2.Dönem 1.Yazılı Soruları

Konu 'Türk Edebiyatı 9. Sınıf Yazılı Soruları' bölümünde Toгgαи tarafından paylaşıldı.

  1. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38

    FATİH-HARBİYE’ den
    Galatasaray’dan tünele doğru yürüdüler. Neriman Beyoğlu’na çıktığı vakit, halis Türk mahallelerinde oturanların çoğu gibi, kendini büyük bir seyahat yapmış sanırdı. Gene Fatih uzakta kaldı. Tramvayla bir saat bile sürmeyen bu mesafe, Neriman’a Afgan yolu kadar uzun görünürdü ve Kabil ile New York arasındaki farkların çoğuna İstanbul’un iki semti arasında kolayca tesadüf edilir.
    Bir İstanbul kızı olduğu için Neriman’ın bu farklar karşısındaki hayreti azalmıştı; fakat bir zamandan beri kendisinde yeni bir hayatın iştiyakı ve yeni bir medeniyetin şuuru uyanmaya başladığı için bu farkların her birine ayrı ayrı dikkat etmekten hoşlanıyordu.
    Bu ıtriyat mağazasının camekânı önünde durdular. Burada her şey, tek başına konmuş zarif bir küçük şişenin tatlı mavisi, ipek bir püskül, siyah kadifelerin arasında gizlenmiş ve ampulün yumuşak ışığı, bir gümüşün parıltısı... Gözleri ayrı ayrı çekiyor ve zaptediyordu. Burada her şey, rahat ve mesut insanların kullanmaya adet ettikleri eşyaydı. Burası aynı zamanda, bir insanın ne kadar mesut olabileceğini hissettiren imkânlara doğru açılmış pencereydi. Neriman burada her duruşunda, bu pencereden onların saadetini imrenerek seyrediyordu.
    Bir gün Şinasi ile bu ıtriyat mağazalarında birinin camekânı önünde durmuşlardı. Neriman’daki arzuları sezen Şinasi demişti ki:
    —Bu camekânlar kim bilir kaç Türk kızını baştan çıkardı ve çıkaracak!
    Neriman buradan hemen her geçişinde bu sözü hatırlıyor ve gülümsüyordu.
    Çantasındaki esans şişesini doldurmak için mağazaya girdiler. Bütün eşyanın iliklerine işlemiş hafif güzel bir koku. Neriman bu mağazaların sessizliğine de şaşıyordu. İçeride kalabalık olduğu halde müşteriler pek az konuşarak, adeta bir dilsiz işaretle meram anlatarak istediklerini alıyorlardı. Yalnız, cam tezgâhların üstüne konup kaldırılan şişelerin ince çıtırtısı...
    ( ıtriyat: parfümeri ) Peyami SAFA
    -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    SORULAR
    SORU–1) “ Kabil ile New York arasındaki farkların çoğuna bu iki semt arasında kolayca tesadüf edilir. ” cümlesiyle yazarın anlatmak istediği gerçek nedir?------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
    SORU–2) ) Şinasi , “ bu camekânlar kim bilir kaç Türk kızını baştan çıkardı ve çıkaracak.” sözüyle ne demek istemiştir?
    SORU–3) Yukarıdaki romanı yapı yönünden ( Kişiler, mekân, zaman) inceleyiniz.
    SORU–4) Yukarıdaki romanın anlatım biçimi ( anlatıcı ve bakış açısı ) nedir? Bunu nereden anlıyoruz?
    YABAN ‘ dan
    “ Sakarya Savaşı’ndan sonra düşman orduları Haymana, Mihalıççık ve Sivrihisar bölgelerini, bize yer yer ateş yığınlarıyla örtülü ıssız ve engin bir virane halinde bıraktı. O afetlerden arta kalmış halkın, bu taş yığınları arasında, ilk insanlardan farkı yoktu. Bunlar, yarı çıplak bir halde dolaşıyor; alevin karattığı harman yerlerinde, toprağa, çamura karışmış yanık buğday ve mısır tanelerini iki taş arasında ezerek öğütmeye çalışıyor; adı bilinmez otlardan, ağaç köklerinden kendilerine bir nevi yiyecek çıkarıyor ve bir yabancının ayak sesini duyunca her biri bir yana kaçıp bir kovuğa saklanıyordu.”
    ( Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU
    SORU–5) Yaban romanının yazıldığı dönemde toplumun sosyal, siyasal ve ekonomik hayatının özellikleri nelerdir?
    SORU–6) Yaban romanından alınmış metnin teması ( Ana düşünce ) nedir?
    SORU–7) Roman nedir? Roman türünün özellikleri nelerdir? Edebiyatımızdaki ilk realist roman örneğini yazınız.
    SORU–8) Anlatmaya bağlı edebi metin türleri nelerdir? Yazınız.
    SORU–9) Aşağıdaki cümlelerin karşısına yargılar doğru ise ( D ) yanlış ise ( Y ) yazınız.
    Olay çevresinde gelişen edebi metinlerde tema yazıldığı dönemin özelliklerini yansıtmaz. ( )
    İlahi bakış açısında anlatıcı olay örgüsünün dışındadır. ( )
    Edebi metinler kendilerinden önce ve sonra yazılan edebi metinlerle dil, anlatım, tema yönünden ilişkilidirler. ( )
    Edebiyatımızdaki ilk edebi roman Namık Kemal’in yazdığı Araba Sevdası adlı romandır. ( )
    Ömer Seyfettin, Maupassant tarzı (Olay öykücülüğü ) hikâyeleriyle tanınmıştır. ( )
    SORU–10) “ O kış, çocukluktan beri gözüm olan Ali Ağa’nın kızını yarı yalvarma, yarı yıldırma ile bana nişanlayıvermişlerdi. Bizim köyde nişanlanmak, evlenmek arası kasabadaki gibi uzun sürmez. Biz böyle beklemeleri pek hayra yormayız. Ne yapayım ki, adam hala bir türlü düğüne yanaşmıyordu. Zengin baba damarı kabarıyordu. Belki bir yolunu buluruz da kızın aklını çeleriz, diye düşünüyormuş kendi kendine.” ( Sait Faik ABASIYANIK )
    Yukarıdaki paragraftan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
    A) Yazarın, öykünün kahramanlarından biri olduğu B) Olayda yalnız bir kahraman olduğu
    C) Anlatım dilinde yöresel söyleyişlere yer verildiği D) Öyküdeki olayların köyde geçtiği
    E) Olayın geçtiği yerdeki gelenek ve göreneklere yer verildiği


    Not:Bunların cevapları elimde yok.Üzgünüm

Sayfayı Paylaş