9.Sınıf V.ÜNİTE CÜMLE (TÜMCE) BİLGİSİ

Konu 'Dil ve Anlatım Ders Notları' bölümünde ByNapolyon tarafından paylaşıldı.

  1. ByNapolyon

    ByNapolyon Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2009
    Mesajlar:
    178
    Beğenileri:
    728
    Ödül Puanları:
    0

    A. CÜMLENİN ÖGELERİ
    Türkçe cümlelerde dört öğe bulunur:
    1. Yüklem
    2. Özne
    3. Nesne (Düz Tümleç)
    4. Tümleç
    Bu ögelerden cümlede mutlaka bulunması
    gereken yüklem ile öznedir. Bunlara cümlenin
    temel ögeleri denir. Nesne ve tümleçler
    cümlenin anlamını tamamlayan (tümleyen)
    yardımcı ögelerdir.
    1. Yüklem:
    * Yüklem cümlede eylem, oluş, durum, istek,
    hareket bildiren dil bilgisi birliğinin görev
    adıdır.
    * Cümlenin temel öğesidir; tek başına bile olsa
    cümle oluşturabilir.
    * Her sözcük ya da sözcük gurubundan yüklem
    yapılabilir.
    Gecenin yalnızlığında sadece seni düşünürüm
    (fiil)
    Yaşadığımız günler tıpkı bir rüzgâr
    gibiydi.(edat)
    Bu olayların suçlusu odur. (zamir)
    Sabah uyandığında gözleri ışıl ışıldı.(ikileme)
    Öğrenmenin bir yolu da okumaktır. (Fiilmsi)
    * Kelime grupları yüklem olduğunda kesinlikle
    bölünmemelidir.
    Çalışmak yaşamın bir parçasıdır. (Ad
    tamlaması)
    Odayı süsleyen şey rengârenk çiçeklerdir.
    (sıfat taml.)
    Konuşmalarına ister istemez kulak misafiri
    oldum. (deyim)
    2. Özne:
    * Yüklemin bildirdiği işi, hareketi yapan veya
    yargının gerçekleşmesine araç olan unsura
    denir.
    * Özneyi bulmak için yükleme kim, ne soruları
    sorulur Yüklemi isim olan cümlelerde ise olan
    kim, olan ne soruları sorulur.
    * Fiillere eklenen kişi ekleri öznenin kim ya da
    ne olduğunu bildirir.
    Üç çeşit özne vardır:
    a) Gerçek Özne
    Yüklemin bildirdiği işi hareketi bizzat kendisi
    yapan öznedir. Eylemle biten cümlelerde,
    etken çatılı fiil (eylem) cümlelerinde gerçek
    özne bulunur. Cümlede iki şekilde gösterilir:
    * Acık Özne:
    Cümle içinde açık bir şekilde gösterilir
    *Yağmur çok şiddetli yağdı.

    "Teşekkür et" butonuna basmanız yeterlidir.
  2. ByNapolyon

    ByNapolyon Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2009
    Mesajlar:
    178
    Beğenileri:
    728
    Ödül Puanları:
    0
    *Çocuk iki gündür hasta yatıyor.
    * Gizli özne:
    Cümlede doğrudan yer verilmeyen ancak
    yüklemin taşıdığı eklerden anlaşılan öznedir.
    *Ertesi gün ona telefon ettim.
    *Görmeyeli hemen de bizi unutmuşsun.
    NOT: Yüklemi isim olan cümlenin öznesi
    gerçektir.
    *Siyah renkli araba satılıktır.
    *Dün akşam pencereler kapalıydı.
    b) Sözde Özne
    Yüklemi edilgen çatılı cümlelerde, aslında
    nesne olan öğe özne olarak kullanılır.
    *Ağaçtaki meyveleri topladı.
    *Ağaçtaki meyveler toplandı
    *Öğrenciler bütün sınıfı temizledi.
    *Bütün sınıf temizlendi.
    c) Örtülü Özne
    Yüklemi edilen çatılı cümlelerde bazen “—ce,
    tarafından ” gibi sözcükler kullanılarak işi
    bizzat yapan varlığa da yer verilebilir.
    *Yolcu otobüsleri belediyemizce hizmete
    açıldı.
    *Yarışma halk tarafından çok beğenildi
    NOT: Her sözcük ya da sözcük grubu özne
    olabilir.
    *Geçen gün evin duvarı yıkılmıştı.(isim
    tamlaması)
    *Bahçesinde okyanuslar yetişiyordu.(isim)
    *Derdini söylemeyen derman bulamaz.(sıfat
    fiil)
    *Okumak zihni dinlendirir.(isim fiil)
    *Kimse seni benim kadar düşünmez(zamir)
    3. Nesne (Düz Tümleç):
    * Öznenin yaptığı işten, hareketten etkilenen
    unsurdur
    * Uyarı: isim cümlelerinde yüklemi edilgen
    çatılı cümlelerde ve geçişsiz fiillerde nesne
    yoktur.
    Nesneler ek alıp almamasına göre ikiye ayrılır.
    a)Belirtisiz Nesne
    Yükleme ne sorusu sorularak bulunur.
    Belirtme durum eki (-i) almamış olup yalın
    haldedir.
    b)Belirtili Nesne
    Yükleme kimi, neyi, nereyi soruları sorularak
    bulunur. Belirtme durum eki olmuştur.
    Bu yörede kızlarımız kilim dokur.
    Yolun kenarına kocaman kütükleri yığmışlar.
    O köpeği mahallenin çocukları da arıyordu.
    Bu şehirde tüm sokaklar seni düşünür.
    4. Zarf Tümleci:
    * Yüklemin anlamını zaman durum nitelik,
    nicelik, yer, yön ve soru ilgisiyle belirleyen,
    anlamı sınırlayan tümleçlere zarf tümleci
    denir.
    * Zarf tümlecini bulmak için yükleme, nasıl,
    niçin, neden, ne kadar, ne zaman, kim
    tarafından ne tarafından, soruları sorulur.
    Dostluklar ömür boyu sürünce güzeldir.
    O dişini tırnağına takarak çalışır.
    Yüreğimdeki yara gittikçe büyüyor.
    Sıcaktan tüm ekinler yanmıştı.
    Bu yıl yağmur yağmadığı için ürün de az oldu.
    Bu konser belediye tarafından düzenleniyor.
    UYARI: Yön isimleri yalın halde zarf tümleci
    olurlar. Belirtme durum eki (-i) alırsa belirtili
    nesne,-e/-de/-den, hal ekini alırsa dolaylı
    tümleç olur.
    * Hizmetçi, içeriyi iyice süpürsün. (N)
    *Adam yavaşça içeri girdi. (Z.T)
    *Bir süre sonra içeriden bir ses geldi.(D.T)
    5. Dolaylı Tümleç:
    * Yüklemi yer, yön, bulunma, çıkma vb.
    yönlerden tamamla-yan cümle öğesine dolaylı
    tümleç denir. Cümlede dolaylı tümleçler -e, -
    de, -den, durum eklerini alırlar.
    * Dolaylı tümleci bulmak için yükleme;
    “kime, kimde, kimden, neye, neyden, nereye,
    nerede, nereden” soruları sorulur.
    Buluşma yerine hemen gelmiş.
    Senin kirpiklerinde bir damla oldu akşam.
    Ağlamayan çocuğa meme verilmez.
    Eskicinin sesi sokağın başından duyuluyordu.
    Bu gazeteci yazılarında gerçeklerden hiç
    sapmaz.
    İhtiyar, bütün mirasını karısına bırakmıştı.
    UYARI:-e/-den hal eki “için” edatı görevinde
    kullanılıyorsa ya da sebep bildiriyorsa zarf
    tümleci kurar.
    -de/-den hal ekleri zaman bildiren sözcüklerin
    üzerine gelirse zarf tümleci olur.
    Korkudan kızın dili tutulmuştu.
    Babasıyla kavga ettiğinden eve uğramıyor.
    Birazdan hava kararacak.
    Yaz akşamlarında yıldızları seyrederdik.
    Denize yüzmeye gidiyorum.
    Not: Edat Tümleci: Edatlardan ya da başka dil
    birliklerin-den oluşan cümleye araç,
    benzerlik, ilgi, eşitlik, nedenlik vb. katan
    cümle öğesine edat tümleci denir. Bu öğe zarf
    tümleci olarak da kabul edilmektedir.
    Çalışmak için yurt dışına gitmiş.(amaç)
    Yaralıyı hastaneye ambulansla götürmüşler.
    (araç)
    Bu yaz Bodrum’a ailesiyle gidecek.(birliktelik)

    "Teşekkür et" butonuna basmanız yeterlidir.
  3. ByNapolyon

    ByNapolyon Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2009
    Mesajlar:
    178
    Beğenileri:
    728
    Ödül Puanları:
    0
    B. CÜMLENİN YAPISI
    a. Basit (Yalın) Cümle:
    * Bu cümlelerde tek yüklem ve tek yargı
    bulunur.
    * Yüklem ya çekimli bir fiil ya da ek fiil ile
    çekimlenmiş isim soyundan bir sözcüktür.
    * Basit cümleler bir tek sözcükten
    oluşabileceği gibi, daha fazla sözcükten de
    oluşabilir. Önemli olan sözcük sayısı değil
    cümlenin yargı içermesidir.
    Çalıkuşu, Damga, Acımak, Bir Kadın Düşmanı,
    Dudaktan Kalbe romanları Reşat Nuri
    Güntekin’ e aittir.
    Seninle bir daha görüşmeyeceğim.
    b. Birleşik Cümle:
    * Birden çok duygu, düşünce ve isteği, yani
    birden fazla yargı içeren cümlelere birleşik
    cümle denir.
    * Birleşik cümlelerde temel bir yargı vardır.
    Bu temel yargının ifade edildiği cümleciğe
    temel cümle denir. Diğer cümleciklere yan
    cümlecik denir. Yan cümlecikler anlam
    bakımından temel cümleciği tamamlarlar.
    * Birleşik cümlelerde sıfat fiiller, zarf fiiller
    isim fiiller ve şartlı çekim ekleri ile kurulmuş
    yan cümlecikler temel cümleye bağlanır. Yan
    cümlecikler çeşitli yönlerden temel,
    cümleciğin anlamını tamamlamaktadırlar.
    Birleşik cümleleri dört gurupta incelenir.
    1) GİRİŞİK BİRLEŞİK CÜMLE:
    * İçinde fiilimsi (isim fiil, sıfat fiil, zarf
    fiil)bulunan cümlelere denir.
    * Fiilimsinin yer aldığı bölüme yan cümle asıl
    yüklemin bulunduğu bölüme de temel cümle
    denir.
    * Bir cümlede kaç tane fiilimsi varsa o kadar
    yan cümle var demektir.
    Beni soranı, gördün mü? (Yan cümlecik Temel
    cümlenin b.li nesnesidir.)
    Çalışan kazanır. (Yan cümlecik temel
    cümlenin öznesidir.)
    Seni görünce mutlu oluyorum. (Y.C.T.C nin
    Z.T dir.)
    Seni seven insanları sen de sev.(Y.C.T.C nin
    B.li nesnesidir.)
    2)İÇ İÇE BİRLEŞİK CÜMLE (KAYNAŞIK CÜMLE):
    * Bir cümle başka bir cümlenin içinde yer alır
    ve onun bir öğesi olursa buna iç içe birleşik
    cümle denir.
    * Doğrudan anlatımın olduğu cümlelerdir.
    * İç cümle temel cümlenin öznesi, nesnesi ya
    da başka bir öğesi olabilir.
    Ben gidiyorum, dedi. (iç cümle temel
    cümlenin nesnesi
    iç cümle TC
    Ben büyüdüm, diyorsun. (iç cümle temel
    cümlenin nesnesi durumundadır)
    i.c TC
    Adam: “Beni burada bekleyin.” dedi.( iç
    cümle temel cümlenin nesnesi durumundadır)
    3) ŞARTLI BİRLEŞİK CÜMLE:
    Yan cümleciği “–se, -sa” şart eki ile kurulan
    ve temel cümlenin gerçekleşip
    gerçekleşmeyeceğini koşula (şarta) bağlayan
    cümledir.
    *Görürsem söylerim.
    *Sen gelirsen ben de gelirim.
    4) Ki’li BİRLEŞİK CÜMLE:
    Ki bağlacıyla birbirine bağlanan cümlelere
    denir.
    * Benimle konuş ki seni anlayayım.
    * Dürüst ol ki insanlar sana güvensin.
    c. Sıralı Cümle:
    * Anlamca ilgili birden çok yalın ya da birleşik
    cümlelerin virgül ya da noktalı virgüllerle
    bağlanmasıyla oluşan cümlelere sıralı cümle
    denir.
    * Sıralı cümleler iki gurupta incelenir.
    1) Bağımlı Sıralı Cümle
    * Öğrenilen en az biri ortak olan sıralı
    cümlelerdir.
    Yaşlı kadın buraya kadar geldi sizi sordu
    (özne ortak)
    Beni aramış ama bulamamış (özne ve nesne
    ortak)
    Onu bana beni ona şikâyet eder. (yüklem
    ortak)
    2)Bağımsız Sıralı Cümle:
    * Öğelerinden hiçbiri ortak olmayan
    cümlelerdir.
    Evden sessizce çıktık sokakta lambalar
    yanmıyordu
    Yağmur durmuştu yollar çamurdan
    görünmüyordu
    O geziyordu ben çalışıyordum
    ç. Bağlı Cümle:
    * Anlamca ilgili yalın ya da birleşik cümlelerin
    bağlaçlarla birbirine bağlanmasıyla oluşan
    cümleye bağlı cümle denir.

    "Teşekkür et" butonuna basmanız yeterlidir.
  4. ByNapolyon

    ByNapolyon Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2009
    Mesajlar:
    178
    Beğenileri:
    728
    Ödül Puanları:
    0
    Sabahı severiz; çünkü gündüzün başlangıcıdır.
    Bu işe başlıyorum; ama bugün bitiremem.
    Evin en küçüğüydüm ve sedirin önünde yere
    serilmiş yatakta yatardım.
    Karma cümle: Birkaç cümle türünün birlikte
    yer aldığı sıralı cümlelere denir.
    Bu okulun öğrencileri son derece
    tembeldirler, haylazdırlar ama bir o kadar da
    sevimlidirler. (sıralı ve bağlı cümle var)
    Öğrencilere kitap okuyun denir; ama kitap
    okuyun diyenlerin kendileri kitap
    okumuyor.(iç içe birleşik cümle, girişik
    birleşik cümle ve bağlı cümle var)
    Cümleler yüklemin türüne göre iki grupta
    incelenir:
    a. İsim Cümlesi:
    *Yüklemi isim ya da isim soyundan bir sözcük
    ya da sözcük öbeğinden oluşan cümlelere isim
    cümlesi denir.
    * İsim ve isim soyundan olan sözcükler ek fiilin
    çekimine girerek yüklem niteliği kazanır.
    Yaşlı adam, birkaç gündür hastaymış.
    (Adlaşmış sıfat)
    Onu en çok üzen eşinin ölümüydü. (İsim
    tamlaması)
    Düşündüğü tek şey bir an önce gitmekti.
    (Fiilimsi)
    O,çalışkan bir çocuktur. (Sıfat tamlaması)
    b. Fiil Cümlesi:
    * Yüklemi çekimli bir eylem olan, bağımsız
    yargı bildiren cümlelere fiil cümlesi denir.
    * Bu tür cümleler haber (bildirme) ya da istek
    kipiyle kurulur.
    İnsanlara sevgi dolu gözlerle bakıyorum.
    Çekişe çekişe pazarlık ediyorum.
    Yeni müdür hiç kimseye göz açtırmıyordu.
    Cümleler yüklemin bulunduğu yere göre
    kurallı ve devrik cümle olmak üzere ikiye
    ayrılır:
    a. Kurallı Cümle:
    * Yüklemi Sonda bulunan cümlelere kurallı
    (düz) cümle denir.
    Köroğlu ordunun yaklaştığını anladı.
    Ne zaman bir köy türküsü duysam şairliğimden
    utanırım.
    b. Devrik Cümle:
    * Yüklemi sonda olmayan cümleye devrik
    cümle denir. Devrik cümlede yüklem başta,
    ortada olabilir.
    Ne diyeceksin bu konuyla ilgili.
    c. Eksiltili Cümle:
    * Yüklemi söylenmemiş cümlelere denir.
    Toprağı taşlı yerden (olacaksın)kızı kardeşli
    yerden (olacaksın).
    Kısa bir sessizlik (oluyor) sonra müzik başlıyor.
    D.BİLDİRDİKLERİ ANLAMLARA GÖRE
    CÜMLELER
    a. Haber Cümleleri
    Haber cümleleri daha çok anlatmaya bağlı
    bilgi, vermek, aydınlatmak amacıyla yazılan
    metinlerde kullanılır. Burada kişinin gördüğü,
    duyduğu olaylar anlatılır. Eylemin belirttiği
    anlam geçmişle, şimdiyle ve gelecekle ilgili
    bildirme görevi yerine getirilir. Eylem kök ve
    gövdelerine çeşitli kip (zaman) ekleri
    getirilerek zaman; zaman eklerinden sonra da
    kişi ekleri eylemin kimin yaptığı belirtilir.
    Örneğin; yazacağım yüklemi yaz-acakım,
    “yaz” eylem kökü) “-acak” gelecek zaman
    eki, “-ım” kişi eki (ben)dir.
    Ek fiil: İsim soylu sözcüklerin sonuna gelerek,
    onların yüklem olmalarını sağlayan dil
    birimine ek fiil denir.
    “Ahmet çalışkandır. Hepimiz arkadaşız. Hava
    güzel. Çok yorgunum.” Cümleleri isim
    soyludur. Bunlar eklerle çekimli hâle gelir ve
    yüklem görevini yaparlar.
    Ek fiil imek fiilinden doğmuştur. İdi, imiş, ise,
    iken olarak ek hâline gelmiştir.
    Çekimi şöyledir:
    çalışkan-ım I. Tekil kişi
    çalışkan - sın II. “ “
    çalışkan-dır III. “ “
    çalışkan-ız I. Çoğul kişi
    çalışkan-sınız II. “ “
    çalışkan-lar III. “ “
    Ek fiil “değildir” sözcüğüyle olumsuz hâle
    getirilir. Çalışkandır. Çalışkan değildir. vb.
    b. Dilek, İstek, Soru Cümleleri:
    * Bir dileği, bir isteği, bir emri ya da bir
    gerekliliği ifade eden cümlelere dilek-istek
    cümleleri denir.
    * Dilek-istek cümleleri grubunda istek bildiren
    cümleler, dilek-şart bildiren cümleler, soru
    cümleleri, gereklilik bildiren cümleler, emir
    cümleleri ile ünlem cümleleri yer alır.
    Dilek-şart cümleleri: Dilek şart cümleleri fiil
    kök ya da gövdesine -sa/-se ekleri getirilerek
    kurulur.
    “Ah bir zengin olsam.”

    "Teşekkür et" butonuna basmanız yeterlidir.
  5. ByNapolyon

    ByNapolyon Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2009
    Mesajlar:
    178
    Beğenileri:
    728
    Ödül Puanları:
    0
    “Okulumu bitirsem, yüzmeyi öğrensem.”
    cümlelerinde şarta bağlı bir dilek
    anlatılmaktadır.
    İstek cümleleri:
    Bu tür cümleler kişinin kendi kendine yapmak
    istediği eylemi ifade eder.
    “Kalkayım, eve gideyim,
    Haydi, bize gi****m. Burada iki gün kalalım.”
    cümleleri bu tür cümlelerdir.
    Gereklilik cümleleri:
    Mutlaka yapılması gerekir anlamı ifade
    ederler.
    *Başarmak için çalışmalıyım.” “Eve
    gitmeliyim.” vb.
    Emir cümleleri:
    Bir buyruğu bir emri ifade eden cümlelerdir.
    oku, çalış, git, gel, vb.
    Soru cümleleri:
    * Soru anlamı ifade eden cümlelere soru
    cümlesi denir.
    * Dilimizde soru anlamı soru sıfatıyla, soru
    zamiriyle, soru zarfıyla veya soru edatıyla
    sağlanabilir.
    Dün beni arayan sen miydin? (soru anlamı soru
    edatıyla sağlanmış.)
    Bize ne zaman geleceksin?(soru anlamı soru
    zarfıyla sağlanmış)
    Bana ne aldın?(soru anlamı soru zamiriyle
    sağlanmış)
    Hangi okulda çalışıyorsun? (soru anlamı soru
    sıfatıyla sağlanmış)
    * Bu tür cümlelerde mutlaka cevap verilmesi
    beklenir. Cevap beklenen soru cümlelerine
    gerçek soru cümlesi, cevap beklenmeyen,
    dikkat çekmek duygu ve düşünceyi daha güzel
    ifade etmek amacıyla kurulanlara da sözde
    soru cümlesi denir.
    Okula neden gelmedin? (Gerçek soru cümlesi )
    Hiç üzülmez olur muyum? (sözde soru cümlesi)
    Onu ben mi dövmüşüm? (sözde soru cümlesi)
    Şu kitabı bana verir misin? (sözde soru
    cümlesi)
    Ünlem cümlesi: Coşku ve heyecan ifade eden
    cümlelere ünlem cümlesi denir.
    Eyvah, ne yer ne yar kaldı!
    Neydi o güzellik öyle!
    Süper bir iş buldum!
    c. Olumlu, Olumsuz Cümleler:
    a) Olumlu Cümle:
    * Yüklemin bildirdiği eylemin yapıldığını,
    gerçekleştiğini ya da gerçekleşebileceğini
    belirten cümleler olumludur.
    O günler çok güzeldi. (olumlu isim c)
    Hep seni bekledim. (olumlu fiil cümlesi)
    b) Olumsuz Cümle:
    * Yüklemin bildirdiği işin gerçekleşmediğini
    anlatan cümleler olumsuzdur.
    * Fiil cümleleri “-ma,-me” olumsuzluk ekiyle;
    isim cümleleri “yok, değil ” sözcükleriyle
    olumsuz yapılır.
    Kapını çalan bendim (olumlu isim cümlesi)
    Kapını çalan ben değildim (olumsuz isim
    cümlesi)
    Dışarıda birkaç kişi vardı (olumlu isim cümlesi)
    Dışarıda hiç kimse yoktu (olumsuz isim
    cümlesi)
    Eve gelmiş (olumlu fiil cümlesi)
    Eve gelmemiş (olumsuz fiil cümlesi)
    Not: Bazı cümleler biçimce olumlu anlamca
    olumsuz olabilir:
    Haydi, bu işi yapabilirsen yap (yapamazsın )
    (Biçimce olumlu, anlamca olumsuz cümle)
    Gel de bu işin içinden çık (Çıkamazsın)
    (Biçimce olumlu, anlamca olumsuz)
    Ne arayanım var ne de soranım (yok) (Biçimce
    olumlu, anlamca olumsuz)
    Not: Bazı cümleler biçimce olumsuz anlamca
    olumlu olabilir:
    Seni sevmiyor değilim (seviyorum) (Biçimce
    olumsuz, anlamla olumlu)
    Böyle güzel yerlerde yaşanmaz mı?(yaşanır)
    (Biçimce olumsuz, anlamla olumlu)
    Sanki bilmiyorum hakkında neler
    söylediğini.(biliyorum) (Biçimce olumsuz,
    anlamla olumlu)
    E. ANLAMLARINA GÖRE CÜMLELER:
    1.Üslup Cümleleri:
    Üslup bir duygunun, düşüncenin kişisel
    anlatım biçimidir. Sözcüklerin seçimi ve
    kullanımı gibi dil ve anlatım özelliklerinin
    bütünüdür.
    Örnek: Şiirlerinde süslü, söz oyunlarına dayalı
    bir dil yerine, günlük konuşma dilini tercih
    etmiştir.
    Kısa, düzgün cümlelerle, edebiyat oyunlarına
    düşmeden, süssüz, yoğun bir anlatım ortaya
    koymuştur.
    2. Tanım Cümleleri:
    Bir varlığa, kavrama özgü niteliklerin
    belirtilmesi, o varlık ya da kavramın
    tanıtılmasına “Tanımlama” adı verilir. Bu
    amaçla kurulan cümleler de tanım
    cümleleridir.

    "Teşekkür et" butonuna basmanız yeterlidir.
    [/B]
  6. ByNapolyon

    ByNapolyon Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2009
    Mesajlar:
    178
    Beğenileri:
    728
    Ödül Puanları:
    0
    Not: Bir cümleye “Bu Nedir?” sorusunu
    sorduğumuzda cevap alabiliyorsak bu cümle
    tanım cümlesidir.
    Örnek: “Şiir toplumun sözcüsüdür” cümlesine
    “Şiir nedir?” sorusunu sorduğumuzda
    “toplumun sözcüsüdür” cevabını alırsınız.
    Öyleyse, cümle tanım cümlesidir.
    “Şiir hayal gücünden uzak olamaz.” cümlesine
    “Şiir nedir?” sorusunu sorduğumuzda yanıt
    alamazsınız. O halde bu cümle tanım cümlesi
    değildir.
    3. Karşılaştırma Cümlesi:
    İki varlık, kavram ya da iki durumun nitelik
    veya nicelik bakımından karşılaştırıldığı
    cümlelerdir. Bu cümlelerde karşılaştırılan
    şeylerin benzerliği de farklılığı da
    vurgulanabilir. Karşılaştırma daha çok “gibi,
    kadar, daha, en, ise” vb. sözcüklerle sağlanır.
    Örnek: Komedi, ciddi bir dramdan daha
    zordur.
    Okumak, tutkuların en soylusudur.
    4. Nesnel Anlatımlı Cümleler:
    Kişilere göre değişmeyen yargılar taşıyan
    cümleler nesnel anlatımlı cümlelerdir. Nesnel
    anlatımlı cümlelerde kişinin duygu ve
    düşüncelerine yer verilmez; anlatıcı kendini
    anlatımın dışında tutar. Ayrıca nesnel
    anlatımlı cümleler “kanıtlanabilir” özelliği
    taşımaktadır.
    Örnek: “Tiyatro sinemaya göre daha
    eğlencelidir.” cümlesi kişinin tiyatro
    hakkındaki kişisel yargılarını içerir. Bu
    nedenle nesnel anlatımlı cümle değildir.
    “Kentlere göç edenlerin sayısı yıldan yıla
    artmaktadır.” Kişisel bir düşünceyi
    içermediğinden nesnel anlatımlı cümledir.
    5. Öznel Anlatımlı Cümleler:
    Kişilerin duygu ve düşüncelerine bağlı olan, bu
    sebeple de kişiden kişiye değişebilen yargılar
    taşıyan cümlelere “Öznel anlatımlı cümle”
    denir.
    Örnek: “Türk edebiyatının dil ve anlatım
    açısından en güçlü şairi Yahya Kemal
    Beyatlı’dır.” cümlesinin anlatımı özneldir. Bu
    görüşe başkaları katılmayabilir.
    6. Doğrudan Anlatım, Dolaylı Anlatım
    Cümleleri:
    Doğrudan Anlatım:
    Bir kişiye ait sözün olduğu gibi aktarılmasına
    “Doğrudan anlatım” denir.
    Dolaylı Anlatım:
    Bir kişiye ait sözün, anlamı değiştirilmeden;
    ancak anlatıcının kendi ifadesi içinde
    eritilerek aktarılmasına “Dolaylı anlatım” adı
    verilir.
    Örnek: Atatürk: “Hayatta en hakiki mürşit
    ilimdir.” diyerek bir gerçeği dile getirmiştir.
    (Atatürk’e ait söz değiştirilmeden aktarılmış)
    Atatürk ilmi, hayatta en gerçek yol gösterici
    olarak görmüştür. (Yazar kendi anlatımıyla
    Atatürk’e ait sözü değiştirerek aktarmış)
    7. Neden-Sonuç İlişkili Cümleler:
    Bu cümlelerde bir ek, bağlaç ya da edat
    aracılığıyla yargılar arasında neden- sonuç
    ilişkisi kurulur.
    Örnek: Geç kaldığım için sinema salonuna
    giremedim.
    Ayağının kaymasıyla yere düştü.
    Bu dilekçe kabul edilmez, imzasız.
    Sonuç Neden
    8. Amaç-Sonuç İlişkili Cümleler:
    Bu cümlelerde sonuç bildiren bir yargı ile o
    sonucun hangi amaçla yapıldığını anlatan
    başka bir yargıdan oluşur. Genelde -mek
    için, -mak için edatlarıyla birlikte kullanılır.
    Cümlede amacıyla anlamı vardır.
    Örnek: Sınavı kazanmak için çok çalışmış.
    Buralara kadar sizleri görmeye geldim.
    Anlatımını tekdüzelikten kurtarmak adına
    çeşitli yollara başvurmuş.
    9. Koşul (Şart) İlişkili Cümleler:
    Bir yargının olmasını bir koşula bağlayan
    cümlelerdir. Genelde, -sa, -se, -ince, -dıkça
    ekleriyle kurulur. Cümleye koşuluyla anlamı
    katar.
    Örnek: Ödevini yaparsan oyun oynayabilirsin.
    Koşul Sonuç
    Çalışarak her türlü başarıya imza atabilirsiniz.
    Daha iyimser olsa bütün sorunlar çözülecek.
    10. Karşılaştırma Cümleleri:
    İki varlık, kavram ya da durumu benzer ve
    farklı özellikleriyle anlatan cümlelerdir. Bu
    cümlelerde karşılaştırma ilişkisi, “gibi, kadar,
    daha, en…” gibi bağlaç ve edatlarla kurulur.
    Örnek: O da senin gibi akıllı bir çocuktu.
    Davranışlar sözden daha çok etkiler insanı.
    İçimizde en çalışkanı odur.
    11. Varsayım Cümleleri:
    Varsayım, bir olay ya da durumun gerçekte
    olup olmadığına, olup olmayacağına
    bakılmaksızın var kabul etmek, olmuş kabul
    etmektir.
    Örnek: Diyelim ki sözlerine inandı.
    Örnek: Tut ki, öyle bir durum karşısında
    kaldık. Ne yapacağız?
    12. Olasılık Cümleleri:
    Olasılık, kesinliği bilinmeden bir olay ya da
    durumun gerçekleşmesinin beklenmesi,
    olabilirliktir.

    "Teşekkür et" butonuna basmanız yeterlidir.
  7. ByNapolyon

    ByNapolyon Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2009
    Mesajlar:
    178
    Beğenileri:
    728
    Ödül Puanları:
    0
    Örnek: Bizimle görüşmek için belki buraya
    gelir.
    Sanıyorum küçükken ağır bir hastalık geçirmiş.
    13. Beğenme, Takdir Etme Anlatan
    Cümleler:
    Beğenmek, iyi veya güzel bulmak, onaylamak,
    kabul etmektir.
    Örnek: Gereksiz betimlemelerden kaçınan,
    yoğun bir anlatım ilk bakışta göze çarpıyor.
    (Beğenme)
    Roman aradan geçen bunca yıla rağmen
    konusuyla, üslûbuyla hala genç. (Beğenme)
    14. Hayıflanma, Üzülme, Yakınma Anlatan
    Cümleler:
    Hayıflanma, bir olay ya da durum karşısında
    üzülmektir. Yakınma ise bir kişinin bir durum
    ya da olayı sızlanarak, şikâyet ederek
    anlatmasıdır.
    Örnek: Bir de aldığı gibi getirmesini öğrense.
    (Yakınma)
    Nasıl geçti habersiz o güzelim yıllarım.
    (Hayıflanma)
    Hayıflanma – üzülmektir.
    Yakınma - şikâyet etmektir.
    15. Öneri Anlatan Cümleler:
    Öneri, bir sorunu çözmek üzere öne sürülen
    düşüncelerdir. Tavsiye niteliği taşır.
    Örnek: Eğitime yönelik kitaplar, ancak
    okurların anlayabileceği bir dille hazırlanırsa
    amacına ulaşır.
    17. Eşitliğin Söz Konusu Olduğu Cümleler:
    Eşitlik, iki veya daha fazla varlığın eşit olma
    durumudur.
    Örnek: Ekmeği tam ortadan bölüp yaşlı adama
    verdi.
    Çocuklar yemeklerini aynı anda bitirmişti.
    18. Çaresizlik anlatan Cümleler:
    Çaresizlik bir sonuca varmak, sıkıntıyı ortadan
    kaldırmak için çıkar yolun olmamasıdır.
    Örnek: İstesek de istemesek de bu sıkıntıyı
    çekeceğiz.
    Parasızlıktan ne yapacağını bilmiyordu.
    19. Önyargı İçeren Cümleler:
    Herhangi bir şey hakkında kişisel
    izlenimlerden hareketle, önceden edinilmiş
    olumlu ve olumsuz yargıları içeren
    cümlelerdir. Önyargıda Peşin hüküm vardır.
    Örnek: Bu filmin uluslar arası ödül alması
    bence bir hayal.
    Bence bu kitabın yayımlanışındaki amaç
    gerçekleşmeyecek.
    20. Tasarı Anlatan Cümleler:
    Tasarı, bir kimsenin yapmayı düşündüğü şey,
    olması veya yapılması istenen bir şeyin
    zihinde aldığı biçimdir.
    Örnek: Bakanlığımız, kitap dağıtımı ve
    tanıtımını bir devlet politikası haline
    getirmeyi düşünüyor.
    21. Eleştiri İçeren Cümleler:
    Bir kişi ya da yapıtın olumlu ve olumsuz
    yönlerini belirten cümlelerdir. Genellikle
    olumlu yargı içeren cümlelere beğenme
    cümlesi, olumsuz yargıları içeren cümlelere
    de eleştiri cümlesi adını veririz.
    Örnek: Özellikle genç sanatçılar dile gereken
    önemi vermiyorlar. (Eleştiri)
    Öykülerin anlatımında bir kuruluk, bir
    tekdüzelik görülüyor. (Eleştiri)
    Halk sanata ilgi duymuyorsa bizim
    suçumuzdur. (Özeleştiri)
    F. ANLATIM BOZUKLUKLARI
    Anlatım bozukluklarının türlerini şöyle
    gruplandırabiliriz:
    1. Gereksiz Sözcük Kullanılması:
    İyi bir cümlede yeterli sayıda sözcük
    kullanılır. Başka bir deyişle gereksiz
    sözcüklere yer verilmez. Çünkü gereksiz
    sözcük kullanımı cümlenin duruluğunu bozar
    ve anlatım bozukluğu yaratır.
    Bir cümlede gereksiz sözcük bulunduğunu
    anlamak için, sözcük cümleden çıkarılır. Bu
    durumda cümlenin anlam ve anlatımında bir
    bozulma oluyorsa o sözcük gerekli,
    anlatımında bozulma olmuyorsa ise
    gereksizdir.
    Mecburen karakola gitmek zorunda kaldım.
    Araba şu anda yola çıkmak üzere.
    Gitmeden önce bir daha ara.
    2. Gereksiz Yardımcı Eylem Kullanımı:
    “Etmek, olmak, eylemek, kılmak” gibi
    yardımcı eylemlerin görevi; kendisinden önce
    gelen isim soylu sözcüğü yüklemleştirmek,
    ona iş, oluş, hareket ve kılış anlamları
    katmaktır. İsim soylu sözcük, bir ekle aynı
    anlamı verecekse; yardımcı eylemin kullanımı
    gereksizdir.
    Sanırım ondan kuşku ettiğimizi anladı.
    Sanırım ondan kuşkulandığımızı anladı.
    Bizi arayacağını umut etmiştim.
    Bizi arayacağını ummuştum.

    "Teşekkür et" butonuna basmanız yeterlidir.
  8. ByNapolyon

    ByNapolyon Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2009
    Mesajlar:
    178
    Beğenileri:
    728
    Ödül Puanları:
    0
    3. Sözcüğün Yanlış Anlamda Kullanılması:
    Dilimizde bazı sözcükler, anlam inceliklerine
    dikkat edilmeden kullanılır. Sözcükleri kendi
    anlamını yansıtacak şekilde kullanmamak veya
    uygun olmayan yerde kullanmak anlatım
    bozukluğuna yol açar. Böyle bir yanlışa
    düşmemek için hangi sözcüğün nerede
    kullanılıp nerede kullanılmayacağını çok iyi
    bilmek zorundayız.
    Ülkenin bunalıma girmesini sağlayan bu tür
    açıklamalardan kaçınmak gerekir.
    Ülkenin bunalıma girmesine neden olan bu tür
    açıklamalardan kaçınmak gerekir.
    Bu tür bilimsel çalışmalar, dilimizin
    zenginleşmesine neden olacak.
    Bu tür bilimsel çalışmalar, dilimizin
    zenginleşmesine katkıda bulunacak.
    Uyarı: “Sağlamak” ya da “katkıda bulunmak”
    elde edilmesi istenen olumlu bir sonuca
    ulaşmaktır. İstenmeyen sonuçlar ortaya
    çıktığında “neden olmak” kullanılır.
    4. Birbiriyle Karıştırılan Sözcüklerin
    Kullanılması:
    Kimi sözcükler aynı kökten türediği için yazılış
    ve okunuş olarak birbirine benzer; ancak
    bunların anlamları farklıdır. Bu sözcükler
    karıştırılıp birbirinin yerine kullanılırsa,
    anlatım bozukluğu ortaya çıkar.
    Bu kadar çekimser olmana gerek yok;
    aralarına katıl, girişken ol.
    Bu kadar çekingen olmana gerek yok;
    aralarına katıl, girişken ol.
    Bunca yağmura karşılık barajlarda yeterince
    su birikmemiş.
    Bunca yağmura karşın barajlarda yeterince su
    birikmemiş.
    Bu iki olay arasındaki ayrıntıyı kimse hesaba
    katmıyor.
    Bu iki olay arasındaki ayrımı kimse hesaba
    katmıyor.
    5. Kelimelerin Yanlış Yerde Kullanılması:
    Bir cümlede her sözcüğün yerli yerinde, başka
    bir deyişle her sözcüğün kullanılması gereken
    yerde olması gerekir. Cümle içindeki bir tek
    sözcüğün bile yerini değiştirmek farklı
    anlamlar, farklı yorumlar ve yargılar
    oluşturur. Kimi zaman da mantıksal
    tutarsızlıklara yol açar. İyi bir cümlede
    kelimelerin cümlenin akışına ve anl*****
    uygun yerlerde kullanılması gerekir. Yoksa
    ifade değişir, anlatılmak istenen tam
    söylenemez.
    Ekonomik ve sosyal yönden geri kalmış
    ülkemizin belli bölgelerine kalkınmada öncelik
    tanınacak.
    Ülkemizin ekonomik ve sosyal yönden geri
    kalmış belli bölgelerine kalkınmada öncelik
    tanınacak.
    Okulu bitirince doktor olarak doğduğu
    kasabada çalışmaya başladı.
    Okulu bitirince doğduğu kasabada doktor
    olarak çalışmaya başladı.
    6. Anlamca Çelişen Sözcüklerin
    Kullanılması:
    Anlamca cümlenin yargısıyla uyuşmayan,
    cümlede iletilen yargıyla çelişen ya da
    karşıtlık yaratan sözlerin bir arada
    kullanılması önemli bir anlatım kusurudur.
    Anlamları birbirine ters sözcüklerin aynı
    cümlede kullanılmasıdır. Cümlenin anlamında
    çelişki, genellikle “kesinlik” ve “olabilirlik”
    anlamı taşıyan sözlerin bir arada
    kullanılmasından kaynaklanır.
    Kapının önünde tamı t***** üç beş nöbetçi
    vardı.
    Kapının önünde üç beş nöbetçi vardı.
    Aşağı yukarı tam üç ay önce benzer bir yazı
    daha çıkmıştı.
    Üç ay önce benzer bir yazı daha çıkmıştı.
    7. Mantıksal Tutarsızlık:
    Bir cümlede, iletilmek istenen anlamın
    eksiksiz olabilmesi için düşünce ve mantık son
    derece önemlidir. İyi bir anlatımda sağlam bir
    düşünme ve mantık yürütme temel koşuldur.
    Mantıksal hataları ve tutarsızlıkları içeren
    cümleler, dil bilgisi kurallarına uygun olsalar
    bile anlamı ve yargıyı eksiksiz iletmezler. Bu
    tür yanlışlar genellikle dikkatsizlik sonucu
    ortaya çıkar.
    Önümüzdeki haftanın önemli programlarından
    bazılarını sizlere hatırlatmaya çalıştık.
    Önümüzdeki haftanın önemli programlarından
    bazılarını sizlere tanıtmaya çalıştık.
    Önlem alınmazsa bu hastalık ölüme, hatta
    kısmi felce neden olabilir.
    Önlem alınmazsa bu hastalık kısmi felce,
    hatta ölüme neden olabilir.
    8. Atasözü ve Deyimlerin Yanlış
    Kullanılması:
    Deyim ve atasözleriyle ilgili iki tür yanlışlık
    yapılabilir:
    a) Deyimler ve atasözleri, kalıplaşmış söz
    gruplarıdır. Bu kalıpların bozulması ve bir

    "Teşekkür et" butonuna basmanız yeterlidir.
  9. ByNapolyon

    ByNapolyon Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2009
    Mesajlar:
    178
    Beğenileri:
    728
    Ödül Puanları:
    0
    sözün yerine eş anlamlısının getirilmesi
    anlatım bozukluğu yaratır.
    b) Bir deyimin ilettiği anlamla, cümlenin
    taşıdığı anlam arasında bir uyumsuzluğun
    olması anlatım bozukluğuna neden olur.
    Bir koyundan iki deri çıkmaz.
    Bir koyundan iki post çıkmaz.
    Haydi bakalım seç pirincin taşını.
    Haydi bakalım ayıkla pirincin taşını.
    Tüm itirazlara göz yummuştu.
    Tüm itirazlara kulak tıkamıştı.
    Benim verilmeyecek hiçbir hesabım yoktur;
    başım açıktır.
    Benim verilmeyecek hiçbir hesabım yoktur;
    alnım açıktır.
    Çok sevinçliydi. Adeta etekleri tutuşmuştu.
    Çok sevinçliydi. Adeta etekleri zil çalmıştı.
    9. Noktalama Yanlışları:
    Noktalama işaretlerinin eksik ya da yanlış
    yerde kullanılması; cümleleri bir anlam
    belirsizliğine sürükleyebileceği gibi cümleden
    birden fazla anlam çıkmasına da yol açabilir.
    Bu nedenle noktalama işaretlerinin anlama
    etkileri ve kullanıldığı yerler iyi bilinmelidir.
    Yanlış kullanımlar ortaya çıkarsa amaçlanan
    anlama ulaşmak mümkün olmaz. Bu durumlar
    da cümlede bir anlatım bozukluğu yaratır.
    Yabancı dükkândaki eşyaları beğenmedi.
    Yabancı, dükkândaki eşyaları beğenmedi.
    Misafir odasına doğru yürüdü.
    Misafir, odasına doğru yürüdü.
    10. Tamlama Yanlışlıkları:
    Sıfat ve isim tamlamalarının aynı tamlanana
    bağlanması anlatım bozukluğuna yol açar.
    Çünkü isim tamlamalarında tamlanan iyelik
    eki aldığı halde, sıfat tamlamalarında
    tamlanan ek almaz. Dolayısıyla tamlananlar,
    niteliği farklı olduğundan ortak kullanılamaz.
    Kaza yerine birçok askeri ve polis aracı geldi.
    Kaza yerine birçok askeri araçla polis aracı
    geldi.
    İhaleye birçok yerli ve yabancı firmalar
    katıldı.
    İhaleye birçok yerli ve yabancı firma katıldı.
    11. Eklerin Yanlış Kullanılması:
    Bir sözcüğe, gelmesi gereken ekin dışında
    yanlış bir ekin getirilmesi de kimi zaman
    anlatım bozukluğuna yol açar.
    Her insan çevreyi korumak ve doğanın
    kirletilmesini önlemek için gerekli duyarlılığı
    göstermesi gerekir.
    Her insanın, çevreyi korumak ve doğanın
    kirletilmesini önlemek için gerekli duyarlılığı
    göstermesi gerekir.
    Sorun arkadaşlarımızın bizi bu konuda iyi
    aydınlatmamış olduğundan kaynaklanıyor.
    Sorun arkadaşlarımızın bizi bu konuda iyi
    aydınlatmamış olmasından kaynaklanıyor.
    12. Öğe Eksikliklerinden Kaynaklanan
    Anlatım Bozuklukları:
    a) Yüklem Eksikliği:
    Sinemada sigara ve kabuklu yemiş yenmez.
    Sinemada sigara içilmez ve kabuklu yemiş
    yenmez.
    Çok az veya hiç çalışmadan sınava girdiler.
    Çok az çalışarak veya hiç çalışmadan sınava
    girdiler.
    b) Özne Eksikliği:
    Annemin sinirleri epeyce bozulmuş ve çok
    üzülmüştü.
    Annemin sinirleri epeyce bozulmuş ve annem
    çok üzülmüştü.
    Kitaptaki yanlışlar düzeltilecek ve ikinci
    baskıya girecek.
    Kitaptaki yanlışlar düzeltilecek ve kitap ikinci
    baskıya girecek.
    Özne Yüklem Uyumsuzluğu (Uyuşmazlığı):
    İyi bir cümlede tekillik-çoğulluk, olumlulukolumsuzluk
    ve şahıs bakımından özne ile
    yüklem arasında bir uyum olması gerekir. Eğer
    özne ile yüklem arasında bir uyum yoksa
    anlatım bozukluğu olur.
    * Cümlede özne tekilse yüklem de tekil; özne
    çoğulsa yüklem de çoğul olur.
    Kardeşim bugün evde kalacak.
    Özne Tekil Yüklem Tekil
    Dostlar yıllar sonra bir araya geldiler.
    Özne Çoğul Yüklem Çoğul
    * Bitki, hayvan, organ, cansız varlıklar ve
    zaman adları, çoğul özne olarak
    kullanıldığında yüklem tekil olur.
    Meyveler bu yıl geç çiçek açtı.
    Özne bitki çoğul Yüklem tekil
    Köpekler sabaha kadar havladı.
    Özne hayvan çoğul Yüklem tekil
    * Söze saygı, alay ya da küçümseme anlamı
    katılmak istenirse özne tekil, yüklem çoğul
    olur.
    Beyefendi hala kalkmadılar mı?
    Özne tekil Yüklem çoğul

    "Teşekkür et" butonuna basmanız yeterlidir.
  10. ByNapolyon

    ByNapolyon Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2009
    Mesajlar:
    178
    Beğenileri:
    728
    Ödül Puanları:
    0
    Ayşe Hanım henüz gelmediler.
    Özne tekil Yüklem çoğul
    c) Nesne Eksikliği:
    Kızına sarıldı, doyasıya öptü.
    Kızına sarıldı, onu doyasıya öptü.
    Buna ancak öğretmen karar verir ve uygular.
    Buna ancak öğretmen karar verir ve bunu
    uygular.
    d) Dolaylı Tümleç Eksikliği:
    Nazlı kardeşini çok sever, sık sık armağanlar
    alırdı.
    Nazlı kardeşini çok sever, ona sık sık
    armağanlar alırdı.
    Alanya’yı çok sevmişti, dönmeyi
    düşünmüyordu.
    Alanya’yı çok sevmişti, Alanya’dan dönmeyi
    düşünmüyordu.
    e) Zarf Tümleci Eksikliği:
    Her zaman senin yanındayım, seni yalnız
    bırakmayacağım.
    Her zaman senin yanındayım, hiçbir zaman
    seni yalnız bırakmayacağım.
    Hiçbir zaman kendini düşünmedi, ailesinin
    mutluluğu için çalıştı.
    Hiçbir zaman kendini düşünmedi, her zaman
    ailesinin mutluluğu için çalıştı.
    f) Edat Tümleci Eksikliği:
    Eşimi çok severim; her konuda çok iyi
    anlaşırız.
    Eşimi çok severim; onunla her konuda çok iyi
    anlaşırız.
    Bu güçlüklere nasıl göğüs gerdi, nasıl başa
    çıktı?
    Bu güçlüklere nasıl göğüs gerdi, bu güçlüklerle
    nasıl başa çıktı?
    13. Ek Fiil Eksikliğinden Kaynaklanan
    Anlatım Bozuklukları:
    Sıralı isim cümlelerinde ek fiilin
    kullanılmaması anlatım bozukluğu oluşturur.
    Bakışları güzel; ama dostça değildi.
    Bakışları güzeldi; ama dostça değildi.
    Hava açık; ama sıcak değildi.
    Hava açıktı; ama sıcak değildi.

    "Teşekkür et" butonuna basmanız yeterlidir.

Sayfayı Paylaş