12.sınıf 1.dönem 1.yazılıları

Konu 'Dil ve Anlatım 12. Sınıf Yazılı Soruları' bölümünde (Okan) tarafından paylaşıldı.

  1. (Okan)

    (Okan) Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    21 Eylül 2011
    Mesajlar:
    143
    Beğenileri:
    22
    Ödül Puanları:
    0

    başlıkta belirtiğim sınava giren arkadaşlar sınavda çıkan soruları buraya yazarlarsa çok memnun olurum.şimdiden teşekkürler..
  2. Murat AKSOY

    Murat AKSOY Türkçe Sevdalısı Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    49.558
    Beğenileri:
    886
    Ödül Puanları:
    38
    1. Aşağıdaki cümlelerin yanına bilgiler doğruysa “D”, yanlışsa “Y” yazınız.( 20 p. )
    a) ( ) Yazar, sanat metinlerinde bilinmezi, geleceği, olabileceği, okurun düş gücüne hitap etmeyi değil, özellikle bilineni, deneyseli, bilimsel olanı vermeyi amaçlar.
    b) ( ) Sanat metinlerinde dil kesinlik taşır, yan ve mecaz anlamlı sözcüklere yer verilmez
    c) ( ) Zihniyet, bir dönemdeki siyasi, adli, askerî, dinî, sosyal ve ticari hayatın birlikte oluşturdukları ortam ve bunların hiçbirine indirgenmeyen duygu, anlayış ve zevk bütünüdür.
    ç) ( ) Fabl, masal, hikâye gibi türler coşku ve heyecanı dile getiren metinler içinde yer alır.
    d) ( ) Anlatmaya bağlı metinlere şiir, tiyatro gibi metinler örnek gösterilebilir.
    e) ( ) Fabllarda en çok kişileştirme ve konuşturma sanatına başvurulur.
    f) ( ) Hikâye, roman, tiyatro gibi uzun anlatıma dayalı edebî eserlerde kişi kadrosu içinde yer alan ve belli bir düşüncenin, topluluğun zihniyetini ve ideolojinin temsilciliğini yüklenen kişiye karakter denir.
    g) ( ) Beydaba, Aisopos ve La Fontaine’i fabl türünün önemli temsilcileri arasında sayabiliriz.
    h) ( ) Fabl türünün ilk örneklerini Yunan edebiyatından Aristophanes yazmıştır
    ı) ( ) Orhan Veli Kanık Aisopos‘tan fabl tercümeleri yapmıştır.
    2. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun biçimde doldurunuz. (20 p.)
    a) Türk edebiyatında ilk hikâye örneği Ahmet Mithat Efendi’nin yazdığı ………………………………….… tir.
    b) Sanatsal metinleri esas olarak ……………..……. ve ………...………….. metinler olarak iki başlık altında inceleyebiliriz.
    c) ……..… metinlerinde sezdirmek, çağrıştırmak, hissettirmek; …..…..… metinlerinde ise bilgi verme, açıklama amaçlanır.
    ç) 15. yy.da Şeyhî’nin mesnevi biçiminde yazdığı ……………….. adlı eser Türk edebiyatındaki ilk önemli fabl niteliği taşır.
    d) ……………..……….. bir anlatımın hiçbir tartışmaya yol açmadan tek bir yargıyı ifade etmesi, kolayca anlaşılabilmesidir.
    e) Söylenmesi zor olan sözcükleri kullanma, aynı ek ve sözcüklerin sık sık tekrarı anlatımda ………………….bozar.
    f) Olay örgüsünün gelişmesinde basamakları ortaya çıkaran kişiler arasındaki iç ve dış anlaşmazlıklara .....................denir.
    g) Hikaye, Türk edebiyatına …......... Döneminde görülmeye başlanmıştır. Batılı anlamda ilk modern hikayemiz….…..’dir.
    h) Çehov tarzı hikâyeleriyle tanınan yazarlarımız ………………. ve ……………………………’dır.
    ı) Mektup, anı ve gezi yazısı ……….. ……….. ………….. yazı türüdür.
    3. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun biçimde doldurunuz. (10 p.)
    “Vapur şafaktan atik davranarak güzel İstanbul’u geride bırakarak ilk bakışta bir farenin basit resmini andıran Marmara’ya geçmişti.” Bu cümlede anlatılmak istenen düşünceye anlam derinliği ve inceliği katmayan süslü ifadelere yer verildiği için anlatımda ……………….……… ilkesine uyulmamıştır. “Vapur, şafaktan önce İstanbul’u geride bırakarak Marmara’ya geçmişti.” şeklinde cümleyi ……………….… duruma getirmiş oluruz.
    4. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun biçimde doldurunuz. (10 p.)
    Masallar, olay örgüsü , …………… , ………..… ve ………….…… bunların oluşturduğu bir yapıya sahiptir. Bu unsurlar ……….…… niteliklere sahiptir ve çoğu zaman ………….. bir özellik göstermektedir. ……….….. ise belirsiz bir dilimdir. Bu ürünlerde ……… - ……… ve …….… - ……….. gibi zıtlıkların birlikteliği söz konusudur.
    HAVUZ BAŞI
    Beyazıt havuzunun kenarındaki kanepelerden birine oturmuş, sizi bekliyorum. Yaşını almış bir adamın yirmi yaşındaki çocuk kederlerini, sevinçlerini yaşaması ne demektir, diye düşünüyorum. Belki bir, geç olma hadisesi. Belki de bir çeşit hazları, kederleri, çocuklukları uzatma temayülü. Ama bu uzayan yaz, kışın gelmeyeceğine alâmet değil. Kış müthiş olacak, kar yolları kapayacak, bembeyaz ovada ölülük uzayıp gidecek...
    Sizi bekliyorum. Sizi göreceğim; içimde bir şey koşacak. Siz görmeden geçeceksiniz. Ben kederle sevinci duyup dalacağım istediğim âleme. Dünyayı yeniden kederlerle kuracağım. Sonra çarşılardan çarşılara, insan sesleri arasında, her şeyi sizinle kurulmuş bir şehirde dolaşacağım.
    Herkesler geçti, siz geçmediniz. Yüzünüzü göremedim. Bayramım, çocukluk bayramım salıncaksız geçmiş gibi gözüme yaş doldu.
    Soğuktan mı titriyordum, yoksa heyecandan, üzüntüden mi bilmem. Havuzun suyu bulanık, kapının saatleri 12´yi geçmiş. Kanepelerde kimseler yok. Tramvay ne fena gıcırdadı! Tramvaydaki adam bir tanıdık mıydı, acaba? Ne diye öyle dönüp dönüp baktı? Yoksa kimseciklerin oturmadığı kanepelerde bu saatlerde yalnız pek başıboşlar mı oturur? Kimseler âşık değil mi bu şehirde? Kimseler, bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi, yüzünü bir dakika görmek için kimsenin?
    Önce yanımdaki kanepeye oturdular. Biri kadın, öteki erkekti. Erkek bana gülümsedi. Halim yok gülmeye; yoksa tatlı tatlı gülümsemesine karşılık verilmeyecek adam değildi. Bu selam yerine geçen gülümsemeye neden cevap vermedim? Sizi bekliyordum. Hâlâ sizi bekliyordum. Belki de, bugün, bu saatte buradan çıkmayacaktınız... Yoksa hasta mıydınız?

    Dört beş saniye bir gecikmeden sonra ben de güldüm. Bunun üzerine adam yerinden kalktı, yanıma geldi:
    - Bu c*****n ismi ne?
    Bir türlü bulamadım c*****n ismini, dersem, inanır mısınız? Hâlâ sizinle beraberdim. Hayır, hasta filân değildiniz, çok şükür! Beni görmemek için arka yollardan gidişinizi görür gibi oldum. İçimi mütevekkil bir sıkıntı sardı. Kızamıyorum size... Dünyaya kızıyorum. En iyi arkadaşıma kızıyorum. Yok a... Bu, mayıstan başka her şeye benzeyen soğuk bin dokuz yüz kırk altı mayısına kızıyorum. Size kızamıyorum. Arka sokaklardan beni görmemek için kaçtı ise, beni düşünerek gitmiştir, diyorum. Hatırladım c*****n ismini:
    -Beyazıt camii, canım!
    Kadın da yerinden kalktı. Adamın mühim bir sual sorduğunu, cevabının bütün karışık meseleleri halledeceğini bağıran pek mütecessis bir yüzle yanımıza geldi. Yanına oturdu adamın. Bu sefer o sordu:
    - Ali Sofya hangisi?

    5. Metni yapı unsurlarına göre inceleyiniz. (10 p.)
    6. Hikâye çeşitlerini yazarak yukarıdaki metinin hangi hikâye türünün özelliklerini taşıdığını kısaca açıklayınız.(10p)
    7. Yukarıdaki metin hangi anlatıcının bakış açısıyla yazılmıştır. Bir cümleyle açıklayınız. (10p.)
    8. Metinde geçen altı çizili sözcüklerin türlerini yazınız. (10 p.)

    Cevap anahtarı
    1. Aşağıdaki cümlelerin yanına bilgiler doğruysa “D”, yanlışsa “Y” yazınız.( 20 p. )
    a) ( Y ) Yazar, sanat metinlerinde bilinmezi, geleceği, olabileceği, okurun düş gücüne hitap etmeyi değil, özellikle bilineni, deneyseli, bilimsel olanı vermeyi amaçlar
    b) ( Y ) Sanat metinlerinde dil kesinlik taşır, yan ve mecaz anlamlı sözcüklere yer verilmez
    c) ( D ) Zihniyet, bir dönemdeki siyasi, adli, askeri, dinî, sosyal ve ticari hayatın birlikte oluşturdukları ortam ve bunların hiçbirine indirgenmeyen duygu, anlayış ve zevk bütünüdür.
    ç) ( Y ) Fabl, masal, hikâye gibi türler coşku ve heyecanı dile getiren metinler içinde yer alır.
    d) ( Y ) Anlatmaya bağlı metinlere şiir, tiyatro gibi metinler örnek gösterilebilir.
    e) ( D ) Fabllarda en çok kişileştirme ve konuşturma sanatına başvurulur.
    f) ( Y ) ) Hikâye, roman, tiyatro gibi uzun anlatıma dayalı edebî eserlerde kişi kadrosu içinde yer alan ve belli bir düşüncenin, topluluğun zihniyetini ve ideolojinin temsilciliğini yüklenen kişiye karakter denir.
    g) ( D ) Beydaba, Aisopos ve La Fontaine’i fabl türünün önemli temsilcileri arasında sayabiliriz.
    h) ( Y ) Fabl türünün ilk örneklerini Yunan edebiyatından Aristophanes yazmıştır
    ı) (D) Orhan Veli Kanık Aisopos‘tan fabl tercümeleri yapmıştır.
    2. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun biçimde doldurunuz. (20 p.)
    a) Türk edebiyatında ilk hikâye örneği Ahmet Mithat Efendi’nin yazdığı Letaif-i Rivayet’tir.
    b) Sanatsal metinleri esas olarak coşku ve heyecanı dile getiren ve olay etrafında gelişen metinler olarak iki başlık altında inceleyebiliriz.
    c) Sanat metinlerinde sezdirmek, çağrıştırmak, hissettirmek; öğretici metinlerinde ise bilgi verme, açıklama, amaçlanır.
    ç) 15. yy.da Şeyhî’nin mesnevi biçiminde yazdığı Harname adlı eser Türk edebiyatındaki ilk önemli fabl niteliği taşır.
    d) Açıklık bir anlatımın hiçbir tartışmaya yol açmadan tek bir yargıyı ifade etmesi, kolayca anlaşılabilmesidir (D)
    e) Söylenmesi zor olan sözcükleri kullanma, aynı ek ve sözcüklerin sık sık tekrarı anlatımda akıcılığı bozar.
    f) Olay örgüsünün gelişmesinde basamakları ortaya çıkaran kişiler arasındaki iç ve dış anlaşmazlıklara çatışma denir.
    g) Hikaye Türk edebiyatına Tanzimat Döneminde görülmeye başlanmıştır. Batılı anlamda ilk modern hikâyemiz Küçük Şeyler’dir
    h) Çehov tarzı hikâyeleriyle tanınan yazarlarımız Sait Faik Abasıyanık ve Memduh Şevket Esendal’dır.
    ı) Mektup, anı ve gezi yazısı kişisel hayatı anlatan ( öğretici de olabilir) yazı türüdür.
    3. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun biçimde doldurunuz. (
    “Vapur şafaktan atik davranarak güzel İstanbul’u geride bırakarak ilk bakışta bir farenin basit resmini andıran Marmara’ya geçmişti.” Bu cümlede anlatılmak istenen düşünceye anlam derinliği ve inceliği katmayan süslü ifadelere yer verildiği için anlatımda yalınlık ilkesine uyulmamıştır. “Vapur, şafaktan önce İstanbul’u geride bırakarak Marmara’ya geçmişti.” şeklinde cümleyi yalın duruma getirmiş oluruz.
    4. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerleri uygun biçimde doldurunuz.
    Masallar, olay örgüsü, kişi, zaman, mekan ve bunların oluşturduğu bir yapıya sahiptir. Bu unsurlar olağanüstü niteliklere sahiptir ve çoğu zaman hayalî bir özellik göstermektedir. Zaman ise belirsiz bir dilimdir. Bu ürünlerde iyi ve kötü / haklı ve haksız gibi zıtlıkların birlikteliği söz konusudur. Halk masalları anonim bir özellik gösterir ve kuşaktan kuşağa sözlü gelenek yoluyla aktarılır.
    5.
    OLAY ÖRGÜSÜ Bir adamın umut, heyecan, üzüntü, çocukluğa özlem ve hayal kırıklığının karışımı duyguların yazarın ağzından anlatılmasıdır
    ZAMAN : 1946 yılı, Mayıs ayı,
    MEKAN İstanbul, Havuz Başı, Beyazit Camii
    KİŞİLER Aam (yazar), bir kadın ve bir erkek

    6.
    a) Halk hikayeleri b) Maupassant (olay / klasik) tarzı hikaye c) Çehov tarzı hikaye d) Ben merkezli hikaye
    DURUM hikâyesini özelliklerini taşr. Akışkan zaman içinde bir kişinin belli olayı anımsaması, geçmişine duyduğu özlem dile getirilmiştir. Olay örgüsü dinamik değil, durağandır.


    7.Yukarıdaki metin kahraman (ben, 1. tekil şahıs) anlatıcının bakış açısıyla yazılmıştır. Anlatıcı aynı zamanda olay örgüsündeki kahramanlardan biridir.

    8.
    ne demektir belki temayülü değil şey görmeden kurulmuş gıcırdadı! yalnız

    zamir İsim Bağlaç İsim Edat Zamir Zarf Sıfat Fiil edat
    Hilal-34 bunu beğendi.
  3. Moderatör Bünyamin

    Moderatör Bünyamin Tekirdağ Yönetici Moderatör

    Katılım:
    9 Ocak 2012
    Mesajlar:
    523
    Beğenileri:
    365
    Ödül Puanları:
    63

    Sorular
    1-)Masal ve hikaye arasındaki farklar nelerdir?
    2-)Fabl,masal ve hikayenin belli başlı temsilcileri kimlerdir?
    3-)Fabl ve masalın ortak özellikleri nelerdir?
    4-)Hikayenin özelliklerinden 3 tanesini yazınız.
    5-)"Akşama kadar seni ve Ahmet'i sabırsızlıkla bekledim." cümlesindeki kelimelerin türlerini belirtiniz.
    6-)Fabl yazarlarının dikkat etmesi gerek özelliklerden 2 tanesini yazınız.
    7-)Halk hikayesi,Maupassant tarzı hikaye,Çehov tarzı hikaye ve ben merkezli hikaye tarzlarına örnek veriniz.
    :cool:Masal nedir? Özelliklerinden 3 tanesini yazınız.
    9-)Fabl nedir? Özelliklerinden 3 tanesini yazınız.

    Cevaplar
    1-)Masallar olağanüstü şeyleri içerir,hikaye daha gerçekçidir.
    2-)Dünyanın en ünlü fabl yazarları Ezop ve Jean de La Fontaine'dir.En ünlü hikaye yazarları Gogol, Dostoyevski, Turgenyev ve Çehov'dur.Masal türünü ortaya çıkaran Aisopos'dur.
    3-)Olağanüstü olayları içerirler.Kişileri genellikle gerçek kişiler değildir.
    4-)*Yaşanmış veya yaşanması mümkün olan olayların okuyucuya haz verecek şekilde anlatıldığı kısa edebi yazılara “hikâye (öykü)” denir.
    *Hikâye, insan yaşamının bir bölümünü, yer ve zaman kavr***** bağlayarak ele alır.
    *Hikâyede olay ya da durum söz konusudur.
    5-)Akşam: isim,kadar: edat,seni: zamir,ve: bağlaç,Ahmet: isim,sabırsızlıkla: zarf,bekledim: fiil
    6-)Planı ve bölümler arasındaki farklılaşmaya dikkat çekilmelidir,
    7-)Maupassant örnekleri:"Une Vie" (Bir Hayat),"Bel Ami" (Güzel Dost) . Halk hikayesi örnekleri:Köroğlu hikayesi,Tahir ile Zühre hikayesi.Çehov hikaye örnekleri:Yoldan Geçen Öykü ,Kumpanya.Ben merkezli hikaye örnekleri:Sinağrit Baba,
    :cool:Her masal genellikle bir tekerlemeyle başlar.
    -Masallarda anlatılan olaylar çoğunlukla olağan üstü olaylardır.
    -Genellikle masalın kişileri gerçek kişiler değildir(Cinler, periler)
    9-) Başrollerinde hayvanların rol aldığı hayvanların konuştuğu hayvan hikayeleri... (Örn: Ağustos böceği ve Karınca)
    Bu isin en bilinen kişileri Beydeba, Ezop ve La Fontaine‘dir.
    Teşhis ve intak sanatları üzerine kurulmuştur.
    Hilal-34 bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş