12. sınıf III. ÜNİTE: SÖZLÜ ANLATIM

Konu 'Dil ve Anlatım Ders Notları' bölümünde ByNapolyon tarafından paylaşıldı.

  1. ByNapolyon

    ByNapolyon Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2009
    Mesajlar:
    178
    Beğenileri:
    728
    Ödül Puanları:
    0

    1. KONFERANS
    Hazırlıklı ve plânlı konuşma türlerindendir.
    Herhangi bir bilimsel alanda, topluluk
    karşısında yapılan konuşmalara Konferans
    denir. Konferansı verecek kişi, kelimelerin
    telaffuzuna, (diksiyona) ve dil bilgisi
    kurallarına dikkat etmelidir. Verilmek istenen
    düşünceler; açık, anlaşılır ve orijinal
    olmalıdır.
    Konferans verilirken konuşmacı, yazdıklarını
    kâğıttan okumamalıdır. Sanki söyleşi
    yapıyormuş gibi konuşmalıdır. Arada sırada,
    yeri geldiğinde kâğıda bakmalıdır. Konuşmacı,
    gözlerini dinleyicilerin üzerine çevirmeli,
    böylece onların kendisini ilgiyle izlemelerini
    sağlamalıdır. Ayrıca, konuşmacı; temiz
    giyinmeli, ciddî olmalı, kibar davranmalı,
    güzel konuşmalıdır. Ses tonunu yerine göre
    ayarlamalı, vurguyu iyi yapmalıdır. Konferans
    verilmeden önce, bir başkası konferansçıyı
    bütün özellikleriyle dinleyicilere tanıtmalıdır.
    Konuşmacı; dinleyicileri sıkıcı ve bıktırıcı söz
    ve tavırlardan uzak durmalıdır. Ayrıca, el, yüz
    ve vücut hareketlerini konunun anl*****
    uygun olarak yerinde ve uyumlu yapmak
    zorundadır. Hatiplik yeteneği olmayan
    konuşmacıların, vereceği konferansın etkisiz
    ve başarısız olacağı da unutulmamalıdır.
    Konferansta dikkat edilecek bir diğer özellik
    de zamana uymaktır. Bir saati aşan
    konferansların dinleyici üzerinde etkisinin
    azaldığı bir gerçektir. Konferansçı, bu gerçeğe
    dikkat etmeli, bir saatten az bir sürede
    konferansını bitirmelidir. Ayrıca, konferansçı;
    yersiz, taşkın el ve kol hareketlerinin
    konuşmanın değerini düşürdüğünü
    unutmamalıdır.
    Konferans hazırlanırken öncelikle yapılması
    gereken iş, konferansın sunulacağı konuda
    geniş bir kaynak taramasına girişmek
    olacaktır. İncelenecek konuda
    ansiklopedilerden başlayarak değişik yazı ve
    incelemeler gözden geçirilmeli, böylelikle
    sağlam ve derli toplu bir malzeme
    hazırlanmalıdır. Bu malzemeye konferansçı
    kendi görüş ve düşüncelerini de katarak
    öncelikle konferansın plânını düzenlemelidir.
    Bilimsel toplantılarda söylenen ve akademik
    hitabet türüne giren söylevler (nutuklar) de
    konferans sayılır.

    "Teşekkür et" butonuna basmanız yeterlidir.


  2. ByNapolyon

    ByNapolyon Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2009
    Mesajlar:
    178
    Beğenileri:
    728
    Ödül Puanları:
    0
    Konferans plânı şöyle düzenlenebilir:
    (a) Hitap cümlesi.
    (b) Konunun sunuluşu.
    (c) Konferansın amacı.
    (ç) Konunun açılması ve anlatılması.
    (d) Sonuç.
    (e) Sorular ve cevaplar.
    Konuşmaya, konferansı düzenleyenlere ve
    dinleyicilere saygı bildiren ve iltifat edici
    sözlerle başlanmalıdır. Sonra konunun
    çerçevesi çizilmeli ve ortaya konmalıdır.
    Bundan sonra konuşmacı, amacına göre
    konusunu açmalı, o konudaki çeşitli görüşleri
    kırıcı ve tahkir edici olmayan ifadelerle
    belirtmelidir.
    Konuşmacı, bayağı ve argo sözler
    kullanmaktan kaçınmalıdır. Zaman zaman
    canlı örnekler ve fıkralarla, konuşma tarzının
    değiştirilmesiyle, ses tonuna verilecek iniş ve
    çıkışlarla dinleyicilerin dikkatini ve ilgisini
    uyanık tutmaya çalışmalıdır.
    Konferansta bir konunun bütün yönlerinin ve
    ayrıntılarının verilme-sinin mümkün olmadığı
    unutulmamalıdır. Konuyu fazla dağıtmak,
    dinleyicinin konuşmayı takip edememesine
    neden olur. Çok fazla ayrıntı, herkesi aynı
    ölçüde ilgilendirmeyeceği için dinleyiciyi
    sıkar.
    Konferans, anlatılanların kısaca özetlenmesi,
    maksadın verilmesi ve dinleyicilere saygı ve
    iltifat eden sözlerle bitirilmelidir. Sorulacak
    sorular da kısaca ve soranı incitmeden
    cevaplanmalıdır.
    Seminer
    Belirli bir bilim dalındaki gelişmeleri, belli bir
    bilgi düzeyine sahip kimselere tanıtmak
    amacıyla düzenlenen ve konunun değişik
    bölümleri, bu bilim dalında otoritesi ve
    yeteneği kabul edilen kişiler tarafından
    açıklanan toplantılardır.
    Yüksek öğretim kurumlarında lisans/lisansüstü
    öğrenci ve öğreticilerin katılımıyla yapılan
    seminerler, bu tanıtımın dışındadır. Bunlar
    yüksek öğretim kurumlarında, öğretim
    üyesinin yönetimi altında, öğrencilerin
    yaptıkları araştırmalarla ilgili rapor hazırlama,
    tartışma biçiminde yürütülen toplantılardır.

    "Teşekkür et" butonuna basmanız yeterlidir.
  3. ByNapolyon

    ByNapolyon Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2009
    Mesajlar:
    178
    Beğenileri:
    728
    Ödül Puanları:
    0
    2. Açık Oturum
    Konusunda uzman kişilerin bir masa
    çevresinde toplanarak tartışmasına Açık
    Oturum denir.
    Açık oturumda tartışılacak konu, toplumun
    tümünü ya da bir bölümünü ilgilendirmelidir.
    Açık oturum; bir salonda izleyici önünde ya da
    televizyon ve radyoda dinleyici önünde
    yapılmaktadır. Açık oturumda izleyicilerin
    sorularını almak ve cevaplamak da
    mümkündür. Bu takdirde açık oturum,
    "forum"a dönüşmektedir. Televizyon ve
    radyodan tartışmayı izleyen kişiler, açık
    oturuma telefon sorularıyla katılabilir.
    Açık oturum bir "başkan" tarafından yönetilir.
    Konunun ortaya atılması, giriş konuşmasının
    yapılması, soruların düzenli olarak sorulması
    vb. durumlar başkanın idaresinde yapılır. Bu
    nedenle, başkan, açık oturumdan önce plân
    yapmak zorundadır. Ayrıca, başkan; tartışma
    sırasında meydana gelebilecek tatsız ve çirkin
    saldırıları da önlemelidir. Oturum sonunda
    ise, ortaya çıkan karşıt ya da aynı düşünceleri
    özetleyerek oturumun genel
    değerlendirmesini yapmalıdır. Bu nedenle
    başkan, açık oturumun temel öğesidir.
    Açık oturumda bir yarışma havası yoktur.
    Başkan, konuyu belirtir, konuşmacıları tanıtır.
    Ele alınan konu ile ilgili bilgileri verir. Sonra
    konuşmacılara ara ile sorular yöneltir.
    Konuşmacılar da görüşlerini belirtirler.
    Gerekli bilgileri verirler. Bu arada diğer
    konuşmacılar da konuşmakta olanın sözlerini
    özenle dinleyip, gerekli notu alırlar.
    Gerekirse, konuşmacının bazı görüşlerine
    katılmadıklarını nedenleri ile birlikte
    belirtirler.
    Oturuma katılacak kişilerin konularında iyi
    hazırlanmış olmaları açık oturumun kalitesini
    artırır. Ayrıca, konuşmacıların diğer
    konuşmacılar ve izleyiciler karşısında saygılı
    olmaları da çok önemlidir.
    3. Sempozyum (Bilgi Şöleni)
    Belli bir konuyu aydınlatmak amacıyla, bilim
    adamı ve araştırmacıların bir araya geldikleri
    ve konuşmacıların konunun belirli bölümlerini
    sundukları, tartışmalı toplantılardır. Bir başka
    deyişle; ortaya konan konu hakkında aynı
    oturumda, çeşitli kişilerin yaptıkları
    açıklamalı konuşma türüdür.

    "Teşekkür et" butonuna basmanız yeterlidir.
  4. ByNapolyon

    ByNapolyon Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2009
    Mesajlar:
    178
    Beğenileri:
    728
    Ödül Puanları:
    0
    Bildiri sahiplerine ayrılan zaman oldukça
    kısadır. On dakikalık bir sürede 1500-2000
    kelime kullanma şansı vardır. Buna göre,
    hazırlanacak bildiri, dört sayfayı
    geçmemelidir. Cümleler, kolay anlaşılır
    biçimde düzenlenmelidir. Metni yazmadan
    önce ana başlıklar vurgulanmalıdır.
    Sunulabilecek yansı sayısı da 5-6 civarında
    olmalıdır. Ayrıca, bildiri metni, yayımlanmaya
    uygun biçimde hazırlanmalıdır.
    Sempozyumda her konuşma, ayrı bir
    hazırlıktır, fakat birbirini tamamlayıcı söyleşi
    ve içtenlik havası vardır. Konuşmalardan sonra
    konuşmacılar, birbirlerine konu ile ilgili
    sorular sorabilirler. Böylece sempozyumdan
    "panel" e geçilir. Daha sonra da tartışmalara
    seyirciler de katılırsa panelden "forum" a
    geçilmiş olur.
    Bildiri metni, şu bölümlerden oluşmalıdır:
    (a) Giriş: Araştırılan sorunun tanıtılması ve
    neden bu konunun ele alındığı, çalışmanın
    diğer çalışmalar arasındaki yeri. (yarım sayfa)
    (b) Deney: Malzeme ve yöntemin tanıtımı. (bir
    sayfa)
    (c) Bulgular: Bildirinin en önemli bölümüdür.
    Dinleyiciler tarafından beklenen yeni bilgi,
    belge ve önerilerin açıklanması ve
    tartışılması.
    Bildiri, konferans ile büyük ölçüde bir
    benzerlik gösterir. Bildiri, öncelikle bilimsel
    bir yazı türüdür. Oysa konferansta, bilimsellik
    yanında popüler bir hava söz konusudur.
    Bildiride her şeyden önce aranan özellik,
    bilimsel bir yenilik getirmiş olması ve orijinal
    bir konuyu ele almış bulunmasıdır. Bunun
    yanında bildiri, bilinen bir konuya yenilik
    getirme, değişik görüş ve düşüncelerle yeni
    tezler ortaya koyma, bu tezleri bilimsel
    ****llerle doğrulama ya da bir önceki tezi
    çürütme gibi özellikleri de bünyesinde taşır.
    Bu değerlendirmeye göre, bildiriyi kısaca
    bilimsel bir konuda yenilik getirmek, orijinal
    bir buluş ortaya koymak amacıyla kaleme
    alınmış bir yazı türü olarak tanımlamak
    yerinde olacaktır.
    Bildiri de konferans gibi bir dinleyici topluluğu
    önünde okunur. Ancak bildirinin sunulduğu
    topluluk, o konuda az çok uzmanlaşmış
    kişilerden oluşur.
    Ayrıca, bildiride de konferans gibi konuşma ve
    hitap etme becerisi gözetmek gerekir.

    "Teşekkür et" butonuna basmanız yeterlidir.
  5. ByNapolyon

    ByNapolyon Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2009
    Mesajlar:
    178
    Beğenileri:
    728
    Ödül Puanları:
    0
    Konferansta zaman zaman hazırlanan
    metinden uzaklaşma söz konusu olabilirken
    bildiride metne bağlı kalma esastır.
    Konferansta sözünü ettiğimiz konuşmanın
    bitiminde yer alan soru ve cevap bölümü,
    bildiride konu çerçevesinde tartışma olarak
    ayrı bir özellik gösterir.
    Bildiriler, genellikle yayımlanan bir yazı
    türüdür. Bazen yabancı dillerde de
    yayımlanabilir.
    Bildiriler hazırlanırken kullanılan dil, uzmanlık
    dalının gerektirdiği terimler ve ifade yapısı ile
    de konferanstan büyük ölçüde farklılık
    gösterir.
    Son olarak, bildiride varılan sonuçlar ve ana
    noktalar özetlenerek ana düşünce bir kez
    daha vurgulanmalıdır.
    Üzerinde çalışılan metin; aralıklarla gözden
    geçirilmeli ve gerekli düzeltmeler yapılmalı,
    konuya hâkimiyet sağlanmalıdır. Metnin,
    kartlara aktarılması daha yararlıdır.
    4. Forum
    Bir başkanın yönetiminde, toplumu
    ilgilendiren bir konuda, farklı gruplardan
    oluşan dinleyicilerin söz sırası alarak konuşma
    kuralları içerisinde yaptıkları tartışmalara
    forum denir.
    Forum, panelin devamında yapılacaksa
    başkan, panelin süresini bir saat, forumun
    süresini de yarım saat olarak sınırlayabilir. Bu
    durumda panelden sonra forum yapılacağı
    konuşmalara başlanmadan duyurulmalıdır.
    Forum, toplu tartışmaların başlı başına bir
    çeşidi sayılmamakla birlikte, dinleyicilerin
    konu üzerinde daha aktif ve farklı bakış
    açılarıyla düşünmelerini sağlar. Foruma davet
    edilen uzmanların görüşlerine de müracaat
    edilerek ortaya çıkabilecek yanlış anlayışların
    önüne geçilir.
    Esasen forumdan amaç belli kararlara varmak
    değil, konuyu değişik anlayışlarla, farklı
    boyutlarıyla ortaya koymaktır.
    Forumda söz alan dinleyiciler, konuyla ilgisi
    olmayan özel sorunlarına değinmemelidir.
    Sorular kısa, açık ve net olmalı, tartışma saygı
    kuralları içerisinde, kırıcılıktan uzak, samimî
    bir hava içerisinde yapılmalı, tartışmadan
    beklenen amaca yardımcı olunmalıdır.

    "Teşekkür et" butonuna basmanız yeterlidir.
  6. ByNapolyon

    ByNapolyon Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2009
    Mesajlar:
    178
    Beğenileri:
    728
    Ödül Puanları:
    0
    5. Münazara
    Herhangi bir konu üzerinde zıt düşüncelerin
    karşılıklı olarak savunulmasına Münazara
    denir. Münazarada önemli olan "savunma" dır.
    Taraftarı az olan bir düşünce, iyi savunulduğu
    zaman çok kişi tarafından takdir edilebilir.
    Münazara için genellikle üçer ya da dörder
    kişilik iki grup kurulmalıdır. Gruplardan birisi
    işlenecek konuya olumlu, diğeri ise olumsuz
    yönden savunmalıdır. Yani, bir grup "tez",
    diğer grup ise "antitez" i almalıdır. Ayrıca,
    münazara yapacak kişileri değerlendirecek bir
    "jüri" seçilmelidir. Jüri, ya başlangıçta ya da
    münazara yapılacağı gün seçilebilir.
    Olumlu tezin savunulması, olumsuzdan daha
    kolay olduğu için, konuşmaya, olumlu tezi
    savunan gruptan biri başlamalıdır.
    Konuşmacıların savunmalarının gücü kadar,
    taraflı ve tarafsız dinleyicilerin gösterilerinin
    de jüri üzerinde etkisi bulunur. Ancak, taraf
    tutan dinleyicilerin, karşı taraf
    konuşmacılarının moralini bozacak nitelikte
    gösteride bulunmaları doğru değildir.
    Münazaraya katılacak kişilerle, jüri üyeleri
    münazara tekniği konusunda
    bilgilendirilmelidir. İki grup da kendi
    aralarında iş ve konu bölümü yapıp münazara
    gününe kadar hazırlıklarını tamamlamalıdır.
    Konuşmacılara, araştırma için en az 2-3 hafta
    süre verilmelidir.
    Gruptaki her kişi savundukları konunun değişik
    alt konuları hakkında konuşmak zorundadır.
    Birden fazla kişi, aynı alt konuyu savunamaz.
    Münazarada yazılı metne bakarak okuma
    olmaz. Savunulan konu; sözlü ele alınmalıdır.
    Konuşmacıların, konularını bir kâğıda yazıp
    okumaları çok yanlıştır.
    Münazarada etkili savunmanın önemli olması
    gibi, belli zaman içinde konuşmak da
    önemlidir. Bu nedenle konuşmacılara eşit
    zaman dilimleri verilmelidir. Bu zaman,
    genellikle 5-15 dakikadır. Ayrıca, münazarayı
    izleyen grup da çok önemlidir. Konuşmacılar;
    konularını savunurken izleyicilerin büyük bir
    sessizlikle konuları dinlemesi gerekmektedir.
    Konuşmacıların tutarsız bir düşüncesi, yanlış
    yerde yapılmış bir mimik hareketi
    izleyicilerde tepkiye neden olmamalıdır.
    İzleyiciler savunulan düşüncenin doğruluğunu
    ya da yanlışlığını onaylayacak davranışlardan
    uzak durmalıdır. Ancak, böylece jürinin doğru
    ve tarafsız değerlendirmesi mümkün olur.
    Jürinin, değerlendirmede dikkat edeceği
    özellikler:

    "Teşekkür et" butonuna basmanız yeterlidir.
  7. ByNapolyon

    ByNapolyon Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2009
    Mesajlar:
    178
    Beğenileri:
    728
    Ödül Puanları:
    0
    a) Türkçeyi kullanma gücü. (Diksiyon, vurgu,
    tonlama, kelime hazinesi, cümle kurma vb.)
    b) El, kol ve yüz hareketlerini yerinde
    kullanma.
    c) Savunmada inandırıcı olma. (Belgeler,
    istatistikî bilgiler, resimler, gazete ve dergi
    haberleri, güncel olaylarla örnekleme vb.)
    ç) Konuşmacıların fizikî özellikleri. (Temiz ve
    düzenli kıyafet, saç, sakal tıraşı vb.)

    "Teşekkür et" butonuna basmanız yeterlidir.
    gençtürk_06 bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş