11.sinif türk edebiyati cevaplari 3.ünite servet-i fünun edebiyati (1896-1901) ve fecr-i ati edebiya

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde Murat AKSOY tarafından paylaşıldı.

  1. Murat AKSOY

    Murat AKSOY Türkçe Sevdalısı Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    49.558
    Beğenileri:
    886
    Ödül Puanları:
    38

    11.SINIF TÜRKEDEBİYATI CEVAPLARI
    3.ÜNİTE
    SERVET-İ FÜNUN EDEBİYATI(1896-1901) VE FECR-İ ATİ EDEBİYATI
    1.SERVET-İ FÜNUN EDEBİYATININOLUŞUMU

    HAZIRLIK:
    1.Bu sözle sanateserinde sanatçının üslubunun önemi ifade edilmiştir.Üslup , ifadetarzıdır.Hangi sanat dalında konu ne olursa olsun sanatın estetik yönünün güçlüolması gerektiği vurgulanmıştır.

    2.Cemil Meriç bu sözüyle dergilerindüşüncelerin özgürce ifade edildiği, sanat , edebiyat ve fikri konularınrahatça tartışılabildiği bunların yayımlandığı birer yer olduğunuanlatmaktadır.
    SAYFA 83:
    İNCELEME

    1.GRUP: Servet-i Fünun “fenlerin serveti(bilimlerin hazinesi, zenginliği) anl***** gelmektedir.
    2.GRUP: Servet-iFünun dergisi 27 Mart 1891′de yayın hayatına başlamıştır.Aslında bu dergininçıkarılması Ahmet İhsan Tokgöz’ün D.Nikolaidi’in “Servet” adlı gazetesinde işebaşlamasıyla gerçekleşmiştir.Servet-i Fünun Nikolaidis’in Servet adlıgazetesine ek olarak haftada bir çıkarılmasına – fen ve teknoloji konularınıele alması- koşuluyla izin verilen bir dergidir.Tevfik Fikret’in RecaizadeEkrem tarafından bu derginin yazı işleri müdürlüğüne getirilmesiyle yayınçizgisini değiştirmiş, edebiyat ve sanat dergisi olmuştur.Dönemin gençsanatçıları bu dergi etrafında toplanmıştır.

    1.SERVET-İ FÜNUNDERGİSİNİ ÖNEMİ:
    Derginin asıl önemi Tanzimat yazarlarından sonra ikinci bir yenilik hareketiolarak ortaya çıkmasıdır.Recaizade Mahmut Ekrem farklı dergilerde yazan vedağınık halde bulunan yenilikçi gençleri bu dergi etrafında toplayarak yeni biredebiyat hareketi başlatmıştır.
    Türk edebiyatının bu dönemine “Servet-i Fünun Dönemi” denilmesi bu edebihareketin Serveti-i Fünun dergisi etrafında oluşmasıyla ilgilidir.Bu da TevfikFikret’in yazı işlerini üstlenmesiyle başlamıştır. (7 Şubat 1896 SAYI :256)
    Servet-i Fünun dergisi bu dergi etrafında toplanan gençlerin görüşleriniaçıklamada savundukları görüşler doğrultusunda kaleme aldıkları eserleriniyayınlamada birer araçtır.
    SAYFA 84:
    2. Tanzimat dönemiedebiyatı Batı etkisinde yenilikler getirdiği için “Edebiyat-ı Cedide” olarakadlandırılmış , daha sonra Servet-i Fünuncular için önceleri bir alay olarakkullanılmış , daha sonra isim olarak yerleşmiştir.Yeniliğin üstüne yeniliyapmaya çalıştıkları için Servet-i Fünunculara Edebiyat-ı Cedideciler dedenmiştir.
    3.Muallim Naciılımlıların (orta yolu savunanların) başında yer alır.Muallim Naci Divanşiirine karşı ılımlı yaklaşmış Batı etkisinde gelişen yeni edebiyata geçişinyavaş ve doğal bir süreçte gerçekleşmesi gerektiğine inanmıştır.Ayrıca MuallimNaci eski edebiyatın tamamen atılmasına karşı çıkarak iyi yönlerinin korunmasıgerektiğini ileri sürmüş ve yeni edebiyatla bir sentez oluşturma yoluaramıştır.
    4.SERVET-İ FÜNUN DÖNEMİNDE YENİYİSAVUNAN SANATÇILARIN GENEL ÖZELLİKLERİ
    Yeniyi savunanlar ; yani Servet-i Fünun sanatçıları Recâizade Ekrem’inyönlendirmesiyle “Servet-i Fünun” dergisi etrafında toplanmışlardır.
    Yaşları ortalama 25 olan bu genç sanatçılar başta Fransızca olmak üzere çocuk yaşlardaBatı dillerini öğrenmiş ve Batılı eserlerini orijinallerinden okumuşlardır.
    Hemen hepsi Tanzimat döneminde açılan yabancı okullarda öğrenim görmüş, Batıkültürüyle yetişmişlerdir.
    II.Abdulhamit‘inbaskıcı yönetimi bu sanatçıların içlerine kapanmalarına ve sadece kendiıstıraplarını karamsar bunalımlı bir şekilde dile getirmelerine neden olmuştur.
    Bu koşullardan dolayı sanatta estetik ve zevki ön planda tutmuş, toplumsalsorunlardan uzak durmuşlardır.
    Servet-i Fünun sanatçıları 2.Abdulhamit’in uyguladığı baskıcı yönetiminden çoketkilenerek 2.Abdulhamit’ten nefret ederler.
    Bu bunalımlardan kurtulmak gerçeklerden kaçıp kendi hayal dünyalarına sığınmakistemişlerdir.
    Tanzimat sanatçıları sosyal konumları bakımından yüksek tabakadan çıkmış veyüksek memur kesimiyle yakından ilişkili içinde bulunmuşlardır.Servet-i Fünunnesli ise orta tabakadan oluşmuş ve Tanzimat sanatçılarının yaşadıkları çevreyeyabancı kalmışlardır.
    5.a Tanzimat Dönemi metinlerinde “hürriyet, adelet, eşitlik, görücü usulününyanlışlığı, gazetenin gerekliliği” gibi toplumsal konular işlenmişken,“Servet-i Fünun” ve “Kırk Yıl” adlı metinlerde bireysellik ön plandadır.
    b. Servet-i Fünun döneminde “Sanat, sanat içindir.” ilkesi benimsenmiş,toplumsal konulardan ve sorunlardan uzak durulmuştur.

    ANLAMA-YORUMLAMA
    1.Tanzimat Dönemi Edebiyatını hazırlayan sebepler ile Servet-i FünunEdebiyatını hazırlayan sebepler arasındaki en önemli farklılık, Servet-iFünuncuların aradan geçen zaman içinde bazı yeniliklerin oturmasından, fikri veedebi alan ile toplum tarafından benimsenmiş olmasından sonra ortaya çıkmışolmalarıdır.





    TANZİMAT VESERVET-İ FÜNUN EDEBİYATLARINI HAZIRLAYAN SEBEPLER
    TANZİMAT EDEBİYATI
    SERVET-İ FÜNUN EDEBİYATI

    §17.yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti askeri, siyasi, ekonomik , eğitim vb.Batı karşısında zayıf düşmüştür.Özellikle askeri alandaki başarısızlıklarOsmanlı Devletini ekonomik olarak da çok güç durumda bırakmıştır.Bu koşullar,Osmanlının Batı dünyasına uyum sağlayabilmesi için her alanda yenileşme hamlesibaşlatılmasını zorunlu kılmıştır.Askeri alanda başlayan yenileşme hareketlerizamanla farklı alanlarda da kendini göstermeye başlamıştır.
    § Tanzimat edebiyatını hazırlayan sebeplerin başındaOsmanlı Devletinin modern dünyaya uymak adına yaptığı ıslahatlar gelmektedir.Fransa’yaeğitim için öğrenci göndermeye başlamıştır.Batı kültürünü öğrenen bu aydınlarınönderliğinde önce Tanzimat Fermanı ilan edilmiş ve ardından Batıya giden bu ilköğrencilerden biri olan Şinasi tarafından Tanzimat edebiyatı başlatılmıştır.
    § Servet-i Fünun edebiyatını hazırlayan nedenlerinbaşında Tanzimat edebiyatıyla başlayan “eski-yeni” tartışmalarında R.MahmutEkrem’in yeniyi savunanları bir araya getirme düşüncesi yatmaktadır.Batılıkültür ve yaşayışı benimseyen sanatçılar Recaizadenin bu yönlendirmesine bağlıolarak Servet-i Fünun dergisi etrafında bir araya gelmişlerdir.
    § Tanzimat dönemi sanatçılarının edebi bir grupoluşturmaları ve bu şekilde adlandırılmaları kendilerine değil, edebiyattarihçilerine aittir.Servet-i Fünun sanatçıları ise bilinçli olarak bir arayagelmiş ve edebi bir topluluk oluşturmuşlardır.
    § Tanzimat döneminde yenileşme süreci devlet eliylebaşlamış ve bu dönem sanatçıları Tanzimatın son dönemi hariç genelde büyük birbaskı görmemişlerdir.Servet-i Fünun edebiyatının doğmasında ise sanatçılarınyaşama bakış ve sanat anlayışlarının oluşmasında etkisi olmuştur.
    2. Servet-i Fünun ile Kırk Yıl adlımetinler tema bakımından toplumdan uzak, bireysel bir konuyu işlemişlerdir.Buradaki bireysellik, şahsi değil, topluluk adına bir bireyselliktir. Her ikimetin de anı türünün yapı özelliklerini yansıtmaktadır. Anlatımda ise çeşitlibetimlerne ve benzetmeler yapılmış, Tanzimat Dönemine göre daha edebi ve süslübir dil kullanılmıştır.
    3. Bir edebiyat dergisi editörüolarak, derginin sanat anlayışını açıklayan bir yazı yazınız.
    Ölçme veDeğerlendirme
    1 (D) (D) (Y)
    2 …. Servet-i Fünun dergisin … … Edebiyat-ı Cedide …
    3. Doğru cevap D seçeneğidir. Recaizade Mahmut Ekrem’in teşvikleriyleeserlerini yazmışlardır.
    4.Servet-i Fünun Dergisi Servet-i Fünuncuların edebi görüş ve çalışmalarınısürdürdüğü bir merkez olmuştur.Dergini asıl önemi , Tanzimat yazarlarındansonra ikinci bir yenilik hareketi olarak ortaya çıkmasıdır.Recaizade farklıdergilerde yazan ve dağınık halde bulunan yenilikçi gençleri bu dergi etrafındatoplayarak yeni bir edebiyat hamlesini başlatmıştır.
    SAYFA 85
    2.ÖĞRETİCİ METİNLER:
    HAZIRLIK:
    1.Öğretici metinlerde dilin, sanatsal bir biçimde kullanılması, anlatılmakistenenin karmaşık bir hal alıp anlaşılmamasına sebep olabilir. Belirli birdüzeyde sanatlı anlatım ise öğretici metinleri, anlatım bakımından daha estetikkılabilir.
    2.a. Günlük yaşantınızda eleştiri yapıp yapmadığınızı ve neyi, niçineleştirdiğinizi belirtiniz.
    b. Eleştirinin amacı, olumlu ve olumsuz yönlerin ortaya konarak, daha “iyi”ninortaya çıkmasını sağlamaktır.
    3. Hatıra ve gezi yazıları, kendilerinden sonraki dönemler için birer tarihibelge niteliği taşırlar.
    4. Servet-i Fünun Döneminde, II. Abdülhamit’in baskıcı yönetimi altında bulunanaydınların birçoğu Avrupa’ya özellikle de Paris’e kaçmışlardır. Ülkedeki bubaskıcı yönetim zamanında herhangi bir savaş olmamasına rağmen Batıkarşısındaki gerileme devam etmiştir. Sosyal yaşamda, özellikle Tanzimat’ınilanından sonra meydana gelen değişiklikler yavaş yavaş toplum tarafındankabullenilmiş ve devletle birlikte halk da yüzünü Batı’ya dönmeye başlamıştır.
    SAYFA 87
    1.ETKİNLİK
    1.Grup: “Biraz Daha Hakikat” adlımetnin yazIlış amacı, bilgi vermektir.
    2.Grup: Biraz Daha Hakikat adlı metiniletisi, Servet-i Fünun ve yeniliktir.
    3.Grup: Biraz Daha Hakikat adlımetindeki kelime grupları, cümleler, paragraflar metinde anlam birliğine sahipkümelerdir. Metindeki bu anlam birliğine sahip kümeler, metin iletisini ifadeetmek, onu açıklamak, hakkında bilgi vermek amacıyla bir arayagetirilmişlerdir.

    1.“Biraz Daha Hakikat” adlı metninana fikri, “Servet-i Fünun ve yenilik”tir. Bu ana fikir, metnin ait olduğusosyal ve siyasi şartlarla, Servet-i Fünun’u oluşturan şartlar dolayısıylailişkilidir.
    2.Metin eleştiri(tenkit) düşüncesiyle kaleme alınmıştır.
    3.Metindekiifadeler, bilgi vermek, açıklama yapmak amaçlandığı için açıktır. Metindeki“gazete, makale, Dekadan, edebiyat okulu, edebi hareket, sanat, sanatkar,taklit, estetik, roman, ilerleme” gibi terim ve kavramlar kullanılmıştır.Metinde günlük hayatla ilgili olarak, her alandaki işbirliğinin bugün içinzorunluluğundan bahsedilmiştir.
    4. Metinde anlamtutarsızlığı veya birbiriyle çelişen düşünceler mevcut değildir.
    5. Metinde somutifadeler daha çok kullanılmıştır.
    b. Bu durum öğretici metinlerin, bilgi vermek, açıklama yapmak, yönlendirmek,haberdar etmek gibi amaçlarının olmasından kaynaklanmaktadır.
    6. Metin, öğreticimetin geleneği içerisinde edebi tenkit alanında yazılmıştır.
    7.“Biraz DahaHakikat” adlı metni internet sitelerinde, günlük gazetelerde ve dergilerdeyayınlayabiliriz.
    8.Hüseyin CahitYalçın
    * Hüseyin Cahit’in gazetecilik, roman,hikâye, eleştiri, anı, çeviri türlerinde çalışmala*rı olmuştur.
    * Tanin gazetesini çıkarmıştır.Malta’ya sürgüne gönderilen yazar orada İngilizce ve İtalyancadan bilimseleserler çevirmiştir.
    * Hüseyin Cahit, realizm akımınınetkisinde kalmıştır. Romancılığa başladığında Ah*met Mithat’ın etkisindedir.
    * İlk romanı olan Nadide teknik,anlatım ve üslup açısından tümüyle Ahmet Mithat’ın etkisini yansıtır. İkinciromanı olan “Hayal İçinde”de realiz*min etkisi vardır. Romanlarındaki dilyalın, üslubu açık ve anlaşılırdır.
    * Dil ve üslup yönündenServetifünûnculardan ayrılır.
    * Romanları: Nadide, Hayal içinde
    * Öyküleri: Hayat-ı Muhayyel ve Hayat-ıHakikiye Sahneleri, Niçin Aldatırlarmış
    * “Kavgalarım” adlı eserdeeleştirilerini ve sanatçılarla atışmalarını, “Edebi Hatı*ralar”da da anılarınıtoplamıştır.
    * Servetifunûn dergisinin 1901′dekapatılmasına neden olan “Edebiyat ve Hukuk” adlı çevirinin (Fransızcadan)yazarı Hüseyin Cahit Yalçın’dır.
    Biraz Daha Hakikat adlı metin yazarınsert kişiliğini, eleştirici yönünü ortaya koyması bakımından, kitabın adının“Kavgalarım” olduğu da düşünülürse ilişkilidir.

    SAYFA 91
    GEZİ YAZISI:

    1.On Birinci Mektup adlımetnin yazılış amacı, gezilen yerler hakkında bilgi vermektir. Metnin anafikri, Mısır ve piramitlerdir. Türü ise, gezi yazısıdır.
    2. Metindeki “iki şeritgibi ekilmiş araziler”, “deve kervanı “, “bedeviler”, “merkepçiler, deveciler,fotoğrafçılar”, “müzik ve dilenci grubu” ifadeleri döne*minin sosyalgerçekliğini yansıtan ifadelerdir.
    2.ETKINLIK
    1.Grup: Biraz Daha Hakikat ve On Birinci Mektup adlı metinler, okuyucuya bilgivermek amacıyla yazılmışlardır.
    Bu durum öğretici metinlerin yazılış amacıyla parelellik gösterir.
    2. Grup: Biraz Daha Hakikat adlı metinde “Servet-i Fünun ve yenilik”, OnBirinci Mektup adlı metinde ise “Mısır ve piramitler” teması işlenmiştir.Temaların birbirinden farklı olması hem metinlerin türü hem de anlatılanlarınbirbirinden farklı olmasından kaynaklanmaktadır.
    3. On Birinci Mektup adlı metindeki ifadeler, bilgi vermek amaçlandığı içinaçık ve kesindir.
    3.ETKiNLiK
    ı. Grup: Bkz. 2. soru
    2. Grup: Metindeki “delta, üçgen, piramit, mumya, ebu’l-hevl” ifadeleri terimve kavramlardır.
    Bu bakımdan On Birinci Mektup adlı metin, öğretici metin olması dolayısıylayoğundur.
    4. Metinde somut ifadeler daha baskındır. Fakat yazarın edebi üslubundankaynaklanan birtakım benzetmeler ve sanatlı söyleyişlerde soyut ifadelere deyer verilmiştir.
    5. On Birinci Mektup aldı metin “gezi yazısı”dır.




    SERVET-İ FÜNUN EDEBİYATINDA GEZİYAZISI:
    Türk edebiyatında gezi yazısının ilk önemli örneği Evliya Çelebi’nin“Seyahatname” adlı eseridir.Evliya Çelebi’den sonra da edebiyat tarihimizinçeşitli dönemlerinde gezi yazısı örnekleri verilmiştir.
    Tanzimat döneminden Cenap Şehabettin’in gezi yazılarına kadar verilen geziyazısı örneklerinin pek edebi değer taşıdığı söylenemez.
    Cenap Şehabettin’in bu türde verdiği eserler Batılı anlamda gezi yazısının ilkgüzel örnekleridir.
    2.Abdülhamit’in uyguladığı baskıcı siyaset ve sansür nedeniyle Servet-i Fünundöneminde bir yerden bir yere gitmek belli izinlere bağlı olarak gerçekleşmişve seyahat özgürlüğü kısıtlanmıştır.Bu nedenle gezi yazısı diğer türlere göreikinci planda kalmıştır.
    Bu dönemdeki gezi yazılarında sanatlı bir dil ve şiirsel bir anlatım vardır.
    Mekanlar genelde Doğu ve Batı ülkeleridir.Batı’yı tanımak Servet-i Fünuncularınen büyük isteğidir.
    Servet-i Fünun döneminde gezi yazısı türünde eser veren sanatçılar ve eserlerişunlardır:
    Cenap Şehabettin : Hac Yolunda, Avrupa Mektupları, Afak-ı Irak, SuriyeMektupları
    Ahmet İhsan Tokgöz : “Avrupa’da Ne Gördüm?”
    6. CENAP ŞEHABETTİN
    1870′te Manastır’da doğdu. 12 Şubat 1934’te İstanbul’da yaşamını yitirdi.Babasının Plevne’de şehit düşmesinden sonra ailesiyle İstanbul’a geldi.İlköğrenimini Tophane’deki Fevziye Mektebi’nde yaptı. Gülhane AskeriRüşdiyesi’ni bitirdi. Tıbbiye İdadisi’nden sonra Askeri Tıbbiye’den mezun oldu.Hekim yüzbaşı oldu. Paris’te 4 yıl cilt hastalıkları ihtisası yaptı. Yurdadöndükten sonra Mersin, Rodos, Cidde’de karantina hekimliği, sıhhiyemüfettişliği yaptı. 1914’te emekliye ayrıldı. Darülfünûn’da Türk EdebiyatıTarihi dersleri okuttu. Kurtuluş Savaşı sırasında Kuva-yı Milliye’ye karşıolumsuz tutumu nedeniyle öğrencileri tarafından istifaya zorlandı. Daha sonracumhuriyeti destekledi ama yalnızlıktan kurtulamadı. İlk şiiri 1885’te dahaöğrencilik yıllarında Saadet gazetesinde yayımlandı. Önceleri Muallim Naci’ninetkisiyle divan türü şiirle uğraştı. Daha sonra Recaizade Mahmut Ekrem veAbdülhak Hamit Tarhan’dan etkilenerek Batı tarzı şiire yöneldi. Servet-i Fünundergisinde şiirleri yayımlandı. Tevfik Fikret ve Halit Ziya Uşaklıgil’le birlikteServet-i Fünun edebiyatının 3 önemli isminden biri oldu. Gelenekçi şairlerin ençok saldırdığı yenilikçi şairdi. Diğer Servet-i Fünun’cuların tersine bireyselşiiri tercih etti. Edebiyat-ı Cedide’nin en aşırı örneklerini verdi. Şiire“nesir-musikisi” dedi. Şiirlerinde kullandığı “Sâât-i semenfâm”, “çeng-imüzehhep”, “nay-i zümürrüt” gibi deyimler, imgeler döneminin sanat dünyasındaönemli tartışmalar yarattı. Heceleri müzik düzeyinde uyumlu kullanmayı savundu.Bu tarzda yazdığı en iyi iki örnek “Yakazat-ı Leyliye” ve “Elhan-ı Şita”şiirleridir.
    ESERLERİ

    ŞİİR:
    Tâmât (1887)
    Seçme Şiirleri (1934, ölümünden sonra)
    Bütün Şiirleri (1984, ölümünden sonra)

    TİYATRO:
    Körebe (1917)

    DÜZYAZI:
    Hac Yolunda (1909)
    Evrak-ı Eyyam (1915)
    Afak-ı Irak (1917)
    Avrupa Mektupları (1919)
    Nesr-i Harp, Nesr-i Sulh ve Tiryaki Sözleri (1918)
    Vilyam Şekispiyer(1932)

    On Birinci Mektup adlımetindeki birtakım sanatlı söyleyişler ile anlatılanların kurgulandığı üslupCenap Şehabettin’in edebi kişiliğiyle örtüşmektedir.
    SAYFA 93:
    4. ETKİNLİK
    1. Grup: “Ahmet Hikmet’i Nasıl Tanıdım?” adlı metin bilgilendirmek, habervermek amacıyla yazılmıştır.
    2.Grup: Metnin ana fikri “Ahmet Hikmet”tir.
    3.Grup: Metin hatıra (anı) düşüncesiyle yazılmıştır.
    1. Verilen metinlerde dikkati çeken yön daha önce de belirtildiği üzeretoplumdan, sosyal sorunlardan uzak ve bireyseldir. Bu durum, Servet-i FünunDönemi öğretici metinlerinin bireysellik etrafında şekillendiğinigöstermektedir.
    2. Metinde döneminin siyasi gerçekliğini yansıtan ifadeler “Türkçülük” fİkridir.Sosyal gerçeklik olarak ise, sanatçıların ev toplantıları gösterilebilir.
    3. Anlatım bozukluğu olan cümleler şunlardır:
    Bu sebeple o zamana kadar tanımadığımız, görmediğimiz birçok adamlararastgeliyor ve birçok kişilerle temas ediyorduk. “(çoğul eklerinİn yanlışkullanımı)
    “Uzanan ellerimiz birbiriyle kucaklaştı. (Kelimenin yanlış anlamdakullanılması.)
    “Başka herhangi yazarlar arasında ihtimal kırgınlığa varabilecek … ” (Gereksizsözcük kullanılması)
    “Fransızcada birçok Latin( ce) kelimeleri var, İngilizcede de birçokFransız(ca) kelimeleri olduğu gibi … ” (Ek eksikliği ve çoğul ekinin yanlışkullanımı)
    4.Metin günümüz için Servet-i Fünun Dönemine ışık tutan bir öneme ve değeresahiptir.
    5. Verilen cümlelere göre dergiler, döneminin, sanat ve edebiyat hayatına yönveren, sanatın fikri ve edebi yönünün yer aldığı birer merkez konumundadır.




    SERVET-İ FÜNUN DÖNEMİNDEKİDERGİLERİN ÖĞRETİCİ METİNLERDEKİ ROLÜ

    Tanzimat dönemi sanatçıları düşüncelerini halka aktarmak için özellikle gazeteyibir araç olarak kullanmışlardır.Servet-i Fünun döneminde ise gazetenin yerinidergiler almıştır.
    Bu dönemde yayımlanan başlıca dergiler şunlardır:”Servet-i Fünun Dergisi,Mektep, Maarif, Mirsat, Malumat vb.Bunlar içinde en önemlisi Servet-i Fünundergisidir.
    Bu dergilerde (özellikle Servet-i Fünun dergisinde)Fransız edebiyatındantercümler yapılmış edebi tartışmalar yeni tarzda şiirler hikaye roman vesohbetler yayımlanmıştır.
    Dergi sayfalarında yer alan sanat tartışmaları ve eleştiri yazıları öğreticimetinlerden farklı olan edebi tenkidin bir türk olarak edebiyatımıza girmesinisağlamıştır.
    6. Mehmet Raufun Edebi Kişiliği ve Hayatı, Eserleri
    1875-1931)Servet-i Fünun romancıları arasında önemli bir yere sahip olan MehmetRauf, Soğukçeşme Askeri Rüştiyesi ve Bahriye Mektebi’ni bitirdikten sonra denizsubayı olarak Girit ve Almanya’ya gönderildi. Yurda dönüşünde elçilikgemilerinin irtibat subayı olarak görev aldı. Ancak askeri yaşamı fazla sürmedive 1908′de subaylıktan ayrılarak yaşamını yazarlık ve yayıncılıkla kazanmayabaşladı.

    Mehmet Rauf’un henüz 16yaşındayken ilk hikayesi ‘Düşkün’ü İzmir’e, Halit Ziya’ya gönderdi. Halit Ziyada bu hikayeyi Hizmet adlı gazetede yayınladı. Böylece yazarlık hayatı başlamışoldu. Mektep ve Servet-i Fünun dergilerine yazılar gönderen Mehmet Rauf,edebiyatta batılı anlayışı benimseyen ‘Edebiyat-ı Cedide’ akımının içinde yeraldı.
    Hikayelerinde toplumsalsorunlardan çok bireysel sorunlara yönelen, bu nedenle de psikolojikçözümlemeler yapan yazar, asıl ününü Türk edebiyatında ilk psikolojik romanolarak adlandırılan ‘Eylül’le kazandı. Söz konusu romanda soylu bir aileningenç bireylerini ele alarak evliliğin kurumsal ve ahlaki değerlerine ciddieleştirilerde bulunan Mehmet Rauf, bir aşk üçgeni ekseninde bireylerin ruhsal durumlarını,romantik bir yaklaşımla ve son derece ayrıntılı olarak değerlendirir.
    Romantizm akımından veHalit Ziya Uşaklıgil ile Paul Bourget’ten etkilenen Mehmet Rauf, eserlerininçoğunda aşk ve kadın konusunu ele almış, dilde son derece yalın ve anlaşılırolmaya dikkat etmiştir. Birçok roman yazmasına rağmen hiçbirinde Eylül’deolduğu kadar başarılı olamamıştır. Hikaye ve romanlarının yanı sıraz evlilikiçive evlilikdışı kadın-erkek ilişkilerini anlatan oyunları da bulunan yazar,Cumhuriyet’in ilk yıllarında kadın dergileri de çıkarmıştır. Son yıllarıyoksulluk içinde geçiren Mehmet Rauf 23 Aralık 1931 yılında, İstanbul’dayaşamını yitirmiştir.
    Eserleri:Roman: Eylül(1901), Ferda-yı Garam (1913-Aşkın Yarını), Karanfil ve Yasemin (1924), GençKız Kalbi (1925), Böğürtlen (1926), Define (1927), Son Yıldız (1927), Ceriha(Yara-1927), Kan Damlası (1928), Halas (1929) Hikaye Kitapları: İntizar(Cançekişme – 1909), Aşıkane (1909), Son Emel (1913), Hanımlar Arasında (1914),Aşk Kadını (1923), Eski Aşk Geceleri (1924)
    Şiir Kitapları: Siyahİnciler
    Oyunları: Ferdi veŞürekası (Halit Ziya’nın romanından aktarma – 1909), Pençe (1909), Cidal (Kavga– 1911), Sansar (1920)
    SAYFA 94:
    Anlama ve Yorumlama
    1. Servet-i Fünun Döneminde edebiyat ve sanat tartışmalan “sanatın sanat içinmi, toplum için mi?” yapıldığı eksenindedir.
    2. Tanzimat Döneminde Batı’dan gelen fikirlerin ve edebi unsurların yayınkaynağı, halkı bilgilendirip eğitmeyi amaçlayan aydınlar için herkese hitapeden gazetedir. Servet-i Fünun Döneminde ise, herkese değil de sadece belirliaydın zümreye hitap eden dergi, gazetenin yerini almıştır. Bunun temelinde ise“estetik kaygı” vardır.
    5.ETKİNLİK
    1. GRUP: Servet-i Fünun Dönemi öğretici metinleri eleştiri, gezi yazısı vehatıra olarak kaleme alınmış ve bireysel temalar işlenmiştir.Tanzimat Dönemindeise, makale ve fıkra gibi türler yapıyı belirlemiş ve top*lumsal sorunlar elealınmıştır.
    2. Grup: Servet-i Fünun Dönemi öğretici metinlerinde edebi bakımdan dahaoturmuş bir dil ve üslup kullanılmış, dil ağırlaşmıştır.
    Tanzimat Döneminde ise eskiye oranla daha sade bir dil kullanılmış ve edebi süsve sanatlardan kaçınılmıştır.
    6.etkinlik
    Edebi tenkid, gezi yazısı ve hatıra türlerinden biriyle bir yazı kaleme alınız.
    Ölçme ve Değerlendirme
    ı. (D), (D), (Y)
    2. tenkit, gezi yazısı ve hatıra …
    3. Halit Ziya—–Saray ve Ötesi
    Cenap Şehabettin—Avrupa Mektupları
    Hüseyin Cahit Yalçın—Siyasi Anılar
    4. Doğru cevap A seçeneğidir. Tevfik Fikret’in Rübab-ı Şikeste adlı eseri şiirkitabıdır.
    5. Servet-i Fünun Döneminde bireysel konulann işlenmiş olması, sanatta “estetikkaygı” ve “zevk” anlayışının benimsenmesi dolayısıyladır.

Sayfayı Paylaş