84 den 147 ye kadar olan bütün konuların açıklaması ve yazarların hayatı

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde hayal1347 tarafından paylaşıldı.

  1. hayal1347

    hayal1347 Üye

    Katılım:
    19 Şubat 2009
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    ya biliyorum çok zor bişiy istiyorum ama bana lütfen yardımcı olun pazartesi yazılım var ve bundan iyi almazsam karneme 0 gelicek belkide sınıfta kalabilirim lütfen bana bu konuda yardımcı olun allah sizden razı olsun şimdiden bizim edebiyatçıya da merhamet diliyorum.:eek:,:181:
  2. çissem

    çissem Üye

    Katılım:
    7 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    ya yazdım ama cwplamadı
  3. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    cenaap şehabettin:serveti fünun edebiyatında çığır açmış yazardır
    sanat için sanat anlayışı var
    sembolizm sanatçısıdır
    şiirlerinde arapça farsça kelimeler var
    ritme önem verir
    düz yazılarında kullandığı dil ağırdır

    halit ziya uşaklıgil:batılı anlamda roman yazan ilk sanatçımızdır
    roman ve hikaye türünün en önemli eserini vermiştir
    realizmin etkisindedir
    dili süslü sanatlı ve ağırdır
    dili başarıyla kullanmıştır
    alışılmışın farklısında bir dili vardır
    ruh tahlillerine önem vermiştir

    ahmet hikmet müftüoğlu:dönemin sanatçılarından farklıdır
    eski türk yaşantısını ve anadolu'nun belli konularına yer verir
    sanat kaygısı 2.plandadır
    türkçülük ilkesine bağlıdır
    dilde durulaşmayı tercih etmişir

    tevfik fikret:parnasizm akımının etkisindedir
    dili süslü sanatlı ağırdır
    toplum için sanat anlayışına bağlıdır
    toplumsal konulara değinmişir
    batıdan gelen soneyi türk edebiyatına kazandırmıştır
    şiiirde ahenge ve bütün güzelliğine önem vermiştir

    mehmet rauf:ruhsal çözümlemelere yer vermiştir
    ilk psikolojik roman olan eylül'ü yazmıştır
    servet-i fünun dergisiyle ün kazandı
    psikolojik olaylara değinmiştir

    hüseyin cahit yalçın:romanlarında mehmet rauf ve halit ziyanın etkisinde kalmıştır
    Biçim ve öz bakımından Ahmet Mithat etkisi var
    Servet-i Fünun karşıtı yazarlarla yapılan kalem kavgalarında hep ön planda yer aldı. Çeviriler yaptı, elli kadar eseri Türkçe'ye kazandırdı.
    ruhsal çözümlemelere yer verdi

    yakup kadri karaosmanoğlu:Türk romanında belki ilk defa tipleri toplumsal koşullara ve tarihsel sürece bağlamaya çalışırken, bu tiplere canlı ve gerçek bir kişilik kazandırma uğruna bilinçli bir çaba gösterdi
    toplumsal sorunlara belli bir siyasal açıdan eğilmiş bir romancı olmakla birlikte, bu sorunlara yaklaşımını elden geldiğince sanatsal bir düzeyde tutmaya çalışmıştır
    Eski Yunan ve Latin edebiyatıyla ilgilendi
    Romanları arasında en önemli ve ünlüleri Nur Baba, Kiralık Konak ve Yaban'dır
    Ona göre geleceğin Türkiye'sinde ne geçmişin Osmanlı'sının, ne Batı hayranlarının, ne de yurt sorunlarından habersiz, yalnızca sanata tapan bireyci aydınların yeri vardır

    EMEĞE SAYGI İÇİN TEŞEKKÜR BUTONUNA BASALIM!
    dilaara, tatlıfarozlu, ECE^M ve diğer 1 kişi bunu beğendiniz.
  4. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    SERVET-İ FÜNUN

    “Sanat için sanat” ilkesine beğlıdırlar.

    2) Cümlenin dize ya da beyitte tamamlanması kuralını yıkmışlar ve cümleyi özgürlüğüne kavuşturmuşlardır. Beyitin cümle üzerindeki egemenliğine son verirler. Cümle istediği yerde bitebilir.

    3) Servet-i Fünuncular aruz ölçüsünü kullanırlar. Ancak aruzun dizeler üzerindeki egemenliğini de yıkarak, bir şiirde birden çok kalıba yer vermişlerdir.

    4) Onlar “her şey şiirin konusu olabilir” görüşünü benimsemişler; fakat dönemin siyasal baskıları nedeniyle aşk, doğa, aile hayatı ve gün****k yaşamın basit konularına eğilmişlerdir.

    5) Şiirde ilk defa bu dönemde konu bütünlüğü sağlanmıştır.

    6) “Sanatkârâne üslup” ve yeni bir “vokabüler” (sözvarlığı) yaratma kaygısıyla oldukça ağır bir dil kullanmışlardır.

    7) “Kafiye kulak içindir” görüşünü benimserler.

    8) Şiirde üç değişik biçim kullanmışlardır.

    a) Batı’dan aldıkları “sone” ve “terza-rima”

    b) Divan edebiyatından alıp, türlü değişikliklerle kullandıkları müstezat (serbest müstezat)

    c) Bütünüyle kendi yarattıkları biçimler

    9) Şiirde olduğu gibi romanda da (devrin siyasal baskıları nedeniyle) sosyal konulardan uzak dururlar.

    10) Romanda, romantizmin kimi izleri bulunmakla birlikte genel olarak realizme bağlıdırlar.

    11) Romanda da dil ağır, üslup sanatkârânedir.

    12) Roman tekniği sağlamdır.

    13) Yazarlar daha çok yaşadıkları ortamı anlatma yoluna gittikleri için konular, İstanbul’un çeşitli kesimlerinden alınmalıdır.

    14) Betimlemeler gözleme dayalıdır ve nesneldir.

    15) Bu dönem sanatçıları, devrin siyasal baskıları nedeniyle gazetecilik, tiyatro gibi alanlara pek fazla eğilmemişlerdir.



    MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİNİN DİL ANLAYIŞI

    1) Yabancı dilbilgisi kuralları, Arapça, Farsça ad ve sıfat tamlamaları bırakılmalıdır.

    2) Yabancı sözcükler, kendi dillerinde dilbilgisi bakımından hangi türden olursa olsun, Türkçede ne olarak kullanılıyorsa, dilbilgisi yönünden o türden sayılmalıdır.

    3) Arapça ve Farsça’dan gelen sözcüklerden, konuşma diline kadar girip yaygınlaşmış olanlar Türkçeleşmiş sayılmalı ve kullanılmalıdır.

    4) İstanbul hanımlarının günlük konuşma dili esas alınmalıdır.

    5) Terimler bilimle ilgili oldukları için aynen kullanılmalıdır.

    6) Türkiye Türkçesine diğer Türk lehçelerinden sözcük alınmamalıdır.

    FECR-İ ATİ EDEBİYATI (1909-1912)

    20 Mart 1909 tarihinde İstanbul’da biraraya gelen sanatçılar 1910 yılında bir bildiri yayımlayarak kendilerini kamuoyuna tanıtırlar. Bu, edebiyatımızdaki ilk bildiridir (24 Şubat 1910, Servet-i Fünun).

    Bildirilerinde, edebiyatın ciddiye alınması, Batı edebiyatının daha yakından tanıtılması, düşünce ve edebiyat konularında koferanslar düzenlenmesi, bir Fecr-i Ati kurulması gibi amaçlarının bulunduğunu açıklarlar.

    Geçmişte kaldığını söyledikleri Servet-i Fünun anlayışını eleştirmekle birlikte onların da bir adım ötesine gidememişlerdir.

    Konu, biçim, dil ve anlatım yönünden Servet-i Fünunculardan hiçbir farkları yoktur. Onlar, serbest müztezatı biraz daha serbestleştirmişler ve Servet-i Fünuncuların tam kavrayamadığı sembolist şiirin güzel örneklerini veren şairler yetiştirmişlerdir. Bunun dışında edebiyatımıza bir yenilik getirememişler bu nedenle de özentici, taklitçi bir topluluk olarak eleştirilmişlerdir.

    Bu toplulukta yer alan kimi sanatçılar bireysel bir anlayışı devam ettirirken (Ahmet Haşim gibi) pek çoğu da “Milli Edebiyat” hareketine katılmış ve bu anlayışla ürünler vermişlerdir.

    Fecr-i Ati Sanatçıları:

    Ahmet Haşim, Aka Gündüz (Enis Avni), Ali Canip Yöntem, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Mehmet Fuat Köprülü, Refik Halit Karay, Celal Sahir, Faik Ali......
    ECE^M bunu beğendi.
  5. hayal1347

    hayal1347 Üye

    Katılım:
    19 Şubat 2009
    Mesajlar:
    5
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    çok teşekkür ederim çok sagolun çok işime yaradı demekki çalışınca oluyo =))=)
  6. carsamba.biz

    carsamba.biz Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2007
    Mesajlar:
    66
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    9
    Hani 84 den 147 ye kadardı :mad:

Sayfayı Paylaş