1984 Kitabını Eleştirisi Lazım

Konu 'Kitaplar, Yazarlar, Entellektüel' bölümünde UndeS tarafından paylaşıldı.

  1. UndeS

    UndeS Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    24
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    Okuyan veya bununla ilgili bilgisi olan paylasırsa yarımcı olmuş olur
    Son düzenleyen: Moderatör: 7 Haziran 2009
  2. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
  3. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    Yazarı : George Or**ll
    Yayınevi : Can Yayınları
    Çevirmen : Nuran Akgören
    Basım Yeri / Tarihi : İstanbul / Mart 2001
    Sayfa Sayısı : 256

    KİTAP HAKKINDA
    Or**l, "1984" adlı eserinde despotizmin (zorbalık) egemen olduğu bir dünyayı tasvir eder. Bu ütopyaya göre, dünya eşit güce sahip üç bloka ayrılmıştır. Yönetenler tek egemen güçtür. İnsanlar yöneticilerin korkusu ile sinmiş, özgürlükler kaldırılmış, ahlâki ve insani duygular yok edilmiş, düşünme ve düşündüğünü söyleme yasaklanmış, yaşam tüm güzelliklerini yitirmiştir. Hiç kimse birbirine güvenememektedir. Çoğu kişiler casustur. En yakınlarını yönetime gammazlama bir ödev haline getirilmiştir. Bireylerin kişilikleri tamamen silinmiştir.

    Or**l bu eserinde, gelecek üzerine korkularını dile getirmiştir. İnsanları, modern dünyayı etkileyebilecek sorunlar üzerinde düşünmeye yöneltmek istemiştir.


    YAZAR HAKKINDAİngiliz romancısı ve denemecisi George Or**ll, 1903 yılında Hindistan'da doğdu. 1922 yılında öğrenimini tamamladıktan sonra Birmanya'ya giderek İmparatorluk Polis Teşkilatı'na girdi. 1928'de teşkilattan istifa etti ve anılarını Burmese Days (1933) adı altında yayınladı. Aynı yıl yazdığı Down and Out in Paris and London adlı kitabında Paris ve Londra'da geçen günlerini anlattı. İspanya İç Savaşı üzerine izlenimlerini, Katalonya'ya Selam (1938) adlı kitabında aktardı. Çağdaşlarını modern dünyanın sorunları üzerinde düşündürmek isteyen ve birçok eleştirmenin `İngiltere'nin Bilinci' olarak nitelendirdiği Or**ll'in Swift tarzında yazdığı Hayvanlar Çiftliği (1945) ve 1949 yılında yayınladığı 1984 adlı romanları gelecek ile ilgili düşüncelerini yansıtan bir çeşit vasiyetname niteliği taşır. George Or**ll, 1950 yılında Londra'da öldü.


    Ütopik gözükse de okurken aslında neden olmasın dedirtiyor kitap.İnsanların hiç bir özügrlüklerinin kalmadığı zamanları anlatır,okurken insanı karamsarlığa sürükler.Kitapta insanların yeni bir dil geliştirmesi ve bu dilin geliştiriliş amacı beni çok etkilemişti.
    Son düzenleyen: Moderatör: 31 Mayıs 2009
  4. gulhan

    gulhan Üye

    Katılım:
    14 Eylül 2008
    Mesajlar:
    429
    Beğenileri:
    127
    Ödül Puanları:
    16
    1984 / George Orw.ell

    Winston Smith, "Doğruluk Bakanlığı"nda çalışmaktadır. İşi özel bir borudan, ona gelen notları eski verilerin ve bilgilerin yerine yazmaktır yani tarihi değiştirmektir. İşinden memnun, işini iyi yapan biridir. Ama bir gün Winston için herşey değişir. Tüm olacaklar Winston'un antika eşyalar satan bir dükkandan, yaprakları yumuşacık bir defter ve mürekkepli kalem almasıyla başlar. Bu özel defteri günlük yapmaya karar verir. "Tele Ekran"dan görülmeyecek şekilde saklandıktan sonra günlüğünü yazmaya başlar ve artık o düşüncelerini yazmaya cesaret edebilmiş bir düşünce suçlusudur. Suçu "Büyük Birader" diye biri olmadığını, devleti yönetenlerin tarihle oynadıklarını, insanların kandırıldığını düşünmesidir. Bu düşüncelerini doğrulayacak kaynak, ona inanacak kişi arayışına girer.

    "Doğruluk Bakanlığı"nda çalışan "Anti-Sex" adlı örgütün üyesi olan Julia ve devletin önemli adamlarından olan O'Brien'in da kendisiyle aynı düşünceleri paylaştıklarını düşünür. Kısa bir süre içinde de bu düşüncelerini doğrulayan üç kağıt eline geçer. Birini Julia gizlice avucuna sıkıştırmıştır ve içinde "Seni Seviyorum" yazmaktadır. Julia da artık düşünce suçlusudur çünkü birini sevmiştir. Julia ile birlikte "düşünce polisi"nin olmadığı gizli yerlere giderler ve Winston'un uzun seneler önce* ayrıldığı ama resmiyette eşi olan kadını aldatırlar. Bu gizli buluşmalarında hatırladıkları geçmişlerini paylaşır, kendilerince mutlu olurlar. İkinci kağıdı ise O'Brien, "Yeni Konuş" için yapılacak sözlüğe katkıda bulunmasını bahane ederek "tele ekran"ın gözü önünde ona vermiştir ve içinde O'Brien'in adresi yazmaktadır. O'Brien'in evine Julia ile beraber gittiklerinde, O'Brien, Winston ve Julia'ya yemin ettirir ve bir kaç gün içinde onlara bir kitap ulaştıracağını bu kitabı okuduklarında merak ettikleri şeylerin cevabına ulaşacaklarını söyler. Üçüncü kağıt ise ona yapması gerekenleri anlatan borudan düşer. Bu kağıt zaman içinde borunun içinde sıkışmış, tarihin değiştirildiğinin kanıtı olan bir fotoğraftır. Fakat Winston bu fotoğrafın kıymetini tam olarak anlayamadan el alışkanlıyla tarihin yok edildiği, ateşe atar.

    Winston kendindeki bu değişimi, iş arkadaşları ve komşularından saklamak, kitabı okumak ve Julia ile daha rahat birlikte olabilmek için, günlüğünü aldığı dükkanın üst katını kiralar. Burası, Büyük Birader'in çalışanlarına verdiği dairelerden çok farklıdır. Eski tarzda döşenmiştir ve odada "Tele Ekran" yoktur! Onlar için "Tele Ekran"nın olmaması çok büyük bir avantajdır çünkü "Tele Ekran" hem alıcı, hem verici olarak kullanılan bir alettir ve düşünce suçlularını yakalamakta kullanılmaktadır. Julia ile buluştuklarında, Julia elinde gerçek çikolata, gerçek ekmek vb. ve sadece sokak kadınlarının kullandığı adi bir kaç makyaj malzemesi ile gelir. Bunlar ikisinin de sadece adlarının duydukları ama gerçeklerini görmedikleri şeylerdir. Çünkü onların yaşadığı zaman diliminde, herşey yapaydır. Bu gizli kiralık oda da kitabı okumaya başlarlar ve devletin yapısını anlamaya başlarlar.

    Kitaba göre;
    Sorun, dünyadaki gerçek zenginliği artırmaksızın, endüstri çarkını döndürmektir. Üretim sürdürümeli, ama üretilenler insanlara dağıtılmamalıydı. Uygulamada bunun için tek çözüm yolu, sürekli savaş durumunda olmaktı. Savaş endüstrisi, tüketim maddeleri üretmeksizin işgünü kullamasının akıllıca bir yoludur. Yeni silahlar bulmak için araştırmalar aralıksız sürdürülmektedir, zeki beyinler için tek doyum alanı buradadır. Okyanusya'da, şu anda eski anlamdaki bilim artık yaşamamaktadır. Yenikonuş'ta "bilim"i karşılayacak bir sözcük yoktur. Teknik gelişmeler, eğer insan özgürlüğünü biraz daha kısıtlamaya yarıyorsa kullanılır.

    Televizyonun yapımı ve aynı aygıtın, hem alıcı hem verici olarak kullanılmasını sağlayan teknik gelişmeler, özel hayata son verdi. Her yurttaşın ya da en azından gözetlenmesi gerekecek kadar önemli herkesin, hiç aralıksız polis denetimi ve başka iletişim yolları bulunmadığından, sürekli bir resmi propaganda bombardımanı altında tutalabilmesi sağlandı. Böylece tarihte ilk kez herkesin devletin isteklerine boyun eğmesi ve her konuda düşünsel bir birliğin oluşması sağlandı. Karşıt olayların ve kavramların birbirine bağlanması, Okyanusya toplumunun en belirgin yanıdır. Resmi ideoloji, gerek olmayan yerlerde bile çelişkilerle doludur. Böylece Parti, sosyalizm akımının savunduğu tüm ilkerleri yadsır, kötüler ve sonra bunun sosyalizm adına yapıldığını söyler. İşçi sınıfının yüzyıllardır hor görüldüğünü söylerken, kendi Parti üyelerine, işçilere giydirilen ve bu nedenle kabul edilmiş uniformaları giydirir. Aile bağlarını düzenli bir biçimde çürütürken, önderini doğrudan aile duygularına seslenen bir adla-Büyük Birader- çağırır. Gerçekte iktidar, ancak karşıtların uzlaştırılması yoluyla sonsuza dek elde tutulabilir. Eğer eşitsizlik sürdürülecekse -yani yüksek grup yerini koruyacaksa- zihinsel koşullar, denetlenmiş olmalıdır.

    Kimse yönetime onu bırakmak için geçmez. İktidar araç değil, amaçtır. Kimse devrime bekçilik etmek için diktatörlük kurnaz; devrim diktatörlüğü kurmak için yapılır. Baskı kurmanın amacı, baskı kurmaktır. İşkencenin amacı işkencedir. İktidarın amacı, iktidardır.

    Julia ve Winston, dışardan gelen seslerle uyanırlar. Düşünce polisi onları bulmuş, teslim olmalarını istemektedir. Teslim olmadan önce birbirlerinden asla vazgeçmeyeceklerine söz verirler ve düşünce polisi içeri girer. Düşünce polisi aslında, odayı kiraladıkları, günlüğü aldığı antikacıdır! O yaşlı görünüşü gitmiş gençleşmiş ve gerçek yüzüde ortaya çıkmıştır. Meğer odada "tele ekran" varmış ve her hareketleri izleniyormuş!

    Oradan, Sevgi bakanlığına götürülürler.Sevgi Bakanlığı hiç penceresi olmayan, yerin bilmem kaç kaç altına inen korkunç bir yapıdır. Orada Winston'a çeşitli işkenceler yapılır böylece devlet hakkında düşündüğü ve okuduğu tüm bilgileri bir tarafa bırakarak, devlete yani partiye koşulsuz itaat etmesi sağlanır. Düşünceleri kontrol altına alınır. Ama hala duyguları kontrol altına alınamamıştır. Ama Sevgi bakanlığında bunun da bir çözümü vardır. Winston'un yüzüne fareleri yaklaştırınca, farelerle kendi arasına Julia'ya koyar. Çünkü koyacak başka kimsesi yoktur. Benim yüzümü ısırmasınlar, Julia'nın yüzünü ısırsın, der.

    Sevgi Bakanlığından gönderildikten sonra çok rahat koşullar altında, hiç izlenmeden yaşamaya başlar. Ama hiç arkadaşı yoktur ama bunun onun için bir önemi de yoktur. Bir gün yolda Julia ile karşılaşır. Julia'da korkusuna yenik düşüp onu satmıştır. Birbirlerinden özür dileyip, dostça ayrılırlar. Ve geçen hergün, Parti ve Büyük Birader'e olan bağlılıkları artarak yaşamaya devam ederler.

    Özetini bulabildim;)
  5. ◊ΘGöKKuŞΘ◊

    ◊ΘGöKKuŞΘ◊ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Aralık 2007
    Mesajlar:
    915
    Beğenileri:
    649
    Ödül Puanları:
    16
    Okuduğumdan anladığım kadarıyla sana kısa bir eleştiri de bulunabilirim.


    1984 bir devletin , milletinin her yapacağı işte tek tek kameralar tarafından izlenmesi , seslerinin kayıda alınması , sosyal yapının, faaliyetin olmadığı , insanlarının düşünme işinin yapmalarının suç olduğunu anlatan bir romandır.

    Yani kendi başlarına birşey yaptırmayan insanları , kendi denetimi altına sokmaktadır. Bu da oldukça olumsuz bir tavırdır. Böyle bir yapı altında yaşayan millet devletin baskısı altında yaşayamadan kurtulamaz. Ve devletin ilerlettiği teknoloji haricinde herangibi bir teknoloji faaliyetinde bulunamazlar ve bunlarda onların gelişmesini engeller. Nasıl biz şuan özgür yaşıyorsak , 1984 de bu özgürlüğe karşı gelinmesini, sınırlandırılmasını isteyen bir devletin yapısını anlatmakdadır.
  6. UndeS

    UndeS Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    24
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    hione gibi eleştiri lazım bu kitabla ilgili ben okuudm aklımda eleştiri varda bir kac cümlede başka okuyanlardan bilgi lazım hione cok teşekkürler hoca not verecek cok lazım ben okudum aklımda birseyler var siinde yardımızı bekliyorum
  7. ◊ΘGöKKuŞΘ◊

    ◊ΘGöKKuŞΘ◊ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Aralık 2007
    Mesajlar:
    915
    Beğenileri:
    649
    Ödül Puanları:
    16
    Onu hocana söyle rahat birşeyler yapabilirsin. Birkaç cümle ile de sana eleştiri daha yapabilirim..


    Mesela..

    "Kitabı yazan yazar , bir ülkenin içinde olan cehaletin,skolastik düşüncenin insanlara ne kadar olumsuz yönde etkileyebileceği vurgulanmışdır. Kitap dikkatleri üzerine bu yönden çekmek istesede asıl önemli olan burada bir devletin topluluğunun bir şekilde yok edilme çabasıdır. Bu da hoş karşılanmamakdadır. Kitabı bu yönde değerlendirirsek çıkarabileceğimiz ana fikirde insanların kendi iradesi ile vereceği fikirlerin aynı zamanda toplumun bir kesiminide ayaklanmasını sağlayabilmesidir. Eğer bireyler toplumun kesimlerini ayaklandırırsı baskıcı olan, kısıtlayıcı olan devlet isede çözülemeyecek sorun yokdur.. "


    Bu kadar umarım yardımcı olmuşdur.. :)
  8. UndeS

    UndeS Üye

    Katılım:
    10 Ocak 2009
    Mesajlar:
    24
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Cok sagol hione
    Son düzenleyen: Moderatör: 31 Mayıs 2009
  9. ◊ΘGöKKuŞΘ◊

    ◊ΘGöKKuŞΘ◊ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Aralık 2007
    Mesajlar:
    915
    Beğenileri:
    649
    Ödül Puanları:
    16
    Rica ederim umarım işine yarar.

    İyi Çalışmalar..

Sayfayı Paylaş