türkçe 7. Sınıf' bölümünde suesra tarafından paylaşıldı.

  1. suesra

    suesra Üye

    Katılım:
    26 Kasım 2011
    Mesajlar:
    13
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    arkadaşlar bana kısa bi masal ve bilinmedik ama güzel türk masalı lazım.yardım edermisiniz.:shy:
  2. HaYaT SéRSéRi

    HaYaT SéRSéRi Üye

    Katılım:
    15 Ekim 2011
    Mesajlar:
    2.006
    Beğenileri:
    1.061
    Ödül Puanları:
    114
    Yer:
    uçurumun dibi.
    Bir babayiğit ki, ama ne babayiğit: Bir sekseni geçen boyu, oldukça kaslı vücudu, güçlü kolları, anadan sürmeli gözleri.. tam bir Anadolu delikanlısı.

    Köylü çocuğuydu ama kendi köyünde pek eğlenmez, gezerdi. Bazen yürüyerek giderdi, bazen atla giderdi. Başka köylere giderdi, kasabalara giderdi, şehirlere giderdi. Gittiği yerlerde, yolun orta yerinden, sol eli cebinde, biçimlice yürürdü: Başı dik, alnı açık, göğüs ilerde.

    Okuma-yazma bilirdi. Köyünde okul yoktu ama gittiği kasaba ve şehirlerde orada bir harf, burada iki harf derken, epey bir ilerleme sağlamış, önce yazmayı, sonra okumayı öğrenmişti. Yazma öğrenmeden okuma öğrenilemezdi. Yazısı pek güzeldi. Harfleri birbiri peşisıra inci gibi dizer, sanki sanırsın yürüyüşe çıkmış asker bunlar.

    Savaşı sevmezdi. Tam bir barış taraftarıydı. Ne zaman elinde davul bir tellal görse ( Padişahın fermanıdır. Urumeliye sefere çıkılacak, asker toplansın. ) dendiğini duysa, ortadan kaybolurdu. Dağ-taş gezerdi. Her ne için olursa olsun, insanların birbirine düşman edilip, savaştırılmalarına karşıydı. Dili, milliyeti ayrı diye neden insanlar birbirini öldürürdü, aklı almazdı.

    İnsanlara yardım ederdi. Bilmem ne köyünün, bilmem ne adındaki ağası, köylüyü mü eziyordu, haksızlık mı yapıyordu. O köylü güvercinin kanadıyla bir haber uçursa, hemen ertesi gün, ağanın konağındaydı. Tatlı diliyle, güler yüzüyle ağayı ikna eder, söz alırdı. Artık o ağa, Babayiğit'in, dünya-ahiret kardeşiydi. Onuruna konakta eğlenceler tertiplenir, ziyafetler verilirdi. Sonraki zamanlarda da Babayiğit arada bir ağanın konağına uğrar, sohbet ederlerdi.

    Ay parçası. Ayın ondördü gibi güzel. O kız ki, güzel doğmuş, büyüdükçe daha da güzelleşmiş. Kendinden emin konuşması, kaçamak bakışlarıyla dünya güzeli.

    Babayiğit'in yolu Ay parçası'nın köyüne düşmüştü. İkisi, köy meydanında karşılaşınca olan oldu: Babayiğitin göğsünün sol tarafında bir volkan patlamıştı. Alevli lavlar damarlarından vücuduna yayıldıkça, Babayiğit'e ani bir titreme gelmişti. Ay parçası da Babayiğit'ten farklı bir durumda değildi. İlk görüşte aşk buydu işte. Birbirlerine sevdalanmışlardı.

    Günler günleri kovaladı. Babayiğit ile Ay parçası, dağda, bayırda sık sık buluşuyor, konuşup, koklaşıyorlardı. Birbirlerinden ayrılmayacaklarını söyleyip, evlenmek istiyorlardı. Ailelerine durumu açtıklarında, Ay parçası'nın babası, zengindi ama iyi niyetliydi. Olur, demişti. Babayiğit'in babası ise, fakirdi ama kötü niyetliydi. Olmaz, demişti. Ben zengin kızını gelin istemem. Biz fakiriz, fakir oğlana, fakir kız yakışır. Davul dengi dengine, oğlumu vermem zengine. Zenginin parası çoktur, sevdası yoktur.

    Babayiğit yalvardı, ağladı ama babasını sözünden döndürmesi ne mümkün. Bu duruma sinirlenen zalim baba, evin samanlığına oğlunu zincirle bağladı. Hemen oracıkta oğlunun göğsünü kızgın demirle dağladı. Babayiğit'in feryatlarına yer-gök ağladı.

    Duyanlar, duymayanlara söyledi.
    Ay parçası o anda köydeydi.
    Geceyarısı atına atladı.
    Gidip Babayiğit'i kurtardı.
    Köyüne geri dönmedi.
    Atını dağlara vurdu.

    Zalim baba tek başına.
    Takmış dört serseri peşine.
    Gidip Ay parçası'nın köyüne.
    Kurşun sıkmış onun soyuna.

    Ay parçası öksüz kaldı.
    Babayiğit'le uzaklara kaçtı.
    Evlendi başına taç taktı.
    On çocukla neşe saçtı.



    SON
    suesra bunu beğendi.
  3. HaYaT SéRSéRi

    HaYaT SéRSéRi Üye

    Katılım:
    15 Ekim 2011
    Mesajlar:
    2.006
    Beğenileri:
    1.061
    Ödül Puanları:
    114
    Yer:
    uçurumun dibi.
    Tek katlı, ahşap köy evindeki hareket birden duruldu. Sevincin yerini üzüntü aldı. Ayşe Hanım doğum yapmış, kız çocuğu dünyaya getirmişti. Ufacık-tefecik, küçücük bir kız çocuğu. Aradan on yıl geçti, on beş yıl geçti, yirmi yıl geçti, ama onun boyu 95 cm. idi, yani 1 metre bile değil. Daha sonra da boyu hiç uzamadı zaten, hep 95 cm. kaldı. Siyah saçlı, kahverengi gözlü ve güzel yüzlüydü. İyi kalpli, düşüncesi berrak, iradesi güçlüydü. Fakat zaman zaman elinde olmadan insanların bakışlarından etkileniyor ve bazı geceler sabaha kadar ağlıyordu.

    Meral yirmi beş yaşındayken kendinden 10cm. daha uzun olan Hakkı adında zengin bir adamla evlendi. Bu evlilikten bir oğlu oldu. Oğlunun boyu normaldi, daha dokuz yaşındayken annesinden bir karış uzundu. Hakkı***8217;yı çiftlikteki akrabaları öldürünce, Meral dağlara kaçtı. Buna sebep Hakkı***8217;nın cüce olmasıydı. Akrabaları onu kısa boyluluğundan dolayı yüz karası olarak görüyordu. Nasılsa miras oğluna kalıyordu; hem oğlu cüce değildi. Hakkı***8217;nın bir çocuğu daha olsa ve cüce kalsa. İşte buna izin vermeyecekti akrabaları.


    Meral dağlara kaçarak canını kurtarmıştı, yoksa onu da öldüreceklerdi. Onun mağaralardaki, ağaç kovuklarındaki yaşamı uzun sürdü. Elbisesi yırtık-pırtık, ayakkabısı ise yoktu. Yalınayak geziyordu. Yorgan yoktu, battaniye yoktu, yatak yoktu. Çok zordu kış günleri, sabahları uyanınca zangır zangır titriyordu. Bazı günler elleri-ayakları buz kesiyor, damarlarında donan kanı hareket ettirmek için ağzıyla hohluyordu. Sıcacık odada karnı tok olarak bulunsaydı bundan hiç şikâyet etmezdi. Dağlarda bulduğu sebze ve meyveleri yiyor, dereden, gölden su içiyordu. Ispanak ve pırasa pişmiş olarak servis yapılınca yemek kolay ama Meral bunları çiğ olarak yiyordu. Zorluğunu denemeyen bilmez. Bir de ekmek vardı. Sıcacık, mis kokulu ekmek. Bazı şeylerin değeri yokluğunda fark edilir. Meral ekmek bulamamasına çok içerliyordu. Artık tadını unuttuğu, adını zar-zor hatırlayabildiği ekmek.


    Aradan on altı yıl geçti. Dağlarda geçen on altı yıl. Meral elli yaşındaydı. Sıcak bir yaz gecesi uyku tutmuyordu. Ormanda uzanmış yatıyordu. ***8220; Oğlum, diye düşündü, Meral. Canım oğlum, acaba şimdi nerededir? Büyük bir ihtimalle çiftliktedir. Yirmi beş yaşında olmalı. Belki evlenmiştir. Aslan gibi olmuştur. Şöyle uzun boylu, yakışıklı. Beni hatırlar mı ki? Anacığını. Tabi hatırlar, o zamanlar dokuz yaşındaydı. Oralara geri dönsem oğlumu görebilir miyim? ***8220;


    İşte, Meral***8217;in düşündüğü son cümle onu harekete geçirdi. Aniden ayağa kalktı ve çok uzaklardaki çiftliğe doğru yola çıktı. Günlerce yol yürüdü Meral, dağdan dağa atladı. Önüne kurt çıktı. Ağaca tırmanarak zor kurtuldu. Kurt onu ayak bileğinden ısırmıştı. Kanayan yaranın üstüne yaprak koyup sarmaşıkla sardı. Ertesi gün davul gibi şişti ayak bileği. Bazı günler ağrıyan ayağının acısına dayanamayıp saatlerce baygın yattığı oldu. Zamanla ayağı iyileşti. Yara tamamen kapandı. Meral tekrar çiftliğe doğru yürümeye başladı. Meral, aylar sonra çiftliğin yakınlarına geldi. Çiftliğe yaklaşmıştı ki, at üstünde genç bir adam Meral***8217;in önüne çıktı.


    Genç adam: ***8220; Dur, kimsin? Adın ne senin? ***8220; diye sordu.

    Cüce kadın: ***8220; Adım Meral ***8220; diyebildi.

    Genç adam: ***8220; Meral mi? Tanıdım seni. Sen benim annemsin. ***8220;

    Cüce kadın: ***8220; Annen miyim !? ***8220;

    Genç adam attan inip cüce kadının önünde diz çöktü, ellerini tuttu.

    ***8220; Annemsin. Ben senin oğlun Emin***8217;im. ***8220;

    ***8220; Emin, sonunda kavuştum sana. Babanı akrabaları öldürdü. Ben dağlara kaçıp canımı kurtardım. Seni bulma isteği yaşama sevincimi ateşledi. Dayanılması güç acılar çektim, ama ölmedim. Canım oğlum, kocaman adam olmuşsun. ***8220;

    ***8220; Evet, anne, kocaman adam oldum. Babamı öldürenleri kendi ellerimle kestim. Altı yıldır dağlarda gece-gündüz demeden hep seni aradım. İşe bak ki, ben seni bulamadım, sen beni buldun. Sen annelerin annesisin. ***8220;
    suesra bunu beğendi.
  4. suesra

    suesra Üye

    Katılım:
    26 Kasım 2011
    Mesajlar:
    13
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    arkadaşlar biraz daha kısa birşeyler yokmu?
  5. serseriyimben

    serseriyimben Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2011
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    0
    BENCE KISA :d

    MASAL ÖRNEKLERİ
    Tembel Kız

    Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; pireler berber, develer tellal iken, ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken bir karı koca varmış.Bu karı kocanın bir kızı olmuş. Kız, el bebek gül bebek büyütülmüş, ama hiç iş öğrenememiş.Bunun için adına Tembel Kız denilmiş.Bu kız o kadar tembelmiş ki yerinden kalkmaya üşeniyormuş.Anası babası ona bir gelberi yaptırmış.Kız da oturduğu yerden işini gelberiyle yapıyormuş.Kızının evlilik çağı gelmiş.Anası babası kızı bir avcıyla evlendirmiş.
    Avcı ava gitmiş, bir ördek vurmuş.Eve gelmiş, ördeği temizlemiş, ateşe koymuş.Tekrar ava gitmek üzere hazırlanmış, karısına ateşe ördeği koydum, yanmasın bak demiş. Tembel Kız, olur demiş, demiş ama yerinden bile kalkmamış.Aradan uzunca bir zaman geçmiş.Dilenci eve gelmiş.Tembel Kıza, hanımcığım Allah rızası için bir dilim ekmek demiş.Tembel Kız da yan tarafta mutfak, geç al cevabını vermiş.Dilenci mutfağa girmiş.
    Bakmış ocakta ördek kaynıyor, almış ördeği, torbasına koymuş, tencerenin içine de ayaklarındaki pis çarıkları... Gelmiş, Tembel Kız'ın yanına.Bak hanımcığım demiş, ekmeği aldım Allah razı olsun. Şimdi sana bir türkü söyleyeyim de ben gideyim.Türküyü şöyle söylemiş;Senin gaga benim torba içinde, Benim çarık senin çorba içinde, Sen yat kaba yatak yorgan içinde, Ben yiyecem gagayı orman içinde.

    Dilenci türküyü böyle söylemiş, çekip gitmiş. Aradan bir zaman geçmiş, kızın avcı kocası gelmiş.Karısına ördek pişti mi? Demiş.Karısı olan biteni anlatmış, bak bana bir de türkü söyledi, sana deyiverem demiş, türküyü söylemiş.O zaman avcı kocası durumu anlamış, karısına kızıp azarlamış.Ondan sonra Tembel Kız, tembelliği bırakmış.Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine

    BİR T€Ş€KKÜR Y€T€R :d
  6. çılgınkız1

    çılgınkız1 Üye

    Katılım:
    16 Mart 2011
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    serseriyimben çoq teşekkürler :D
    çok yardımcı oldun ;) :cool: :)
    suesra ve toprak kaulitz bunu beğendi.
  7. çılgınkız1

    çılgınkız1 Üye

    Katılım:
    16 Mart 2011
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    aynn Teşekkürler xp
    suesra ve toprak kaulitz bunu beğendi.
  8. serseriyimben

    serseriyimben Üye

    Katılım:
    5 Aralık 2011
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    0
    Önemli Değil :shy: bir teşekkür yeter
    suesra, çılgınkız1, (silinen üye ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  9. çılgınkız1

    çılgınkız1 Üye

    Katılım:
    16 Mart 2011
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    teşekkürler :d :holloween::181::ninja:
    suesra bunu beğendi.
  10. HaYaT SéRSéRi

    HaYaT SéRSéRi Üye

    Katılım:
    15 Ekim 2011
    Mesajlar:
    2.006
    Beğenileri:
    1.061
    Ödül Puanları:
    114
    Yer:
    uçurumun dibi.
    O kadar yardım ederiz bir teşekkür gelmez demek iş kısa yazıdaymış ;)
    suesra bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş