10. sınıf edebiyat kitabı cevapları

Konu 'Edebiyat 10.Sınıf' bölümünde unsal253 tarafından paylaşıldı.

  1. unsal253

    unsal253 Üye

    Katılım:
    30 Mart 2011
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    4


    SAYFA 10:
    1- B
    2- D
    3- edebi eserler tarihi olayları yansıtır ve bilgiverir
    4- D, D, Y
    5- uygarlık tarihini, atom bombasının atılmasını
    6- edebi eselerden hareketle bir milletin duygu vedüşüncede geçirdiği evreleri inceler: edebiyat tarihi
    Toplumların yaşadıkları olayları sebep-sonuç ilişkisiiçinde inceler: tarih
    Toplumların yaşamlarını her bakımdan inceler:uygarlık tarihi
    Fikir duygu ve hayallerin söz veya yazı ile edebişekilde ifade edilme sanatıdır: edebiyat



    SAYFA 11:

    1-a) tarihi daha iyi öğrenebilmek için dönemlereayrılmıştır. Tüm dünyayı etkilediği için bu olaylar kullanılmıştır.
    b) evet



    SAYFA 12:

    1-a) göç destanı
    Kişiler: Uygur sultanı
    Zaman: Uygurlar dönemi
    Mekan: turfan,

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    , tolaırmakları ve çin
    Mitolojik unsurlar kullanılmıştır ve olağanüstüdür.
    Zihniyet: gelenek görenekleri, savaşları, akrabalıkları, yaşayışları görülüyor.

    Kıssa-i Yusuf:
    Yapı: beyitlerle yazılmıştır. Mesnevidir. Aruz ölçüsü kullanılmıştır.Hz.Yusufun hayatı anlatılmıştır
    Dil ve anlatım: islamiyetin etkisiyle ortaya çıkan Osmanlı Türkçesi
    Zihniyet: İslam kültürünün edebiyata yansıması

    Araba sevdası:
    Yapı: bihruz beyin hayatı. Batılılaşmanın etkisi. Bihruz beyin evinde geçmişbir metin
    Dil ve anlatım: batı kültüründen etkilenerek yazılmış. Düz yazı
    Zihniyet: Tanzimat dönemiyle batılılaşmanın etkisi

    b) destan: İslamiyet öncesi dönem
    mesnevi: İslami dönem
    roman: batı etkisinde gelişen türk edebiyatı dönemi



    SAYFA 13:

    2- a) gazel:
    Beyitlerle yazılmıştır.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    kullanılmıştır. Dili ağırdır. Yabancı kelimeler çoktur. Divan edebiyatıürünüdür.

    Koşma:
    Dörtlüklerle yazılmıştır. Hece ölçüsü kullanılmıştır. Dili sadedir. Aşık tarzıhalk edebiyatı ürünüdür.

    b) halk edebiyatı halka divan edebiyatı ise okumuşlara hitap eder.



    SAYFA 14:

    1- E
    2- D
    3- D
    4- mesnevi: beyit
    Roman: batı uygarlığı
    Destan mitolojik öğeler
    5-D, D, Y



    SAYFA 15:

    1- E
    2- E
    3- E
    4- D, D, D
    5- tercümanı ahval, batı etkisinde gelişen türk edebiyatı, şiir ve inşa
    6- D
    7- C
    8- İslamiyet öncesi türk edebiyatı: Şamanizm, yuğ, göktanrı, bozkurt
    İslami dönem türk edebiyatı: tasavvuf, kaside, minyatür, aruz
    Batı etkisinde gelişen türk edebiyatı: roman, opera, gazete, batılılaşma
    9- D
    10- A
    11- D
    12- yaşadığı dönemin etkisinde kaldığı için
    13- C



    SAYFA 17:

    1- geçim kaynakları hayvancılık. Yaşam biçimleri göçebelik
    2- a) insanlar olayları hep bir bahane bularak ondan olduğuna inanıyorlar veolayları böyle kapatıyorlar
    b) uzayda yaşam olup olmadığını merak ediyorlar.



    SAYFA 18:

    1- a) parçalarda belli oluyor
    b) olağanüstü nitelikleri ortaya koyuyor
    c) çözüm bulamadıkları konulara olağanüstülük katmışlardır.



    SAYFA 19:

    2- destanları milletler dilden dile yaşatıyorlar. Her milletbir destan dönemi yaşamıştır



    SAYFA 20:

    1- E
    2- D, D, D, Y
    3- C
    4- mitolojik





    SAYFA 21:

    Hazırlık sorusu: nesilden nesile ağızdan ağza aktarılarakgünümüze ulaşmıştır. Bir de kaşarlı mahmutun divan-ı lügatit türk adlıkitabında yazmaktadır.



    SAYFA 23:

    1- ergenekondan çıkmak için yol aramaları ve çıkmaları
    Börtö çenenin bütün boylara haber göndererek ergenekondan çıktıklarını habervermeleri
    Tatarlarla tekrar savaşıp kazanmaları
    2- a) vergi alınmış, devlet yapısı güçlüymüş.
    Zihniyet: bağımsızlık için uğraşmaları
    Hayvancılıkla uğraşıyorlarmış. Çadırları ve sürüleri varmış.
    b) Türkler kağanlar tarafından yönetiliyormuş. Göçebelikten yerleşik hayatageçmişler. Savaşçı bir millet.
    3- nevruz bayramı



    SAYFA 24:

    1- A
    2- D
    3- Y, D, D
    4- sözlü edebiyat ürünleri söylendikleri dönemin

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    taşır. Geçmişdönemlerin yaşam biçimleriyle ilgili bilgi verir. Bundan dolayı türk kültürüiçin önemlidir.
    5- sözlü edebiyat ürünü: destan
    Türk destanlarındaki ortak motif: demir
    Ergenekondan çıkış günü: nevruz
    6- mitolojik, mit

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...


    Kam: büyücü, doktor
    Baksı: büyücü, doktor
    Ozan: halk şairi
    Şaman: din adamı



    ©

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...




    .SAYFA 25:

    1- sevindikleri zaman insanlar dışa dönük olurlar.Mutluluklarını belli ederler. Yüzleri güler. Ölümler karşısında üzülürler veiçlerine kapanırlar.
    2- ağıt ve mersiye de ölüm karşısında duyulan duygudan bahsedilmiştir. Gazel vegüzelleme de aşktan bahsedilmiştir.



    SAYFA 27:

    1- a) ölüm, acı, yas, son
    b) bunu yapması kolay yaparsınız
    c) inanmadıklarını göstermek için
    2- a)
    1. dörtlük: -dı mu, -di mü: redif , -l: yarım uyak
    2. dörtlük: -tur, -tür: redif
    3. dörtlük: -ok: redif
    4. dörtlük: -rup, -rıp: redif
    5. dörtlük: -yu, -yü: redif
    6. dörtlük: -dı, -di: redif
    7. dörtlük: -dı, -di: redif
    8. dörtlük: -dı, - di: redif
    9. dörtlük: -çıdı: redif, -n: yarım uyak

    b) ölçü: 7li hece ölçüsü, kalıp: 4+3
    c) anlamı kuvvetlendirir
    ç) tema: alp er tunganın ölümü, konu: ölüm
    3- deyimler:
    - bent, benzi sarardı
    - öç almak
    - feryat etmek
    - yarayı deşmek
    - niyet etmek
    4- a)
    Kişileştirme:
    - dağların başı (bile) kertilir
    - felek iyice zayıfladı
    Benzetme:
    - erkekler kurtlar gibi hep birlikte uluyor
    - (yüzlerine) safran sürülmüş (sanırsınız)
    Abartma:
    - yakalarını yırtıyor ve çığlık atıyorlar
    - (bu etler vücuttan sarkıyor ve) yerlere değip sürükleniyor

    b) şiire zenginlik katıyor ve akılda daha kalıcı olmasını sağlamaktadır.



    SAYFA 28

    1- 1. koşuk: bahar
    2. koşuk: zafer(savaş)
    3. koşuk: ayrılık(vefasız sevgili)

    2- a)
    1. koşuk: -şıp, -şip: redif
    2. koşuk: -uldı: redif
    3. koşuk: -dım, -dim: redif

    b) ölçü: 7li hece ölçüsü, kalıp: 4+3
    3- deyimler:
    - yüz yüze gelmek
    - hayretler içinde kalmak
    - yerden bitmek
    - kurulmak
    - ekin biçmek



    SAYFA 29:

    4- kişileştirme:
    - mor ile yeşil yüz yüze geliyor
    - ve birbirlerine sarılıyorlar



    Benzetme:

    - düşman) askeri ekin (biçilir) gibi biçildi
    - (gözlerim) yağmur gibi kan(lı yaşlar) saçıyor (şimdi)
    Abartma:
    - insan(bu renk cümbüşünü görünce) hayretler içinde kalıyor
    - yuvarlak otağ(ım) kuruldu



    ANLAMA VE

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...


    Sagu ile koşuk arasındaki benzerlikler:
    İkisi de sözlü edebiyat ürünüdür. İkisi de 7li hece ölçüsüyle yazılmıştır.İkisinde de deyimler ve edebi sanatlar vardır. Her ikisi de dörtlüktür.İkisinin de kalıbı 4+3 tür. Uyak şemaları aynıdır.(düz uyak)
    Farklılıklar:
    Sagunun nazım şekli: sagu
    Tema: acı
    Koşukun nazım şekli: koşuk
    Tema: sevinç, savaş, aşk



    SAYFA 30:

    ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
    1- D
    2- ağıt
    Doğa, aşk, yiğitlik
    3- eski devlet büyüklerinin ölümü üzerine söylenen ağıt: sagu
    Coşku ve heyecanın dile getirildiği manzume: koşuk
    Eski Türklerde şair, din adamı: şaman
    4- Y, D, Y, D




    SAYFA 37:

    1- oğuz kağanın doğuşu. Oğuzun gençliği. Oğuzun göğün kızıile evlenmesi. Oğuzun yerin
    Kızı ile evlenmesi. Oğuz hanın Türklerin büyük kağanı olması. Oğuz hanın batıdaidil boyu akınları. Oğuz hanın Kıpçak akını. Karluk türk boylarının türeyişi.Kalaç türk boylarının türeyişi. Cürçed akını ve kanglı türk boylarınıntüreyişi. Oğuz hanın güney akınları. Oğuz hanın altı oğluna hanlık vermesi.Oğuz hanın büyük bir şölen vermesi.

    TİP ÇÖZÜMLEME

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    :
    Tip nasıl bir insandır?
    - olağanüstü özelliklerle doğmuş ve büyümüş. Halkı için hiçbirşeyden korkmayankişidir.
    Tip durağan mıdır, dinamik midir?
    - dinamik
    Destanın hangi kısmı sizin tip hakkında böyle düşünmenize neden oldu?
    - doğuşu ve gençliği. Yaptığı savaşlar. Türk boylarının üzerine gitmesi
    Sosyal ortam ve çevre bu tipi nasıl etkilemiştir?
    - olağanüstü özellikler sergilediği için halkın ondan beklentisi fazladır
    Bu tipin sizin toplum yapınızdan farkı var mı?
    - var
    Bu tipin diğer tipler üzerinde etkisi var mı?
    - var
    Tip kendi kişiliğinin farkında mı?
    - farkında
    Sizce gerçek hayatta bu destandaki tip gibi davranan biri olabilir mi?
    - olamaz


    ©tüm ödevler

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    sitesine aittir



    SAYFA 38:

    3- a) kağanların kağanı, yerin göğün kağanı, türk boylarınındize getirilişi
    b) oğuz kağanın hayatı
    4- hayır. Birilerinin benden bu kadar çok şey beklemesi beni rahatsız eder
    5- zaman: belirli bir zaman dilimi yoktur
    Mekan: idil boyu, Kıpçak boyu, orta asya
    Mekanın anlatımı: sadece yer isimleri verilmiş
    Kişiler: oğuz kağan, 6 oğlu, 2 eşi
    Kişilerin olay örgüsündeki işlevi: oğuz kağan akınlar yapmakta ve halkınbeklentilerini yerine getirmektedir
    6- a) birçok var
    b) dilden dile, nesilden nesile aktarılarak bu hale gelmiştir
    2. etkinlik: İslamiyet öncesi türk edebiyatı dönemi
    8- ilahi bakış açısıyla bahaeddin ögel



    SAYFA 40:

    Sayfa 40 Full Cevapları blogkafem.blogspot.comadresinde!...




    SAYFA 41:

    Doğal destan ile yapma destan arasındaki benzerlikler:
    Her ikisinde de olağanüstü öğeler vardır. Anlatımları liriktir. Topluma yerveren olaylar vardır. Temaları benzerdir. Toplumu eğitmek için yazılır.Manzumdur.
    Farklılıklar:
    Doğal destan: anonimdir. Belli bir oluşum süreci vardır. Mitolojik öğeleroldukça fazladır. Zamanı belli değildir.
    Yapma destan: yazarı bellidir. Belli bir oluşum süreci yoktur.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    öğeler fazla değildir.Zamanı bellidir.

    1-
    Tema: kahramanlık, savaş, aşk, halkı ve toplumu derinden etkileyen olaylar vebu olaylardaki etkili kişiler
    Dil ve anlatım: manzume şeklinde yazılır
    Mekan: bazen yer isimleri verilirken betimleme yapılır. Bazen de sadece yerisimleri verilir
    Zaman: belirsiz bir zaman anlayışı vardır
    Olay örgüsü: olağanüstü öğelerle zenginleştirilerek geniş bir olay örgüsüsağlanmıştır
    2- bu dönem edebiyatı müzik eşliğinde dile getirilmiştir. Hece ölçüsükullanılmıştır. Nazım birimi dörtlüktür. Döneme göre dil sadedir. Anonimdir.Dizelerde genel olarak yarım uyak hakimdir. Daha çok aşk, doğa ve ölümkonularını işler.



    ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME:

    1- C
    2- D
    3- E
    5- D, Y, Y
    6- ilyada
    Toplumsal



    SAYFA 43:

    1-
    Yazının icadından önce insanlık tarihi:
    Yazının icadından önceki dönemde bilgiler gelecek kuşaklara aktarılmadan önceyok olmaktadır. Bu nedenle de ilerleme çok yavaş olmuştur. İnsanlar gündelikbilgilerle yetinmek zorunda kalmışrı.

    Yazının icadından sonra insanlık tarihi:
    Sümerlilerin yazıyı icat edişiyle birlikte bilgiler gelecek kuşaklaraaktarılmış ve insanlık tarihi bu dönemden sonra hızlı bir şekilde gelişmeyebaşlamıştır
    2- kısacası insanlar daha cahil olurdu.




    SAYFA 44:

    1- yaptıkları savaşlar anlatılıyor.çinliler anlatılıyor. Vebu abideyi diktirdiğini söylüyor.
    2- sesleniş, öğütler, milletime uyarılar
    3- azimli, olayları doğru değerlendiren, milleti için her türlü fedakarlığıyapmış olan biri
    4- b) türk milletine, türk gelenek ve göreneklerine sahip çıkarsan yaşarsın
    5- düzgün cümleler kurulmuştur. Cümleler kısa ve anlaşılırdır. Yabancıkelimelere yer isimleri dışında rastlanmamıştır.



    SAYFA 45:

    6- a) hükümdarın tanrı tarafından seçilen kutlu birisiolduğuna inanılmıştır. Savaşlar yapıldığını anlaşmalar yapıldığınıanlatmaktadır. Göktürklerin tarihi hakkında da bilgi edinebiliriz
    b) günlük yaşamda kullanılan unsurların alfabeye yansıdığını görüyoruz.



    SAYFA 46:

    Sözlü edebiyat: koşuk, sav, sagu, destan
    Yazılı edebiyat: göktür yazıtları, Uygur kitabeleri


    ©

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...




    SAYFA 47:

    ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME:
    Sayfa 47 Full Cevapları blogkafem.blogspot.comadresinde!...



    SAYFA 49:

    BULMACA:
    Sayfa 49 Full Cevapları blogkafem.blogspot.comadresinde!...

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...



    SAYFA 50 - 80 ARASI CEVAPLAR

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...



    Kültürel değerler ve değişimin nedenleri tablosu


    Göktürklerde Kültürel Değerler:
    1-Göktanrı inancı
    2-Bu inancın etkisinin görüldüğü Göktürk Kitabeleri
    3-Göktürk alfabesi
    Uygurlarda Kültürel Değerler:
    1-Budizm inancı
    2-Bu inancın yansıdığı metinler
    3-Uygur alfabesi
    Değişim Nedenleri:
    1-Din değişikliği
    2-Yerleşik hayata geçilmesi
    3-Hayat anlayışının değişmesi
    Karahanlılarda Kültürel Değerler:
    1-İslamiyet
    2-İslamiyetin yansıdığı eserler
    3-Karahanlı Türkçesi
    4-Arap alfabesi
    Değişim Nedenleri:
    1-İslamiyetin kabulü
    2-Din değişimiyle birlikte zihniyetinde değişmesi



    2.Soru

    Türkçenin Edebi bir olarak kullanılması ve değişmeyen öğeler Türkçe'ninkullanılmasıdır.Milliyetçilil ön plandadır..

    Fotoğrafın yorumu
    -konar göçerdirler.
    -hayvancılık olduğu anlaşılıyor.
    -atlar evcilleştirilmiştir.
    -hanlıklarla yönetildiği anlaşılıyor


    Sayfa 55 Ölçme ve Değerlendirme
    Sayfa 55 Full Cevapları blogkafem.blogspot.comadresinde!...
    Mesnevi nazım şeklinin özellikleri:

    1-mesneviler öğüt verici bir olayı anlatan uzun şiirlerdir.(savaş,aşk,tarihiolaylar ve tasavvuf)
    2-mesneviler divan edebiyatında bir bakıma günümüzdeki roman ve hikayeninyerini tutuyordu.
    3-beyit sayısı sınırsızdır.
    4-her beyit kendi arasında kafiyelidir.(aa,bb,cc...)
    5-aruzun kısa kalıplarıyla yazılır.
    6-beş mesnevinin bir araya gelmesiyle hamse oluşur.
    -mesnevi nazım şekli türk edebiyatında ilk defa ne zaman kullanılmıştır?
    11.yüzyılda yusuf has hacip tarafında kutadgu bilig'de kullanılmıştır.


    ---------------------------------------------------------

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...



    11. Yüzyıl: İslami Dönem Türk Edebiyatı'na ait ilk eser 11.Yüzyıl'a ait olan'Kutadgu Bilig'dir. Yusuf Has Hacip tarafından yazılmış öğretici bir eserdir.Siyaset-nâme niteliğindedir ve 6500 beyitten oluşur. Bu döneme ait diğer birönemli eser de 'Divânû Lügâtit Türk'tür. Kaşgarlı Mahmut tarafından AraplaraTürkçe'yi öğretmek amacıyla yazılmış bir lügâttır. Bu döneme ait önemli bireser de Edip Ahmet Yükneki'nin öğretici nitelikteki dini kitabı 'AtabetülHakayık'tır.

    12. Yüzyıl: Bu yüzyılın en önemli ismi Hoca Ahmed Yesevi'dir, Türk tasavvuftarihinin ilk önemli şairidir. Hikmetleriyle büyük ün kazanmıştır. Bu yüzyılındiğer önemli ismi ise Kitab-ı Meryem, Kitab-ı Bakırgen ve Kitab-ı Âhirzamanadlı eserlerin sahibi, aynı zamanda Hoca Ahmed Yesevi'nin öğrencisi olan HakimSüleyman Ata'dır.


    Sayfa 56 Hazırlık Çalışması
    Sayfa 56 Full Cevapları blogkafem.blogspot.comadresinde!...

    Sayfa 60 ve 61

    sayfa 60
    1-Niçin susuyorsun?
    2-Kim birini çagırırsa söze önce o başlar ve insan her zaman diline hakimolmalı,ne konuştuğunu
    bilmelidir.
    3-Bilgisiz her zaman susmalı,bilgili ise diline hakim olmalıdır bilgilininsözünde her zaman hikmet vardır..
    4-İnsan kendisine birşey sorulunca konuşmalıdır..
    5-Dilin faydaları nelerdir???
    6-Bilginin iki alameti dil ve boğazdır ruhun nasibi sözdür,kulaktan girer..
    7-Sözün esası nedir ve kaç kısımdır?
    8_Sözün yeri sırdır söz on kısımdır fakat biri söylenmelidir.
    9-Sözün faydası ve zararı ne kadardır?
    10-Yerinde kullanılan söz faydalıdır yersiz söz ise zararlıdır.
    11-Söz ne zaman çok ne zaman az addedilir.(addetmek:saymak)
    12-Söz güzel ne düşünülerek ancak sorulduğunda kısa söylenmelidir çok dinleyipaz konuşmalıdır .Söz akılla söylenmeli bilgi ile süslenmelidir.
    13-Sözün doğrusu

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    dinlenmeli,sözkime söylenmelidir?
    14-Söz bilgiliden büyüklerden dinlenmeli,bilmeyenlere ve küçükleresöylenmelidir.
    15-Dili söyletmeli mi susturulmalı mı?
    16-Dil doğruyu söyeleyecekse söylenmeli söylenmeyecekse susmalıdır


    2.a
    Adalet: Kün Togdı
    Saadet: Ay Toldı
    Zeka: Ögdülmiş
    Hukuk: Kün Togdı
    Mutluluk: Ay Toldı
    Hayatın Sonu: Odgurmış

    2.b.

    Akıl bir meşaledir... - Ögdülmiş
    Huzur bendedir... - Ay Toldı
    Ben işleri doğruluk... - Kün Togdı
    ilgili insan fani... - Odgurmuş

    2.c.
    Yazar soyut kavramları (adalet, saadet, akıl, hayatın sonu) somutlaştırarakvermiştir. Somutlaştırmayı bu kavramları temsil eden "Kün Togdı, Ay Toldı,Ogdülmiş, Odgurmış" isimli kahramanlarla sağlamıştır.

    3. Kutadgu Bilig, insanlara dünya ve ahirethayatlarında yol göstermek için yazılmıştır.

    4. Dil ve Söyleyiş Özellikleri: KutadguBilig'de Karahanlı Türkçesi kullanılmıştır. Verilen metin parçası vesözcüklerde yabancı kökenli sözcükler de bulunmaktadır. Edebi bir dilkullanılarak yazılan Kutadgu Bilig yeni bir nazım şeklinin (mesnevi) söyleyişözelliklerini de yansıtmaktadır.
    Kültür Özellikleri: Kutadgu Bilig, İslami dönemin yansımalarının bulunduğu ilkörnektir. Mesnevi nazım şekliyle, beyitlerle yazılması ve İslami unsurların yeralması ve döneminin ahlak anlayışını ortaya koyması bakımından eser önemli birkaynak durumundadır.

    5.a.
    -Her insan diline hakim olmalıdır.
    -İnsan, kendisine bir şey sorulunca konuşmalıdır.
    -Söz, ruhun nasibidir.
    -İnsan, konuşmaktan çok dinlemeyi öğrenmelidir.
    -Söz, yerinde kullanılırsa faydalıdır.
    -Söz, güzel, düşünülerek, kısaca söylenmelidir.
    -Söz, bilgiliden ve büyüklerden dinlenmeli; küçüklere söylenmelidir.
    -Dil, her zaman doğruyu söylemelidir.

    5.b.
    Kutadgu Bilig'de savunulan ve öğüt niteliğinde verilen düşünceler, bugün halageçerliliğini korumaktadır.

    6.
    -Aruz ölçüsünü kullanmıştır.
    -Eserini sembolik olarak yazmıştır.
    -İslami dönemin ilk edebi ürününü yazmıştır.
    -Türk edebiyatındaki ilk mesneviyi yazmıştır.
    -Türk edebiyatındaki ilk

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    yazmıştır.
    -Eserini öğretici (didaktik) tarzda yazmıştır.


    sayfa 61
    4. etkinlik

    Dil ve Söyleyiş Özellikleri: Kutadgu Bilig'de Karahanlı Türkçesikullanılmıştır. Verilen metin parçası ve sözcüklerde yabancı kökenli sözcüklerde bulunmaktadır. Edebi bir dil kullanılarak yazılan Kutadgu Bilig yeni birnazım şeklinin (mesnevi) söyleyiş özelliklerini de yansıtmaktadır.
    Sayfa 62
    Etklinlik

    A.MESNEVİ
    B.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    ÖLÇÜSÜNÜN KISA KALIBIKULLANIŞI
    UYAK ŞEMASININ AA BB CC OLMASI


    Sayfa 64
    1.ahlak ve öğüt vermek için ve bilginin onemını belırtmek ıcınn
    2.adip ahmet bilginin hayatta en onemlı şey olduğu hakkında öğütler vermişbilgilinin her işinin iyi olduğunu belirtir
    3.a) saadet yolu bilgi ile bulunur,kemik için ilik ne ise insan için bilig odur,brbilgili bin bilgisize bedeldir,bilgiyi Çin de bile olsa arayınız......
    b)gecerlilğini korur bili herzamn onemlıdır ınsanlıktarıhı bılgı ıle gelışır.
    4.a)bilgisizlikten ne kadar halk kendı elıyle put yapıp rabbım budur dedi
    b)bin bilsende bir bilene danış,bilmemek ayıp değıl orenmemek ayıp....
    5.hem dortluk hem beyıtten yazılmışislami kulturun etkısıyle beyıtlerkullanılmış
    6.islami donem 2. eser yazmış,eserin dil bilim acısından onemlı , eser dıdaktıkyonde ele alınmış, hem dortluk hem beyıt kullanılmış


    Sayfa 66 Etkinlik
    1.Her dörtlüğünde hgikmet olduğu için şiirlerine hikmet adıvermiştir.Hikmet tasavvufi bir terimdir.
    2.Dörtlüklerin son dizesinde de belirttiği gibi, Hz. Peygamber 63 yaşındatoprağa girdi. Bende bu yaştan sonra toprağın altında yaşamalıyım diyerek,kendisine toprak altında bir hücre yaptıran Ahmed Yesevi'nin o günlerde meydanagelen bir olay, şöhretinin bütün Türkistan havalisine yayılmasına vesileolmuştu.
    3. **Hikmet tarzı şiir geleneğinin ilk şairidir.
    **Dini tasavvufla uğraşan şairimizdir.
    **Yesevi tarikatının kurucusudur.
    4.Ahmet Yesevi tasavvufla uğraşan şairlerimizdendir.Tüm yaşamını insanlarıislamiyet konusunda bilinçlendirmeye adamıştır.Metnin yazılış amacıda insanlarıislamiyet hakkında bilgi vermektir.
    5.Halk edebiyatı geleneğinin devamı ,Tasavvuf Tekke Edebiyatı'nınbaşlangıcıdır.

    ETKİNLİK
    'Hakaniye Lehçesi''

    Hakaniye Lehçesi dendiği zaman akla Kaşgarlı Mahmut'un en çok beğendiği, öyleki "Kaşgar dili","Kaşgar Türkçesi" olarak da adlandırılan,bir diğer şekilde "Karahanlı Türkçesi" (Karahanlıca)dilinindevirlerinden biri gelir.
    Kaşgarlı'nın şivelerle karşılaştırılırken "Türkçe" diye adlandırdığıHakaniye lehçesi, ilk Türk yazı dilidir.Bu yazı dili devresinden geleneserlerin büyük kısmı Uygur yazısı ile yazılmış olduğundan bu döneme Uygurdönemi(devri), bu yazı diline de Uygurca denilebilir

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    Sorular
    1) türkçenin arapça kadar seçkin bir dil olduğunu göstermek amacıylayazılmıştır.
    2)divanü lügati't türk ile birlikte sözlük yazma geleneği başlamıştır. divanülügati't türk türkçesidir.
    3) islamiyet: islami dönem ilk eserlerinden en önemlisini kaleme almıştır.
    arapça: eserini arapça olarak kaleme almıştır.bu durum onun arapçayı iyibildiğinin göstergesidir.
    türk kültürü:yaşadığı dönemin kültürünü yansıtmış ve günümüze kadar ulaşmasınısağlamıştır.
    gezgin:türk türkmen yağma çiğil kırgız gibi türk boylarını dolaşmıştır.
    dil bilimi:dil bilimi açısından o dönemin yaşayan sözcüklerin kelime köklerieserine alınmıştır.
    islamiyet öncesi sözlü ürünler:sagu koşuk sav gibi sözlü edebiyat ürünlerinidinleyerek yazıya geçirmiştir.
    etimoloji:türkçenin ilk etimoloğudur.
    türkçe:türkçenin ilk sözlüğünü yazmıştır eserinde 7500 sözcük yer alır.


    Sayfa 69 ve 70

    4a.Atatürke göre türk milleti demek türk dilidemektir.türk dili kutsal bir hazinedir.çünkü bir toplumu millet yapan herşeydil sayesinde olur.bu sebeple türk dili türk milletinin kalbidir.
    b.Kaşgarlı mahmut türk diline en büyük katkıyı yapanların başındagelmektedir.çünkü o dönemin maddi ve manevi kültür unsurlarını türkçeninbünyesince,türkçenin en eşsiz hazinelerinden biridir.

    Kaşgarlı Mahmut ve Atatürk'ün Türk dili ileilgili ortak görüşleri:
    -Türk milleti demek Türk dili demektir.
    -Türk milletinin her şeyi dilinde yaşamaktadır.(sevinci, üzüntüsü, öfkesi ...)
    -Türk dili, dünyadaki en zengin dillerden biridir.
    -Türk dili, yabancı dillerin saldırısından korunmalıdır.
    -Türk dili zengin ve köklü bir dildir.



    Türk dilinin 20 ülkede ve birçok özerk bölgedemilyonlarca kişi tarafından kullanılması Türklerin hangi özelliğini gösterir?
    Türkçe'nin büyük dillerden biri olduğunugösterir. (Türkçe dünyanın 5. büyük dilidir.)

    Kutadgu Bilig,Divan-ı Hikmet,Divaü Lügati't-Türkve Atebetü'l Hakayık metinlerinden hareketle o dönemde benimsenen ve kültürelfarklılaşmaya neden olan yeni değerler nelerdir?
    Kültürel farklılaşmaya sebep olan İslamdininin kabulüdür. Adı geçen eserlerde İslami terimler ve isimler kullanılmayabaşlanmıştır.

    Türkçenin günümüzdeki durumu?
    Türkçe günümüzde yabancı dillerin (özellikleİngilizce) etkisi altındadır. Nasıl ki bir dönem Farsça ve Arapça, Tanzimattansonra Fransızca etkisine girdiyse şimdi de İngilizcenin etkisinde.

    Atatürk'ün Türk dili için gösterdiği hedeflerinbugün neresindeyiz?
    Atatürk saf Türkçeden yanaydı. Üsttekiyorumdanda anlayacağınız üzere bugün saf Türkçeden söz etmek mümkün


    Sayfa 70 deki 7. etkinlik

    Hakaniye Lehçesi dendiği zaman akla Kaşgarlı Mahmut'un en çok beğendiği,öyle ki "Kaşgar dili","Kaşgar Türkçesi" olarak daadlandırılan, bir diğer şekilde "Karahanlı Türkçesi"(Karahanlıca)dilinin devirlerinden biri gelir.

    Kaşgarlı'nın şivelerle karşılaştırılırken "Türkçe" diye adlandırdığıHakaniye lehçesi, ilk Türk yazı dilidir.Bu yazı dili devresinden geleneserlerin büyük kısmı Uygur yazısı ile yazılmış olduğundan bu döneme Uygurdönemi(devri), bu yazı diline de Uygurca denilebilir.


    s.71 ölçme ve değerlendirme

    Sayfa 71’in Tüm ve Ayrıntılı Cevapları .. blogkafem.blogspot.com ‘ da!....

    Sayfa 72
    13 14 YY da anadolu da meydana gelen sosyal ve siyasiolaylar

    13 ve 14. Yüzyil Turk Edebiyati

    13 ve 14. yüzyillarda Anadolu, siyasal bakimdan pek gok karga§amn yaşandigi birdonemdi. 13. yuzyilda Anadolu'da dort devlet vardi: Sel9uklular, ilhanlilar,Bizans ve Trabzon Rum imparatorlugu. Bunlann en güçlüsü Selçuklular idi.
    Selcuklulann Mogollar tarafmdan

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    i ile yikilmasi sonucu Anadolu'da bir cok beyliklerkuruldu. Beyliklerin her biri kendi bagimsizlığını ilan etti. Bu kez beyliklerarasi savaşlar başladi. Osmanli Beyligi 1299 yilinda kuruldu ve digerbeyliklerle yaptigi savaslar sonucu geli§ip gii9lendi.
    13 ve 14. yiizyilda Anadolu'da du§iince hareketlerinin merkezi Konya vedolaylandir. Mogol akinlanndan korunmak amaciyla Turkmenistan Horasan'dan pekcok alperen gelerek Anadoludaki beyliklerin saraylanna sigiiAlar ve tasawufdu§uncesini yaymaya ba§ladilar. Bu ortamda tasavvuf edebiyati dogdu. Dahasonraki yuzyillarda da gelisip yayildi.
    Tasawuf alamnda; Mevlana, Haci Bekta§ Veli, Yunus Emre, fieyyad Hamza, AhmetFakih, Nesimi, Giilflehri, Sultan Veled gibi pek 9ok sanat9i eserler verdi. Aymyuzyillarda din di§i konularda, Hoca Dehhani, Ahmedi, Hoca Mes'ut eserlerverdi. Bir taraftan da Iran-Arap edebiyatlndan 9ok sayida 9eviriler yapildi.1360 yilmda Kul Mes'ut tarafmdan "Kelile ve Dimne" adli fabl kitabiTurk9eye 9evrildi.
    Bu yuzyillarda halk edebiyati alanmda "Battalname" ile"Dani§mend-name" adli eserler yazildi. Bunlardan "Battahiame'deSeyit Battal Gazi'nin din ugruna Bizans'a kar§i giri§tigi mucadelelerden sozedilir." "Dani§mend name'de ise Melik Ahmet ile oglu Gazi Bey'inkahramanliklan anlatihr. Bu oykulerde dini inanclar ve ilahi yardimlar onplandadir. Hz. Muhammet, Hz. Ali riiyada goruliir. Hizir gazilerinyardimcisidir. Bu eserlerde eski Turk destan geleneginin izleri islamikaraktere burunmu§ niteUkte ya§atildi.
    Bu yuzyillarda gerek dini (tasawufi) gerekse din di§i konulan i§leyen fikirlertizerinde, iranli §airlerden Firdevsi, Nizami, Sadi, Feridtiddin Attar ileFars9a eserler yazan Mevlana'nm etkisi gorulur. Bilim ve edebiyat yoluylaArap9adan, Fars9adan dilimize sozcukler yamnda bu dillere ait kurallar dagirmeye ba§ladi. Ancak 1277 yilmda Karamanoglu Mehmet Bey bir fermanla bunuonlemeye 9ali§ti. "Bugiinden sonra, divanda, dergahta, barigahta,mecliste, meydanda "Tiirk9e den ba§ka dil kullanihnayacaktir." Buferman dilimizi yabanci etkilerden korumaya yetmedi.

    Tasavvufun hızlı yayılması için 13. ve 14. yy.’lar Anadolu’su çok elverişliidi. Bunun birçok sebepleri vardır:
    1- İslâmla muşerref olan Türklerin Anadolu’ya yerleşmesi HıristiyanAvrupası’nda sert tepkiler doğurmuştur. Hıristiyanlar, ülkelerini teminataltına alabilmek ve kutsal kabul ettikleri Kudüs’ü almak için Türklere karşıHaçlı Seferleri düzenlemişlerdir. Bu seferlerin önünde Hıristiyan din adamlarıbulunurdu. İşte bunlara karşı Türkler’den de din ve tasavvuf önderlerisavaşlarda ön plana çıkmışlardır. Gazaya giden İslâm cenkçilerine yardım eden,onları manen ve madden de destekleyen erenler ve alp erenler görüldü. Ahilikgibi yarı mutasavvıf, yarı asker fakat bütün ülkeyi tutmuş bir esnaf ve zanaatçılarteşkilatı bir yandan din savaşlarını desteklerken öte yandan tasavvufunyayılmasına zemin hazırlıyordu.
    2- Türklerin kalabalık bulunduğu Horasan’da 11.yy’dan beri yoğun bir tasavvufhayatı vardı. Çünkü bu ülke eski din ve medeniyetlerin etkisi altındaydı.Bilhassa 12.yy’da yetişen Ahmet Yesevi’nin derviş ve müritleri çok sayıdaidiler. İşte 13.yy başında Horasan ve diğer Türk yurtları Moğallar tarafındanişgal edilmişti. Moğolların dayatmacı, yağmacı ve kötü yönetiminden kaçanaydınlar Anadolu’ya kaçtılar. Çoğu Mutasavvıf olan ve Horasan Erenleridenilenlerin arasında, Belh’ten Konya’ya gelen Mevlâna ve babası da vardı.
    Mevlâna ve babası Anadolu’ya yepyeni bir fikir, ahlâk ve iman canlılığıgetirdiler. Büyük şehirlerde dergâhlar kurdular. Kasaba ve köylere varıncayakadar tekkeler inşa ettirdiler.
    3- 13. ve 14. yy’larda Anadolu’nun siyasi yapısı karışıktır. Sağlam bir devletotoritesi yoktur. Moğol akınları ile memleket yağmalanıyor, yakılıpyıkılıyordu. Şehirde, köyde güvenlik kalmamıştı. Mal, mülk elden zorlaalınıyor, ölmek ya da yaşamak tesadüfe bağlı bulunuyordu. Bu huzursuzluk,insana dünyadan el etek çekmeyi va’z eden ve pırıl pırıl ilâhi bir aleminkapılarını açan tasavvufa rağbeti sağlamıştır. Hayatları teminatsız insanlar,tarikatın mânevî havasında veya bazı şeyhlerin nüfuzu altında huzurarıyorlardı.
    Tasavvuf konaklarda, şiir ve sanat neşesi olurken; halk arasında ahlâk öğütlerişeklinde yayılıyordu. Fakat tasavvufun yayılmasında rehberlik eden asılteşkilat “Ahilik”ti. Bektaşilik, Melâmilik, Nakşibendilik, Bayramilik gibimillî tarikatler hep ahilik teşkilatından çıktı.
    Tekke şiirinin Türk Edebiyatında kaynakları 12.yy’da Horasan’da AhmetYesevî’nin hikmetlerinde görülmüştür. Şiir ve fikir tarihimizdeki yerleri, dilve edebiyatımızı kurtarmak yolundaki hizmetleri için hiç bir şeyle kıyasedilmeyecek değerdedir. Tekke şiirinin ilk ve en güzel örnekleri 13.yy’dagörülmektedir. Bu geleneğin büyük şairi olan Yunus Emre, 13.yy’da yetişmiştir.13. - 14. ve 15.yy’larda parlak çağını yaşayan Tekke şiiri, 20.yy’a kadar daeser vermeye devam etmiştir.9
    Özellikle Yunus Emre, Anadolu sahasında halk diliyle halka islâm dininin bütünkurallarıyla anlatan Tekke edebiyatının en büyük şairidir. Orta Asya’da AhmetYesevî ile başlayan Türk Tasavvuf Şiiri, Türkistan, Horasan ve Anadolu’da enüstün seviyeye Yunus Emre’yle ulaşmıştır.
    14. yüzyılda Anadolu’da Tekke edebiyatı, 13. yüzyıldaki kadar bahtiyar birdevir yaşamamıştır.
    O kadar ki bu asırların Tekke şairleri, şiiri Yunus gibi söylemeğe çalışmaklakalmamış, bazen Yunus’un ya “ Emre”liğini ya da bizzat Yunus adını unvan olarakkullanmışlardır.



    Sayfa 72
    1.a Kafiye-Redif

    ... benden beni a -i / -ü: redif
    ... gerek seni a -n: yarım kafiye
    ... dün ü günü a
    ... gerek seni a

    ... sevinirim b
    ... yerinirim b
    ... avunurum b
    ... gerek seni a

    ..öldürür
    ...daldırır
    ...doldurur
    ...seni
    dürür,dırır, durur REDİF

    ...üzem
    ...düşem
    ...endişem
    ...seni
    em:TAM KAFİYE

    ...sohbet gerek
    ...ahret gerek
    ...gerek
    ... seni

    gerekker:REDİF
    et:TAM KAFİYE


    Sayfa 74
    6.Siirde ask;atese,denize,zincire benzetilmistir.Askın bunlara benzetilmesindene kadar cileli ve zor bir yol oldugunu anlatmak amacı vardır.

    7.Siirde gecen isimler;Leyla-Mecnun,Hz.Yusuf 'tur.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    Allah askını anlatmakicin kullanılmıstır.Yusuf Peygamber de Kuran'da kıssası olan güzelligiyle ünlübir peygamberdir.Yine Allah'ın güzelligini,askının büyüklügünü vurgulamak icinkullanılmıstır.

    8.
    -Mutasavvıf bir sairdir.
    -Dini-Tasavvufi halk sairidir.
    -Siirlerinde sade bir dil kullanmıstır.
    -Siirlerinde tasavvufi konuları islemistir.

    9. 1. ve 2. dörtlükler icin Yunus Emre'yi en iyi yansıtan dörtlüklerdir

    Türk İslam Toplumlarında, kültürel hayat, islam kültür çevresinin etkisialtında gelişti. Türklerin bu çevreye girmeleri onların her alanda ilerlemesineve yükselmesine sebep oldu. Türk düşüncesi, bir yandan tarihi gelişimini devamettirirken diğer yandan İslam düşüncesi ve felsefesiyle bütünleşti. Butoplumların hayat tarzlarında islamın yüce ve ebedi ilkelerine, esaslarına vekurallarına uyum sağlayacak değişmeler meydana geldi. Hukuk düzenleri"Şerri" esaslara ve "Törelere" göre yeniden kuruldu,düzenlendi. Arap ve Fars dil ve kültürlerinin baskısına rağmen, Türk dilikorundu. Karamanoğullarının başlattıkları resmi dilin türkçe olması hareketi,bazı olumsuz dönemler dışında devam etti. İslamın koruyuculuğunu üstlenenTürkler, Türk tasavvuf düşünce ve eylemleriyle müslümanlığın çağlar boyugelişmesini ve yönlendiriciliğini sağladılar. Anadolu Türk toplumu oluşturduğukültür çevresinde, manevi ve maddi kültür hayatını sürekli şekilde güçlendirdi.Kurduğu imparatorluklar o çağların siyasette, sosyal düzen ve sosyal adalette,iktisadi alanda, özellikle bilimde, eğitim ve öğretimde, hukuk hayatında, enmedeni ve en ileri devletleri oldular. Osmanlı imparatorluğu kuruluşundanbaşlayarak, tarihi varlık alanından çekilişine kadar altıyüz yıl boyunca İslamDünyasının, Türk İslam kültür çevresinin tek temsilcisi oldu. Bir dünya devletiniteliğini koruyarak, kültür hayatını inançlarda, adalette, dilde, musikide,sanat ve estetikte, mimaride, folklörde, eğitim ve öğretimde, sosyalilişkilerde, diplomasi de özenle güçlendirdi. İnsanlık tarihine sayısızörnekler verdi. Kültür varlığımızın zenginleşmesini sağladı
    ,

    islamiyetin kabulü ile türk toplumunda görülenkültürel değişimleri araştırınız
    Türk İslam Toplumlarında, kültürel hayat, islam kültür çevresinin etkisialtında gelişti. Türklerin bu çevreye girmeleri onların her alanda ilerlemesineve yükselmesine sebep oldu. Türk düşüncesi, bir yandan tarihi gelişimini devamettirirken diğer yandan İslam düşüncesi ve felsefesiyle bütünleşti. Butoplumların hayat tarzlarında islamın yüce ve ebedi ilkelerine, esaslarına vekurallarına uyum sağlayacak değişmeler meydana geldi. Hukuk düzenleri "Şerri"esaslara ve "Törelere" göre yeniden kuruldu, düzenlendi. Arap ve Farsdil ve kültürlerinin baskısına rağmen, Türk dili korundu. Karamanoğullarınınbaşlattıkları resmi dilin türkçe olması hareketi, bazı olumsuz dönemler dışındadevam etti. İslamın koruyuculuğunu üstlenen Türkler, Türk tasavvuf düşünce veeylemleriyle müslümanlığın çağlar boyu gelişmesini ve yönlendiriciliğinisağladılar. Anadolu Türk toplumu oluşturduğu kültür çevresinde, manevi ve maddikültür hayatını sürekli şekilde güçlendirdi. Kurduğu imparatorluklar o çağlarınsiyasette, sosyal düzen ve sosyal adalette, iktisadi alanda, özellikle bilimde,eğitim ve öğretimde, hukuk hayatında, en medeni ve en ileri devletleri oldular.Osmanlı imparatorluğu kuruluşundan başlayarak, tarihi varlık alanındançekilişine kadar altıyüz yıl boyunca İslam Dünyasının, Türk İslam kültürçevresinin tek temsilcisi oldu. Bir dünya devleti niteliğini koruyarak, kültürhayatını inançlarda, adalette, dilde, musikide, sanat ve estetikte, mimaride,folklörde, eğitim ve öğretimde, sosyal ilişkilerde, diplomasi de özenlegüçlendirdi. İnsanlık tarihine sayısız örnekler verdi. Kültür varlığımızınzenginleşmesini sağladı.


    sayfa 73

    -m= redif -e=yarım kafiye
    -m= redif -d yarım kadiye

    1) b 8 li hece ölçücü vardır 4+4=8
    tasavvufi bir eserdir
    C) bu ialhiyi düz yazı gibi okuyamayız çünkü ahenk bozulur

    2 b) yunus emrenin şiiri daha öabuk ezberlenir çünkü ahenk şiirin akıldakalmasını sağlar
    umarım yardımcı olabilmişimdir bunların doğruluğundan eminim. &*uot;şiirinher biriminde neler anlatılmak istenmektedir&*uot; bu soruyu göremedimuamrım işine yara


    Aşkın aldı benden beni
    Bana seni gerek seni
    Ben yanarım dün ü günü
    Bana seni gerek seni

    Bu dörtlükte şair; Allah aşkıyla kendinden geçtiğini ve kendisine sadeceAllah'ın ve sevgisinin gerekli olduğunu, bunun haricinde hiçbir şeye ihtiyacıolmadığını söylemiş.


    Ne varlığa sevinirim
    Ne yokluğa yerinirim
    Aşkın ile avunurum
    Bana seni gerek seni

    Varlık veya yokluk kaygısı olmadığını, tek avuntusunun Allah aşkı olduğunusöylemiş.


    Aşkın aşıklar oldurur
    Aşk denizine daldırır
    Tecelli ile doldurur
    Bana seni gerek seni

    Aşık olabilmek için Allah'ı sevmek gerektiğini, aşk denizine ancak bu şekildedalabileceğini söylüyor.


    Aşkın şarabından içem
    Mecnun olup dağa düşem
    Sensin dünü gün endişem
    Bana seni gerek seni

    Dünümün ve bugünümün tek endişesi Allah'tır. Onun aşkının

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    edici şarabından içip Mecnungibi dağlara düşmek istiyorum. Bana yalnızca Allah aşkı gerekiyor. Başka birşeye ihtiyacım yok.


    Sayfa75 - 76 - 77

    -Bu sözcükler ve eklerin belirli bir ilişki içerisinde verilmesi şiire nasılbir katkı sağlar?
    Bunlar birbirleriyle kafiyeli sözcükler. Şiire ahenk açısından bir katkısağlar. Şiirin kulağa hoşgelmesini, akılda kolay kalmasını sağlar.

    -Sözcükler ve ekler arasında kafiye,redif ilişkisini belirleyiniz
    ne:redif i:yarım kafiye
    gelür şahum Abdal Musa'ya:redif lar:redif ag:tunç kafiye

    eyü: zengin kafiye gelür şahum Abdal Musa'ya:redif lar:redif

    ınur:redif y:yarım kafiye gelür şahum Abdal Musa'ya:redif
    ler:redif

    lar(ler):redif k:yarım kafiye gelür şahum Abdal Musa'ya:redif
    lar:redif

    den:redif gelür şahum Abdal Musa'ya:redif lar:redif ag:tunç kafiye


    -Şiirin birim değerini ve sayısını belirleyiniz
    Dörtlük

    -Birimlerde anlatılanları ve şiirin temasını belirleyiniz.
    Şair, şahının (Adbal Musa) üstün özelliklerinden bahsediyor.

    -Şiirde geçen''şah,abdal,aba,hırka,post,aşık,evliya,pır''k avramları hangidüşünce sisteminin etkisini gösterir?
    Bu terimler tasavvuf edebiyatında kullanılır.

    -Şiirde geçen ''dara durmak''hangi anlamda kullanılmıştır?
    Diz üstü duruşuyla temsil edilir. Nesimi gibi yol uğruna postu (deriyi)vermeye, asılmaya hazır olma anl***** gelir. Bunlar "Enel Hak diyen"Hallac-ı Mansur'un anısına tekkeye bağlanmanın yol uğruna canını feda etmeninbir simgesi olarak algılanır. Bir hizmetin konusu olan ya da bir hizmeti yerinegetirmek isteyen her can, önce buraya çıkar ve teslim olur. Bu dara durmak,dara çekilmek, dara çıkmak, dara kalkmak terimleriyle ifade edilir. Pir, mürşitve rehberin oluşturduğu cem mahkemesinde yargılanmak için durulan yeri anlatmakiçin de kullanılan bir deyimdir. Suç işleyen, hatalı görülen Yol eri, meydanyada meydan odasının ortasına çağırılarak sorgulanır, yargılanır, gerekirsehakkında durumuna uygun bir ceza verilir. Böylece bu uygulama sırasındacemaatin ve dedenin huzurunda yargılanan kimsenin bulunacağı şekil ve durumlargösterilmeye çalışılmaktadır. Yargılanan meydan odasının ortasına gelir,ayaklarını mühürler, kollarını göğsünde çapraza alır, başı öne eğik durur.Sonraki aşamalarda uygun olan dar durumlarından birisi aldırılır. Dardanindirme töreni Hakk'a yürüyen hak yolcusu için göçüşünün üçüncü, yedinci ya dakırkıncı günü yapılan törene verilen addır.

    -Nefeste geçen kişi adlarını bulunuz.Kişi adları şiirde hangi amaçlakullanılmıştır?
    Şiirde kullanılma amacı şahının üstünlüklerini açık açık belirtmek

    Metinden yola çıkarak Kaygusuz Abdal'ın fikri ve edebi yönü hakkındaçıkarımlarda bulununuz
    Fikri yönünden incelediğimizde Kaygusuz Abdal'ın Alevi olduğunu görmekteyiz.Edebi yönüne baktığımızda tipik bir halk şairidir. Hece ölçüsü, anlaşılmasıkolay bir dil, halkın ilgisini çekebilecek güncel bir konu.

    -Nefeste Kaygusuz Abdal'ın en güzel ifade eden dize ve sözcük sizcehangisidir?Neden?
    Bence son dörtlüğün üçüncü dizesi. Çünkü pirinden ayrı kalmanın acısıylayazdığı şiiri bu dizede özetlemiştir.


    Sayfa 77


    1- acep derdime derman bulunamamış
    sabır ettikçe devamı qelmiyor
    2-mum gibi baştan aşğıya yanıyorum
    bu yanmanın sebebi yokmu
    3-düşmanlar ben ağlıyorum diye gülüyor
    şu kafirlerin imanı yokmu
    4-gamzenin oku deler yüreğimi
    snin gönlünde bana yer yokmu
    5-kanımı su gibi toprağa attın
    ne zannettin garibin kanı yokmu
    6-yüzünün güzelliğiyle gururlanıyorsun
    kusurun hiç yokmu
    7-seni sevmenin imkanı yokmu.


    1.kıt a;çektiğim bu aşk acısının dermanı yokmu?
    2.kıt a;benim aşk acısıyla yanmamın bir sonu yokmu?
    3.kıt a;düştüğüm bu duruma düşmanım gülmekten vazgeçsin.
    4.kıt a;bakışların yüreğimi ****yor.
    5.kıt a;ben senin için kanımı akıttım. sen benim için akıtacak kanın olmadıgınısanıyorsun.
    6.kıt a;yüzünün güzelliği ile övünüyorsun ama kişiliğin beş para etmez.
    7.kıt a;sen bana yüz vermiyorsun ama seni elde etmenin bir yolu yokmu?



    Devam...

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...



    -Bu sözcükler ve eklerin belirli bir ilişki içerisinde verilmesi şiire nasılbir katkı sağlar?
    Bunlar birbirleriyle kafiyeli sözcükler. Şiire ahenk açısından bir katkısağlar. Şiirin kulağa hoşgelmesini, akılda kolay kalmasını sağlar.

    -Sözcükler ve ekler arasında kafiye,redif ilişkisini belirleyiniz
    ne:redif i:yarım kafiye
    gelür şahum Abdal Musa'ya:redif lar:redif ag:tunç kafiye
    eyü: zengin kafiye gelür şahum Abdal Musa'ya:redif lar:redif
    ınur:redif y:yarım kafiye gelür şahum Abdal Musa'ya:redif
    ler:redif
    lar(ler):redif k:yarım kafiye gelür şahum Abdal Musa'ya:redif
    lar:redif
    den:redif gelür şahum Abdal Musa'ya:redif lar:redif ag:tunç kafiye
    -Şiirin birim değerini ve sayısını belirleyiniz
    Dörtlük
    -Birimlerde anlatılanları ve şiirin temasını belirleyiniz.
    Şair, şahının (Adbal Musa) üstün özelliklerinden bahsediyor.
    -Şiirde geçen''şah,abdal,aba,hırka,post,aşık,evliya,pır''k avramları hangidüşünce sisteminin etkisini gösterir?
    Bu terimler tasavvuf edebiyatında kullanılır.
    -Şiirde geçen ''dara durmak''hangi anlamda kullanılmıştır?
    Diz üstü duruşuyla temsil edilir. Nesimi gibi yol uğruna postu (deriyi)vermeye, asılmaya hazır olma anl***** gelir. Bunlar "Enel Hak diyen"Hallac-ı Mansur'un anısına tekkeye bağlanmanın yol uğruna canını feda etmeninbir simgesi olarak algılanır. Bir hizmetin konusu olan ya da bir hizmeti yerinegetirmek isteyen her can, önce buraya çıkar ve teslim olur. Bu dara durmak,dara çekilmek, dara çıkmak, dara kalkmak terimleriyle ifade edilir. Pir, mürşitve rehberin oluşturduğu cem mahkemesinde yargılanmak için durulan yeri anlatmakiçin de kullanılan bir deyimdir. Suç işleyen, hatalı görülen Yol eri, meydanyada meydan odasının ortasına çağırılarak sorgulanır, yargılanır, gerekirsehakkında durumuna uygun bir ceza verilir. Böylece bu uygulama sırasındacemaatin ve dedenin huzurunda yargılanan kimsenin bulunacağı şekil ve durumlargösterilmeye çalışılmaktadır. Yargılanan meydan odasının ortasına gelir,ayaklarını mühürler, kollarını göğsünde çapraza alır, başı öne eğik durur. Sonrakiaşamalarda uygun olan dar durumlarından birisi aldırılır. Dardan indirme töreniHakk'a yürüyen hak yolcusu için göçüşünün üçüncü, yedinci ya da kırkıncı günüyapılan törene verilen addır.
    -Nefeste geçen kişi adlarını bulunuz.Kişi adları şiirde hangi amaçlakullanılmıştır?
    Şiirde kullanılma amacı şahının üstünlüklerini açık açık belirtmek
    -Metinden yola çıkarak Kaygusuz Abdal'ın fikri ve edebi yönü hakkındaçıkarımlarda bulununuz
    Fikri yönünden incelediğimizde Kaygusuz Abdal'ın Alevi olduğunu görmekteyiz.Edebi yönüne baktığımızda tipik bir halk şairidir. Hece ölçüsü, anlaşılmasıkolay bir dil, halkın ilgisini çekebilecek güncel bir konu.
    -Nefeste Kaygusuz Abdal'ın en güzel ifade eden dize ve sözcük sizcehangisidir?Neden?
    Bence son dörtlüğün üçüncü dizesi. Çünkü pirinden ayrı kalmanın acısıylayazdığı şiiri bu dizede özetlemiştir.



    KAYGUSUZ ABDAL

    Edebi yönüne baktığımızda tipik bir halk şairidir.
    Dili sadedir
    Hece ölçüsü kullanmıştır.
    Konusu halkın ilgisini çekebilecek güncel konulardır


    Sayfa 78 tablo
    Sayfa 78’deki tablonun tüm cevaplarıblogkafem.blogspot.com ‘da!...

    sayfa 79


    6a)
    Benzetme= Kan suya benzetilmiş.
    Aşık kendini muma benzetiyor.
    Eğretileme=acep şol kafirin imanı yok mu
    Zıtlık =Ağlamak Gülmek, Dert Derman
    Soru Sorma=Son mısralarda soru sormaktadır.
    b)
    mum=aşık
    kafir=maşuk(aşık olunan kişi)
    gamze=sevgilinin yan bakışı
    peykan=ok
    7.soru
    aşk acısı,özlem,ümitsizlik,hüzün,çaresizlik
    8.soru
    divan edebiyatının ilk temsilcilerindendir
    edebi sanatlara yer vermiştir
    dili sanatlıdır
    tasavvuf etkisi görülmez



    SAYFA 80 - 120 ARASI CEVAPLAR

    S.80
    "Vesîletü'n - Necât" adlı mevleyi günümüz türkçesi

    Allah ın adını zikr e****m ilk önce
    her işte vacip olur insanlara

    Her kim her zaman Allah

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    söylerse
    her işinin iyi olmasını sağlar(AllAH)

    Her işşin önü allah adıyla başlarsda
    herkesin sonu iyi olur

    her nefeste Allah adını de
    her iş ALLLAH adı ile olur

    güzelce bir kez Allah denirse
    bütün günahlar dökülür

    temiz olverir adını söyleyen
    her muradı olur Allah diyen

    aşk ile gel Allah diyelim
    ağlayarak ah e****m

    bakarsın rahmet kılar
    o kerimdir rahimdir ..

    birdir o birliğine söz yooktur
    gerçi yanlış söyleyenler doktur

    kimse yok iken o vardı
    herkesten güçlü idi....


    Sayfa 81

    benzerlikler

    Her ikisinde de hece ölçüsü kullanılmıştır (Halk edebiyatı mahsüllerinde).Dinsel konular, tabiat ve doğa güzelliği, aşk gibi konular işlenmiştir. Şiirtürleri yapı bakımından benzemektedir (birim değeri, ölçü, kafiye). Bubenzerlikler halk edebiyatında vardır.

    farklılıklar

    İ.Ö. dörtlük, İ.S. özellikle Divan edebiyatında beyit ön plandadır. İ.Ö. yarımkafiye daha ağırlıklı idi, İ.S. tam kafiye ve redifler ön plandadır. İ.Ö. heceölçüsü kullanılırdı, İ.S. ağırlıklı olarak aruz ölçüsü kullanılmıştır. İ.Ö.tema olarak dinsel konular da işlenmesine rağmen İslami bir inanç olmadığı içindinsel konular İ.S. Türk edebiyatındaki kadar ağırlıkta değildir. İ.Ö. Öztürkçekullanılırken, İ.S. özellikle Arapça ve Farsça kelimelerin çokça dilimizegirdiği görülmektedir. İ.Ö. yazılan şiirler anlaşılması kolay, duru bir Türkçeile yazılmıştır. İ.S. özellikle divan edebiyatında çok sanatlı bir dilkullanılmıştır


    Sayfa 83 Tablo
    vahdet-i vücüd=varlık tektir....
    insan-ı kamil=nefis........
    fenafillah=nefsin aruzlarından...
    masiva=allah dışında..
    2=e
    3=d
    4=d,d,d,y
    5=c
    6=insan-ı kamil , tekke dergah , ilahi aşk , mürit derviş
    7=tekke dergah , allah, ilahi aşk şarabı sunan mürşit , nefsiöldürmek içinyapılan zühd terbiye
    8=e

    Sayfa 84
    1 etkinlik
    deniz kenarına oturmuş dalgaların kıyıya vuruşunu seyrediyorum.Uzaktanbüyük gibi görünen dalgalar köpük köpük noktalıyor yolculuğunu.Tepemde güneşbatmaya can atıyormuş gibi karşıma geçiveriyor hızla.Parlaklığı kızılabırakıyor büyük bir ihtişamla.Artık denizde mavi değil,sereserpe teslim ediyorkendinin güneşe .Dalgaları değil artık yakamozları seyrediyorum bir yaz günügünbatımında


    Sayfa 86

    1.a.
    simbatın harap bir kaleyi tamir ettirip yerleşmesi,müslümanların dehşetsaçmaya başlaması,seyitin yola çıkması,kaleyi dolaşıp gördüğü su ****ğindeniçeri girmesi anlatılıyor

    2.ETKİNLİK


    a.
    battalname ile ilgili olan 8yy.da olusturuluyor fakat 15.yy da yazIyageciyor temasI battal gazinin kahamanlIgI ..... birde battalname metnindensunlar anlasIlIyor gaza ve cihat anlayIsI tarIm ve hayvancIlIkla ugrasIdIgI vebattal gazinin bir tImarlI sipahi olabilicegi

    b.
    Silah yerine kılıç kullanıldığı,kaleler olduğu,cihat ve gaza anlayışı
    2.
    Tarkan ve Cüneyt Arkın filmleri

    3-soru

    Metnin yapısını oluşturan öğeler:
    olay örgüsü,
    kişiler,
    zaman,
    mekan
    *Metnin yapısını oluşturan öğeler arasındaki ilişki:
    _Metnin yapısını oluşturan öğeler arasında organik bir bağ vardır.Yaşanan olaybelli bir zamanda, belli bir mekanda kahramanlar arasında yaşanır.
    Metne bir bütünlük kazandıran olay örgüsünün meydana gelmesini sağlayan yöndebudur.

    Sayfa 87
    BATTAL GAZİ DESTANINDAKİ KAHRAMANLARIN TİP ÇÖZÜMLEMESİ TABLOSU
    1.a.karakter b.tip c.tip
    2.a.dinamik b.duragan c.duragan
    3.a.tümü b.tümü c.tümü
    4.a.olumlu b.olumsuz c.olumlu
    5.a.evet b. evet c.hayr
    6.a.var b.yok c.var
    7.a.evet b.evet c.evet
    8.a.hayır b.evet c.evet

    Sayfa 88 :
    5.Mekanın ve zamanın anlatıldığı cümleler
    Mekan:Seyit yürüdü ///kaleyi/// dolaştı.Mekan kale oluyor.
    Simbat ///saraya/// geldi.
    Seyit dahi sarnıça düştü.
    Zaman:Yatsı vaktiydi erteye değin........
    Alem düşmanlardan boşalınca..........
    Mekanın ve zamanın anlatımı
    Mekan:Mekanlar sadece adları söylemektedir.Tasviri yapılmamaktadır.
    Zaman:Kesin bir zaman ifade edilmemektedir.
    6.a.Metinde olaylar ilahi bakış açısına sahip bir anlatıcı tarafındananlatılmaktadır.
    b.Kişiden kişiye değiştiği için ***ı sana bırakıyorum.
    7.Tasvirler:Sevindiğinden///ağlaya ağlaya///evine geldi.
    Seyit///karanlıkça///bir yerde kaldı.
    Tasvirlerin işlevleri:Tasvirlerin amacı anlatılanların okuyucunun zihnindecanlanmasıdır.Bunlar verilemezse anlatımda akıcılık olmaz.
    8.Günümüz türkçesine benzeyen bazı sözcükler vardır.Ancak bunlar sesdeğişikliklerine uğramışlardır.Mesela üç yirden kolanın berkitti diyor üçyerden sıkılaştırdı olacak.


    SAYFA 93
    3. ETKİNLİK


    Anadolu’nun fethini ve bu fethin kahramanlarını anlatan, 12. yüzyılda sözlüolarak şekillenen 13. yüzyılda yazıya geçirilen İslâmî Türk destanlarındanbiridir. Danişmend-nâme'de anlatılan olayların tarihi gerçeklere uygunluğu,kahramanlarının yaşamış Türk beyleri olmalarından, Anadolu coğrafyasının gerçekadlarıyla anılmasından dolayı uzun süre tarih kitabı olarak görülmüştür


    DELİ DUMBUL

    *İlahi bakış açısıyla yazılmıştır.
    *Hikayede olaylar nesir,kahramanların duygu vedüşünceleri nazım ve nesirle dile getirilmiştir
    *Arı bir dil kulanılmış,olağanüstü olaylara yerverilmiştir
    *tasvirlere başvurulmuştur.

    ¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨¨

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...


    (sayfa 93)
    ¨¨¨¨¨¨¨
    b)teması:
    aile olmanın değeri
    ¨¨¨¨¨¨¨¨
    2. Etkinlik a)adil bir yapı yok,islamiyetinancının yoğun bir şekilde olmasına rağmen farklı dinler görülüyor
    2)tema evrenseldir
    3)metnin yapısını oluşturan ögeler
    *olay örgüsü
    *kişiler
    *zaman
    *mekan
    *ve dil anlatım(olay çevresinde oluşan metinlerde dil anlatıma da dikkatedilir)




    ©

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...



    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...


    TEKİ OLAY ÖRGÜSÜ SIRASI
    12-2-4-10-5-7-13-3-9-11-1-6-8

    KARAKTER Çözümleme tablosu

    (sırasıyla 1,2,3,4,5)

    ...............**** dumbul........;........anne baba ............;.......... eş

    1.........: **** ,zorba ,çıkarcı;......canları kıymetli,bencil ; fedakar,eşini
    ............................................. insanlar....................;biri

    2)........:dinamik.......................durağan ................... ;durağan

    3)........:Allah ın varlığını ve ; metinde zaten pasif karakterler(anne baba
    birliğini kabul etmemesi .......................................ve eş)
    yaptığı köprüden geçendende
    geçmeyenden de para alması

    4).......)sosyal ortam **** dumbulu etkilemiş.çünkü yaşadığımız devirde onunyaptığı davranışlara pek de rastlanılmamış.diğer karakterleri ise sosysal ortametkilememiştir.
    5).........:karakterlerden **** dumbul gibi bir kişi toplumumuzda olamaz.annebaba için;her anne baba evladı için canını vermeye hazırdır.eşiçinse;toplumumuzda kadın eşi için canını vermeye hazırdır.o vermese bile erkeksöke söke alır.


    c. öğüt vermez tebrik ederdim
    ç. idam ettirirdim

    6.a dede korkut , ilahi bakış açısıyla yazılmıştır
    b. metin gayet güzel ben olsam birde sonuna şunu eklerdim **** dumrul artıkAllah ' a bağlı inançlı bir insan oldu derdim.

    7.a
    kara dağlar
    soğuk soğuk sularım
    tavla tavla koç atlarım
    penceresi altın otağım
    katar katar develerim
    beyaz koyunum

    b. tasvirler çıkartıldığında cümleler çok basit oluyor


    sosyal Ortam ve çevre bu karakterleri nasıl etkilemiştir:
    **** dumrul:Olumlu
    anne-baba:Olumlu
    eş:Olumlu
    bu karakterlerin sizin toplumsal yapınızdan farkı varmıdır:
    ****dumrul:vardır
    anne-baba:yok
    eş:var















    ---------------------------------------------------------------- alıntıdır.
    Canitin bunu beğendi.
  2. Canitin

    Canitin Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2012
    Mesajlar:
    38
    Beğenileri:
    37
    Ödül Puanları:
    0
    Ellerine sağlık. O_O

Sayfayı Paylaş