30 dan 36 ya kadar

Konu 'Edebiyat 9.Sınıf' bölümünde Rüyya tarafından paylaşıldı.

  1. Rüyya

    Rüyya Üye

    Katılım:
    15 Aralık 2009
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    ........................
  2. 06uzun

    06uzun Üye

    Katılım:
    2 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    43
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    0
    SAYFA 29-30
    1) D,Y
    2)Anadoludaki
    3)E
    4)B

    Sayfa 32
    3. Etkinlik

    1. soru
    a. ü,a
    b. açar/kaçar şah/şahı

    mert dayanır/namert kaçar hepsi 8′li hece ölçüsüyleyazılmıştır.4+4durak vardır.
    meydan gümbür/ gümbür
    şahlar şahı/divan açar
    divan gümbür/ gümbürlenir


    anlama yorumlama
    gurbet__nazım şekli gurbet nazım birimi dörtlük 7′li hece ölçüsüyle yazılmıştır.dili süslüdür

    sayfa 33
    2. Kılıç sesi çekaçak
    Ok sesi yıldırım
    Davul sesi güm
    Haykırış bağırma

    4. Ney virür bir rah-ı pür-hundan haber
    (-) (.) (-) (-) (.) (-) (-) (-) (-) (.) (-)

    Ayrılıkların şikayet itmede
    (-) (.) (-) (-) (-) (.) (.) (-) (-) (.) (-)

    Aşk-ı Mecnun kıssasın takrir ider
    (-) (.) (-) (-) (-) (.) (-) (-) (-) (.) (-)


    blogkafem.blogspot.com

    Sayfa 34
    1)Y , Y
    2)İç kafiye
    3)aliterasyon
    4)C
    5)Ölçü , kafiye , nazım birimi , tonlama
    Sayfa 35
    HazırLık
    1) Ana renklerin dışındaki renkler birtakım benzetmelerle kullanılır.Fıstık yeşili,çimen yeşli… gibi

    2)Bu durum dilin de belli bir karşılama gücü olduğunu, bu gücün dışına çıkıldığı zaman dile birtakım benzetmelerle farklı anlamlar yüklendiğini göstermektedir.

    1. EtkinLik
    -Şarkı söylemek belirli bir beceri ve yine belirli birtakım kuralları gerektirir. Konuşmak ise günlük hayatta sıradan bir olay olarak, dilin kurallarına tam anlamıyla bağlı kaınmadan yapılan bir eylemdir.
    -Dans etmek belirli bir beceri ve teknik gerektirir.Yürümek ise insanoğlunun gerçekleştirdiği doğal bir eylemdir.
    -Fotoğraf çekmek var olanın dondurulmasıdır.Bunun için amatör anlamda bir bilgi ve beceri sahibi olmaya gerek yoktur. Resim yapmak ise bilgi, beceri ve teknik gerektiren bir uğraştır.

    Bu farklılıklar, düz yazıdaki dil ile şiirdeki dil arasında da söz konusudur.Yazıdaki dil, dil bilgisi kurallarına bağlı kalınarak, duygu,düşünce ve hayallerin dile getirildiği bir özellik gösterebilir. Fakat şiir dili, düz yazıdaki dilden farklı olarak, dilin farklı anlamlar yüklenerek birtakım edebi kurallar çerçevesinde kullanıldığı yüksek bir dildir.

    2. EtkinLik
    Verilen paragrafta dil, anlatılmak istenilen doğrultusunda bir araya getirilmiş ve gerçek anlam değeri taşıyan sözcük ve sözcük gruplarından oluşturulmuştur.
    Dörtlükte ise dil, görünen anlamın dışında, ona yüklenen anlamları taşımak için gerçek anlamından sıyrılmış ve anlatılmak istenene göre yeni anlamlar yüklenmiş bir dildir.

    Sayfa 36
    İnceLeme
    1)Bu ifadelerin somut gerçekliği yoktur.Şiirde bu tür ifadelerin kullanılması dilin sınırlı bir kullanımının olmasından,insan hayli ve düşüncesinin ise sınırsız olmasından kaynaklanmaktadır. Bu durum da şairi, soyut ifadelere yöneltmektedir.

    2) -…Delî köşemde durdun
    -Merhametin ta kendisiydi gözlerin
    -… yepyeni bir sesin vardı
    -Dişlerin öpülen çocuk yüzleri
    -Güneşe açılan küçük aynalar vs. vs
    Şairin, şiirinde bu imgelere başvurması dilin sınırlı ve sayılı kalıplarından çıkıp onlara yeni bir anlam yükleyerek hayal ve düşüncelerini dile getirmek istemesindendir

    3) Köşe şiirinde dilin kullanımı bakımından en dikkat çeken özellik imgelerin çokluğudur.

    4)Bu ifadeler arasında soyut bir ifadenin dile getiriliş farkı vardır. “Merhametli insan” ifadesinde insanın bir niteliği, özelliği söylenmiştir ve merhamet kendi anlamını korumaktadır. “Merhamet-gözler” bağlantısında soyut bir ifade olan merhamet somutlaştırılmış, merhamet denen o şeyin gözler olduğu söylenmiştir. Bu söyleyiş merhameti kendi anlamı dışına çıkarmış, ona yeni bir anlam yüklemiştir.

    3. EtkinLik
    -”Güneşe açılan küçük aynalar” ifadesi dişlerin parlaklık ve güzelliğini dile getirmekte ve tebessüm edildiğinde dişlerin güneşe açılan birer ayna olduğunu belirtmektedir.
    -”Bu ses saçlarımı ıslatan sessiz bir kardı” ifadesi duyulan sesi, yavaş yavaş lapa lapa yağan, yağdıkça da insanı ıslatan bir kara benzetöektedir.Ses yumuşaklık, tatlılık ve ahenk bakımından kar ile ilişkilendirilmiştir.
    -”Yaralı bir ceylan kalbi gibi içli bir ses” ifadesi duyulan sesin,ritmi yavaşlamış, bu nedenle çıkardığı sesi azalmış yaralı bir ceylan kalbi gibi olduğunu göstermektedir.
    Bu ifadeler dilin sınırları dışına çıkılarak, ona yeni anlamlar yüklenmesiyle oluşturulduğu için günlük dilde veya düz yazıda karşılaşılması mümkün değildir.

Sayfayı Paylaş