10.Sınıf Coğrafya Kitabı Tüm Cevapları[DETAYLI )

Konu 'Coğrafya 10. Sınıf' bölümünde Moderatör Yasemin tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Yasemin

    Moderatör Yasemin Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2010
    Mesajlar:
    1.833
    Beğenileri:
    1.341
    Ödül Puanları:
    113

    .Sınıf SAYFA 15 ÖLÇME DEĞERLENDİRME CEVAPLARI TOPOĞRAFYA VE KAYAÇLAR ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME (SAYFA 15)

    Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle doldurunuz.

    1. Tor topoğrafyası ...... granit...bloklarından oluşur.
    2. Tortul kayaçlar .....sıcaklık... ve ...basınç...etkisi ile metamorfik kayaçlara dönüşür.
    3. Mağma ...soğuma... ve ...katılaşma... sonucu püskürük kayaçlara dönüşür.
    4. Sıcaklık ve basınç altında formasyona uğrayarak oluşan kayaçlara ....başkalaşım kayaçları...adı verilir.
    5. Pamukkale travertenleri oluşum bakımından ....kimyasal tortul...kayaçlar grubuna girer.


    Aşağıdaki ifadelerin doğru veya yanlışlığını belirtiniz.
    1. Kalkerli arazide peri bacaları oluşur (Y)
    2. Kireç taşlarının çözülmesi ile karstik mağaralar oluşmuştur. (D)
    3. Kömürün metamorfizmaya uğraması sonucu elmas oluşur. (D)
    4. Kolay aşınan ve parçalanan kayaçlar alçak ve belirgin olmayan yer şekilleri meydana getirir.(D)

    Teşekkür et butonuna basmanız yeterli :D
    merve4, Asi Gözlüm ve Şeker Betül bunu beğendi.
  2. Moderatör Yasemin

    Moderatör Yasemin Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2010
    Mesajlar:
    1.833
    Beğenileri:
    1.341
    Ödül Puanları:
    113
    AYFA 29 ETKİNLİK ÇALIŞMASI:
    Aşağıdaki soruları Dünya'da kişi başına düşen tatlı su dağılımı haritasını ve grafik 2.deki bilgileri dikkate alarak cevaplandırınız.


    Dünyada suların dağılımı grafikleri ve tatlı su dağılım haritalarının yorumlanması.
    Not:Dünyada sular alan ve kütle olarak fazla olmasına karşı insanın kullanabileceği tatlı su miktarı oldukça azdır. Yeryüzündeki su kaynaklarının % 97 denizlerin ve okyanusların tuzlu sularından oluşur. Su kaynaklarının % 3'i kadarı tatlıdır. Tatlı suların %68 den fazlası buzullar ve buzul dağlarında bulunur.%31,4 ü yeraltı sularında % 0,3 ü ise yüzey sularıdır. Yüzey sularının da %87 si göllerde, % 11'i ,% 2'si nehirlerde bulunmaktadır.

    Ancak insanlar tarafından kullanılan sular kimyasal maddeler, fabrika atıkları, nükleer atıklar, tarım ilaçları, yapay gübreler vb. unsurlarla kirletilirler. Kirletilen bu sular yağışlarla yeraltı suyu ve içme sularına karışır. Doğal döngü içinde de yeterince temizlenemez ve canlılar için büyük bir tehlike oluşturmaktadır.

    1- Yeryüzündeki toplam suyun % 3 ü kadardır.Yeryüzünde su kaynakları dengesiz bir şekilde dağılmıştır. Özellikle de tatlı su miktarı oldukça düşüktür.Bu noktadan yola çıkarak nekadar dikkatli kullanmamız gerektiğini tekrar düşünmeliyiz.
    2- Yeryüzünde en fazla suya sahip kaynak okyanuslardır.
    3- Yeryüzünde en fazla tatlı suya sahip alanlar: Kuzey Amerika Özellikle kanada, Orta ve Güney Amerika, Avrupa'nın kuzey i ve yer yer batı kesimleri, Asya'nın kuzeyi özellikle Sibirya, Asya'nın güneyi ve güneyindeki ekvatoral yağışa sahip adalar ( Endonezya, Malezya, Filipinler vb.), Avustralya kıtaları tatlı suların en fazla olduğu sahalardır.

    Yeryüzünde en az tatlı suya sahip alanlar: Tatlı su kaynağı az olan yerler özellikle dönenceler çevrelerinde yer alan çöl alanlarıdır. Özellikle Kuzey Afrika( Büyük Sahra), Afrika'nın Doğu ve güney kısımları( Kenya, Güney Afrika ( Kalahari Çölü),Zimbapve,) Asya'da Arabistan çöl bölgesi, Pakistan, Avrupa'da Polonya çevresi kişi başına tatlı miktarının en az olduğun yerlerdir.

    4-Yeryüzündeki tatlı su kaynakları giderek azalmaktadır. Gerek iklim şartlarında meydana gelen değişmeler, gerekse insanoğlunun doğal dengeyi bozması ve çölleşme, ayrıca her geçen gün artan aşırı nüfus ve artan tatlı su ihtiyacı, gerekse de çevre kirlenmesinin her geçen gün hızla artması tatlı suları azalmakta ve ihtiyacında sürekli artması tatlı su kaynaklarının tükenmekte olduğunu göstermektedir.

    Örnek:Ülkemizde kişi başına yıllık yenilenebilir tatlı su miktarı sürekli düşmektedir. 1955 ' de 8503 metreküp, 1990 'da 3026 metreküp, 2025 'de 2186 metreküp olacağı tahmin edilmektedir.

    SAYFA 30 ETKİNLİK ÇALIŞMASI:
    Aşağıdaki resim küçültülmüştür. Buraya tıklayarak büyütebilirsiniz. Resmin orijinal boyutları 776x532.
    Haritanın büyük hali için tıklayınız


    1- Dünyada kara ve denizlerin oranları: Dünya alanının % 71 lik kısmını kaplarlar. ( 361 milyon km² si deniz ve okyanus, 149 milyon km² si karadır. ) Tek başına büyük okyanus tüm karalardan fazladır.
    2- Okyanusların büyüklüğe göre sıralanışı:
    1- Büyük Okyanus: 180 milyon km² ( % 50),
    2- Atlas Okyanusu: 106 milyon km² ( %29),
    3- Hint Okyanusu: 75 milyon km² ( %21) alana sahiptir.

    3- Okyanus isimleri sayfa 30- harita 2- üzerine yerleştirilecek.
    4- Büyük Okyanus: Kuzey ve Güney Amerika, Antarktika, Asya, Avustralya,
    Atlas Okyanusu: Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa, Afrika, Antarktika
    Hint Okyanusu: Afrika, Asya, Antarktika, Avustralya,
    5-Okyanuslar en çok Güney Yarımkürede yer almaktadır.( % 81 deniz ve okyanus, %19 'u kara), Kuzey Yarımkürede ise (% 61 deniz ve okyanus, %39 'u kara) okyanuslar oran olarak fazla olmasına rağmen karaların oranı güney yarımküreden daha fazladır.

    10.SINIF SAYFA 33 -34-35 ETKİNLİK ÇALIŞMALARI CEVAPLARI KİMYASAL ÖZELLİKLERİNE GÖRE GÖLLER

    1-Tuzlu 2-Tatlı 3-Acı 4-Sodalı

    Oluşumlarına göre:

    1-Doğal Göller 2- Yapay Göller (Baraj gölleri)

    Doğal göller:

    1- Tektonik 2-Karstik 3-Set Gölleri 4-Buzul Gölleri 5-Volkanik Göl

    Set Gölleri:
    1-Heyelan set gölü 2-Lgün Kıyı set gölü 3-Lav Set Gölü 4-Alüvyon Set Gölü
    5-Moren Set Gölü

    Toprak Kayması (Heyelan)
    Dalga ve Akıntılar(Kıyıset)
    Lav Akıntısı (Lavların çukurluk önü kapatması)
    Alüvyon (Alüvyon set Akarsuyun taşıdığı verimli toprak)
    Moren (Buzul taşlarının çukurluğun önünü kapatması)
    SAYFA 35 ETKİNLİK:

    Akarsu beslenme kaynakları

    Kaynak,göl,yağmur suları,yağmur suları,yer altı suları

    Akım düzenine göre akarsular:

    Düzenli rejim ,Düzensiz rejim,

    Akarsuyun döküldüğü yer:

    Okyanus Deniz Göl Bataklık

    Açık havza Kapalı havza


    Teşekkür et butonuna basmanız yeterli :D
  3. Moderatör Yasemin

    Moderatör Yasemin Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2010
    Mesajlar:
    1.833
    Beğenileri:
    1.341
    Ödül Puanları:
    113
    0. SINIF YER ALTI SULARI VE KAYNAKLAR ETKİNLİK SAYFA 36
    YER ALTI SULARI VE KAYNAKLAR

    Etkinlik çalışması sayfa 36 lise 2

    SORU-1-Yer altı suları nasıl beslenir?

    vYağışlar,
    vAkarsular ve göller,
    vEriyen kar ve buz sularıdır.

    SORU-2-Yer altındaki sular yeryüzüne nerelerden ve nasıl çıkar?
    /.blogcu.com/uploads/hanifi_Resim20015%5B1%5D.JPG" border="0" alt="" />
    Yeraltı suları kayaların çatlaklarından veya tabakaların yamaç, vadi, faylar tarafından kesildiği yerlerden, ya da çeşitli şekillerde insanların açtığı kuyulardan yeryüzüne çıkar. Yeraltı sularının kendiliğinden yüzeye çıktığı yerlere de "kaynak" ( Göze, eşme, memba, pınar)denir.
    SORU-3-Yer altı sularının özelliklerini etkileyen faktörler nelerdir?

    Kaynak sularının kalitesini suyun geldiği kayanın kimyasal özelliği belirler. Silis miktarının fazla olduğu sular tatlıdır. Örnek:İzmir Uludağ, Niksar, Tokat suları örnek verilebilir. Kireçli arazilerden çıkan kaynak suları kireçli, Jipsli sahalarınki ise acı olup içme suyu olarak kullanılamaz.Sıcaklık durumuda bulunduğu bölgedeki fay hatlarına bağlı olarak değişir.Sıcak olması suyun yapısı üzerine etkilidir.

    SORU-4-
    Genel cevap olarak (Yakın çevremizde artezyen kaynaklar, yamaç, tabaka ve vadi kaynakları ile fay kaynakları bulunmaktadır. Artezyen kuyularından çekilen sularla içme ve tarımda sulamada, fay kaynaklarından sağlık ve turizmde, diğerlerinden ise içme ve kullanmada faydalanılmaktadır.) yazılabilir.

    SORU-5-Çevrenizde kaynaklardan nasıl yararlanılmaktadır?

    vİçme ve kullanma suyu temininde,
    vYarı kurak ülkemizde yaz kuraklığında tarım alanlarının sulanması,
    vSağlık ve turizm açısından önemli yeri vardır.
    vKültür balıkçılığı ve son yıllarda paketlenip ihracatta önemli yer tutar.


    LİSE 2.SINIFLAR TOPRAĞIN HİKAYESİ ETKİNLİK
    ÇALIŞMASI SAYFA 38-39

    Soru-1-Yeryüzünde farklı renkte toprak bulunmasının nedenlerini yazınız

    Bunun en büyük nedeni iklim şartlarıdır. Çünkü farklı iklim şartlarında farklı sıcaklık ve yağış şartları vardır. Bitki örtüleri ve toprağa verdikleri organik madde miktarları da farklıdır.
    Genel olarak bitki örtülerinin gür olduğu bölgelerde bitki kalıntıları toprağa karışarak koyu renk almasına yol açmaktadır. Buna karşılık bitki örtüsünce fakir alanlarda humus miktarı az olan sahalarda toprak açık renkli olmaktadır.

    Soğuk ve nemli bölgelerde bitki örtülerinin kalıntıları sıcaklık yetersiz olduğu için ayrışamamakta ve toprağın üst kısmında organik madde katı olarak birikip koyu renkli toprakları oluşturmaktadır.

    Ayrıca sıcak ve yağışlı bölgelerde toprak aşırı şekilde yıkanmaktadır. Buda bitki kalıntılarını götürmektedir ve rengi açmaktadır. Bundan başka bir olayda sıcak kuşak alanlarında toprak içinde bulunan demir ve alüminyum elementler oksitlenerek toprakların kızıl renk almasına yol açmaktadır.

    Ana kayanın farklı yapılarda olması da üzerinde oluşan topraklara damgasını vurabilmektedir. Özellikle bu durum kurak ve yarı kurak bölgelerde daha etkili olabilmektedir.
    SORU-2-1 cm. kalınlıkta bir toprak oluşabilmesi için ne kadar süre geçmesi gereklidir

    Toprak oluşumu oldukça uzun bir süreçtir. 1 cm. kalınlıkta toprak için yüzlerce yıl geçmesi gerekir ( 200- 1000 yıl arası). Ana kayanın ayrışması, ayrışan bu kısma canlıların yerleşmesi, canlıların kalıntılarının humusa dönüşmesi, toprağa başka maddelerin katılması ve toprakta yıkanma -birikme olaylarının oluşup toprak katmanlarının meydana geldiği olgun bir toprak profiline ulaşmak için yüzlerce yıllık süreye ihtiyaç vardır. Ayrıca bunda yaşanan şartlar ( İklim, arazi, ana kaya yapısı) uygun değilse bu süre binlerce yıla kadar uzayabilmektedir.


    SAYFA 39 ETKİNLİK ÇALIŞMASI


    Soru-1-Soğuk bardak içine sıcak su doldurulduğunda bardak çatlar. Neden?

    Sıcaklık farkının fazla olması ve sıcaklığın ani değişmesi sonucu genleşme için yeterli vakti olmaması sonucu bardak çatlar.

    Soru-2- Aynı olaylar kayaçlar üzerinde nasıl etkili olabilmektedir?

    Aynı olaylar kayaçlar üzerinde farklı etkiye sahip olabilmektedir. Çünkü kayaçların yapıları, kimyasal dokuları ve aşınmaya karşı dirençleri ve içerisindeki mineral yapıları farklıdır. Bazı kayalar kimyasal özelliklerinden dolayı sıcaklık ve suyla eriyebilmektedir. Bazıları ise eriyememektedir.

    Bazı kayaların aşınmaya karşı direnci düşük olup ( Kumtaşı kil taşı, marn gibi) kolay parçalanmaktadır. Bazı kayalarda aşınmaya karşı dirençli olup ( Granit, mermer vb) ayrışması çok uzun sürebilmektedir.

    Bazı kayaların yapıları çok silisli olup bunlar ayrıştığında bitki besin maddesi az olmakta( granit), bazıları ise besin maddesi yönünden zengin olmakta( bazalt, Volkanik tüf) buda bitkilerin yerleşmesi, organik madde oluşumu ve toprak gelişimini yakından etkileyebilmektedir.
    Soru-3-Resim 16 da hangi parçalanma etkili olmuştur.Bu parçalanmada iklimin hangi özellikleri etkilidir?

    Fizikse parçalanma etkili olmuştur. Burada iklimin sıcaklık etkisi kendini göstermiştir. Bu bölgede sıcaklık farklarının fazla olması nem azlığı aşırı ısınma ve soğuma bu tür çözülmeye yol açmaktadır.

    Soru-4- Şekerin ve tuzun suda çözünmesi hangi olaya örnek verilebilir.

    Şekerin ve tuzun suda çözünmesi fiziksel çözülmeye örnektir.Ancak konu ile ilgili kimyasal çözünme olduğuna dair çeşitli yorumlar yapılmaktadır.Ancak maddenin kimyasal çözünmeye uğraması halinde kimyasal formülünün yapısının değişmesi gerektiğini söyledi.Böyle bir olay olmamaktadır bu nedenle Fiziksel çözünme cevabı doğrudur.

    10 SINIF SAYFA 42 VE 44 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    SAYFA 42 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    SORU-1-Toprağın üst kısmı neden koyudur.


    Toprağın üst kısmı organik madde bakımından ölen hayvan ve bitki kalıntılarının ilk bulunduğu yer dir bunlar ayrışma sonucu humusa dönüşür bu nedenle daha koyudur.
    SORU-2-Çiçek yetiştirmek isterseniz hangi katı tercih edersiniz.

    A katmanı, Çünkü burası besin maddesi yönünden zengin, bitkilere zararlı olabilecek tuz kireç vb. maddelerce yıkanmış, geçirgen kısımdır.

    SORU-3-İnşaat temelinde çıkarılan toprağın bitki yetiştirilmesinde kullanılmamasının nedeni ne olabilir.

    Çünkü bu derinlerden çıkmakta ve toprağın alt katlarından oluşmaktadır. Bu topraklar organik ve besin maddesince fakir ve üstten yıkanan zararlı maddelerin biriktiği kısımlardır.

    10 SINIF SAYFA 46 ETKİNLİK ÇALIŞMASI CEVAPLARI:


    Kitabınızdaki harita ve fotoğrafları inceleyerek aşağıdaki soruları cevaplandırınız.

    SORU-1-Akdeniz kıyılarında görülen maki Avustralya2nın güneyinde ve Güney Afrika'nın kap bölgesinde görülmesinin nedenini açıklayınız.
    /.blogcu.com/uploads/cografyadersanesi_5_akdeniz.JPG" border="0" alt="" />
    Büyük hali için resme tıklayınız


    Bu bölgelerde de Akdeniz ikliminin özelliklerinin görülmesidir.Ürünler benzerse iklimlerde aynıdır.
    SORU-2- Dönenceler çevresinde bitki örtüsünün seyrek olmasının sebebi nedir.
    /.blogcu.com/uploads/cografyadersanesi_2_col.JPG" border="0" alt="" />

    Dönence çölleri
    Dönenceler bölgesi dünyanın günlük hareketinden dolayı şıkışarak alçalan hava kütlelerinin oluşturduğu dinamik yüksek basınç alanlarıdır.Burda alçalan hava ile birlikte havanın ısınması ve nem açığının artması buraları çöl özellikte bir yapıya getirir.Çöl özellik göstermesi de bitki örtüsünün seyrelmesine neden olur.


    SORU-3-Bitki topluluklarının dağılış alanlarına bakarak yeryüzünde en çok yağış alan yerleri belirleyiniz.


    En çok yağış alan yerler ekvator bölgesi,60 derece enlemleri,Muson Asyası denilebilir...

    10.SINIF SAYFA 48 ETKİNLİK ÇALIŞMASI



    Dünya nüfus dağılım haritası

    SORU-1- Dünyanın her tarafında nüfus artış oranları aynımıdır?

    Her yerde nüfus artış oranları aynı değildir.Dünya ülkelerinin gelişmişlik yapıları birbirinden farklı olduğu için nüfus artış oranları da birbirinden farklıdır.


    SORU-2-Nüfus artışının yüksek olduğu ülkeler veya alanlar nerelerdir?

    Afrika ülkeleri, Orta doğu ülkeleri, Güney ve güney doğu Asya ülkeleri, Latin ve Orta Amerika ülkeleri ( Arabistan, Kenya, Kuveyt, Nijerya, Andora, Libya, Suriye vb.)
    Bu ülkelerde en önemli artış nedeni doğum oralarının çok yüksek olması,gelişmişlik durumlarının çok iyi olmaması ,eğitim seviyesinin düşük olması etkili olmuştur.Ayrıca bu ülkelerde de hayat şartlarının iyileşerek ömrün uzaması da son yıllarda artış etkili olmaktadır.


    SORU-3-Nüfus artış oranlarının düşük olduğu ülkeler hangileri ve nedenleri

    ABD, Rusya, Kuzey ve Batı Avrupa ülkeleri, Balkan ülkeleri, Yeni Zelanda vb.
    Bu ülkelerde artışın düşük olmasın en büyük doğum oranlarının düşük olmasıdır.Gelişmişlik durumları iyidir,kadının iş hayatındaki rolü fazladır.Yaşam standartları yüksektir aileye bakış açısı daha çok bireysel yaşam değerlerine dayanır.Erken yaşata evlenmeler söz konusu değildir şeklinde açıklanabilir.


    SORU-4- Nüfus artışları gelecekte nasıl bir seyir izleyecektir?

    Dünyada nüfus artışlarının çoğunun gelişmekte olan ülkelerden kaynaklanması beklenmektedir. Dünya nüfusunu 2 milyardan 5 milyara çıkaran ilk büyüme dalgasından sonra, Dünyada önümüzdeki otuz yılda hızlı atış devam edecektir.( 1995'den 2025'e kadar) Bu da 5,7 milyar insandan 8,3 milyar nüfusa ulaşması demektir.

    Dünya nüfusunun çoğunun bulunduğu merkez üssü Asya olan kuzey( Asya, Avrupa ) nüfus ağırlığı, gelecek yıllarda yön değiştirip; güneye ( Afrika ve güney Amerika) kayacaktır. Bu kadar eşitsiz bir dağılım 30 yıl içerisinde yeryüzünün şeklini bir hayli değiştirecektir.

    Afrika nüfusu 1950 de 221 milyondan önündeki 70 yılda yani 2020 lerde1,6 milyara çıkarak tam 7 kat artması beklenmektedir. Latin Amerika'nın nüfusun da 4,5 kat artış göstermesi, Bu iki kıta 2025 yılında dünya nüfusunun yüzde 28'ini barındırıyor olması beklenmektedir. Oysa 1950 yılında iki kıtada dünya nüfusunun sadece yüzde 15'i yaşıyordu.

    Avrupa'ya gelince kıta 1950 yılında dünya nüfusunun yüzde 16'sına sahipti. Kıtada nüfus artışının yavaşlaması hatta bazı ülkelerde durağan veya eksilen yapıda olmasından dolayı dünya nüfusu içindeki payı azalarak 2025 yılında de sadece yüzde 6'sına sahip olacaktır.
    Güney ülkeleri ( Afrika Ve güney Amerika) bir taraftan nüfuslarının büyük oranda arttığını görülürken, öte yandan, doğurganlığın hızlı düşüş göstermesi ve ortalama ömrün uzamasından dolayı nüfus yapılarında yaşlıların oranının yükseldiğini de göreceklerdir.

    Çin'de 1957-1990 arsı 15 yaşından küçük olanların toplam nüfus içindeki payı yüzde 40'dan yüzde 26'ya düşmüş, 2020 yılında da yüzde 12'ye düşecektir. 65 yaşından büyük olanların Çin nüfusundaki oranı 1990'da yüzde 6 iken, 2025 yılında iki misline çıkacak yüzde 13 oranıyla Avrupa seviyesine ulaşacaktır. Bu gelişim Avrupa'da yüz yıl sürerken Çin ve diğer bazı güney ülkelerinde aynı gelişim sadece 25 yılda gerçekleşecektir.

    SORU-5-Gelişmişlik düzeyi ile nüfus arasında nasıl bir ilişki vardır.

    Gelişmiş ülkeler ekonomik yapılarını sağlamlaştırmış yaşam koşullarının yüksek olduğu iş imkanları bakımından avantajlı ülkelerdir.Bu bölgeler mevcut yapılarından dolayı göç almaya müsayit bölgeler yada insanların yerleşme için tercih ettiği alanlardır.Ancak bu ülkelerde mevcut standartların yüksek olması eğitim seviyesinin iyi olması kadının iş hayatındaki rolünün fazla olmasından dolayı doğum oranları düşüktür.Nüfusu fazla ancak nüfus artış hızı düşük hatta eksilere doğru giden bir yapıdadır.

    Geri kalmış ülkeler de ise mevcut ekonomik yapının yetersiz olması sağlık şartlarının iyi olmaması kadının iş hayatındaki rolünün az olması aile planlaması konusunda yeterli alt yapıya sahip olmadıklarından dolayı ciddi bir nüfus ve nüfus artış oranını vardır.

    SORU-6-Sağlık koşulları dünya nüfus artış oranlarını nasıl etkilemiştir.

    Sağlık şartlarının iyileşmesi bulaşıcı hastalık ve benzeri sebeplerden dolayı ölen bebek sayısını azaltır.İnsan ömrüne uzatıcı etkide bulunur buda dünyada nüfus artış oranını artırcı etkide bulunmasına sebep olur.

    10.SINIF SAYFA 74 ETKİNLİK ÇALIŞMASI


    SORU-1- Bu bilgileri kullanarak 1.ci için geri kalmış 2.için gelişmiş ülke piramiti çizilebilir.
    /84.imageshack.us/" border\=.*\/>/84/774/15ec3.jpg" border="0" alt="" /> /99.imageshack.us/" border\=.*\/>/99/3329/17gl7.jpg" border="0" alt="" />
    SORU-2-Tablodaki veriler ve bu piramide bakarak bu ülkelerin nüfusları ile ilgili hangi özellikleri belirleyebiliriz.

    Nüfus piramitlerinden neler elde edilir:

    1.Ülkelerin toplam nüfusu,
    2.Kadın erkek sayıları ve toplam nüfusa oranları,
    3.Nüfus basamakları ( Çocuk, yetişkin, yaşlı) ve bunların birbirlerine oranları
    4.Ülkedeki doğum ve ölüm oranları,
    5.Çalışma çağındaki nüfus miktarı ve tüketici nüfusa oranı,
    6.Ülkelerin gelişmişlik düzeyi,
    7.Ülkelerin farklı yıllarda ki grafikleri karşılaştırılarak nüfus yapısında meydana gelen gelişmeler gözlenebilir.
    8.Ülkelere göre nüfus hareketleri gözlenebilir.

    SORU-3- Belirlenen özelliklerden bu ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile ilgili neler söyleyebiliriz.

    I. Ülkenin nüfus piramidi düzgün üçgene benzemektedir. Bu piramitte, doğum ve ölüm oranlarının yüksek olduğu, geri kalmış ülkelerin nüfus yapısını göstermektedir.

    II: Ülkenin nüfus piramidi Arı kovanına benzer şekildedir. Bu piramit doğum ve ölüm oranlarının düşük olduğu, endüstrisi gelişmiş ülkelerin nüfus yapısını göstermektedir.

    SORU4- Bu tür piramitlere benzer özellikteki ülkeler belirleyiniz.

    1. piramide örnek olarak, İran, Irak, Somali, Uganda, Libya, Arabistan, Kenya, Bangladeş vb
    2. Piramide benzer, İngiltere, Fransa, ABD, Kanada, Almanya, Hollanda, Belçika, İsveç, Norveç, İsviçre vb.


    Teşekkür et butonuna basmanız yeterli :D




    LİSE 2. SINIFLAR SAYFA 76-77 ETKİNLİK ÇALIŞMALARI

    Aşağıdaki soruları kitabınızdaki dünya ortalama yaşam süresi dağılış haritasını inceleyerek cevaplandırınız.

    SORU-1- Ortalama yaşam süresinin en yüksek olduğu kıta ve ülkeleri bulunuz,

    Haritada verilen lejant anahtarındaki renkler yorumlandığında karşımıza aşağıdaki yorumlar çıkar.Bu çalışmadan faydalanırken atlas kullanarak bu ülkelerin yerlerini bulmanız sizin menfaatinize olacaktır.

    Avusturalya, Yeni Zelanda,

    Kuzey Amerika ( Kanada, ABD) Meksika, Güney Amerika'da Şili, Arjantin, Uruguay, Paraguay, Kolombiya, Ekvator, Kostarika, Venezuela, Panama, Fransız Guyana'sı.
    Avrupa'da:
    Kuzey Avrupa ülkeleri ( Finlandiya, İsveç, Norveç, Danimarka) Batı Avrupa'da İngiltere, Fransa, İspanya, Portekiz, Almanya, Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Avusturya, İsviçre, Güneyde İtalya, Yunanistan,

    Asya'da Çin, Japonya, Güney Kore, Malezya, Filipinler

    Neden:Bu ülkeler gelişme şartlarını tamamlamış sağlık şarlarının ve beslenme şartlarının çok iyi durumda olduğu insanların yaşam standartlarının yüksek olduğu ,bundan dolayı ölüm oranlarının düşük olduğu ülkelerdir.

    SORU-2- Ortalama yaşam süresinin en düşük olduğu kıta ve ülkeleri bulunuz,


    Afrika Kıtası, ( Kuzey Afrika Dışında tamamı),Asya'da Hindistan, Yemen, Irak, Kazakistan, Papua Yeni Gine, Nepal, Bangladeş, Kamboçya, Laos, Vietnam

    Neden :Bu ülkelerde sağlık ve beslenme şartlarının iyi olmaması, önemli bir kısmının açlık çekmesi, salgın hastalıklara maruz kalmaları ve bir kısmı da sürekli savaşların içinde olması.

    SORU-3- Ülkemizin ortalama ömür yönünden durumu ve diğer ülkeler arasındaki yeri nedir.

    Ülkemiz 65- 69 yıl olan ortalama ömür grubuna girmektedir. Ülkemiz hayat seviyesi çok iyi olan ülkelere göre az olmakla beraber, gelişmemiş ülkelerden daha iyi durumdadır.

    DİE verilerine göre 2004 yılı itibari ile Erkeklerde 68,8yıl, kadınlarda 73,6, toplam ortalamada 71,1 yıl olarak tahmin edilmektedir.


    LİSE 2. SINIFLAR SAYFA 77 ETKİNLİK ÇALIŞMASI:

    SORU-1-Bir ülkenin kalkınmasında nüfus nasıl bir etkiye sahiptir?

    Nüfus artışı ekonomiye yaptığı olumlu katkılar:
    1.Mal ve hizmetlere talep artar.
    2.Yeni sanayi kollarının doğmasına yol açar,
    3.İşçi ücretleri düşer,
    4.Vergi gelirleri artar.
    5.Piyasa genişler, yeni yatırım sahaları açılır,
    6.Askeri savunmada önemlidir

    Nüfus artış hızı düşük olursa ne gibi sonuçlara yol açar:
    1-Nüfus sayısı azalır.
    2-Yaşlı nüfus artarak, nüfus dinamik özelliğini yitirir.
    3-İş gücü Azalması veya sıkıntısı başlar.
    4-Ülkenin geleceği tehlikeye girer.

    Nüfusun fazla olması:
    1.İşsizlik sorununu oluşmasına,
    2.milli gelirden alınan payın azalması,
    3-Ülke kalkınma hızının düşmesine,
    4-Nüfus hareketlerinin (Göç hareketleri)artmasına,
    5.Konut yetersizliği ve gecekondulaşma ve çarpık kentleşme sorunlarının oluşmasına,
    6-Çevre sorunlarının artmasına,
    7-Eğitim ve sağlık hizmetlerinde aksamalar vb sorunları oluşturur.

    Ülke kaynakları mevcut nüfus potansiyelini kaldırabilecek potansiyele sahip ve bu potansiyel doğru kullanılırsa nüfus bir avantajdır.Ancak ülke kaynaklarının daha önünde bir nüfus potansiyeline sahip ülkeler mevcut imkanları da iyi kullanamazsa bu ülke içerisinde çeşitli sosyal ve ekonomik sorunlara yol açar.Bazı gelişmiş ülkelerde nüfus potansiyelinin gittikçe yaşlanması doğrum oranlarının düşmesi nüfusun yaşlanması ülke için ileriki dönemlerde ciddi sıkıntılar oluşturur.Ülke gelişmeye müsayit bir alt yapıya sahipse genç nüfus dinamiği o ülkenin kalkınmasında olumlu rol oynar.

    SORU-2-Doğal kaynakların kullanımı ile nüfus arasında nasıl bir ilişki vardır?

    Doğal kaynakların kullanımı nüfus ile doğrudan bağlantılıdır.Nüfus potansiyelinin yüksek olması mevcut kaynakların daha fazla kullanılmasına ve daha erken tüketilmesine yol açar.Dış ülkelerden ithalatı arttırır buda ülke ekonomisi için olumsuz bir etkidir.
    Artan nüfusu beslemek için toprağın aşırı kullanılması toprak erozyonunu hızlandırır.

    SORU-3- Savaşların ülke nüfusları ve cinsiyetlere dağılımında etkisi nedir?
    Savaşlarda genel olarak erkek nüfusun cepheler gitmesi ve buralarda kayıplar vermesinden dolayı nüfusun içinde payı düşer ve savaş yıllarında ve kadın nüfusun fazla olduğu görülür. Ayrıca savaş yıllarında evlenmeler ve doğumlar azalır. Bu yüzden genel nüfus artışı ve doğurganlık oranları düşer. Savaşlarda özellikle yıkım çok olmakta ölü oranları artarak nüfus azalmasına da neden olmaktadır.

    SORU-4- Aşağıdaki tabloda boş olan kutucukları uygun bilgilerle doldurunuz.



    Ekonomik gelişmişlik düzeyi
    Nüfus artış oranları %0
    Artış nedeni
    Kalkınma durumu
    Gelişmekte olan ülkeler
    20- den yukarıda
    Doğum oranlarının yüksek olması
    Kalkınma hızları düşüktür. Çünkü nüfus artı oranları yüksek olmasından dolayı kaynaklarının demografik yatırımlara harcalar.
    Gelişmiş ülkeler
    10 - dan daha az
    Hayat standardı yüksek ve sağlık iyi ölümlerin düşük olması
    Kalkınma hızları yüksektir. Çünkü demografik yatırım az, çalışan nüfus fazla üretim fazladır.

    10.SINIF SAYFA 78-79 ÖLÇME DEĞERLENDİRME SORULARI

    Aşağıdaki soruları cevaplandırınız.

    SORU-1-Nüfus artışının olumlu ve olumsuz sonuçlarını yazınız.

    Nüfus artışının olumlu sonuçları

    1.Üretim artar.
    2.Vergi gelirleri artar.
    3.Mal ve hizmetlere talep artar.
    4.Yeni endüstri dalları doğar.
    5.İşçi ücretleri ucuzlar.
    6.İhracatta rekabet kolaylaşır.
    Nüfus artışının olumsuz sonuçları

    1.İşsizlik artar.
    2.Kalkınma hızı düşer.
    3.Kişi başına düşen milli gelir azalır.
    4.Tasarruflar azalır.
    5.Tüketim artar.
    6.İç ve dış göçler artar.
    7.İnsanların temel ihtiyaçlarının karşılanması zorlaşır.
    8.İhracat azalır.
    9.Demoğrafik (nüfusa bağlı) yatırımlar artar.
    10.Çevre kirlenmesi artar.
    11.Belediye hizmetleri zorlaşır.


    SORU-2-Coğrafi konum ve iklim koşullarının nüfus dağılışı üzerinde nasıl bir etki sahiptir.
    Coğrafi konum ve iklim özellikleri elverişli olan bölgeler dünya üzerinde sanayi ticaret tarım faaliyetlerinin geliştiği noktalardır.Bu nedenle bu alanlar yoğun nüfus çeker.

    Konum özellikleri olarak orta kuşak ve kutup kuşağı civarında iki ülkeyi karşılaştırdığımızda orta kuşak ülkesi daha uygun yaşam koşullarına sahiptir bu nedenle daha yoğun nüfusludur.

    İklim şartları bakımından aşırı sıcak ve nemli tropikal bölge ile çöl,ve kutup ikliminin görüldüğü alanlar farklı bir sebep yoksa seyrek nüfusludur.İklim koşulları elverişli olan ılıman iklimler daha fazla nüfus çeker.

    SORU-3-Nüfus sayımlarında hangi bilgileri öğrenebiliriz.

    1.Nüfusun sayısı,
    2.Artış hızı,
    3.Kır - kent nüfus özelliği,
    4.Yaş gruplarına göre dağılım,
    5.Cinsiyet durumuna göre dağılım,
    6.Nüfusun eğitim durumu,
    7.Nüfus hareketleri (İç ve dış göçler),
    8.Aktif nüfus özelliği,( Üretici- tüketici nüfus)
    9.Nüfusun meslek gruplarına dağılımı yani sosyo ekonomik yapısı öğrenilir
    baysedef bunu beğendi.
  4. Moderatör Yasemin

    Moderatör Yasemin Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2010
    Mesajlar:
    1.833
    Beğenileri:
    1.341
    Ödül Puanları:
    113
    SORU-4-Kuzey yarım kürede nüfusun Güney Yarım küreye oranla fazla olmasının nedenlerini açıklayınız.

    Kuzey yarım kürde karaların oranı güney yarım küreden fazladır.İnsanlar için en doğal yaşam ortamı karalar üzerindedir.Bu noktadan yola çıkarak yerleşmelerin çoğu kuzey yarım kürde yer alır nüfus da bu noktalarda artmaktadır.


    SORU-5-Nüfus artış hızını düşüren sebebler nelerdir.

    Nüfus artış hızını düşüren etkenler

    1.Doğumların azalması
    2.Sanayileşme,Şehirleşme
    3.Evliliklerin ve erken evliliklerin azalması
    4.Kitle iletişim araçları aracılığıyla eğitimin artması
    5.Yaşam standartlarının yükselmesi
    6.Savaşlar,Bulaşıcı hastalıklar,afetler
    7.Kadının çalışma hayatındaki yerinin artması

    SORU-6-Bağımlı nüfus oranını belirleyen temel etken nedir.
    Doğum oranlarıdır.Doğum oranları yüksek olan ülkelerde çocuk ve genç nüfus oranı bağımlı nüfusun fazlalığını belirler bu durum doğumlarla ilgilidir.


    SORU-7-Gelişmiş bir ülkenin nüfus yapısını açıklayınız.

    1. Gelişmiş ülkelerde, nüfusun büyük bölümü sanayi sektöründe ve hizmet sektöründe çalışır.
    2. Tarımda çalışan nüfus ortalama olarak % 2 - % 5 oranındadır. Tarımsal üretim fazladır.
    3. Eğitim, sağlık, altyapı, barınma hizmetleri oldukça gelişmiştir.
    4. Kent nüfus oranı % 95 civarındayken, kır nüfusu % 5 civarındadır.
    5. Ülke içi nüfus hareketleri, yani iç göç çok düşük oranlardadır.
    6. Dış göç alımı, ülke dışına göç verme oranından çok daha fazladır.
    7. Gelişmiş ülkelerin nüfus piramidi çan eğrisine benzer
    8. Doğum oranları düşük, bebek ve çocuk ölümü çok azdır. Ortalama yaşam süresi fazladır.
    9. Doğal nüfus artış hızı düşüktür.
    10. Zengin ülkelerdir.
    11. Nüfusun yaşlanması söz konusudur.
    12. Toplam nüfusunun önemli bir bölümünü orta yaş ve yaşlı nüfus grubu oluşturur.
    13. Gelişmiş ülkelerin nüfus piramidinde 80'li, 90'lı yaş grupları önemli bir yer tutar.
    14. Gelişmiş bir ülkede piramidin tabanı ile önceki dönemler arasında pek bir değişim yoktur. Ülkenin özel şartlarına göre, doğumlarda önemsiz miktarlarda artış yada azalış görülebilir. (Belçika, 2000)
    15. Doğum oranları düşük, bebek ve çocuk ölümü çok azdır.
    16. Ortalama yaşam süresi fazladır.
    17. Nüfusun doğal artış hızı düşüktür.
    18. Toplam nüfusunun önemli bir bölümünü orta yaş ve yaşlı nüfus grubu oluşturur.
    19. Gelişmiş bir ülkede piramidin yaşlı nüfusu gösteren üst kısımları geniş sayılabilecek bir biçimdedir.
    20. Gelişmiş ülkelerin nüfus piramidi çan eğrisine benzer.



    Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle doldurunuz.

    1-Azdır 2-Okyanusya,Antartika 3-Asya ve Avrupa 4-Kentlerde 5-Doğum Ve Ölüm

    6-Yaşlı 7-Genç


    Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların yanına D ,yanlış olanların yanına Y harfini yazınız.
    1-D 2-D 3-D 4-D 5-D 6-Y 7-D

    Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları cevaplandırınız.

    1-B
    2-D
    3-D
    4-E
    5-C
    6-D
    7-B
    8-C

    GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ÖNEMLİ GÖÇLER VE GÖÇ HİKAYELERİ GÖÇLERİN NEDENLERİ VE SONUÇLARI

    SAYFA 82-87 ARASI ETKİNLİKLER İÇİN YARDIMCI BİLGİLER
    GÖÇ: İnsanların doğal, ekonomik, sosyal ve siyasal nedenlerden dolayı sürekli yaşadığı yerlerden başka yerlere tolu olarak veya bireysel olarak yerleşmeleri olayınaGöçdenir.
    Göç olayının temelindeki faktör insanların geçimlerini sağlamak için tarım, hayvancılık, açısından elverişli yerleri elde etme isteğidir.

    İnsanların nüfusları artınca doğal kaynaklar artan nüfusu beslemekte yetersiz olduğu yerlerden, tarım hayvancılık potansiyeli fazla olan yerlere doğru gitmektedirler.
    Göçler bireysel veya toplu olabilir. Bu olay sürekli veya geçici olabilir. Göç olayları bazen gönüllü, bazen de zorunlu olabilir. Göçler bazen kısa mesafeli olduğu gibi, bazen de uzun mesafelerde gerçekleşebilir.
    Göç İle ilgili kavramlar:
    İç göç: Ülke sınırları içindeki belirli alanlar (il, bölge v.b.) arasındaki nüfus hareketliliği iç göç olarak tanımlanmaktadır.
    Mevsimlik Göç:Kırsal kesimdeki bazı ailelerin büyük şehirlere, tarımın yoğun olarak yapıldığı yerlere, yaz turizminin geliştiği yerlere bir müddet çalışmak üzere göç etmeleri ile gerçekleşir.
    Dış Göç:Bir ülkeden diğer bir ülkeye yapılan göçlere dış göç denir.Göçlerin coğrafya açısından önemi:

    1-Nüfusu artırma ve azaltma etkisi vardır. Bir bölgedeki nüfusun, artmasında veya azalmasında göçlerin büyük etkisi vardır. 2- Nüfusun dağılışını etkileyerek coğrafyayı değiştirmektedir. Bu yüzden de coğrafyanın konusunu oluşturur.


    1-Türklerin Anayurdu Orta Asya'dan Göçü:

    Türklerin ilk yurdu: Türklerin ilk ve anayurdu Orta Asya'dır. Orta Asya'nın sınırları şöyledir: Doğuda Kingan ( Kadırgan ) Dağları, Güneyde Hindikuş, Karanlık dağları, Batıda Hazar Gölü, Kuzeyde Sibirya ovaları ile çevrili toprak parçasıdır.
    Türklerin burada yaşayışları
    Türklerin Orta Asya'da ki yaşayışlarının, bulundukları yerin iklimi, bitki örtüsü ve yeryüzü şekilleri belirlemişti. Bu nedenle Türkler, ana yurtta, tarım ticaret ve daha çok hayvancılıkla geçinirlerdi.
    Türklerin Yerleştikleri Bölgeler
    Orta Asya 'da yaşayan Türkler çeşitli nedenlerle ana yurtlarından göç ettiler. Tarihte buna Büyük Göçler diyoruz. Göçlerin en büyük nedeni ekonomik nedenlerdir. Dünyada iklim şarlarının değişmeye başlaması ile Buzulların kuzeye ekilmesi ile Orta Asya da sıcaklığın artması kuraklık ve çölleşmeye yol açmıştır. Yurtlarında iklim değişikliği sonucu oluşan kuraklık, toprakları verimsizleştirdi. Ortaya çıkan geçim sıkıntısı ve artan nüfusa toprakların yetmemesi göçe neden olmuştur. Çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu insan grupları çeşitli yönlere doğru göç etmişlerdir.
    Türk Göçlerinin nedenlerini;
    1-İklim koşulları ve ekonomik güçlükler,
    2-Türk boyları arasındaki mücadeleler ve dış baskılar şeklinde özetleyebiliriz.
    3-Atın evcilleştirilmiş olması, araba ve tekerleğin bilinmesi göçleri kolaylaştırmıştır.



    Göç Yolları:
    1.Göç eden Türklerin bir kısmı Maveraünnehir'e ( Seyhun - Ceyhun arası ),
    2.Bir kısmı Ural dağları ile Volga ( İtil ) ırmağı boylarına gittiler.
    3.Doğuya gidenler ise Altay dağları taraflarına, başkaları da Çin'de Kansu bölgesine ve
    4.Uzak doğu ülkelerine,
    5.Güneye gidenler ise Hindistan, Afganistan ve Çin'e yerleştiler.
    6.Kuzeye gidenler Sibirya'ya,
    7.Batıya gidenlerin bir kısmı Hazar denizi'nin kuzeyinden Karadeniz'in kuzeyi ve Avrupa'ya, Bir kısmı da Hazar Denizi'nin Güneyinden İran, Irak, Suriye, Mısır, Anadolu'ya doğru oldu.
    8.Göçler uygarlıkların yayılmasına yeni kültürlerin doğmasına neden oldu. Göç etmeyen Türk boyları yurtta kaldılar, burada devletler kurdular.
    9.Göç eden kavimler ise gittikleri bölgelerdeki kavimleri sıkıştırarak onları da göçe zorladılar.
    Kavimler Göçü:
    Asya Hun Devleti'nin yıkılmasından sonra Hunlar dağıldı. Hunlar'ın bir bölümü Balkaş gölü ile Aral gölü arasındaki topraklarda yaşamaya devam etti. Aral gölü civarında 200 sene kadar hayatlarını sürdüren Batı Hunlarının nüfusları arttı. Toprakları yetersiz kalmaya başladı. Başka Türk Boylarının katılmasıyla güçlendiler. MS. 374 yılında Volga (İtil) nehrini aşarak Batı'ya (Avrupa'ya) doğru ilerlemeye başladılar.
    Bu yıllarda, Karpat Dağlarının kuzeyinde Lombardlar, Güney Rusya`da Ostrogotlar ve Vizigotlar, Macaristan'da Vandallar Ren ve Elbe arasında Angıllar ve Saksonlar Yukarı Ren boylannda Franklar Tuna ve Ren nehrinin kesiştiği mıntıkada ise Almanlar yaşamakta idiler.
    Türklerin bu ilerlemeleri karşısında önlerinde bulunan Vizigot, Ostrogot, Vandal, Sakson, Frank, Germen gibi birçok kavim hareketlenerek Türklerden kaçmaya başladılar. Hun baskısı karşısında bu saydığımız gruplar Roma topraklarına girdiler. Romalılar kendilerinden olmayan bu insanlara barbar diyorlardı. Barbar akınları Roma'da büyük bir yıkıma yol açtı.
    Böylece Batı Hun Türklerinin, sebep olduğu Avrupa'nın siyasi haritasının değişmesine neden olan ve toplumları etkileyen bu olaya tarihte Kavimler Göçü denir ( 375 ).
    Bu arada Angıllar ve Saksonlar Büyük Britanya adasına, Franklar Fransa`ya, Gotlar İspanya' ya, diğer kavimler de uygun yerlere giderek batının bugünkü etnik ve siyasal yapışını oluşturmaya başladılar. Yurt bulmak isteyen büyük nüfus hareketlerinin yarattığı siyasal istikrarsızlık ve terör uzun yıllar etkinliğini sürdürdü. İnsanlığın en uzun dönemi olan ilk çağ, bu karmaşa içinde sessizce kapanırken tüm Orta Çağ boyunca etkinliğini sürdürecek olan Feodalizm kökleşmeye başladı.
    Aşağıdaki resim küçültülmüştür. Buraya tıklayarak büyütebilirsiniz. Resmin orijinal boyutları 800x553.
    Haritanın büyük hali için tıklayınız:
    Kavimler göçü sonunda:
    1)- Roma İmparatorluğu; Doğu ve Batı Roma İmparatorluğu olmak üzere ikiye ayrıldı.(395). Batı Roma İmparatorluğu 476 yılında bu Germen kavimleri tarafından yıkıldı.
    2)- Avrupa'nın etnik yapısı değişti. (Germen kavimlerinin Avrupa'daki yerli kavimlerle karışması sonucu yeni milletler ortaya çıktı.)
    3)-Bu göçlerin sonunda Tuna nehri boylarına kadar gelen Türkler Avrupa'da Batı Hun Devleti'ni (Avrupa Hun) kurdular.
    4)- İngiltere, Fransa gibi Avrupa devletlerinin temeli atıldı.
    5)- Avrupa'da Feodalite ( Derebeylik) rejimi ortaya çıktı.
    6)- İlk çağ kapandı, Ortaçağ başladı.
    YENİDÜNYAYA GÖÇLER:
    Coğrafi Keşifler: Coğrafi Keşifler, 15.yüzyıl ve 16. yüzyıllarda Avrupalılar tarafından yeni ticaret yollarının bulunması amacıyla başlattıkları ve yeni okyanusların ve kıtaların bulunmasıyla gerçekleşmiş olan keşifleri ifade eder.Bu keşifler özellikle 15.yüzyıldan itibaren açık bir şekilde ekonomik nedenlerdenkaynaklanmıştır.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...


    Keşfedilen yerlere, özellikle Amerika'ya Avrupa'dan pek çok insan göç etti. Avrupa kültür ve uygarlığı yeni yayılma alanları buldu.
    İşte bu keşifler sonunda bulunan yeni kıtalara veya kara parçalarına başta Amerika olmak üzere Avrupa'dan göçler başladı. Yaklaşık 60 milyon insan bu nedenle yer değiştirdi.
    Avrupalılarkeşifler sonucunda yeni kıtalara yayılma ve onların zenginlik kaynaklarını ele geçirme olanağı elde etmiştir. Avrupa düşüncesi ve kültürü, evrensel bir değer olarak bu süreçten itibaren yayılmaya ve egemen kılınmaya başlanmıştır. Bunu yaparken Avrupalılar, yerli halkları ve yerel yaşamı dağıtmış ve hatta yok etmiş, Avrupa kültürünü egemen kılma sürecini şekillendirmiştir.Klasik Sömürgecilik olarak bilinen sömürgecilik süreci bu dönemle başlamıştır. Avrupalılar keşfedilen kıtalarda kolonilerkurmuşlardır. Özellikle İngiliz ve Fransızlar kuzey Amerika'da, İspanyollar ise Güney Amerika'da koloniler kurdular.
    Bu göçlerle Amerika'da yeni devletlerin kurulması dünya tarihinde önemli değişmelere neden oldu. Özellikle sanayi inkılbı sonucu gelişen teknoloji ile bu kıtaya göçler yoğunlaştı.
    Avrupa'dan Amerika'ya insanların gitme nedenleri;
    1- Siyasi baskılardan kaçmak ve özgürlük ortamından faydalanmak,
    2- Dini inançlarını özgürce yaşayabilmek
    3- Yenidünyanın yeni ortamını tanımak ve maceraya atılmak,
    4-Kendi ülkelerinde bulamadıkları ekonomik ve sosyal imknları yakalayabilmek için
    gitmişlerdir.
    MÜBADELE GÖÇLERİ: ( Yer Değiştirme) :
    Bir antlaşmanın esaslarına dayanılarak yapılan, ülke nüfuslarının karşılıklı olarak yer değişmesi ile oluşan göçlerdir. Örneğin Kurtuluş Savaşı sonrası Yunanistan ile yapılan anlaşmalarla ülkemizde yaşayan Rumlar ile Yunanistan'daki Türkler arasında yer değiştirme göçleri yaşanmıştır.




    Lozan Barış Antlaşması ile Türkiye ile Yunanistan arasında nüfus mübadelesi protokolü imzalanmıştır. Bu göçler Romanya ile Bulgaristan arasında da olmuştur. Bu protokol ile İstanbul'daki Rumlar ile Batı Trakya'daki Türkleri kapsamıştır.
    Bu protokol ile Yunanistan'dan 400.000 Türk Türkiye'ye, Buna karşılık Türkiye'den 150.000 Rum Yunanistan'a gitmiştir. Bu göçler insanların gönüllü olarak yaptıkları göç hareketleri olmayıp, zorunlu göçlerdir.
    Beyin göçü:
    Bilim ve tekniğin gelişmesine katkıda bulunabilecek nitelikteki elemanları çalışmak üzere başka ülkelere göç emesi olayına Beyin Göçü denir.
    /385.imageshack.us/" border\=.*\/>/385/7342/logomu0.gif" border="0" alt="" />
    İyi eğitilmiş elemanların daha iyi çalışma olanakları sağlayan ülkelere gitmesiyle oluşan göçlerdir. Az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerin nitelikli kişilerinin sanayileşmiş ülkelere gitmesidir. Örneğin II. Dünya Savaşı sırasında Alman bilim adamlarının ABD'ye göçü bu türdendir.




    Göç veren ülkeler açısından en büyük kayıp olarak değerlendiren göçtür. Ekonomisi gelişmemiş ülkelerin yüksek paralar harcayarak yetiştirdiği elemanlar ellerinden kaçmaktadır. Ülkeler arasında gelişmişlik farkının artmasına neden olmaktadır. Zor şartlarda yetiştirdikleri kaliteli elemanları kaybeden gelişmekte olan ülkelerin kalkınmaları yavaşlamaktadır.
    Özellikle beyin göçü 1960 yıllardan itibaren artmaya başlamıştır. Doktor, mühendis, ekonomist, sanatçı v.b. alanında iyi yetişmiş insanların göç etmesi, ülkemizde de önemli bir sorundur.
    En çok Beyin göçü veren ülkeler: Hindistan, Pakistan, Çin, Filipinler, Cezayir, Fas, Tunus, İran, Nijerya, orta Asya devletleridir.
    En Çok Beyin Göçü alan ülkeler: A.B.D. Kanada, Avustralya, Güney Afrika Cumhuriyeti, Almanya, Fransa, İsviçre, İsveç, Norveç, vb.
    Bazı ülkeler beyin göçü alırken aynı zamanda beyin göçü verebilir. Kanada bunun en iyi örneğidir. Ülkemize de son yıllarda bazı Orta Asya devletlerinden az sayıda yetişmiş insan gelmektedir.
    Avrupa ve ABD'de çok sayıda Türk uzman başka ülkeler için çalışmaktadır bu da ülkemiz için bir kayıptır.
    Beyin göçünün başlıca nedenler:
    1.Sanayileşmiş ülkelerin ödedikleri yüksek ücretler
    2.Çalışma şartlarının kolaylığı, teknoloji ve gelişmelerden en iyi şekilde yararlanma imknı
    3.Göç gönderen ülkede iyi yetişmiş kişilerin kendi alanı ile ilgili uygun iş bulmakta zorlanmaları veya kariyer yapmakta imkn bulamamaları.
    İşçI Göçleri:
    Ekonomik gelişmenin yavaş olduğu ülkelerde iş olanaklarının az olması, bu imknların geliştiği ülkelere ve bölgelere doğru göçlere neden olmaktadır. İşsizlik nedeniyle yapılan göçlere işgücü göçü denir. İşgücü göçleri mevsimlik, kısa süreli veya uzun süreli olabilir. Örneğin ülkemizde yaz mevsiminde pamuk işçilerinin Çukurova'ya gelmesi mevsimlik işgücü göçüdür.
    II. Dünya Savaşından sonra yıkılan Avrupa ekonomisini yeniden kurmak için 1952- 1954 yılları arasında Almanya, Fransa, Belçika, Avusturya, Hollanda gibi ülkeler kalkınma hamlesi başlatmış, bu hamle sonucu yetersiz gelen işgücünü karşılamak için dış ülkelerden işçi talebinde bulunmak zorunda kalmışlardır.
    1952 de Federal Almanya yabancı işçi çalıştırmaya başlamıştır. Avrupa'da yukarıda sayılan gelişme hamlesi başlatan ülkelerde Almanya'yı takip ederek yabancı işçi çalıştırmaya başlamışlardır.
    Bunlara karşılık ise gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkelerde yaşanan işsizlik sonucu birçok ülke de dış ülkelere işgücü göçü vermeye başlamışlardır.
    Avrupa'da Yunanistan, İspanya, Portekiz, Yugoslavya, İtalya vb, Afrika'da Cezayir, Fas, Tunus, gibi sömürge devletleri de Avrupa ülkelerine işgücü vermişledir. Bu gün ise dünyada başta Asya, Afrika, Güney Amerikanın gelişmekte olan ve geri Kalmış ülkeleri başta Avrupa, Kuzey Amerika, ( ABD, Kanada) ve Avustralya'ya işgücü vermektedir.
    Özellikle bu gelişen ülkeler artık vasıfsız işçileri pek almamakta yetişmiş, kaliteli eğitimli insanları almaktadır. Artık bu olay daha çok beyin göçüne doğru dönmüştür.
    Türkiye'de yurt dışına işgücü veren ülkelerin başında gelmektedir. Ülkemizde iş gücügöçleri 1960'tan sonra başlamıştır.Türkiye göç veren bir ülke olmaya başladı. Bu yıllarda başta batı Avrupa ülkelerine olmak üzere Avrupa'nın diğer ülkelerine de işgücü göçü meydana gelmiştir.
    1958-1986 arasında başta Almanya olmak üzere Fransa, Hollanda, Avusturya, İsviçre, Danimarka, İngiltere ve İsveç 1,3 milyon işçi göç etti.
    1980 lerdensonra göç olayları hem sayısal hem de meknsal açıdan değişme göstermiştir. Batı Avrupa ülkelerinin işçi alımın bırakmasıyla göçlerin yönü değişti. 1980lerden sonra altyapı ve inşaat hizmetleri için Orta doğudaki S.Arabistan, Libya, Ürdün, Kuveyt gibi Arap ülkelerine göçler yönelmiştir.
    1990 yılarda ise Bağımsız Devletler topluluğuna işçi göçleri olmuştur. Bugün yurtdışındaki nüfusumuzun %88,7 i Batı Avrupa ülkelerinde ( 1.500.000),%8,5 u Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Arap ülkelerinde,%0,5i Türk cumhuriyetlerinde,%2,3 ü diğer ülkelerde yaşamaktadır. Avustralya'da 30bin, ABD'de 130 bin Türk yaşamaktadır.
    Ancak işçilerimizde kesin dönüş eğilimi giderek artmaktadır. Farklı kültüre sahip Avrupatoplumuna uyum sağlayamamaları, maruz kaldıkları baskılar, yabancılar için zorlaşan hayat şartları ve ekonomik doyumvatandaşlarımız kesin göçe zorlamaktadır. Yaklaşık 250.000 kadarı ülkemize geri dönüş yapmıştır.
    Yurt dışındaki Türk işçilerinin ülke ekonomisine büyük katkıları vardır. Biriktirdikleri paraları ülkemize göndermeleri döviz açısından ülkemizin en önemli gelir kaynaklarındandır. İşçilerimizin ailelerinin ve çocuklarının eğitim, dil, din vb. meselelerdeki sıkıntılarını gidermek için devletimiz oralara gerekli uzmanları gönderiyor.
    DOĞAL AFETLERİN NEDEN OLDUĞU GÖÇLER:
    Deprem, heyelan, kuraklık ve çölleşme, taşkın, sel, çığ, volkanik püskürmeler gibi doğal yıkımlar birçok sosyal ve ekonomik sorunların yanı sıra göçlere de neden olmaktadır. Doğal yıkımlardan zarar gören insanlar bulundukları yerleri terk ederek koşulları daha iyi olan yerlere göç ederler.
    Örneğin:
    IV. Ve V. Yüzyılda Hunların ve Moğolların Orta Asya'dan başka yerlere göç etmelerinde kuraklık ve çölleşme etkili olmuştur.
    ABD Deprem Kırgızistan Toprak Kayması Adana Deprem
    ABD' de Kaliforniya'daki deprem olayı binlerce insanın göç etmesine neden olmuştur.


    1994 de Kırgızistan'daki heyelan olayları 270.000 insanın göç etmesine yol açmıştır.
    Ülkemizde 1998'de Adana'da meydana gelen depremde zarar gören birçok kişi başka kentlere göç etmişlerdir. Yine 1998'de Bartın'da meydana gelen sel felaketi ise ilçeyi yaşanamaz hale getirmiş ve göçe neden olmuştur.1999 depremi ile de birçok insanımız başka bölgelere göç etmek zorunda kalmıştır.
    Aral Gölü: Dünyanın dördüncü büyük gölü Aral gölü giderek Asya'nın ortasında bataklık ve çöle dönüşmektedir. Küresel ısınma ve kuraklık nedeniyle iki göle dönüşmüş durumdadır. Gölün su seviyesi düşerek göl sürekli içeri doğru çekilmektedir. Bir zamanların liman ve tersaneleri gemi mezarlığına dönüşmektedir. Bunun nedenleri bu gölü besleyen Pamir dağlarından inen Amu derya ve Siri derya nehirlerinin sularının azalmasıdır. Bu nehirlerin suyu sulama faaliyetleri ile azalmıştır.Gölün kuruması ile göl tabanındaki tuzlu toprakların rüzgrlar tarafından verimli topraklar üzerine taşınacağı ve çevre topraklarının veriminin de düşeceğini söyleyen uzmanlar; bunun da yeni bir göçe sebep olacağını belirtmektedirler.


    10.SINIFLAR SAYFA 82-83-84-86-90 ETKİNLİK ÇALIŞMASI 10.SINIFLAR SAYFA 82-83-84-86-90 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    SORU-1-Kitabınızdaki haritayı inceleyerek Türklerin en çok hangi bölgelere doğru göç ettiklerini söyleyiniz sebeplerini tartışınız.

    Mevcut kuraklık,nüfus yoğunluğu,otlakların darlığı ekonomik sıkıntılardan dolayı öncelikle verimli topraklara ve nüfusu az olan komşu ülkelere bunlar yeterli olmadığında ekonomik ve ticari yönden daha iyi imkanlara sahip çevre ülkelere doğru göç etmişlerdir.Bu bölgeler ağırlıklı olarak Avrupa ,Anadolu,Güneydoğu Asya
    SAYFA 83 ETKİNLİK SORUSU

    Kitabınızdaki metne göre iklim değişiklikleri insanlık tarihinde hangi siyasal ve kültürel değişikliklere sebep olmuştur.

    Aşağıdaki resim küçültülmüştür. Buraya tıklayarak büyütebilirsiniz. Resmin orijinal boyutları 800x553.




    Uzun yıllar süren göç hareketi bu bölgede yaşayan insanların daha ileriye doğru hareket etmeye zorlamış bu şekilde birbirini iten kavimler sonunda Avrupa'ya ulaşarak Kavimler Göçü'nü başlatmıştır.

    Bu göç hareketleri sonucu Avrupa Kıtası'nın çehresi değişmiş yeni ırkların yeni siyasal yapıların hatta yeni bir çağın başlamasına sebep olmuştur.

    SAYFA 84 ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    S0RU-1-Avrupalılar yeni kıtalarda neden koloniler kurmuştur?

    Yeni keşfedilen kıtalarda veya kara parçalarında bulunan değerli maden, kaynak vb yeraltı ve yer üstü kaynaklarını ele geçirmek. Ayrıca kıtaya göç eden kendi milletlerinden insanların birada tutunup bu topraklara sahip olmalarını sağlamaktır. Buralarda kendi kültürlerinin yerleşmeleri ve devamını da sağlamaktır. Yani bir amacı ekonomik, bir amacı da siyasi ve kültürel( sosyal) çıkarları sağlamaktır.

    SORU-2- Avrupalıların yeni kıtalara göçmesinin nedenleri nelerdir?

    Siyasi baskılardan kaçmak ve özgürlük ortamından faydalanmak, Dini inançlarını özgürce yaşayabilmek, Yenidünyanın yeni ortamını tanımak ve maceraya atılmak, Kendi ülkelerinde bulamadıkları ekonomik ve sosyal imknları yakalayabilmek için gitmişlerdir.

    SAYFA 86 PERFORMANS ÖDEVİ

    Kitabınızdaki metinden faydalanarak bir göç haritası oluşturunuz.Oluşturduğunuz haritadan faydalanarak beyin göçünün daha çok hangi ülkelere olduğunu bunun nedenlerini yazınız


    Dünya Beyin Göçü Haritası

    Harita incelendiğinde beyin göçü daha çok gelişimini tamamlayamamış ekonomik sorunları olan yeteri kadar teknolojik bilimsel donanıma sahip olmayan ülkelerden bilimsel çalışmalar için yeterli sermayeye ve bilimsel,teknolojik donanıma sahip ülkelere gerçekleşmektedir.
    KANADA,ABD,AVRUPA,AVUSTRALYA,GÜNEY AFRİKA CUMHURİYETİ beyin göçü alan ülkelere örnek verilebilir.

    GÖÇÜN NEDENLERİ ETKİNLİK ÇALIŞMASI

    A- Doğal nedenler
    1-Erozyon,
    2-Kuraklık,
    3-Depremler,
    4-Volkanik püskürme,
    5-Sel ve su baskınları
    6-Toprak kaymaları,
    7-Çığ düşmeleri
    B- Sosyal nedenler
    1-Eğitim,
    2-Sağlık şartları
    3-Macera arama,
    4-Dini sebepler
    Kültürel farklar
    C- Siyasa nedenler:
    1- Savaşlar
    2- Mübadele,
    3- Etnik çekişmeler,
    4- İhtilaller,
    5- İç isyanlar,
    6- Terör olayları,
    7- Sınır değişiklikleri
    D-Ekonomik Nedenler
    1-İş İmknları,
    2-Doğal kaynakların varlığı,
    3-Geçim sıkıntısı,
    4-Gelir adaletinin olmaması( Gelir dengesizliği)
    5-Tarımda makineleşmenin kırsal alanda ki ortay çıkardığı işsizlik,

    SAYFA 90 ETKİNLİK ÇALIŞMASI
    SORU-1-Göç alan yerlerde oluşan sorunlar nelerdir?

    1.Göç alan ülkede veya kentte nüfus artar. Nüfus artış hızı yükselir.
    2.Genelde genç erkek nüfus göç ettiği için göç alan alanlarda erkek nüfusu artar.
    3.Düzensiz kentleşme meydana gelir.( çarpık kentleşme, plansız kentleşme)
    4.Önceleri iken dışında bulunan sanayi tesisleri kent içinde kalır.
    5.Kentlerde konut sıkıntısı çekilir ve derme çatma yapılan konutlar gecekondulaşmaya neden olur.
    6.Alt yapı hizmetlerinde (yol, su, elektrik) yetersizlik görülür.
    7.Alt yapının yetersiz kalması sel, heyelan, sağlık sorunlarına yol açar.
    8.Kentlerde insan sayısının fazla olmasından dolayı işsiz insanların oranı artar,
    9.Göç alarak büyüyen merkezlerde ekonomik faaliyetler gelişir ve çeşitlenir.
    10.Kentlerde hızla nüfus arştı trafik sorunları oluşmaktadır.
    11.Sağlık, eğitim gibi alanlarda sorunlar oluşur ve bu hizmetler yetersiz kalır.
    12.Göçler sonucu farklı yerlerden gelen insanların bir arada bulunması kültürel çeşitliliğe neden olur.
    13.Farklı kültürlerdeki insanların bir araya gelmesi bazen de kültür çatışmalarına neden olabilir. Sosyal sorunları oluşturur.
    SORU-2- Göç veren yerlerde hangi sorunlar oluşur.

    1.Göç veren ülkede veya kırsal alanlarda nüfus azalır.
    2.Genelde genç erkek nüfus göç ettiği için göç veren alanlarda erkek nüfusu azalır. Kadın nüfusu fazla olur.
    3.Kırsal kesim yatırımlarında verimsizlik meydana gelir.
    4.Kırsal alanlarda araziler boş kalmakta, bağ ve bahçeler ile konutlar bakımsızlıktan bozulmaktadır.
    KONU İLE İLGİLİ EK BİLGİ:

    Göç veren yerlerde nüfus yaşlılardan oluşur ve iş yapabilecek insan azalır.

    Göçlerin ve ortaya koyduğu sorunların çözümü için yapılması gerekenler

    Teşekkür et butonuna basmanız yeterli :D
    recepdemirgan, baysedef ve Adam Akıllı bunu beğendi.
  5. Moderatör Yasemin

    Moderatör Yasemin Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2010
    Mesajlar:
    1.833
    Beğenileri:
    1.341
    Ödül Puanları:
    113
    10.SINIF SAYFA 92-93 ÖLÇME DEĞERLENDİRME SORULARI

    Aşağıdaki soruları cevaplandırınız.

    SORU-1-Türklerin Orta Asya'dan göç nedenleri nelerdir.

    Kitabınızda sayfa 82 de 2. paragrafta sebepler belirtilmiştir.

    SORU-2-Sanayi devrimi ve savaşların göçe etkilerini söyleyiniz.

    Sanayi devrimi'yle gelişen teknoloji ve seyahat imkanları göç hareketlerinin hızlanmasında en önemli etkenlerden biridir.Savaşlardan bunalan insanlar göç hareketlerini hızlandırmıştır.
    SORU-3-Köyden kente göçün nedenleri nelerdir.

    1.Hızlı nüfus artışı,
    2.Tarım alanlarının miras yoluyla küçük parçalara ayrılması,
    3.Tarımda makineleşme ile işsizliğin oluşması (bu genelleme Karadeniz bölgesi için geçerliliğini yitirir.).
    4.Eğitim hizmetleri, alt yapı hizmetlerinin yetersizliği,
    5.Kan davaları ve terör.
    6.İklim ve yer şekillerinin olumsuz etkileri.
    7.Sağlık hizmetlerinin yetersizliği (en az etkili).
    8.İş imkanlarının sınırlı olması.
    9.Kentlerde sanayinin gelişmiş olması.

    SORU-4-Göç veren bölgede ne gibi sorunlar ortaya çıkar.
    1.Göç veren ülkede veya kırsal alanlarda nüfus azalır.
    2.Genelde genç erkek nüfus göç ettiği için göç veren alanlarda erkek nüfusu azalır. Kadın nüfusu fazla olur.
    3.Kırsal kesim yatırımlarında verimsizlik meydana gelir.
    4.Kırsal alanlarda araziler boş kalmakta, bağ ve bahçeler ile konutlar bakımsızlıktan bozulmaktadır.

    Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun kelimelerle doldurunuz.

    1.Göç vermesidir.

    2.Mübadele göçü
    3.Doğal afet göçü
    4.Beyin göçü
    5.Erkek nüfus
    6.Azalma

    Aşağıdaki ifadelerden doğru olanların yanına D yanlış olanların yanına Y harfini yazınız.

    1-Y 2-Y 3-D ancak ülke imkanları ve gelişmişlik,bilimsel çalışmalara verilen önemde önemlidir.

    Teşekkür et butonuna basmanız yeterli
    baysedef bunu beğendi.
  6. edanur şen

    edanur şen Üye

    Katılım:
    1 Ekim 2011
    Mesajlar:
    3
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    bana sayfa 24 ve 25 teki ölçme değerlendirmenin cevapları lazım yayınladıklarınızı okudum ama göremedim yardımcı olurmusunuz ?
  7. Moderatör Yasemin

    Moderatör Yasemin Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2010
    Mesajlar:
    1.833
    Beğenileri:
    1.341
    Ödül Puanları:
    113

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    bana sayfa 24 ve 25 teki ölçme değerlendirmenin cevapları lazım yayınladıklarınızı okudum ama göremedim yardımcı olurmusunuz ?
    Genişletmek için tıkla...

    AŞAĞIDAKİ SORULARI CEVAPLAYINIZ.



    SORU-1-Yeryüzünde depremler ve volkanik olaylar neden levha sınırlarında yoğunlaşmıştır.

    Cevap-1 Gerek deprem hatları, gerekse volkanik alanların ikisinin de levha sınırlarında yoğunlaştığı görülmektedir.

    Özellikle deprem alanları ile levha sınırları aynen birbiri üzerine oturmaktadır. Volkanik alanlarda genel olarak aynı dağılışa

    uygun düşmekte, genel olarak ta kavuşan veya ayrılan levhaların sınırlarını takip etmektedir.

    Not: Dünya üzerindeki volkanik alanlarla; deprem bölgeleri, fay hatları, genç kıvrım dağları ve sıcak su kaynakları arasında bir paralellik vardır.

    Bu alanların çoğu Kıta veya levha sınırlarında yer alır. Genç sıradağlar, Volkanlar, volkanik ada yayları, Okyanus ortası sırtları,

    Büyük trans form faylar, grabenler, sıcak su kaynakları, deprem zonlarının hemen hepsi bu hatlardadır. Sebebi bu alanlarda yer kabuğunun hareket halinde olmasıdır.

    Tektonik depremler özellikle son jeolojik devirlerde oluşmuş arazilerde daha çok görülür. Çünkü bu gibi alanlarda yer katmanları henüz tam yerine oturmamıştır ve kırıklarla parçalanmıştır.

    SORU-2-Dünyada deprem riskinin az olduğu alanlar nerelerdir.Nedenini açıklayınız.

    Cevap-2-Deprem riskinin az olduğu alanlar levha karşılaşma alanlarından uzakta kalan oluşumunu tamamlamış eski kara kütlelerinin olduğu noktalardır.

    Buralar artık tam olarak oturmuş noktalardır tektonik hareketlere çok fazla uygunluk göstermez.Kitabınızdaki haritalardan yararlanarak bu alanları yazabilirsiniz.

    Örnek:Amerika kıtasının doğusu,Afrika’nın batısı Asya kıtasının kuzey kesimleri örnek verilebilir.



    SORU-3-Endonezya depreminde etkili olan levhalar hangileridir.

    Cevap-3-HinT,Avustralya,Filipin,Avrasya levhaları etkilidir.



    SORU-4-İzlanda’nın kutba yakın olmasına rağmen sıcak su kaynaklarına sahip olmasının sebebini açıklayınız.

    Cevap-4-İzlandanın bulunduğu noktadan sayfa 18-19 daki haritalarda levha hareketleri görülür bu nedenle bölgede volkanik faaliyetler görülür.

    Volkanizma faaliyetleri sıcak su kaynaklarını destekleyici bir etkiye sahiptir.Burası birbirinden uzaklaşan levha özelliği gösterir okyanus sırtı oluşturur volkanizma ön plana çıkar.



    SORU-5-Sıcak su kaynakları dünyanın neresinde yoğunlaşmıştır.

    Cevap-5-Sayfa 21 deki haritadan ve atlaslarınızdan faydalanarak cevaplayabilirsiniz.



    AŞAĞIDAKİ CÜMLELERDE BOŞ BIRAKILAN YERLERİ UYGUN KELİMELERLE DOLDURUNUZ.



    1-Depremsellik

    2-Levha sınırlarının karşılaşma alanları



    3-Yükselti ve derinlik



    AŞAĞIDAKİ İFADELERİN DOĞRU VEYA YANLIŞLIĞINI YANLARINDAKİ KUTUCUKLARA İŞARETLEYİNİZ.



    1-Y 2-D 3-Y 4-D 5-Y 6-D 7-Y 8-Y



    1-A 2-C 3-E 4-E 5-D 6-A 7-B



    Teşekkür et butonuna basmanız yeterli :D
    kaan96 ve edanur şen bunu beğendi.
  • sinir oluyorum

    sinir oluyorum Üye

    Katılım:
    17 Ocak 2010
    Mesajlar:
    54
    Beğenileri:
    16
    Ödül Puanları:
    0
    Çoktan seçmeli sorular yanlış galiba.
  • xLarge

    xLarge Üye

    Katılım:
    12 Ekim 2009
    Mesajlar:
    51
    Beğenileri:
    451
    Ödül Puanları:
    0
    Bunlar yeni müfredat mı? Bu senenin mi yani?
  • Moderatör Yasemin

    Moderatör Yasemin Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2010
    Mesajlar:
    1.833
    Beğenileri:
    1.341
    Ödül Puanları:
    113
    Başka sorusu olan varsa yardım edebilirim. :)
  • Sayfayı Paylaş