10. sınıf edebiyat kitabı fırat yayıncılık

Konu 'Edebiyat 10.Sınıf' bölümünde aysenur1997 tarafından paylaşıldı.

  1. aysenur1997

    aysenur1997 Üye

    Katılım:
    15 Ocak 2013
    Mesajlar:
    7
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    10. sınıf edebiyat kitabı fırat yayıncılık sayfa 184-185-186-187 pazartesiye lazım lütfen yardım edin!
  2. enveravseren

    enveravseren Üye

    Katılım:
    12 Nisan 2013
    Mesajlar:
    6
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Sayfa 184

    1.soru

    Bunların yaşanması mümkün değildir. Şair eserinde kişileri sembol olarak kullanarak yaşanır hale getirmiştir.

    2.soru

    Beni muhabbet kabilesinde hikâyenin başlaması

    Hüsn ile aşkın doğması

    Hüsn ile aşk’ın nişanlanması

    Hüsn ile Aşk’ın okulda arkadaş olması

    Aşk’ın Hüsn’e talip olması

    Aşk’ın Hüsn karşılılığında istenen belaları kabul etmesi

    Aşk’ın Kalp ülkesine ve gitmesi ve burada belalarla karşılaşması

    Aşk’ın Gam Harabelerinden geçmesi

    2.b.

    Bu mesnevi tasavvuf konusunda yazılmış sembolik bir hikâye olup dervişlikten olgunluğa erişmek için takip edilen manevi yolculuğu anlatmaktadır. Aşk karşısına çıkan bütün engelleri aşıp olgunluğa ulaşmış ve hakikati anlamıştır.

    3.soru

    Hüsn, Hüsn-i Mutlak’ın yani Allah’ın sembolüdür. Allah, Hüsn’de tecelli etmiştir. Güzelliktir.

    Aşk saliktir.(yol) “Seyr ü süluk”a çıkmıştır. (Lügatta seyr, yolculuk; sülük ta bir yola girme, bir tarikata bağlanma anl***** gelmektedir.) Hüsn’ün güzelliğine kapılan Aşk, ona ulaşabilmek için türlü zorlukları göze alır. Dervişin vahdete ulaşabilmek için çıktığı seyr ü sülukta karşılaştığı zorlukları göze alması ve masivadan kurtulması Aşk’ın yolculuğu ile sembolize edilmiştir.

    Molla Cünun mürşiddir. Onlara yol göstericidir. İrşad ettirendir.

    Gayret Aşk’ın lalası onu hiçbir zaman yalnız bırakmaz; bu yolculukta her zaman yanındadır, ona destek olur. Gayret çabayı sembolize eder.

    İsmet Hüsn’ün dadısı. İsmet ihlası samimiyeti, doğruluğu, dostluğu bir de namusu, iffeti temsil eder. İki aşığın çok yakınlaşmalarına engel olur.

    Hayret kabile ulularındandır. İki âşığın birleşmesine engel olmaya çalışır.

    Sühan ise iyi niyetlidir. Eserin en ilginç kahramanıdır. Sühan, Hüsn’ün denetiminde Aşk’ın yolculuğunda mekanlara göre şekil değiştirerek Aşk’a yardımcı olur. Aşk’a gizlice müdahale eder. Aşk’ın vuslata ulaşması için yolculuğunu kolaylaştırır. Tasavvufta dervişin vahdete ulaşması, insan-ı kamil olabilmesi için ona yol gösterecek bir mürşide ihtiyacı vardır

    Diyar-ı kalb yine ayrı bir semboldür. Gönlü simgeler. Diyar-ı kalbe gidip orada Kimya’yı bulup getirmelidir.



    3b.

    Mesneviler olaya dayalı metinlerdir. Günümüzdeki hikâye ve romanın karşılığıdır. Olay varsa o olaya bağlı kişi, yer ve zaman unsurları vardır. Buradaki ileti aşktır(ilahi aşk). Bu iletinin verilmesi olay örgüsüne bağlı olarak kişiler, yer ve zaman unsurlarıyla gerçekleşir.

    4. soru

    Sebk-i Hindi: Hint üslubu. Babürlü-Hint saraylarında 15 ila 17. yy lar arasında uygulanmış olan bir şiir üslubudur. Türk şiirine 17,yy. da girmiş ve devam etmiş olan bu üslupta Divan şiirinin klasik kuralları aşılmıştır. Bu üslupta bilmeceyi andıran karmaşık mazmun ve söyleyişler, hayale dayalı incelikler ve zihni zorlayan imajlar ve çok zor anlaşılabilen teşbihlere ve sembollere yer verilir. Yoğun bir hayal, düşünce ve tasvir anlayışı vardır. Dili çok ağır ve anlaşılmaz olup çok uzun süreli olmamıştır.

    Alegori; bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme sanatıdır. Soyut bir düşünceyi heykel ya da resim ile göstermek, örneğin adalet düşüncesinin gözü bağlı ve elinde terazi bulunan bir kadınla(Themis) anlatılması gibi.

    Kutadgu Bilig (Yusuf Has Hacib) Türk yazınındaki alegorik yapıtlardandır. “Adalet”, “Saadet”, “Devlet” ve “Akıl” iyi bir devletin nasıl olması gerektiğini tartışır. Bu soyut kavramların insan niteliği ile verilmesi “yerine”dir. Daha çok fabl’larda görülür.

    Alegorik: Sembollerle anlatılan metinlere alegorik denir. Alegori, “yaygın açık eğretileme (metafor)” özelliği de gösterir.

    Sayfa 185

    4.b.

    Eksik olanlar şöyledir:

    Derviş, seven: Aşk

    Mürşid: Munla’yı Cünun

    Yardımcı: Suhan

    Çaba: Gayret



    5. soru

    Mesnevideki kişilerle tarihte ve günümüzde karşılaşamayız. (Cadı kılığında ejderhalar, gulyabaniler, devler, periler gibi) Bu kişiler yazarın dünyasında belli kavram ve olguları temsil eden mecazi sembollerdir.

    6. soru

    Hayal ürünüdür. Kalp kalesi, kalp diyarı, camdan yapılmış gök, gam çölü gibi yerler mecazi yerlerdir. Bu yerler yüzeysel olarak sadece adlarıyla anılmıştır. Gayret, Aşk, Hüsn gibi kişilerin yaşadığı olaylarla mecazi anlamda bir uyum söz konusudur.

    7. soru

    Roman ve hikâyedir. Yusuf ile Züleyha “ Nazan Bekiroğlu”

    8. soru

    Yoktur. Konuyla uygun olması gerekir. Bu yerler konuya uygun olarak sembolize edilmiş ve benzetmeler yapılarak konuyla ilişkilendirilmiştir.

    9. soru

    Mesnevide kesin bir zaman kavramı yoktur. Zaman kavramı fiillerle sağlanmış. Geçmiş zaman, geniş zaman ve bunların hikâye çekimleriyle zamanı oluşturmuştur.

    10. soru



    Uyum söz konusudur; çünkü mesneviyi oluşturan unsurlar kişi, yer, zaman ve olaydır. Bunlar bir bütün içinde olursa mesnevi şekillenir. Eser karakter ağırlıklıdır. Eserde kahraman, olay örgüsüne bağlı değildir, kahraman olayın peşinden sürüklenmemekte; aksine olaylar kahramanın peşinden sürüklenmektedir. Eserde kahramanın kişiliğinin oluşması için her hedefe göre ayrı ayrı tutarlı olay örgüleri kurulmuştur.



    11. soru

    Bu dönemde olaya dayalı metinler mesnevi nazım biçimiyle yazılmıştır. mesnevi de beyit sayısı sınırsızdır, istediği kadar beyit kullanarak bu olaylar anlatılırdı.

    12. soru

    aa bb cc dd ee her beyit kendi arasında kafiyelidir. Düz kafiyedir.

    13. soru

    Teması aşktır(ilahi aşk) Bu tema evrensel bir temadır.
    …………………………………………………………

    14. soru

    Aynı duygu ve düşünce ile karşılanmaz; çünkü her bireyin yaşananları algılaması farklıdır.

    15. soru



    İlahi aşk, konu olarak Klasik Türk edebiyatında çokça işlenmiştir. Tasavvufî tasavvurla kaleme alınan Hüsn ü Aşk mesnevisi de ilahi aşkı konu edinmiştir. Mesnevi, Klasik Türk edebiyatının en iyi örneklerindendir. Mesnevi, Klasik Türk Şiirinin dönüm noktasıdır. Saf şiir ve ilk defa kullanılan mazmunlarla örülen bu eser, şiir geleneğini en üst noktaya taşır. daha önce kullanılmayan bir

    Bu yüzyılda Nedim ve Şeyh Galip gibi büyük divan şairleri yetişmiştir. Ayrıca Nedim mahallileşme akımının Şeyh Galip ise Sebk-i hindi akımının temsilcisidir.

    Şeyh galip Klasik şiirimizin geleneklerine bağlı kalmakla beraber yeni mazmunlar yaratmış, yeni imgeler kullanmıştır. Divan şiirinde sembolizm andıran bir şiirin öncülüğü yapmıştır. O dönemde divan şairleri arasında Nabi’nin Hayrabad’ı gibi bir mesnevi yazılamaz düşüncesi yaygındı. Şeyh Galip Hüsn ü Aşk ile hem bu inancı yıkmış hem de yaygın bir üne kavuşmuştur.

    16. soru

    Mesnevide anlatılanlar sembolik benzetmelere dayalı birer olay örgüsüdür. Hüsn ü Aşk’ın teması İlahi aşktır. Bütün Allah’a inanan insanlar ilahi aşka kavuşmak için çabalar; ancak bu mesnevide anlatıldığı gibi sabır gerektiren meşakkatli bir yoldur.

    17. soru

    Sayfa 186

    18. soru

    Divan edebiyatı mesnevi geleneğinden gelmektedir.

    19. soru

    Dili oldukça ağırdır. Arapça ve Farsça kelimelerle örülü süslü ve sanatlı bir dil anlayışı vardır. Bilmeceyi andıran karmaşık mazmun ve söyleyişler, hayale dayalı incelikler ve zihni zorlayan imajlar ve çok zor anlaşılabilen teşbihlere ve sembollere yer verilir. Yoğun bir hayal, düşünce ve tasvir anlayışı vardır. Dili çok ağır ve anlaşılmazdır.

    20. soru

    Her şeyi bilen gören biridir. İlahi bakış açısıyla yazılmıştır; çünkü şair yaşanan bütün olayları hem içsel hem de dışsal olarak yansıtmıştır.

    21. soru

    Hüsn ü Aşk tasavvuf felsefesini anlatan alegorik bir mesnevidir. Eser “mecaz hakikatin köprüsüdür.” felsefesi üzerine kurulmuştur. Tasavvuftaki dervişin vahdete ulaşabilmek için çıktığı yolculuk, bu yolculuktaki tüm engellerle mücadele ederek sonunda vuslata(kavuşma) ulaşması, bu yolculuğun sonunda kendini olgunlaştırması ve vahdete kavuşması, alegorik bir tarzda, Hüsn’ün Aşk’a kavuşmak için çıktığı yolculukla anlatılmıştır.

    22. soru

    Ölçütler Hüsn ü Aşk İskendername
    Tema İlahi aşk İskender’in Hayatı
    Dil ve Anlatım Sembollerle mecazlarla yüklü oldukça ağır bir dili vardır. Arapça ve farsça kelimelerle yüklü süslü ve sanatlı bir dili vardır.
    Gerçeklik Kurmaca Kurgusal gerçeklik
    Benzerlik Arapça ve farsça kelime ve tamlamalar kullanılması, mesnevi nazım biçimiyle yazılması, aruz ölçüsü ve divan edebiyatı nazım şekli olması
    Farklılıklar Tema, dil ve gerçeklik yönünden farklıdır.


    23. a.

    18.yy. yaşamış Divan edebiyatımızın son büyük şairidir. Şeyh Galip bir Mevlevi çocuğudur. Şair, ilk tahsilini babasından almıştır. Babası ona Türkçe ve Farsça öğretmiş¸şiir zevki tattırmış; mensup(bağlı) olduğu tarikatın adabını, fikir, felsefe ve heyecanını tanıtmaya çalışmıştır. Devrin padişahı Sultan 3. Selim’den iltifat görmüştür.

    Şeyh Galip Sebk-i Hindi diye adlandırılan tarzın öncüsüdür. İşlediği konu ve dil, benzetme yönünden tıkanan Divan şiirine yeni bir soluk kazandırmıştır. Yoğun bir hayal, düşünce ve tasvir anlayışı oluşturmuştur. Şiirlerini Esad ve Galip mahlasıyla yazmıştır. 24 yaşındayken Hüsn ü Aşk’ı yazdı. Hüsn ü Aşk, tasavvuftan kaynaklanan bir eserdir. Olaylar ve kişiler, sembolleri gerçekleştirmek için kullanılmıştır

    Şeyh Galip’in eserlerinin en önemli yönlerinden birisi de tasavvufi temellere sahip olmasıdır. Şeyh Galip tasavvuf edebiyatı açısından çok önemli bir isimdir.

    Şeyh Galib 1799 yılında İstanbul’da vefat etti. Mezarı Galata Mevlevihanesi’nin avlusundaki türbededir.

    Eserleri: Divan, Hüsn ü Aşk

    b. ……………….

    24. soru

    Kendi düşünce ve inancını yansıtmıştır. Mevlevi tarikatı bağlı olması ve tasavvufi felsefeyi benimsemesi onun eserlerini de bu anlayışla oluşturmasına neden olmuştur. Sebk-i Hindi akımının bütün özellikleriyle de mesnevisini yazmıştır.



    YORUMLAMA – GÜNCELLEME

    1- 14.-19. Yüzyıllardaki eserlerde zihniyet genellikle dini inanışlarla ve kahramanlıklarla oluşturulmuştur.

    2. Düşüncelerinizi açıklayın.

    3. Her ikisi de aşkı için büyük fedakârlıklar yapmış, aşkı için her şeyi göze almış ve aşkı için her türlü çileye ve meşakkate katlanmış insanlardır.

    4. Nasıl bir olduğunu açıklayınız.

    Sayfa 187

    DEĞERLENDİRME

    1- D – D – D

    2- D –D – Y – D –D

    3- C ŞIKKI

    4. AŞK (burada yanlış olarak aşk vermiş aslında HÜSN olacaktır) mutlak, güzellik, sevilen

    GÖNÜL – Kalp kalesi

    Şeyh Galip – Hüsn ü Aşk
  3. karalel27

    karalel27 Üye

    Katılım:
    29 Nisan 2013
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Kardeş Ne Olur Yardım Et....

    Edebiyat Kitabı Sayfa 194-202 Arası Lütfen Hoca Yarın Sözlü Notu Verecek...Zaten Sınavlar Kötü Bari Sözlü İyi Olsun da Geçelim...

Sayfayı Paylaş