11. sınıf (Biryay) sayfa 54, 55, 56, 57, 58 İntibah romanı

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde beyto15 tarafından paylaşıldı.

  1. beyto15

    beyto15 Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2010
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0

    11. Sınıf Türk Edebiyatı Kitabı Cevapları (Biryay) sayfa 54,55,56,57,58 İntibah romanı
    “İntibah” romanının olay örgüsünü ve olay örgüsünün size neler hissettirdiğini, düşün*dürdüğünü ifade ediniz.


    İntibah romanının olay örgüsü
    Üçüncü bölüm
    Ali Bey’in aile yaşamı ve annesi Ali Bey’in okuma tutkusu Babasının ölümü Annesiyle Çamlıca’ya gidişler Çamlıca’daki gizemli kadın
    Beşinci bölüm
    Uzun süren arayış ve gizemli kadınla yeniden karşılaşma
    Altıncı bölüm
    Mahpeyker’le tanışma ve bir aşkın başlaması
    Onuncu bölüm
    Mahpeyker’le ilgili gerçeklerin gün yüzüne çıkması, Ali’nin eve dönüşü, Dilaşub’un satın alınması
    On
    yedinci
    bölüm
    Mahpeyker’in intikam arayışları
    Ali Bey’in annesi Fatma Hanım’ın kahırdan ölmesi
    Dilaşub’un iftiraya uğraması ve öldürülmesi
    Ali Bey’in Mahpeyker’i öldürerek hapse girmesi ve orada ölmesi

    Romanda anlatılan olaylar, gerçek hayatta -aynen eserde anlatıldığı gibi- yaşanmış olabilir mi? Konuyu arkadaşlarınızla tartışınız. Ulaştığınız sonucu nedenleriyle birlikte tahtaya yazınız.

    Romanda anlatılan olaylar gerçek yaşamda da gö*rülebilir. Birbirini seven kişilerden biri saf bir aşk beslerken diğeri birtakım çıkar hesapları ya da İnti*kam planları yapıyor olabilir. Romandaki olaylar ger*çek hayatta da görülebilir fakat biraz abartılmıştır.

    Tanzimat Döneminin yaşama biçimiyle ilgili araştırmanızdan edindiğiniz bilgilerin ışı*ğında romandaki olayların gerçeklikle ilgisini tartışınız. Ulaştığınız sonuçları defterinize ya*zınız.
    Romanda anlatılan olaylar Tanzimat Döne*mi sosyal yaşamının gerçekliklerini ortaya koymaktadır. Bu dönemde kişiler arasındaki "Doğu-Batı" çatışması sıkça görülür.

    2. Eserin kahramanlarını, bunların olay örgüsündeki işlevlerini defterinize yazdıktan sonra arka*daşlarınızla paylaşınız.
    Ali Bey
    Kendini iyi yetiştirmiş, bilgili, yakışıklı ve çekingen bir gençtir.
    Fatma
    Hanım
    Ali Bey'in annesi olan Fatma Hanım, oğlunu çok iyi yetiştirir. Özellikle koca*sının ölümünden sonra iyice yaşlan*mıştır. Ölmeden önce oğlunun mürüv*vetini görmek ister.
    Mahpeyker
    Güzel, alımlı ve işveli bir kadındır. Ai*lesi tarafından sokak hayatına atılmış, ahlak sınırlarını aşmış, erkekleri bir av gibi gören, şehvet düşkünü bir kadın*dır.
    Atıf Bey
    Ali Bey'in yakın arkadaşı ve sırdaşıdır. Zarif, terbiyeli, düzgün giyimli ve ba*kımlı bir adamdır.
    Abdullah
    Bey
    Çok zengin olmakla birlikte kız peşin*de koşan, ahlaksız kadınlarla düşüp kalkan, her türlü çirkinliğe meyilli bir adam.
    Dilaşub
    Vücudunun tüm güzellikleriyle tam bir melektir. Ali Bey’in aklını başından alan Mahpeyker'den bile güzeldir.

    Olayların akışına yön veren en önemli karakterler Ali Bey ve Mahpeyker’dir. Bu iki karakter arasında geçen aşk, nefret ve intikam duygulan olayların seyrini değiş*tirir.
    “İntibah” romanının kahramanlarından hangileri tip, hangileri karakterdir? Niçin?
    Romandaki kişilerden Ali Bey ve Mahpeyker birer tip olarak görülmektedir. Ali Bey Tan*zimat döneminin okumuş, kültürlü ve deği*şen sosyal yapıya ayak uydurmakta zorluk çeken gençlerini temsil eder. Mahpeyker ise Batı kültürünün neden olduğu sosyal çözülmeyi, ahlaki yozlaşmayı ifade eden bir insandır.
    Fatma Hanım, Dilâşub, Atıf Bey, Mesut Bey ve Abdullah Bey ise birer karakterdir.

    Tanzimat Döneminde yaşasaydınız Ali Bey, Mahpeyker, Dilâşûb, ve Fatma Hanım’a benzeyen insanlarla sokakta, yan komşuda karşılaşma ihtimaliniz var mıydı? Neden?
    Tanzimat döneminde yaşıyor olsaydık Ali Bey, Mahpeyker, Dilâşûb ve Fatma Hanım’a ’ benzeyen insanlarla sokakta, yan komşuda karşılaşabilirdik. Çünkü bu kişilerin özellikle*ri dönemin insan tiplerinin gerçekliğine uygundur.

    3. Olaylar, genellikle hangi mekânlarda geçmektedir; bu mekânlar eserde nasıl ve hangi yönleri ile anlatılmaktadır?
    Olaylar eserin ilk bölümlerinde Ali Bey’in evi ve çev*resinde geçer. Ali Bey, babasının ölümünden sonra Çamlıca’ya gitmeye başlar. Çamlıca, Ali Bey’in kişi*liğinde ve duygularında önemli değişimlere neden olur. Burada Mahpeyker’i görür. Yazar, Çamlıca’nın doğal güzelliklerini betimlemiştir. Buranın güzelli*ği ile Ali Bey’in gönül sarhoşluğu arasında bir ilişki vardır. Çamlıca, Ali Bey ile Mahpeyker’in aşk yuvası olmuştur.
    4. “İntibah”ta anlatılan olayların geçtiği mekânları masal türünde söz edilen mekânlarla karşılaştı*rınız. Farklılıkları söyleyiniz.

    5. “... Bir pazar günü iki arkadaş buluştular. (...) Önce birbirlerine şu son otuz altı saat neler yaptıklarını anlattılar. (...) İki arkadaş, akşam üzeri biribirlerinden ayrıldılar. (...) Sabahleyin yor*gun argın kalktı Ali Bey. Anlaşmadan bu yana bir ay geçmesine karşın kadını karşısında görünce şaşırdı adam. (...)” cümlelerinde ifade edilen zamanı yüklemlerin kip ekini de dikkate alarak değerlendir*diğinizde olayın yaşandığı zamanla anlatıldığı zamanın ilişkisi hakkında neler söyleyebilirsiniz?

    Verilen parçada cümlelerin yüklemleri görülen geç*miş zaman (-di’li geçmiş zaman) kipleri ile çekimlenmiştir. Öykü ve romanların anlatımında görülen geçmiş zaman ekleriyle çekimlenmiş yüklemler kul*lanılır. Olaylar geçmişte yaşanmıştır. Yazar ise bu olayları izliyormuş gibi olan biteni okuyucuya aktarır.
    6. Romanın genelinde olayların geçtiği zamanı takvimde, zaman sayacında göstermek mümkün müdür? Açıklayınız.
    Olayların geçtiği zaman dilimi gün, ay ve yıl olarak belirtilmemiştir. Ancak kişilerin ve sosyal hayatın özelliklerine bakarak olayların Tanzimat dönemini yansıttığını söyleyebiliriz. Olaylar belli bir zaman di*liminde değil, bir süreç içinde yaşanmıştır. Olayın başlangıç ve bitiş tarihi belirtilmemiştir. Ancak bu sürenin bir iki yıl olduğunu söylemek mümkündür.

    7. Masallarda anlatılan zamanın özellikleri nelerdir?

    Masallarda belirli bir zaman yoktur.

    8. “İntibah” adlı roman ile masal türünü zaman açısından karşılaştırınız. Farklılıkları arkadaşları*nızla paylaşınız.
    intibah romanında gerçek bir zaman dilimi (Tanzi*mat dönemi) vardır. Kişiler, zamanın gereklerine uy*gun davranır, olaylar da zamanın sosyal koşullarına göre gelişir. Masalda ise zaman belirsiz ve gerçeğe aykırıdır, hayalîdir.

    “İntibah” romanını kişi, zaman, mekân ilişkisi yönünden değerlendiriniz. Bu unsurlar arasında bütünlükten mi, uyumsuzluktan mı söz edilebilir? Açıklayınız.
    Eserde kişi, zaman, mekân ilişkisi:
    9. İntibah’ta başından sonuna kadar esere damgasını vuran temel çatışmayı (eserin temasını) defterinize yazınız.
    Romana, baştan sona damgasını vuran çatışma “aşk ve ihanettir. Ali Bey’in saf ve temiz aşkına Mahpeyker ihanet eder.

    10. Tanzimat Döneminin sosyal hayatı ile ilgili araştırmanızdan edindiğiniz bilgilere dayanarak eser*de ele alınan temanın gerçekliğini belirleyiniz.
    Eserde ele alınan tema; aşk ve ihanettir. Dönemin sosyal hayatında da temiz ve saf aşklar ihanete uğ*ramış, gönül kırıklıkları yaşanmıştır.
    Romanda hangi edebî akımın etkisi daha güçlü bir biçimde görülmektedir? Çamlıca , tasvirinin yapıldığı ilk bölümden ve eserin diğer tasvir ve tahlil cümlelerinden örnekler vere*rek konuyu tartışınız. Ulaştığınız sonucu sebepleriyle birlikte defterinize yazınız.
    İntibah, Türk Edebiyatı tarihinde ilk edebi roman olarak değerlendirilir. Romanda ro*mantizm akımının etkisi görünür. Roman*tizm uzun çevre betimlemeleri ve kişilerin iç dünyalarının anlatılması biçiminde etkisini gösterir. Ro*manda Çamlıca tasvirleri yapılırken şu ifadeler yazarın duygularını da ortaya çıkarıyor:
    “Zümrütten yapılmış bir aynaya benzeyen gökyüzünü, bir örtü gibi beyaz bir bulut kaplamıştı. Güneşin ışınları, kibar ve nazlı bir kadının güzelliğinin parıltıları gibi her yeri aydınlatıyor ama yakmıyordu. Sık yapraklı ağaçla*rın gölgeliklerine yaslanıp uzanan çimenlerin, çevreleri*ni küçümser gibi bir duruşları vardı..."
    Yazar, romantizmin etkisiyle okuyucunun duygularını şu cümlelerle etkiliyor:
    Hiç ummadığı, daha doğrusu aklından bile geçirmediği bir sırada babasını, o aziz varlığı, sonsuza dek yitirdiğini görünce tüm yaşam arzusunu da yitirdi.... Böyle toy bir çocuk, namuslu bir kadının bu tip işaretler vermeyece*ğini nasıl bilsin?.... Zavallı delikanlının tüm emelleri ara*ba biçimine girmiş, kendisine doğru geliyordu.... Güzel erkekleri çok severdi, tıpkı bir yılanın çiçeği sevişi gibi. Yılan adama nasıl sarılırsa bu kadın da öyle sarılırdı.


    Eserin sosyal hayatla ilişkisini belirleyiniz ve aşağıdaki noktalı yerlere yazınız.
    “İntibah” romanında ele alınan teması sosyal hayatla ilişkilidir. Çünkü dönemin sosyal hayatında da temiz ve saf aşklar ihanete uğ*ramış, gönül kırıklıkları yaşanmıştır.
    11. Ali Bey’in yetiştirilme şekli ve ailesinin koruyucu tavrı, onun hata yapmasına engel olabilmiş midir? Neden?
    Ali Bey’in ailesi onu aşırı şekilde korumuş ve iyi ye*tiştirmiştir. Toplumu ve insanları iyi tanıyamayan Ali, kendisine işve yapan ilk kadına derin bir aşkla kapıl*mış ve hayatına mal olacak darbeler yemiştir.

    12. Eserin olay örgüsü Ali Bey’in aile hayatı çevresinde gelişmektedir. Bu durumun nedenini arka*daşlarınızla tartışınız. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.
    Eserin olay örgüsü Ali’nin ve ailesinin etrafında geç*mektedir. Bunun nedeni yazarın vermek istediği dü*şünceyle ilgilidir. Yazar, toplumdaki ahlâkî çöküşün getirdiği bozulmaları ve insanların bu bozulmalar*dan nasıl zarar gördüğünü anlatmak istemiştir. Ali ve ailesi, toplumdaki bu çöküşten etkilenen, dağı*lan, parçalanan aileleri ifade etmektedir.

    13. “İntibah” romanından alınan aşağıdaki paragrafı okuyunuz.
    .. (Doğu hayalciliğine çok alışık olduğumdan mıdır, nedir, gülden söz ettikçe bülbül gelir ak*lıma. Genelllikle divan ozanlarımızın iddialarının tersine, bülbülün güle sevdalanmadığını bilirim. Ama o zavallı kuşun sevdalı duruşuna baktıkça minicik yüreğinde yüce bir sevginin gizlenmekte olduğuna inanmaktan da kendimi alamam. Eğer bülbül gerçekten sevdalıysa bu, özgürlüğe olan sevdadır. Çünkü güller arasında rahatça dolaşıp güzel güzel öterken zavallı bülbülü yakalayıp bir kafese koyarlar. Artık özgürlüğünü yitirmiştir o. Değil şakımak, yaşamak bile onun için ağır bir yük olmuştur...) Galiba biz konuyu biraz fazla uzattık. Amacımız, Çamlıca’yı göstermek için baharın tüm niteliklerinden yararlanarak romanımıza giriş yapmaktı (...) Herkesin bildiği gibi ciddi konula*rın hemen çoğu uysallıkla başlar. Zavallı genç adam, arkadaşlarının hatırım kırmamak için giriştiği bir hareketin ilerde başını ne gibi dertlere sokacağını daha o günden nasıl tahmin edebilirdi?”
    Okuduğunuz parçada konuşan kimdir? Buradan hareketle romanın kim tarafından anlatıldığını, anlatıcının bakış açısını kısaca açıklayınız.
    Verilen parçadan da anlaşıldığı gibi yazar, eser*deki kişilerin ruhsal ve fiziksel bütün özelliklerine hâkimdir. Onların neyi niçin yaptıklarını bilen yazar, olayları İlâhî bakış açısıyla anlatmıştır. Parçada ko*nuşan üçüncü tekil kişidir.

    14. Ali Bey niçin Mahpeyker’e gönül vermiştir?
    Mahpeyker’in gizemli davranışları ve yaptığı işa*ret Ali Bey’i önce meraklandırmış, sonra da derin bir aşka sürüklemiştir. Ali Bey'in bu kadar kolay ve tutkulu biçimde aşık olması onun insanlara çabuk kanmasıyla da ilgilidir. Çünkü annesi tarafından hep korunmuş ve toplum içine pek çıkmamış toy bir de*likanlıdır.

    15. Ali Bey’in tanıtıldığı veya yazarın okuyucuya bilgi verdiği bölümlerden hareketle eserin eğitici yönünün olup olmadığını tartışınız. Ulaştığınız sonuçları defterinize yazınız.
    Eserin eğitici yönü vardır. Ali Bey’in saflığı başına türlü dertler açmıştır. Yazar, insanlarla ilişkilerde tedbirli olmanın, birine güvenme konusunda iyi dü*şünmek ve körü körüne bağlanmamak gerektiğinin önemi üzerinde duruyor. Okuyucu da bu felaketleri görerek çevresindeki insanlarla ilişkilerinde daha temkinli olacaktır.

    Tanzimat Dönemi sanatçılarının sanat anlayışını hatırlayınız. Namık Kemal’in sanat anlayışı ile Tanzimat Dönemi sanatçılarının sanat anlayışını karşılaştırınız. Benzerlik ve farklılıkları söyleyi*niz. Bu dönemin eserlerinde ele alınan belli başlı temalar ile sanat anlayışının ilgisini açıklayınız.
    Tanzimat edebiyatının birinci döneminde sanat toplum içindir anlayışı vardır. Namık Kemal'de sanat toplum içindir anlayışıyla eserler vermiştir. Tanzimat edebiyatının birinci döneminde roman ve hikayede "yanlış batılılaşma, kölelik, mirasyedilik" gibi temalar işlenmiştir. Bu da sanat toplum içindir anlayışıyla hareket edildiğini gösterir.

    16. Romandan alınan aşağıdaki metni okuyunuz.
    ..Artist gibiydi kadın. (...) - İki gözüm Aliciğim! (...) - Etme Aliciğim! (...) - Kaderimde bugünleri görmek de mi vardı? (...) - Allah aşkına beş dakika beni dinle de cürmüm var ise öldür! (...)- Vah! Vah! Gülmeden, eğlenmeden başka bir şey düşünmeyen Mahpeyker şimdi intikam heveslerine düştü. Bu melek gibi vücuda o kadar korkunç hayaller yakışır mı? Amma niçin yakışmasın? Azrail de melek... ”
    Romanda konuşma diline yakın bir söyleyişin kullanılması ile Tanzimat sanatçılarının sanat anlayı*şı arasında nasıl bir bağ kurulabilir? Düşüncelerinizi açıklayınız.
    Tanzimat sanatçıları, özellikle birinci kuşaktakiler, edebi eserlerde halkın konuşma diline yer vermek gerektiğini savunmuşlar fakat bu düşüncelerini tat*bik etmemişlerdir. Namık Kemal’in bu parçada hal*kın konuşma diline yakın bir üslup kullanması da bundandır.

    17. “İntibah” romanında yerli ve mahallî unsurların olup olmadığını tartışınız. Ulaştığınız sonucu def*terinize yazınız. Romanın yerli ve mahallî unsurlar taşıdığı sonucuna ulaştıysanız halktan kahramanlara ve ağız ifadelerine eserden örnekler veriniz.
    “Periler gibi güzel, üzüntüsünden deli olacaktı...” gibi ifadeler halkın kullandığı tabirlerdir. Romandan alınan bu bölümlerde halktan kişilerin konuşmaları*na yer verilmemiştir.
    18. Namık Kemal, bu eseri niçin yazmış olabilir?
    Namık Kemal, toplumsal yaşamda batılılaşma ile başlayan bozulmaları, aile kurumunun yıkılışını ve kadınlardaki ahlaki çöküşü anlatmak için bu eseri yazmıştır.
    “Felâtun Bey ile Rakım Efendi” ve “İntibah” adlı romanların tema bakımından benzer yönleri nelerdir?
    “Felâtun Bey ile Râkım Efendi" ve “İntibah” adlı romanlar toplumsal çözülmeyi ve in*sanlardaki olumsuz değişimi ele almıştır. Felâtun’un sevgilisi Polini ile Ali Bey’in sevgi*lisi Mahpeyker’in karakter özellikleri hemen hemen aynıdır. İkisi de para ve şehvet düşkünüdür. Bu karakterler, romandaki temanın daha güçlü biçimde or*taya çıkmasını sağlıyor.

    “Tahir ile Zühre” adlı halk hikâyesiyle “İntibah” adlı romanı olay örgüsü, kişiler, tema, zaman, mekân, dil ve anlatım yönlerinden karşılaştırınız. Benzer ve farklı yönleri defterinize yazınız.
    Ölçütler
    İntibah
    Tahir ile Zühre
    Benzerlikler
    Farklılıklar
    Olay
    Örgüsü
    Olay örgüsü doku*zuncu etkinlikte gös*terilmiştir.
    önceki etkinlik*lerde verilmiştir.
    Olayların sonunda kahramanlar ölür.
    İntibah sosyal gerçekliğe uygundur. Halk hikâyesi ise abartılıdır.
    Kişiler
    Ali Bey, Fatma Ha*nım, Atıf Bey, Mah- peyker, Dilâşub, Ab*dullah Bey
    Tahir, Zühre, pa*dişah, vezir...
    Mahpeyker ile Abdul*lah Bey’in kötü davra*nışları Karadiken ile benzerlik gösterir.
    Intibah'taki kişiler bir döne*min insan tipini temsil eder*ler. Hikâye’deki kişiler ise hayalidir.
    Tema
    Yanlış insana duyu*lan aşk
    Aşk ve ayrılık
    Aşk duygusu benzer*lik gösterir.
    Romandaki aşk sahte, hikâyedeki aşk samimidir.
    Zaman
    Tanzimat dönemi
    Tahminen 16- 17. asırlar
    “bir gün, bir yıl, ertesi gün” gibi ifadeler
    Romanda zaman bellidir, halk hikâyesinde belirsizdir.
    Mekân
    İstanbul, Çamlıca, eğlence yerleri, kır*lar, gezinti yerleri
    Saray, Mardin Kalesi...
    Romandaki gezin*ti yerleri ile halk hikâyesindeki bahçe*ler, bağlar.
    Romandaki mekânlar dö*nemin mimarisini yansıtır. Halk hikâyesindekiler hayal ürünüdür.
    Dil ve Anlatım
    Roman tekniğine uygun bir anlatımla yazılmıştır.
    Halkın konuşma diliyle yazılmış*tır.
    Anlatmaya bağlı bir metin olmaları ve düzyazı ile yazılmış olmaları
    Açık, sade ve akıcı bir anla*tım; düzyazı ile birlikte man*zum kısımlar

    19. İntibah romanından hareketle Namık Kemal’in fikrî ve edebî yönü ile ilgili çıkarımlarınızı ifade ediniz.
    Namık Kemal, Çamlıca betimlemelerini ve karakter*lerin ruh tahlillerini yaparken kendi hislerini de be*lirtmiştir. Beğendiği ya da beğenmediği yönleri ifade etmiştir. Bu yaklaşımı, onun romantizmden etkilen*diğini gösterir.
    Namık Kemal için aşk çok değerli bir duygudur ve kişi aşık olmadan karşısındaki insanı çok iyi tanı*malıdır. Aksi halde kapanması zor yaralar alır. Aşk duygusunun değerini düşüren en büyük etken top*lumsal çözülme ve insanlardaki ahlak problemidir. Namık Kemal, toplumdaki bu sorunun önemini orta*ya koymak ister.

    20. a. Aşağıdaki ön sözleri okuyunuz.
    “Romandan maksat, vukua gelmemiş olsa bile, vukua gelmesi mümkün olan vakayı ah*lak, örf, âdet, duygu ve ihtimallerle ilgili her türlü tafsilatı ile beraber tasvir etmektir. ”
    Mukaddime-i Celal
    “... Bundan başka hikâye yazmakta bir vazife daha vardır. O da karşısındakini terbiye veya eğlendirmek için eskilerin yaptığı gibi münasebetsiz akla, ağıza ne gelirse söylemek yolunu bıra*karak insan tabiatının tahliline çalışmaktır. İnsan ruhunun sırlarını, kalbin en gizli köşelerine ba*kışlarını çevirmedikçe bulmak imkânsızdır. İnsan kalbinin sırlan bilinmedikçe bir adama söylenen sözleri tesir ettirmek ise bütün bütün ihtimal dışındadır. ”
    Son Pişmanlık Mukaddimesi

    Yazar, ön sözlerde belirttiği gibi toplumda yaşanmış ya da yaşanması mümkün olabilecek olayları roma*nında anlatmıştır. Romanda olağanüstü hiçbir olay ve kişi yoktur.

    b. Yazarın, görüşlerini eserine ne kadar yansıtabildiğim tartışınız. Ulaştığınız sonuçları defteri*nize yazınız.
    Mahpeyker’in ruh halindeki çalkantılar, gidiş geliş*ler, hırs ve intikam duygulan, ahlaksızca emelleri; buna karşılık Ali Bey’in içini yakan aşk duygusu ve insanların uyarılarını duymayan sarhoş gönlü bize gösteriyor ki yazar, roman karakterlerinin her türlü ruh halini ortaya koymaya çalışmıştır. Yazar, düşün*celerini eserine yansıtmıştır.
    Arkadaslar alıntıdır ben buldum sızede yardımım dokunur dıye burayada koydum faydalananlar belırtsın devamınıda koyarım umarımişinize yarar




    Araba Sevdası Sayfa 59-66 Arası

    Araba Sevdası 59-66 arası
    18.Etkinlik
    Araba Sevdası adlı romanın bende çağrıştırdıkları Batı hayranı şımarık bir gencin kendi kendine gelin güvey olması ve düştüğ komik durum diye düşünüyorum.
    19. Etkinlk
    Romanda geçen traji-komik olaylar Tanzimat döneminde bol bol günlük hayatta karşılaşılabilecek olaylardır. Aşırı batı hayranlığı Tanzimat döneminde İstanbul’da sık rastlanan bir durumdur. Özellikler Beyoğlu, Çamlıca , Kağıthane gibi eğlence mekanları bu anlayışla oluşturulmuş mekanlardır.
    1. Bihruz Bey ile Keşfi Bey arkadaştırlar. Periveş Hanım’la da Çengi Hanım arkadaştırlar. Mösyö Piyer ise Bihruz Bey’in Fransızca öğretmenidir.
    Periveş hanım, yanlış batılılaşmanın ortay konması için geliştirile bir tiptir. Bihruz Beyin Batılılaşmayı eğlence mekanlarında şık giyinip gezmek ve kadınlarla eğlenmek olarak algılayan yanlış düşüncesini ortaya koymak için kurgulanmıştır.
    Keşfi Bey, yanlış yetiştirilmiş bir tipi temsil eder. Bu yönüyle aile içi eğitimin önemini ortaya koymak için kurgulanmıştır.

    Mösyö Piyer, çıkarcı bir kişiliktir. Bihruz Bey’in kişiliğinin şekillenmesinde etkisi olmuştur. Getirdiği aşk romanlarıyla onu yönlendirmiştir.
    Bihruz Bey’in annesi: zayıf bir kişiliktir. Aile içinde çocuk yetiştirmede yetersiz kalmış, çocuğunu babaya karşı korumakla onun şımarık yetişmesine etki etmiştir.
    2. Günlük hayatta bu tip kahramanların benzerlerine rastlamak mümkündür.
    3. Olay nerede veya nerelerde geçmektedir? Buranın belli başlı özellikleri nelerdir?
    Olay Çamlıca parkında geçmektedir. Çamlıca parkı; büyük gösterişli ve gerçekten gönül açıcı bir bahçesi vardır. Renk renk çeşit çeşit bir sürü ağaçlar vardır. Biraz ileride düzlüğün ortasında üstü kapalı çevresi açık kulübe tarzında ufak tefek büfeler vardır. Biraz ileride büyük bir göl ve gölün üstünde köprü vardır. Oralarda birde gazino vardır.
    4. Olayların geçtiği mekanlar haritada gösterilebilir. Gerçek mekanlardır. Masal, destan ve halk hikayelerindeki mekanlara göre daha gerçekçidir. Diğerlerinde mekanın neresi olduğu tam belli değildir. Bilinen bir yer olmaktan uzaktır. Benzer yönleri olayın bir kemanda geçiyor olmasıdır.
    20.Etkinlik
    Zaman ifade eden kelimeler: Rumi takvim, bin iki yüz seksen altı senesi,bahar mevsimi, üç dört ay, Cuma, beş gün…
    Olayın yaşandığı dönemle anlatıldığı dönem aynı dönemdir. Anlatıcı yazarın kendisidir.
    5. Evet, Rumi bin iki yüz seksen altı senesi bahar mevsimi ifadelerinden yola çıkarak bunu söyleyebiliriz.
    6. Halk hikayelerinde zaman belirsizdir. Zaman ifadeleri olayı ortaya koymak için kullanılmıştır. Araba Sevdası’ında ise zaman daha belirgin ve gerçekçidir. Var olan bir zaman dilimini gösterir.
    7. Eserde kişi, zaman ve mekan arasında bir uyum vardır. Mekanın özellikleri ile olayın yaşandığı zaman diliminin özelliklerini yansıttığını görüyoruz.kişiler de o zamanı temsil eden özelliklerle ortaya konmuştur.
    8. Yanlış batılılaşma, gösteriş düşkünü olma, yanlış eğitim, hayal –gerçek romanda geçen çatışmalardır.
    9.Tanzimat döneminde yanlış batılılaşma sonucu toplumda bozulmalar olmuştur. Eserde bu tema gösteriş düşkünü bir tiple ortay konmuştur.
    21. etkinlik
    a.
    Romantizmin İlkeleri
    *1830’lu yıllarda klasisizme tepki olarak doğmuştur.
    *Victor Hugo’nun “Hernani” adlı oyunuyla bir edebiyat akımı olarak başarıya ulaşmıştır.
    *1789’da fransız İhtilali’yle birlikte derebeylik ve aristokrasi çökmüş; yeni bir yapılanma ortaya çıkmıştır. Buna bağlı olarak romantizm, yeni duygu, düşünce ve idealleri anlatmayı amaçlamış, sanatın ve sanatçının kurallardan kurtulup özgürleşmesini savunmuştur.
    *Klasik öğretinin bütün kuralları yıkılmış, Latin ve Yunan edebiyatları yerine Hristiyanlık mucizeleri, milli efsanler işlenmiş; konular ya tarihten ya da günlük olaylardan çıkarılmıştır.
    *Tabiat manzaralarının, yerli ve yabancı törelerin betimlenmesine geniş yer verilmiş, insan psikolojisinin soyut olarak incelenmesi bırakılarak, insanlar çevrelerinde incelenmiş, insanın islâhından önce toplumun ıslâhı amacı ön plana alınmıştır.
    *Klasik edebiyatın akıl ve sağduyuya önem vermesine karşılık, romantizmde hayal ve fanteziye geniş yer verilmiştir.
    * Edebiyat dilindeki kalıplaşmış kelimeler yerine, günlük konuşma dilini kullanmayı benimseyen romantikler, her sınıftan insanı da eserlerine konu olarak almışlardır.
    * Yazarlar eserlerinde kişiliklerini gizlememişler, olaylar karşısında duygu ve görüşlerini açıkça anlatmışlardır
    Realiz Akımının Özellikleri
    * 19. yüzyılın ikinci yarısında romantizmin aşırı duygusallığına tepki olarak ortaya çıkmış bir akımdır.
    * Realizmde, duygu ve hayaller yerini, toplum ve insan gerçeklerine bırakır.
    * Konular gerçekten alınır. Yaşanan ve gözlenen gerçek bütün çıplaklığıyla anlatılır. Bunun sağlanması için gerektiğinde anket gibi bazı sanat dışı yöntemlere bile başvurulmuştur.
    * Bu akımda, gerçeğin anlatılması için kişilerin psikolojileri, onların kişiliklerini etkileyen çevrelerinin tanıtımı, içinde bulundukları ortam ayrıntılarıyla verilir. Onun için de betimleme, realist yazarlarda en önemli anlatım biçimi olarak dikkat çeker.
    * Yalnızca yaş*****n anlatılmasına yönelen gerçekçiler, olaylar ve kişiler karşısında tarafsız davranırlar.
    * Eserlerine kendi duygu, düşünce ve yorumlarını katmazlar. Yine, gerçek hayatın anlatılması esas olduğu için eserlerinde toplumun sıradan insanlarına rastlanır.

    * Eserlerinde daha çok yaşamın olağan olaylarına yöneldikleri için çok basit bir konu bile ele alınıp işlenir.
    * Gerçekçi yazarların okuyucuyu eğitme gibi bir amaçları yoktur. Gözlem, araştırma ve belgelere dayanarak, yaş***** nesnel bir şekilde aktarmayı amaçlarlar.
    * Gerçekçi yazarlar, biçim güzelliğine çok önem vermişler, dilde ve anlatımda süsten, özentiden kaçınmışlardır.
    b. Araab Sevdası’ında realizm akımının özellikleri daha belirgindir. Bu yönüyle eser ilk realist roman olarak tarihe geçer.
    10. Araba Sevdasında ele alınan tema..Gösteriş düşkünlüğü ….teması sosyal hayatla ilgilidir. Çünkü bu tema o dönemin başlıca sorunlarından biridir. Batılılaşmayı eğlence mekanlarında kadınlarla düşüp kalkmaktan, gezinti yerlerinde kendini göstermekten ibaret sanan insanların içine düştüğü komik durumlar yansıtılmıştır.
    11.Bihruz Bey, memuriyetinden dolayı sürekli yer değiştiren bir ailede yetişmiştir. 16 yıl bu şekilde yetiştikten sonra da okula gönderilmemiş özel hocalar tutularak aşırı şımartılmış, Anne tek çocuk olduğu için tavır ve davranışlarına ses çıkarmamış bu da kahramanı şımarık bir kişilik yapmıştır. Baba batılılaşmayı Fransızca ders almaktan ibaret sanan bir anlayışa sahiptir.
    12. Olayı anlatan yazarın kendisidir. 3. Tekil şahıs anlatım vardır. Romanda ilahi bakış açısı anlatıcı kullanılmıştır.
    13. Toplum için sanat anlayışı vardır.
    14. Yazar, şiirlerine göre daha sade ve açık bir dil kullanmıştır. Ancak trajikomik bir roman için bu üslup yine de ağır sayılır. Yazarın halkın diline yakın bir dil kullanmasındaki amacı okuyucuyu daha kolay etkilemektir.
    15. “Eski vezirlerden rahmetli (...) Paşanın oğlu” sözündeki “rahmetli” tabiri mahalli bir unsurdur. Eserde bundan başka mahalli bir unsur yoktur.
    16. Eserin yazılış amacı sosyal hayatın bir sorunu haline gelen eğitimsizlik ve bilinçsiz batılılaşmanın teh*likelerini gözler önüne sermektir.
    17. Araba Sevdası romanının teması ile Felâtun Bey ile Râkım Efendi romanının teması birbirine benzemektedir. Her iki romanda da yanlış batılılaşma anlatılmıştır.
    22.ETKİNLİK:
    “Araba Sevdası” romanını “Kerem ile Aslı” adlı halk hikâyesiyle olay örgüsü, kişiler, tema, zaman, mekân, dil ve anlatım yönlerinden karşılaştırınız. Benzerlik ve farklılıkları defterinize yazınız.
    Olay örgüsü:
    Araba Sevdası
    *Bihruz’un aile yapısı ve çocukluğu
    *Eğlenceli bir gençlik ve savurganlık
    * Babasının ölümü
    * Periveş’i tanıması ,Periveş’i arayış, aşk ve özlem
    *Periveş’in öldüğü haberi ile başlayan bunalımlı günler
    *Periveş’le karşılaşma ve gerçeği anlama
    Kerem ile Aslı

    *Padişah ile keşişin çocuklarının olmaması
    *İkisinin diyar diyar dolaşıp çare araması
    * Padişahın hanımının rüya görmesi
    *Kerem ile Aslı'nın doğuşu
    * Aslı'nın ailesinin kaçıp gidişi
    * Kerem ile Aslı’nın tesadüfen görüşüp aşık olmaları
    *Keşişin tekrar kaçması Kerem’in diyar diyar dolaşıp Aslı’yı araması
    * Aslı ile Kerem'in kavuşması
    *Düğün gecesinde önce Kerem’in, sonra Aslı’nın yanarak can vermeleri
    Kişiler:
    Araba Sevdası: Bihruz, Periveş, Bihruz’un annesi, arkadaşı, Mösyö Piyer, Keşfî Bey
    Keremile Aslı: Aslı, Kerem, Padişah ve karısı, Keşiş ve karısı,Sofi, Halep paşası...
    Tema
    Araba Sevdası: Bilinçsiz batılılaşma
    Keremile Aslı: Aşkın gücü
    Zaman
    Araba Sevdası: Tanzimat yılları
    Keremile Aslı: Belirli olmayan bir zaman (izâfı zaman)
    Mekân
    Araba Sevdası: Süleymaniye, Çamlıca, Beyoğlu sokakları, mesire yerleri, Haydar*paşa...
    Keremile Aslı: İsfahan, Kelb, Gence, Revan, Çıldır, Ürgüp, Tiflis, Muş, Erzurum, Sivas, Parmak Ovası, Antakya, Hasan Kalesi, Tercan, Halep...
    Dil ve anlatım
    Araba Sevdası: Anlaşılır fakat edebi bir dil
    Keremile Aslı: Halkın konuşma dili

    18 Recaizade’nin fikrî ve edebi kişiliği:
    Yazar, yanlış Batılılaşmaya karşıdır. Alafrangalık uğruna katlanılan komiklikleri, gençlerin içine düş*tüğü bocalamayı anlatır. Bihruz, yerli ve millî olan hiçbir şeyi beğenmez; Fransızca konuşup yazmaya özenir. Recaizade Mahmut Ekrem, kendi diline ve mili değerlerine yabancılaşan bu gençliği toplum için bir tehdit olarak görür. Yazar romanlarında toplumsal konulara ağırlık verirken şiirlerinde bireyselliğe yönelmiştir. Şiirde sanat için sanat anlayışını benimser. Edebiyatımızda realizmin etkisiyle yazılmış ilk roman Araba Sevdası'dır. Yazar bu romanda olaylara realist bir bakış açısıyla yaklaşmıştır.
    19.
    a. “tik karaladığı mektuba bile gülünecek şekilde hayrette bırakan bu komik gariplikleri, bu acayip yazıyı Bihruz Bey, büyük bir dikkatle neredeyse on defa okudu. Biraz fazla alafranga olmasından başka hiçbir kusurunu bulamadı... ”
    Mektupla ilgili değerlendirmeler yazara aittir. Aşırı Fransızca kelimelerle yüklü bu mektup yazara göre komiktir.
    b. Eserin genelinde yazar, varlığını okuyucuya hissettirmiyor. Roman realist bir eser olduğu için yazar kişiliğini gizlemektedir. Yazar zaman zaman duygularını yansıtmış. Bu tutum realizmin ilkelerine aykırıdır. Eser ilk realist roman olduğu için yer yer romantik unsurlar görülür.
    20. İnsanlığa bağlı olarak cereyan etmekte olan, ders alınması gereken olaylara ve durumlara şiir ve hikmetle karışık bir gözle bakılırsa hepsi de az çok hazin görünür. Bunlardan bir kısmının kederli göz yaşlanyla, diğer bir kısmının garip gülüşler ile kabul edilmesindeki fark, olayların iç yüzündeki feciliğe değil; keyfiyeti itibare aittir. Gerçek veya imkân dairesinde zihinde şekillendirilebilen ve yazılabilen büyük küçük hikâyeler ise olayların ve insanlığın hâllerinin ders veren birer aynasıdır... ”
    Recaizade Mahmut Ekrem
    Recaizade Mahmut Ekrem’in Araba Sevdası adlı romanının ön sözünde yazdığı şu cümle eser ya*zar ilişkisinin boyutlarını ortaya koyar: Gerçek veya imkân dairesinde zihinde şekillendirilebilen ve yazılabilen büyük küçük hikâyeler ise olayların ve insanlığın hâllerinin ders veren birer aynasıdır...”
    “Çamlıca’nın güzel günlerinde ve Ekrem’in yeni şöhret olduğu ve gençliği döneminde o da Çamlıca müdavimleri arasına katılır. Hatta yalnız katılmakla kalmaz, sıhhatini ileri sürerek Çamlıca’nın Milllet Bahçesi’ne yakın bir de köşk kiralar. O yaz Ekrem’in en mesut günleri, çeşitli gönül maceraları da olur. Araba Sevdası’ndaki kişiler o yaz orada yaşamışlardır. ”
    Hikmet Feridun Es
    Hikmet Feridun Es, Recaizade’nin Çamlıca’ya sık sık gittiğini, burada bir köşk kiraladığını ve bazı gönül maceraları yaşadığını anlatmaktadır. O halde Araba Sevdası romanında yazarın kendi yaşamından izler olduğunu söyleyebiliriz. Eser, yazarın hayatından, hayallerinden ve düşüncelerinden izler taşımaktadır.
    YORUMLAMA- GÜNCELLEME
    1.Destan ve mesnevideki zaman gerçek hayatta var olan bilinen bir mekan ve bilinen bir zaman değildir. Araba Sevdasında ise gerçek bir zaman ve mekan vardır. Mekan biline bir yerdir. Zaman bilinen bir zamandır. Romanda geçtiği şekliyle Tanzimat yılları rumi takvime göre bin iki yüz ellili yıllar.
    2. Çevremizde böyle tipler var. Zaman ve mekan açısından farklılık var. Bu günde kültürlü olmayı Baley gitmek, sinema ve tiyatroye gitmek, eğlence mekanlarında zaman geçirmek olarak algılayan bir sürü insan var.
    3. Felatun Bey ile Bihruz Bey Batılılaşmayı eğlenceyle eş değer gören iki benzer tiptir. Her ikisi de batılılaşmayı yanlış değerlendirmiş, eğlenme, gezip tozma, bol bol servet harcayıp etrafındakilere gösteriş yapma olarak algılamış tiplerdir.
    4. Kötü karakterler: Bihruz, Periveş, Mösyö Piyer,Keşfi Bey, …Paşa
    İyi karakterler: Naim Efendi, Bihruz’un annesi
    Evet, iyiler romanda hep olumlu davranışlar sergilemiş, kötüler hep olumsuz davranışlar sergilemiş ve sonunda yaptıklarının cezasını görmüştür.
    5. Kötüler: Bihruz, Periveş, Mahpeyker, Felatun Bey,Abdullah Efendi,
    İyiler: Dilaşup, Rakım Efendi, Ali Bey.
    23. Felatun Beyle Rakım Efendi romanının iletisi: Batılılaşmayı yanlış anlayan bir kişinin yaşadıkları. Yanlış batılılaşma
    İntibah’ın iletisi: Genç bir erkeğin tecrübesizliğinden dolayı yaşadığı kötü olaylar. Son pişmanlığın fada etmeyeceği.
    Araba Sevdası’nın iletisi: Batılılaşmayı gösteriş yapma olarak algılayan bir gencin içine düştüğü komik durum.
    b. Her üçünün de iletisi sosyal içeriklidir.
    c. bu metinler edebiyatımızda roman türünün yerleşmesinde ve gelişmesinde önemli bir yere sahiptir. Bu eserler edebiyatımızda ilk roman örnekleridir. Bu yüzden bir türün edebiyatımızda yerleşip gelişmesine katkı sağlamışlardır.
    6. Tanzimat romanında aile hayatına ayrı bir önem verilmiştir. Bunun nedeni aile hayatının aşırı derecede batıdan olumsuz etkilenmesidir. Yanlış batılılaşmanın temelinde iyi bir aile eğitiminin olmayışı yatmaktadır. Tanzimat edebiyatçıları bu duruma dikkat çekmiş toplumu yönlendirmek istemişlerdir.
    7. edebi eser tarihi bir belge kabul edilmese de o dönemin yaşantısına ışık tutması açısından önemlidirler.
    8. yanlış batılılaşma Tanzimat döneminin zihniyetini oluşturmaktadır.
    9. Günümüzde de batılılaşma, batı yaşam tarzını ve uygarlık seviyesini yakalama olarak algılanmaktadır.
    10. yazarlar toplumun aynasıdırlar. Toplumda oluşan aksaklıklara kalemlerilye ışık tutmalı, topluma yol göstermelidirler.
    DEĞERLENDİRME SAYFA. 66
    1.A
    2.E
    3. sanatçılar ve eserleri toplumu yansıtan birer ayna gibidir.
    4…
    5. D, D,D
    6.
    ……Ahmet Mithat Efendi….yazı makinesi olarak anılır.
    ……Araba Sevdası ve Sergüzeşt…ilk realist romandır.
    …..Cezmi.. ilk tarihi romandır
    Murat AKSOY bunu beğendi.
  2. Yönetici

    Yönetici Üye

    Katılım:
    22 Ekim 2009
    Mesajlar:
    223
    Beğenileri:
    153
    Ödül Puanları:
    0
    Teşekkürler.

Sayfayı Paylaş