91-109 arası yapan var mı?

Konu 'Edebiyat 10.Sınıf' bölümünde wxşl tarafından paylaşıldı.

  1. wxşl

    wxşl Üye

    Katılım:
    25 Şubat 2010
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    :confused::confused::confused::confused:
  2. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113


    SAYFA 91-94. SAYFALAR ARASI CEVAPLARI
    B.OLAY ÇEVRESİNDE OLUŞAN EDEBİ METİNLER
    HAZIRLIK:

    Alp Moğolca kökenli Türkçe kelime olup yiğit, kahraman manasına gelir. Eren ise muhtemelen er kelimesinden türemiş bir Türkçe kelime olup, önceleri alp kelimesine yakın mânâda kullanılmış, sonradan ermiş kişi veya irfan sahibi kişi kastedilerek kullanılmaya başlamıştır. Alp Eren denince kastedilen ise hem bileği kuvvetli hem de gönlü zengin kişidir. çevresi tarafından örnek alınacak, fedakâr, hamiyetli ve benzeri mümtaz vasıfları kendinde toplayan idealist kişidir alperen.
    Danişmentoğulları Beyliği:
    Orta Anadolu'da kurulmuş bir Türk Beyliğidir. Anadolu'nun hakimiyeti için Anadolu Selçukluları ile uzun yıllar hakimiyet savaşları yapmışlardır. Devletin kurucusu Büyük Selçuklu Devletinin sultanlarından Melikşah'ın kumandanlarından Danişment Gazidir. Danişment Gazi 1080 yılında Sivas'ı ele geçirerek burada kendi beyliğini kurmuştur. Emir Danişment Haçlılara karşı da savaşmıştır. Ayrıca beyliğinin sınrlarını Amasya, Bayburt ve Malatya'ya kadar da genişletmiştir. Danişment Gaziden sonra yerine geçen oğlu Emir Gümüştekin ise Ermenilere karşı kazandığı zaferler ve en ünlü Haçlı reisi Bohemund'u esir edip Niksar Kalesine tıkmasıyla, müslüman dünyasında efsane olmuştur. Danişmentoğulları beyliğine, sürekli savaş halinde oldukları anadolu selçukluları son vermişlerdir. 2.Kılıçarslan 1175 yılında Sivas, Tokat, Niksar ve Amasyayı arka arkaya fethederek bu devlete son vermiştir.
    Toplum bünyesinde kalıcı izler bırakan kahramalık hikayeleri geçmişte yaşanılan güzel işleri hatırlatır, toplum bilincini tazeleyip birlik ve beraberliğin tesis edilmesinde önemli katkılar sağlar.
    ŞEYHOĞLU MUSTAFA:
    Şeyhoğlu Sadreddin Mustafa, XIV. yüzyılın şöhretli mesnevi şairlerindendir. 1340 yılında doğmuş ve muhtemelen 1409 yılından önce ölmüştür. Ölüm tarihi kesin olarak bilinemeyen Şeyhoğlu, Germiyan Beyliği sınırları içinde yaşamış, Germiyan beyi Süleyman Şah'ın ölümünden sonra Yıldırım Bayezid'in yanına gelmiş, Osmanlı sarayına intisap etmiştir. Şeyhoğlu'nun Farsça'dan yaptığı tercümeler çoktur. Fakat onu meşhur eden asıl eseri "Hurşiûdnâme"sidir. Bu eser, mesnevi tarzında yazılmış bir aşk ve macera romanıdır. Önce Germiyan Bey'i Süleyman Şah'a, sonra Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid'e sunulmuştur.Hurşidnâme'nin kahramanlarından Hurşid, Iran ŞahıSiyavuş'un kızı, Ferahşâd ise batılı bir şehzadedir.Şeyhoğlu'nun diğer önemli bir eseri "Kenzü'l Küberâ'dır. Bir çeşit siyasetname olan bu eser padişahların, beylerin, vezirlerin ve kadıların tutumlarını, görev ve sorumluluklarını anlatır.
    SAYFA 93:
    1.Halife'nin Bağdat'ta çıktığı avda kulağı ve burnu kesik bir adam görmesi
    Adamın kendisini Esatur Kayser'in bu hale getirdiğini söylemesi
    Halife'nin Esatur Kayser'e savaş açması, Malatya'ya gelmesi
    Savaşın başlaması,Seyit Battal'ın gösterdiği kahramanlıklar
    Esatur Kayser'in yenilmesi
    Kayser'in barış istemesi ve yeniden Malatya'ya dönülmesi
    2. Kişiler: Seyit Battal, Halife,Esatur Kayser, Süheyl, Seyyid Hazret, Emir Ömer, Daniyal,Anişin Gazi, Büyücü Harus, Şemmas Pir,Güzende Cazu...
    Zaman: "Bir gün, ertesi gün,sonra, o dem" gibi belirsiz zaman ifadeleri..."

    Mekan: " Rum,Malatya şehri,Cebel Dağı, Bağdat,meydan, " gibi mekanlar...
    3. Metinde Seyyid Battal ve Esatur Kayser tip, diğerleri karakterdir.Çünkü bunlar eserden esere özellikleri değişmeyen, tavır ve davranışları belirli olan kişilerdir.Seyyid Battal Gazi ve Kayser olay örgüsünün ana kahramanları diğerleri ise yardımcı karakter işlevine sahiptirler.

    SAYFA 94:
    4. Metinde mekan adlarında tasvirlerle anlatım yoktur.Bunlar sadece olayların yaşandığı mekan isimleri olarak kullanılmıştır.
    isimleri olay örgüsünde olayların geçtiği yeri anlatma işlevine sahiptir.
    5.Metinde belirli zaman ifadeleri yoktur.Giriş bölümündeki açıklayıcı bilgilerden hareketle metnin olay örgüsünün 8.yüzyılda yaşandığı söylenebilir.
    6.Metnin teması Battal Gazi'nin kahramanlıklarıdır. tema dönemin sosyal ve siyasi özellikleriyle örtüşmektedir.
    7.Battalname'den alınan metindeki kahramanlık İslam dini içindir.Alperenlik anlayışı bunu gerektirir.
    8.Metin tarihi bir olaya dayanmaktadır."Halifenin varlığı, gaza anlayışı, savaşta davulların vurulması, ganimet toplanması, esir alınması " gibi olaylar dönemin sosyal ve siyasi zihniyetini yansıtır.
    9. Büyüyle mezarda bulunan birinin çağrılması, Seyyid Battal'ın savaş esnasında gösterdiği olağanüstü kahramanlıklar gerçek hayatta yaşanması mümkün olmayan olaylardır.
    10.Metnin anlatıcı her şeyden haberdar olan, olayların öncesini ve sonrasını bilen ilahi bakış açılı hakim anlatıcıdır.
    11.Tabloda 2-4-5. cümleleri işaretleyiniz.
    12.

    "Gördüler ki bir kişi bir ağacın dibinde yatıyor, burnu ve kulağı kesik.
    "Hayli cenk ettiler." "Kurt lain iyi ok atan bir melun idi."
    "Hemen o evliyaların şahı bir nara atıp meydana girdi."
    "Kurt laine öyle bir süngü vurdu ki götürdü, laini yere vurdu."
    "Sonra Kayser Esatur o durumu gördü, öfkelendi, altın kemerli dört yüz kul meydana girdi." vb... cümleler tasvirlerle anlatılmıştır.Bu tasvirler anlatılmak istenenin zihinde daha iyi canlanmasını sağlamak içindir.
    13.Metindeki "kahramanlık" teması evrenseldir.Çünkü insanoğlu "ideal" olan her şeye ilgi duymuş ve onu yüceltmiştir.Kahramanlık anlayışı da bunlardan biridir.
    1.Etkinlik:
    Metnin yapısını oluşturan ögeler(olay örgüsü,kişiler, yer ve zaman) arasında organik bir bağ vardır.Anlatılan olay belli bir zamanda, belli bir mekanda belli kişiler arasında yaşanır.Metne bütünlük kazandıran olay örgüsünün meydana gelmesini sağlayan unsur da budur.Bu yapı unsurları metnin iletisini vermede ve somutlaştırmayı sağlamada birer araçtır.

    DİRSE HAN OĞLU BOĞAÇ HAN DESTANI'NI BEYAN EDER HANIM HEY
    SAYFA 98:
    14.METNİN OLAY ÖRGÜSÜ:
    v Destandaki olay Bayındır Han’ın “yılda bir kere ziyafet verip Oğuz beylerini misafir” etmesi ile başlar.
    v Bayındır Han’ın Oğuz Beylerine ziyafet vererek ve onları huzuruna davet etmesi.
    v Bayındır Han’ın ziyafet için şartlar öne sürmesi ve bu şartlar doğrultusunda misafirleri sınıflandırılması.
    v Dirse Han’ın Bayındır Han tarafından kara otağa oturtulması ve bunun sonucu Dirse Han’ın üzüntüsü(Çocuğu olamayışı .)
    v Dirse Han’ın çocuğu olmamasına üzülmesi ve evine gelerek bunu hatunu ile istişare etmesi.
    v Eşin çocuk sahibi olmak için Dirse Han’a yapması gerekenleri söylemesi.
    v Duaların kabul olması ve Dirse Hanın bir erkek çocuğunun olması
    v Çocuğun büyüyüp 15 yaşına gelmesi
    v Delikanlının Bayındır Han’ın boğasını yenerek Dede Korkut tarafından Boğaç adını alması ve bunun sonucunda Oğuz tarafından onanması.
    v Boğaç Han’a hanlık ve taht verilmesi kırk namertin bunu kıskanması.
    v Boğaç Han’ın kırk namerdin yalanları yüzünden babası tarafından öldürülmek istenmesi.
    v Ok ile avlanan Boğaç Han’ın Dirse Han tarafından ölüme terk edilmesi.
    v Annenin Boğaç Hanı arayıp yaralı halde bulması ve tedavi ettirmesi
    v Boğaç Han’ın yaralarının iyileşmesi ve kırk namerdin bunu öğrenerek endişelenmesi.
    v Dirse Han’ın kırk namert tarafından tutsak alınarak kaçırılması.
    v Boğaç Han’ın kırk namertle savaşarak babasını kurtarması.
    v Boğaç Han’ın babası Dirse Han’ı kırk namerdin elinden kurtarması sonrasında Bayındır Hanın (bu içeriğin tamamı edebiyat fatihi'nden alınmıştır.)ona beylik vermesi
    Dede Korkut'un Boğaç Han için destan söyleyip dua etmesi
    15.Metinde cümleler kısa, dil son derece sade ve anlaşılır bir Türkçedir.



    Metindeki bazı ekler ve sesler zamanla ses değişikliğine uğramıştır.
    SES DEĞİŞİKLİĞİNE UĞRAYAN KELİMELER VE GÜNÜMÜZDEKİ KARŞILIKLARI:
    hanun> hanın
    yigitleri > yiğitleri (g>ğ değişimi)
    karşuladılar > karşıladılar (u>ı değişimi)
    getürüp > getirip (ü>i değişimi)
    kondurdılar > kondurdular (ı>u değişimi)
    kiçe > keçe (i>e değişimi)
    yahnısından > yahnisinden ( ı>i değişimi)
    önine > önüne ( i>ü) değişimi
    getürdiler > getirdiler ( ü>i değişimi)
    böyledür > böyledir (ü > i değişimi)
    benüm > benim ( ü>i değişimi)
    eksikligüm > eksikliğim (g>ğ değişimi ü>i değişimi)
    gördi > gördü ( ü>i değişimi)
    kılıcumdan > kılıcımdan
    suframdan > soframdan ( u>o değişimi)
    ağ> ak ( ğ>k değişimi)
    oldı > oldu (ı > u değişimi)
    kim > ki ( m ünlüsün düşmesi)
    didi > dedi ( i> e değişimi)
    oğlı > oğlu (ı > u değişimi)
    dahı> dahi ( ı >i değişimi)
    kalkuban > kalkarak ( -uban zarf fiil eki kullanımdan düşmüş)
    yirinüz> yeriniz (i>e değişimi & ü > i değişimi)
    karayıb > garaip
    KULLANILMAYAN KELİMELER
    aydur (de-, söyle-)
    kargayupdur ( beddua etmiştir.)
    örü turdu (yerinden kalktı)
    SAYFA 99:
    16.Verilen özelliklerden 1. 2.3.4.6.7.8.9.11.12. cümleler Boğaç Han Hikayesinde bulunur.
    17. Hikayede toplumun değerlerinin benimsenmesi ve yaşaması için çaba harcayan Dede Korkut, aynı zamanda kahramana ad veren onun ruhsal olarak doğmasını sağlayan norm bir karakterdir. (doğru bilgi, orijinal içerik edebiyat fatihi'nde) Kahramanın simgesel anlamda yeniden doğuşunun yönlendirici gücü olan Dede Korkut, kahramanın başarılarından sonra onun için Tanrı’ya dua eder, destanlar söyler.
    18.a) Aile bağlarının sağlamlılığı: Annesinin Boğaç Hanı arayıp bulması onu gizlice tedavi ettirmesi, Boğaç Hanın babasını kırk namerdin elinden kurtarması
    b) Kahramanlığın yüceltilmesi: Boğaç Hanın Bayındır Hanın boğasını öldürmesinden sonra babası tarafından ona taht ve beylik verilmesi
    c)Çocuk sevgisi ve çocuğa verilen değer: Metinde çocuğu olamayan Dirse Hana beddua edilmesi,(edebiyat fatihi'nden alıntıdır.) Dirse Han’ın Bayındır Han tarafından kara otağa oturtulması...
    d)Çocuğa ad verilme biçimi: Gösterilen kahramanlıktan sonra bilge bir kişilik olan Dede Korkut'un gelip ad koyması
    19.Dede Korkut’ta kadınlara büyük değer verilir. Kadınların toplumun içindeki konumları çok yüksektir. Ailede bir erkek kadar söz sahibidirler. Erkekler bir karar almadan önce hanımlarına danışırlar. Bir erkek kadınına güzel sözlerle hitap eder, onu çok güzel bir şekilde tasvir eder.
    20.Tonyukuk Bilge Kağan'ın baş veziri ve akıl hocasıdır, tecrübeli bir devlet adamıdır.
    Ögdilmiş: Kutadgu Bilig'de akıl,zeka ve ilmi temsil eder.
    Dede Korkut ise hikayelerde kendisine akıl danışılan, tecrübeli bir bilge kişidir.
    Türk Devlet geleneğinde yöneticilerde aranan en önemli özellikler akıl,bilgelik ve tecrübedir.Türk Devlet geleneğinde danışarak kararları alma çok önem verilen bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu mekanizma, alınan kararların isabetini ve uygulamadaki başarısını yakından etkilemiştir.

    SAYFA 102:
    OLAYIN OLUŞUM AŞAMALARI:
    Ø Danişment Gazi’nin Zile’yi fethetmek için hazırlık yapmaları
    Ø Kafirlerin gece baskını yapıp yüz kişiyi şehit etmeleri ve kaleye çekilmeleri
    Ø Melik Gazi’nin askerleriyle kaleye hücum etmeleri
    Ø Abdurrahman Gazinin mancınık almak için Tokat’a gitmesi ve Gümeneklilerin isyan ettiğini görmesi
    Ø Kafirlerin İslam askerlerine saldırmaları ,bazılarını esir alıp kaleye çekilmeleri
    Ø Melik’in üzgün şekilde geri dönmesi
    Ø Melik’in otağında bir papaz görmesi ve onun kaleye giriş yolunu bildirilmesi için gönderildiğini söylemesi
    Ø Melik Gazinin papazın gösterdiği yoldan gizlice kaleye girmesi
    Ø Kalenin zapt edilmesi ve Emenos’un öldürülmesi
    Ø Melik Gazi ve (edebiyatfatihi'nden alınmıştır) askerlerinin Tokat’a hareket etmesi
    Ø Düşmanla savaşılması ve Tokat’ın ele geçirilmesi
    22. Danişmentoğulları Beyliği Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’ın komutanlarından Danişment Gazi Gümüştegin Ahmet Bey tarafından kuruldu. Başkenti Sivas’tır. Beyliğin sınırları zamanla Tokat, Niksar, Amasya, Çankırı, Çorum, Kastamonu, Kayseri, Elbistan ve Malatya’ya kadar ulaşmıştır. Danişment Gazi Anadolu Selçuklu Sultanı I.Kılıç Arslan ile birlikte Haçlılara karşı büyük başarılar kazandı.Verilen metinde Danişment Gazi’nin(edebiyat fatihi farkıyla...) Haçlılara karşı gösterdiği kahramanlıklarla Zile ve Tokat’ı ele geçirdiğini görüyoruz.Tarihi gerçeklikler metinde olağanüstü özellikler katılarak anlatılmıştır.
    23. Alp kelime anlamı yiğit, kahraman, bahadır ve cesur olup savaş meydanlarında gözünü kırpmadan hak uğrunda çarpışan askerdir. Türkler İslam’ı kabul etmeden önce cihan hâkimiyeti sloganı ile Alp ruhuyla savaşırken İslamiyet’i kabul ettikten sonra eren ruhunu da bünyesine sindirerek Alperenlik ruhuyla İla-yı Kelimetullah üslubunda cihad karakterini kazanmıştır. İ’la-yı Kelimetullah ,(edebiyatfatihi.blogspot.com)Allah’ın ismini ve Kitabını (yani sözleri ve mecmuası olan Kur’anın yasa olarak uygulanması) yüceltmek demektir. Alp’lik ilk olarak Gazneliler devrinden itibaren Müslüman emirlerin hükümlerinde kullanılmaya başlamıştır. Abdulkerim Satuk Buğra Han’ın İslamı kabul etmesiyle birlikte erenlik vasfı, (yani İslamın yaşayış biçimini de alarak) Alperenlik sıfatına kavuşarak Müslüman olan Türkler arasında yayılmıştır.Örneğin Alptegin, Alpaslan, Alp-er han ve Osmanlılarda Gündüz Alp gibi isimler de kullanılmaya başlanmış ve aynı zamanda da Mücahid dervişlere de Alperen denilmeye başlanmıştı.(edebiyatfatihi.blogspot.com'dan alıntıdır)Alperenler Osmanlının kuruluşunda büyük rol oynamışlardır. Alperenler daha ziyade sınır boylarında görev almışlardır. Devletin sınırları genişledikçe uç boylarına doğru kayarak orada İslamı yaymak suretiyle büyük tebliğ görevini yaparken düşmana karşı savaşmayı da Alperenlik ruhuna uygun olarak yaparlardı.
    24.Danişmentname adlı metinde
    Ø Kısa cümleler kullanılmıştır.”
    Ø Oğuz Türkçesinin özelliklerini taşımaktadır.
    Ø Özgün metinde kullanılan bazı seslerle günümüz Türkçesindeki sesler arasında farklılaşmanın olduğu görülmektedir.
    SES DEĞİŞİKLİĞİNE UĞRAYAN KELİMELER:
    § Kılur > kılar (u>a değişimi)
    § Kal’a > kale (a>e değişimi)
    § Kapusın > kapısını
    § Açup > açıp
    § Turdılar > durdular
    § Karşu> karşı
    § Turup > durup (t > d değişimi)
    § Ceng iderlerdi > cenk ederlerdi (i>e & g>k değişimi)
    § Kalup > kalıp
    § Kafirün >kafirin
    § Niçesi > nicesi
    § Ugrın (gizli) >günümüzde kullanılmamaktadır
    § Kankı> hangi
    § Var-ısa> varsa
    § Bağladılar > bağladılar (g>ğ değişimi)
    § İrdiler > erdiler


    SAYFA 106:
    26.Hurşidname adlı metnin anlatım biçimi öyküleyici anlatımdır.
    27.”Hurşidname” adlı metinin olay örgüsü
    Ø Hurşid ile Boğa Hanın savaş meydanında karşılaşmaları
    Ø Hurşid ile Boğa Hanın diyalogları
    Ø Hurşid’in yüzünden zırhı kaldırması ve Boğa Hanın Hurşid’in güzelliğinden kendinden geçmesi
    Ø Hurşid’in Boğa Hanı öldürmesi
    28.Teması aşktır.

    Bu eserin tenkitli metnini hazırlayıp inceleyerek ilim âlemine
    sunan Prof Dr. Hüseyin AYAN “Hurşîd-nâme’de Aşk” başlığıyla, eserdeki beşerî ve ilahî aşkın tezahürü üzerinde durmuştur. H. Ayan burada, beşerî aşkla ilahî aşkın eserde yan yana
    yürüdüğünü ve bunların birbirinden ayrılmasının güçlüğünü belirtir. Hurşîd’in
    güzelliği, bu güzelliği görenin bayılması ve uzun süre kendisine gelememesi,
    görmeden âşık olma, aşkın ve âşıkların hâlleri, aşk-akıl ilişkisi, aşkın söz, saz ve resim yoluyla ortaya çıkışı ve sözün etkisi… gibi konuların ele alındığı kısımda, Şeyhoğlu’nun aşk hakkındaki fikirleri de verilmiştir. H. Ayan bunları şöyle sıralar:
    “1. Aşkın gizli nice dünyaları vardır ki akıl bunlardan asla
    haberdâr olmaz,
    2. Aşka boyun eğmeyenler bu âlemlerden bîgânedir,
    3. Âşık olmayan insanların kişiliği yoktur,
    4. Âşık olmayan insanlar gözden, kulaktan dilden ve dudaktan lezzet alamazlar,
    5. Âşık olmayan insanlar, ne insanın ne kâinatın sırrını ve seyrini temâşâ edemezler.”
    H. Ayan bunlardan sonra; bu beş unsurla aşkı târif ederek çeşitli açıklamalar yapmayı da ihmâl etmez. Bu açıklamalarda görülen husus, beşerî aşkın tarifine, ilâhî aşkı karıştırma temayülünün ağır basmakta olduğudur.” değerlendirmesini yapar.
    29.Metin olağan üstü özellikler taşıyan gerçek hayatta karşılaşamayacağımız olaylar ve karakterlerin olduğu tamamen kurmaca bir metindir.
    2.ETKİNLİK:
    HURŞİD: İran Şahının kızı.Uğruna ölünecek kadar güzel, kıvrak zekalı, iyi eğitimli, savaşçı, yiğit, cesur…
    FERAHŞAD: Mağrib ülkesinin hükümdarının oğlu, Hurşid’e aşık…

    kempo211, yprkck, esmerşeker ve diğer 7 kişi bunu beğendi.
  3. wxşl

    wxşl Üye

    Katılım:
    25 Şubat 2010
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Teşekkür Ederim
  4. Rüzgar

    Rüzgar Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    31 Ekim 2008
    Mesajlar:
    2.028
    Beğenileri:
    875
    Ödül Puanları:
    113
    Rica ederim..
  • zengın

    zengın Üye

    Katılım:
    26 Aralık 2010
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Bu cwplar bnm kİtabimla uyuŞmuor ama:(
  • muro1038

    muro1038 Üye

    Katılım:
    7 Kasım 2008
    Mesajlar:
    232
    Beğenileri:
    229
    Ödül Puanları:
    44
    Kitabınızın yayın evi nedir?

    Eğer MEB veya Bediralp ise buradaki cevapların uyuşması lazım:

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

  • sinop_57

    sinop_57 Üye

    Katılım:
    4 Aralık 2010
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    teskkür edrm cok yardımcı oldun =)
  • Sayfayı Paylaş