9.sınıf 35 45 arası özet

Konu 'Biyoloji 9. Sınıf' bölümünde napas tarafından paylaşıldı.

  1. napas

    napas Üye

    Katılım:
    9 Aralık 2010
    Mesajlar:
    9
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    0

    yardımcı olursanız sevinirim sayfa 35 45 arası
  2. Azzzrail

    Azzzrail Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    16 Ocak 2010
    Mesajlar:
    15
    Beğenileri:
    29
    Ödül Puanları:
    0
    ASİTLER

    Asitler, çözeltiye hidrojen iyonu bırakan bileşiklerdir. Bütün asitler hidrojen (H+) içerir. Genelde;

    1- Ekşi bir tada sahiptirler.
    2- İndikatörlerin rengini değiştirirler. (Asitler litmus kağıdını kırmızıya çevirirler).
    3- Bazlarla reaksiyona girdiklerinde tuz ve su oluştururlar. Bundan başka çok çeşitlilik gösteren başka özellikleri de bulunur. Bu spesifik özellikler, anyon muhtevası ve ayrılmamış molekülerden dolayı olur. Çeşitli asitlerin molekülleri, çözeltiye farklı miktarda serbest Hidrojen bırakma eğilimindedirler.

    Hidroklorik asit (güçlü asit)
    HCI H + CI –

    Asetik asit (zayıf asit)
    C2 H4 O2 (CH3COOH)
    Asetik asit; (sirke) zayıf iyonize olur ve serbest oksijenden az miktarda çözeltiye bırakır. Güçlü asit ve bazlar iyonlarına ayrılır ve ayrılmış halde bulunur. Bu asit olarak tek yönlü ok ile ifade edilir. Zayıf asit ve bazlar sürekli olarak iyonizasyon prosesi altındadırlar. Serbest iyonlar sürekli olarak tekrar kombine olurlar. Bu durum çift yönlü ok ile belirtilir.

    Asidik olan bir su asit nötralizerleri ile arıtılır. Su asidik ise geçtiği yerlerde zamanla mavi-yeşil lekeler ortaya çıkar. pH testleri ile suyun asidik olup olmadığı anlaşılabilir.
    Asit nötralizer olarak kalsit kullanıldığı zaman suya karışan çözünmüş kireç taşları su sertliğinin artmasına neden olur.
    Soda veya sodyumhidroksit ile de pHyükseltilebilir.

    BAZLAR

    Bazlar, hidroksit iyonu bırakan maddelerdir. Örnek olarak Sodyum hidroksit (NaOH) ve amonyum hidroksit (NH4OH) verilebilir.

    Sodyum hidroksit,
    Na OH Na + + OH –

    Amonyum hidroksit,
    NH4OH NH4+ + OH –

    Genelde;
    1- Acı tada sahiptirler.
    2- Kaygan hissiyatı verirler.
    3- İndikatörlerin rengini değiştirirler. (Litmus kağıdını mavi yaparlar).
    Amonyum hidroksit, zayıf bir bazdır ve çökeltiye az miktarda hidroksit iyonu bırakırlar. Güçlü baz ve zayıf baz durumu da asitlerde olduğu gibidir.






    pH

    pH suyun asitlik veya bazlık durumunun bir ölçüsüdür ve logaritmik bir ölçüdür. Saf su H ve OH iyonları açısından dengelidir ve PH değeri 7’dir.

    PH<7 ise asidik , PH>7 ise baziktir.

    PH H+ iyonlarının elektrik potansiyellerine bağlı olarak veya renk indikatörleri ile ölçülebilir.Düşük PH’lı sular çoğunlukla, hız kısıtlayıcı reaksiyon olan katot reaksiyonunu kolaylaştırıp, korozyonu artırır. Bu parametre içme suyunun güvenliği hakkında direk bilgi vermez. Düşük pH ve aynı zamanda düşük TDS ‘li sular korozif olduğu için borulardaki birtakım zehirli metalleri çözebilir. Yüksek pH ‘a sahip sularda da pH’ı yükselten kimyasalların zararlı olup olmadığı belirlenmelidir.
    pH: hidrojen iyon konsantrasyonu veya sudaki hidrojen potansiyeli.

    pH’ın asitlik ve alkalilikle ilişkisi

    Asidite,alkalinite ve pH derecesi ayrı ayrı şeylerdir. Mesela hidroklorik asidin, sülfirik asidin ve hidroklorik asidin 0.1 normal eriyiklerinin (1 litre suda 1 litre eşdeğer gram ağırlıkta asit bulunan eriyik normal eriyiktir.) asiditesi birbirinin aynıdır. Halbuki bu eriyiklerin pH değerleri farklı ve sırasıyla 1.08, 1.20,2.889’dur. Asitlik bir yetenek faktörü olup bazları nötürleştirmek kapasitesi olarak belirlenir; aynı şekilde alkalilikte bir yetenek faktörüdür ve asitleri nötrleştirme kapasitesidir. Hal***i pH değeri aksine bir şiddet, yoğunluk faktörü olup hidrojen iyonlarının konsantrasyonunu gösterir. PH değeri asitlik ve alkalilik aktivitesinin (faaliyet derecesinin) bir ölçüsüdür.
    Alkalilik bir sudaki HCO3, CO3 ve OH köklerinin toplamının me/lt veya mg/lt cinsinden eşdeğeri kalsiyum karbonat olarak verilmektedir. Asitlik de aynı şekilde sudaki SO4,CI,NO3 ve diğer asit köklerinin topl***** karşı gelen eşdeğer CaCO3 miktarını me/lt veya mg/lt cinsinden göstermektedir.
    Yani alkalilik ve asitlik terimleri eriyikte mevcut HCO3 ve SO4 gibi birçok köklerin ağırlığını göstermekte fakat bunların hiçbiri eriyiğin kimyasal aktivitesi hakkında fikir vermemektedir. Halbuki pH , eriyiğin kimyasal aktivitesinin bir ifadesidir; zira eriyik ne kadar aktif ise o kadar çok iyonize olacak ve içindeki H+ iyonu miktarıda ona göre artacaktır.
    Önemli asit ve bazların özellikleri ve kullanıldığı alanları aşağıda bulabilirsiniz.
  3. Azzzrail

    Azzzrail Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    16 Ocak 2010
    Mesajlar:
    15
    Beğenileri:
    29
    Ödül Puanları:
    0
  4. Azzzrail

    Azzzrail Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    16 Ocak 2010
    Mesajlar:
    15
    Beğenileri:
    29
    Ödül Puanları:
    0
    2) MİNERALLER

    • Sindirilmeden direk olarak kana alınırlar.Enzimlerin yapısına katılırlar.Vitaminlerle birlikte düzenleştirici olarak görev yaparlar.Vücudumuzda Cl ,P, S ve N elementlerinin asit bileşikleriyle Na, K, Ca, Mg, Fe, Mn ve Cu metallerinin baz özelliğindeki bileşiklerine rastlanmaktadır.
    • Mineraller hücrede protein,karbonhidrat,yağ gibi,organik maddelere bağlı olarak bulundukları gibi hücrede tuz halinde de bulunabilirler.
    • Minareller, vitamin-hormon-enzim v.b. moleküllerin yapısına katılır.70 kg ağırlığındaki bir insanda ortalama 3 kg mineral tuzları vardır.
    • Organizmanın yapısında az da olsa minerallere ihtiyaç vardır.
    Mineraller kanın kanın osmotik basıncının ayarlanmasında ,kas kasılmasında,kanın pıhtılaşmasında, ve sinirlere uyarının iletilmesinde önemli role sahiptir.
    • Minareller bazı enzimlerin yapılarına katılarak katalizör görevi yapar.
    • İdrar,ter ve dışkı ile dışarı atıldığından mineral içeren besinlerin düzenli olarak vücüda alınması gereklidir.Yiyeceklerde bulunan ve mineral olarak adlandırılan bütün maddeler aslında tuzdur.Yeterli mineral içermeyen besin maddeleri ile beslenilirse,tuz atılması devam edeceğinden kas krampı gibi bazı bozukluklar görülür.Sıcak ortamlara maruz kalan insanlar daha fazla terledikleri için dışarıdan yeterince tuz almalıdır.
  5. Azzzrail

    Azzzrail Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    16 Ocak 2010
    Mesajlar:
    15
    Beğenileri:
    29
    Ödül Puanları:
    0
    c.) Tuzlar
    Asitlerle bazlar karıştığında asitin H+ iyonu ile bazın OH- iyonu birleşir.Bu birleşim sırasında bir molekül su açığa çıkar ve tuz meydana gelir.

    HCI + NaOH -------------> H20+ NaCl

    Hidroklorik asit + sodyum hidroksit(baz) ------> su + sodyum klorür (tuz)
  6. Azzzrail

    Azzzrail Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    16 Ocak 2010
    Mesajlar:
    15
    Beğenileri:
    29
    Ödül Puanları:
    0
    yardımcı olduysam ne mutlu bana ;)
  7. napas

    napas Üye

    Katılım:
    9 Aralık 2010
    Mesajlar:
    9
    Beğenileri:
    6
    Ödül Puanları:
    0
    saol kardeş

Sayfayı Paylaş