9.Sınıf II. ÜNİTE DİLLERİN SINIFLANDIRILMASI

Konu 'Dil ve Anlatım Ders Notları' bölümünde ByNapolyon tarafından paylaşıldı.

  1. ByNapolyon

    ByNapolyon Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2009
    Mesajlar:
    178
    Beğenileri:
    728
    Ödül Puanları:
    0

    1. DİLLERİN SINIFLANDIRILMASI
    * Bugün yeryüzünde kaç dil konuşulduğu kesin
    olarak belli değildir. Bununla birlikte
    yeryüzünde konuşulan dil sayısının ortalama
    3000-3500 arasında olduğu tahmin
    edilmektedir.
    * Yeryüzündeki diller, ses sistemi, biçim yapısı
    ve söz dizimi bakımından bazı yakınlıklar ve
    benzerlikler gösterir. Diller arasındaki bu
    yakınlık ve benzerliğe dil aileleri (dil
    akrabalığı) adı verilir.
    Yeryüzündeki diller yapı ve köken olmak üzere
    iki bakımdan incelenir:
    A. Yapı Bakımından Dünya Dilleri
    1. Tek heceli diller:
    * Bu dillerdeki sözcüklerde çekim eki yoktur.
    * Sözcükler ek almadan değişime uğramadan
    kalmaktadır. * Cümle içerisinde sözcükler,
    bulundukları yere ve başka sözcüklerle yan
    yana gelme durumuna göre anlam kazanır.
    * Yeryüzünde Çince ile Vietnam dili ve bazı
    Himalaya ve Afrika dilleri ve Avrupa’da Bask
    dili bu gruba girer.
    2. Eklemeli (Bitişken) Diller:
    * Bu dillerde bir veya daha çok heceli köklere
    yapım ve çekim ekleri eklenir.
    * Köke getirilen yapım ekleri ile yeni
    sözcükler, yeni kavramlar türetilir.
    * Bu dile en güzel örnek Türkçedir. Ayrıca
    Altay dilleri, (Moğolca, Mançu-Tunguz) küçük
    ayrımlarla Japonca; Ural dilleri (Fince,
    Macarca, Samoyetçe) ile bazı Asya ve Afrika
    dilleri bu gruba girer.
    3. Çekimli (Bükümlü) Diller:
    * Büküm, sözcüğün çekimi sırasında kökün
    özellikle kökteki ünlünün değişmesidir.
    * Çekim sırasında görülen değişikliklerle yeni
    sözcükler ve kavramlar ortaya çıkar.
    * Hint- Avrupa dilleri (Almanca, Farsça,
    Fransızca, Hintçe) ile Arapça çekimli dil
    grubuna girer.
    B. Köken Bakımından Dünya Dilleri
    1. Hint - Avrupa Dilleri Ailesi
    a. Asya Kolu: Hintçe, Farsça, Ermenice
    b. Avrupa kolu:
    * Germen (Cermen) Dilleri: Almanca,
    İngilizce, Felemekçe (Hollanda’da ve
    Belçika’nın bir kısmında kullanılan dil).
    * Romen Dilleri: Latince, Fransızca,
    İspanyolca, Portekizce, İtalyanca
    * İslav Dilleri: Rusça, Sırpça, Lehçe (Lehistan
    bölgesinde kullanılan dil).
    2. Hami-Sami Dilleri Ailesi: Akatça, Arapça,
    İbranice
    3. Bantu Dilleri Ailesi: Orta ve Güney
    Afrika’da yaşayan Bantuların dilleri bu gruba
    girer.
    4. Çin Dilleri Ailesi: Çince ve Tibetçe bu
    ailedendir.
    5. Ural- Altay Dilleri Ailesi:
    a. Ural Kolu: Fince, Macarca, Estonca
    b. Altay Kolu: Türkçe, Moğolca, Mançuca
    “ Türkçe dünya dilleri arasında yapı
    bakımından sondan eklemeli dil grubuna girer.
    Köken bakımından ise Ural-Altay dil ailesinin
    Altay koluna bağlıdır. “
    2. TÜRK DİLİNİN TARİHÎ GELİŞİMİ
    Türk dilinin kökeni çok eski çağlara
    dayanmaktadır. Türk dili gelişme aşamaları
    kitaptaki şemaya göre takip edilecektir.
    ( Bkz. – Dil ve Anlatım Ders Kitabı - Sayfa 35 )
    TÜRKÇENİN GELİŞMESİNE KATKI SAĞLAYAN
    ESERLER
    Türklerin 10. yüzyıldan itibaren İslâmiyeti
    kabul etmesiyle birlikte din, dil ve kültür
    hayatlarında önemli değişiklikler olmuştur. Bu
    dönemde bilim dili olarak Arapça, edebiyat
    dili olarak da Farsça kullanılmaya
    başlanmıştır. Dil ve kültür alanındaki bu
    etkilenme sonucu Arapçadan, Farsçadan
    dilimize pek çok sözcük ve kavram girmiştir.
    Ancak Türkçe bir taraftan da varlığını
    sürdürmüştür. Özellikle Karahanlılar
    döneminde (932-1212) dil ve edebiyatımız
    açısından önemli sayılan Kutadgu Bilig, Divanü
    Lügati’t Türk ve Atabetül Hakayık adlı eserler
    yazılmıştır.
    Anadolu’da Türkçenin gelişmesi ise şöyle
    olmuştur: 11-12 ve 13. yüzyıllarda Anadolu’da
    Anadolu Selçukluları devleti yönetime
    hâkimdi. Bu dönemde devletin resmî dili
    Farsça idi. Edebiyat ve sanat dili olarak
    Farsça, bilim dili olarak da medreselerde
    Arapça öğretiliyordu. Aydınlar eserlerini
    Arapça–Farsça ya da bu dillerin karışımıyla
    yazıyorlardı. Türkçenin gelişimine 12 ve 13.
    yüzyıllarda Şeyyat Hamza, Ahmet Fakih,
    Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Hoca Dehhani,
    Dede Korkut vb. pek çok yazar ve düşünür
    katkı sağlamıştır.

    "Teşekkür et"
    butonuna basmanız yeterlidir.
  2. fsafa1

    fsafa1 Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2010
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    hellaaall

    süperrrrr :)
    ozlem.86 bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş