11.sınıf edebiyat sayfa 27 1. ve 2. etkinlik

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde busra_berat tarafından paylaşıldı.

  1. busra_berat

    busra_berat Üye

    Katılım:
    29 Eylül 2009
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    1ve 2. etkinliği yapan var mı ?(11.sınıf edebiyat sayfa 27)
  2. busra_berat

    busra_berat Üye

    Katılım:
    29 Eylül 2009
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    1.etkinlik=batı rönesans hareketinin özelliklerini genel hatlarıyla araştırınız. 2.etkinlik=tanzimat döneminin önemli isimlerinden ŞİNASİ ve ALİ SUAVİ'nin hayatları ve edebi kişilikleri hakkında araştırma yapınız
  3. ezgi09

    ezgi09 Üye

    Katılım:
    18 Mart 2009
    Mesajlar:
    112
    Beğenileri:
    62
    Ödül Puanları:
    0
    1. Etkinlik : Bu dönemde felsefeye rasyonalizm yani gerçeğe akılla ulaşılabileceği inancı hakimdir.

    Doğa ölçülebilir sayılabilir cinsen birşey olarak kabul edilir. Doğa hakkındaki hakkındaki güvenilir bilgiye ölçme ve saynalarla ulaşılabilir.Yani fiziğin bilhgisine matematik metod uygulanır.

    Tanrı ,doğa ile akla aynı ilkeleri vermiştir.Bu nedenle doğa ile akıl , nesneyle zihin arasında uygunluk vardır.

    Güvenilir ve kesin bilgnin mükemmel örneği olarak matematik görünür.

    Kesin bilgiye ulaşmada duyulara güvenilmez.


    2. Etkinlik : İbrahim Şinasi, 5 Ağustos 1826'de İstanbul'da doğdu. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa, 1829'da Osmanlı-Rus Savaşı sırasında vurularak şehit olunca, annesi onu yakınlarının desteğiyle büyüttü. Şinasi, ilköğretimini Mahalle Sıbyan Mektebi'nde ve Feyziye Okulu'nda tamamladıktan sonra Tophane Müşiriyeti Mektubî Kalemi'ne kâtip adayı olarak girdi. Burada görevli memurlardan İbrahim Efendi'den Arapça ve Farsça öğrendi. Aynı kalemse görevli eski adı Chateauneuf olan Reşat Bey'den Fransızca dersi aldı.

    Bu görevindeki çalışkanlığı ve başarısı nedeniyle, önce memurluk sonra hulefalık derecesine yükseltildi. 1849'da bilgisini artırması için devlet tarafından Paris'e gönderildi. Burada edebiyat ve dil konularındaki çalışmalarını sürdürdü. Oryantalist De Sacy Ailesi ile dostluk kurdu. Ernest Renan'la tanıştı, Lamartine'in toplantılarını izledi. Oryantalist Pavet de Courteille'e çalışmalarında yardım etti. Dilbilimci Littré ile tanıştı. 1851'de Société Asiatique'e üye seçildi.

    1854'te Paris dönüşünde bir süre Tophane Kalemi'nde çalıştı. Daha sonra Meclis-i Maarif Üyeliği'ne atandı. Encümen-i Daniş'te (ilimler akademisi) görev yaptı. Koruyucusu Sadrazam Mustafa Reşit Paşa’nın görevinden ayrılması üzerine üyelikten çıkarıldı. Reşit Paşa, 1857'de yeniden sadrazam olunca, Şinasi de eski görevine döndü.

    1860'da Agah Efendi ile birlikte Tercüman-ı Ahvâl Gazetesi'ni çıkardı. Devlet işlerini eleştirmesi ve Sultan Abdülaziz'e karşı girişilen eylemin düzenleyicilerinin yanında yer alması nedeniyle 1863'teki Meclis-i Maarif'teki görevine son verildi. Gazeteyi Namık Kemal'e bırakarak, 1865'te Fransa'ya gitti. Orada sözcük çalışmalarına yöneldi.

    Société Asiatique Üyeliği'nden ayrıldı... 1867'de İstanbul'a döndü. Kısa bir süre sonra yeniden Paris'e gitti. Burada kaldığı iki yıla yakın sürede, Fransa Milli Kütüphanesi’nde araştırmalar yaptı. 1869'da İstanbul'a dönünce bir matbaa açtı ve eserlerinin basımıyla uğraşmaya başladı. Kısa bir süre sonra da 13 Eylül 1871'de beyin tümöründen öldü.

    Şinasi, Batı, özellikle de Fransız kültürü etkisinde eserler verdi. Ülkenin, Batı örnek alınarak eğitim alanında uygulanacak radikal yöntemlerle gelişebileceğini savundu. Batı hatta Fransız aktarmacılığını tek çözüm gördü. Bu amaçla yazarlığında çok yönlü bir çaba içine girdi. Gazete çıkardı, makale, şiir ve oyun yazdı, sözlük çalışmaları yaptı. Tanzimat'la başlayan Batılılaşma hareketinin öncülerinden biri olarak dil, edebiyat ve düşünce hayatının değişmesinde etkili oldu.

    Düzyazılarında sade bir dil kullanılmıştır. Dildeki yalınlaşma çabasını, edebiyat ve tiyatro alanlarındaki eserleriyle desteklemiştir. Batı şiirini tanıtma, yeni şiir biçimlerini edebiyata sokma amacıyla Fransız şairlerinden tercümeler yapmıştır.



    Ali Suavi (d.1838 İstanbul - ö.1878 İstanbul) Osmanlı düşünürü ve yazarıdır.
    Medrese eğitimini tamamladıktan sonra 1866'da Muhbir gazetesinde yazılar yazmaya başladı. Devrin yönetimini eleştirdiği için Kastamonu'ya sürüldü. 1869'da oradan Avrupa'ya kaçtı. Londra'da Muhabir, Paris'te Ulum gazetelerini yayınladı. 1876'da yurda dönünce Basiret'te Mithat Paşa'yı sert bir dille eleştirdi. Galatasaray Lisesinde müdürlük yaptı.

    Çırağan Baskını

    İşsiz kaldığı bir sırada V. Murat'ı tekrar tahta cıkarmak için beş yüz kadar Rumeli göçmeniyle Çırağan Sarayı'nı bastı. Olay yerine yetişen Beşiktaş Muhafızı Yedi Sekiz Hasan Paşa tarafından öldürüldü.

    Ali Suavi, İngiliz parlamentarizmine benzeyen bir meşrutiyet arzusunu daimi olarak dile getiriyordu. Fransız filozoflarından büyük oranda etkilenmişti. Paris'te kısa bir süre La République adında bir gazete çıkartmıştı. Bu gazetede halk topluluklarının bir araya gelerek taleplerini hükümete özgürce sunabilecekleri bir sistem tasvir etmişti.

    Klasik medrese tahsili görmemiş olan Suavi, kimi yazarlarca muhaddis ve müctehid olarak görülmüştür. Ali Suavi, dinde reform yapmak gerektiğini, hutbenin her milletin kendi dilinde okunmasını ısrarla savunmuştur. Suavi’nin bu fikirleri daha sonra Cemaleddin Efgani tarafından geliştirilecektir.

    Namık Kemal’in Abdülhak Hâmid’e gönderdiği bir mektubunda, Ali Suavi hakkında söylediği şu sözler bir hayli düşündürücüdür: “Ali Suavi hiç de senin tahminin gibi bir adam değildi. Bir çehre nümayişine aldanmışsın. Onunla iki sene arkadaşlık ettim. O öyle bir adamdı ki, garazkâr ve dünyada misli görülmedik bir şarlatandı. Ben her şeye öyle kolay inanmadığım halde, bana kendini yedi-sekiz dil biliyormuş gibi gösterdi. O kadar cahil, cehaletiyle beraber o kadar mağrurdu. Türkçe üç satır bir şey yazsa, aleme maskara olurdu.


    Umarım işine yarar :) Teşekkür butonuna basman yeterli ;)
    tgcalk, liselif ve busra_berat bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş