8.sınıf ders kitabı sonundaki kelimelerin anlamları

Konu 'İngilizce Ders Notları' bölümünde rreey08 tarafından paylaşıldı.

  1. rreey08

    rreey08 Üye

    Katılım:
    27 Şubat 2011
    Mesajlar:
    15
    Beğenileri:
    45
    Ödül Puanları:
    0


    UNIT 1 (FRIENDSHIP)


    Funny nedir → eğlenceli
    Rude nedir → kaba
    Polite nedir → kibar
    Stingy nedir → cimri
    h elpful nedir → yardımsever
    Generous nedir → cömert
    Friendly nedir → arkadaş canlısı
    Trustworthy nedir → güvenilir
    Honest nedir → dürüst
    Have a good sense of humour
    (İyi bir espiri anlayışına sahip)
    Supportive ne demektir→ destekleyici
    Sensitive ne demektir→ duyarlı
    Reliable ne demektir→ güvenilir
    Nice ne demektir→ güzel, hoş
    Sincere ne demektir→ samimi
    Short ne demektir→ kısa
    Tall ne demek→ uzun
    Anxious → gergin
    Thankful anlamı nedir → minnettar
    Angry → kızgın
    Worried → endişeli
    Hardworking → çalışkan
    Lazy → tembel
    Kind → iyi kalpli
    Understanding → anlayışlı
    Crazy→ çılgın
    Cheerful→neşeli
    Medium-height→orta boylu
    Slim→ince
    Plumb→şişman
    Good at → bir şeyde iyi olma
    Bad at → bir şeyde kötü olma
    Friendship→ arkadaşlık
    Tell the truth→ doğruları söylemek
    Encouragement→ cesaret

    melek223 bunu beğendi.
  2. rreey08

    rreey08 Üye

    Katılım:
    27 Şubat 2011
    Mesajlar:
    15
    Beğenileri:
    45
    Ödül Puanları:
    0
    UNIT 2 (ROAD TO SUCCESS)

    Realistic → gerçekçi
    Logical → mantıklı
    İntuitive → içgüdüsel
    Analytical→çözümsel
    Verbal→sözel
    Boring → sıkıcı
    Slow → yavaş
    Quick → hızlı
    Silent → sessiz
    Loud → ses olarak yüksek
    Close→yakın
    Active→aktif
    Quiet→sessiz
    Independent→bağımsız
    Careful → dikkatli
    İndependent → bağımsız
    Serious → ciddi
    Regular → düzenli
    Sensitive →duyarlı,hassas
    Interpersonal Inteligence → kişisel zeka Musical Inteligence→müzikal zeka
    Visual Inteligence→ görsel zeka
    Verbal Linguistic Inteligence→sözel zeka
    Kinaesthetic Inteligence→ bedensel zeka Mathematical Inteligence→matematiksel
    Intrapersonal I. → içe dönük zeka
    pair work→eşli çalışma
    group work→grup çalışması
    taking note→not alma


    UNIT 3 (IMPROVING ONE’S LOOK)

    Pretty → hoş, güzel (oldukça)
    Bored → sıkılmış
    Polite → kibar, nazik
    Excited → heyecanlanmış
    Surprised → şaşırmış
    Clever → zeki, akıllı
    Talkative → konuşkan
    Emotion→duygu
    Personal quality→kişisel özellik
    Physical appearance→fiziksel görünüş
    Smooth → pürüzsüz, düzgün
    Junk food → abur cubur
    Get rid of → bir şeyden kurtulmak
    Acne→sivilce
    Make-up→makyaj yapma
    Scrub→sıkmak(sivilce)
    Rinse→durulamak
    Firstly→ilk olarak
    Secondly→ikinci olarak
    Also→ayrıca
    Then→sonra
    Hand care product→el bakım kremi
    Skin care product→cilt bakım kremi
    Hair care product→saç bakım ürünü
    Body care product→vücut bakım ürünü
    Comb→saç fırçası
    Nail clipper→tırnak makası
    Acne gel→sivilce jeli
    Hand cream→el kremi
    Shower gel→duş jeli
    Body lotion→vücut losyonu
    TOO SHORT (too + sıfat) (anlam olumsuz)
    TALL ENOUGH (sıfat + enough) ( olumlu)


    UNIT 4 (DREAMS)

    Believe → inanmak
    Daydream→hayal etmek
    Amusement park→lunapark
    Balance→denge
    Enemy→düşman
    Busy → meşgul, yoğun
    Freedom → özgürlük
    comfortable → rahat, komforlu
    relaxed → rahat, sakin
    tired → yorgun
    sleepy → uykusuz
    huge → büyük, kocaman
    stressful→stresli
    power→güç
    monster→canavar
    chase→takip etmek
    that’s incredible→bu inanılmaz
    you’re joking→şaka yapıyorsun
    that’s interesting→bu ilginç


    While + past continuous, past simple veya
    Past continuous

    When + past simple, past continuous




    UNIT 5 (ATATÜRK:THE FOUNDER OF TURKISH REPUBLIC)

    Victory Day → Zafer Bayramı
    Republic Day → Cumhuriyet Bayramı
    National Sovereignty and Children’s Day→Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
    Youths and Sports Day→Gençlik ve Spor Bayramı
    Turkish Grand National Assembly→Türkiye Büyük Millet Meclisi
    Amasya Circular→Amasya Görüşmesi
    Father of Turks→Türkler’in Babası
    Turkish Republic → Türkiye Cumhuriyeti
    Turkish State→Türk Devleti
    Independence War → Kurtuluş Savaşı
    President → cumhurbaşkanı
    Military→askeri
    Ottoman Empire→Osmanlı İmparatorluğu
    force→güç, zorla ele geçirmek
    Found → kurmak
    Founder → kurucu
    War → savaş
    Peace → barış
    Fight → kavga etmek
    Die → ölmek
    Attack → saldırmak
    Enemy → düşman
    Commander → komutan
    Justice → adalet
    Independence → bağımsızlık
    Occupying powers→işgal güçleri
    pressurize→baskı yapmak
    sign→imzalamak
    treaty→anlaşma
    defeat→yenilmek
    spread→yayılmak
    veteran→gazi
    And → VE (birbirine parallel iki ifade arasında)
    But → FAKAT (birbirine zıt iki ifade arasında)
    Because → ÇÜNKÜ (neden belirtir.)


    UNIT 6 ( DETEVTIVE STORIES)

    Appear→görünmek
    Disappear→gözden kaybolmak
    innocent→masum
    guilty→suçlu
    wealthy→zengin
    poor→fakir
    single→tek
    several→birçok
    usual→sıradan
    unusual→sıradışı
    valueless→değersiz
    valuable→değerli
    daring→cüretkar
    finger print→parmak izi
    foot print→ayak izi
    tooth impressiom→diş izi
    suspect→şüpheli
    on loan→ödünç
    insurance→sigorta
    lay a trap→tuzak kurmak
    treasure chest→define sandığı
    in spite of→rağmen
    exhibit→sergi
    interested in→ilgili olmak
    necklace→kolye
    possible→muhtemel,olas
    security→güvenlik
    thief→hırsız
    burglar→hırsız
    crime→suç


    UNIT 7 (PERSONAL EXPERIENCE)

    talented→yetenekli
    ambitious→hırslı
    succesful→başarılı
    give up→bırakmak (bir alışkanlığı mesela)
    record→kayıt
    experience→deneyim
    top→zirve
    summit→zirve
    charming→büyüleyici
    unfortunately→malesef
    fornunately→ne şans, çok şükür
    manage to→başarmak
    achieve→başarmak
    succeed in→ başarmak
    fail→başaramamak
    entire→tam,bütün
    whole→tam,bütün
    worth→değer,kıymet
    envy→kıskanmak
    opportunity→fırsat
    make sth come true→gerçekleştirmek
    wear→giymek
    meet→tanışmak,karşılaşmak
    kilt→İskoç eteği
    hospitable→misafirperver


    UNIT 8 ( COOPERATION IN THE FAMILY)

    cooperation→işbirliği
    errand→ayak işi
    Make bed→yatak yapmak
    Tidy room→odayı toplamak
    Make breakfast/dinner→kahvaltıyı vs. hazırlamak
    Take the dog for a walk→köpeği yürüyüşe çıkarmak
    Do the washing up→bulaşıkları yıkamak
    Do the shopping→alışveriş yapmak
    Pay the bills→faturaları ödemek
    Feed the family pet→evcil hayvanı beslemek
    Put the rubbish out→çöpleri dışarıya çıkarmak
    Take the dress to the dry cleaner→elbiseleri kuru temizleyyiciye götürmek
    Spend time→zaman harcamak
    Get ready→hazır olmak
    Get better→iyileşmek
    Get anxious→gerginleşmek
    Get late→geç olmak
    Get together→birlikte olmak
    promise→söz vermek
    sort out→sınıflandırmak,ayırmak
    do errands→ayak işleri yapmak

    UNIT 9 (SUCCESS STORIES)

    scientist→bilimadamı
    geologist→jeolog
    philosopher→filozof
    neuroscientist→nörolog
    accomplishment→başarı
    research→araştırma
    internationally→uluslararası
    prestigious→saygın,prestijli
    made up my mind→ne yapacağına karar verme
    familiar with→tanıdık
    guess→tahmin etmek
    memory→hafıza
    attention→dikkat
    emotional inteligence→duygusal zeka
    brain-based learning→beyne dayalı öğrenme
    fundamental to→önemli
    effective learning→etkili öğrenme
    suppress→bastırmak, duygularını gizlemek
    fear→korku
    anger→öfke, kızgınlık
    disgust→tiksinme
    surprise→şaşkınlık
    happiness→mutluluk
    empathy→empati
    conflict→fikir ayrılığı
    productive→üretici, yaratıcı
    publish→basmak
    self-awareness→kişisel farkındalık
    mental function→zihinsel fonksiyon


    UNIT 10 ( READING FOR ENTERTAINMENT)

    entertainment→eğlence
    sad→üzgün
    frightening→korkutucu
    romantic→romantic
    die of→hastalıktan ölmek
    get out of→kurtulmak
    get married→evlenmek
    well-known→tanınmış
    scholarship→burs
    stepsister→üvey kardeş
    invitation→davet
    attend→katılmak
    fall in love with→aşık olmak
    accept→kabul etmek
    offer→teklif
    counselor→danışman
    advice→öğüt
    decision→karar
    relationship→ilişki
    progress→ilerlemek
    career→kariyer
    weigh→ölçüp tarmak
    college→kolej
    improvement→gelişme
    development→gelişme
    wood cutter→odun kesici, oduncu
    stepmother→üvey anne
    wicth→cadı
    take care of→bakmak, ilgilenmek
    pebble→çakıltaşı
    crumbs of bread→ekmek kırıntısı
    go back→geri gitmek
    run away→kaçmak


    UNIT 11 (PERSONAL GOALS)

    goal→amaç
    hope→umut
    outcome→sonuç
    career→kariyer
    marriage→evlilik
    education→eğitim
    ambition→hırs
    wish→istek, arzu
    desire→istek, arzu
    percantage→yüzde (%)
    generation→nesil
    teenager→gençler
    nearly half→neredeyse yarısı
    scarcely→neredeyse hiç
    own→kendi
    business→iş
    secure job→güvenli meslek
    take risk→risk almak
    confidence→güven
    key→anahtar
    abroad→yurtdışı
    respect→saygı duymak
    esteem→itibar, saygı
    traditional family→geleneksel aile
    predict→tahmin etmek
    main→ana, esas
    mission→ideal, amaç
    goodwill→temiz kalplilik
    arrogant→kibirli
    set out→yola çıkmak, girişmek
    fund→sermaye, ödenek
    focus on→bir noktada toplamak


    UNIT 12 (PERSONALITY TYPES)

    strength→güç
    weakness→güçsüzlük
    formal→resmi
    informal→resmi olmayan
    easygoing→uysal
    flexible→yumuşak başlı, değişken
    upset→üzgün
    miss small details→küçük ayrıntıları kaçırmak
    candidate→aday
    customer service→müşteri servisi
    get stressed→streslenmek
    concentrate→konsatre olmak
    focused→odaklanmış
    irresponsible→sorumsuz
    responsible→sorumlu
    unimaginative→yaratıcı olmayan
    imaginative→yaratıcı
    honest→dürüst
    dishonest→dürüst olmayan, karaktersiz
    threat→tehlike, tehdit
    capable→yetenekli
    get on with→geçinmek, anlaşmak
    willingness→isteklilik
    lack of→ -siz, -sız eki
    belief→inanç
    tend to→eğilimi olmak
    terrified→dehşete düşmek
    major→büyük
    misunderstand→yanlış anlamak
    morale→moral
    motivation→motivasyon
    mistake→hata
    gain→kazanmak
    punctual→dakik
    tactful→ince ruhlu, düşünceli
    neat→zarif
    organised→planlı
    sociable→sosyal
    adaptable→uyumlu
    outgoing→içi dışı bir, açık yürekli
    disciplined→disiplinli
    practical→pratik

    UNIT 13 (LANGUAGE LEARNING)

    modest→mütevazi
    objective→tarafsız
    point of view→açısından
    language→dil
    Communicate with→iletişim kurmak
    Native speaker→anadili konuşan kişi
    strategy→strateji
    develop→geliştirmek
    culture→kültür
    custom→gelenek
    find out→öğrenmek
    classify→sınıflandırmak
    information→bilgi
    finally→sonunda
    categorize→kategorize etmek
    write down→yazmak
    put together→biraraya getirmek
    afraid of→korkmak
    look up→araştırmak
    approach→yaklaşım
    review→yeniden gözden geçirmek
    interval→ara
    improve→ilerletmek
    efficent→etkili
    vocabulary→kelime hazinesi
    difficulty→zorluk
    target language→öğrenilecek dil
    obviously→açıkça
    clearly→açıkça
    agree→katılmak (bir fikre mesela)
    personally→kişisel olarak
    in my opinion→benim fikrime gore, bence
    interrupt→kesmek, durdurmak
    for instance→örneğin
    in addition→ek olarak
    efficiently→etkili biçimde


    UNIT 14 (PRECAUTIONARY MEASURES)

    precautionary→tedbirli
    precaution→tedbir
    global warming→küresel ısınma
    danger→tehlike
    sign→işaret
    climate→iklim
    solar energy→güneş enerjisi
    air conditioning→klima
    heating→ısıtma
    generate→üretmek
    reduce→azaltmak
    reuse→yeniden kullanmak
    recycle→geri dönüştürmek
    seperate→ayrı
    avoid→sakınmak, kaçınmak
    pollution→kirlilik
    vehicle→araç
    stuff→eşya, nesne
    in the first place→başlangıçta
    turn down→azaltmak
    advice→öğüt
    suggestion→öneri
    warning→uyarı
    sun rays→güneş ışınları
    sunglasses→güneş gözlüğü
    sunburn→güneş yanığı
    sun cream→güneş kremi
    sunlight→güneş ışığı
    damage→hasar
    UV rays→ultraviyole ışınları
    radiation→radyasyon
    provide→önlemek
    protection→koruma
    protective→koruyucu
    shade→gölge
    in case→halinde, durumunda
    sensible→duyarlı
    save energy→enerjiyi koruma
    desert→çöl, ıssız yer
    island→ada
    paradise→cennet
    switch off→kapatmak


    UNIT 15 (PREFERENCES)

    preference→tercih
    prefer→tercih etmek
    cycling→bisiklete binme
    beef→sığır eti
    soccer→futbol
    excellent→mükemmel
    ensure→garantilemek
    wide range→çok çeşitli
    include→içermek, kapsamak
    ballroom dancing→balo salonu dansı
    demonstration→gösteri
    cookery→aşçılık
    beauty treatment→güzellik uygulaması
    competition→yarışma
    canoeing→kano kullanma
    parasailing→paraşütlü yelken
    Turkish bath→Türk hamamı
    facility→imkan
    leisure activities→boş zaman etkinlikleri
    outdoor→açık hava
    outdoor sports→açık hava sporları
    competitive→rakip olabilen
    free charge of→bedava
    look after→bakmak (çocuğa mesela)
    exhausted→bitkin
    blow off steam→rahatlamak, nefes almak
    put off→ertelemek
    stand someone up→birini ekmek, planladığın görüşmeye gitmemek
    over the moon→çok mutlu
    look forward to→iple çekmek
    would rather→tercih etmek
    choice→seçenek
    folk dancing→halk oyunu
    spa→kaplıca
    heavy workload→ağır iş yükü



    UNIT 16 (EMPATHY)

    argument→tartışma
    absolutely→kesinlikle
    exactly→kesinlikle
    respectful→saygılı
    sympathetic→sempatik
    agreement→aynı fikirde olma, anlaşma
    disagreement→anlaşmazlık
    approval→onaylama
    disapproval→onaylamama, itiraz
    I am sure→eminim
    If you ask me→eğer bana sorarsan
    I am afraid I don’t agree with you→korkarım sana katılmıyorum
    I agree→katılıyorum
    Do you really think so? →gerçekten böyle mi düşünüyorsun?
    That’s right→bu doğru
    Is that right? →bu doğru mu?
    emphaty→empati, başkasının duygularını anlama
    sympathy→halden anlama
    obviously→açıkça
    perspective→geniş bakış açısı
    point of view→bakış açısı
    put yourself in other people’s shoes→kendini başkasının yerine koyma
    see the situation through someone’s eyes→durumu başkasının gözüyle görebilmek
    selfish→bencil
    experience→tecrübe
    I can understand how you felt→nasıl hissettiğini anlayabiliyorum
    I can imagine how hard it was for you→senin için ne kadar zor olduğunu hayal edebiliyorum
    I am sorry to hear that→bunu duyduğum için üzgünüm
    Hard luck! →kötü şans
    Well done!→aferin
    Congratulations! →tebrikler
    How wonderful!→ne muhteşem!
    How exciting! →ne heyecan verici!
    Oh dear! Really? →canım gerçekten mi?
    Poor you!→zavallı sen!
    How awful! →ne kötü!
    Frightening! →korkunç!
  3. underseyma

    underseyma Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2010
    Mesajlar:
    41
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Saolllllll .d..d..d..d
  4. yenibosna

    yenibosna Üye

    Katılım:
    2 Mart 2011
    Mesajlar:
    12
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    saoL.canısı ;)
  5. rreey08

    rreey08 Üye

    Katılım:
    27 Şubat 2011
    Mesajlar:
    15
    Beğenileri:
    45
    Ödül Puanları:
    0
    bişey değil
  6. fenerli_qızz

    fenerli_qızz Üye

    Katılım:
    11 Nisan 2011
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    bizim ktabımızla aynı değil :( ama genede saol

Sayfayı Paylaş