2.Dönem 2.Yazılı Soruları

Konu 'Türk Edebiyatı 9. Sınıf Yazılı Soruları' bölümünde Toгgαи tarafından paylaşıldı.

  1. Toгgαи

    Toгgαи Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    4.730
    Beğenileri:
    1.809
    Ödül Puanları:
    38

    ORMAN TÜKENIRSE
    Her şey birkaç saat içinde olup bitti. Önce bir yağmur boşandı. Sonra da dağlardan köye yaman bir sel geldi. Önüne ne çıktıysa aldı götürdü. Evlerle birlikte bütün eşyalar da sele gitti. Bunun üzerine köylüler toplandılar. Hepsi:
    — Bu böyle olmaz, dediler. Bu iş böyle gitmez. Bu bizim köy, bahtsız bir köy. Çünkü iki dağ arasında. Yağmur boşandı da sel indi mi her şeyimizi sele veriyoruz. Bir şey yapmamız gerek. Bir genç:
    — Alıp başımızı gidelim, dedi. Büyük şehirlere gidelim. Oralarda iş yok mu? İş bulur, çalışırız. Bir ihtiyar:
    — Olmaz öyle şey, dedi. Evden, yurttan ayrılmak kolay değil. Herkes bırakır giderse köy kime kalacak? Şu güzel dağ, şu güzel tepeler, şu bahçeler ne olacak? Bu köyü bırakamayız, başka yerlere gidemeyiz. Başka bir genç:
    — Her yıl sel geliyor. Emeklerimiz boşa gidiyor. İnsan nerede olsa çalışır, nerede olsa karnını doyurur, dedi.
    İhtiyar adam kızdı:
    — Sen ne diyorsun oğul, dedi. Senin dediğin, insanoğluna yakışmaz. Köyde kalacak, hep birlikte sele karşı savaşacağız, bize bu yakışır.
    Köylülerin arasında en yaşlısı Koca Hasan'dı. Koca Hasan dedi ki:
    — Bundan yıllarca önce, bu köyde, sel nedir kimse bilmezdi. Ama o zamanlar köy böyle değildi. Dağlar, bayırlar, tepeler hep ormandı. Her yan yeşillikler içindeydi. Daha sonra o kesti, bu kesti, yavaş yavaş orman tükendi. Dağlar, tepeler, bayırlar kelleşti. Böylece olanlar bize oldu. Artık yağmur yağdı mı ardından da sel geliyor.
    Şimdi yapacağımız bir iş var. Köyü ağaçlandıracağız. Dağlara, tepelere bol bol ağaç dikeceğiz. Başka çaremiz yok.
    Koca Hasan sustu. Herkes ona hak verdi. Ertesi gün, bütün köylü ağaç dikmeye başladı. ( Orhan ASENA )
    SORULAR
    SORU–1) Yukarıdaki öykünün teması ( ana düşünce ) nedir?
    SORU–2) Yukarıdaki öyküde yapıya ait hangi unsurlar vardır? Açıklayınız.
    SORU–3) Yukarıdaki öykü hangi anlatıcı ve bakış açısıyla yazılmıştır? Niçin?
    SORU–4) Öykü türleri hakkında bilgi veriniz. Yukarıdaki öykü hangi tür öyküler içerisinde yer alır?
    OĞUZ KAĞAN DESTANI ‘ ndan
    “Günlerden bir gün Ay Kağan ‘ın gözü parladı, bir erkek çocuk doğurdu. Bu çocuğun yüzü mavi, ağzı ateş kızılı, gözleri ela, saçları ve kaşları kara idi. Güzel perilerden daha güzeldi. Bu çocuk anasının göğsünden ilk sütü emdi, bir daha emmedi. Çiğ et, aş, şarap diledi. Dile gelmeye başladı. Kırk günden sonra büyüdü, yürüdü, oynadı. Ayağı öküz ayağı gibi, beli kurt beli gibi, omzu samur omzu gibi, göğsü ayı göğsü gibi idi. Bütün vücudu tüylü idi. At sürüleri güder, atlara biner, av avlardı.
    Yine günlerden bir gün Oğuz bir yerde Tanrı ’ya yalvarırken karanlık bastı, gökten mavi bir ışık indi. Oğuz bu ışığa doğru yürüdü, o ışığın içinde yalnız başına oturan bir kız gördü, sevdi, aldı. Günlerden, gecelerden sonra kız, üç erkek çocuk doğurdu. Bunlara Gün, Ay, Yıldız adlarını koydular.”
    SORU–5) Oğuz Kağan Destanı’nda, destanların hangi özellikleri bulunmaktadır? Yazınız.
    SORU–6) “ Kime yaranmak olursa olsun, güzel Türkçe dururken, sokak levhalarına, tabelalara Fransızca ibareler yazılmasına aleyhtar olduğumu söyledim. Paşa ve doktor, basit kozmopolit fikirleriyle bana hücum etmeye başladılar. Paşa Fransızlara sevgisini toplumsal bir bağlılık seviyesine çıkarmak için nafile yoruluyor. Fransa’nın bizim kültürümüz üstündeki tesirlerine dair alelade Tanzimat fikirlerini sıralıyordu. Doktorun samimi olup olmadığını bilmiyordum, fakat onun bütün delili Türkçe’nin yetersizliğini iddiadan ileri geçmiyordu.” Reçetelerinizi bile Fransızca yazıyoruz.” diyordu.
    Yukarıdaki metin parçasından yola çıkarak metnin yazıldığı dönemin zihniyeti hakkında bilgi veriniz.
    SORU–7) ) Hacivat: Vay Karagözüm, maşallah maşallah akşamı şerifler hayır olsun
    Karagöz: Senin de silsileni sansarlar boğsun
    Hacivat: (kızgın) Bak Karagöz böyle gelir gelmez bana vurmaya hakkın yok
    Karagöz: Sen de şu yumruğu al da burnuna sok (vurur)
    Yukarıdaki oyun hangi tiyatrodan alınmıştır? Bu tiyatro türü hakkında bilgi veriniz.
    SORU–8) Geleneksel Türk tiyatrosu ile modern Türk tiyatrosu arasındaki farkları yazınız.
    SORU–9) Aşağıdaki boş bırakılan yerleri uygun şekilde doldurunuz.
    a) Kalıplaşmış davranışlar sergileyen, aynıyla başka eserlerde karşımıza çıkabilecek kahramanlara……………..denir.
    b) Bir tiyatro eserinin oyuncular tarafından sahnede canlandırılmasına …………………… denir.
    c) Edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman ……………………………..dır.
    d) Hacivat tipinin orta oyunundaki benzer tiplemesi ……………………..’dır.
    e) Masallardaki kalıplaşmış sözlere ……………………….. denir.
    SORU–10) “Şaha kalkmış at kişniyordu. Pembeye kesmiş, pespembe olmuş dağ yürümeye başladı, ışıkları höpürdeterek. Pembe bir sel köpürerek akıyordu dağdan aşağı. Ovayı binlerce, pembeye kesmiş kır atın kişnemesi doldurmuştu. Atlar birbirine girmişler, uçuyorlardı. Atların kanatları birbirine değiyor; yeleleri, kuyrukları savruluyordu. Işıklar gittikçe dünyayı dolduruyordu.”
    Yukarıdaki metinde, yazar, aşağıdakilerden hangisine başvurmamıştır?
    A) Gerçekçi bir anlatıma B) Betimlemelere ( Tasvir ) C) Kelimelere yeni anlamlar yüklemeye
    D) Hayal gücüne E) Kelime tekrarları yaparak anlatıma akıcılık kazandırmaya


    Not:Bunların cevapları elimde yok.Üzgünüm

Sayfayı Paylaş