10.Sınıf Coğrafya Konuları

Konu 'Coğrafya 10. Sınıf' bölümünde Toгgαи tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.733
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38

    TOPOGRAFYA VE KAYAÇLAR

    YERKABUĞUNU OLUŞTURAN TAŞLAR



    Yerkabuğu kayalardan meydana gelmiştir. Kayalar ise çeşitli minerallerin birleşmesiyle oluşmuştur.

    MİNERAL:
    Belirli bir kimyasal bileşimi bulunan ve genelde katı haldeki rağmen cisimlere denir.


    [​IMG]


    [​IMG]

    1-KATILAŞIM (PÜSKÜRÜK – VOLKANİK) TAŞLAR :
    Magmanın yeryüzünde yada yeryüzüne yakın yerlerde soğumasıyla oluşan taşlardır. İki gruba ayrılırlar:

    a)İÇ PÜSKÜRÜK TAŞLAR: Magmanın yeryüzüne çıkmadan, yerkabuğunun içinde soğuyup katılaşmasıyla oluşurlar. Bunlara aynı zamanda derinlik kayaçları da denir. Ör: Granit, Siyenit, Diyorit, Gabro.


    İç Püskürük Taşlar-Granit
    [​IMG]


    b)DIŞ PÜSKÜRÜK TAŞLAR: Magmanın yeryüzüne kadar çıkarak soğuması ve katılaşması sonucu oluşurlar. Yeryüzüne çıkan maddeler katı, sıvı ve gaz halinde olabilirler

    [​IMG]
    Dış Püskürük Taşlar-Lav

    LAVLAR - Sıvı olarak çıkarlar

    KATI MADDELER - Ateş kırıntıları, lapilli, volkan bombaları, Anglomera

    GAZ - Su, CO2 gibi

    ÖZELLİKLERİ

    Yapıları kristallidir.
    Tabakalaşma yoktur.
    İçlerinde fosil bulundurmazlar.
    Kütleler halindedir.
    Asitten etkilenmezler.

    2) TORTUL (SEDİMANTER) TAŞLAR :

    Denizlerde, göllerde, çukur alanlarda biriken maddelerin tortullaşması ve çökelmesiyle düşen taşlardır.
    altug18, beanatolia, By Samed ve diğer 6 kişi bunu beğendi.
  2. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.733
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    [​IMG]
    Tortullanma

    ÖZELLİKLERİ

    Kristalli bir yapıya sahip değildirler.
    Tabakalıdırlar.
    Fosil bulundururlar.
    Tortul taşlar üçe ayrılır:

    a)KİMYASAL TORTULLAR: Suyun kimyasal olarak aşındırdığı maddeleri, sıcaklığın azalması ya da içindeki CO2 nin uçmasıyla bu maddeler birikir ve sonuçta kimyasal tortullar oluşur. Ör: Traverten, sarkıt, dikit.

    b)FİZİKSEL TORTULLAR: Akarsular, rüzgârlar, buzullar gibi dış kuvvetlerin taşları aşındırıp taşıması ve çukur alanlarda biriktirmesi sonucuyla oluşurlar. Bu taşlar suda eriyik halde bulunan tabii çimento ile birbirine yapışırlar ve mekanik tortullar oluşur. Kil taşı, kumtaşı, konglomera buna örnektir.

    c)ORGANİK TORTULLAR: Ölen canlıların üst üste birikerek katılaşması sonucu oluşan taşlardır. Örnek: Taşkömürü, Linyit, mercan kalkeri, tebeşir dir.

    NOT: Petrol, linyit ve kömür dışındaki bütün madenler volkanik kökenlidir. Kömür ve petrol ise organik kökenlidir.



    3) BAŞKALAŞIM(Metamorfik) TAŞLARI :




    Tortul ve volkanik taşların aşırı basınç ve sıcaklık altında katılaşmasıyla oluşurlar. Bu taşlar eski özelliklerini kaybederek, yeni özellik kazanırlar.


    [​IMG]
    Başkalaşım Taşlar


    ÖZELLİKLERİ

    Tabakalar halindedir.
    Sert bir yapıya sahiptirler.
    Fosil bulundurmazlar.
    Bunlara örnek:

    Granit - Gnays

    Kalker - Mermere

    Kuvars - Kuvarsit

    [​IMG]
    Kayaç Döngüsü



    SU KAYNAKLARI

    Su döngüsü

    [​IMG]
    altug18, nurvildan, freestyler16 ve diğer 2 kişi bunu beğendi.
  3. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.733
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    Dünyadaki su dağılımı
    [​IMG]

    Su kaynağı
    Tatlı su yüzdesi
    Toplam su yüzdesi

    Okyanuslar Denizler ve Körfezler
    --
    96.5

    Buz tepeleri, Buzullar ve Kalıcı Kar
    68.7
    1.74

    Yer altı suyu
    --
    1.7

    Tatlı
    30.1
    0.76

    Tuzlu
    --
    0.94

    Toprak nemi
    0.05
    0.001

    Zemin buzu ve sürekli don olan toprak
    0.86
    0.022

    Göller
    --
    0.013

    Tatlı
    0.26
    0.007

    Tuzlu
    --
    0.006

    Atmosfer
    0.04
    0.001

    Bataklık suyu
    0.03
    0.0008

    Nehirler
    0.006
    0.0002

    Biyolojik Su
    0.003
    0.0001

    Toplam
    -
    100



    Dünya yıllık ortalama yağış haritası

    [​IMG]

    Dünyamıza baktığımızda yüzeyinde hem büyük su kütlelerini hem de kara parçalarını görürüz. Bütün dünya yüzeyinin %71 ini denizler, %29 unu karalar oluşturur. Ancak bu oran kuzey ve güney yarımkürede değişir. Çünkü buralarda kara ve denizlerin oranı farklıdır. Kuzey yarımkürede karalar %39, denizler %61 oranında yer tutar. Güney yarımkürede ise karalar %19, denizler %81 yer kaplar. Gördüğünüz gibi karaların kapladığı alan kuzey yarım kürede daha geniştir. Asya, Avrupa, Kuzey Amerika, Afrika'nın büyük bir kısmı kuzey de kalır. Güney Amerika, Afrika'nın güneyi, Okyanusya ve Antarktika ise güney de kalır.



    Bu farklı dağılım bir çok özelliği etkiler.



    - Öncelikle iklimi etkiler. Kuzey yarımküre daha karasal bir iklime sahiptir. Bu durum kuzey de ortalama sıcaklığın 2 derece kadar fazla olmasını sağlar.

    - Nüfusun büyük çoğunluğu kuzeydedir. Bu ekonomik gelişimi olumlu yönde etkiler.

    - Karalar üzerindeki doğal zenginlikler, ormanlar ve yeraltı zenginlikleri kuzey de daha çoktur.

    - Ulaşım olanakları ve ülkeler arası iletişim kuzey de daha gelişmiştir.



    OKYANUSLAR



    Kıtalar arasındaki büyük çukurlarda kalan geniş ve derin su kütlelerine okyanus denir. Deniz ise karalar arasına veya kenarına sokulmuş kollardır. İç deniz karaların çok fazla içlerine sokulmuş kollardır. Kıtaların kenarında bulunan, okyanuslarla çok daha geniş alanlarda bağlanan denizlere kenar deniz adı verilir.


    [​IMG]


    Okyanuslar denizlere göre çok daha geniş ve derindir. Dünya üzerinde üç büyük okyanus vardır. Bunlar Amerika kıtaları ile Asya ve Okyanusya arasında bulunan Büyük okyanus,Amerika kıtaları ile Avrupa ve Afrika arasında bulunan Atlas okyanusu, Asya’nın güneyi, Afrika ve Okyanusya arasında ise Hint okyanusu yer alır. Bu okyanuslar güney yarım kürede Antarktika çevresinde birleşerek tek bir su kütlesi oluştururlar

    [​IMG]

    Okyanuslardan Manzaralar
    altug18, freestyler16, Biperva ve diğer 2 kişi bunu beğendi.
  4. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.733
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    AKARSULARIN ÖZELLİKLERİ

    [​IMG]



    Akarsu kaynağı: Akarsuyun doğduğu yerdir.



    Akarsu ağzı: Akarsuyun herhangi bir denize veya göle döküldüğü yerdir.



    Akarsu yatağı: Kaynakla ağız arasında uzanan, akarsuyun içinden aktığı çukurluktur.



    Akarsu vadisi: Akarsuların, içinde aktıkları yatağı aşındırmalarıyla ortaya çıkan çukurluktur.


    [​IMG]

    Akarsu havzası: Akarsuyun koları ile birlikte sularını topladığı alana denir

    a. Açık Havza: Sularını denize ulaştırabilen akarsulara açık havza denir.



    b. Kapalı Havza: Akarsular topladıkları suyu denize ulaştıramıyorsa, kara içinde bir göle dökülüyorsa veya yer altına sızıyorsa, bu tür akarsuların havzası kapalı havzadır.



    Su bölümü çizgisi: İki akarsu havzasını birbirinden ayıran sınırdır. Genellikle dağların doruk noktalarından geçerler

    [​IMG]

    Akarsu ağı (Akarsu drenajı): Akarsu havzası, içindeki kollarıyla birlikte bir ağ oluşturur. Buna akarsu ağı (drenajı) denir. Havzanın eğimi, yapıyı oluşturan taşların cinsi ve tabakaların özelliklerine göre, değişik tipte akarsu drenajları oluşur.



    Akarsu debisi (akımı): Akarsu yatağının, herhangi bir kesitinden geçen su miktarının m3/sn cinsinden değeridir.



    Akarsu rejimi
    : Akarsuyun yıl içerisindeki debi değişiklikleridir. Akım düzeni olarak da adlandırılır. Su seviyesinde fazla değişiklik olmayan akarsuların rejimleri düzenlidir. Aylara ve mevsimlere göre, seviye değişikliği fazla olan akarsuların rejimleri düzensizdir.



    Akarsu hızı: Akarsuyun birim zamanda aldığı yoldur (m/sn). Akarsu hızı muline denilen bir araçla ölçülür.



    Hız çizgisi: Akarsu hızının en fazla olduğu noktaları birleştiren çizgidir.



    Sürekli akarsu: Yatağında her zaman su bulunduran akarsudur.



    Geçici akarsu: Yatağında her zaman su bulundurmayan, bazen kuruyan akarsudur.



    Taban seviyesi: Akarsular aşındırmalarını derine, yana ve geriye doğru yaparlar. Hiçbir akarsu yatağını deniz seviyesinin daha altına kadar ışındıramaz. Bu seviyeye taban seviyesi denir.



    Yamaç gerilemesi: Özellikle nemli iklim bölgelerinde yamaçlar hem alttan, hem de sel sularıyla üstten aşınırlar. Bunun sonucunda yamaç gerilemesi olayı meydana gelir ve yamaç profili oluşur.



    Akarsu rejimi: Akarsuyun debisinin yıl içersinde gösterdiği alçalma yükselme halindeki seviye değişikliğidir.



    Akarsuyun debisi: Akarsuyun her hangi bir yerindeki enine kesitinden 1sn’yede gecen su miktarına debi denir.



    Rejime etki eden faktörler



    1) Yağış rejimi



    2) Yağış biçimi



    3) Akarsu kaynağı



    4) Sıcaklık ve buharlaşma



    5) Havzanın genişliği



    6) Arazinin şekli ve eğimi



    Debiye etki eden faktörler:



    1) İklim (yağış sıcaklığı)



    2) Bitki örtüsü



    3) Havzadaki büyük kaynaklar ve yer altı suları



    4) Yatağın geçirimliliği



    5) Dağlardaki kar kalınlığı



    6) Göller



    7) İnsan





    AKARSU REJİM TİPLERİ



    a) Yağmur Suları İle Beslenen Akarsular: Akdeniz ikliminin görüldüğü yerlerde, akarsularda yazın seviye düşmesi, kışında seviye yükselmesi görülür. Karstik kaynaklarla beslenen akarsularda, seviye düşmesi fazla olmaz. Akdeniz akarsu rejimi, barajın olmadığı akarsu veya kolunda görülür. Örnek: Baraj olan Seyhan-Ceyhan-Gediz-Manavgat gibi akarsular doğal özelliğini kaybetmiştir.



    b) Kar ve Buz Suları İle Beslenenler: Bu rejim, yağışın büyük bölümünün kar şeklinde düştüğü yüksek dağlardan kaynağını alan akarsularda görülür. Örnek: D. Karadeniz ve D. Anadolu akarsuları. Bu tip akarsularda, akım seviyesi Mart- Ağustos arasında yükselir, kışın düşer.



    c) Kaynak sularıyla beslenenler: Örnek: Manavgat ve Köprücay’dır.



    d) Gölden çıkan akarsular:

    1-Beyşehir gölünden çıkan ve Konya arazisini sulayan Çarşamba suyu

    2-Eğirdir gölünden çıkan Kovada çayı.

    3-Manyas gölüne ulaşıp, tekrar gölden çıkan Koçaçay

    4-Ulubat gölünü ulaşıp tekrar gölden çıkan Kemalpaşa- Orhaneli

    5-Erzurum ovasının doğu ve güneyindeki bataklık ve göllerden çıkan Karasu

    6-Çıldır gölünden çıkan Arpaçay



    e) Karma rejimli akarsular: Ülkemizdeki büyük akarsulardan Kızılırmak, Yeşilırmak, Sakarya, Fırat ve Dicle önemli karma rejimli akarsulardandır.bu tür akarsular, farklı iklim bölgelerinden beslenir.
    altug18, basbug, freestyler16 ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  5. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.733
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    Göller ve Yeraltı Suları
    GÖLLER VE OLUŞUMLARI




    Karadaki çöküntü alanlarını dolduran tatlı ya da tuzlu, az çok derin ve geniş su örtüsüne göl denir.

    Göller yeryüzünde 1 700 000 kilometre karelik bir alan kaplarlar.



    GÖLLERİN ÖZELLİKLERİ

    • Gölün Büyüklüğü: Dünya üzerindeki göllerin büyüklükleri değişkendir. Hazar Gölü Dünya’nın en büyük gölüdür. ( 424.000 km kare)

    • Gölün Beslenmesi: Göller, yağış suları, akarsular ve kaynaklar tarafından beslenir. Göllerin su seviyeleri beslenmeye bağlı olarak değişir. Bazı göller fazla sularını bir akarsu ile denize boşaltır. Bu akarsulara göl ayağı ya da gideğen denir. Göle su taşıyan akarsulara ise geleğen denir. Örneğin Manyas ve Ulubat göllerli bir akarsu ile sularını Marmara Denizi’ne boşaltır.

    • Gölün Derinliği: Tektonik ve krater göllerinin derinlikleri genellikle fazladır. Dünya’nın en derin gölü tektonik bir göl olan Baykal Gölü’dür. Göl Suyunun Tuzluluğu: Göl sularının içinde çözünmüş halde madensel tuzlar bulunmaktadır. Buharlaşma nedeniyle göl suyunun tuz yoğunluğu artar. Özellikle kapalı havzalarda yüzeyden akış olmadığı için göl suları tuzludur. Örneğin ülkemizdeki Burdur Gölü ve Tuz Gölü’nün suları tuzludur





    GÖL ÇEŞİTLERİ

    a.Tektonik Göller:

    Yer kabuğunun çökmesi veya kırılması neticesinde meydana gelen çukurluklara suların dolmasıyla oluşurlar. Dünya’nın en derin gölü olan Baykal Gölü (1741 m), Lût Gölü, Hazar Gölü ve Çad Gölü yeryüzündeki başlıca büyük tektonik göllerdir.


    Kuş Gölü- Tektonik Göl
    [​IMG]

    Ülkemizdeki başlıca tektonik göller ise şunlardır:

    Marmara Bölgesi’nde; Sapanca, İznik, Ulubat ve Manyas gölleri,
    Ege Bölgesi’nde; Simav Gölü,
    Göller Yöresi’nde; Beyşehir, Eğirdir, Acıgöl, Burdur, Ilgın (Çavuşçu), Akşehir, Eber, Suğla ve Kovada gölleri,
    İç Anadolu Bölgesi’nde; Tuz, Seyfe ve Tuzla gölleri,
    Doğu Anadolu Bölgesi’nde Hazar, Hozapin ve Van gölleri.

    b.Karstik Göller:

    Bu tür göller, kayatuzu, jips, kalker gibi çözünebilen tabakaların bulunduğu sahalarda meydana gelir. Bazı karstik göllerin oluşumunda tektonik olaylar da etkili olmuştur.


    [​IMG]
    Avlan-Karstik Göl

    Karstik göller, ülkemizde en fazla Toros Dağları’nın batı kesiminde bulunur. Buralarda yer alan Kızılören obruk gölü, Kestel, Avlan, Yarışlı ve Salda gölleri tipik birer karstik göldür. Bu göllerimiz sadece, kireçtaşlarının çözülmesiyle oluşan çanaklar üzerinde meydana gelmişlerdir.

    Bununla birlikte, bu alandaki bazı göllerimizin ise oluşumu, tektonik çanaklarda başlamış, karstik olaylarla devam etmiştir. Bu göllerimizin başlıcaları, Beyşehir, Eğirdir, Burdur, Acıgöl, Kovada ve Suğla gölleridir


    c.Volkanik Göller:
    Volkanik faaliyetler esnasında oluşan patlama çukurları içerisinde meydana gelen göllerdir. Başlıca volkanik göllerimiz, Meke Gölü, Acıgöl, Nemrut ve Gölcük gölleri ile Süphan Dağı’nın yan kraterlerinden birinde bulunan Aygır Gölü’dür.


    [​IMG]

    d.Buzul (Sirk) Gölleri:

    Dağ doruklarında, buzulların aşındırmasıyla oluşan ve sirk adı verilen çukurluklarda meydana gelirler. Ülkemizde Sat, Ağrı, Erciyes, Kaçkar ve Bolkar dağları ile Aladağlar üzerinde yer yer bu türden göller bulunmaktadır.

    Set Gölleri

    a.Alüvyal Set Gölleri: Alüvyonlarla akarsuyun önünün kapanması sonucu oluşur. Ülkemizde, Marmara, Çamiçi (Bafa), Köyceğiz, Mogan ve Eymir Gölleri ile Uzungöl bu tür göllerdendir.

    b.Kıyı Set Gölleri: Dalga ve akıntıların taşıdığı malzemeleri koy ve körfezlerin ağız kısmında biriktirmesiyle oluşur. Ülkemizde, Büyük ve Küçük Çekmece gölleri, Durusu (Terkos) gölü, Çukurova deltasındaki Akyatan gölü kıyı set gölleridir.


    [​IMG]

    c.Heyelan Set Gölleri: Heyelan sonucu bir akarsuyun önünün kapanmasıyla oluşur. Tortum, Sera, Abant, Zinav ve Sülük gölleri ile Yedigöller bu tür göllerdendir.

    d.Volkanik Set Gölleri: Volkanizma sonucu vadi önlerinin kapanmasıyla meydana gelir. Van, Erçek, Nazik, Çıldır, Haçlı ve Balık gölleri ülkemizdeki volkanik set gölleridir.

    e.Baraj (Yapay) Gölleri: Yapay göllerimizin en büyükleri, Atatürk, Keban, Karakaya ve Hirfanlı barajlarının gerisinde kurulan göllerdir.
    reykore, kübra963, zekiyim.p ve diğer 5 kişi bunu beğendi.
  6. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.733
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    YERALTI SULARI VE KAYNAKLAR





    Yağışlar sonucu yeryüzüne düşen suların bir kısmı yüzeyden akarken bir kısmı da yeraltına sızarak depolanırlar veya buralarda akış gösterirler. Bunlara Yeraltı Suları denir. Bu suların kendiliğinden yeryüzüne çıktığı yerlere de Kaynak denir.


    Yeraltı suyunun miktarını;


    • Yağış Miktarı


    • Yüzeyin Eğimi


    • Bitki Örtüsü


    • Zeminin Özelliği etkiler.


    Alüvyal Ovalar, Karstik Araziler, Deniz ve Göl Kıyıları yeraltı suyu bakımından zengin alanlardır.


    Kaynaklar
    Kaynaklar yeryüzüne çıkış özelliklerine göre değişirler;

    1-Yamaç Kaynakları: Dağ ve vadi yamaçlarında geçirimli tabakanın yeryüzüne çıktığı yerdir.


    [​IMG]
    Yamaç Kaynağı

    2- Fay Kaynakları: Yeraltı sularının Fay Çatlaklarından yeryüzüne çıktığı kaynaklardır. Bazılarının suları derinlerden geldiği için sıcak olur. Buralara Kaplıca, Ilıca veya Çermik denir.

    3- Karstik Kaynaklar: Kalkerli arazilerin çatlaklarından sızan suların toplanıp yeryüzüne çıkmasıyla oluşur. Bu suların en önemli özelliği kireçli oluşlarıdır.


    [​IMG]
    Karstik Kaynak

    4- Artezyen Kaynakları: Özellikle kıvrımlı sahalardaki çanaklaşmış arazilerde 2 geçirimsiz tabaka arasında kalmış yeraltı suyunun çanağın tabanının delinmesiyle çıkan basınçlı kaynaktır.


    [​IMG]
    Artezyen Kaynak

    5- Gayzer Kaynaklar: Volkanik sahalarda magmanın etkisiyle yeraltı suyunun sıcak su ve buhar olarak dışarı çıkması ile oluşan kaynaklardır. Denizli-Sarayköy de örneğini görmek mümkündür.

    [​IMG]
    Gayzer Kaynak
    altug18, bilim2010, freestyler16 ve diğer 3 kişi bunu beğendi.
  7. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.733
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    TOPRAK OLUŞUMU VE ÇEŞİTLERİ


    TOPRAĞIN HİKÂYESİ

    TOPRAKLARIN OLUŞUMU, KATMANLARI VE ÇEŞİTLERİ



    TOPRAK:


    Toprak taşların parçalanması ve ayrışmasıyla meydana gelen, içerisinde çeşitli canlı kalıntıları, hava ve su bulunan, içerdiği organik madde ve minerallerle bitkilere besin kaynağı olan gevşek yer örtüsüdür. Toprağı oluşturan başlıca unsurlar, kum, kil, kalker, organik maddeler, su ve havadır.


    HUMUS:

    Organik kalıntılar ve özellikle bunları çürümesiyle meydana gelen, mikroorganizmalar açısından zengin olan, organik maddedir.


    [​IMG]

    HORİZON:

    Toprağı meydana getiren katmanlara horizon adı verilir.



    TAŞLARIN PARÇALANMASI



    Bir veya birden fazla mineralin birleşmesiyle oluşan maddelere kayaç (kaya, taş) adı verilir. Yerkürenin temel malzemesini taşlar meydana getirir.


    1.Kimyasal Çözülme:

    Özellikle sıcak ve nemli iklim bölgelerinde meydana gelir. Genel olarak taşların su tarafından eritilmesidir. Bunun sonucunda taşların kimyasal bileşimlerinde değişme meydana gelir. Kimyasal çözülmede temel etkenler, nem miktarı ve sıcaklıktır. Yağış miktarı ve sıcaklığın artması kimyasal çözülmeyi arttırır. Bu nedenlerle en fazla ekvatoral, muson ve okyanusal iklim alanlarında meydana gelir. Kolay çözünen kalker, jips, dolomit ve kaya tuzu gibi karstik taşların fazla olduğu alanlarda kimyasal çözünme daha fazla ve hızlı gerçekleşir.


    2.Fiziksel (Mekanik ) Çözülme:
    Taşların kimyasal yapılarında herhangi bir değişme meydana gelmeden, bağlarının zayıflaması parçalara ayrılarak ufalanmasıdır. En önemli etken, sıcaklık farklarıdır. Sıcaklık farkının artması mekanik çözülmeyi arttırır. Özellikle, çöl ikliminin egemen olduğu alanlarda ve sıcaklık farkının fazla olduğu karasal iklim bölgelerinde etkili olmaktadır. Donma ve çözülme, buz, tuz ve kök çatlaması, ısınma ve kuruma, taşların büzüşüp genleşmesi mekanik çözülmeyi oluşturan başlıca faktörlerdir.



    3.Biyolojik Çözülme:
    Canlı organizmaların salgıladıkları salgılar, organik asitler ve bitki köklerinin taş aralarındaki çatlaklara girerek büyümeleri ve sonuçta taşı parçalamaları ile meydana gelir. Özellikle bitki örtüsünün, ormanların zengin olduğu sıcak ve nemli sahalarda etkili olur.



    TOPRAK OLUŞUMUNU ETKİLEYEN FAKTÖRLER



    1.İklim: Sıcaklık ve yağış toprak oluşumunu etkiler. Sıcaklık taşların ufalanma ve humus oluşum sürecini belirler. Nem, toprak yıkanmasını ve kimyasal çözülme sürecini etkiler. Topraktaki tuz ve kireç miktarını etkiler.



    2.Bitki örtüsü: Kökleri ve organik asitler sayesinde ayrışma sürecini hızlandırır, toprakta organik madde oluşumunu sağlar, humus bakımından zenginleşme imkânı verir, toprakların zemine tutunmasını sağlayarak erozyona uğramasını engeller.



    3.Yer şekilleri:
    Eğim, yükselti ve bakı toprak oluşumunu etkiler. Eğimli arazilerde toprak oluşumu daha yavaştır. Yamaçlarda topraklar erozyon gibi sebeplerden dolayı daha incedir. Yükselti iklim elemanlarının özelliklerini belirleyerek toprak oluşumunda etkili olur. Bakı, güneşlenme süresini ve sıcaklığı etkileyerek toprağın nemliliğini ve dolayısıyla oluşumunu etkiler.



    4.Taşların özelliği(Ana kaya): Toprağı meydana getiren ana kaya, parçalanma sürecini, toprağın rengini, organik bakımdan zenginliğini ve su geçirimlilik oranını etkiler.Başkalaşım taşlardan oluşan topraklar daha su geçirimliliği fazla olan kumlu toprakları oluşturur. Kil ve kireç oranı yüksek olan ana kayalar, koyu renkli geçirimli toprakları meydana getirir.



    5.Zaman: Toprak çok uzun sürelerde oluşumunu tamamlamaktadır. Tam bir toprak oluşumu binlerce yılda gerçekleşmektedir. Oluşum süresi kalınlığı etkiler.



    TOPRAĞI OLUŞTURAN KATMANLAR (HORİZON)



    Toprak kesitinde A, B, C ve D olmak üzere dört katman (horizon)bulunur



    [​IMG]
    TOPRAK KATMANLARI

    A Horizonu: En üstte yer alır. Organik maddeler bakımından zengin ve genellikle koyu renklidir. Su ve besin maddelerinin en fazla bulunduğu, bitkilerin yetiştiği ve köklerinin en fazla yayıldığı katmandır.


    B Horizonu: A katı ile birlikte asıl toprak katını meydana getirir. Üstte yıkanan tuz ve kil gibi maddelerin biriktiği kattır. Bu nedenle bu katmana birikim katmanı adı da verilir



    C Horizonu: Ayrışmanın tam olara gerçekleşmediği, ana kayanın özelliklerini taşıyan büyük parçalardan meydana gelir.


    D Horizonu:Ana kayanın yer aldığı bölümdür.

    TOPRAK ÇEŞİTLERİ




    ZONAL (YERLİ TOPRAKLARI)



    Eğimin az olduğu, düz alanlarda, oluştuğu yerde bulunan topraklardır. Oluştuğu alana ait tüm özellikleri taşırlar. İklim, bitki örtüsü, organizmalar, ana kayanın yapısı ve yer şekillerine bağlı olarak oluşurlar. Bu toprakların oluşabilmesi için yer şekillerinin sade veya hafif engebeli olması iyi bir drenaj sisteminin olması gerekir. Bunlara Klimatik topraklar adı da verilir.



    Laterit Topraklar:

    Ekvator ve dönenceler arasındaki sıcak ve nemli iklim bölgelerinde oluşurlar. Fazla yıkanma nedeniyle humus miktarı az verim düşüktür.



    Tundra Toprağı:

    Kutup altı bölgelerinde görülür. Büyük oranda donmuş haldedir. Yaz mevsiminde erimelere bağlı olarak bataklık halini alır, tarıma elverişli topraklar değildirler.



    Podzol Toprağı:

    Tundra kuşağının güneyinde, soğuk ve nemli bölgelerde iğne yapraklı ormanların yaygın olduğu alanlarda oluşmuşlardır. Aşırı yıkanmaya bağlı olarak besin bakımından fakir, verim değeri düşük olan topraklardır.



    Kahverengi Orman Toprağı:

    Orta kuşağın nemli, ılıman ve geniş yapraklı ormanlarla kaplı sahalarında oluşmuş topraklardır. Humusça zengin, verimli topraklardır.



    Terra-Rossa Toprakları:

    Akdeniz ikliminin etkili olduğu bölgelerde, kalkerli araziler üzerinde oluşan topraklardır. Kalkerin içerdiği demir oksit nedeniyle kırmızı renklidirler.



    Çernozyomlar (Kara Topraklar):
    Orta kuşakta, yarı nemli step sahalarında görülür. Esmer renkli, humus bakımından zengin çok verimli topraklardır.



    Kestane ve Kahve Renkli Step Toprakları:

    Orta kuşakta karaların iç kesimlerinde, az yağış alan step sahalarında oluşur. Humus birikimi az, verimi düşüktür. Özellikle tahıl tarımı için uygundur.



    Çöl Toprakları:

    Humus bakımından fakir topraklardır. Kuraklık ve buharlaşma nedeniyle tuz ve kireç toprak yüzeyini kaplamıştır. Verimsiz topraklardır.





    İNTRAZONAL (ANA KAYANIN ETKİLİ OLDUĞU TOPRAKLAR)



    Bu toprakların oluşumunda özellikle yer şekilleri ve ana materyal etkili olmaktadır. Bu topraklarda çoğunlukla sadece A ve C horizonları bulunmaktadır.


    Halomorfik Topraklar:

    Kurak ve yarı kurak bölgelerde yeraltı sularında eriyik halde gelen tuz ve karbonatların, suyun buharlaşması sonucunda birikmesiyle oluşan toraklardır. Yüzeylerinde tuzun meydana getirdiği beyaz bir kabuk bulunur.



    Hidromorfik Topraklar:

    Su akışının olmadığı bataklık ve sazlık alanlarında toprak sürekli olarak su altında kalır. Su altında hidrojen ve iyon yoğunluğu arttığından topraklarda asitleşme meydana gelir.



    Kalsimorfik topraklar:

    Kireçtaşı marn gibi kireçli ana kayanın etkisine bağlı olarak

    oluşmuş olan topraklardır.

    —Vertisoller: Killi ve kireçli, işlenmesi zor ve su tutma kapasitesi yüksek olan topraklardır.

    —Rendzina: Kireç bakımından zengin, koyu renkli ve işlenmesi kolay olan topraklardır.


    AZONAL (TAŞINMIŞ TOPRAKLAR)



    Toprakların, eğimli sahalarda, oluştuğu ana kaya üzerinden, akarsu, rüzgâr, buzullar ve diğer dış kuvvetlerin etkisiyle taşınarak, eğimin azaldığı yerlerde birikmesiyle oluşur. Alüvyon, lös, moren, kolüvyal, litosoller ve regoseller taşınmış topraklardır. Taşınmış topraklar, organik ve mineraller bakımından zengin topraklardır.



    Alüvyon:
    Eğimli sahalardan akarsu ve sel sularının aşındırarak taşıdığı ince malzemelerin akarsuların eğiminin ve taşıma gücünün azaldığı alanlarda birikmesiyle meydana gelirler. Mineral bakımından zengin topraklardır. Geniş tabanlı vadilerde, deltalarda ve ova tabanlarında yaygın olarak bulunurlar. Tarımsal değeri büyüktür. Yurdumuzun en verimli tarım alanları alüvyonların bulunduğu alanlardır.


    Devamlı olarak taşkın ve millenmeye uğrayan delta sahlarında ve taşkın ovarlarımızda bu topraklara sıkça rastlanır. Buralar Çukurova, Asi, Göksu, Köyceğiz, Büyük ve Küçük Menderes, Gediz, Bakırçay, Sakarya, Bafra, Çarşamba, delta ovaları ile Konya ovasının kenarları Muş, Erzurum, Erba ve Niksar ovalarının merkezi kesimlerinde. Alüvyal topraklar akarsular tarafından taşındıkları için ince ve mil boyutundadır. Bu topraklar dikey yönde çok fazla değişiklik gösterirken yatay yönde pek değişiklik göstermezler.



    Lös:

    Rüzgârların taşıdıkları kurak ve yarı kurak bölgelerde bulunan topraklardır.



    Moren:

    Buzulların taşıdığı topraklardır. Yüksek dağlık alanlarda ve kutup bölgelerinde

    bulunan topraklardır. En az bulunan toprak çeşididir.



    Kolüvyal Topraklar:

    Dağlık alanlarda ayrışan materyalin dağ eteklerinde birikmelerine bağlı olarak oluşan topraklardır.

    Dağların eteklerinde ve yamaçlarında taşınan toprakların birikmesiyle oluşurlar. Bu topraklar iri taneli bir görünüme sahiptir. Bu topraklar bağ bahçe tarımına uygundur. Üzerlerinde ormanlar yetişebilir.



    Litosol:


    Kolüvyal alanlarda ince malzemelerin taşınmasıyla geriye kalan taşlı topraklardır.

    Dağlık alanların eğimli yamaçlarında aşınmanın sürekli devam etmesi nedeniyle ana materyalin çözünmesinden oluşmuş topraklardır. Bu topraklar her dağlık alanın eğimli yamaçlarında oluşamaz ancak anakayanın kalker mermer gibi taşarlın olması gerekir. Bu topraklar tarım için elverişli değildir ve üzerlerinde bitki örtüsü yoktur. Ülkemizde bu topraklara Akdeniz bölgesinde Taşeli platosunda Boz dağlarda Bitlis dağlarında İç ve Doğu Anadolu’daki volkanik konilerde rastlanır.





    Regosol:

    Volkanik arazilerde kolüvyal depolar üzerinde oluşan kumlu topraklardır.

    Kumlu depolar üzerinde bulunan topraklardır. Çoğunluğu kum boyutunda olan asitik karakter gösteren volkanik arazilerde oluşmuşlardır. İç ve Doğu Anadolu bölgesindeki volkanik arazilarde bu topraklara rastlanır. Bu topraklar kumlu oldukarı için bünyelerinde su barındıramazlar suyu hemen alt tabakaya geçirirler. Bu sebepten dolayı toprakta humuslaşma meydana gelemez ve bununda sonucu olarak toprak verimsizdir. Bu toprakların kumlu olması yumrulu bitkilerin yetişmesi için elverişlidir
    TheDeadMan, burhan1, crazy* ve diğer 5 kişi bunu beğendi.
  8. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.733
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    Bitkiler


    DÜNYAYI KAPLAYAN ÖRTÜ:

    BİTKİLER

    Dünya Bitki Örtüsü Haritası

    [​IMG]

    Yeryüzünde Bitki Örtüsünün Dağılışını Etkileyen Faktörler

    1-İklimin Etkisi

    a)Yağış Faktörü:


    Yağış bir yerdeki bitki yoğunluğunu yani bitkilerin ot, çalı veya ağaç olmasını ve bunların miktarının az ya da çok olmasını belirler.

    Her bitkinin istediği su miktarı farklıdır. Yağışlı bölgelerde gür bitki toplulukları görülürken kurak bölgelerde bitki örtüsü seyrekleşir, çöllerde kurakçıl ve seyrek bazı otlara ve çalılara rastlanır.

    b)Sıcaklık faktörü:

    Bitkilerin gelişebilmesi için belli bir sıcaklığın olması gerekir. Sıcaklık bir yerdeki bitki türlerini belirler örneğin ağaçların iğne yada geniş yapraklı olmasını belirler. Sıcak orta kuşakta her tür bitki yetişme alanı bulabilirken soğuk kutup bölgelerinde ve yükseklerde düşük sıcaklık şartları nedeniyle bir çok bitkiye rastlanmaz.

    2-Yer Şekillerinin Etkisi

    Dağ sıraları ve dağların uzanışı bitki örtüsünün yayılışını etkiler. Kıyıya paralel uzanan dağlar deniz etkisini iç kesimlere sokmadığı için iç kesimler bitki bakımından fakirleşirken, dağların denize bakan yamaçları daha zengin bitki örtüsüne sahip olur.

    Yükseklere çıkıldıkça sıcaklıklar azaldığı için bitki örtüsü türü ve yoğunluğu azalır. Belli bir yükseltiden sonra artık bitki yetişmez.

    Eğimli yamaçlarda gür bitki örtüsü görülür çünkü düz alanlar insanlar tarafından işgal edilmiştir.

    Bakı bitki örtüsünün yayılışında en önemli faktörlerden birisidir. Güneşe dönük yamaçlar uygun sıcaklık şartları sayesinde hem bitki türü hem de bitki yoğunluğu bakımından daha zengindir.

    3-Toprak Faktörü



    Bitkiler kökleriyle toprakta tutunur ve gıdalarını topraktan alırlar. Bu nedenle yeterli kalınlıkta toprak örtüsü olmayan yerlerde bitkilerde yaşayamaz.

    Toprağın yapısı; Toprağın yapısı, üzerinde yetişen bitki türünü belirleyebilir.

    Toprağın dokusu; Toprağın sık ya da gevşek oluşu bitki oluşumunu etkiler

    4-Biyotik Faktörler

    Tarih boyunca insanlar yaşam faaliyetleri nedeniyle çevrelerindeki bitki örtüsünü sürekli değiştirmişlerdir. İnsanların bitki örtüsü üzerindeki etkileri daha çok olumsuz olmuştur.

    İnsanlar, çeşitli açılardan bitki örtüsü üzerinde etkili olmuştur.

    Olumsuz etkiler

    Savaşlar, Tarım alanı açma, Yakacak ihtiyacı, Orman yangınları, Hayvan

    otlatma, Yol yapımı, Orman alanlarını imara açma, Sanayileşme

    Olumlu Etkiler

    Bitki türlerinin yayılması, Bitki türlerinin korunması, Bitki türlerinin geliştirilmesi, Çeşitli hayvan türleri bitkilerin farklı yörelere taşınması sayesinde bitki yayılışına etkide bulunur. Bitkilerin tozlaşmasına katkıları vardır (Meyve bahçelerinde arı bulundurulması)



    Yeryüzünde Oluşan Bitki Formasyonları

    Ağaç Formasyonu

    [​IMG]

    Ormanların temel unsuru ağaçtır. Ağaçların oluşturduğu topluluklara orman denir.

    Yağış, sıcaklık ve toprak şartlarının elverişli, yetişme devresinin uzun olduğu her yerde ağaç yetişir. Yağış azlığı, şiddetli buharlaşma ağaç yetişmesine engel olur. Ormanların temel unsurudur.

    Başlıca Orman Türleri

    Yaprak biçimine göre: yayvan yapraklı ormanlar, iğne yapraklı ormanlar



    1-Ekvatoral Yağmur Ormanları

    2-Muson Ormanları

    3-Orta Kuşağın Karışık Ormanları

    4-Tayga Ormanları




    Çalı Formasyonu

    Maki, Garig ve Psödomaki

    Maki


    Karakteristik özellikleri, kışın yapraklarını dökmemeleri ve yaz kuraklığına dayanıklı olmak için yaprak, gövde ve kök sistemlerinin su kaybını önleyecek yapıda olmalarıdır. Genelde Akdeniz ikliminin hakim olduğu yerlerde ve orman tahribinin yoğun olduğu sahalarda ince gövdeli, sert, bazen kenarları dikensi, cilalı daimi yeşil yapraklı 2-3 m. boyları olan, çalı görünüşlü ya da ağaççık şeklindeki bitki toplulukları maki formasyonu olarak adlandırılır

    [​IMG]

    Başlıca Maki Türleri

    Filarya, Zakkum, Laden, Katırtırnağı, Ardıç Sumak, Harnup (keçi boynuzu),

    Sandal, Mersin, Kocayemiş, Pırnal Meşesi, Funda, Defne, Menengiç Sakız ağacı,

    Ilgın, Yabani zeytin,(deli, delice)



    Garig

    Garig formasyonu, Akdeniz ikliminin hakim olduğu alanlarda ancak toprak şartlarının daha elverişsiz eğimlerin daha fazla ve yağışların daha az olduğu kesimlerde ayrıca makilerin tahrip olduğu sahalarda görülür.. Bunlar son derece kurakçıl bitki topluluklarıdır.


    [​IMG]
    altug18, freestyler16 ve ciddi bunu beğendi.
  9. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.733
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    Başlıca türleri kermez meşesi, akçakesme, kekik, adaçayı,laden, katran ardıçı ve gevendir.

    Psödomaki(Yalancı maki-yalancı çalı)

    Ormanların tahrip edildiği yerlerde oluşan yalancı çalı türleridir. Kışın yapraklarını dökerler.


    [​IMG]


    Ot Formasyonu

    İklim,toprak ve yer şekilleri gibi şartların ağaç yetişmesine olanak vermediği yerlerde, belirli zamanlarda yağan yağışa veya tamamı toprağın derinliklerine sızmayan suya bağlı olarak yetişen ot cinsinden bitkilerin oluşturduğu topluluktur.

    Savan

    Savanlar uzun süre yeşil kalan , gür ve uzun boylu ot topluluklarıdır. Savan bitki örtüsü içinde yer altı sularının yüzeye çıktığı yerlerde ve akarsu boylarında ormanlar görülür.


    [​IMG]

    Kurak mevsimin uzun sürdüğü tropikal bölgelerde görülen, tek tük ağaçlar serpili büyük çayırlardan oluşan bitki topluluğu, Güney Afrika'da ve Doğu Afrika'da başlıca bitki topluluğu olan, boyları yer yer iki metreyi bulabilen köksaplı bitkilerden ve buğdaygillerden oluşur.

    Step(Bozkır)

    İlkbahar yağışlarıyla yeşeren, yaz başlarında kuruyan küçük boylu ot topluluğudur.

    [​IMG]

    Bozkır bitki örtüsü içinde geven , deve dikeni, gelincik, çoban yastığı gibi bitkiler yer almaktadır. Yağışların daha az mevsimler arasındaki sıcaklık farklarının daha fazla olduğu alanlar ot formasyonunun geliştiği sahalardır. Steplerin bir kısmı doğal olurken bir kısmı da ormanların insanlar tarafından tahribi sonucu ortaya çıkmıştır. (Bu şekilde oluşan bozkıra Antropojen Bozkır denir)İç Anadolunun orta bölümü (Konya ve Ereğli havzaları, Tuz gölü çevreleri) asıl step sahasıdır.

    Step formasyonunun gelişme gösterdiği bu bölümde yağışlar 250 mm. altına düşer.

    Bu sahada görülen bitkiler kendilerini kurak şartlara son derece adapte etmişler ve keçe gibi tüylü dikenli, az yapraklıdırlar.

    Çayır

    Çayırlar genellikle düz ve taban suyu yüksek olan taban arazilerde teşekkül etmişlerdir. Toprak uzun süre nemli olduğundan bitki örtüleri sık ve yüksek boyludur

    [​IMG]

    Sık ve yüksek boylu olan bitki örtüleri sıkı bir çim kapağı meydana getirerek toprağı sıkıca tutar.

    Aktif büyüme döneminde yapraklar tüm yüzeyi kapatır.

    Biçilerek değerlendirilen bu alanlardan elde edilen ot kış aylarında hayvanlara verilir.
    altug18 bunu beğendi.
  10. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.733
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38
    Alpin Çayırlar

    Genellikle dağların yüksek kesimlerinde orman örtüsünün üst sınırından sonra ortaya çıkan ot örtüsüdür olarak bilinir. Ülkemizde Alpin çayırlar dağların 2100 m. den sonraki kesimlerde görülmeye başlar.

    [​IMG]

    İlkbahar ve yaz mevsimlerinde karların erimesi ile ortaya çıkan bu çayırlar rengarenk açan çiçekleri yanında yer yer de 1 m.'yi bulan uzun boyları ile dikkat çekerler.

    Tundra

    Yosun ,ot ve cılız çalılıklardan oluşan bitki örtüsüdür. Tundra, kutba en yakın bitki örtüsüdür.

    [​IMG]


    Kuzey ülkelerinde rastlanan, yapısına likenlerin de katıldığı bodur ot toplulukları. Tundralar yılın dörtte üçünden uzun bir süre karlarla örtülü kalır. Bunun için kutup bölgesi dışında yetişen bazı ağaçlara burada ancak bodur çalılar halinde rastlanır. Kutup söğüdü ve bodur huş bunlara misal verilebilir.

    Hakim bitki topluluklarını karayosunları ve likenler (Ren geyiği likenleri vs.) meydana getirir.



    Dünya üzerindeki iklim tiplerine bağlı olarak bitki örtüsü ekvatordan kutuplara doğru



    Geniş yapraklı ormanlar

    Savanlar

    Kaktüs

    Bozkır

    Maki

    Orman-çayır

    İğne yapraklı ormanlar

    Tayga ormanları

    Tundra



    Şeklinde sıralanır.

    Her bitkinin kendine has bir iklim özelliği vardır. Başka bir ifadeyle benzer iklim şartlarında benzer bitki türleri görülür.(kutup iklimi hariç)

    Farklı bölgedeki iklimin benzerliği tabii bitki örtüsünün benzerliğini kanıtlar.

    Yer şekillerinin kısa mesafeler dâhilinde değişmesi bitki örtülerinin de kısa mesafeler dâhilinde değişmesini sağlar.

    Bitki örtüleri yeryüzüne dağılışlarında aralıksız kuşaklar oluşturmazlar.

    Enlem farkı arttıkça ve farklı enlemlerden oluştukça bitki örtüsüde çeşitlenir.

    Bitki örtüsü iklimin bir nedeni değil iklimin bir sonucudur.

    Bitki Topluluklarının Coğrafi Dağılışı

    Ekvatoral yağmur ormanları

    Amazon Havzası, Senegal’den Gine körfezine kadar olan saha

    Kongo Havzası, Güneydoğu Asya adaları



    Muson Ormanları

    Güneydoğu ve Doğu Asya’da Hindistan, Japonya, Tayland, Vietnam,Endonezya, Doğu Çin, Kore, Avustralya’nın kuzeybatısı, Filipinler, Güneydoğu Afrika


    Orta Kuşağın Karışık Ormanları

    Batı Rüzgarları sebebiyle Ilıman Kuşak karalarının batısında görülür (Batı ve K.Batı Avrupa, Amerika’nın batısı). Yurdumuzda ise Karadeniz kıyılarında etkilidir



    Tayga OrmanlarıDeniz etkisinden uzak kara içlerinde ve ılıman kuşak karalarının doğu kıyılarında (soğuk su akıntısından dolayı) görülür. Orta ve doğu Avrupa Asya’nın kuzeyi(Sibirya) Kanada ve ABD nin kuzeyinde görülür.



    Maki

    Akdeniz’e kıyısı olan ülkeler (Libya, Mısır ve Lübnan hariç. Buralarda görülmeme sebebi yer şekillerinin engebesiz olmasıdır.), Avustralya’nın güneybatısı, G. Afrika Cumhuriyetinde Kap bölgesi, Şili’nin orta kesimleri Kuzey Amerika’da Kaliforniya çevresinde etkilidir.

    En geniş anlamıyla 30-40 derece enlemleri arasında kıtaların özellikle batı kıyıları



    Savan

    Güney ve Orta Afrika, Sudan,Güney Amerika‘da Brezilya’daVenezüella, Kolombiya, Peru ve Bolivya’da etkilidir. Ekvatoral iklim ile çöl iklimi arasında

    (10-20° kuzey ve güney enlemleri arasında görülür)


    Bozkır(Step)

    Sıcak ve ılıman kuşak kara içlerinde görülür.

    Yurdumuzda İç Anadolu Bölgesinde ve Ergene Bölümünde görülen karasal iklim buna örnektir.



    Çayır

    Batı Rüzgarları sebebiyle Ilıman Kuşak karalarının batısında görülür (Batı ve K.Batı Avrupa, Amerika’nın batısı).

    Alpin çayırlar dağların yüksek kesimlerinde görülür



    Tundra

    Sibirya, İskandinavya Yarımadasının kuzeyinde, Kanada’nın kuzeyinde,

    Grönland adasının kıyı kesimleri.Yaklaşık olarak 70-80 enlemleri çevresinde görülür.Güney yarımküredeki etki alanı KYK dekine oranla çok azdır bunun nedeni GYK de okyanusların geniş alan kaplamasıdır.



    Çöl Bitkileri

    Kızılkum (Özbekistan), Karakum (Türkmenistan), Gobi (Moğolistan), Taklamakan (Çin) , Arizona (A.B.D) çölleri,Kuzey AfrikaArap yarımadası

    Avustralya’nın iç kesimleri
    42akarakus42, altug18, nurvildan ve diğer 4 kişi bunu beğendi.
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş