11. Sınıf Coğrafya Kitabındaki sayfa 91'den 202'ye kadar Etkinliklerin Cevapları

Konu 'Coğrafya 11. Sınıf' bölümünde playboy_91 tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. playboy_91

    playboy_91 Üye

    Katılım:
    15 Nisan 2009
    Mesajlar:
    23
    Beğenileri:
    22
    Ödül Puanları:
    0


    SAYFA 92’DEKİ ETKİNLİK
    BAKLAGİLLER:

    Baklagiller (Nohut, Mercimek, Fasulye, Bakla, Bezelye), dengeli ve sağlıklı beslenmek için insan sağlığına, ekildiği tarım topraklarına verdiği azot ile toprak verimliliğine katkısı olan, uzun yıllar saklama imkanı olan ürünlerdir.
    1950 lerden sonra üretim miktarında katlamalı artışlar olmuştur. Üretim miktarları istikrarlı değil, üretimdeki dalgalanma kuru tarım yöntemleriyle üretim yapılması ve baklagillere ayrılan tarım alanları miktarının yıllara göre değişmesi temel etken olmuştur.
    PAMUK:

    Dokuma sanayinin temel hammadde kaynağıdır.Üretim miktarı düzenli bir şekilde sürekli artmıştır. Getirisinin fazla olması nedeniyle ekim alanları sürekli artmıştır. Modern tarım yöntemleri özellikle sulu tarımla üretilmesi dalgalanmaları önlemiştir.
    BUĞDAY:

    Temel besin maddemizdir. Ülkemizde ekim alanı ve üretim miktarı en fazla olan tarım ürünüdür. İç tüketim fazla olduğu için ihraç değeri yoktur.
    Üretim miktarı 1980 lere kadar katlanarak artmıştır. Bu artış ekim alanlarında sürekli artış ve üretim teknolojilerindeki gelişmelerdir. 1980 lerden günümüze kadar üretim miktarı fazla değişmemiştir, bu süreçte küçük üretim dalgalanmaları var, bunun temel sebebi kuru tarım yöntemleriyle üretilmesidir.
    SAYFA 93’DEKİ ETKİNLİK


    TARIM ÜRÜNÜ YETİŞTİĞİ YERLER İKLİM ŞARTLARI KULLANIM ALANI
    Sebze Akdeniz-Ege kıyı ovaları, Güney Marmara Akdeniz İklimi Temel besin maddesi, Konserve,taze ve kurutularak tüketilir
    Yer Fıstığı Adana Bölümü Akdeniz İklimi Kuru yemiş, yağ üretimi
    Çay Doğu Karadeniz Karadeniz İklimi Kahvaltılarda ve Keyif verici olarak demi içilir
    Muz Anamur Yöresi Ekvatoral İklim (Türkiye’de Akdeniz iklimi Taze meyve olarak yenilir
    Haşhaş İç Batı Anadolu Bölümü Karasal İklim Tıp da uyuşturucu madde, yağ üretimi
    Soya Fasülyesi Adana bölümü, Karadeniz bölgesi Karadeniz İklimi Yağ üretimi

    SAYFA 94’DEKİ ETKİNLİK

    SORU-1-İklim ve yer şekilleri ile hayvancılığın dağılışı arasındaki ilişkiyi tartışınız.

    Yer şekillerinin engebeli olduğu yerlerde daha çok hayvancılık faaliyeti ön plana çıkmıştır. Çünkü engebeli ve eğimli yüzeylerin bulunduğu araziler diğer ekonomik faaliyetlere uygun değildir. Hayvancılık faaliyetlerin yoğunlaştığı yerler öncelikle tarıma uygun olmayan arazilerdir.

    İklim şartları tarıma uygun olmayan yerlerde hayvancılık faaliyeti ön plana çıkmaktadır. Sıcaklıkların çok yüksek ve çok düşük olduğu yerler ile yağışların çok düşük olduğu sahalarda hayvancılık daha çok ön plana çıkmaktadır.

    Bir yerdeki hayvan varlığı ve türü oranın öncelikle bitki örtüsüne bağlıdır. Bitki örtüsü ise oranın iklim şartlarına bağlıdır.


    HAYVANCILIK

    Türleri
    Faydalanma alanı
    Yoğunlaştığı yerler

    Büyükbaş Hayvancılık

    Sığır, Manda, Deve, At, Eşek, Katır
    Et, Süt, Deri, Güçleri
    Kuzeydoğu Anadolu (Erzurum-Kars Bölümü, Doğu Karadeniz Bölümü)


    Küçükbaş Hayvancılık

    Koyun, Kıl keçisi, Tiftik keçisi
    Dericilik, Yün, Et, Süt
    Doğu Anadolu’nun doğusu, İç Anadolu platoları


    SAYFA 95/1’DEKİ ETKİNLİK

    Aşağıdaki tabloda ülkemizde büyükbaş ve küçükbaş hayvancılığı etkileyen faktörler verilerek bu faktörlerden bir tanesi açıklanmıştır.Sizde diğer faktörlerin etkisini boşluklara yazınız.



    Büyükbaş ve Küçükbaş

    Hayvancılığı Etkileyen

    Faktörler
    Bu Faktörler Hayvancılığı Nasıl Etkiler?

    Yer şekilleri
    Büyükbaş hayvanlar hareket kabiliyeti düşük olduğu için engebeli arazilerde yetişmezken, küçükbaş hayvanlar özellikle keçiler eğimli engebeli arazilerde daha kolay yetişmektedir.

    İklim ve Bitki örtüsü
    Kış mevsiminin uzun ve soğuk geçtiği yerlerde soğuğa dayanıklı türler (uzun tüylü, büyük kuyruklu) yetişirken, sıcaklıkların yüksek olduğu yerlerde ince tüylü ve küçük kuyruklu koyunlar yetişmektedir.

    Bitki örtüsünün gür olduğu yerlerde daha fazla gelir getirdiği için büyükbaş hayvanlar yetiştirilirken, cılız otlaklarda küçükbaş hayvanlar yetiştirilir. Cılız otlaklar büyükbaş hayvanlar için uygun değildir çünkü cılız otlar büyükbaş hayvanlar için doyurucu ve ağız yapılarına uygun değildir.

    Hayvan soylarının ıslahı
    Islah edilmiş kültür ırk hayvanlar ıslah edilmemiş hayvanlara göre çok daha fazla et ve süt verimliğine sahiptir. Hayvancılığı geliştirmek için verimliliği yüksek hayvan türlerini yaygınlaştırmak yerli ırkları ıslah etmek gerekir.

    Otlakların ıslahı
    Türkiye de mera hayvancılığı ön plandadır. Otlaklarımız aşarı ve yanlış otlatma nedeniyle verimsizleşmiştir. Hayvancılığı geliştirmek iç in otlaklarımızın ıslah edilerek iyileştirilmesi gerekir.

    Yem üretiminin artırılması
    İyi beslenen hayvanlardan elde edilen ürünler fazladır. Bunun için ucuz ve bol yem üretimi sağlanırsa hayvancılık olumlu yönde gelişme gösterecektir.

    Üreticiye teşvik verilmesi
    Hayvancılıkla uğraşacaklara verilecek uzun va**** ve düşük faizli krediler hayvancılığı yaygınlaştırarak gelişmesini sağlayacaktır.

    Pazarlama
    Hayvancılıktan elde edilen ürünler değeri üzerinde satılırsa faaliyet gelişir. Üretilen ürünler maliyetinin altında satılırsa faaliyet zarar ederek işletmeler kapanır, hayvancılık geriler.

    Ahır hayvancılığının geliştirilmesi
    Mera hayvancılığının verimi ve getirisi düşüktür. Daha çok ürün için ahır hayvancılığının gelişmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır. Ahır hayvancılığında hayvanlar kontrol altında olduğu için ürünler daha sağlıklı ve çoktur.

    SAYFA 95/2’DEKİ ETKİNLİK
    SORU-1-İpek böcekçiliğinin yapıldığı illeri söyleyiniz.

    En çok Bilecik olmak üzere, Bursa, Adapazarı, Antalya, Diyarbakır, Balıkesir, Ankara, Eskişehir illerimizde yapılmaktadır.


    SORU-2-İpek Böcekçiliği üretiminde yıllara göre meydana gelen değişimi inceleyerek bu değişimin sebeplerini açıklayınız.

    İpek böcekçiliğinden elde edilen doğal ipek çok pahalıdır. Sanayide ipeğe benzen suni iplik yapımı nedeniyle doğal ipeğe olan talep azalmış böylece ipek böcekçiliği gittikçe önemini kaybetmiştir. Yani ipek böcekçiliği suni ipek üretimi ile rekabet edememiştir.

    SAYFA 96/1’DEKİ ETKİNLİK
    SORU-1-Arıcılığın Türkiye üzerinde dağılımda etkili olan faktörleri söyleyiniz.

    Bitki örtüsü temel etkendir. Çiçekli bitkilerin ve çam ağaçlarının zengin olduğu yerler arıcılığın geliştiği yerlerdir. Arıcılıktan elde edilen balın kalitesi arının beslendiği bitki örtüsüne göre değişir. Bunun yanında bazı yörelerde arazi tarıma uygun olmadığı için arıcılık bir geçim kaynağı halini almıştır.

    SORU-2-Arı kovanı ve bal üretiminde meydana gelen değişim ile bu değişimin sebeplerini tartışınız.

    Ülkemizde kovan sayısı düzenli bir şekilde artmıştır. Ama bal üretimindeki artış kovan sayısına göre oldukça fazla bunun sebebi modern kovanlarda üretime geçiş ve iyi tür arıların yetiştirilmesi ve modern arıcılığın gün geçtikte gelişmesidir. Arıcılık faaliyeti insanlara sunduğu imkanlar sayesinde her geçen gün daha da yaygınlaşmaktadır.

    SAYFA 97’DEKİ ETKİNLİK
    Sığır:10 milyon civarındaki üretimiyle fazla değişim göstermemektedir. Miktarını koruyan tek hayvancılık koludur. Getirisinin çok oluşu varlığını korumasını sağlamıştır. Özellikle ahır hayvancılığında sığır yetiştirilmesi önemini korumasını sağlamıştır.

    Koyun:1990’lara kadar sürekli artış göstermiş ancak sonrasında miktarı sürekli azalmaktadır. Otlakların verimsizleşmesi, insanlara sunduğu gelir azlığı koyun yetiştiriciliğini azaltmaktadır.

    Keçi:1950 lerden sonra miktarı sürekli azalış göstermektedir. Özellikle ormanlık sahalarda yetişen keçiler, ormanlara zarar vermesinden dolayı ormanlık alanlarda yetiştirilmesi yasaklanınca sayısında önemli düşüşler olmuştur.

    Diğerleri: 1950 lerden sonra miktarı sürekli azalmaktadır. Daha çok gücünden yararlanılan hayvanlardır. Tarımda ve ulaşımda makine kullanımı bu hayvanlara verilen önemi azaltmış ve sayıları gittikçe düşmüştür


    SAYFA 98’DEKİ ETKİNLİK




    SAYFA 99’DAKİ ETKİNLİK

    Maden kaynakları bakımından zengin ülkeler, ekonomik kalkınma için büyük avantaja sahiptirler. Madenler ülkelerin hammadde ihtiyacını daha ucuz ve kolay karşılama yanında çok sayıda insana iş imkanı vermesi ile de büyük katkılar sağlar. Her yerdeki maden ekonomik olarak işletmeye açılamaz. Özellikle ulaşım kolaylığı ve büyük miktarda enerji yanında teknik imkanların da olması gerekir. Çıkarılan maddenler imalat sanayinin gelişmesini sağlar. Böylece ülke ekonomik olarak büyümeye başlar. İşletmeye açılan madenler büyük oranda göç alarak kısa zamanda büyüyerek büyük bir şehir halini alabilir. Batman bu durumun en güzel örneğidir.

    SAYFA 100’DEKİ ETKİNLİK

    TÜRKİYE MADEN HARİTASININ DEĞERLENDİRİLMESİ

    1-Türkiye’de madenlerin yoğunlaştığı yerler: Ege Bölgesi, Güney Marmara Bölümü, Yukarı Fırat Bölümü, Doğu Karadeniz Bölümü

    2-Türkiye de en yaygın madenler: Manganez, Bakır, Linyit, Krom, Demirdir.
    Sebebi;
    1-Ülkemizin dağ oluşumu hareketlerinden fazla etkilenmesi,
    2-Dağ oluşumu hareketleri sonucunda başkalaşım ve volkanizma hareketlerine yaygın olarak uğramasıdır.
    Söz gelimi demir, krom, çinko, bakır ve kurşun oluşumu bu tür yer hareketleri ile ilgilidir.

    3-Türkiye Maden haritası ile Fiziki harita karşılaştırıldığında; Marmara Bölgesi, Ege Bölgesi, İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu madenleri daha kolay işletilebilir.

    Sebebi:Yer şekillerinin engebesiz oluşu.Dağlık ve engebeli arazilerdeki madenlerin işletilmesi zordur. İşletme maliyeti çok yüksek olacağından ekonomik olmaz.

    4-Pazara yakınlık ve Ulaşım: Sanayi merkezlerine yakınlık ve ulaşım kolaylığı madenlerin üretim maliyetini azaltacağı için; Marmara ve Ege bölgelerindeki madenler daha ekonomik olarak değerlendirilebilir.
    SAYFA 103’DEKİ ETKİNLİK



    GRAFİĞİN YORUMLANMASI

    1- Grafikteki üç madeninde çıkarılma miktarları istikrarsızdır.

    2- 1998 toplam çıkarımın en fazla olduğu yıldır.

    3- 2002 toplam çıkarımın en az olduğu yıldır.

    4- En çok çıkarılan maden Demirdir.

    5- En az çıkarılan maden Kromdur.

    6- Genel olarak üç madeninde üretimi gittikçe azalmaktadır.


    SAYFA 107’DEKİ ETKİNLİK

    TÜRKİYE MADEN İHRACAT VE İTHALAT TABLOLARININ KARŞILAŞTIRILMASI

    1-Taş Kömürü İthalatı: Türkiye Taş Kömürü çıkarımının iç ihtiyacı karşılayamadığını gösterir.Yine ülke içi kullanımının fazla olması ithalatta etkilidir.

    2-Bazı madenlerin ithal edilmemesinin sebebi: Kendi üretimimizin ihtiyacımızı karşılayabildiğini, ya da alınmayan madenin Türkiyede kullanım alanının olmadığını gösterir.

    3-Linyitin az ihraç edilmesinin sebebi: Kalorisi düşük, kalitesiz olması.

    4-Bakırın hem ihraç hem de ithal ürünü olması: ihracatta ham bakır ön planda, ithalatta bakırdan yapılan yarı işlenmiş ürünler yer almaktadır. Bu durum bakırın hem ihracat hem de ithalat ürünü yapmaktadır.

    SAYFA 108’DEKİ ETKİNLİK
    TÜRKİYE ENERJİ KAYNAKLARI 2005 YILI ÜRETİMİ
    VE TÜKETİMİ(TÜİK)
    Kitabınızda verilen Türkiye Enerji Üretim ve Tüketim tablolarından faydalanarak aşağıdaki soruları cevaplandırınız.
    1-2005 yılı üretim ve tüketime göre en fazla açık: DOĞALGAZ dadır.(Yaklaşık 27 kat)
    2-Toplam üretim ve tüketim değerlerine göre açık en fazla 2005 yılıdır.(66 milyon ton açık var)
    3-Enerji ihtiyacımızdaki değişim: sürekli artmaktadır. Enerji kullanım alanlarının çoğalması özellikle kentleşme ve sanayileşme, nüfusun sürekli ve hızlı artması enerji ihtiyacını da artırmaktadır.
    4-İhraç ettiğimiz enerji türleri: Asfaltit, Linyit
    5-1998 den önceki yıllarda Rüzgar enerjisinin istatistiklerde yer almamasının sebebi üretiminin olmamasıdır.
    6-İthal ettiğimiz enerji türleri: Taş kömürü, Linyit, Petrol, Doğalgaz



















    SAYFA 113’DEKİ ETKİNLİK


    ETKİNLİK
    Tablodaki fabrikalar hangi şehirlere kurulmalı ve nedenleri


    FABRİKALAR Kurmak İstediğiniz Yer Hammadde Enerji İş Gücü Ulaşım Teknoloji Pazar
    Şeker Fabrikası Kayseri x x x x
    Konserve Fabrikası Bursa x x x
    Zeytinyağı Fabrikası Balıkesir x
    Ayçiçeği Yağı Fabrikası Tekirdağ x x
    Çay Fabrikası Rize x
    Sigara Fabrikası Manisa x x x
    Demir-Çelik Fabrikası Sivas x
    Pamuklu Dokuma Fabrikası İzmir x x x x x x
    Yünlü Dokuma Fabrikası Van x x
    Halı ve Kilim Fabrikası Gaziantep x x x
    İpekli Dokuma Fabrikası Bursa x x x
    Otomobil Fabrikası İzmit x x x x
    Tersane İstanbul x x x x x

    Çimento Fabrikası Nevşehir
    Cam Fabrikası Sinop
    Seramik Fabrikası Bilecik
    Kereste Fabrikası Kastamonu

    SAYFA 117’DEKİ ETKİNLİK


    ETKİLİK

    Türkiye Haritasında işaretli şehirlerde hangi sanayi kolları gelişmiştir nedenleri.

    Şehir Hangi Sanayi Faaliyetleri Neden
    İstanbul Makine, gemi, cam, otomotiv, mobilya, gıda, giyim, tekstil, kimya, deri, meşrubat, yedek parça Ulaşım kolaylığı, pazara yakınlık, işgücü varlığı, sermaye varlığı
    İzmit Kağıt, kimya, plastik, rafineri, otomotiv, mobilya Ulaşım, Pazar, sermaye
    Bursa Tekstil, otomotiv, gıda, elektronik, lastik, kimya Hammadde, ulaşım, Pazar, işgücü
    İzmir Tekstil, giyim, otomotiv, gıda, mobilya, dokuma, toprak ve çimento Hammadde, enerji, ulaşım, Pazar, sermaye
    Eskişehir Seramik, makine, yedekparça, şeker, gıda, elektronik Hammadde, ulaşım
    Zonguldak Metal, demir-çelik, toprak ve çimento Hammadde, enerji, ulaşım
    Karabük Demir-çelik Enerji
    Ankara Gıda, şeker, çimento, mobilya, plastik, kimya, tekstil Ulaşım, Pazar, sermaye, işgücü
    Konya Gıda, şeker, çimento, giyim, tekstil Hammadde, ulaşım, Pazar,
    Kayseri Mobilya, şeker, makine ekipmanı, meşrubat, gıda, giyim, kimya Hammadde, ulaşım, işgücü, Pazar
    Mersin Metal, tekstil, giyim, plastik, kimya, gıda Ulaşım, hammadde
    Adana Tekstil, giyim, otomotiv, lastik, elektronik Hammadde, ulaşım, Pazar
    İskenderun Demir-çelik Ulaşım
    Samsun Sigara, metal, şeker, giyim, makine ekipmanı, toprak ve çimento Hammadde, ulaşım, Pazar
    Gaziantep Plastik, metal, tekstil, mobilya, Ulaşım, Pazar
    Rize Çay, orman ürünleri ve mobilya Hammadde
    Erzurum Gıda, çimento, şeker, deri Hammadde




    ETKİNLİK

    1-Türkiye’de Sanayinin Geliştiği Yerler

    a. Marmara Bölgesinde: İstanbul, İzmit, Adapazarı, Bursa
    b. Ege Bölgesinde: İzmir, Denizli, Aydın, Manisa
    c. İç Anadolu Bölgesinde: Ankara, Eskişehir, Konya, Kayseri
    d. Akdeniz Bölgesinde: Adana, Mersin, Kahramanmaraş, İskenderun
    e. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde: Gaziantep
    f. Karadeniz Bölgesinde: Samsun, Zonguldak, Karabük
    g. Doğu Anadolu Bölgesinde: Erzurum, Elazığ

    Türkiye’de sanayinin geliştiği yerlerde sanayinin gelişme nedenleri:
    Nüfusun Kalabalık olması; Pazarlama kolaylığı ve İşgücü temin kolaylığı
    Ulaşım Kolaylığı; hammadde ve mamul maddelerin kolaylıkla taşınabileceği her türlü taşıma imkânlarının varlığı.
    İklim şartlarının uygunluğu (özellikle kıyı bölgelerdeki yoğunlaşmada iklim şartlarının uygunluğu önemli bir etkendir)

    2- Türkiye’de en yaygın sanayi kolu:

    Gıda Sanayi

    Sebebi:
    Hammaddesinin her yerde bol miktarda bulunması ve insanların temel besin ürünleri olduğu için gıda ürünlerine talebin fazla olması.
    Gıda sanayisinin kuruluş yeri genel olarak hammaddeye bağlıdır. Örneğin; et ve süt ürünleri üretim yerlerinde işlenmeli, uzak mesafelere taşınıp işlenmesi üründe bozumalara sebep olur.

    3- Kıyı ve İç Bölgelerin sanayi durumlarının karşılaştırılması:

    Kıyı bölgeler sanayi faaliyetleri bakımından daha zengindir. Kıyı bölgeler sanayi faaliyetleri için daha uygun şartlara sahiptirler. Özellikle ılıman iklim şartları ve ulaşım kolaylığı kıyı bölgelerde sanayinin daha çok gelişmesini sağlamaktadır.

    4- Şeker Fabrikalarının her yerde yaygın olmasının sebebi:

    Şeker fabrikalarının hammaddesi olan şekerpancarının uzak mesafelere taşınmasının ekonomik olmaması (yükte ağır, pahada hafif hammadde) nedeniyle, şeker fabrikalarının şekerpancarı üretim yerlerinin yakınlarına yapılmasını gerektirmiştir. Bu da her yerde şeker fabrikasının yaygın olarak kurulmasını sağlamıştır.

    5- Orman ürünleri sanayisinin orman olmayan yerlerde de kurulmasının sebebi:

    Orman ürünleri hammaddesinin kolay taşındığı için her yerde fabrikası kurulabilir. İç bölgelerde tüketim yerlerine yakınlık nedeniyle kolaylıkla gelişmektedir.

    SAYFA 118’DEKİ ETKİNLİK

    1-Türkiye’de Sanayinin Geliştiği Yerler

    a. Marmara Bölgesinde: İstanbul, İzmit, Adapazarı, Bursa
    b. Ege Bölgesinde: İzmir, Denizli, Aydın, Manisa
    c. İç Anadolu Bölgesinde: Ankara, Eskişehir, Konya, Kayseri
    d. Akdeniz Bölgesinde: Adana, Mersin, Kahramanmaraş, İskenderun
    e. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde: Gaziantep
    f. Karadeniz Bölgesinde: Samsun, Zonguldak, Karabük
    g. Doğu Anadolu Bölgesinde: Erzurum, Elazığ


    Türkiye’de sanayinin geliştiği yerlerde sanayinin gelişme nedenleri:

    Nüfusun Kalabalık olması; Pazarlama kolaylığı ve İşgücü temin kolaylığı
    Ulaşım Kolaylığı; hammadde ve mamul maddelerin kolaylıkla taşınabileceği her türlü taşıma imkânlarının varlığı.
    İklim şartlarının uygunluğu (özellikle kıyı bölgelerdeki yoğunlaşmada iklim şartlarının uygunluğu önemli bir etkendir)

    2-Türkiye’de en yaygın sanayi kolu:

    Gıda Sanayi

    Sebebi:Hammaddesinin her yerde bol miktarda bulunması ve insanların temel besin ürünleri olduğu için gıda ürünlerine talebin fazla olması.
    Gıda sanayisinin kuruluş yeri genel olarak hammaddeye bağlıdır. Örneğin; et ve süt ürünleri üretim yerlerinde işlenmeli, uzak mesafelere taşınıp işlenmesi üründe bozumalara sebep olur.

    3-Kıyı ve İç Bölgelerin sanayi durumlarının karşılaştırılması:

    Kıyı bölgeler sanayi faaliyetleri bakımından daha zengindir. Kıyı bölgeler sanayi faaliyetleri için daha uygun şartlara sahiptirler. Özellikle ılıman iklim şartları ve ulaşım kolaylığı kıyı bölgelerde sanayinin daha çok gelişmesini sağlamaktadır.

    4- Şeker Fabrikalarının her yerde yaygın olmasının sebebi:

    Şeker fabrikalarının hammaddesi olan şekerpancarının uzak mesafelere taşınmasının ekonomik olmaması (yükte ağır, pahada hafif hammadde) nedeniyle, şeker fabrikalarının şekerpancarı üretim yerlerinin yakınlarına yapılmasını gerektirmiştir. Bu da her yerde şeker fabrikasının yaygın olarak kurulmasını sağlamıştır.

    5-Orman ürünleri sanayisinin orman olmayan yerlerde de kurulmasının sebebi:

    Orman ürünleri hammaddesinin kolay taşındığı için her yerde fabrikası kurulabilir.İç bölgelerde tüketim yerlerine yakınlık nedeniyle kolaylıkla gelişmektedir.Çabuk bozulma özelliği yoktur taşınmada dayanıklıdır.

    SAYFA 120/1’DEKİ ETKİNLİK

    1-Doğa olayları ne zaman afete dönüşür?

    Doğa olayları can ve mal kaybına yol açtığı noktada doğal afet gurubuna girer. Afetin ilk özelliği doğal olması, ikincisi can ve mal kaybına neden olması bir diğeri çok kısa zamanda meydana gelmesi ve son olarak da başladıktan sonra insanlar tarafından engellenememesidir.

    Doğa olaylarının afete dönüşmesinde etkili olan faktörler şunlardır:
    1.Ülkemizin jeolojik özellikleri
    2.Ülkemizin jeomorfolojik özellikleri
    3.Ülkemizin meteorolojik özellikleri
    4.Göç alan yerleşmelerin plansız kentleşmesi
    5.Tarıma elverişli düzlüklerin yerleşme ve sanayi alanlarına dönüştürülmesi
    6.Ekolojik dengenin bozulmasıdır.

    2-Sizce yurdumuza en çok zarar veren doğal afetler hangileridir?

    Türkiye’deki doğal afetlerin yüzde 61′ini deprem, yüzde 15′ini heyelan, yüzde
    14′ünü sel, yüzde 5′ini kaya düşmesi, yüzde 4′ünü yangın, yüzde 1′ini çığ
    oluşturuyor.

    SAYFA 120/2’DEKİ ETKİNLİK
    1.Doğal afetlerden hangisi ya da hangileri yaşadığınız yer veya bölgede meydana
    gelmiştir?

    Türkiye’de görülen önemli doğal afetler ve nedenleri kısaca aşağıya çıkartılmıştır.Kendi yörenize uyarlayarak kullanabilirsiniz.

    Türkiye’de görülen Doğal Afetler:Deprem, Heyelan, Sel ve Taşkın, Yangın, Çığ

    Doğu Anadolu için çığ ,Karadeniz için heyelan ,toprak kayması,Ege ve Akdeniz kıyıları için orman yangınları ön plana çıkar.

    2.Yaşadığınız yerin hangi özellikleri bu afetlerin meydana gelmesinde etkili olmuştur?


    Aşağıdaki bilgileri kullanarak kendi bölgenizde yaşanan doğal afetlerin sebepleri hakkında yorum yapabilirsiniz.

    Doğal Afetlerin Sebepleri:

    a)Deprem: Aktif fay hatlarının bulunması. Depremin şiddeti fayın özelliği ve uzunluğuna bağlıdır.

    b)Heyelan: Yamaç dengesinin bozulması, yamaçlarda yapılan çalışmalar, bitki örtüsünün tahrip edilmesi.

    c)Sel ve Taşkınlar: Akarsu yatak kapasitesi üzerinde yağış olması, alt yapı yetersizliği, arazinin hatalı kullanılması, bitki örtüsünün tahrip edilmesi,
    drenaj sisteminin yetersizliği

    d)Yangın: Aşırı sıcaklıklar, şiddetli kuraklık, yıldırım düşmesi, şiddetli rüzgârlar. İnsan kaynaklı olarak ( ihmal, dikkatsizlik, kaza, kasıt)

    e)Çığ: Bitki örtüsünün olmaması, kuvvetli eğim, çok kar yağışı, arazi eğim dengesinin bozulması, insan faaliyetleri (ulaşım, dağcılık, turizm vs.)


    3.Bu afetlerin yakın çevrenize etkileri nasıl olmuştur?

    Afetlerin Etkileri:

    Afetlerin etkileri iki ana grupta toplanabilir. Maddi hasar, Manevi hasar.

    Manevi hasar olarak; İnsan kaybı, Yaralanmalar, Moral bozukluğu, psikolojik sorunlar, sakatlanmalar vs.

    Maddi hasar olarak; Evlerin, yolların, havaalanlarının, limanların, fabrikaların, ormanların, Hayvanların, Tarımsal alanların, Toprakların vb kaybedilmesi.

    SAYFA 124’DEKİ ETKİNLİK

    1-Nüfusumuzun büyük çoğunluğunun birinci derece deprem bölgesi üzerinde yaşamasının nedenleri ve sonuçları hakkında bilgi veriniz.

    Deprem-Nüfuslanma-Topraklar arasındaki ilişki;

    İnsanlar için en uygun toprakların % 70 i 1 ve 2. derece deprem sahalarında yer almaktadır. Bu nedenle nüfusumuzun % 70 den fazlası deprem tehlikesinin en yüksek olduğu 1. ve 2. deprem kuşakları üzerinde toplanmasına neden olmuştur.

    1. ve 2. derece en şiddetli depremlerin meydana geldiği yerler, verimli topraklar, engebesiz düz araziler, zemin yapısı gevşek dolgu alüviyal arazilerdir. Bu tür araziler ise insanların yaş***** en uygun yerlerdir. Örneğin sanayi tesislerimizin % 90 ı bu tür arazilerde kurulmuştur. Dolayısı ile deprem riski çok yüksek olan bu tür arazilerden fazlaca yararlanma zorunluluğu vardır. Yapılacak tek şey depremle yaşamasını öğrenmek, depreme uygun yapılaşmayı sağlamaktır. Çünkü “deprem öldürmez, binalar öldürür”

    Bu bilgilerden sonuçla ülkemiz deprem kuşağı üzerinde yer alan bir ülke özelliği gösterir yerleşmelerde biraz daha yamaç bölgeler tercih edilebilir özellikle deprem kuşakları üzerindeki bölgelerde konut yapımlarında ek önlemler alınarak depreme dayanıklı binalar yapılmalıdır.Aksi sonuçlarını 17 ağustos depreminde ülkemiz fazlasıyla yaşamıştır.

    SAYFA 125’DEKİ ETKİNLİK

    1-Depremin dağılış özellikleri hakkında fikir yürütünüz.

    Türkiye deprem haritası incelendiğinde Türkiye’nin büyük bir bölümünde şiddetli depremlerin olduğu görülmektedir.

    Özellikle Kuzey Anadolu Fay Kuşağı, Batı Anadolu Fay Kuşağı, Doğu Anadolu Fay Kuşağı ve yakın çevresinde büyük depremler olmuştur.Dağılış özellikleri ülkemizin üzerinde bulunduğu Alp Himalaya Kıvrım dağ kuşağı üzerinde yer alan dağlar boyunca paralellik gösterir.Karadeniz ve Toros dağları ve bu dağların karşılaşma alanı Doğu Anadolu bölgesi.Genç yapıdaki araziler tam olarak oturmamış özellikle olan yerler depreme açık yerlerdir.Ülkemiz oluşumu ağırlıklı olarak 3 ve 4 jeolojik zamanda gerçekleştiği için genç oluşumlu bir yapı ağırlık kazanır.

    2-Harita 2 den faydalanarak deprem bölgelerinin yüzey şekilleri ile ilişkilendiriniz.

    Fay hatları dağlar ile çöküntü alanlarının kesiştiği yerlerden geçmektedir. Dolayısı ile dağların uzanışı ile fayların uzanışı paralellik göstermektedir. Türkiye’deki Dağlar ile fay hatları genel olarak doğu-batı uzanışlıdır.

    Türkiye’nin 1.derece aktif fayları Kuzey Anadolu Dağları, Batı Anadolu Dağları ve Güneydoğu Toros dağlarına paralel uzanmaktadır.

    3-Ülkemizin her yerinde aynı büyüklükte ve sıklıkta depremler meydana gelmemesinin nedenlerini söyleyiniz.

    Her bölgenin jeolojik yapısı aynı değildir.Bazı bölgeler daha oturmuş bazı bölgeler daha genç yapıdadır.Yine fayların türü ve fayların uzunluğu her yerde farklı şiddette deprem üretmektedir.

    SAYFA 129’DEKİ ETKİNLİK



    1-Kitabınızdaki haritadan ve atlaslarınızdan ,Türkiye Bitki Örtüsü Haritasından faydalanarak ormanların yoğun ,yangınların az olduğu yerleri tespit ediniz.Sebeplerini yazınız.

    Ormanların yoğun, yangınların az olduğu yerler:

    Türkiye’nin Kuzey kıyıları: Karadeniz bölgesi, özellikle doğu ve batı Karadeniz bölümleri ile Marmara bölgesinde Yıldız dağlarının kuzey yamaçları.Kuzeydoğu Anadolu; Kars ve Ardahan çevresi

    Türkiye’de Orman yangınlarının az olduğu yerlerde yangın azlığının sebepleri:

    Buralarda yaz kuraklığının olmaması, sıcaklıkların fazla yükselmemesi, ağaçların ve orman altı otlarının sürekli yeşil yanmaya dirençli olması. Havanın genelikle nemli ve yağışlı olması yangınlara karşı dirençli olmasını sağlamaktadır.



    Orman yangınları bakımından hassas olan koruma alanları

    2-Kitabınızdaki grafikten hareketle 1937’den 2000 yılına kadar meydana gelen yangın adedi ve yangından etkilenen alan arasında nasıl bir değişim görmektesiniz.Bu değişimin sebeplerini belirtiniz.

    Orman Yangınları 1937-200 yılları arası dağılış grafiği


    1937-2000 Arası orman yangın sayısı ve yanan alan ilişkisi:

    1937-2000 yılları arasındaki orman yangınları sayısı ile yangın alanları arasında istikrarsız bir ilişki vardır. Yani bazı yıllar az yangınlarda daha fazla alan kaplayan orman yanmıştır.Eski dönemlerde günümüzdeki söndürme teknolojisine sahip değildik şu an için yangın sayısı artmış olsa bile mevcut teknoloji sonrası söndürme işlemlerindeki başarı yanan orman alanlarını azaltmıştır.
    Günümüze doğru orman yangınları sayısı genel olarak artmakta iken, yanan orman alanı ise azalmaktadır.

    Nedeni: Orman yangınlarını önlemeye yönelik tedbirlerin etkili olmasıdır.

    Yangınlarla mücadelede teknolojik imkanlar ön plana çıkmış buda yangın söndürmede başarılı sonuçlar ortaya çıkarmıştır, yangın oluşumunu önlemede başarısızlık vardır.

    Yangınlara karşı en iyi mücadele yangının oluşumunu önlemektir. Bu nedenle bütün insanlarımız yangıların olmaması için gerekli bilince ve davranışa sahip olmalıdır.


    SAYFA 130’DEKİ ETKİNLİK


    1-Çığ afetinin yaşandığı şehirlerin dağılışları ve coğrafi özellikleri arasında nasıl bir ilişki vardır?

    Çığ felaketi olan yerlerin coğrafi özellikleri:

    Çığ felaketi özellikle yer şekillerinin dağlık ve engebeli olduğu, çok eğimli yüzeylerin fazla olduğu yerler ile kar yağışının çok olduğu yüksek yerlerde meydana gelmektedir.

    Genel olarak buralarda bitki örtüsü fakirdir.

    Bu özellikler; en etkili çığ felaketi olan Tunceli, Bingöl, Bitlis gibi Doğu Anadolu Bölgesinin doğu kesimlerinde etkili olmasına sebep olmaktadır.

    2-Çığ felaketinin yerleşim alanlarına büyük zarar vermesinde etkili olan faktörler nelerdir.

    Çığ Felaketinin Yerleşmelere zarar vermesinin sebepleri:

    1. Yerleşmelerin dik yamaçların eteklerinde kurulması,
    2. Eğimli yüzeylerde yol açılması
    3. Yamaçlardaki bitki örtüsünün tahrip edilmesi
    4. Yerleşmeleri çığ felaketine karşı koruyacak tedbirlerin alınmaması

    3-Türkiye Fiziki Haritası’ndan faydalanarak çığ riskinin az ve ya çok olduğu iki şehir seçip bu durumun nedenlerini açıklayınız.

    Türkiye’de Çığ felaketinin en az en çok olacağı iki örnek şehir:

    En az: İzmir, kar yağışının olmaması, eğimli yüzeylerin azlığı

    En Fazla: Hakkari, Eğimli yüzeylerin çok olması, kar yağışının çok olması ve uzun süre yerde kalması.

    Burada değişik seçenekler verilebilir.Akdeniz Ege Kıyı illerinde az Doğu Anadolu illerinde genel olarak fazladır.

    SAYFA 131’DEKİ ETKİNLİK

    Aşağıda verilen kavramları yukarıdaki kavram haritasındaki boşluklara uygun şekilde yerleştiriniz.

    Jeolojik, uzunlukları, yağış, yer şekli, yatak, arazi, insan, iklim, bitki,
    eğim, kayaç, tabakaların uzanışı

    TÜRKİYE’DE EN ÇOK YAŞANAN AFETLER VE NEDENLERİ

    1-Depremler

    Jeolojik yapı,

    Faylar: Fayları Türü, Fayların Uzunluğu

    2-Sel ve Taşkınlar

    Yağış Miktarı

    Bitki Örtüsü

    Arazi Kullanımı

    Jeomorfolojik özellikler: Yer Şekilleri, Eğim

    Drenaj Özellikleri: Yatak özellikleri, Drenaj Sistemi

    3- Kütle Hareketleri

    Kayaç Türü

    Tabakaların Uzanışı

    Suya Doygunluk

    Arazi Kullanımı: Yanlış yerleşimlerin etkisi, Yol tünel köprü yapımı, Maden ocağı açma

    Jeomorfolojik özellikler: Eğim, Yer Şekli

    4- Orman Yangınları

    Türkiye’nin Matematik Konumu

    İnsan Faktörü

    Jeomorfolojik özellikler: Engebe, Eğim, Toprak özellikleri

    İklim Özellikleri: Sıcaklık, Nem, Basınç, Rüzgarlar

    5- Çığ

    Bitki örtüsü: Sıklığı, Türü

    İklim Özellikleri: Sıcaklık, Yağış

    Jeomorfolojik Özellikler: Eğim, Yer Şekli



    SAYFA 132’DEKİ ETKİNLİK

    Afet Türü TÜRKİYE’NİN COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ
    Yüzey Şek. İklim Bitki Ört. Jeolojik Yapı Arazi Kul.
    Deprem Fay Hatları: Aktif ve Uzun faylar
    Sel
    Eğimli arazinin çokluğu Fazla yağış Kar erimeleri Bitki örtüsünün tahribi Akarsu yataklarının su akışını engelleyecek şekilde kullanımı
    Taşkın Eğimli arazi Faz yağış, Kar erimeleri Bitki örtüsünün tahribi Akarsu yataklarının su akışını engelleyecek şekilde kullanımı
    Kütle Hareketleri Eğimli arazi Bol yağış Bitki örtüsünün tahribi Geçirgen arazi yapısı Yamaç kazıları
    Çığ Dağlık ve engebeli arazi Kar yağışının yoğun olduğu yerler Orman ve bitki örtüsünden yoksun yerler Titreşim yaratan faaliyetler
    Orman Yangınları Dağlık ve engebeli arazi Çok yüksek sıcak ve Kuraklık, Şiddetli Rüzgarlar, Yıldırım düşmesi Yanmaya uygun kuru bitkiler Piknik, enerji nakil hatları, anız yakımı, tarla açma


    SAYFA 134’DEKİ ETKİNLİK

    TÜRKİYE’DE COĞRAFİ ÖZELLİKLERE GÖRE B**GE ÖRNEKLERİ

    FİZİKİ COĞRAFYA ÖZELLİKLERİNE GÖRE B**GELER

    A-Yeryüzü şekillerine göre bölgeler:

    a)Dağlık bölgeler

    1-Karadeniz dağlık bölgesi

    2-Toros dağları bölgesi

    3-Batı Anadolu dağları bölgesi

    4-Doğu Anadolu dağları bölgesi

    5-Güneydoğu Anadolu dağları bölgesi

    b)Düzlük (ovalık) bölgeler

    1-Adana (Çukurova) bölgesi

    2-Büyük Menderes Ovası bölgesi

    3-Bursa ovası bölgesi

    4-Harran ovası bölgesi

    5-Bafra ovası bölgesi

    B-İklim tipine göre bölgeler

    1-Karadeniz iklim bölgesi

    2-Akdeniz iklim bölgesi

    3-Karasal iklim bölgesi

    C-Bitki örtüsüne göre bölgeler

    1-Orman bitki örtüsü bölgesi

    2-Maki bitki örtüsü bölgesi

    3-Bozkır bitki örtüsü bölgesi

    4-Çayır bitki örtüsü bölgesi


    SAYFA 135’DEKİ ETKİNLİK

    BEŞERİ COĞRAFYA ÖZELLİKLERİNE GÖRE B**GELER

    A-Nüfus yoğunluğuna göre bölgeler

    a)Yoğun Nüfuslu Bölgeler:

    1-İstanbul-İzmit çevresi

    2-İzmir çevresi

    3-Ankara çevresi

    4-Adana-Hatay çevresi

    5-Zonguldak çevresi

    b)Seyrek Nüfuslu Bölgeler:

    1-Hakkari ve çevresi

    2-Tunceli ve çevresi

    3-Tuz gölü çevresi

    4-Menteşe yöresi çevresi

    5-Gümüşhane çevresi

    6-Taşeli platosu çevresi

    B-Yerleşim özelliklerine göre bölgeler

    a)Kentsel Bölgeler:

    1-İzmir ve çevresi

    2-Antalya ve çevresi

    3-İstanbul ve çevresi

    4-Ankara ve çevresi

    5-Bursa ve çevresi

    b)Kırsal Bölgeler:

    1-Giresun ve çevresi

    2-Rize ve çevresi

    3-Hakkari ve çevresi

    4-Nevşehir ve çevresi

    5-Kars ve çevresi


    SAYFA 136’DEKİ ETKİNLİK

    C-Ekonomik özelliklerine göre bölgeler

    a)Tarım Bölgesi:

    1-Konya-Aksaray ve çevresi

    2-Şanlıurfa ve çevresi

    3-Edirne ve çevresi

    4-Tokat ve çevresi

    5-Isparta ve çevresi

    b)Sanayi Bölgesi:

    1-İstanbul-İzmit ve çevresi

    2-İzmir çevresi

    3-Adana-Mersin-İskenderun çevresi

    4-Ankara-Eskişehir çevresi

    5-Kayseri çevresi

    c)Maden Bölgesi:

    1-Zonguldak ve çevresi

    2-Batman ve çevresi

    3-Seydişehir ve çevresi

    4-Divriği ve çevresi

    5-Murgul ve çevresi

    d)Serbest Ticaret Bölgesi:

    1-Mersin Limanı

    2-İstanbul Ticaret bölgesi

    3-Antalya Serbest Ticaret Bölgesi

    4-İzmir Serbest Ticaret Bölgesi

    5-Kayseri Serbest Ticaret Bölgesi

    e)Turizm Bölgesi:

    1-Antalya ve çevresi

    2-Muğla ve çevresi

    3-Nevşehir ve çevresi

    4-İzmir ve çevresi

    5-İstanbul ve çevresi

    D-Karma Bölgeler

    a)Tarım-Sanayi-Turizm Bölgesi:

    1-Adana-Mersin çevresi

    2-Aydın-İzmir-Manisa

    3-Bursa-Balıkesir

    4-Kayseri-Nevşehir

    5-Antalya

    b) Maden-Sanayi bölgesi

    1-Zonguldak-Karabük çevresi

    2-Divriği çevresi

    3-Seydişehir çevresi

    4-Murgul çevresi

    5-Batman çevresi

    c)Ticaret-Turizm ve Tarım bölgesi

    1-İzmir-Manisa çevresi

    2-Aydın-Denizli çevresi

    3-Mersin-Adana çevresi

    4-Antalya çevresi

    5- Kayseri-Nevşehir çevresi

    SAYFA 142’DAKİ ETKİNLİK


    1-Türk Kültürünün Yaşandığı Bağımsız Türk Devletleri ve haritası:


    Türkiye Cumhuriyeti
    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
    Azerbaycan
    Türkmenistan
    Özbekistan
    Kazakistan
    Kırgızistan
    Tacikistan


    2-Türklerin yaşadığı bölgelerde iklim şartları ve yer şekillerinin Türk Kültürü üzerindeki Etkileri:

    İKLİM
    Türk kültürünün ocağı Orta Asya’nın iklim şartları, Türk Kültürüne şekil veren en önemli etkendir. Orta Asya’nın yarı kurak iklim şartları ve iklime bağlı bozkır bitki örtüsü, Türklerde ana geçim kaynağının küçükbaş hayvancılık olmasını zorunlu kılmıştır.Göçebe ve yarı göçebe yaşam tarzına bağlı olarak Türk Kültürü doğmuş ve bütün Dünya’ya yayılmıştır.

    İklimin etkilerine ait birkaç örnek;

    Sıcak yerlerde ince giyisiler, soğuk yerlerde kalıngiyisiler kullanılır.Yetişen ürünleri ve yemekleri belirler.Sıcak bölgelerdeki erkeklerin başını örtü ile örtmesiTürklerde düğünlerin iklim nedeniyle sonbaharda yapılması.Orta Asya kültüründe zeytinyağı ve pirinç olmaması

    SU ÖZELLİKLERİ
    Bölgede mevcut olan su şartları bu bir akarsu göl olabilir o bölgede yaşayan insanların geçim kaynakları yaşam tarzları üzerinde etkili olabilir tarımsal faaliyetleri destekleyebilir su kaynakları deniz olarak düşünülürse bölge halkının kültüründe deniz ürünleri ön plana çıkabilir yine denize kıyısı olan ülke insanlarının kişilik özelliklerinde farklı özellikler ön plana çıkabilir.

    TOPRAK VE ARAZİ YAPISI
    Yerleşmenin toplu veya dağınık olmasını arazi belirler.Bölgedeki toprak , taş ve madenler el sanatı ve takıları etkiler(çini,gümüş,oltu).Düzlüklerde hayvancılığın gelişmesine bağlı olarak dokuma ve kilim üretiminin yaygın olması.Dağların uzanışı nedeniyle İç Anadolu ile kıyılardaki kültürlerin birbirlerinden etkilenmemeleri.Yine bölge ekonomisi için arazinin engebeli olduğu yerler ile düzlük alanlar arasında farklılıklar görülebilir.


    3-Türklerin Yaşadıkları bölge bir ada olsaydı Kültürel Özellikleri nasıl olurdu?

     Türk Kültürü şimdiki kadar Dünyanın geniş bir alanına yayılamazdı.
     Etkileşim alanı daha dar olurdu.
     Türk Kültür zenginliği şimdiki kadar geniş içerikli olmazdı.
     Türk kültürünü oluşturan örf adetler,ekonomik faaliyetler,yaşamtarzları ve diğer özelliklerinde değişiklikler ve daralma
     görülürdü.
     Türk kültürünü oluşturan yaşam tarzları ve ekonomik
     özelliklerinde deniz özellikleri ön plana çıkardı.

    SAYFA 143’DAKİ ETKİNLİK

    1-Kitabınızdaki resimler Türk Kültürü ile ilgili hangi düşünceleri çağrıştırmaktadır.a)Aile bağlarının güçlü olması geniş yapılı aile birlikteliği ve yerleşik hayata geçişe uygunluk mimariye verilen önem.

    b)Başka kültürler ile etkileşim,dostluk sohbet samimiyet,Türklerin dostluğa verdiği önem.

    c)Yaşam tarzımız ekonomik faaliyetlerimiz bozkır kültürünün ekonomik faaliyetlere etkisi üzerine kültürümüzle ilgili bilgiler verir.
    d)Türk kültürünün sanatsal zenginliği,güzelliğe bakış açısı ,sanatla ilişkisi üzerine bize bilgiler verir.

    e)Lale bizim kültürümüzde kültürel zenginliği,çeşitliliği,estetiği temsil eder.Bir çok alanda kültürümüzün içinde yer alır.Bazen yaşam sevincimiz,bazen tarihi bir dönem,bazen kızlarımızın çeyizlerinde bir motif ,bazende edebiyatta bir şiirdir.


    f)Orta Asya bozkır kültürünün en temel simgesidir at.Orta Asya yaşam kültürü içerisinde atın ayrı bir önemi ve kalıcılığı vardır.Bozkır kültürünün olmazsa olmazlarındandır.
    2-Bu simgelerin Tür Kültürünü en güzel şekilde temsil etmesinin sebepleri;
    Yaşam alanı ve geçim kaynakları ile yaşam biçimleri hakkında en net bilgiler içerdiği için

    SAYFA 144’DAKİ ETKİNLİK
    ORTA ASYA’DAN GÖÇ


    Soru1-Türkler Orta Asya'dan hangi nedenlere bağlı göç etmişlerdir?

    Topraklarının tarıma elverişsiz olması,
    Hayvanlar için otlakların yetersiz olması,
    İklim koşullarının değişmesi nedeniyle kuraklık ve şiddetli kış yaşanması,
    Türk boyları ve yabancı kavimlerle yapılan mücadelelerdir.

    Soru2-Türkler Orta Asya'da kalsalardı Türk Kültürü bu kadar geniş alanlara yayılır mıydı.

    Türk Kültürü çok zengin bir yapıya sahiptir.Bu zenginlik köklerini coğrafyadan ve tarihin derinliklerinden alır.Türkler Sibirya'dan Balkanlara Yemen'den Hindistan'a ,Çin'e kadar çok geniş bir coğrafyaya yayılmış bu coğrafyada devletler kurmuş bir çok uygarlığı etkilemiş ve etkilenerek türk kültürünü oluşturmuştur.
    Sadece Orta Asya'da kalınmış olsa idi bu kadar yoğun bir etki alanı olmayacak ve
    etkilenmeyecekti.

    Soru3-Türkler Orta Asya'da kalsalardı bugün ki Türk kültürünün özellikleri nasıl olurdu.

    Türkler Orta Asya'da kalmış olsaydı bu kadar geniş bir potansiyel zenginliğe sahip olamazdı.Çünkü sadece bulunduğu bölgedeki coğrafya şartlarından etkilenecek kültür öğelerini Orta Asya bölgesindeki yaşam koşulları belirleyecek ve çok fazla diğer kültürlerden etkilenemeyecek daha dar kapsamlı bir kültürel yapısı olacaktı.Orta
    Asya'da tarım koşulları elverişsiz olduğu için tarım daha geri planda yapılabildiği kadar küçük baş hayvancılığa dayalı bir kültür oluşacaktı.Deniz etkisinden kapalı kalacak giyim tarzlarından ,ekonomik faaliyetlerinde daha kısıtlı bir kültürel yapıya sahip olacaklardı.
    SAYFA 145’DAKİ ETKİNLİK




    Soru-1 İpek yolu güzergahıyla bağlantılı olarak Türk kültürü nasıl etkilenmiştir.

    İpek yolu da Türkler açısından önemli bir yer tutmaktadır.Türklerin temel geçim kaynaklarının hayvancılık ve kısıtlı imkanlarla tarım olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca dokumacılık ve madencilikte önemli bir yer tutmaktadır.Daha çok Türk kültüründe bu faktörler etkili olacaktı.Ancak İpek yolunun denetimi elde tutulduğu sürece ticaret de
    Türkler için önemli bir geçim kaynağı olmuştur.Yine ticari faaliyetler sırasında diğer topluluklarla kültür alışverişi içerisinde bulunulmuş buda günümüz Türk kültürünün ortaya çıkmasında zenginleşmesinde etkilidir.

    Türklerin yarı göçebe yerleşim tarzından yerleşik hayata geçişleri ve yaşam tarzlarının da bu doğrultuda belirlenmesinde ipek yolu etkili bir
    faktördür.

    Soru-2 İpek yolu daha kuzeyden ve güneyden geçse Türk kültürüne etkisi nasıl olurdu?

    İpek Yolu güzergahı daha kuzeyden ve güneyden geçmiş olsaydı Türkler ipek yolunun ortaya çıkardığı zenginliklerden faydalanamayacak doğu batı kültürü arasında ortaya çıkan kültürel etkileşimin içerisinde olamayacak göçebe hayata bağlı hayvancılık
    faaliyetleri etkisini koruyacaktı. Bu etkileşimlerden uzak olan Türk Kültürü daha sığ ve dışa kapalı bir özellik kazanacaktı.

    Soru-3 İpek yolu hangi Türk cumhuriyetlerinden geçmektedir.

    İpek yolu Çinden sonra DoğuTürkistan,Kırgızistan,Tacikistan, Özbekistan,Türkmenistan,
    Kazakistan üzerinden Anadolu'ya ulaşmaktadır.

    SAYFA 146’DAKİ ETKİNLİK

    1.Yukarıda fotoğraflarda görülen Türklerin yaptığı mimari eserler, hangi ülkelerde bulunmaktadır? Bu ülkelerin birbirleriyle coğrafi sınırları olup olmadığını tespit ediniz.

    Tac Mahal: Hindistan
    Şirdar Medresesi:Özbekistan
    Mostar Köprüsü:Bosna Hersek
    Kavalalı Mehmet Ali Paşa Camii:Mısır
    Selimiye Camii:Türkiye


    SAYFA 147’DEKİ ETKİNLİK

    Türk Kültürünü Etkileyen Faktörler
    Komşu medeniyetler
    Bulunduğu coğrafi konum
    Yoğun olarak yapılan ekonomik faaliyetler (Tarım ve Hayvancılık)
    Türklerin kendilerine has karakter özellikleri
    İklim ve Bitki Örtüsü
    Yeryüzü şekilleri
    Bağımsız yaşama düşüncesi

    SAYFA 148/1’DEKİ ETKİNLİK

    Konu ile ilgili ön bilgi:

    TİCARET: İki taraf arasında bir değişim aracı(örneğin para) vasıtasıyla yapılan mal ve hizmet alış verişidir. Ticaretin insanlık tarihindeki ilk şekli takastır. Takas yöntemi ile mal ve hizmetler birbiri karşılığında değiş tokuş edilir. Günümüzde ise artık değişim aracı olarak para kullanılmaktadır.

    Ticaret faaliyetlerinin en önemli üç elemanıdır.

    Ham madde :Sanayileşme için temel koşullardan biridir. Makinelerde mamul maddeye dönüşebilen işlenmemiş maddelerdir. Bu maddeler bitkisel ( pamuk , buğday .....vb) , hayvansal ( süt , et , yün.....vb ) ve madensel ( demir , bakır , krom .....vb ) kökenli olabilir.

    Pazar: Üretilen ürünlerin tüketilebileceği nüfus potansiyeline sahip olan yer.Pazar ticarette çok önemlidir . Ticaret faaliyetlerinin yoğunluk kazandığı noktalar aynı zamanda önemli nüfus potansiyeline sahip alanlardır.

    Üretim: İmalat, bir ham maddeyi işleyerek bir sanayi ürünü, bir mal üretme işlemlerinin bütününe denir. Üretim faaliyetlerinin yoğun olduğu alanlar aynı zamanda yoğun nüfuslu alanlardır.


    SAYFA 148/2’DEKİ ETKİNLİK

    ORMAN ÜRÜNLERİ KONGO

    DOĞALGAZ RUSYA-İRAN

    PETROL SUUDİ ARABİSTAN-VENEZUELLA

    TAŞKÖMÜRÜ RUSYA, ÇİN

    PAMUK ÇİN, ÖZBEKİSTAN

    YÜN AVUSTURALYA

    ALTIN-GÜMÜŞ GÜNEY AFRİKA

    BUĞDAY ÇİN , RUSYA

    PİRİNÇ ÇİN


    Bu rakamlar yıllara göre farklılık gösterebilir. Ancak yayınladığımız ülkeler son dönemde bu ürünlerde ilk sıralarda yer alan ülkelerdir.


    SAYFA 149’DEKİ ETKİNLİK

    Kitabınızda verilen haritada dünyada önemli hammadde ,üretim,ve pazar alanları verilmektedir.
    SORU-1-Kitabınızdaki haritada dünyadaki önemli ham madde, üretim ve Pazar alanları görülmektedir.Bu alanlar arasında ticaretin nasıl gerçekleştiğini,ne tür ham madde ve işlenmiş ürünlerin alınıp satıldığını araştırınız.

    Bu alanlar arasında ticaret faaliyetleri daha çok işlenmemiş hammadde alımı ve işlenmiş sanayi ürünü satışı şeklinde gerçekleşir.Özellikle sanayi faaliyetleri gelişmiş, nüfus potansiyeli yüksek,sermaye birikimi olan teknolojik gelişimini tamamlamış bölgeler daha çok dışardan işlenmemiş tarımsal ve madensel hammadde alarak diğer bölgelere işlenmiş sanayi ürünleri ve teknolojik ürünler satar.


    SORU-2-Bu alan ve bölgelerin bazılarının aynı zamanda büyük Pazar alanı olmalarının nedenlerini belirtiniz.

    Bu alanların özellikle Amerika,Avrupa ve Uzakdoğu Asya bölgelerinin önemli pazar olmasında nüfusunun özellikle tüketici potansiyeli yüksek nüfusun fazla olması ,bölgede sermaye birikiminin yüksek olması ve teknolojik gelişmeler ile sanayi faaliyetlerinin yoğunluk kazanmasına bağlı olarak önemli bir ticaret merkezi olarak ortaya çıkmaları etkili olmuştur.

    SORU-3-Kendinizi uluslar arası ticaret yapan bir şirket sahibi olarak düşünüp harita ile kitabınızdaki tabloyu eşleştirerek kendi ticaret ağınızı oluşturunuz.

    Kişisel cevap vermeniz gereken bir soru…Aşağıdaki açıklamadan faydalanabilirsiniz.
    Genel mantık olarak ticaret ağı Amerika-Avrupa -Uzakdoğu Asya arasında önemli bir pazar bölgesi olarak yine daha geri kalmış platformdaki Güney Amerika -Afrika bölümlerinden ham madde ticareti şeklinde gerçekleştirilebilir.

    SAYFA 152/1’DEKİ ETKİNLİK

    Ülke Bölge Adı Hammadde alanı Üretim alanı Pazar alanı
    Kuzey Amerika X X X
    Japonya X X
    Avrupa X X X
    Çin X X X
    Güneydoğu Asya X X X
    Kuzey Afrika X
    Orda Doğu X X
    Nijerya X
    İngiltere X
    Brezilya X

    SAYFA 150/2’DEKİ ETKİNLİK
    1-Ürettiğinden fazla, ürettiğinden az, ürettiği kadar tüketen ülke yada bölgeleri tespit ediniz.
    Ürettiğinden fazla:Amerika,Uzakdoğu,Avrupa
    Ürettiğinden az: Orta Doğu,Bağımsız Devletler Topluluğu ,Latin
    Amerika,Afrika
    Ürettiği kadar: AVUSTRALYA dır.
    2-Farklılık olan bölge yada ülkelerde farklılığın nedenlerini tartışınız.
    Bu farklılığın ortaya çıkmasında özellikle ürettiğinden çok tüketimin olduğu bölgelerde petrole dayalı sanayinin gelişmiş olması, gelişmişlik ve yoğun nüfus özelliklerine bağlı olarak tüketimin artması etkilidir.Bölgeler arası teknolojik şartlarda da üretim miktarında farklılıklara yol açabilir.Kaynak olmasına rağmen yeterli donanıma sahip değilse bu üretim miktarını düşürür.En belirleyici etken petrole dayalı sanayi faaliyetleri ve nüfus özellikleri denilebilir.
    SAYFA 152/3’DEKİ ETKİNLİK
    Sanayi üretim alanlarının oluşmasında etkili olan faktörler için:
    Sermaye,iklim,ulaşım,teknolojik olanaklar,pazar,konum özellikleri,hammadde özellikleri(japonya hariç) söylenilebilir.
    Tarım üretim alanlarının oluşmasında etkili olan faktörler:
    İklim şartları, verimli topraklar,su kaynakları,tarımsal sanayiye yönelik hammadde
    zenginliği,gıda tüketiminin nüfusa bağlı olarak fazla ,bölgelerin pazar bölgelerine göre konumu etkili olmuştur denilebilir.





    SAYFA 155’DEKİ ETKİNLİK


    Ülke Gelen turist sayısı Dünyadaki payı (%) Turizm Geliri Dünyadaki Payı
    Fransa 76 9,4 42,3 6,2
    İspanya 55,6 6,9 47,9 7
    ABD 49,4 6,1 81,7 12
    Çin 46,8 5,8 29,3 4,3
    İtalya 36,5 4,5 35,4 5,2
    İngiltere 30 3,7 30,4 4,4
    Almanya 21,5 2,7 29,2 4,3
    Türkiye 20,3 2,5 18,2 2,7
    Avusturya 20 2,5 15,5 2,3

    1-Akdeniz kıyısındaki ülkelerin dünya turizmindeki yerini yorumlayınız.

    Akdeniz kıyısındaki ülkelere bakıldığında dünya turizminde ön planda yer almaktadır.Uygun iklim şartlarına sahip bir bölge olması deniz turizmini cazip kılıcı bir etkide bulunur.Bulunduğu konum itibariyle önemli bir merkez noktası oluşturur.Geçmişten beri Akdeniz çevresinde kurulan uygarlıklar kültürel turizmi olumlu etkiler.Buradaki turizm faaliyetleri biraz mevsimsel özellik göstermektedir.Yaz aylarında ağırlık kazanır.

    2-Tabloda belirtilen ülkelerde,gelen turist sayısı ile ülkelerin turizm gelirleri arasındaki ilişkiyi yorumlayınız.

    Gelen turist sayıları her zaman için yüksek turizm gelirini ifade etmeyebilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta turizm faaliyetlerinin yıl boyunca yayılabilmesi ve iyi bir tesisleşme,daha fazla gelir getiren turizm kollarının ön plana çıkmasıdır.Çok turist ucuz fiyat kalitesi düşük tesisler den ziyade yüksek kalite belirli bir fiyat standardı ve gelir getiren turizm kollarının ön plana çıkartılması elde edilen kazancı arttırır.Örnek golf turizmi,yat turizmi,safari turları,

    3-Hangi ülkede kişi başına bırakılan döviz daha fazladır.

    Rakamlar incelendiğinde gelen turist sayısına oranla elde edilen gelir olarak ABD ön plana çıkmaktadır.ABD de turizm faaliyetlerin yıl boyunca yapılması ve kalite standartlarının yüksek olması gelir getiren turizm kollarının tercih edilmesi sebepler, arasında gösterebilir.

    SAYFA 168’DEKİ ETKİNLİK

    1-Japonya’da yıkıcı depremlerin fazla olmasının nedenleri nelerdir.



    Yerküre üzerinde oluşan depremlerin büyüklüğü ve neden oldukları zararlar göz önüne alındığında iki ana deprem kuşağı en çok ilgi çeken bölgelerdir. Bunlardan biri Büyük Okyanusu çevreleyen ve özellikle Japonya üzerinde etkili olan Pasifik Deprem Kuşağı (Yeryüzündeki depremlerin yaklaşık %81'i bu kuşakta meydana gelir.),
    diğeri ise Cebelitarık’tan Endonezya adalarına uzanan ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz-Himalaya deprem kuşağıdır (%17'si de bu kuşakta oluşur).Genel olarak depremlerin, kabuğu oluşturan levhaların sınırlarında oluştuğu söylenebilir.
    Buradan anlaşılacağı gibi Japonya’nın üzerinde bulunduğu adalar aynı zamanda volkanik faaliyetlerin aktif olarak devam ettiği sismik hareketlerin aktif olarak devam ettiği pasifik deprem kuşağı üzerinde yer alan levhaların karşılaşma alanıdır.

    SAYFA 170’DEKİ ETKİNLİK

    1-Japonya'nın nüfusu neden kıyılarda toplanmıştır.

    Japonya yüzölçümü küçük ve iç kesimleri engebeli olan bir ülke olduğu için , ada devleti olduğu için dışarıdan ciddi derecede hammadde aldığı için önemli liman şehirler kıyılarda kurulmuştur...

    SAYFA 176’DEKİ ETKİNLİK
    TANIM-1
    Sanayi Devrimi, Avrupa’da 18. ve 19. yüzyıllarda yeni buluşların üretime uygulanması ve buhar gücüyle çalışan makinaların makinalaşmış endüstriyi doğurması, bu gelişmelerin de
    Avrupa’daki sermaye birikimini arttırmasına denir.Üretimde insan ve hayvan gücü yerine buhar gücü ile çalışan makineler kullanılmış ,üretimin şekli ve miktarı değişmiştir. Ev ve atölye tipi üretimden ,büyük fabrikalarda ve büyük miktarlarda üretime geçilmiştir.
    TANIM -2
    18. yüzyılın ikinci yarısıyla 19. yüzyılın ilk yılları arasında bir seri buluşun, enerji, tekstil, demir, çelik ve ulaştırma üretimlerini etkilemek yoluyla İngiltere'nin üretim karakterinde meydana getirdiği yapısal değişmedir.
    Neden pek çok teknik icat İngiltere patentlidir.
    Bilime ve eğitime verilen önem,İngiltere’deki özgür ortam,Sanayi devriminin İngiltere’de ortaya çıkması nedeniyle,bu konudaki bilgi birikiminin İngiltere’nin elinde olması gibi sebepler gösterilebilir.
    SAYFA 178’DEKİ ETKİNLİK

    1.1769′da Arkwright (Arkvrayt) tarafından icat edilen su gücü ile işleyen pamuklu dokuma makinesi

    2.Buhar gücünün makineleri çalıştırmak için kullanılması.

    3.Sanayileşmenin gerektirdiği icatlar ve teknik buluşların gerçekleşmesi.

    4.Ulaşımın gelişmesi.

    5.Bilime verilen önem ve bunu destekleyen özgürlükçü ortam.

    6.Sömürgecilik.

    7.Finans sektörünün gelişmiş olması

    8-Buhar kömür ve demirin ortak kullanmı
    Sizce sanayinin bu gün ulaştığı boyutlar hangi geliştirici faktörlere dayanmaktadır.
    1.Bilim ve teknolojiye verilen önem
    2.İletişim ve bilgi paylaşımının kolaylaşması
    3.Hammadde ve Pazar alanlarına ulaşımın kolaylaşması,
    4.Ticaretin gelişmesi

    İngiltere sahip olduğu deniz güzü sayesinde coğrafi keşifler sonrasında doğal kaynakları olan bir çok ülkeyi sömürgeleştirmiştir.Bu ülkelerin doğal kaynaklarını önce yelkenli gemilerle sonrasında buharlı gemilerle kendi ülkesine taşımıştır.Bir ada devleti olan İngiltere Avrupa ana karasına oranla daha elverişli bir coğrafi konuma sahiptir.XIX. yüzyıl başlarında ana karada başlamış olan Derebeylik mücadelesi,mezhep farkı huzursuzlukları,savaşlar gibi siyasi rahatsızlıklardan hiç etkilenmemiş ve siyasi istikrarını erken sağlamıştır.
    İngiltere'nin Avrupa karasına oranla daha özgür bir ortama sahip olması birçok bilim,sanat ve fikir adamının bu ülkeye yerleşmesinde ve mesleğini örgürce gerçekleştirmesinde etkili olmuştur.
    SORUNUN MADDELEŞTİRİLMİŞ CEVABI:
    1.Önemli bir deniz gücüne sahip olması
    2.Sömürgecilik yapmaları
    3.Coğrafi konumunun uygun olması
    4.Bilim ve sanata verilen önem
    5.Devlet düzeninin getirdiği özgür ortam
    6.Finans sektörünün gelişmiş olması
    7.Parlamento, kapitalizm ilkeleri doğrultusunda iç piyasada özgür rekabeti
    önleyici bütün engelleri kaldırmış olması
    8.Kömür ve demir yönünden zengin yeraltı kaynaklarına sahip olması.
    9.Sanayileşmenin gerektirdiği icatlar ve teknik buluşların bu ülkede
    gerçekleşmesi.
    SAYFA 186’DEKİ ETKİNLİK

    1-Hollanda ve Hindistan’da yapılan tarım faaliyetlerini karşılaştırınız ve çıkarımlarda bulununuz.

    Hollanda’da gelişmiş tarım(İntansif)Hindistan’da ise gerikalmış tarım (Ekstansif)tarım özellikleri görülür.

    Hollanda birim alandan mümkün olduğunca yüksek verim elde eden modern tarım metotlarını kullanan tarımda çalışan kişi sayısının az olduğu ancak tarımsal gelirin ekonomiye katkısının fazla olduğu bir yapı gösterir.

    Hindistan’da ise birim alandan düşük verim elde edilen ilkel metotların kullanıldığı tarımsal verimin iklimden etkilendiği tarımda çalışan kişi sayısının fazla olduğu ve tarımsal üretimin ekonomiye katkısının az olduğu bir yapı gösterir.

    Modern tarım metotları ülke ihtiyaçlarını karşılamanın yanında yüksek verim özelliği ile ülke ekonomisine de ciddi katkı sağlar.Özellikle uygun tarım koşullarının olmadı gerek iklim gerekse tarım arazisi yeterliliğinin olmadığı gelişmiş ülkeler teknolojik imkanlarını da kullanarak modern tarım metotlarını uygular .Geri kalmış tarım özelliklerinde ana hedef ülke ihtiyaçlarını sağlamaktır.Uygun iklim ve yer şekilleri koşulları olmasına rağmen gelişmişliğini sağlayamayan yoğun nüfuslu ülkeler bu metotu uygular tarımda çalışan kişi sayısı fazladır.

    2-Tarımın ülke ekonomilerine etkisini karşılaştırınız.

    Hollanda’da tarımın ülke ekonomisine katkısı yüksektir.Geniş arazi yapısına sahip olmamasına rağmen modern tarım sonrası elde ettiği yüksek verim bu ürünlerin dış ülkelere satılması ülke ekonomisine ciddi katkı sağlar.Hollanda tarımı öylesine bir etkinlik olarak değil ekonomik kazanç sağlayacağı bir konuma dönüştürmüştür.

    Hindistan da ise tarımdan elde edilen gelirin ülke ekonomisine katkısı düşüktür.Daha çok ülke nüfusunun ihtiyaçlarını karşılandığı bir sektör olarak ön plan çıkar.Modern metotları uygulayamaması elindeki mevcut tarımsal potansiyeli iyi değerlendirememesine sebep olmaktadır.

    SAYFA 194’DEKİ ETKİNLİK

    Aşağıdaki tabloda keşifler ve icatlar verilmiştir. Örnekteki gibi bu keşif ve icatların önemini arttırdığı doğal kaynağı yazınız.

    Keşif ve icatlar Önemi artan
    Bitkiler kültür altına alınması ile Tarım toprağı
    Buhar makinesinin icadı ile Kömür ve demirin
    Dinamonun icadı ile Akarsuların
    Neolitikte hayvanların evcilleştirilmesi Meraların ,toprağın
    Gemi yapımının yaygınlaşması Okyanus,deniz,ormanlar
    Gezip görme isteği ile Denizler,göller,plajlar,mağaralar,dağlar,doğal güzelliklerin denilebilir…




    SAYFA 195’DEKİ ETKİNLİK
    1.Doğal kaynakların farklı amaçlarla kullanılmasının nedenleri söyleyiniz:
    Ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin teknolojik imkanlarının farklı olması,Ülkelerin o doğal kaynağa ihtiyaç oranlarının farklı olması ,ülkelerin sosyal ve kültürel yapıları,ülkelerin gelenek ve görenekleri ile alışkanlıkları bu kaynakların kullanımında farklılıklar oluşturur.

    2.Doğal kaynakların önemi her ülke için aynı mıdır?
    Her ülke için aynı değildir .İhtiyaç duyulma derecesine göre farklılıklar gösterebilir.
    SAYFA 201’DEKİ ETKİNLİK

    1.Kobe örneğinden hareketle kıyı alanlarının doldurularak kullanılmasının fayda ve zararlarını çevresel bakış açısı ile sınıfta tartışınız.

    Ciddi derecede arazi kazanımı söz konusudur. Bu araziler yerleşme,ulaşım ve ekonomik faaliyetler için kullanılır.
    Kıyı ekosisteminin olumsuz etkilenmesine yol açar.Çevre de ve özellikle deniz yaş***** geri dönülemeyecek zararlar verir.Zengin balık alanları ya da ekolojik bakımdan değerli bataklıklar ortadan kalkar.
    2.Kobe'nin şehirsel gelişimi ile kıyı alanlarının kullanımı arasındaki ilişkiyi kitabınızdaki resimlerden faydalanarak tartışınız. ....
    Nüfusun büyük bir kısmı güneyde Kobe Körfezi ile kuzeyde Rokko Dağları arasında yaklaşık 2-4 km genişliğinde ve 30 km uzunluğundaki dar bir kıyı şeridi üzerinde yaşamaktadır. Bu durum, denizden arazi kazanmayla ilgili olan "Dağdan Denize"projesinin uygulanmasını zorunlu kılmıştır .1980 yılında ise kıyıdan biraz açıkta bir ada oluşturmak amacıyla daha büyük bir proje uygulanmaya başlandı. Şehrin gerisinde yer alan Rokko Dağlarından çıkarılan taş ve toprak kıyıya taşınarak gemiye yüklenmiş ve yaratılması düşünülen arazi, deniz seviyesinde belirinceye kadar Kobe Körfezi'nin sularına boşaltılmıştır. Günümüzde bu adaya ek olarak Rokko Adası ve Kobe Körfezi'nin güneyinde uluslararası uçuşlar için yeni bir havalimanı inşa edilmiştir. Yeni oluşan sahalarda 20 bin kişiyi barındırabilecek dükkân, park, okul vb. olanaklara sahip yüksek binalar yer almaktadır. Projenin bir diğer etkisi de Rokko Dağlarında taş ve toprak çıkarımı sonucu düzleştirilmiş alanlarda "Suma Yeni Şehri" adıyla çok büyük yeni bir şehirsel mekân oluşturulmasıdır.
    Sonuç olarak kıyı alanlarının kullanım özellikleri şehirsel gelişimin yönünü tayın etmektedir.şehirsel gelişim deniz içlerine doğru yapılanmaktadır.
    SAYFA 202’DEKİ ETKİNLİK
    SORU-1- Kobe örneğine benzer uygulamaları ulusal ve uluslararası perspektifte araştırınız. Benzerlik ve farklılıklarını tartışınız. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.
    Kobe örneğine benzer benzer çalışma yapan ülkelerden biride HOLLANDA dır.Kobe de arazinin aşırı engebeli olması sonucu denizden toprak kazanılmaya çalışılır.Hollanda’da ise ülke yüzölçümü küçük olduğu için denizden toprak kazanılır bu tür topraklara Polder denilir.
    SORU-2- Yakın çevrenizde kıyısı doldurulmuş deniz, akarsu ya da göl alanlarının olup olmadığını araştırarak bu alanların inceleme ve değerlendirmelerini yapınız.
    Kıyılarımızda bu tür çalışmalara Karadeniz Bölgesinde yol yapım çalışmalarında görülebilir ülkemizde çok yaygın değildir.
    SORU-3- Kıyı alanlarında yapılan kazı ve dolgu çalışmalarını, ülkelerin gelişmişlik düzeyleri ile ilişkilendirerek çıkarımlarda bulununuz.
    Bu tür planlamalar ciddi planlama ,ekonomik güç ve teknolojik alt yapı ister geri kalmış ülkelerin teknolojik ve ekonomik yapıları bu tür çalışmaları destekleyecek güce sahip değildir.Gelişmiş ülkeler özellikle yüzölçümü bakımından küçük yada arazi engebeli yapıda ise düz arazi miktarı düşükse maddi yapıları iyi olduğu için bu tür çalışmalara girebilmektedirler.

    Tamamen bana aittir...Teşekkür et butonuna basmanız yeterlidir...:shy:

    didem61, kübra yıldız, pelinsu55 ve diğer 9 kişi bunu beğendi.
  2. gamzegüll

    gamzegüll Üye

    Katılım:
    4 Mart 2009
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    teşekkürler
    Son düzenleyen: Moderatör: 17 Mayıs 2009
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş