10. Sınıf edebiyat kitabı 120-137 arası cevaplar

Konu 'Edebiyat 10.Sınıf' bölümünde SevdaAslan tarafından paylaşıldı.

  1. SevdaAslan

    SevdaAslan Üye

    Katılım:
    13 Şubat 2012
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    Ödevim dolayısıyla 120-137 sayfaları arasındaki sorular cevap bekliyorum. Şimdiden teşekkür ederim :):confused:
  2. Desert Rain.*

    Desert Rain.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.421
    Beğenileri:
    2.918
    Ödül Puanları:
    0
    [FONT=&quot]SAYFA 117
    1.
    AHENK UNSURLARI
    Ölçü: [/FONT]
    [FONT=&quot]Aruz ölçüsü: mefâîlün / mefâîlün / mefâîlün / mefâîlün kalıbıyla[/FONT]
    [FONT=&quot]Uyak: [/FONT][FONT=&quot]Aşağıda belirtilmiştir.[/FONT]
    [FONT=&quot]Redif: [/FONT][FONT=&quot]Aşağıda belirtilmiştir.[/FONT]
    [FONT=&quot]Sese dayalı sanatlar: [/FONT][FONT=&quot]İlk beyitte “m ve n” seslerinin tekrarıyla aliterasyon vardır.Diğer beyitlerdeki aliterayonları (ünsüz harf tekrarlarını)bulunuz.[/FONT] [FONT=&quot]Ayrıca 5.beyitte olan ahar su kelimelerinin yazılışları aynı anlamları ayrı olduğu için bunlar arasında cinas sanatı söz konusudur.[/FONT]
    [FONT=&quot]YAPI UNSURLARI
    Nazım Birimi: [/FONT]
    [FONT=&quot]beyit[/FONT]
    [FONT=&quot]Nazim birimi sayısı: [/FONT][FONT=&quot]7[/FONT]
    [FONT=&quot]Uyak şeması: [/FONT][FONT=&quot]aa / ba /ca / da / ea / fa /ea[/FONT]
    [FONT=&quot]TEMA: [/FONT][FONT=&quot]sevgiliye olan aşk ve ona kavuşamamanın verdiği acıdır.[/FONT]
    [FONT=&quot]NAZIM TÜRÜ: [/FONT][FONT=&quot]GAZEL

    [/FONT]
    [FONT=&quot]2.[/FONT][FONT=&quot]Gazelde işlenen aşk teması somut ifadelerle ifade edilmiştir. Örneğin şair sevgiliye kavuşma arzusunu mumla somutlaştırmıştır.Yine gazelde aşık durumunu bir hastaya benzetiyor, tıpkı bir hastanın doktordan deva beklemesi gibi sevgiliden deva bekliyor.[/FONT]

    [FONT=&quot]3.Gazel divan edebiyatının en yaygın kullanılan nazım biçimidir. Önceleri Arap edebiyatında kasidenin tegaüzzül adı verilen bir bölümü iken sonra ayrı bir biçim halinde gelişmiştir. Arapça'da "Kadınlarla Âşıkça söyleşi" manasına gelmektedir. İlk Gazel'i 530'da ölen İmruü'l-Kays'ın yazdığı söylenmektedir. İlk dönemlerde (İslam dininin ilk dönemlerinde) fazla ilgi görmemekle birlikte tepkiler de toplayan gazel daha sonra İran edebiyatında çok büyük ilgi görmüş ve Osmanlı Edebiyatı'na da buradan geçiş yapmıştır. Osmanlı Edebiyatı'nda gazelin en güzel örneklerini Fuzuli,Baki, Şeyhülislam Yahya, Nabi,Nedim,Şeyh Galib vermiştir.[/FONT]

    --[FONT=&quot]Gazel beyit denilen ikili dizelerden oluşur.[/FONT]
    --[FONT=&quot]konusu genellikle liriktir.[/FONT]
    -[FONT=&quot]-Gazelin beyit sayısı 5-15 arasında değişir. Daha fazla beyitten olaşan gazellere müyezzel ya da mutavvel gazel denilir.[/FONT]
    -[FONT=&quot]-Gazelin ilk beyti "matla", son beyti ise "makta" adını alır.[/FONT]
    --[FONT=&quot]Matla beytinin dizeleri kendi aralarında uyaklıdır (musarra). Sonraki beyitlerin ilk dizeleri serbest ikinci dizeleri ilk beyitle uyaklı olur (aa, ba, ca ...). Birden fazla musarra beytin bulunduğu gazel zü'l-metali, her beyti musarra olan gazel ise müselsel gazel adıyla bilinir.[/FONT]
    --[FONT=&quot]İlk beyitten sonraki beyte "hüsn-i matla" (ilk beyitten güzel olması gerekir), son beyitten öncekine "hüsn-ü makta" (son beyitten güzel olması gerekir) denir.[/FONT]
    -[FONT=&quot]-Gazelin en güzel beyti ise beytü'l-gazel ya da şah beyit adıyla anılır. Bunun yeri ya da sırası önemli değildir. Bazı gazellerin matlasını oluşturan dizelerden birinci ya da ikincisinin matlası ikinci dizesi olarak yenilenmesine "redd'i-matla" denir. Şair mahlasını (şairin takma adı, ya da tanındığı ad) maktada ya da "hüsn-ü makta"da söyler. Bu durumda beyit ikinci bir adla "mahlas beyti" ya da "mahlashane" olarak anılır. Şairin mahlasını tevriyeli kullanmasına hüsn-ü tahallüs denir.[/FONT]
    -[FONT=&quot]-Dize ortalarında uyak bulunan gazele musammat, sonu getirilmemiş ya da beyit sayısı 5’in altında bulunan gazellere de "natamam" gazel denir. Başka şairlerin birkaç dize ekleyerek bend biçimine dönüştürdüğü gazellere "tahmis", "terbi" adı verilir. Bütün beyitlerinde aynı düşüncenin ele alındığı gazeller "yek ahenk gazel", her beyti öncekinden ustalıklı biçimde söylenmiş gazeller de "yek avaz gazel" olarak adlandırılır.[/FONT]
    -[FONT=&quot]-Gazeller konularına göre de çeşitli isimlerle tanımlanır. Aşka ilişkin acı, mutluluk gibi içli duyguların dile getirildiği gazeller "aşıkane", içki, yaşama boş verme, yaşamdan zevk alma gibi konularda yazılanlara "rindane", Yalnızca kadından bahseden gazeller "Şuhane", Öğretici konuları öğüt verici biçimde işleyenlere "Hakimane" denir.[/FONT]
    --[FONT=&quot]Aşıkane gazellere en iyi örnek Fuzûlî’nin gazelleri, rindane gazellere en iyi örnek ise Bâkî’nin gazelleridir. Kadını, içkiyi ve ten zevklerini konu edinen gazeller ise, örneğin Nedîm’in gazelleri, "şuhane", öğretici nitelikli gazellere, örneğin Nâbî’nin ve Gülşehri'nin gazelleri, "hakimane gazel" denir. Ayrıca felsefi konularda yazılmış gazeller de vardır.[/FONT]
    --[FONT=&quot]Gazeller eskiden bestelenerek okunurdu. Özelikle bestelenmek için yazılmış gazeller de vardır. Gazelleri makamla okuyan kişilere "gazelhan", gazel yazan usta şairlere ise "gazelsera" adı verilir.[/FONT]
    -[FONT=&quot]-Gazel, Türk müziğinde ise şiirin bir hanende tarafından doğaçtan seslendirilmesidir. Sesle taksim olarak da bilinir.[/FONT]

    [FONT=&quot]2.ETKİNLİK:[/FONT]
    [FONT=&quot]Matla beyiti: [/FONT][FONT=&quot]Gazelin ilk beyitine matla((doğuş yeri)denir. Matla beytinin dizeleri kendi aralarında uyaklıdır.(aa)[/FONT]
    [FONT=&quot]Hüsnü matla: [/FONT][FONT=&quot]Matla beyitinden sonra gelen beyite hüsn-i matla[/FONT]
    [FONT=&quot]Beytü’l gazel: [/FONT][FONT=&quot]Gazelin en güzel beyitine beyt'ül gazel denir.Buna şah beyit de denir.[/FONT]
    [FONT=&quot]Hüsnü makta: [/FONT][FONT=&quot]makta beyitinden bir önceki beyite hüsn-i makta denir.[/FONT]
    [FONT=&quot]Makta beyiti: [/FONT][FONT=&quot]Gazelin son beyitine makta (bitiş, kesiliş yeri) denir.[/FONT]
    [FONT=&quot]Taç beyit:[/FONT] [FONT=&quot]Şairin isminin geçtiği beyte taç beyit denir.

    [/FONT][FONT=&quot]SAYFA 119:[/FONT] [FONT=&quot]3.ETKİNLİK:
    [/FONT]
    [FONT=&quot]Matla beyiti:[/FONT][FONT=&quot] Meni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı [/FONT] [FONT=&quot]Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı[/FONT]
    [FONT=&quot]hüsnümatla:[/FONT][FONT=&quot] Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan [/FONT] [FONT=&quot]Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı[/FONT]
    [FONT=&quot]Beytü’l gazel:[/FONT][FONT=&quot] Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım [/FONT] [FONT=&quot]Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı[/FONT]
    [FONT=&quot]Hüsnümakta:[/FONT][FONT=&quot]Değüldüm ben sana mâil sen ettin aklımı zâil [/FONT] [FONT=&quot]Beni tan eyleyen gafîl seni görgeç utanmaz mı[/FONT]
    [FONT=&quot]Makta beyiti:[/FONT][FONT=&quot] Fuzûlî[/FONT][FONT=&quot] rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır [/FONT] [FONT=&quot]Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı[/FONT]
    [FONT=&quot]Taç beyit:[/FONT][FONT=&quot]Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır [/FONT] [FONT=&quot]Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı[/FONT]

    [FONT=&quot]3.[/FONT][FONT=&quot]Gazeldeki gerçek anlamı dışında kullanılan söz ve söz grupları:[/FONT]
    -[FONT=&quot]murâdım şem'i yanmak: [/FONT][FONT=&quot]isteğinin gerçekleşmesi[/FONT]
    -[FONT=&quot]bîmar: [/FONT][FONT=&quot]gerçek anlamı hasta gazelde ise aşık ,aşk derdine düşen anlamında…[/FONT]
    -[FONT=&quot]Gözlerinden kanlı yaş akmak:[/FONT][FONT=&quot]Aşk acısından dolayı acı ve ıstırap çekmek[/FONT]
    -[FONT=&quot]Kara:[/FONT][FONT=&quot]gerçek[/FONT] anlamı siyah renk ; gazelde kara baht: kötü talih, kısmet, kader
    -[FONT=&quot]Ruşen :[/FONT][FONT=&quot]aydın, parlak; belli, meydanda. Gazelde sevgiliye sevdiğini belli etmek, açıklamak anlamında…[/FONT]

    [FONT=&quot]4.)Benzer ifadeler:[/FONT][FONT=&quot] . Şairin kanlı göz yaşlarını ilk baharda bulanık akan sulara benzetmesi[/FONT]
    [FONT=&quot]Âşığın , sevgilinin gül yanağına karşı kanlı göz yaşı dökmesi[/FONT]
    [FONT=&quot]sevgilinin gül yanağı yüzünden gözünden kanlı yaş gelmesinin sebebini bir başka olaya gül mevsiminin gelmesine ve bu mevsimde suların akmasına bağlanması[/FONT]
    [FONT=&quot]“Kara bahtım uyanmaz mı?” sorusu ile cansız bir kavrama insana mahsus bir özelliği yüklemesi
    [/FONT]
    [FONT=&quot]Şairin kendisini aşk yüzünden deli, divāne olmuş bir rinde benzetmesi[/FONT]
    [FONT=&quot]Bu örneklerden hareketle Divan şiirinde gözlem önemlidir.[/FONT]

    [FONT=&quot]EK BİLGİ:[/FONT][FONT=&quot]Dîvan şâirlerinin eserlerini incelediğimiz zaman, sıradan veya çok kötü bir şâir değillerse, bir sanatkârda olması gereken özellikleri taşıdıklarını tespit edebiliyoruz. Dîvan şâirinin en dikkate değer özelliği iyi bir gözlemci olmasıdır. Tabiatı ve çevresini son derece dikkatle gözleyen ve bu gözlemlerini hayâl ve sanatkârlık gücüyle kaynaştırıp, bilgi ve sanat anlayışıyla, vezin, nazım şekli ve [/FONT]
    [FONT=&quot]tercih ettiği dili kullanarak, tadına doyum olmayan, dantel gibi işlenmiş eserler meydana getirdiklerini görüyoruz. Temelinde şâirin yaşadığı sosyal ve tabiî çevrenin izlenimleri bulunan bu şiirler elbette ki bu çevrelerle sıkı sıkıya bağlı ve eğitim ve kültür seviyesi ne olursa olsun, o çevre içinde yaşayan herkesin ilgi ve beğenisini kazanabilecek özellikleri taşıyan sanat eserleridir. Dîvan şiiriyle ilgili olarak bugüne kadar yapılmış olan tahlil ve şerh çalışmalarını incelediğimiz zaman görüyoruz ki Dîvan şâiri günlük hayatında kullandığı ve çevresinde gördüğü, iğneden ipliğehemen hemen her şeyi, şiirinde kullanmıştır. Bu da Dîvan şâirinin hayata ve çevresine nasıl sıkı sıkıya bağlı, onunla bir bütünlük içinde olduğunun en önemli delillerinden biridir. Bütün bu malzemenin Dîvan şiirinin genel karakteri ve prensipleri dahilinde kullanılması tabiî bir hadisedir. Çünkü her edebî tarzın kendine has tercihleri vardır. Bu da bir tarza sahip olmanın gereğidir.( Doç. Dr. M. Nejat Sefercioğlu)[/FONT]


    [FONT=&quot]5.
    [/FONT]
    [FONT=&quot]1.beyit [/FONT][FONT=&quot]yakınma[/FONT]
    [FONT=&quot]2.beyit [/FONT][FONT=&quot]sitem[/FONT]
    [FONT=&quot]3.beyit [/FONT][FONT=&quot]Şüphe, korku[/FONT]
    [FONT=&quot]4.beyit [/FONT][FONT=&quot]Talihe şikayet[/FONT]
    [FONT=&quot]5.beyit [/FONT][FONT=&quot]Aşk acısı[/FONT]
    [FONT=&quot]6.beyit [/FONT][FONT=&quot]Sevgilinin güzelliği[/FONT]
    [FONT=&quot]7.beyit[/FONT] [FONT=&quot]Aşk

    [/FONT]
    [FONT=&quot]6.[/FONT][FONT=&quot]İlişkilidir.
    ANA TEMA:
    AŞK [/FONT]

    [FONT=&quot]SAYFA 120: [/FONT]
    [FONT=&quot]7.[/FONT][FONT=&quot]Konu bütünlüğü(edebiyatfatihi.blogspot.com) olduğu için yek-ahenk gazeldir.[/FONT]

    [FONT=&quot]4.ETKİNLİK:
    [/FONT]
    Kamu bîmârına cânân / deva-yı derd eder ihsan
    Niçün kılmaz bana derman / beni bîmar sanmaz mı

    d - Kamu bîmârına cânân
    d
    - deva-yı derd eder ihsan_______“an” tam uyak
    d
    - Niçün kılmaz bana derman
    b
    - beni bîmar sanmaz mı

    Şeb-i hicran yanar cânum / töker kan çeşm-i giryânum
    Uyarur halkı efgânım / kara bahtum uyanmaz mı

    e
    - Şeb-i hicran yanar cânum
    e
    - töker kan çeşm-i giryânum
    e
    - Uyarur halkı efgânım
    b
    - kara bahtum uyanmaz mı
    “um” redif ; “ân” zengin uyak



    Gûl-i ruhsârına karşu / gözümden kanlu akar su
    Habîbim fasl-ı güldür bu / akar sular bulanmaz mı

    f - Gûl-i ruhsârına karşu
    f - gözümden kanlu akar su________“u” yarım uyak
    f - Habîbim fasl-ı güldür bu
    b - akar sular bulanmaz mı

    Gâmum pinhan dutardum men / didiler yâre kıl rûşen
    Disem ol bî-vefâ bilmen / inanır mı inanmaz mı

    g - Gâmum pinhan dutardum men
    g - didiler yâre kıl rûşen
    g - Disem ol bî-vefâ bilmen
    b - inanır mı inanmaz mı
    “en” tam uyak

    Değüldüm men sana mâ’il /sen ettin aklımı zâil
    Beni tan eyleyen gâfil / seni görgeç utanmaz mı

    h - Değüldüm men sana mâ’il
    h - sen ettin aklımı zâil
    h - Beni tan eyleyen gafil
    b - seni görgeç utanmaz mı
    “il” tam uyak

    Fuzûlî rind-i şeydâdır/ hemîşe halka rüsvâdur
    Sorun kim bu ne sevdâdur / bu sevdâdan usanmaz mı

    I - Fuzûlî rind-i şeydâdur
    I - hemîşe halka rüsvâdur
    I - Sorun kim bu ne sevdâdur
    b - bu sevdâdan usanmaz mı
    “dur” redif ; “â” tam uyak (uzun hece olduğu için iki ses)

    UYARI: GAZELDE HER BEYİTİN SON DİZESİNİN KENDİ ARASINDA UYAKLI OLDUĞUNU UNUTMAYINIZ.

    [FONT=&quot]8.[/FONT]
    -[FONT=&quot]Şiir tekniği çok kuvvetlidir.[/FONT]
    -[FONT=&quot]Divan şiirinin en güçlü şairlerindendir.[/FONT]
    -[FONT=&quot]Şiirlerinde Azeri Türkçesinin özellikleri görülür.[/FONT]
    -[FONT=&quot]Tasavvufiunsurları da işlemiştir.(bu gazelinde de vardır.)[/FONT]
    -[FONT=&quot]Derin ve samimi çok lirik bir aşk şairidir.[/FONT]
    -[FONT=&quot]Konuşma dilinde çok rastlanan ikinci kişiye hitap, seslenme biçimindeki kullanımlara yer vermiştir.[/FONT]
    -[FONT=&quot]Son derece sanatlı , süslü ahenkli bir dili vardır.[/FONT]
    -[FONT=&quot]Bu gazel Fuzuli’nin sanat anlayışını gayet güzel yansıtmaktadır.[/FONT]


    [FONT=&quot]SAYFA 121:[/FONT]
    -[FONT=&quot]İstifham (soru sorma sanatı)[/FONT]
    -[FONT=&quot]Teşbih[/FONT]
    -[FONT=&quot]Mübalağa[/FONT]
    -[FONT=&quot]Hüsn-i talil[/FONT]
    -[FONT=&quot]Mecaz[/FONT]
    -[FONT=&quot]Tenasüp[/FONT]
    -[FONT=&quot]Tezat[/FONT]
    -[FONT=&quot]Teşhis[/FONT]
    -[FONT=&quot]Tenasüp[/FONT]
    -[FONT=&quot]Teşbih[/FONT]
    -[FONT=&quot]Hüsn-i talil[/FONT]
    -[FONT=&quot]Telmih[/FONT]


    [FONT=&quot]9.[/FONT]
    [FONT=&quot]Ah:[/FONT][FONT=&quot]Aşığın aşk acısından dolayı gönlünden göğe doğru çıkan duman ve kıvılcımlar[/FONT]
    [FONT=&quot]Bimar:[/FONT][FONT=&quot]aşk derdine düşmüş anlamında kullanılmıştır.[/FONT]
    [FONT=&quot]Gül-i Ruhsar:[/FONT][FONT=&quot]Sevgilinin yanağı rengi dolayısıyla güle benzetilir.[/FONT]
    [FONT=&quot]Şeyda:[/FONT][FONT=&quot]Aşk hastalığından kaynaklanan çılgınlık hali için kullanılır.Aşığın kendisidir.[/FONT]


    [FONT=&quot]Diğer imgeler:[/FONT]
    [FONT=&quot]Muradın şem’i [/FONT]
    [FONT=&quot]felek: Gök yüzü. Edebiyatta felek daha çok şikâyet yerine kullanılır. Divan şairleri tarafından daha çok yükseklik, yücelik, genişlik, sonsuzluk ve parlaklık gibi özellikleriyle anılmıştır. Âşığın çektiği acı ve ızdıraplardan dolayı ettiği âh ve figanlar de felekler kadar sonsuzdur. Felek ihtiyarlığı, dönekliği, kimseye yâr olmaması, kahp.eliği gibi özelikleriyle şikâyetlere sebep olur.[/FONT]


    [FONT=&quot]10.[/FONT][FONT=&quot]Bu imge ve söz sanatları Divan şiir geleneği içinde sağlam bir şiir yapısıyla ahengi sağlamak , hayal gücünün büyüklüğünü göstermek,anlatımı kuvvetlendirmek ve süslü bir söyleyiş ortaya koymak için kullanılır.[/FONT]


  3. Desert Rain.*

    Desert Rain.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.421
    Beğenileri:
    2.918
    Ödül Puanları:
    0
    SAYFA 124
    11.KASİDE

    AHENK UNSURLARI
    ölçü:
    Aruz ölçüsü (mefulü / fâilâtü / mefâîlü / fâilün )kalıbıyla…
    uyak: İlk beyit kendi arasında uyaklı (aa) “em” tam uyak ,her beyitin son dizesi de kendi arasında uyaklı, ayrıca iç uyaklar vardır.(aşağıda gösterilmiştir.)
    redif: Aşağıda gösterilmiştir.
    sese dayalı edebi sanatlar:Aliterasyon, asonans…Örneğin İlk beyitte “m” tekrarıyla aliterasyon vardır…
    YAPI UNSURLARI
    nazım birimi:
    beyit
    nazım birim sayısı: 39
    uyak şeması:aa /ba /ca/ da /ea /fa /ga/ ha/…
    tema:Sultan Murad Hana ÖVGÜ
    nazım biçimi/türü:Kaside (kaside-i bahariyye)

    KASİDEDEKİ İÇ UYAKLAR:
    Gül devri ayş eyyâmıdır zevk u safâ hengâmıdır "ıdır" redif ; "âm" zengin uyak
    Âşıkların bayramıdırbu mevsim-i ferhunde-dem


    Dönsün yine peymânelerolsun tehi humhaneler “ler” redif ; “âne” zengin uyak
    Raks eylesin mestâneler mutribler etdükçe nagam


    Yâr ola câm-cem ola böyle dem-i hurrem ola “ola” redif ; “em” tam uyak
    ârif odur bu dem ola ayş u tarabla muğtenem
    ….
    12. 1.Nesim-i nev-bahar esdi, güller subh dem açıldı.Bizim gönlümüz de açılsın.Ey saki, meded eyle, câm-ı Cem sun.
    37. Elin kaldır, dua eyle.Kasiden intiha buldu.Şimdi dua etmek hem sana müstehab hem de ehemdir.
    Kasidedeki bazı (edebiyatfatihi.blogspot.comdan alıntıdır.)beyitleri yukarıdaki gibi kurallı nesir cümleleri haline getirdiğimizde ahenk bozulmaktadır.Çünkü kasideki ahenk unsurları (kafiye,redif,ölçü,söyleyiş ve her türlü ses benzerliği) kasidenin şiirsel yönünün özellikleridir.Kasideyi kurallı düz yazı cümleleri haline getirdiğimizde şiirin kendine özgü anlatımı ve şiirsel dili ortadan kalkmaktadır.

    7.ETKİNLİK
    Terim ................Tanımı
    Nesib Şiirin giriş bölümüdür.
    TEgazzül Kaside içinde gazel söylemektir.Her kasidede bulunmaz.Şair bir yolunu bulup tegazzül yapacağını söyler.5-12 beyit arasında değişir.
    GirizgahNesip bölümünden methiye bölümüne geçerken söylenen ve basamak görevinde olan beyitlerdir. (edebiyatfatihi.blogspot.com'dan alıntıdır.)Şair bu bölümde övgüye başlayacağını haber verir. 1-2 beyitten oluşur.
    Methiye Övgünün yapıldığı asıl bölümdür.
    Fahriye Şairin kendisini övdüğü bölümdür.
    Taç beyitŞairin mahlasının geçtiği beyite denir.
    Dua Kasidenin son bölümüdür.

    SAYFA 125:
    Terim ................Bölümün içeriği
    Nesib Şair bu bölümde betimleme yapar ; kadın, kış, at, bahar vs. Aşıkane duygular anlatılıyorsa nesib; afâki konular ((bahar,tabiat,bayramlar vs.)işlenmişse teşbib adını alır.Genellikle kasidelerin en uzun ve sanatlı bölümüdür.
    TEgazzül Gazel söyleme anl***** gelir, bütün kasidelerde olması zorunlu değildir. Methiyeden sonra şair bir fırsatını düşürüp aynı ölçü ve uyakta bir gazel söyler, buna tegazzül denir
    Girizgah Şair bu bölümde övgüye başlayacağını haber verir. 1-2 beyitten oluşur.
    Methiye Kasidenin sunulduğu kişinin övüldüğü bölümdür. Şiir yönü çok zayıf, dil yönü diğer bölümlere göre çok ağırdır.
    Fahriye Şairin kendini övdüğü, sanatının diğer bütün şairlerden üstün olduğunu söylediği bölümdür
    Taç beyit Şairin kendisi hakkındaki yeni düşüncelerini söylediği bölümdür. 2-3 beyit bulunur.'Nefi' çok kullanır.(Tac bir bölüm değil sadece şairin isminin geçtiği beyittir)
    Dua Kasidenin son bölümüdür. Birkaç beyit olur.
    Şair burada övdüğü kişinin başarılı, uzun ömürlü, talihinin iyi olması yönünde dua eder

    9.ETKİNLİK:
    -BAHARİYYE
    -ŞİTÂİYYE
    -TEMMUZİYYE
    -RAMAZANİYYE
    -BAYRAMİYYE veya IYDİYYE
    -NEVRUZİYYE
    [FONT=&quot]- [/FONT]RAHŞİYYE
    13. Bu kaside BAHARİYYE türündedir.(kaside-i bahariyye)
    14.Divan edebiyatı İran edebiyatından çok etkilenmiş ve beslenmiştir.Kasidedeki tarihi ve mitolojik isimler (edebiyatfatihi.blogspot.com'dan alıntıdır.orijinal içerik için tıklayınız.)güç ve kahramanlık bakımından genellikle Osmanlı padişahlarına teşbih yoluyla benzetilir. Buradaki amaç anlamı güçlendirmek ve pekiştirmektir.Ayrıca övülen devlet büyüğünün ne kadar büyük ve haşmetli olduğunu vurgulamaktır.İran şairleri bütün Divan şairleri tarafından üstünlüğü kabul edilen şairlerdir. Divan şairleri de kendilerinin ne kadar büyük bir sanatçı olduğunu göstermek için şiirlerinde kendilerini İran şairleriyle kıyaslarlar.

    Şairin bu isimler etrafında oluşturduğu ifade biçimi ile Osmanlı İmparatorluğu 'nun güçlü yapısı arasındaki zihniyet bakımından ilişkisi ise şöyle açıklanabilir:
    "Osmanlı hakanlarının Şehname kahramanlarına benzetilmesi, dönemsel bir şey değildir. Yani sadece 4. Murad'a ait değildir veya Osmanlı haşmet devriyle ilgili değildir. Henüz küçük bir beylikken bile, şairler padişahları Şehname kahramanlarına benzetir. Çünkü, derli toplu ve çok etkili tek örnek Şehname ve kahramanları olmuştur uzun süre. Osmanlı şairleri için ideal ve sembol değeri olan kahramanlar Şehname'deki İran kahramanlarıdır. Yani Osmanlı şairlerinin imge kurgulamasında ilk çalınan kapı, ortak coğrafyanın hikayesini anlatan İran mitolojisidir." (Bu sorunun cevabı için Muğla Üniversitesi Klasik Türk Edebiyatı öğretim üyesi değerli Hocam Prof.Dr. Namık AÇIKGÖZ'e teşekkür ederim.)


    Edebiyat Fatihi
  4. Desert Rain.*

    Desert Rain.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.421
    Beğenileri:
    2.918
    Ödül Puanları:
    0
    [FONT=&quot]SAYFA 126[/FONT]
    [FONT=&quot]RUBAİ[/FONT]
    [FONT=&quot]16.

    Ahenk Unsurları
    [/FONT]
    [FONT=&quot]ölçü: aruz ölçüsü
    [/FONT]
    [FONT=&quot]uyak: [/FONT][FONT=&quot]“an” tam uyak [/FONT]
    [FONT=&quot]redif: [/FONT][FONT=&quot]“söyleşelim” redif[/FONT]
    [FONT=&quot]Sese dayalı edebi sanatlar:[/FONT] [FONT=&quot]“m, n” ünsüz seslerin tekrarıyla aliterasyon sanatı vardır.[/FONT]
    [FONT=&quot]Yapı Unsurları
    [/FONT]
    [FONT=&quot]Nazım birimi: [/FONT][FONT=&quot]dörtlük[/FONT]
    [FONT=&quot]Nazım birimi sayısı: 1[/FONT]
    [FONT=&quot]Uyak şeması: aaba
    [/FONT]
    [FONT=&quot]Tema: [/FONT][FONT=&quot]Sevgili [/FONT]
    [FONT=&quot]Nazım Türü: Rubai

    [/FONT]
    [FONT=&quot]Bu özellikler rubai nazım şeklinin özelliklerini yansıtmaktadır.[/FONT]
    [FONT=&quot][/FONT]

    [FONT=&quot]10.ETKİNLİK:RUBAİ NAZIM ŞEKLİNİN ÖZELLİKLERİ[/FONT]
    [FONT=&quot][/FONT]


    Ø[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Tek dörtlükten oluşan nazım biçimidir.[/FONT]
    Ø[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Kafiye düzeni aaxa ya da aaaa biçimindedir.[/FONT]
    Ø[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot] Rubailerde aşk, şarap, dünyanın türlü nimetlerinden yararlanma, hayatın anlamı ve hayat felsefesi, tasavvuf ve ölüm gibi konular işlenir.[/FONT]
    Ø[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Rubai diğer nazım şekillerinden farklı olarak özel bir ölçüyle yazılır. 24 kalıbı vardır.[/FONT]
    Ø[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot] Rubaide ilk iki dize fikrin hazırlayıcısıdır. Asıl söylenmek istenen düşünce 3. veya 4. dizede ortaya çıkar.[/FONT]
    Ø[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot] Genelde mahlasız şiirlerdir.[/FONT]
    Ø[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot] Rubai Edebiyatımıza İran Edebiyatından geçmiştir.[/FONT]
    Ø[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot] Rubai’nin en büyük şairi İranlı Ömer Hayyâm (XII yy)’dır. Türk edebiyatının en usta şairleri Kara Fazlî, Azmizâde Haletî, Nâbî ve son dönemde de Yahya Kemâl’dir.[/FONT]

    [FONT=&quot]EK BİLGİ:[/FONT]
    [FONT=&quot][/FONT][FONT=&quot][FONT=&quot]RUBAİ ÖRNEKLERİ[/FONT][/FONT]
    [FONT=&quot]Esrârını dil zaman zaman söyler imiş[/FONT]
    [FONT=&quot]Hengâme-i gamda dâstan söyler imiş[/FONT]
    [FONT=&quot]Aşk ehli olup da mihnet-i hicrâne[/FONT]
    [FONT=&quot]Ben sabr iderin diyen yalan söyler imiş[/FONT]
    [FONT=&quot]................................Azmizade Haleti[/FONT]

    [FONT=&quot] Günümüz Türkçesiyle[/FONT]
    [FONT=&quot]Gönül, sırlarını zaman zaman söylermiş.[/FONT]
    [FONT=&quot]Gama düştüğü zaman destan söylermiş.[/FONT]
    [FONT=&quot]Âşık olup da ayrılık acısına,[/FONT]
    [FONT=&quot]Ben sabrederim diyen yalan söylermiş.

    [/FONT]
    ********************************


    RUBAİ
    [FONT=&quot]Ol dem ki tecelliyat-ı aşk itdi zuhûr[/FONT]
    [FONT=&quot]Kıldı dil-i bî-kararı fevvâre-i nûr[/FONT]
    [FONT=&quot]Şol âteş-i aşka düşmüşümdür ben kim[/FONT]
    [FONT=&quot]Bir lem'asına tahammül itmez bin Tûr[/FONT]
    [FONT=&quot]..............................Azmizade Haleti[/FONT]

    Günümüz Türkçesiyle
    [FONT=&quot]Aşkın eserleri ortaya çıktığında,[/FONT]
    [FONT=&quot]Kararsız gönlü o nurun fıskiyesî kıldı.[/FONT]
    [FONT=&quot]Öyle bir aşk ateşine düşmüşüm ki[/FONT]
    [FONT=&quot]Bir pırıltısına bin Tûr dayanamaz.

    [/FONT]

    [FONT=&quot]***************************************

    [/FONT]

    RUBAİ
    [FONT=&quot]Ya Rab dilimi sehv ü hatâdan sakla[/FONT]
    [FONT=&quot]Endişemi tezvîr ü riyâdan sakla[/FONT]
    [FONT=&quot]Basdım reh-i vâdî-i rubâîye kadem[/FONT]
    [FONT=&quot]Ta'n-ı har-ı nâdân-ı dü-pâdan sakla[/FONT]
    ....................................Nef'i


    Günümüz Türkçesiyle;
    [FONT=&quot]Ya Rab! Dilimi kusur ve hatadan koru.[/FONT]
    [FONT=&quot]Düşüncemi yalan ve ikiyüzlülükten koru.[/FONT]
    [FONT=&quot]Rubai vadisinin yoluna ayak bastım.[/FONT]
    [FONT=&quot]İki ayaklı anlayışsız eşeklerin ayıplamasından koru.

    [/FONT]

    [FONT=&quot] **************************************************[/FONT]

    RUBAİ

    [FONT=&quot]Ol göz ki yüzün görmeye göz dime ana[/FONT]
    [FONT=&quot]Şol yüz ki tozun silmeye yüz dime ana[/FONT]
    [FONT=&quot]Şol söz ki içinde sanemâ vasfun yoh[/FONT]
    [FONT=&quot]Sen bâd-ı hevâ dut anı söz dime ana[/FONT]
    [FONT=&quot]................................Kadı Burhanettin[/FONT]

    Günümüz Türkçesiyle;
    [FONT=&quot]O göz, yüzünü görmezse ona göz deme.[/FONT]
    [FONT=&quot]Şu yüz, ayağının tozunu silmezse ona yüz deme.[/FONT]
    [FONT=&quot]Ey put kadar güzel sevgili, vasfının olmadığı sözü,[/FONT]
    [FONT=&quot]Değersiz tut, ona söz deme.[/FONT]
    *********************************************
    [FONT=&quot]Benim halimden haber sorarsan, [/FONT]
    [FONT=&quot]Bir çift sözüm var sana, yürekten: [/FONT]
    [FONT=&quot]Sevginle gireceğim toprağa, [/FONT]
    [FONT=&quot]Sevginle çıkacağım topraktan.[/FONT]
    [FONT=&quot]............................Ömer HAYYAM

    [/FONT]

    [FONT=&quot]*****************************************************

    [/FONT]

    [FONT=&quot]Şu dünyada üç beş günlük ömrün var, [/FONT]
    [FONT=&quot]Nedir bu dükkanlar, bu konaklar? [/FONT]
    [FONT=&quot]Ev mi dayanır, bu sel yatağına? [/FONT]
    [FONT=&quot]Bu rüzgarlı yerde mum mu yanar?[/FONT]
    [FONT=&quot]...........................Ömer HAYYAM[/FONT]

    [FONT=&quot]11.ETKİNLİK[/FONT]
    [FONT=&quot]a)[/FONT][FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Rubailerde aşk, şarap, dünyanın türlü nimetlerinden yararlanma, hayatın anlamı ve hayat felsefesi, tasavvuf, ölüm , hicivlerden nükteye kadar birçok konu özlü biçimde işlenir.[/FONT]
    [FONT=&quot]b)[/FONT][FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Rubailerde gelecek, insanla ilgili evrensel değerler ve bunlarla ilgili tecrübeye dayalı bilgiler ön plandadır.(edebiyatfatihi.blogspot.com)Rubailer diğer şiir türlerinden farklı olarak özel bir ölçüyle yazılır.Ayrıca yoğun fikir örgüsüne sahip olduğu için rubailerde ahengi sağlamak oldukça güçtür.[/FONT]
    [FONT=&quot]17.[/FONT][FONT=&quot]İlk rubaide şair (edebiyatfatihi.blogspot.com)sevgilisine seslenerek dünyevi konular hakkında her zaman konuşabileceklerini; ama aşklarının aralarında gizli kalmasını istiyor.[/FONT]

    [FONT=&quot]SAYFA 127[/FONT]
    [FONT=&quot]TUYUĞ[/FONT]
    [FONT=&quot]18.SORU [/FONT]
    [FONT=&quot]Ahenk Unsurları
    [/FONT]
    [FONT=&quot]ölçü: [/FONT][FONT=&quot]Aruz ölçüsünün (fâilâtün /[/FONT][FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]fâilâtün / fâilün ) kalıbıyla…[/FONT]
    [FONT=&quot]uyak: [/FONT][FONT=&quot]“az” tam uyak[/FONT]
    [FONT=&quot]redif: [/FONT][FONT=&quot]“olur” redif[/FONT]
    [FONT=&quot]Sese dayalı edebi sanatlar:[/FONT] [FONT=&quot]“m” ünsüzün tekrarıyla aliterasyon; “i” ünlüsünün tekrarıyla asonans[/FONT]
    [FONT=&quot]Yapı Unsurları
    [/FONT]
    [FONT=&quot]Nazım birimi: [/FONT][FONT=&quot]dörtlük[/FONT]
    [FONT=&quot]Nazım birimi sayısı: 1[/FONT]
    [FONT=&quot]Uyak şeması: aaba
    [/FONT]
    [FONT=&quot]Tema: Aşk[/FONT]
    [FONT=&quot]Nazım Türü: Tuyuğ

    [/FONT]
    [FONT=&quot]12.ETKİNLİK.[/FONT]
    [FONT=&quot]TUYUĞ:[/FONT]
    [FONT=&quot]Tuyuğ, Türklerin Divan şiirine kazandırdığı nazım şeklidir. Maninin Divan edebiyatındaki karşılığı sayılabilir. Klasik Türk Edebiyatında aruzun fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbıyla yazılan dört dizelik milli bir nazım biçimidir. Tek dörtlükten oluşur. Kafiyelenişi rubaiyle aynıdır: aaxa. Genellikle lirik tarzda olan ve aaaa şeklinde kafiyelenen tuyuğlara “Musarra Tuyuğ” denir. Manide olduğu gibi, cinaslı uyak kullanılır. Halk şiirinde 11'li kalıpla söylenen mani biçimindeki şiirlere de tuyuğ denir. Aruzun yalnız “fâilâtün - fâilâtün - fâilün” kalıbıyla yazılır.Rubaide işlenen konular tuyuğda da işlenir. 14. yüzyıl Azerî şairi Kadı Burhanettin bu türün kurucusu sayılır. Çağdaşı Azerî şairi Nesimi ve 15. yüzyıl Çağatay şairi Ali Şir Nevai bu türde çokça ürün vermişlerdir[/FONT]
    [FONT=&quot]Özellikleri:[/FONT]
    [FONT=&quot]1. Divan Edebiyatına Türklerin kazandırdığı bir nazım şeklidir.[/FONT]
    [FONT=&quot]2. Kafiye düzeni aaxa ya da aaaa şeklindedir. (manide de öyle)[/FONT]
    [FONT=&quot]3. Dört dizeden oluşur.[/FONT]
    [FONT=&quot]4. Tuyuğlarda genellikle cinaslı kafiye kullanılır.[/FONT]
    [FONT=&quot]5. Tuyuğda, mani ve rubaide olduğu gibi önemli bir fikir söylenmeye çalışılır. Bu nedenle zor söylenen şiirlerden sayılır.[/FONT]
    [FONT=&quot]6. Mahlassız bir şiirdir.[/FONT]
    [FONT=&quot]7. Kadı Burhaneddin ve Nesimî bu türün ustalarıdır.[/FONT]
    [FONT=&quot]8.Halk edebiyatındaki maninin karşılığıdır.[/FONT]
    [FONT=&quot]13.ETKİNLİK:[/FONT]
    [FONT=&quot]a) [/FONT][FONT=&quot]Konu sınırlaması yoktur.Rubaide olduğu gibi şairler dünya görüşlerini, dini-tasavvufi düşüncelerini dile getirirler.[/FONT]
    [FONT=&quot]b) [/FONT][FONT=&quot]Tuyuğlarda dünya, gelecek ve insanlıkla ilgili evrensel değerler ve bunlarla ilgili tecrüeye dayalı bilgiler ön plandadır.[/FONT]

    [FONT=&quot]RUBAİ İLE TUYUĞ NAZIM ŞEKİLLERİ ARASINDAKİ BENZERLİKLER
    [/FONT]
    - [FONT=&quot]İkisi de Divan şiiri nazım biçimidir.[/FONT]
    - [FONT=&quot]Tek dörtlükten oluşurlar.[/FONT]
    - [FONT=&quot]Aynı konuları işlerler.[/FONT]
    -[FONT=&quot]Kafiyelenişleri aynıdır.(aaxa)[/FONT]
    - [FONT=&quot]Aruz ölçüsüyle yazılırlar.[/FONT]
    - [FONT=&quot]İkisinde de şair mahlasını kullanmaz.[/FONT]
    [FONT=&quot]RUBAİ-TUYUĞ NAZIM ŞEKİLLERİNİN FARKLILIKLARI
    [/FONT]
    - [FONT=&quot][/FONT][FONT=&quot]Tuyuğ Türklerin Divan edebiyatına kazandırdığı bir nazım şekliyken rubai İran edebiyatından edebiyatımıza geçmiştir.[/FONT]
    - [FONT=&quot][/FONT][FONT=&quot]Tuyuğ aruzun yalnızca fâilâtün / fâilâtün / fâilün kalıbıyla yazılır.[/FONT]
    - [FONT=&quot][/FONT][FONT=&quot]Manilerde olduğu gibi tuyğlarda genellikle cinaslı kafiye kullanılır.

    [/FONT]
    [FONT=&quot]Edebiyat Fatihi[/FONT]
    [FONT=&quot][/FONT]​
  5. Desert Rain.*

    Desert Rain.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.421
    Beğenileri:
    2.918
    Ödül Puanları:
    0
    SAYFA 129
    ŞARKI
    AHENK UNSURLARI
    ölçü: Aruz ölçüsü ( fâilâtün / fâilâtün /fâilâtün/ fâilün )
    uyak: Aşağıdaki gösterilmiştir
    redif: Aşağıdaki gösterilmiştir
    sese dayalı edebi sanatlar: Aliterasyon, asonans…Örneğin İlk bentte “m,n ” tekrarıyla aliterasyon "a" ünlüsünün tekrarıyla asonans yapılmıştır…
    YAPI UNSURLARI
    Nazım birimi: bent
    nazım birim sayısı: 5
    uyak şeması:
    aAaA/bbbA/cccA/dddA/eeeA (büyük A nakaratı gösterir.)
    tema: Sevgili (kadın)
    nazım türü: şarkı

    Şarkı (KAFİYE VE REDİFLERİ)
    [FONT=&quot]Sevdiğim canım yolunda hâke yeksân olduğum[/FONT]
    [FONT=&quot]İyddir çık nâz ile seyrâna kurbân olduğum[/FONT]
    [FONT=&quot]Ey benim aşkında bülbül gibi nâlân olduğum “olduğum” redif; “ân” zengin uyak [/FONT]
    [FONT=&quot]İyddir çık nâz ile seyrâna kurbân olduğum[/FONT]
    [FONT=&quot]
    [/FONT]
    [FONT=&quot]Cümle yâran sana uşşâk olduğun bilmez misin[/FONT]
    [FONT=&quot]Cümlenin tâkatları tâk olduğun bilmez misin olduğun bilmez misin” redif ; “âk” zengin u.[/FONT]
    [FONT=&quot]Şimdi âlem sana müştâk olduğun bilmez misin[/FONT]
    [FONT=&quot]İyddir çık nâz ile seyrana kurbân olduğum[/FONT]
    [FONT=&quot]
    [/FONT]
    [FONT=&quot]Gâhi Feyz-âbâda doğru azm edip eyle safâ[/FONT]
    [FONT=&quot]Âsaf-âbâda gelip gâhi salın ey mehlikâ.................“â” tam uyak[/FONT]
    [FONT=&quot]Gel hele gör sahn-ı Sa'dâbâd'a hiç olmazsa bahâ[/FONT]
    [FONT=&quot]İyddir çık nâz ile. seyrâna kurbân olduğum[/FONT]
    [FONT=&quot]
    [/FONT]
    [FONT=&quot]Kapladıp gülpenbe şâlı ferve-i semmûruna[/FONT]
    [FONT=&quot]0l siyeh zülfü döküp ol sine-ı billuruna................“una” redif ; “ûr” zengin uyak[/FONT]
    [FONT=&quot]Itr-ı şâhiler sürüp ol gerden-i kâfûruna[/FONT]
    [FONT=&quot]İyddir çık nâz ile seyrâna kurbân olduğum[/FONT]
    [FONT=&quot]
    [/FONT]
    [FONT=&quot]Sen açıl gül gibi zâr ile hezâr olsun Nedim[/FONT]
    [FONT=&quot]Bend bend olsun hâm-i zülfün şikâr olsun Nedim.....“olsun Nedim” redif ; “âr” zengin uyak [/FONT]
    [FONT=&quot]Sen salın cânâ yolunda hâksâr olsun Nedim[/FONT]
    [FONT=&quot]İyddir çık naz ile seyrâna kurban olduğum[/FONT]

    [FONT=&quot]14.ETKİNLİK[/FONT]
    [FONT=&quot]Şarkı Nazım Şekli Özellikleri:[/FONT]

    • [FONT=&quot] Halk edebiyatındaki türkünün karşılığıdır.[/FONT]
    • [FONT=&quot]Kuruluşu ve kafiye düzeni yönüyle murabbaya benzer. aaaa, bbba, ccca…[/FONT]
    • [FONT=&quot] Bestelenmek için yazıldığından fazla uzun değildir.[/FONT]
    • [FONT=&quot] Dörtlüklerden oluşur ve dörtlük sayısı üç ile beş arasında değişir.[/FONT]
    • [FONT=&quot]Şarkının konusu genellikle aşk, sevgili, ayrılık, içki ve eğlencedir.[/FONT]
    • [FONT=&quot] Geniş halk kitlelerine hitap ettiğinden dili genelde sadedir.[/FONT]
    • [FONT=&quot] Şarkının en önemli isimleri Nedim, Enderunlu Vasıf’tır. Yakın dönem şairlerinden olan Yahya Kemâl’in de pek çok şarkısı vardır.[/FONT]
    • [FONT=&quot]Günlük dile ait söyleyişler ve halk deyişleri vardır.[/FONT]

    15.ETKİNLİK:

    Miyan:
    Tanım:
    [FONT=&quot]Şarkıda her bentin üçüncü mısrasına miyan(orta) denir. Miyan daha çok şarkının en güzel ve dokunaklı bölümüdür.Bestenin en önemli bölümüdür.
    Şiirde geçtiği yer: [/FONT][FONT=&quot]Her bendin 3.mısrası[/FONT]

    Nakarat:
    Tanım: [FONT=&quot]Her bendin sonunda tekrarlanan dizelere denir.[/FONT]
    [FONT=&quot]Şiirde geçtiği yer:[/FONT][FONT=&quot]Son dizeler[/FONT] "İyddir çık naz ile seyrâna kurban olduğum"

    Mahlas:
    Tanım: [FONT=&quot]Şairin adının geçtiği yere denir.[/FONT]
    [FONT=&quot]Şiirde geçtiği yer:[/FONT][FONT=&quot] Son birim[/FONT]

    21.[FONT=&quot]1717-1730 yılları arasındaki döneme Lâle Devri denir. Bu dönemde eğlence yerleri çoğalmış, İstanbul lâle bahçeleriyle ün kazanmıştır.Sa'dâbâd, III. Ahmed devrinde, İstanbul'da Kâğıthane semtinde padişah tarafından özel olarak kurulan bir eğlence yeridir. Feyz-âbâd ve Âsaf-âbâd da Sa'dâbâd'da bulunan, güzelliğiyle dillere destan köşklerdir. Eğlence yerlerinin güzelliğinden bahsederek, Nedim şiire ilk kez yaşanılan çevreyi sokmuştur. Sevgili de başında gül pembe şal olan, saçlarını billur sinesine döken, güzel kokular sürünen, gerçek, yaşayan bir güzeldir. Bu yönüyle Nedim, klâsik şiirimizdeki sevgili anlayışından farklı bir sevgiliyi şiirine konu etmiştir. Nedim'in bütün şiirlerinde musiki önemli bir yer tutar.Şiiri sesli olarak okuduğumuzda bunu farkederiz. İstanbul Türkçesiyle yazılan bu şiirde şuh bir hava seziliyor. Şair kendini bülbüle, sevgilinin yüzünü aya ve saçlarını samur kürke benzetir. Bütün âlemin sevgiliye âşık olduğunu söyleyerek (edebiyat fatihi)mübalâğa yapmıştır.[/FONT]

    22.[FONT=&quot]Şarkıya yaşama sevinci, dünyadan zevk alma gibi duygular hakimdir.Şarkıda işlenilen sevgili teması ; coşku, heyecan ve güzellik duygularının uyanmasına sebep olmaktadır.Buna bağlı olarak da coşkulu, lirik bir ifade biçimi ortaya çıkmaktadır.[/FONT]
    [FONT=&quot]
    23.Şarkıdaki benzetmeler:
    [/FONT]
    [FONT=&quot]1.birimde aşık kendini bülbüle benzetiyor.[/FONT]
    [FONT=&quot]3.birimde sevgilinin yüzü ay'a[/FONT]
    [FONT=&quot]4.birimde(edebiyat fatihi) sevgilinin göğsü billura[/FONT]
    saçlarını samur kürke
    [FONT=&quot]gerdanını kâfur'a( kâfur: Kâfur ağacından elde edilen, hekimlikte kullanılan, beyaz ve yarı saydam, kolaylıkla parçalanan, çok ıtırlı bir madde)[/FONT]
    5.birimde şair (aşık) kendini bülbüle sevgiliyi güle benzetiyor.
    Sevgili (edebiyat fatihi'nden alıntıdır.) başında gül pembe şal olan, samur kürke benzeyen saçlarını billur sinesine döken, güzel kokular sürünen, herkesin aşık olduğu arzuladığı ay yüzlü bir güzeldir. Tasvirler gerçekçidir.

    25.[FONT=&quot]Şarkılarda geniş halk kitlelerine seslenildiği için dilinin yalın olmasına özen gösterilir.[/FONT]

    26.Nedim (1681-1730)[FONT=&quot]
    Nedim, 1681'de İstanbul'da dünyaya geldi. Fatih Sultan Mehmet devrinde yaşayan soylu bir aileden geldiği bilinir. Babası Mehmed Efendidir. Dedesi Musluhiddin Efendi, Sultan İbrahim dönemi kazaskerlerindendir. Nasıl bir eğitim aldığı kesinlikle bilinmiyor. Ancak bazı kaynaklardan öğrendiğimize göre Şeyhülislam Ebezade Abdullah Efendi'nin başkanlık ettiği kurul önünde sınavdan geçerek, hariç müderrisliği payesini aldı. Bir süre sonra Mahmudpaşa mahkemesinde naiplikle görevlendirildi.
    Sadrazam Ali Paşa ve Nevşehirli İbrahim Paşa tarafından korundu. Nevşehirli İbrahim Paşa, şiirlerini çok sevdiği Nedim'i muhasipliğe seçti. Daha sonra ise kütüphanesinde hafızı kütüb görevine getirdi. Bütün zevk ve eğlence meclislerinde sadrazamın ve bazı devlet büyüklerinin nedimi oldu. Ramazan aylarında, sadrazam İbrahim Paşa huzurunda verilen tefsir derslerine katıldı. Sadrazam İbrahim Paşa aracılığı ile Sultan Üçüncü Ahmed'in bulunduğu toplantılara katılmaya başladı. [/FONT]
    [FONT=&quot]Şiirleri Sultan Üçüncü Ahmed tarafından beğenildi. Bu arada Mollakırımı medresesi (1727), Sadiefendi medresesi (1728) ve aynı yıl Nişancipaşayıatik medresesi müderrisliklerine tayin edildi. Son görevi Sekbanalibey medresesi müderrisliğiydi (1730). İbrahim Paşa'nın giriştiği, doğu dillerinden tercümeler, çalışmasına katıldı. Müneccimbaşı Derviş Ahmed Dede'nin Sahaifü'l Ahbar (Haberlerin Sayfaları), Bedrüddin Avni'nin İkdü'l Cuman (İnci Dizisi) adlı eserlerini Türkçe'ye çeviren kurulda çalıştı. [/FONT]
    [FONT=&quot]İçki düşkünlüğü yüzünden irtiaş (titreme) hastalığı ve illeri vahime (korku) hastalığı çeken Nedim'in, Patrona Halil isyanı sırasında bir buhran geçirerek öldüğü ileri sürülür. Müstakimzade'nin, isyanda kaçarken Beşiktaş'daki evinin damından düşerek öldüğünü belirten ifadesi ispatlanmış değildir. [/FONT]
    [FONT=&quot]Nedim dinin bazı yasaklarına karşı çıkmış, bu da onu tasavvufi düşüncelerden uzaklaştırmıştır. Nitekim şair de eserlerinde kadın, içki gibi şuhane unsurları işlemiştir. Ona göre yaşamanın temel amacı dünya zevklerini tatmak, eğlenmekti.[/FONT]
    [FONT=&quot]Başlıca eseri Nedim Divanı'dır. Mahallileşme akımının öncüsüdür. Divan edebiyatındaki soyut sevgili ve mekanlar Nedim'in şiirlerinde somuta dönüşür. Yani sevgilisi hem beşeri aşkı anlatır hem de gerçektir. Zevk, eğlence, içki şiirlerinin temelini oluşturmuştur. Soğuk ve yapmacı anlatımdan kaçınmış, anlatmak istediklerini içten bir şekilde şiirlerine dökmüştür. Bunları da daha çok gazelleriyle anlatmıştır.[/FONT]
    [FONT=&quot]Büyük şair, divan şiirinin katı kurallarına herkes gibi uysa da, bazı yenilikler yapmaktan geri durmamıştır. Örneğin bazı eserlerinde aruz yerine hece ölçüsü kullanmıştır.[/FONT]
    [FONT=&quot]Nedim divan şiirinde çığır açmış büyük bir şairdir. Ne var ki onun değeri öldükten çok sonra anlaşılmıştır. Şair ayrıca İstanbul aşkıyla da tanınır. Zaten İstanbul şivesi akımının da öncüsü Nedim'den başkası değildir.[/FONT]


    27.Okuduğumuz şarkı Nedim'in edebi kişiliğini ve epiküryen hayat anlayışını yansıtmaktadır.Şair şiirde somut bir sevgiliyi içten bir şekilde anlatmış, Lale Devri'nin eğlencelerine ve mekanlarına yer vermiştir.

    Edebiyat Fatihi
  6. Desert Rain.*

    Desert Rain.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.421
    Beğenileri:
    2.918
    Ödül Puanları:
    0
    SAYFA 131
    29.
    MURABBA:

    AHENK UNSURLARI
    ölçü: Aruz ölçüsü
    uyak: Aşağıdaki gösterilmiştir
    redif: Aşağıdaki gösterilmiştir
    sese dayalı edebi sanatlar: lk bentte “n” sesinin tekrarıyla aliterayon ,” â” tekrarıyla asonans

    YAPI UNSURLARI
    Nazım birimi: bent
    nazım birim sayısı: 6
    uyak şeması:
    Aaaa/bbba/ccca/ddda/eeea
    tema: aşk
    nazım türü: murabba

    [FONT=&quot]MURABBA (KAFİYE-REDİFLERİ)[/FONT]


    [FONT=&quot]Nedendir bilsem ey bülbül figânın[/FONT]
    [FONT=&quot]Açarsın ellere râz-ı nihânın......................... “ın” redif ; “ân” zengin uyak [/FONT]
    [FONT=&quot]Niçin hâr-ı belâdır âşiyânın[/FONT]
    [FONT=&quot]Vefâ-dâr olmadı mı gül-sitânın[/FONT]


    [FONT=&quot]Dem-â-dem ney gibi efgân edersin[/FONT]
    [FONT=&quot]Diken zahmıyla bağrın kan edersin....... “edersin” redif ; “an” tam uyak[/FONT]
    [FONT=&quot]Dilinle sırrını destân edersin[/FONT]
    [FONT=&quot]Sana yâr olmadı mı dil-sitânın[/FONT]


    [FONT=&quot]Tenin hâkister etti nâr-ı âhın[/FONT]
    [FONT=&quot]Dükenmez dâhı âh-ı subh-gâhın.............. “ın” redif ; “âh” zengin uyak[/FONT]
    [FONT=&quot]Oluptur keşf-i râz etmek günâhın[/FONT]
    [FONT=&quot]Anınçin hâr-ı mihnettir mekânın[/FONT]


    [FONT=&quot]Var öğren aşk işin pervaneden sen[/FONT]
    [FONT=&quot]Ki olmuş ana âteş sahn-ı gülşen............. “en” tam uyak [/FONT]
    [FONT=&quot]Nedir bu girye vü feryâd u şiven[/FONT]
    [FONT=&quot]Kokarken güllerini bûsitânın[/FONT]


    [FONT=&quot]Visâl-i nev-bahâra olma hurrem[/FONT]
    [FONT=&quot]Dolu hâr-ı cefadır bâğ-ı âlem.................. “em” tam uyak [/FONT]
    [FONT=&quot]Yürü Aşkî gibi eyle dem-â-dem[/FONT]
    [FONT=&quot]Duâ-yı devletin şâh-ı cihânın[/FONT]
    ..........................................AŞKİ

    DİKKAT: HER BENDİN SON DİZESİNİN KENDİ ARASINDA UYAKLI OLDUĞUNU UNUTMAYINIZ

    [FONT=&quot]17.ETKİNLİK:[/FONT]
    [FONT=&quot]Murabba Özellikleri[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Nazım birimi bent olan nazım şekillerinden biridir.[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Kafiye düzeni aaaa, bbba, ccca[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Genellikle 4 ile 8 dörtlükten oluşur.[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Her konuda murabba yazılabilir. (

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    )Ancak dini ve didaktik konular ile övgü, yergi, manzum mektup, mersiye vs. türlerde murabba nazım şekli daha çok kullanılmıştır.[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Aruz kalıbıyla yazılır.[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Önemli murabba şairleri Aşki, Muhubbi, Hayreti, Taşlıcalı Yahya Bey, Fuzuli sayılabilir.[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Divan edebiyatında[/FONT] ([FONT=&quot]www.edebiyatfatihi.blogspot.com) 15. yüzyılda sultanü’ş-şuara (şairler sultanı) unvanlı Ahmed Paşa tarafından kullanılmıştır.[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Tanzimat edebiyatında da Namık Kemal bu türün başarılı örneklerini vermiştir.[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren şarkı şeklinde bestelenen eserlerin büyük bir kısmı murabba tarzında yazılmıştır.[/FONT]


    [FONT=&quot]30.[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Aruz ölçüsüyle yazılması[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Murabba nazım şeklinin kullanılması[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Bent nazım birimiyle yazılması[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Divan şiiri mazmunlarının(gül-bülbül) kullanılması[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Sanatlı bir söyleyiş olması[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Arapça, Farsça sözcük ve tamlamaların kullanılması[/FONT]


    [FONT=&quot]31.Bentlerde anlatılanları yorumlayınız.[/FONT]


    [FONT=&quot]SAYFA 132[/FONT]
    [FONT=&quot]32.[/FONT][FONT=&quot] Murabbada ele alınan(

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ) duygular günümüzde de ele alınmaktadır.[/FONT]


    [FONT=&quot]33.[/FONT]
    ..........................................Murabba.......................................................Şarkı
    nazım birimi: .........................bent...........................................................bent
    kafiye düzeni: ..........aaaa/bbba/ccca/ddda/... .......................aaaa/bbba/ccca/ddda/...
    tema: ...................................aşk.............................................................aşk
    ifade biçimi: .........................manzum....................................................manzum
    dil özellikleri: ............Arapça, Farsça sözcük ve......................Arapça, Farsça sözcük ve
    ..................................tamlamaların kullanıldığı.......................tamlamaların kullanıldığı
    .....................................sanatlı, süslü bir dil.........................sanatlı, süslü bir dil

    [FONT=&quot]BENZERLİKLERİ:[/FONT]
    *[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Bentlerle yazılmaları[/FONT]
    *[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Aruz ölçüsü[/FONT]
    *[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Dil özellikleri[/FONT]
    *[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Temaları[/FONT]
    *[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]İfade biçimi[/FONT]
    *[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Divan şiir geleneğine bağlı yazılmaları[/FONT]

    [FONT=&quot]SAYFA 133:[/FONT]
    [FONT=&quot]TERKİB-İ BEND[/FONT]

    AHENK UNSURLARI
    ölçü: [FONT=&quot]Aruz ölçüsü ( mef'ûlü mefâîlü mefâîlü faûlün )[/FONT]
    uyak ve redifler: [FONT=&quot]2.bentte : [/FONT][FONT=&quot]“dur” redif ; “em” tam uyak vasıta beyitinde “im” redif; ................................“est” zengin uyak[/FONT] [FONT=&quot]..................4.bentte: [/FONT][FONT=&quot]“olayım dir” redif ; “âd” zengin uyak [/FONT]
    [FONT=&quot]...............................Vasıta beyitinde “dür” redif ; “ef” tam uyak [/FONT]
    sese dayalı edebi sanatlar: [FONT=&quot]Ünsüz tekrarıyla aliterasyon, ünlü tekrarıyla asonans [/FONT]
    YAPI UNSURLARI
    Nazım birimi: [FONT=&quot]ANA BİRİM DEĞERİ: BENT ALT BİRİM DEĞERİ: BEYİT[/FONT]
    nazım birim sayısı: [FONT=&quot]2.bentte 8 beyit 4.bentte 8 beyit[/FONT]
    uyak şeması: [FONT=&quot]aa/ba/ca/da/ea/fa/ga/ hh (vasıta beyiti)[/FONT]
    tema:
    nazım türü: [FONT=&quot]Terkib-i bend

    [/FONT]
    KAFİYE VE REDİFLERİ [FONT=&quot]Sâkî getür ol bâdeyi kim dâfi’-i gamdur............. “dur” redif; “m” yarım uyak [/FONT]
    [FONT=&quot]Saykal ur o mir’âta ki pür jeng ü elemdür [/FONT]


    [FONT=&quot]Dil-besteleriz bizden ırağ eyleme bir dem [/FONT]
    [FONT=&quot]Ol bâdeyi kim nûr-ı dil ü dîde-i Cemdür [/FONT]


    [FONT=&quot]…[/FONT]
    [FONT=&quot]VASITA BEYİTİ[/FONT]
    [FONT=&quot]Mâ rind-i sabûhî-zede-i bezm-i Elestîm............... “im” redif ; “est” zengin uyak[/FONT]
    [FONT=&quot]Pîş ez heme dürdî-keş ü pîş ez heme mestîm [/FONT]




    [FONT=&quot]35. [/FONT][FONT=&quot]Divan şiirinde ritim uzun ve kısa seslerin ritmine bağlıdır.Aruz ölçüsünün uzun ve kısa seslerle sağladığı bu ahenk şiirin aruz kalıbına göre okunduğunda kendisini gösterecektir.Divan şiirinde kullanılan her türlü ses benzerliği temanın belirlediği vurgu ve tonlama şiirin değerini etkilemektedir.[/FONT]




    [FONT=&quot]18.ETKİNLİK[/FONT]
    [FONT=&quot]Terkib-i Bent Özellikleri[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Terkib-i bend bentlerden oluşmuş bir nazım şeklidir.[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Her bent 5 ile 10 arasında beyitten oluşur.[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Bentlerin sayısı 5 ile 12 arasındadır.[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Bentlerin kafiye düzeni gazeldeki gibidir.[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Her bentin sonunda “vasıta beyti” adı verilen bir beyit bulunur. Vasıta beyti her hanenin sonunda değişir. Eğer değişmiyorsa terci-i bend olur.[/FONT]


    [FONT=&quot]I. Bend: aa ba ca da ea … vv[/FONT]
    [FONT=&quot]II. Bend: bb cb db eb fb … yy[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Hemen her türlü konunun ele alınabildiği terkibi bend edebiyatımızda çok kullanılmıştır. 7.özellikle Naat, mehdiye, hicviye vb. Nazım türleri, sosyal konular, din, tasavvuf ve felsefe konuları, terkib-i bend nazım şekli ile rahatlıkla anlatılmıştır. Ancak terkib-i bendin başlıca konusu mersiyedir.(Bâkî’nin Kanunî Mersiyesi, Şeyh Gâlib’in Esrâr Dede Mersiyesi)[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]Aruzla yazılır.[/FONT]
    -[FONT=&quot] [/FONT][FONT=&quot]En önemli terkib-i bend üstadı Bağdatlı Ruhi’dir. Tanzimat şairi Ziya Paşa da önemli bir isimdir. [/FONT]



    [FONT=&quot]19.ETKİNLİK:[/FONT]
    HANE: [FONT=&quot]Terkib-i bendin her bir şiir öbeğine hane denir. - [/FONT][FONT=&quot]İlk 7 beyit[/FONT]
    VASITA BEYİTİ: [FONT=&quot]Her bendin sonunda yer alan kendi içinde uyaklı olan beyite denir. - [/FONT][FONT=&quot]8.beyitler

    [/FONT]
    [FONT=&quot]36.[/FONT][FONT=&quot]Divan şiiri İslam medeniyetinin ortak alanı olduğu için Arap ve İran (Fars) edebiyatlarından çok etkilenmiştir.Bu edebiyatlarda kullanılan nazım şekillerini, birimlerini, ölçüsünü, imgelerini ve hayallerini örnek alan Divan şiirinin hitap ettiği kitle İslam medeniyetini kültür ve edebiyatını tanıyan bir kitledir.AYRINTILI BİLGİ İÇİN AŞAĞIDAKİ YAZILARI MUTLAKA OKUMALISINIZ.[/FONT]
    handsome teen bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş