50 yaşında hafız oldular

Konu 'Dini Hikayeler' bölümünde Lethe tarafından paylaşıldı.

  1. Lethe

    Lethe Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    12 Nisan 2010
    Mesajlar:
    8.551
    Beğenileri:
    8.201
    Ödül Puanları:
    113





























    En uygun Dini Hikayeler bölümünü buldum ama hikaye falan değil bu. Baya baya gerçek :)
    Cevap anahtarı beklerken elime geçen Yeni Bahar dergisi sayesinde okumuş bulundum ben de. Hafız olmak isteyenlere umut diye düşünüyorum :)





    [​IMG]

    Hafızlığın küçük yaşta yapılmasının daha kolay olduğuna inanıyoruz. Ancak Adnan Batu ve Hümeyra Tüyüboz, bu yaklaşımı tersine çeviriyor. Çünkü onlar 50’sinden sonra hafız olmuş.

    Çoğumuz, hafızlığın ezber gücümüzün yerinden olduğu küçük yaşta daha kolay yapılacağına inanıyoruz. Belli bir yaştan sonra Kur’an-ı Kerim’i hıfzedebileceğimizi hesaba katmıyoruz. Halbuki genç yaşta değil, geç yaşta hafız olanlar da var. Örneğin 56 yaşındaki Adnan Batu ile 53 yaşındaki Hümeyra Tüyüboz... Onlar, “Hafızlık için geç kaldım, bu yaştan sonra zihnim almaz, ezberim çok yavaşladı.” demeden kolları sıvamış ve yaklaşık iki yılda eğitimini tamamlamış. Üstelik ne Adnan Bey köşesine çekilmiş bir emekli ne de Hümeyra Hanım tüm gününü evde geçiren bir ev hanımı. Adnan Bey, diş hekimi. Hümeyra Hanım ise çeşitli derneklerde başkanlık yapıyor. İkisi de torun torba sahibi. Kalabalık aile ve yoğun mesailerine rağmen hafız olma hayallerini gerçekleştirmişler. En iyisi reklamlara son verip filmi başa alalım.

    Adnan Bey’in bir yakını vefat eder. O da mevta için Kur’an okumak ister. Fakat Yüce Beyan’ı kırık dökük okuduğunu fark eder. Bunun üzerine kolları sıvar ve kendisine düzgün bir şekilde Kur’an öğretecek hoca bulur. 45 yaşında Kur’an okumayı öğrenir öğrenmesine ama iş, bununla bitmez. İlahi Kelam’ı soluklayan Adnan Bey’in gönlüne hafız olma hayali düşer. Yakınları “Bu yaştan sonra yapamazsın. Vazgeç bu sevdadan.” der, eşi de onun hevesini alıp birkaç ay sonra pes edeceğini düşünür. Adnan Bey ise tüm eleştirilere kulak tıkar. Disiplinli bir şekilde her gün 2 saat çalışarak 2 yılda Kur’an’ı hıfzeder. “Erken yaşta yapılan hafızlığın unutulmadığını söylerler ama ileriki yaşlarda yapılan hafızlık da unutulmaz. Hatta daha kıymetli olur.” diyen Adnan Bey, 80 yaşında birinin bile hafız olabileceğinin altını çiziyor. Yeter ki kişi azimli, disiplinli ve planlı olsun.

    Diş hekimi olan Adnan Bey’in muayenehanesinde açık duran Kur’an-ı Kerim dikkatimizi çekiyor. O, Ezeli Kelam’ı hiç kapatmadığını anlatıyor: “Zihnim fuzuli bir şeyle meşgul olacağına ayetlerle meşgul olsun. Gelip geçerken baksam bile kâr.” İşten fırsat buldukça da Yüce Beyan’ın başında soluğu alıyor. Öyle ki tedavi için kendisine gelen bazı hastalar Kur’an öğrenme/okuma hevesiyle oradan ayrılıyor. Ona göre biz Allah Kelamı’nı rafa koyduk. “Aman belden aşağı tutmayalım, aman abdestsiz ellemeyelim.” diyoruz. Fakat aynı özeni O’nu okuma konusunda göstermiyoruz, açıp okumaktan imtina ettiğimiz bile oluyor.

    Adnan Bey, yaşıtlarına baktığında üzüldüğünü söylemeden edemiyor. Emekliye ayrılanların kahve köşelerinde dedikodu yaparak vaktini israf ettiğinden yakınıyor. “İnsanın nefsi kendine en büyük engel işte.” diyen Adnan Bey, yaşıtlarını Yüce Beyan’ı yudumlamaya davet ediyor. Onun ifadesiyle Kur’an okurken Allah’la konuşuyorsun. Bundan büyük nimet var mı?

    Adnan Bey, zaman zaman rüyalarında da ezber yaptığını paylaşıyor bizimle ve ekliyor: “İnşallah kabirde de sürekli Kur’an okurum.” Nitekim onun yeni hedefi Kur’an-ı Kerim’i elle yazmak.

    ‘ALLAH’TAN İLİM İSTEYİN’

    50’sinde hafız olan bir diğer isim Hümeyra Tüyüboz. O, Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) “Ana beşiğinden yer beşiğine kadar ilim öğrenin.” beyanını düstur edinir. Bu düstur ışığında ilim öğrenmekten de öğretmekten de geri kalmaz. 3 yıl önce hafızlık cemiyetindekileri görünce “Ben neden hafız olmayayım?” diyerek çalışmalara başlar. Bir yandan ticaretle uğraşan, diğer yandan çeşitli derneklerde başkanlık yapan Hümeyra Hanım, 2 yılda Kur’an-ı Kerim’i hıfzeder. Bu süreçte zihnini temiz tutmaya gayret eder. Örneğin hiç televizyon izlemez. Ona göre diziler, filmler insanın aklını gereksiz yere kurcalıyor. İnsanı “Sonraki bölümde ne olacak?” telaşı sarıyor! “Buna kafa yoracağıma Kur’an-ı Kerim ezberine kafa yordum.” diyen Hümeyra Hanım, yaşıtlarını vakitlerini zayi etmemeleri konusunda uyarıyor. Onun ifadesiyle dikiş nakış kurslarına ya da spora vakit ayıran kadınlar, Kur’an ezberine de zaman ayırabilir. Zira İlahi Beyan ahirette yoldaşımız olacak. Neden böyle bir yoldaşla hemhâl olmayalım ki?

    Hümeyra Tüyüboz’a hafızlığın hayatında neleri değiştirdiğini soruyoruz merakla. “Neleri değiştirmedi ki? Davranışlarınız bile değişiyor. Kıldığınız namazlar boyut değiştiriyor. Düşünsenize, yürüyen Kur’an’sınız artık.” cevabını veriyor bize. Allah’tan sürekli ilim istediğini dile getiren Hümeyra Hanım, hafızlığını bitirdiği günü dün gibi hatırlıyor. “Son sayfayı ezberleyeceğim gün çok heyecanlıydım. 2 yıllık maratonum nihayete erecekti ve ben hayalime kavuşacaktım. Ezberim bittiği an gözyaşlarımı tutamadım. O an rahmetli anne-babamın beni görmesini çok isterdim.”

    Hümeyra Hanım da, Adnan Bey de Efendiler Efendisi’nin (sallallahu aleyhi ve sellem), “Kur’an okuyunuz. Çünkü Kur’an, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaatçı olarak gelecektir.” beyanına mazhar olmak için ellerinden geleni yapıyor. Allah onların Kur’ân’laşma yolundaki seyâhatini devam ettirsin, bizlere de bu yolculuğa çıkmayı nasip etsin.



    Yoğun mesai hafızlığa engel değil

    “Yaşım ilerledi, artık ezberleyemem, zihnim almaz.” gibi yaklaşımlar bizi hafızlık fikrinden uzaklaştırıyor. Evrensel Hafızlar Derneği Başkanı Abdülkadir Sağlam da çocuk yaşta ezber yapmanın daha kolay olduğu gerçeğini göz ardı etmiyor. Ancak her yaştan insanın Kur’an’ı ezberleyebileceğini söylemeden edemiyor. Zira yoğun mesai ile çalışan bir kişi de doğru-düzenli tekniklerle hafızlığını ikmal edebilir. Yeter ki bunu gönülden istesin ve kararlı olsun. Sağlam, hafızlık eğitimiyle ilgili birkaç bilgi paylaşıyor bizimle. Bütün olarak baktığımızda 600 sayfayı ezberlemek zor gibi görünebilir. Fakat günde bir sayfa ezberlesek 2 yıldan daha kısa sürede hafızlığı tamamlamamız mümkün. Tabii ‘halis niyet, istek, sabır, tevekkül ve zamanı bilinçli kullanmak’ şeklindeki şartlara uymak lazım.

Sayfayı Paylaş