10.Sınıf Edebiyat Sayfa 117-127 arası cevaplar

Konu 'Edebiyat 10.Sınıf' bölümünde hak_kah tarafından paylaşıldı.

  1. hak_kah

    hak_kah Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2010
    Mesajlar:
    7
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0

    meraba arkadaşlar acilen 117-127 arası cevaplar lazım konu anltacam lütfen yardım !!!:shy:
    ipeq bunu beğendi.
  2. hak_kah

    hak_kah Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2010
    Mesajlar:
    7
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    ya arkadaşlar bu ne ya bir cevap yok mu
  3. muro1038

    muro1038 Üye

    Katılım:
    7 Kasım 2008
    Mesajlar:
    232
    Beğenileri:
    229
    Ödül Puanları:
    44
    [FONT=&quot]SAYFA 117
    1.
    AHENK UNSURLARI
    Ölçü: [/FONT]
    [FONT=&quot]Aruz ölçüsü: mefâîlün / mefâîlün / mefâîlün / mefâîlün kalıbıyla[/FONT]
    [FONT=&quot]Uyak: [/FONT][FONT=&quot]Aşağıda belirtilmiştir.[/FONT]
    [FONT=&quot]Redif: [/FONT][FONT=&quot]Aşağıda belirtilmiştir.[/FONT]
    [FONT=&quot]Sese dayalı sanatlar: [/FONT]
    [FONT=&quot]İlk beyitte “m ve n” seslerinin tekrarıyla aliterasyon vardır.Diğer beyitlerdeki aliterayonları (ünsüz harf tekrarlarını)bulunuz.[/FONT] [FONT=&quot]Ayrıca 5.beyitte olan ahar su kelimelerinin yazılışları aynı anlamları ayrı olduğu için bunlar arasında cinas sanatı söz konusudur.[/FONT]
    [FONT=&quot]YAPI UNSURLARI
    Nazım Birimi: [/FONT]
    [FONT=&quot]beyit[/FONT]
    [FONT=&quot]Nazim birimi sayısı: [/FONT][FONT=&quot]7[/FONT]
    [FONT=&quot]Uyak şeması: [/FONT][FONT=&quot]aa / ba /ca / da / ea / fa /ea[/FONT]
    [FONT=&quot]TEMA: [/FONT][FONT=&quot]sevgiliye olan aşk ve ona kavuşamamanın verdiği acıdır.[/FONT]
    [FONT=&quot]NAZIM TÜRÜ: [/FONT][FONT=&quot]GAZEL

    [/FONT]
    [FONT=&quot]2.[/FONT]
    [FONT=&quot]Gazelde işlenen aşk teması somut ifadelerle ifade edilmiştir. Örneğin şair sevgiliye kavuşma arzusunu mumla somutlaştırmıştır.Yine gazelde aşık durumunu bir hastaya benzetiyor, tıpkı bir hastanın doktordan deva beklemesi gibi sevgiliden deva bekliyor.[/FONT]

    [FONT=&quot]3.Gazel divan edebiyatının en yaygın kullanılan nazım biçimidir. Önceleri Arap edebiyatında kasidenin tegaüzzül adı verilen bir bölümü iken sonra ayrı bir biçim halinde gelişmiştir. Arapça'da "Kadınlarla Âşıkça söyleşi" manasına gelmektedir. İlk Gazel'i 530'da ölen İmruü'l-Kays'ın yazdığı söylenmektedir. İlk dönemlerde (İslam dininin ilk dönemlerinde) fazla ilgi görmemekle birlikte tepkiler de toplayan gazel daha sonra İran edebiyatında çok büyük ilgi görmüş ve Osmanlı Edebiyatı'na da buradan geçiş yapmıştır. Osmanlı Edebiyatı'nda gazelin en güzel örneklerini Fuzuli,Baki, Şeyhülislam Yahya, Nabi,Nedim,Şeyh Galib vermiştir.[/FONT]

    --[FONT=&quot]Gazel beyit denilen ikili dizelerden oluşur.[/FONT]
    --[FONT=&quot]konusu genellikle liriktir.[/FONT]
    -[FONT=&quot]-Gazelin beyit sayısı 5-15 arasında değişir. Daha fazla beyitten olaşan gazellere müyezzel ya da mutavvel gazel denilir.[/FONT]
    -[FONT=&quot]-Gazelin ilk beyti "matla", son beyti ise "makta" adını alır.[/FONT]
    --[FONT=&quot]Matla beytinin dizeleri kendi aralarında uyaklıdır (musarra). Sonraki beyitlerin ilk dizeleri serbest ikinci dizeleri ilk beyitle uyaklı olur (aa, ba, ca ...). Birden fazla musarra beytin bulunduğu gazel zü'l-metali, her beyti musarra olan gazel ise müselsel gazel adıyla bilinir.[/FONT]
    --[FONT=&quot]İlk beyitten sonraki beyte "hüsn-i matla" (ilk beyitten güzel olması gerekir), son beyitten öncekine "hüsn-ü makta" (son beyitten güzel olması gerekir) denir.[/FONT]
    -[FONT=&quot]-Gazelin en güzel beyti ise beytü'l-gazel ya da şah beyit adıyla anılır. Bunun yeri ya da sırası önemli değildir. Bazı gazellerin matlasını oluşturan dizelerden birinci ya da ikincisinin matlası ikinci dizesi olarak yenilenmesine "redd'i-matla" denir. Şair mahlasını (şairin takma adı, ya da tanındığı ad) maktada ya da "hüsn-ü makta"da söyler. Bu durumda beyit ikinci bir adla "mahlas beyti" ya da "mahlashane" olarak anılır. Şairin mahlasını tevriyeli kullanmasına hüsn-ü tahallüs denir.[/FONT]
    -[FONT=&quot]-Dize ortalarında uyak bulunan gazele musammat, sonu getirilmemiş ya da beyit sayısı 5’in altında bulunan gazellere de "natamam" gazel denir. Başka şairlerin birkaç dize ekleyerek bend biçimine dönüştürdüğü gazellere "tahmis", "terbi" adı verilir. Bütün beyitlerinde aynı düşüncenin ele alındığı gazeller "yek ahenk gazel", her beyti öncekinden ustalıklı biçimde söylenmiş gazeller de "yek avaz gazel" olarak adlandırılır.[/FONT]
    -[FONT=&quot]-Gazeller konularına göre de çeşitli isimlerle tanımlanır. Aşka ilişkin acı, mutluluk gibi içli duyguların dile getirildiği gazeller "aşıkane", içki, yaşama boş verme, yaşamdan zevk alma gibi konularda yazılanlara "rindane", Yalnızca kadından bahseden gazeller "Şuhane", Öğretici konuları öğüt verici biçimde işleyenlere "Hakimane" denir.[/FONT]
    --[FONT=&quot]Aşıkane gazellere en iyi örnek Fuzûlî’nin gazelleri, rindane gazellere en iyi örnek ise Bâkî’nin gazelleridir. Kadını, içkiyi ve ten zevklerini konu edinen gazeller ise, örneğin Nedîm’in gazelleri, "şuhane", öğretici nitelikli gazellere, örneğin Nâbî’nin ve Gülşehri'nin gazelleri, "hakimane gazel" denir. Ayrıca felsefi konularda yazılmış gazeller de vardır.[/FONT]
    --[FONT=&quot]Gazeller eskiden bestelenerek okunurdu. Özelikle bestelenmek için yazılmış gazeller de vardır. Gazelleri makamla okuyan kişilere "gazelhan", gazel yazan usta şairlere ise "gazelsera" adı verilir.[/FONT]
    -[FONT=&quot]-Gazel, Türk müziğinde ise şiirin bir hanende tarafından doğaçtan seslendirilmesidir. Sesle taksim olarak da bilinir.[/FONT]

    [FONT=&quot]2.ETKİNLİK:[/FONT]

    [FONT=&quot]Matla beyiti: [/FONT]
    [FONT=&quot]Gazelin ilk beyitine matla((doğuş yeri)denir. Matla beytinin dizeleri kendi aralarında uyaklıdır.(aa)[/FONT]
    [FONT=&quot]Hüsnü matla: [/FONT]
    [FONT=&quot]Matla beyitinden sonra gelen beyite hüsn-i matla[/FONT]
    [FONT=&quot]Beytü’l gazel: [/FONT]
    [FONT=&quot]Gazelin en güzel beyitine beyt'ül gazel denir.Buna şah beyit de denir.[/FONT]
    [FONT=&quot]Hüsnü makta: [/FONT]
    [FONT=&quot]makta beyitinden bir önceki beyite hüsn-i makta denir.[/FONT]
    [FONT=&quot]Makta beyiti: [/FONT]
    [FONT=&quot]Gazelin son beyitine makta (bitiş, kesiliş yeri) denir.[/FONT]
    [FONT=&quot]Taç beyit:[/FONT]
    [FONT=&quot]Şairin isminin geçtiği beyte taç beyit denir.

    [/FONT][FONT=&quot]SAYFA 119:[/FONT] [FONT=&quot]3.ETKİNLİK:
    [/FONT]
    [FONT=&quot]Matla beyiti:[/FONT][FONT=&quot] Meni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı [/FONT] [FONT=&quot]Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı[/FONT]
    [FONT=&quot]hüsnümatla:[/FONT][FONT=&quot] Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan [/FONT] [FONT=&quot]Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı[/FONT]
    [FONT=&quot]Beytü’l gazel:[/FONT][FONT=&quot] Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım [/FONT] [FONT=&quot]Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı[/FONT]
    [FONT=&quot]Hüsnümakta:[/FONT][FONT=&quot]Değüldüm ben sana mâil sen ettin aklımı zâil [/FONT] [FONT=&quot]Beni tan eyleyen gafîl seni görgeç utanmaz mı[/FONT]
    [FONT=&quot]Makta beyiti:[/FONT][FONT=&quot] Fuzûlî[/FONT][FONT=&quot] rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır [/FONT] [FONT=&quot]Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı[/FONT]
    [FONT=&quot]Taç beyit:[/FONT][FONT=&quot]Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır [/FONT] [FONT=&quot]Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı[/FONT]

    [FONT=&quot]3.[/FONT]
    [FONT=&quot]Gazeldeki gerçek anlamı dışında kullanılan söz ve söz grupları:[/FONT]
    -[FONT=&quot]murâdım şem'i yanmak: [/FONT][FONT=&quot]isteğinin gerçekleşmesi[/FONT]
    -[FONT=&quot]bîmar: [/FONT][FONT=&quot]gerçek anlamı hasta gazelde ise aşık ,aşk derdine düşen anlamında…[/FONT]
    -[FONT=&quot]Gözlerinden kanlı yaş akmak:[/FONT][FONT=&quot]Aşk acısından dolayı acı ve ıstırap çekmek[/FONT]
    -[FONT=&quot]Kara:[/FONT][FONT=&quot]gerçek[/FONT] anlamı siyah renk ; gazelde kara baht: kötü talih, kısmet, kader
    -[FONT=&quot]Ruşen :[/FONT][FONT=&quot]aydın, parlak; belli, meydanda. Gazelde sevgiliye sevdiğini belli etmek, açıklamak anlamında…[/FONT]

    [FONT=&quot]4.)Benzer ifadeler:[/FONT]
    [FONT=&quot] . Şairin kanlı göz yaşlarını ilk baharda bulanık akan sulara benzetmesi[/FONT]
    [FONT=&quot]Âşığın , sevgilinin gül yanağına karşı kanlı göz yaşı dökmesi[/FONT]
    [FONT=&quot]sevgilinin gül yanağı yüzünden gözünden kanlı yaş gelmesinin sebebini bir başka olaya gül mevsiminin gelmesine ve bu mevsimde suların akmasına bağlanması[/FONT]
    [FONT=&quot]“Kara bahtım uyanmaz mı?” sorusu ile cansız bir kavrama insana mahsus bir özelliği yüklemesi
    [/FONT]
    [FONT=&quot]Şairin kendisini aşk yüzünden deli, divāne olmuş bir rinde benzetmesi[/FONT]
    [FONT=&quot]Bu örneklerden hareketle Divan şiirinde gözlem önemlidir.[/FONT]

    [FONT=&quot]EK BİLGİ:[/FONT]
    [FONT=&quot]Dîvan şâirlerinin eserlerini incelediğimiz zaman, sıradan veya çok kötü bir şâir değillerse, bir sanatkârda olması gereken özellikleri taşıdıklarını tespit edebiliyoruz. Dîvan şâirinin en dikkate değer özelliği iyi bir gözlemci olmasıdır. Tabiatı ve çevresini son derece dikkatle gözleyen ve bu gözlemlerini hayâl ve sanatkârlık gücüyle kaynaştırıp, bilgi ve sanat anlayışıyla, vezin, nazım şekli ve [/FONT]
    [FONT=&quot]tercih ettiği dili kullanarak, tadına doyum olmayan, dantel gibi işlenmiş eserler meydana getirdiklerini görüyoruz. Temelinde şâirin yaşadığı sosyal ve tabiî çevrenin izlenimleri bulunan bu şiirler elbette ki bu çevrelerle sıkı sıkıya bağlı ve eğitim ve kültür seviyesi ne olursa olsun, o çevre içinde yaşayan herkesin ilgi ve beğenisini kazanabilecek özellikleri taşıyan sanat eserleridir. Dîvan şiiriyle ilgili olarak bugüne kadar yapılmış olan tahlil ve şerh çalışmalarını incelediğimiz zaman görüyoruz ki Dîvan şâiri günlük hayatında kullandığı ve çevresinde gördüğü, iğneden ipliğehemen hemen her şeyi, şiirinde kullanmıştır. Bu da Dîvan şâirinin hayata ve çevresine nasıl sıkı sıkıya bağlı, onunla bir bütünlük içinde olduğunun en önemli delillerinden biridir. Bütün bu malzemenin Dîvan şiirinin genel karakteri ve prensipleri dahilinde kullanılması tabiî bir hadisedir. Çünkü her edebî tarzın kendine has tercihleri vardır. Bu da bir tarza sahip olmanın gereğidir.( Doç. Dr. M. Nejat Sefercioğlu)[/FONT]


    [FONT=&quot]5.
    [/FONT]
    [FONT=&quot]1.beyit [/FONT]
    [FONT=&quot]yakınma[/FONT]
    [FONT=&quot]2.beyit [/FONT][FONT=&quot]sitem[/FONT]
    [FONT=&quot]3.beyit [/FONT][FONT=&quot]Şüphe, korku[/FONT]
    [FONT=&quot]4.beyit [/FONT][FONT=&quot]Talihe şikayet[/FONT]
    [FONT=&quot]5.beyit [/FONT][FONT=&quot]Aşk acısı[/FONT]
    [FONT=&quot]6.beyit [/FONT][FONT=&quot]Sevgilinin güzelliği[/FONT]
    [FONT=&quot]7.beyit[/FONT] [FONT=&quot]Aşk

    [/FONT]
    [FONT=&quot]6.[/FONT]
    [FONT=&quot]İlişkilidir.
    ANA TEMA:
    AŞK
    [/FONT]

    [FONT=&quot]SAYFA 120: [/FONT]

    [FONT=&quot]7.[/FONT][FONT=&quot]Konu bütünlüğü(edebiyatfatihi.blogs pot.com) olduğu için yek-ahenk gazeldir.[/FONT]

    [FONT=&quot]4.ETKİNLİK:
    [/FONT]
    Kamu bîmârına cânân / deva-yı derd eder ihsan
    Niçün kılmaz bana derman / beni bîmar sanmaz mı

    d - Kamu bîmârına cânân
    d
    - deva-yı derd eder ihsan_______“an” tam uyak
    d
    - Niçün kılmaz bana derman
    b
    - beni bîmar sanmaz mı

    Şeb-i hicran yanar cânum / töker kan çeşm-i giryânum
    Uyarur halkı efgânım / kara bahtum uyanmaz mı

    e
    - Şeb-i hicran yanar cânum
    e
    - töker kan çeşm-i giryânum
    e
    - Uyarur halkı efgânım
    b
    - kara bahtum uyanmaz mı
    “um” redif ; “ân” zengin uyak


    Gûl-i ruhsârına karşu
    / gözümden kanlu akar su
    Habîbim fasl-ı güldür bu
    / akar sular bulanmaz mı

    f
    - Gûl-i ruhsârına karşu
    f - gözümden kanlu akar s
    u________“u” yarım uyak
    f - Habîbim fasl-ı güldür b
    u
    b - akar sular bul
    anmaz mı

    Gâmum pinhan dutardum men
    / didiler yâre kıl rûşen
    Disem ol bî-vefâ bilmen
    / inanır mı inanmaz mı

    g
    - Gâmum pinhan dutardum men
    g - didiler yâre kıl rûş
    en
    g - Disem ol bî-vefâ bilmen

    b - inanır mı inan
    maz mı
    “en” tam uyak

    Değüldüm men sana mâ’il /sen ettin aklımı zâil

    Beni tan eyleyen gâfil / seni görgeç utanmaz mı

    h
    - Değüldüm men sana mâ’il
    h - sen ettin aklımı zâil

    h - Beni tan eyleyen gafil
    b - seni görgeç ut
    anmaz mı
    “il” tam uyak

    Fuzûlî rind-i şeydâdır/ hemîşe halka rüsvâdur

    Sorun kim bu ne sevdâdur / bu sevdâdan usanmaz mı

    I
    - Fuzûlî rind-i şeydâdur
    I - hemîşe halka rüsvâdur

    I - Sorun kim bu ne sevdâdur
    b - bu sevdâdan usan
    maz mı
    “dur” redif ; “â” tam uyak (uzun hece olduğu için iki ses)

    UYARI:
    GAZELDE HER BEYİTİN SON DİZESİNİN KENDİ ARASINDA UYAKLI OLDUĞUNU UNUTMAYINIZ.

    [FONT=&quot]8.[/FONT]

    -[FONT=&quot]Şiir tekniği çok kuvvetlidir.[/FONT]
    -[FONT=&quot]Divan şiirinin en güçlü şairlerindendir.[/FONT]
    -[FONT=&quot]Şiirlerinde Azeri Türkçesinin özellikleri görülür.[/FONT]
    -[FONT=&quot]Tasavvufiunsurları da işlemiştir.(bu gazelinde de vardır.)[/FONT]
    -[FONT=&quot]Derin ve samimi çok lirik bir aşk şairidir.[/FONT]
    -[FONT=&quot]Konuşma dilinde çok rastlanan ikinci kişiye hitap, seslenme biçimindeki kullanımlara yer vermiştir.[/FONT]
    -[FONT=&quot]Son derece sanatlı , süslü ahenkli bir dili vardır.[/FONT]
    -[FONT=&quot]Bu gazel Fuzuli’nin sanat anlayışını gayet güzel yansıtmaktadır.[/FONT]


    [FONT=&quot]SAYFA 121:[/FONT]

    -[FONT=&quot]İstifham (soru sorma sanatı)[/FONT]
    -[FONT=&quot]Teşbih[/FONT]
    -[FONT=&quot]Mübalağa[/FONT]
    -[FONT=&quot]Hüsn-i talil[/FONT]
    -[FONT=&quot]Mecaz[/FONT]
    -[FONT=&quot]Tenasüp[/FONT]
    -[FONT=&quot]Tezat[/FONT]
    -[FONT=&quot]Teşhis[/FONT]
    -[FONT=&quot]Tenasüp[/FONT]
    -[FONT=&quot]Teşbih[/FONT]
    -[FONT=&quot]Hüsn-i talil[/FONT]
    -[FONT=&quot]Telmih[/FONT]


    [FONT=&quot]9.[/FONT]

    [FONT=&quot]Ah:[/FONT]
    [FONT=&quot]Aşığın aşk acısından dolayı gönlünden göğe doğru çıkan duman ve kıvılcımlar[/FONT]
    [FONT=&quot]Bimar:[/FONT]
    [FONT=&quot]aşk derdine düşmüş anlamında kullanılmıştır.[/FONT]
    [FONT=&quot]Gül-i Ruhsar:[/FONT]
    [FONT=&quot]Sevgilinin yanağı rengi dolayısıyla güle benzetilir.[/FONT]
    [FONT=&quot]Şeyda:[/FONT]
    [FONT=&quot]Aşk hastalığından kaynaklanan çılgınlık hali için kullanılır.Aşığın kendisidir.[/FONT]


    [FONT=&quot]Diğer imgeler:[/FONT]

    [FONT=&quot]Muradın şem’i [/FONT]
    [FONT=&quot]felek: Gök yüzü. Edebiyatta felek daha çok şikâyet yerine kullanılır. Divan şairleri tarafından daha çok yükseklik, yücelik, genişlik, sonsuzluk ve parlaklık gibi özellikleriyle anılmıştır. Âşığın çektiği acı ve ızdıraplardan dolayı ettiği âh ve figanlar de felekler kadar sonsuzdur. Felek ihtiyarlığı, dönekliği, kimseye yâr olmaması, kahp.eliği gibi özelikleriyle şikâyetlere sebep olur.[/FONT]


    [FONT=&quot]10.[/FONT]
    [FONT=&quot]Bu imge ve söz sanatları Divan şiir geleneği içinde sağlam bir şiir yapısıyla ahengi sağlamak , hayal gücünün büyüklüğünü göstermek,anlatımı kuvvetlendirmek ve süslü bir söyleyiş ortaya koymak için kullanılır.[/FONT]
    melisa_sym ve ipeq bunu beğendi.
  4. hak_kah

    hak_kah Üye

    Katılım:
    10 Ekim 2010
    Mesajlar:
    7
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Çok sağol kardeşim 121-127 arasınıda eklersenen sevinirim!!!!!!
  5. muro1038

    muro1038 Üye

    Katılım:
    7 Kasım 2008
    Mesajlar:
    232
    Beğenileri:
    229
    Ödül Puanları:
    44
    124-125

    SAYFA 124
    11.KASİDE

    AHENK UNSURLARI
    ölçü:
    Aruz ölçüsü (mefulü / fâilâtü / mefâîlü / fâilün )kalıbıyla…
    uyak: İlk beyit kendi arasında uyaklı (aa) “em” tam uyak ,her beyitin son dizesi de kendi arasında uyaklı, ayrıca iç uyaklar vardır.(aşağıda gösterilmiştir.)
    redif: Aşağıda gösterilmiştir.
    sese dayalı edebi sanatlar:Aliterasyon, asonans…Örneğin İlk beyitte “m” tekrarıyla aliterasyon vardır…
    YAPI UNSURLARI
    nazım birimi:
    beyit
    nazım birim sayısı: 39
    uyak şeması:aa /ba /ca/ da /ea /fa /ga/ ha/…
    tema:Sultan Murad Hana ÖVGÜ
    nazım biçimi/türü:Kaside (kaside-i bahariyye)

    KASİDEDEKİ İÇ UYAKLAR:
    Gül devri ayş eyyâmıdır zevk u safâ hengâmıdır "ıdır" redif ; "âm" zengin uyak
    Âşıkların bayramıdırbu mevsim-i ferhunde-dem


    Dönsün yine peymânelerolsun tehi humhaneler “ler” redif ; “âne” zengin uyak
    Raks eylesin mestâneler mutribler etdükçe nagam


    Yâr ola câm-cem ola böyle dem-i hurrem ola “ola” redif ; “em” tam uyak
    ârif odur bu dem ola ayş u tarabla muğtenem
    ….
    12. 1.Nesim-i nev-bahar esdi, güller subh dem açıldı.Bizim gönlümüz de açılsın.Ey saki, meded eyle, câm-ı Cem sun.
    37. Elin kaldır, dua eyle.Kasiden intiha buldu.Şimdi dua etmek hem sana müstehab hem de ehemdir.
    Kasidedeki bazı (edebiyatfatihi.blogspot.comdan alıntıdır.)beyitleri yukarıdaki gibi kurallı nesir cümleleri haline getirdiğimizde ahenk bozulmaktadır.Çünkü kasideki ahenk unsurları (kafiye,redif,ölçü,söyleyiş ve her türlü ses benzerliği) kasidenin şiirsel yönünün özellikleridir.Kasideyi kurallı düz yazı cümleleri haline getirdiğimizde şiirin kendine özgü anlatımı ve şiirsel dili ortadan kalkmaktadır.

    7.ETKİNLİK
    Terim ................Tanımı
    Nesib Şiirin giriş bölümüdür.
    TEgazzül Kaside içinde gazel söylemektir.Her kasidede bulunmaz.Şair bir yolunu bulup tegazzül yapacağını söyler.5-12 beyit arasında değişir.
    GirizgahNesip bölümünden methiye bölümüne geçerken söylenen ve basamak görevinde olan beyitlerdir. (edebiyatfatihi.blogspot.com'dan alıntıdır.)Şair bu bölümde övgüye başlayacağını haber verir. 1-2 beyitten oluşur.
    Methiye Övgünün yapıldığı asıl bölümdür.
    Fahriye Şairin kendisini övdüğü bölümdür.
    Taç beyitŞairin mahlasının geçtiği beyite denir.
    Dua Kasidenin son bölümüdür.

    SAYFA 125:
    Terim ................Bölümün içeriği
    Nesib Şair bu bölümde betimleme yapar ; kadın, kış, at, bahar vs. Aşıkane duygular anlatılıyorsa nesib; afâki konular ((bahar,tabiat,bayramlar vs.)işlenmişse teşbib adını alır.Genellikle kasidelerin en uzun ve sanatlı bölümüdür.
    TEgazzül Gazel söyleme anl***** gelir, bütün kasidelerde olması zorunlu değildir. Methiyeden sonra şair bir fırsatını düşürüp aynı ölçü ve uyakta bir gazel söyler, buna tegazzül denir
    Girizgah Şair bu bölümde övgüye başlayacağını haber verir. 1-2 beyitten oluşur.
    Methiye Kasidenin sunulduğu kişinin övüldüğü bölümdür. Şiir yönü çok zayıf, dil yönü diğer bölümlere göre çok ağırdır.
    Fahriye Şairin kendini övdüğü, sanatının diğer bütün şairlerden üstün olduğunu söylediği bölümdür
    Taç beyit Şairin kendisi hakkındaki yeni düşüncelerini söylediği bölümdür. 2-3 beyit bulunur.'Nefi' çok kullanır.(Tac bir bölüm değil sadece şairin isminin geçtiği beyittir)
    Dua Kasidenin son bölümüdür. Birkaç beyit olur.
    Şair burada övdüğü kişinin başarılı, uzun ömürlü, talihinin iyi olması yönünde dua eder

    9.ETKİNLİK:
    -BAHARİYYE
    -ŞİTÂİYYE
    -TEMMUZİYYE
    -RAMAZANİYYE
    -BAYRAMİYYE veya IYDİYYE
    -NEVRUZİYYE
    [FONT=&quot]- [/FONT]RAHŞİYYE
    13. Bu kaside BAHARİYYE türündedir.(kaside-i bahariyye)
    14.Divan edebiyatı İran edebiyatından çok etkilenmiş ve beslenmiştir.Kasidedeki tarihi ve mitolojik isimler (edebiyatfatihi.blogspot.com'dan alıntıdır.orijinal içerik için tıklayınız.)güç ve kahramanlık bakımından genellikle Osmanlı padişahlarına teşbih yoluyla benzetilir. Buradaki amaç anlamı güçlendirmek ve pekiştirmektir.Ayrıca övülen devlet büyüğünün ne kadar büyük ve haşmetli olduğunu vurgulamaktır.İran şairleri bütün Divan şairleri tarafından üstünlüğü kabul edilen şairlerdir. Divan şairleri de kendilerinin ne kadar büyük bir sanatçı olduğunu göstermek için şiirlerinde kendilerini İran şairleriyle kıyaslarlar.

    Şairin bu isimler etrafında oluşturduğu ifade biçimi ile Osmanlı İmparatorluğu 'nun güçlü yapısı arasındaki zihniyet bakımından ilişkisi ise şöyle açıklanabilir:
    "Osmanlı hakanlarının Şehname kahramanlarına benzetilmesi, dönemsel bir şey değildir. Yani sadece 4. Murad'a ait değildir veya Osmanlı haşmet devriyle ilgili değildir. Henüz küçük bir beylikken bile, şairler padişahları Şehname kahramanlarına benzetir. Çünkü, derli toplu ve çok etkili tek örnek Şehname ve kahramanları olmuştur uzun süre. Osmanlı şairleri için ideal ve sembol değeri olan kahramanlar Şehname'deki İran kahramanlarıdır. Yani Osmanlı şairlerinin imge kurgulamasında ilk çalınan kapı, ortak coğrafyanın hikayesini anlatan İran mitolojisidir." (Bu sorunun cevabı için Muğla Üniversitesi Klasik Türk Edebiyatı öğretim üyesi değerli Hocam Prof.Dr. Namık AÇIKGÖZ'e teşekkür ederim.)


    Edebiyat Fatihi
    melek_bir_su bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş