10.Sınıf Ekoyay Dil Anlatım Kitabı 2013-2014 Cevapları

Konu 'Dil ve Anlatım 10. Sınıf' bölümünde Moderatör Latif tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Latif

    Moderatör Latif Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    28 Eylül 2011
    Mesajlar:
    1.354
    Beğenileri:
    623
    Ödül Puanları:
    113



    Sayfa 17,18



    1. Atatürkçü düşünce sistemi önemli olay ve olguları dile getirmek için düzenlendiğini söyleyebiliriz.

    2. Projeksiyon cihazından yararlanılmış. Görsel araçlarla sunulması bilgilerin kalıcı olmasını sağlar,dinleyici daha istekle bilgileri dinler.

    3. Zamanda tasarruf,bilgiye kolay ulaşma imkanı,kolay öğrenme,kalıcı öğrenme.

    4. Sanatsal ortamlar,e-posta,cep telefonu mesajı

    5. Sunumu hazırladığı metinden hareketle konuşmaktadır. Genelde hazırlanmış metinler dinleyicileri kolay sıkar. Metinden hareketle konuşmayı yapmak ise konuşmacının daha rahat olmasını,dinleyici ile bağ kurma imkanı vermesi bakımından etkilidir.

    6. Slaytlar konunun özünü taşımalı,cümleler kısa olmalı,örnekler ilgi çekici
    olmalı,görsellerle desteklenmeli.

    7. Bilgileri yeniler,ilgiyi canlı tutar,bilgiler kalıcı olur.

    8. Daha önce bir deneme yapmaları uyumu güçlendirir.

    9. Y,D,D,Y,Y,D,D



    Sayfa 19

    10. Doğal ve kibar olduğunu söyleyebiliriz.

    11. Konuya hakim olmalı,bakımlı,düzgün giyimli,vücut dilini iyi kullanabilmeli,uygun ses tonunda konuşmalı.

    12. Program saygı ifade eden cümlelerle bitirilmiştir.

    13 .Dilin göndergesel işlevinin kullanıldığını anlıyoruz. Buradaki amaç dinleyiciyi bilgilendirmek olduğunda bu işlev kullanılmaktadır.

    14.Bence ön önemli unsur konudur.Konu güncel olmalı,uygun ortam yaratılmalı,yeterli bilgi içermeli,görsellerle desteklenmeli,uygun ses tonu kullanılmalı.

    15.Çağdaş uygarlıklar seviyesine ulaşmada Atatürkçü düşünce her zaman ilke kabul edilmelidir.



    Sayfa 21

    A)

    1.Y
    2.D
    3.D
    4.D
    5.D
    6.D
    7.Y

    B)

    1.E
    2.D
    3.E

    C)

    1. Uygun tasarım,görsellerle desteklenmeli,kısa ve öz olmalı,yeterli araştırma yapılmalı,uygun ses ortamı sağlanmalı,uygun dinlenme ortamı sağlanmalı.

    2.Dinleyicinin sevdiği,onu ilgilendiren her şey sunu olabilir.

    3.Teknolojik ürünlerin kullanılması sunumu daha etkili ve verimli kılar.Bilgileri kalıcı kılar.

    4-Bağımsızlığımızın devamı ,çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşmamız açasından Atatürkçülük kavramı önemlidir.



    Sayfa 22

    Hazırlık

    1.Bu sözden farklı fikirlerin ortaya çıkarılması ile daha doğru sonuçlara ulaşılabilir. Farklı düşünceler birleşerek bir bütün oluşturur.

    3.Tartışma herhangi bir konuda farklı düşüncelerin ortaya çıkmasıdır. Farklı bakış açısıyla kişiler aynı konunun değişik yönlerini görürler. Böyle doğru sonuca ulaşılması daha kolay olur.



    Sayfa 28


    1. etkinlik: “Günümüzde Türk Dili” adlı tartışmanın düzenlenme amacını belirtiniz.

    Bu tartışma, Türkçenin tarihi gelişimini ortaya koymak ve tarihi gelişim sırasında ortaya çıkan sıkıntılara çözüm önerileri sunmak amacıyla düzenlenmiştir.


    2. etkinlik: “Günümüzde Türk Dili” adlı tartışma kim tarafından yönetilmektedir?
    Sizce tartışmalarda bir başkana ihtiyaç var mıdır? Niçin?

    Günümüzde Türk Dili adlı tartışmayı yöneten Ali Gevgilili'dir. Tartışmalarda düzenin sağlanması, konuşmacılara eşit süre verilmesi, konu dışına çıkılmasının önlenmesi bakımlarından bir başkanın bulunması gerekir.



    3. etkinlik: Yaptığınız araştırmadan ve incelediğiniz metinden hareketle tartışma başkanının görevlerinin neler olduğunu belirtiniz.

    Tartışma başkanının görevleri:
    Tartışmanın başında konuyu ve konuşmacıları dinleyicilere kısaca tanıtmak
    Tartışmayı başlatmak
    Konuşmacıların konu dışına çıkmalarını engellemek
    Konuşmacılara eşit süre vermek
    Konuyu özetlemek, toparlamak
    Tartışmanın sonucunu açıklamak


    4. etkinlik: Bir konunun tartışılabilmesi için onun hangi özelliklere sahip olması gerekir? “Günü*müzde Türk Dili” adlı metnin konusunu belirtiniz. Konunun güncel, tartışılmaya açık, farklı düşünce ve dikkatlerle yorumlanmaya elverişli olup olmadığını açıklayınız.


    Bir konunun tartışılabilmesi için farklı yorumlara açık olması, güncel olması gerekir. Toplumu ilgilendiren bir konu olmalı. Günümüzde Türk Dili adlı metnin konusu Türkçenin gelişim ve değişiminde karşılaşılan sorunlardır. Bu metin tartışmaya açık bir metindir. Türkçenin gelişimi ve değişimi konusunda farklı görüşler ortaya atılabilir. Öz Türkçe anlayışını savunanların görüşleri, eski kültüre bağlı kalanların görüşleri, ikisinin ortasını savunanlar gibi.


    5. etkinlik: “Günümüzde Türk Dili” adlı tartışmada ileri sürülen düşünceler nelerdir? Aynı konu*da insanlar neden farklı düşünür? Düşüncelerinizi açıklayınız.


    Türkçenin tarihi geçmişiyle bir bütün oluşturabileceği ele alınmış. Türkçenin sadeleşme süreciyle ilgili görüşler.
    Aynı konuda insanların farklı düşünmelerinin sebebi ilk başta kültürel birikimlerinin farklı olmasından, dünya görüşlerinin farklılığından kaynaklanır.


    6. etkinlik: “Günümüzde Türk Dili” adlı tartışma, basına ve halka açık bir tartışma mıdır? Yaptı*ğınız araştırmalardan da hareketle tartışmaları toplumla iletişim imkânlarını dikkate alarak gruplan*dırınız. Topluma açık tartışmaların amaçlarını ve özelliklerini açıklayınız. Münazaraları bu tür tartış*malardan ayıran özellikleri belirtiniz.

    Günümüzde Türk Dili adlı tartışma basına ve halka açık bir tartışmadır. Bazı tartışmalar basına, halka açık yapılır, bazı tartışmalar da basına, halka kapalı olabilir.
    Bu tür basına, halka açık tartışmalarda amaç bir konuyla ilgili karşıt görüşleri ortaya koymak, sorunlara çözüm bulmak, farklı bakış açıları kazandırmaktır.
    Topluma açık tartışmaların özellikleri:
    Toplumu ilgilendiren konular ele alınır.
    Soruna çözüm yolları aranır.
    Düşünceler; kısa, yalın bir şekilde ortaya konur.
    Konular günceldir.
    Dinleyicilerin yararlanacağı düşünceler, bilgiler yer alır.
    Farklı bakış açılarına yer verilir.
    Tartışmada konu dışına çıkılmaz.

    Münazarada yarışma havası vardır, jüri bulunur, münazaranın sonunda bir taraf kazanır. Bunlar münazaraya özgü hususlardır, bu yönleriyle münazara diğer tartışmalardan ayrılır.


    7. etkinlik: Yaptığınız araştırmalardan hareketle forum, açık oturum, sempozyum ve münazara arasındaki farklılıkları belirtiniz.


    Münazara: En az iki grubun, tez, antitez şeklinde karşıt görüşleri savunduğu tartışmadır. Münazarada gruplar savundukları düşüncenin doğruluğunu ispatlamaya çalışırlar. Jüri üyeleri belli kriterlere göre ekiplere puan verir. Münazaranın sonunda kazanan açıklanır.

    Sempozyum

    Belli bir konuyu aydınlatmak amacıyla, bilim adamı ve araştırmacıların bir araya geldikleri ve konuşmacıların konunun belirli bölümlerini sundukları, tartışmalı toplantılardır. Bir başka deyişle; ortaya konan konu hakkında aynı oturumda, çeşitli kişilerin yaptıkları açıklamalı konuşma, türüdür.
    Bildiri sahiplerine ayrılan zaman oldukça kısadır. On dakikalık bir sürede 1500-2000 kelime kullanma şansı vardır. Buna göre, hazırlanacak bildiri, dört sayfayı geçmemelidir. Cümleler, kolay anlaşılır biçimde düzenlemelidir. Metni yazmadan önce ana başlıklar vurgulanmalıdır. Sunulabilecek yansı sayısı da 5-6 civarında olmalıdır. Ayrıca, bildiri metni, yayımlanmaya uygun biçimde hazırlanmalıdır?
    Sempozyumda her konuşma, aynı bir hazırlıktır; fakat birbirini tamamlayıcı söyleşi ve içtenlik havası vardır. Konuşmalardan sonra konuşmacılar, birbirlerine konu ile ilgili sorular sorabilirler. Böylece sempozyumdan "panel"e geçilir. Daha sonra da tartışmalara seyirciler de katılırsa panelden "forum"a geçilmiş olur.


    Açık Oturum (Panel)


    Bir konuşma grubunun dinleyiciler önünde, genellikle blimsel, sosyal ya da siyasi bir konuyu tartışmak amacıyla yaptıkları toplu görüşmelerdir.
    Panelde bir başkan bulunur. Başkan, konuşmaların ortasında yer alır. Konuşmacılar, bir masanın çevresinde toplanırlar. Panelde en az üç, en çok altı konuşmacı bulunur. Genellikle, küçük salonda ve az bir dinleyici önünde yapılan panellerde mikrofon bulunmaz. Ama geniş bir topluluk önünde panel yapılanacaksa konuşmacılar, mikrofon kullanmak zorundadır.
    Panel tartışma sonunda dinleyiciler, konuşmacılara konuyla ilgili çeşitli sorular sorabilirler.

    Forum


    Herkesi ilgilendiren bir sorun üzerinde insanların görüşlerini bildirip tartışarak sorunun çözülmesi amacı güdülen toplantılardır.
    Forum, eski Roma kentlerinde yurttaşların kamu işlerini konuşmak için toplandıkları alana verilen addan gelir. Forumda konuşmacı kadar dinleyici de sorunu çözmek için görüş belirtir, tartışmaya katılır. Amaç sorunu tartışarak bir karara varabilmektir. Forum da bir başkan tarafından yönetilir. Forumda başkanlık yapmak biraz daha zordur. Görüş bildirenlerin ve görüşlerin çok olması bu tür toplantıların yönetimini güçleştirmektedir.

    Münazara


    İki yönden de savunulacak bir nitelik taşıyan konunun bir başkanın yönetiminde ve topluluk önünde karşılıklı savunulmasına münazara denir.
    Münazara bir konuşma oyunu, yarışıdır. Tartışmadan ayrılan yanı da budur. Önemli olan tartışarak doğruyu bulmak değil, üstlenilen tezi iyi savunmaktır. Münazarada iki küme oluşturulur, konunun bir yönü bir küme tarafından savunulurken, diğer yönü öbür küme tarafından savunulur. Bu konuşma yarışı sonunda hangi kümenin birinci olduğu daha önce saptanan jüri üyelerince belirlenir. Münazara, okullarda öğrencilerin konuşma yeteneğini geliştirmek amacıyla kullanılan bir yöntemdir. Günümüzde, bazı uzmanlar bu yöntemin kullanılmasını doğru bulmamaktadırlar.




    Sayfa 29

    Ölçme Ve Değerlendirme

    Aşağıdaki cümlelerin sonuna yargılar doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız.

    • Açık oturumlar, geniş dinleyici toplulukları huzurunda düzenlenen tartışmalardır. ( D )
    • Topluma kapalı tartışmaların sonucu genellikle basın aracılığıyla halka duyurulur. ( D )
    • Tartışmacıların, tartışılan konu hakkında uzman olmaları gerekmez. ( Y )
    • Forumlar, dinleyicilerin konu üzerinde daha aktif olduğu bir tartışma türüdür. ( D )
    • Sempozyumlarda oturumu yöneten bir başkan bulunmaz. ( Y )
    • Sempozyumlar, açık oturumlardaki gibi karşılıklı konuşma tarzıyla yapılır. ( Y )


    Aşağıdaki çoktan seçmeli sorularda doğru seçeneği işaretleyiniz.

    1.A
    2.D
    3.D
    4.D


    1. Namık Kemal “Hakikatin şimşeği fikirlerin çatışmasından çıkar.” özdeyişinde tartışmanın hangi özelliğini vurgulamaktadır? Düşüncelerinizi açıklayınız.

    Gerçekler, farklı görüşlerin dile getirilmesiyle ortaya çıkar. Fikir çatışmaları olmasa, tek bir görüş olsa insan doğruları tam olarak göremeyebilir.

    2. Münakaşa eden iki insan, aynı graniti yontan iki heykeltıraş, hakikati arayan iki yol arkadaşı. Hedefi tahrip değil, terkiptir bu kavganın. Mağlubun muzaffer olduğu tek yarış. Yanıldığını kabul et*mek yeni bir hakikatin fethiyle zenginleşmektir. Parçadan bütüne, karanlıktan aydınlığa geçiş.
    Cemil Meriç
    Cemil Meriç’in yukarıda verilen düşüncelerinden de hareketle tartışmanın önemini belirtiniz.


    Tartışma gerçeklerin ortaya çıkarılmasında önemli bir rol oynar.


    3. Tartışmalarda dil genellikle hangi işlevde kullanılmaktadır? Dilin niçin bu işlevde kullanıldı*ğını söyleyiniz.

    Tartışmalarda dilin göndergesel işlevi kullanılır. Bilgi verme, açıklama, soruna çözüm bulma gibi özellikleri vardır.




    Sayfa 30

    Hazırlık

    2. Bir tartışmanın verimli olması için bir başkan tarafından yönetilmesi gerekir.Çünkü tartışmanın kuralları içerisinde dinleyicilere eşit süre vermek önemlidir
    3. Demokratik bir ortam yoksa düşünceni de özgürce ifade edemezsin.Güçlü olan haksız olsa da her zaman haklı olur.


    Sayfa 35

    Etkinlik

    2. Konusu roman ve öykü yazmanın zorlukları,kolay yönleri ve dilin kullanımdaki özellikleridir.

    3. Roman ve öykü türleri oluşturulurken dilin bu türlerde nasıl kullanılması gerektiği üzerinde duruyor.

    4. Yer verilmemiştir.Panel-uzman kişiler tarafından bilgi verilir.Bitiminde sorular alınır ve cevaplanır.Forum panelin soru cevap kısmıdır.

    5. Paneller geniş bir ortamda izleyiciler önünde yapılır.Burada kullanılan dil sohbet havasındadır. Sempozyumlar ise daha bilimseldir ve dil bilimsellik özelliği taşır

    6. Panellere katılım dinleyicilerin gönüllülüğe dayalı olduğunda katılım sayısı az olduğundan daha küçük yerlerde yapılır.

    7. Başkan konuyu yönlendirir, konuşmacılara söz hakkı verir,paneli bir düzen içerisinde bitirmeye çalışırlar.

    8. Panellerde dil göndergesel işlevde kullanılır.Buradaki amaç bir konuyu farklı yönlerden aydınlatmak,farklı fikirleri ortaya koymadır.



    Sayfa 36

    Anlama Yorumlama

    1.Panel sohbet havasındadır. Açık oturumlar çok daha hararetli tartışmalar vardır. Açık oturumda bir konuyla ilgili farklı fikirler tartışılır.Panellerde bir konunun farklı özellikleri tartışılır.
    2. Amaç konuyu farklı yönlerden aydınlatmaktır.
    3. Beş kişi.Konuşmacı sayısı en az üç en fazla altı olması gerekir.


    Sayfa 37,38,39

    A) Aşağıdaki cümlelerin sonuna yargılar doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız.

    Açık oturumların konusu sadece bilim çevrelerini ilgilendirecek nitelikte olmalıdır. ( Y )
    Panel sonunda dinleyiciler konuşmacılara soru yöneltebilir. ( D )
    Paneller, topluluk önünde ve sohbet havası içinde gerçekleştirilen tartışmalardır. ( D )
    Panellerde dinleyicilerin de görüş bildirmelerine imkân tanınır. (D )
    Panellerde konuşmacıların alanlarında uzman olması gerekir. ( D )


    B)Aşağıdaki çoktan seçmeli sorularda doğru seçeneği işaretleyiniz.

    1.E
    2.D
    3.E
    4.D
    5.E


    C) Aşağıdaki soruları cevaplayınız.

    1. Bir tartışmanın kamuoyuna açık yapılıp yapılmamasında hangi etkenlerin rol oynadığını açıklayınız.

    Kamu yararı öne çıkar. Toplum aydınlatılmak isteniyorsa tartışma kamuya açık yapılır.

    2. Açık oturum ile panel arasındaki en belirgin farklılıklar nelerdir?

    Açık oturum ile panel birçok yönden birbirine benzer tartışmalardır. Aralarındaki en belirgin fark üslup farkıdır. Açık oturumlardaki tartışmalar panellere göre daha hararetlidir. Panel, açık oturuma göre sohbet havası içinde geçer. Açık oturumda konuyla ilgili farklı fikirler tartışılırken panellerde bir konunun farklı özelliklerine değinilir.

    a) Aşağıdaki cümlelerin sonuna yargılar doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız.

    Sunumlarda süre sınırlı olduğundan dinleyicilerin soru sormasına izin verilmez. (Y)
    Tartışmada başkan gerektiğinde konuşmacılara müdahale edebilir. (D)
    Tartışmada esas olan gerçeği arama çabası içinde olmaktır. (D)
    Bir konuda edinilen peşin hükümler ve önceden alınmış kesin kararlar tartışmaya katkı sağlar. (Y)
    Paneller, sadece bilim çevresini ilgilendiren akademik konularda yapılır. (Y)
    Panelde herhangi bir sorun, çeşitli yönleriyle aydınlatılarak farklı görüşler ortaya konur. (D)


    b) Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri doldurunuz.

    Sunumlarda bilgisayar, tepegöz, slayt, projeksiyon, internet gibi teknolojik araçlardan yararlanılabilir.
    Sunum öncesinde hazırlık ve prova yapmak sunumu yapan kişinin amacına ulaşmasına yardımcı olur.
    Tartışmalarda dil göndergesel işlevde kullanılır.
    Panelin sonunda dinleyiciler panel üyelerine soru sorar ve tartışmaya katılırlarsa panel foruma dönüşür.




    C) Aşağıdaki çoktan seçmeli sorulardan doğru seçeneği işaretleyiniz.

    1.D
    2.D
    3.A
    4.E
    5.B
    6.E
    7.C
    8.D
    9.E
    10.D



    D) Aşağıdaki soruları cevaplayınız

    1.

    Çok fazla metin olmamalı
    Bilgiler özenle seçilmeli önemli bilgilere yer verilmeli
    Görsellere yeterince yer verilmeli yazı sitilleri ve boyutlara dikkat edilmelidir
    Dikkati dağıtacak etkenlerden uzak durmalıyız
    uygun ortamda yapılmalı

    2.İyi bir giriş,uygun kıyafet,uygun beden dili, ve sunumun sonuç bölümünde konuyu özetleyen bir sonuç.


    Sayfa 42

    Ön Hazırlık

    1.Yazılı kaynaklar,gözlem,çözümleme,görüşme,anket.

    2.Dipnot,numerik,dolaylı gönderme,parantez içi.

    4.Kişi,olay ve mekan tasviri yapılırken gözlem yaparız.


    Hazırlık

    2.Neyi,niçin ve nasıl anlatacağımıza dikkat etmeliyiz.başarılı bir anlatım için gözlem yapmalı,özet çıkarılmalı,not alınmalıdır.

    3.Bakmak görmek için yapılır. Önce bakarız sonra görürüz. Bir nesneyi algılamak onu görmekle aynıdır. Algılama yoksa mutlak görmekte yoktur.


    Sayfa 44,45


    1. Yazar yazmadan önce araştırma yapmış,çeşitli geziler düzenlemiş,gerekli verileri toplamıştır. Bir konu hakkında yazmadan ve konuşmadan önce araştırma yapmak konuyu anlatırken ve yazarken daha etkili olmamızı sağlar.

    2. Yazar yazılı kaynaklara başvurmuş,gözlem yöntemi ile bilgi toplamıştır.Alıntı yapması ve gözlem sonuçları belirtmesi örnek verilebilir.

    3. Herhangi bir konu hakkında konuşabilmek ve yazabilme sırasında konuya olan hakimiyetimiz metnin tutarlığını da etkileyecek elbette. Konunun sınırlarını bilmek çok önemli.neyi,niçin,nasıl ,ne zaman anlatacağımızı bilemezsek konu tutarlığı olmaz.

    4. "Yusuf paşa sebilinden sonra Dolmabahçe de valide camisinin karşısında Mehmet Emin Ağa sebili yer alır"
    " Fotoğraflara bakarken çok sabahlar......hüzünle hatırlarım"
    Burada gözlemlerini aktarmış,gözlemler yazılı ve sözlü anlatımlarda yazıya canlılık inandırıcılık katar.

    5. Bu metnin amacı su kültürü hakkında bir tablo ortaya koymaktır. Konuya ilgi tutan özel bir kesime seslenmektedir. Metinde tarih ve yer kavramlarının belirtilmesi metnin hedef kitleye uygun düzenlediğinin göstergesidir.

    6.Özelden genele bir sıralama mevcuttur. Çünkü yazar kaynaklardan yerlerden örnekler verip sonra sonuca varmıştır.


    Sayfa 46

    7.İlk metinde duygusal bir yaklaşım içinde deneme havası hissedilir. İkinci metinde ise belgesel bir metin havası var

    8.Bu iki metinde parantez içi,dolaylı gönderme yöntemleri kullanılmıştır.


    Sayfa 49


    10. Boş boş otururken bir gazetede gördüğü kendisi ile ilgisi olmayan iş ilanına başvurması ve sonuçta bu işin kendisine verilmesi ile başlayan bir macera sırasında Kızılay ayının hikayenin kahramanının haline dönüşmesi anlatılmıştır. Özette hikaye kahramanın hayatını birinci dereceden etkilemeyen unsurla çıkarıldı. Yardımcı ögeler olduğu için özette yer almadı.

    11. Metnin ana düşüncesi insanların bilmedikleri bir işe girişmelerinin başlarına neler getirebileceğidir. Ana düşünce okuyucuya anlatılmış durumda.

    12. Farklı türlere uygulanabilir.Örnek: roman,fabl,mesnevi.

    13. Okuyucunun okurken zevk almasını sağlamak için.

    14. Anlatılan olaylar bir okunuş sırasına uygun anlatılmış böylece anlam bütünlüğü bozulmamıştır. Olayların oluş sırasına uygun anlatılması metni daha anlaşılır kılar.

    15. Şiir yazabilmek için bol şiir okuma,okunanların ayrıntılı irdelenmesine bağlı. usta ve çırak ilişkisi önemlidir. Bu yetenekler usta çırak ilişkisi ile geliştirilebilir.

    16. Kültür ve deneyim insanın düşüncelerini daha net ifade etmesini sağlayan etmenlerdir. Dolayısı ile bu etmenlere sahip olanlar anlatıklarında daha inandırıcı,tutarlı olurlar.



    Sayfa 50,51


    A) Aşağıdaki cümlelerin sonuna yargılar doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız.


    1.Y
    2.D
    3.Y
    4.D
    5.D
    6.D


    B) Aşağıdaki çoktan seçmeli sorularda doğru seçeneği işaretleyiniz.

    1.C
    2.C
    3.E
    4.B
    5.C


    C) Aşağıdaki soruları cevaplayınız.

    1. Metnin düzenine bağlılık,metnin düşüncesine bağlılık,metinden cümlelere yer vermez,kişisel kelimeler kullanılmalı.

    2.Dili,söylem,art gönderim,tutarlılık

    3.Konu ile ilgili araştırma yapılmalı,kaynaklar araştırılmalı,bilgi toplanmalı



    Sayfa 53


    1. İşlenen soyut düşünce insan sevgisidir. Düşünce yazarın kendi mekanında ve çevresinde gözlemlediklerini aktarması ile sınırlandırılmış ve somutlaştırılmış.

    2. Konuda ela alınan durum duygu ve düşünce olayıdır. Tema ise bir sanat eserinin merkezinde yer alan temel duygu ve düşünce demektir. Metindeki tema "insan sevgisi" konu ise köpeği ile baş başa kalan bir kişinin çevresinde gözlemlediği olayları aktarmak.


    Sayfa 56


    3. Sevgi düzeni metninin teması sevgi,konusu kültür yansımalarında sevginin önemidir.
    sevda üstüne metnin teması sevgidir. konu ise sevginin insanı yüceltmesi
    bu temalarla farklı metinler yazılabilir.
    4. Kendi kendime,sevgi düzeni metinleri gerçeklerle bağlantılıdır.sevgi üstüne metni ise daha çok düş unsurları var.Farklı metin türleri ile ele alınmaya uygundurlar.


    Tablo


    Kendi Kendime

    Yazılış Amacı : Bir insanın penceresinde dünyayı aktarmak.

    Gerçekle İlişkisi : Gerçekle ilişkilidir.

    Sevgi Düzeni

    Yazılış Amacı :Sevgi kavramının evrenselliğini göstermek

    Gerçekle İlişkisi :Gerçekle ilişkilidir.

    Sevda Üstüne

    Yazılış Amacı :Sevginin yaşanılarak anlaşılabileceği

    Gerçekle İlişkisi :Kurgusaldır.



    5.

    Tablo

    Kendi Kendime

    Dilin İşlevi : Heyecana Bağlı

    Anlatım Türleri : Öyküleyici

    Sevgi Düzeni

    Dilin İşlevi : Göndergesel

    Anlatım Türleri : Tartışmacı

    Sevda Üstüne

    Dilin İşlevi : Sanatsal

    Anlatım Türleri : Coşku Ve Heyecana Bağlı


    6. Bu metinlerin yazılış amaçları,gerçekçilik ilişkileri,dil işlevleri,anlatım biçimleri ile birbirinden ayrılırlar.




    Sayfa 57


    1.

    Kendi Kendime metni - insan sevgisi
    Sevgi Düzeni metni - sevgi
    Sevda Üstüne metni - sevgi

    2.Başlıklar metnin içeriği ile ilgili çağrışımlar yapar.

    3.durum hikayesidir. çünkü o an içinde bulunan mekan ve zaman aktarılmıştır.

    4.Bu temalar edebi metinlere göre daha süslü ve şiirsel olarak anlatılırken öğretici metinlerde daha sade bir anlatım vardır.

    5.Tema geçmişe özlemdir,bir balıkçının yaşadıklarını somut hale getirilerek konu haline getirilmiştir.

    6.İnsanların denizleri tahrip etmeleri


    Sayfa 59

    Ölçme Ve Değerlendirme

    A) Aşağıdaki cümlelerin sonuna yargılar doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız.

    1.D
    2.D
    3.D
    4.Y

    B)

    1.E
    2.A

    C)

    1. Tema soyut olmasına rağmen konu somuttur.Tema geniş kapsamlı konu daha dardır.

    2. Toplumun ilerlemesi kendi ayakları üzerinde durabilmesi için alınabilecek önlemler ve hareketleri üzerinde durulmuştur.



    Sayfa 62

    1. Bu metinde tema türkülerin ortak dili,konu ise türkülerdeki farklı ifadelerden o türkünün içerdiği mesajların okunması.

    2. Şemayı değerlendirirsek genel ve soyut anlamlı eğitim kavramı gittikçe alt dallara ayrılarak özele doğru kaydırılmıştır. En son basamağında Atatürk lisesi özelliğiyle konu eleştirilmiştir. Eğitim konusunun geleceği bu alanda yapılacak yenilikler gibi farklı sınırlandırmalar yapılabilir.
    3.

    Tablo

    1.Yazar-Yazı
    2.Okuyucu-Kitap
    3.Türkülerin Dili- Kelimeler

    4.İçerik ve iletime katılan unsurlar verdikleri örneklemelerle ve metnin başlığıyla konuyu sınırlandırmış ve somutlandırılmıştır.

    6. Teması gelenek,konusu ise Anadolu'nun ilk ürünü olan türkü ve kilimi tarihi bir süreçte türlerle karşılaştırmaktır.


    Sayfa 63

    Tablo

    1.Yaşama Mutluluğu
    2.Sağlıklı yaşama mutluluğu
    3.Kendi ihtiyaçlarını görebilme mutluluğu


    Sayfa 64

    Ölçme Ve Değerlendirme

    A) Aşağıdaki cümlelerin sonuna yargılar doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız.

    1.D
    2.D
    3.D
    4.D

    B)

    1.B
    2.D
    3.A

    C)

    1.Konu sınırlandırılması yapılmazsa istenene mesaj tam olarak verilmez.Yazının yazılış amacının verilebilmesi açısından sınırlandırma gereklidir.

    2.Tiyatro,Türk tiyatrosu,meddah

    3.Herkes tarafından şiir yazılabilir ancak gerçek şiir ancak ustaların değerli kalemlerinden çıkar.


    Sayfa 67

    1. Teması geçmişe özlemdir. konusu ise ailesi ile uçurtma şenliğine giden bir adamın çocukluk yıllarına dalmasıdır.

    2. Bu metin insanlarının geçmişi ile bugününü karşılaştırdığında onu geçmişin güzelliklerine götüren duyguların olduğunu anlatmak amacı ile yazılmıştır.

    3.Bu metinde dil sanatsal işlevde kullanılmış. Buradaki amaç okuyucu üzerinde estetik hisler uyandırmak iletişim sağlamaktır.

    4.

    Kaynak - Öyküdeki baba

    Mesaj - Geçmişte yaşanan güzellikler

    Kanal - Kitap

    Alıcı - okuyucu



    Sayfa 69

    5. Öyle Yıkma Kendini metininin konusu yaşamdan nasıl mutlu olunabileceği
    küresel ısınma ve iklim değişikliği metnin konusu ise insanın çevreyi kirletmeleri sonucunda meydana gelebilecek olumsuz durumlar.
    Buradaki konular edebi bir metinde öyküleştirme yöntemi kullanılarak veya heyecana bağlı bir dil işlevi ile ele alınmaları mümkün.

    6. İki metinde okuyucusuna doğrudan bilgi aktarma amacı ile yazılmış ancak uçurtma metni daha çok sanatsal amaçla yazılmıştır.
    Metinlerde yazılış amaç bilgi vermek olduğu durumlarda kelimelerle daha çok birinci anlamları ile kullanılır. Sanatsal amaçla yazılanlarda daha çok yan ve mecaz anlamlar kullanılır.

    7.Öyle Yıkma Kendini ve Küresel Isınma ve İklim Değişikliği metinleri dil göndergesel işlevde kullanılmış.kelimeler birinci anlamları ile kullanılmıştır.


    8. Bilimsel ve sanatsal metinlerde dil göndergesel işlevde ,edebi metinlerde dil sanatsal işlevde kullanılır.

    Tablo

    X : İşaretle

    1. Uçurtma X
    2. Öyle Yıkma Kendini X, Küresel Isınma ve İklim Değişikliği X
    3. Öyle Yıkma Kendini X, Küresel Isınma ve İklim Değişikliği X
    4. Uçurtma X, Öyle Yıkma Kendini X
    5. Uçurtma X
    6. Öyle Yıkma Kendini X
    7. Uçurtma X
    8. Uçurtma X


    Sayfa 70

    1.Yazılış amacı edebiyatın ve edebiyatçının diğer bilim dallarında farklılığını ortaya koymaktır.

    2.Öğretici metin bilgi vermek amacındadır.
    Edebi metin estetik zevk ve duygu vermek amacındadır.
    Öğretici metinde kesinlik var edebi metinde yoktur.
    Öğretici metinde üslup kaygısı yok edebi metinde vardır.
    Öğretici metinde dil göndergesel işlevde, edebi metinde sanatsal işlevde kullanılır.

    3. İleti edebiyatın diğer bilimlerden farklılığını ve üstünlüğünü ortaya koymak. Bu ileti metinde karşılaştırma yapılarak verilmiştir.

    4. Gönderici ortaya koyduğu düşüncelerle alıcıyı bilgilendirip etkilemeye çalışmaktadır.



    Sayfa 71

    Ölçme Ve Değerlendirme

    A)

    1.Sanatsal
    2.Bilimsel

    B)

    1.D
    2.D

    C)

    1. İletişimin gerçekleştiği ortamda iletişimde bağlam dergi gazete gibi ürünler olduğu için bunlardaki iletişim ortamı zamanla güncellenir. Yüz yüze yapılan iletişimde bağlam aynı andaki ortam olduğu için iletişim güncel,araçsız ve sağlıklıdır.

    2.

    Yazılı İletişim

    1. Grafiksel iletişim kodunu kullanır.
    2. Dil kuralları daha özenlidir.
    3. Göndergesel kendi üzerindedir.
    4. Dolaylı iletişime örnektir.
    5. Kalıcıdır

    Sözlü İletişim

    1. Sözcük kodunu kullanır.
    2. Verici doğaçlama biçimde metni oluşturur.
    3. Göndergelerin bilinmesi gerekir.
    4. Doğrudan iletişimdir.
    5. Geçicidir.



    Emeğe Saygı :)



    Selenator bunu beğendi.
  2. Moderatör Latif

    Moderatör Latif Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    28 Eylül 2011
    Mesajlar:
    1.354
    Beğenileri:
    623
    Ödül Puanları:
    113


    Sayfa 75


    1.

    Öznel Anlatım

    Doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye değişen, doğruluğu tartışılan düşüncelerin anlatıldığı yargılara öznel yargı denir. Bu yargıların kullanıldığı anlatıma da öznel anlatım denir. Bu cümlelerde (yargılarda) bence ifadesi vardır.

    Nesnel Anlatım

    Doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye değişmeyen, deney ve gözleme dayanan tarafsız yargılara nesnel yargı denir. Bu yargıların kullanıldığı anlatıma da nesnel anlatım denir. Nesnel yargılarda duygu ve izlenimlere yer verilmez.



    2.

    Öznel Cümleler:

    Bir büyü içinde kalıyor insan
    Peri bacaları ormanın türlü renkleri vardır
    Uçup gidecekmiş gibi bir mavi

    Nesnel Cümleler

    Bütün resimlere koyu bir renk hakim
    Dar iki yanı kayalık yol
    Bulunduğumuz yerden Mustafa ile Göreme'nin koyağına girdik.


    İki cümle türünün birlikte kullanılması metne hareketlilik ve akıcılık kazandırır.



    Sayfa76

    4.

    Doğrudan Anlatım

    Herhangi bir konuda bir kişinin görüş ve düşünceleri hiçbir değişikliğe uğratılmadan verilir.Bu cümleler genellikle tırnak içinde gösterilir.


    Dolaylı Anlatım

    Bir kişinin sözünün söylendiği biçimde değil de,bazı değişiklikler yapılarak aktarıldığı cümlelerdir.


    5.

    Doğrudan Anlatım:

    Burası elmalı kilise dedi
    Buradaki kiliselerin en ışıklısı
    Buradaki mezarlık dedi

    Dolaylı Anlatım:

    Bekçinin söylediğine göre bütün bölgedeki en ışıklı kilise bu.
    Tarihçilerin dediklerine göre elmalı kilise Göreme de ki en yeni kiliseymiş.

    Bu tür cümlelerin kullanılmış olması gönderici ile alıcı arasında farklı düzeylerde bir iletişimin oluşmasını sağlar.



    Sayfa 78


    1.Peri bacalarında yazar gördüklerinin aynısını anlatırken,Ürgüp'te peri bacaları metninde fantastik bir anlatım sergilenmiştir. Aynı coğrafi bölgeyi konu alan iki yazarın edebi anlayışı,kültürü,birikimleri farklı üslupla ele almalarını sağlamıştır.


    Sayfa 79

    Ölçme Ve Değerlendirme

    A)

    1.D
    2.Y
    3.D

    B)

    1.C
    2.A
    3.B
    4.D


    C)

    1. Anlatıcının yetişme tarzı içinde yaşadığı kültürel ortamlar,etkilendiği edebi anlayış,obje konu veya husus karşısındaki tavrını etkiler.örneğin sanat için sanat anlayışı ile hareket eden bir yazar toplumsal konulara değinmez ,veya çocukluğunda yaşadığı olumsuz bir durumu sanatçı eserinde ya hiç değinmez yada olayın etkisinde kalarak tüm eserlerinde değinir.

    2. Daha çok bazı bilimsel,felsefi veya kişisel görüşlerin yer aldığı metinlerde kullanılır. çünkü her metinde bir amaç ve hedef kitle vardır. dilde hedefe ulaştıran bir araç olduğuna göre doğru dil doğru hedef için şarttır.



    Sayfa 80

    Ön Hazırlık

    1.

    Akılcılık Unsurları

    1.Uyumlu sözcükler.
    2.Açık anlamlı ,kolay söylenen sözcükler seçimi.
    3.Aynı sözcüklerin sık sık tekrarlanmaması.
    4.İç kafiyeler den yararlanma.


    Hazırlık

    2.Konuşmasını değil,anlaşılır ve açık konuşmasının önemini vurgulayan bir söz. Karşınızdaki işinin seviyesi neyse ona göre iletişime geçilmeli.


    Sayfa 82

    1.Anlaşılmayan ifade yok.Yazar açık bir üslupla düşüncelerini aktarmıştır.

    2.Ses yapısının birbirine yakın olması yazarın içinden geldiği gibi yazması bu özelliği ortaya çıkarmıştır.

    3.Bu metinde zaman zaman kullanılan eş zamanlı sözcükler anlatımın akışında kesintilere neden olamakta.

    4.Metin kurgulanış ve seçilen kelimeler nedeniyle anlaşılma özelliği taşımamakta. Yazılış amacı gereği bazı kavramların tekrar edilmediği görülmekte bu durum ise akılcılığı etkilemektedir.



    Sayfa 83


    5. Bu kelimeler günümüz Türkçesinde pek kullanılmayan sözcükler olduklarından bu sözcüklerin telaffuzu da zordur.

    6. İçinden geldiği gibi metni daha kısa ve kesin ifadelerle dile getirilmiştir.




    Sayfa 84

    7. Yapı bakımında birleşik yapılı cümleler kullanılmıştır.Cümlelerde kullanılan kelimeler dönemi yansıtacak şekildedir.

    8.

    Açıklık 2.Paragraf
    Duruluk 3.Paragraf
    Yalınlık 4.Paragraf
    Akıcılık 1.Paragraf

    9.

    Tablo

    Geldiği Gibi : Açık,akıcı yalın
    Yaprak : Akıcı
    Genelge : Hiçbiri
    Benim Adım Kırmızı: Akıcı,duru


    Sayfa 86


    1. Bu metinde kişileştirme ve intak sanatları kullanılmış .bunların kullanılmış olması metne bir canlılık kazandırmış metnin duruluğunu ve yalınlığını etkilemiştir.

    2. Öznel bir anlatıma ağırlık verilmiştir.

    Metinden örnek verirsem "Murat'ın ileri sürdüğü bütün bu gibi delilleri ............."(başlayan paragraf)

    4. Bu metin karasu ve murat nehri hakkında bilgi vermek amacıyla yazılmıştır. Yazarın kullandığı üslup gerçek bir üslup olmayıp kurgulama yöntemi kullanarak metni öykü türüne yaklaştırmıştır.



    Sayfa 87

    Ölçme Ve Değerlendirme

    A)

    1.Telaffuz
    2.Duru
    3.Açık

    B)

    1.A
    2.B
    3.A
    4.D

    C)

    1. Bu metinlerde açıklık ve yalınlık ilkesi kesinlikle aranmaz. Çünkü sanatçı öznel düşüncesi ile okuyucunun karşınsa çıkar.

    2.

    Açıklık: Açıklık, bir yazıda belirtilmek istenen duygu ve düşüncelerin kolay anlaşılır, herhangi bir ek yoruma açıklamaya gerek duymadan kavranabilir olmasıdır.

    Akıcılık: Anlatımın önemli özelliklerinden birisidir. Cümlenin anlam ve ses bakımından pürüzsüz olması demektir. Akıcılığı engelleyen ses ve ahenk kusurlarının başlıcaları tekrarlama, zincirlenme ve tenafür(kakofoni)dür.Konunun akıcı olma durumu. konu birden bire kesilmeyip konuya okuyan veya dinleyen kişinin dikkatini çekebilmesi.

    Yalınlık: Söylenmek istenilenin gereksiz süsleme ve özentilerden arındırılarak, herkesin bildiği kelimelerle en kısa yoldan fakat tam olarak ifade edilmesine yalınlık denir. Anlatımda yalınlığı engelleyen hususların başında garabet gelir Açık, süsten ve zorlamadan uzak, kolayca anlaşılabilen anlatım, sadelik:

    Açıklık: Cümlede anlatılmak istenenin dinleyen veya okuyan tarafından kolayca anlaşılmasına açıklık denir. Açık olmayan cümlelerde anlatılmak istenenler bazen az çok anlaşılır fakat çoğu zaman cümlede ne söylenmek istendiği belli değildir

    Kısaca Gönderici ile alıcı arasındaki sağlıklı bir iletişimin sağlanması ve iletilmek istenen düşüncenin net olması açısında anlatımda yalın,açık,duru,akıcı olması önemlidir.


    Sayfa 88

    Ön Hazırlık

    Bağdaşıklık: Bağdaşıklık, iç anlamsal ilişkileri açısından tanımlanan dilsel birliktelik. Bir metin yalnızca dil bilgisi kurallarına göre düzenlenmez. Dil ögelerinin açıkladıkları özellik ve durumlar arasında anlam bağıntıları da vardır. Bu anlam bağıntılarına bağdaşıklık denir.

    Bağdaştırma:kelimelerin yeni bir anlam ifade etmek için yan yana gelerek oluşturduğu söz gruplarıdır.

    Bağlaşıklık:Bir metinde dil ögelerinin dil bilgisi kurallarına uyarak yan yana getirilmesidir.

    İki yazarda kullanılmamasının nedeni şiirin ahengini korumak ve duygunun bölünmesine engel olmak.

    Hazırlık

    1.Düzenlersek: "Ahmet eve erken geldi. Ahmet'in ateşi çıkmıştı ve düşmüyordu,ateşini düşürmeye çalıştık;düşüremedik. Ahmet'i hastaneye götürdük. "

    Aynı anlama gelen kelimeleri,cümleleri çıkararak,onların yerine noktalama işaretleri ve bağlaç kullandık.


    2.

    Sırasıyla ;
    -dan,-mızı,-dik
    -dan,-ta,-ları,-imizi,-iyordu

    Cümleler ilk hallerinde cümle özelliği taşımamaktaydı. ekler kullandıktan sonra anlam bütünlüğü oluştu ve sözcükler cümle niteliği kazandı.



    Sayfa 89


    1. "Eski efsane dünya marsiyas apollo gururlu saz değersiz kamış ile alt et. cümlede çekim ekleri çıkartılırsa metin cümle özelliğini yitirir.

    2. "Musikisinin her hamlesi,hünerinin hem teorisini hem de lezzetini dinleyeni bir andan anlatıyor." cümlede anlam bütünlüğü bozulur.

    3 .Bağdaşıklığın bulunuyor olması sözcüklerin cümle değerini taşımasına engel olur. sözcüklerdeki bütünlük yargının netleşmesini sağlar.

    4. "Mızıkasının kendi hep bu sokak kutusudur duruşu aleyhine sırrın kıyafeti bedeni bilir." sözcüklerin rastgele dizilmesi ortaya anlamsız bir kelime yığını çıkarır.

    5. "Dikenli, karma karmakarışık bir fidanda ‘gül’ mucizesinin gelişmesini tabii bulanlar, sanatkârın maddi ve manevi varlığı arasındaki farka hayret etmemelidirler." cümlesinde kelimelerin değiştirilmesi mantıksızlıkları ortaya çıkarmıştır.


    Sayfa 90

    6. Cümlelerin karışık bir şeklide sıralanması anlam bütünlüğünü ortadan tamamen kaldırmıştır

    7. Cümleyi oluşturan unsurlar arasında bir anlam bütünlüğü yoksa okuyucu açısında herhangi bir iletinin oluşmamasına neden olur.

    8.

    Ürperme gömleği giydirmek anlamı: İnsanı bütün duygularıyla etkilemek
    Kanımızın akışına hükmetmek: Dinleyeni heyecanlandırıp kalp atışını hızlandırmak
    Nefes tüketme: Boş yere konuşma,söz söylemek

    9. Aynı kelimeyi birinci anlamından başka farklı anlamlarda ve kelimelerle dile getirmek ve okuyucuyu etkilemek adına bağdaştırmaya başvurulur.


    Sayfa 92

    10.

    Basit Bir Mesele :

    Yazılış amacı: Gözlemlerini aktarmak
    Gerçeklikle ilişkisi: Gerçek hayattan alınmış
    Dilin işlevi: Sanatsal işlevde

    Doğunun Sevdaları :

    Yazılış amacı: Okuyucuyu duygulandırmak
    Gerçeklikle ilişkisi: Kurgusaldır
    Dilin işlevi: Şiirsel işlevde

    Çağlayanlar :

    Yazılış amacı: Düşsel yaklaşımlarını aktarmak
    Gerçeklikle ilişkisi: Kısmen kurgusaldır
    Dilin işlevi: Sanatsal işlevde


    11.

    Doğunun Sevdaları :

    Alışılmış bağdaştırma :Ferhat üstünü kazmada dır dağın

    Alışılmamış Bağdaştırma : Kalbimin yani o yağmur ve acıdan ocağın madenini laciverdi ve mahmur bir ağrı ile delmede şirin

    Çağlayanlar :

    Alışılmış bağdaştırma : İlkbaharın yağmurları sadece çiçeklenmeye hazırlanan tohumları değil eriyen karlarla karışan akarsuları suda harekete geçirir.

    Alışılmamış Bağdaştırma : Dizeler müthiş bir imge sağanağı başlatır.

    13.Büyük bir yağmur gelecek.Yani Türkiye'nin böyle bir zihniyet değişmesine gidilmesi gerekiyor.Bu cümlelerde anlatım bozuklukları mevcut.Anlam bakımından değerlendirirsek bağlaşıklık ve bağdaşıklığın olmadığı görülür.Bağlaşıklık ve bağdaşıklığın olmaması cümlelerin iletisini bozar.

    Sayfa 93

    1.Tema özlemdir. konu ise geçmişte yaşananların hatırlanıp bunların özlemle dile getirilmesi.

    2.Bağdaşıklık ve bağlaşıklık unsurları metinlerde birimler arası bütünlüğü sağlamıştır.

    3.
    Alışılmış bağdaştırma: Biliyorum gölgede uyuduğunu senin -kuru güz yaprakları uçuşuyor rüzgarda.
    Alışılmamış bağdaştırma: Eşya aksetmiş gibi tılsımlı bir uykudan

    5.Amacı geçmişte yaşananların hatırlanıp bunların özlemle dile getirilmesidir. burada sanatsal bir anlatım tarzı kullanılmış.Yazar okuyucuda estetik bir duyguyu oluşturma amacındadır.

    6.Dolap,masa,sürahi,bardak imge olarak kullanılmış. şiire anlam derinliği katmak amacıyla imgelere başvurmuştur.

    7.Bu dizeler metnin bütünündeki anlamı karşılar. şair şiirin bütününde "geçmiş zaman kavramı kullanmış. Metnin anlamının onu oluşturan birimlerin tamamı halini alması bağlaşıklık ve bağdaşıklık kavramları gereğidir.

    9.Noktalama, Türk şiirine Anjanbman şiirle girmiş. Özellikle garip akımıyla düz yazıdan farkı kalmayan şiir ile, şiirde noktalama yaygınlaşmış.

    Cümlelerin bir dize ya da beyitte bitmeyip diğer dize-beyit veya bentlere kaydığı şiirlerde, okumayı kolaylaştırıp anlam bulanıklığını önlemek adına, kimi şairler noktalamaya başvurur ki bu şairin en doğal hakkıdır.
    Bazı şairler de 'Yazdığım şiir okuyucunun anlamlandırdığı şekliyle var olsun, bir değil pek çok anlam bulsun' der ve şiirine noktalama ile sınırlar koymaz.

    Mesela, o '' bir çok şiirler ''in şairlerinden biri olan Attila İlhan şu ana kadarki hiç bir şiirinde noktalama işareti ya da büyük harf kullanmamış.


    Sayfa 94

    A)

    1.Ana düşünce
    2.Bağlaşıklık
    3.Bağdaştırma

    B)

    1.A
    2.C
    3.C
    4.E

    C)

    1.Bağdaştırma kelimelerin yaygın anlamlarıyla yetinmeyip onlarla yeni bir anlam ilgisi kurma amacıyla yapılır.

    2.Alışılmamış bağdaştırma daha çok sanat metinlerde kullanılmaktadır. Nedeni bu tür metinlerde amaç estetik bir yapı oluşturma ve okuyucuyu farklı anlam ilgisi kurmaya yöneltmektir.






  3. harun43

    harun43 Üye

    Katılım:
    7 Ekim 2013
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    94 den sonrasını nereden bulabiliriz ?
  4. Moderatör Latif

    Moderatör Latif Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    28 Eylül 2011
    Mesajlar:
    1.354
    Beğenileri:
    623
    Ödül Puanları:
    113



    Sayfa 95



    Ön Hazırlık

    1.İletişime katılan ögeler anlatımın amacı alıcıda uyandırmak istenen etki ve anlatıcının anlatılan husus ve nesne karşısında tavır anlatımın türünü belirler.


    Hazırlık

    1.Konuşurken ve yazarken amaca göre anlatım biçimi belirleriz.


    Sayfa 98

    1.

    Sırasıyla ;

    - İstanbul Yerebatan Sarnacı
    - Yazılı ileti
    - Okuyanlar Bakanlar
    - Çisenti
    - Dalgacı Mahmut
    - Gönderge


    2. Cümlelerde anlamca birbirini bütünleyen sözcüklerin kullanıldığı görülmekte,bir önceki vurgulu sözcükler sonraki cümlenin anlam bütünlüğünü oluşturmuştur.


    Sayfa 100

    3.Birbirini tamamlamaktadır.

    4.Farklı anlatım türleri kullanılmıştır.Aynı metinde farklı anlatım türlerinden yararlanılması mümkündür.

    5.Taç mahal metni İstanbul Yerebatan Sarnıcı metnine göre daha özneldir. anlatıcının obje ve nesne karşısındaki tutumu anlatımda daha öznel veya nesnel anlatım tercih etmelerine olanak tanır.

    6.

    Dalgacı Mahmut : Duygu ve Heyecana Bağlı anlatım
    Çisenti : Öyküleyici Anlatım
    Eleştirmede İmtiyaz : Tartışmacı Anlatım

    Sayfa 101


    7. Yazarlar hayatındaki önemli olayları beklentilerini yazacaksa deneme,sohbet,anı gibi türleri kullanmayı tercih eder.Bu metinler de nesnel bir anlatım kullanır.


    Sayfa 103


    1. Konusu Piri Reis'in yaptığı haritanın değerinin bilinip bilinmediğidir.İleti ise tarihi sürecin ele alınmasında yaşanan sıkıntılar.

    2. Metindeki her paragraf konu ve ileti bütünlüğü içerisinde alınmıştır. Çünkü paragraf bir metnin küçültülmüş halidir.

    3. Paragraflar kendi içerisinde bir bütünlük oluşturmuştur.Çünkü cümleler kendi içerisinde içerisinde birbirleriyle bağdaşıklık ve bağlaşıklık ilişkisi ile bağlanmıştır.

    4. Paragraflar metindeki konunun farklı yönlerini ele alır. Dolayısı ile incelenen bu farklı yönlere göre de anlatım biçimleri değişiklik gösterir.

    5. Görüşleri saçma bulduğunu ifade etmek amacıyla alaycı bir üslup oluşturmuştur.

    6. Birinci cümlede "günümüzde" sözcüğünü cümleden çıkarırsanız anlatım bozukluğu giderilir. İkinci cümlede ise "kaybolan" sözcüğü yanlış yerde kullanıldığından anlatım bozukluğu oluşmuştur.

    7. Sözcüklerin yanlış yerde kullanılması açıklığı ortadan kaldırmış,devrik cümlelere yer vermesi metne canlılık katmıştır.

    8. Bu metin sahip olduğumuz değerlerin yeterince anlaşılmadığını vurgulamak için yazılmış,gerçeklikle ilişkilidir.



    Sayfa 104

    Ölçme Ve Değerlendirme

    A)
    1.D
    2.D
    3.D
    4.Y
    5.D

    B)

    1.C
    2.D
    3.C

    C)

    1. Emredici anlatım: trafik kuralları,ilaç kullanım kılavuzları, gibi metinlerde kullanılır.

    2. Metin türleri ikiye ayrılır;

    1. Sanat Metinleri
    2. Öğretici Metinler.

    Sanat metinleri betimleyici ,öyküleyici,söyleşmeye bağlı anlatım kullanır. Öğretici metinlerde ise açıklayıcı anlatım,tartışmacı anlatım türleri kullanılır.

    3. Betimleyici anlatım kullanılır.Anlatılan nesnenin fiziksel ve ruhsal özelliklerini en iyi aktaran anlatım türü budur.


    Sayfa 105

    A)

    1.D
    2.Y
    3.Y
    4.Y
    5.D

    B)

    1.D
    2.A
    3.D
    4.D
    5.D

    Sayfa 106

    6.C
    7.A
    8.E
    9.B
    10.C


    C)

    1. Hayatta karşılığı olan durumların ifadesidir.

    2. Sanatsal metinlerde okuyucuda estetik duygu uyandırmak amacı vardır.Bu nedenle yazar zaman zaman alışılmamış bağdaştırmaya başvurur.

    3. Her yazarın kendisine göre bir üslubu var.Üslubu yazarın zevk ve anlayışı etkiler.Yazarın sahip olduğu değerler,görüşleri,eğitimi eserinde mutlaka yansır.

    4. Gönderici ile alıcı arasındaki iletişim dilin sanatsal işlevde kullanılması ile sağlanmaktadır.


    Moderatör Uğur bunu beğendi.
  5. dilanlatımcı

    dilanlatımcı Üye

    Katılım:
    23 Ekim 2013
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    sayfa 72 - 73 - 74 yok arkadaslar baksanız :ugh:
  6. Moderatör Latif

    Moderatör Latif Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    28 Eylül 2011
    Mesajlar:
    1.354
    Beğenileri:
    623
    Ödül Puanları:
    113


    Sayfa 112

    1.
    Olay, kişi, mekân ve zaman ortak ögeleridir.
    Olaylar birinci şahsın ağzından anlatılabilir.Anlatıcı olay kahramanlarından biridir.
    Sanat metinleri öyküleyici anlatımla yazılır.
    Olaylar ilahi bakış açısıyla anlatılabilir.
    Olaylar 3.şahsın ağzından anlatılabilir.Olan biten bir kamera sessizliğiyle izlenip anlatılır.
    Kişi, mekân ve zaman olay ve olay örgüsünü oluşturmak için kullanılan ögelerdir.
    Öyküleyici anlatım hikâye, roman, anı, söyleşi, görüşme(mülakat) gibi metin türlerinde kullanılır.
    Öyküleyici anlatımda bir olayın olması şarttır.
    Yaşanmış olaylarda olay zincir, kurgulanmış olaylarda olay zinciri vardır.
    3.Şahıs anlatımda anlatıcı her şeyi bilir.
    Öyküleyici anlatım sanat metinlerinde ve öğretici metinlerde kullanılır.
    Sanat metinlerinde anlatıcı kurmaca kişi öyküleyici metinlerde ise gerçek bir kişidir.
    Kelimeler daha çok mecaz ve yan anlamda kullanılır.



    3.

    Tablo

    Olay : Gece son vapuru kaçırdıkları için bir motorla evlerine gitmek isteyen 4 kişinin macerası.

    Mekan : İstanbul Boğazı

    Zaman : Akşam

    Kişiler : Sarı saçlı kadın,Profesör,kasap,delikanlı


    4. Öyküleyici anlatımda olay,mekan,zaman,kişi ögeleri bulunur.

    5. Tablo

    Serim : Dört kişinin motorda bir araya gelmesi

    Düğüm : Yangın telaşı ile bir kişinin yaşadıkları

    Çözüm : Dört kişinin karaya çıkması.


    6. Son vapuru kaçırmaları ve motor kiralamaları olayın oluşmasını sağlayın olaydır.


    Sayfa 113


    7.Teması hayata bakış açısıdır. Metnin bir anlam bütünlüğünde gerçekleşmesi tema merkezli olay ve olay örgüleri ile kurgulanır.

    8.Kişiler edilgen özelliktedirler. Başka bir ifade ile gölge karakterlerdir.

    9.Bu anlatımda amaç okuyucuyu olay içinde yaşatmak olduğu için asıl olana olaydır. Kişiler ise arka planda yer alan ögelerdir.

    10. Tablo

    Özel İsim : kalamış,büyükada,sokrat,moda,adalar

    Cins İsim : güverte,kaptan,kadın,pipo,motor

    Tekil İsim : topuz,delikanlı,minder,filozof,kasap

    Çoğul İsim : talebeler,şilteler,etekler,gözler,sırtlar,

    Topluluk İsmi : sınıf

    Somu İsim : ışık,kadın,duman,ses,deniz

    Soyut İsim : Allah,zihin,hiddet,şaşkınlık,ümit

    Bu tür sözcüklerin kullanılması metnin bağdaşlık özelliklerini sağlaması açısından önemlidir.


    11. dalgaların : Çoğul
    şilteleri : Çoğul
    gece : Tekil
    adalar'a : Çoğul
    ışıldakların : Çoğul
    profesör : Tekil

    Bu tür kullanımlar metinde anlatılmak istenen düşüncenin gerçeğe uygunluğunu sağlayarak bağdaşıklığı oluşturur.


    Sayfa 115

    12.Hikayedeki zaman geçmiş zamandır. anlatıcı olayı kendisi yaşamış daha sonra aktarmıştır. yani eş zamanlı değildir.

    13.Antakya istinkak hakimi olarak atanan kişinin vapur yolculuğunda yangın muhbirini gizlice çalıştırmak için fırsat kollaması olay örgüsüdür.

    14.Zaman farklılaşmalarıyla geçişler sağlanmıştır.


    Sayfa 116

    15. Bir Motorda Dört Kişi : Gözlemci Bakış Açısı

    Tuhaf İnsanlar : Kahraman Bakış Açısı

    Bin Boğalar Efsanesi : İlahi Bakış Açısı

    16. Bir motorda dört kişi: Anlatıcı olay örgüsünün dışında olup seyirci gibi gördüklerini aktarır.

    Tuhaf insanlar: Anlatıcı olay kahramanıdır

    Bin boğalar efsanesi: Anlatıcı tüm ayrıntıları bilmektedir.

    17. Bir motorda dört kişi: Çevre betimlemelerinden kişi betimlemelerine geçiş yaparak.

    Tuhaf insanlar: Zaman değişiklikleri yaparak

    Bin boğalar efsanesi: Kahraman durumundan harekette geçerek olayları bağlamıştır.

    18.

    Soyut isimler:sevda,onur,insanlık,kötülük,kıvanç
    Somut isimler: göz,at,el,yüz,eğer

    19. İnsanca,dostça,kıvancı,mutluluğunu soyut anlamlı sözcükler okuyucunun metinde daha dersin anlam ilgisi kurmasını sağlar.

    20. Metinlerde tema olay örgüsü ve öyküleyici ögelerle daha genişleyerek somut hala dönüşmektedir.


    21.

    Tablo

    Basit İsimler : sevda,akrabaların,gözlerini,kıvancını,atını

    Türemiş İsimler : kötülük,mutluluğunu,soluğunu

    Birleşik İsimler : çukurova


    22.

    Tablo

    1. Belirtili İsim Tamlaması
    2. Belirtili İsim Tamlaması,Takısız İsim Tamlaması
    3. Belirtili İsim Tamlaması,Belirtisiz İsim Tamlaması
    4. Zincirleme İsim Tamlaması


    Sayfa 117

    23.

    - Abdülmecid'in tahta çıkması
    - Fevzi paşanın donanmayı mısıra kaçırması
    - Hünkar iskelesi antlaşması
    - Mısır fermanının imzalanması
    - Mehmet Ali isyanının son bulması
    - Boğazlar antlaşması
    - Kırım Savaşı
    - Islahat Fermanı
    - Paris Kongresi


    24. donanma,sülale,grup,kongre bu kelimeler içerdikleri kavramların çoğullarıyla karşılanabilir topluluk isimleri ifadeyi kısaltır.


    Sayfa 118


    25. Ayının kuyruğu metni hayvanlar konuşturulduğu için kurgulanmıştır.
    İmparatorun en uzun yılları: tarihi bilgi ve belgelere dayalı olduğundan yaşanmıştır.

    26. Olay tilki ile ayının karşılaşması sonucu oluşmuştur.Tilkinin balığı çalması,balığı yerken ayının gelmesi, tilkinin ayıdan kurtulmak için yalan söylemesi ve ayının kuyruğundan olması olay örgüsüdür.

    28. İmparatorun Uzun Yılları : donanma,sülale,grup,kongre
    Ayını Kuyruğu : koruluk

    29. İmparatorun Uzun Yılları : Sohbet
    Ayını Kuyruğu : Masal

    Öyküleyici Anlatım masal,hikaye,roman,deneme,gezi yazısı gibi metinlerde kullanılır.


    30.

    Tablo

    Özel Ad : Abdülmecid,Sadrazam Hüsrev Paşa,Rusya,İmparatorluk,İngiltere,Mısır

    Tür Adı : Taht,gün,donanma


    Sayfa 119


    31.

    Tablo

    1. Sıfat- Salih'in torunları boy boydu
    2. Zarf- Sabah günün en güzel dilimidir
    3. Zarf- Ders çalışması günü gününe dir
    4. Sıfat- Kiraladığı ev sobalıymış
    5. Sıfat- Yünden hep uzak dururdu

    Anlama Yorumlama

    3. Özel isimler : İstanbul,boğaziçi,orhan,veli,
    Cins isimler :
    oğlu,kederler,içinde,türkü,taşlar,mermer,başıma,martı,kuşları,gözlerimden,hicran?,yaşları,yüzünden,halim

    4.

    Boğaziçi : isim+isim
    Rumeli Hisarı : isim+isim

    Sayfa 120


    5.

    Tablo

    1.Göztepe
    2.göz koymak
    3.gelgit
    4.gözyaşı
    5.uzunyayla
    6.denizyıldızı


    6.

    Tablo

    Özel Ad : çukur,çukurova,aladağ

    Tür Adı : koyak,gün,oba

    Somut Ad : çadır,koyun,kazan

    Soyut Ad : öfke,kızgın,kıvanç

    Tekil Ad : koyak,toy,ağ

    Çoğul Ad : kolar,kadınlar,pilavlar

    Topluluk Adı : oba

    Basit Ad : çadır,koyun,kazan

    Türemiş Ad : çadır,bakış

    Birleşik Ad : bugün,aladağ,çukurova




    Sayfa 121


    Ölçme Ve Değerlendirme

    A)

    1.D
    2.Y
    3.D
    4.D
    5.D

    B)

    1.Öyküleyici
    2.Öyküleyici
    3.Yaşanmamışlık,tasarlama
    4.abartma
    5.türemiş

    C)

    1.D
    2.C
    3.E
    4.A
    5.E
    6.A
    7.B


    D)

    1.

    Öyküleyici anlatımda öncelikle bulunması gereken ögedir. Anlatım, bir ana olay ile birçok yardımcı olay arasında kurulan ilişkilerle yapılır. Ana olay üç evrede anlatılır: Serim, düğüm, çözüm.


    Serim: Öyküleyici anlatımda "giriş" bölümüdür. Bu bölüm ana olayın başlangıcıdır. Öyküde yer alacak kişiler, olayın geçtiği yer ve zaman tanıtılır. Düğüm bölümünden kısa, çözüm bölümünden uzun bir bölümdür.


    Düğüm: Bu bölümde bir yandan ana olay yardımcı olaylarla genişlerken, bir yandan da dinleyici ya da okuyucuda merak uyandırılır. Uzun bir bölümdür. Bölümün uzunluğu ne olursa olsun, uyandırılan merağın sonuna kadar sürmesi sağlanmalıdır.


    Çözüm: Diğer bölümlerde uyandırılan merağın giderildiği, soruların karşılık bulduğu bölümdür. Anlatının en kısa bölümüdür.


    2.

    - Olay, kişi, mekân ve zaman ortak öğeleridir.
    - Olaylar birinci şahsın ağzından anlatılabilir.Anlatıcı olay kahramanlarından biridir.
    - Sanat metinleri öyküleyici anlatımla yazılır.
    - Olaylar ilahi bakış açısıyla anlatılabilir.
    - Olaylar 3.şahsın ağzından anlatılabilir.(Olan biten bir kamera sessizliğiyle izlenip anlatılır.
    - Kişi, mekân ve zaman olay ve olay örgüsünü oluşturmak için kullanılan ögelerdir.
    - Öyküleyici anlatım hikâye, roman, anı, söyleşi, görüşme(mülakat) gibi metin türlerinde kullanılır.
    - Öyküleyici anlatımda bir olayın olması şarttır.
    - Yaşanmış olaylarda olay zincir, kurgulanmış olaylarda olay zinciri vardır.
    - 3.Şahıs anlatımda anlatıcı her şeyi bilir.
    - Öyküleyici anlatım sanat metinlerinde ve öğretici metinlerde kullanılır.
    - Sanat metinlerinde anlatıcı kurmaca kişi öyküleyici metinlerde ise gerçek bir kişidir.
    - Kelimeler daha çok mecaz ve yan anlamda kullanılır.


    Devamı Gelecek...

  7. harun43

    harun43 Üye

    Katılım:
    7 Ekim 2013
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    acil devamı lazım admin bey
  8. karapence98

    karapence98 Üye

    Katılım:
    9 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    110'dan 143'e kadar yapan yok mu
  9. harun43

    harun43 Üye

    Katılım:
    7 Ekim 2013
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    acil 123-132 arası lazım çokkkk acil

Sayfayı Paylaş