Abbasiler

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi 9. Sınıf' bölümünde selim60 tarafından paylaşıldı.

  1. selim60

    selim60 Üye

    Katılım:
    16 Mart 2012
    Mesajlar:
    24
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    0

    Yikilis nedenleri ?:eek:
  2. selim60

    selim60 Üye

    Katılım:
    16 Mart 2012
    Mesajlar:
    24
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    0
    tüm özelliklerini yazarsaniz sevinirim
  3. Adenozin

    Adenozin Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2011
    Mesajlar:
    960
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    64
    ??

    Harun Reşid zamanında Abbasi Devleti
    Hz. Muhammed'in amcası Abbas'ın soyundan gelen
    Ebu'l Abbas Abdullah 'ın kurduğu halife hanedanı (750-1258). 750 yılında Abbasiler Emevi yönetimine karşı ayaklanarak halifeliği ve iktidarı ele geçirdiler. Bu tarihten başlayarak Abbasiler 1258'e kadar İslam dünyasının büyük bölümüne egemen oldular.

    Emeviler halifeliği, Hz. Muhammed'in amcaoğlu ve damadı, dördüncü halife
    Hz. Ali'den zor ve hile kullanarak almışlar, bununla da yetinmeyerek peygamber ailesine karşı kanlı bir siyaset gütmüşlerdi. Bu yüzden Emevilere karşı düşmanlık artmış, özellikle
    Hicaz, Irak ve İran'da büyük hoşnutsuzluklar baş göstermişti. Abbasoğulları bu düşmanlıktan yararlanarak, halifeliğin peygamber ailesinden en lâyık olana geri verilmesi gerektiği yolunda propagandaya giriştiler.

    Emevilerin, özellikle çoğunluğu Türk olan bölgelerde (
    Horasan, Toharistan, Sogd) uyguladıkları vergi soygunculuğu ve Arap olmayanları aşağı görme siyaseti bu propagandayı daha da güçlendirdi. Horasanlı
    Ebu Müslim adında bir Türk, Emevilere karşı ilk ayaklanmayı başlattı. Önceden Türklerin Müslüman olanları ile olmayanlarını barıştırmış ve bunları İranlı Şiilerle birleştirerek güçlü bir birlik hazırlamış olan Ebu Müslim, Arap ordularını yenerek Emevi saltanatına son verdi.

    Peygamber sülâlesinden Ebul Abbas Seffah halifeliğe getirildi (750). İlk Abbasi halifesi olan Ebul Abbas, Emevileri acımadan yok ettiği için kendisine kan dökücü anl***** gelen el-Seffah adı verildi.
    Bermekoğulları
    Abbasiler ilk dokuz halife zamanında (özellikle Harun Reşit 786-809 ve
    Memun 813-833) bütün İslâm dünyasını kapsayan (Endülüs hariç) bir egemenlik kurdular. Ancak
    Anadolu'ya ve
    Akdeniz Bölgesi'ne hiç bir zaman egemen olamadılar.

    Türkler ve İranlılar tarafından iktidara getirilen Abbasiler, Araplara güvenemediklerinden yönetim işlerinde Türklerden ve İranlılardan yararlandılar. Yeni devletin maliye ve yönetim işleri, özellikle Toharistanlı Bermekoğullarınca düzenlendi. Bağdat bu dönemde kuruldu ve başkent oldu (762); kısa sürede saraylar, resmi kurumlar ve askeri kışlalarla donatıldı.

    Daha sonra gelen halifeler döneminde Abbasi egemenliği zayıfladı,
    İslam İmparatorluğu'nda bağımsız hükümetlerin sayısı çoğaldı (
    Samanoğulları,


    Karahanlılar,
    Büveyhoğulları,
    Fatımiler v.d.). Kuruluştan 150 yıl sonra, Bağdat'ın egemenliği sadece Irak ve İran bölgelerinde geçerliydi. Zamanla Abbasi halifelerinin yalnız manevi değeri kaldı. Büveyhoğulları 945'te Bağdat'ı ele geçirdiler, siyasi çıkarlarını düşünerek, Abbasi hanedanını yıkmadılar, ama onların elinde halife unvanından başka bir yetki de bırakmadılar.

    1055'te


    Selçuklular,
    Bağdat'ı ele geçirerek Büveyhoğulları Devleti'ne son verdiler, ama yine halifeleri hoş tuttular.
    Moğol istilası ile Abbasi hanedanı kesin olarak son buldu. Hulâgu, Bağdat'ı alarak son Abbasi halifesi Mustasım'ı öldürdü (1258). Öldürülmekten kurtulup kaçan Abbasoğullarından biri, Mısır'da
    Memlûklere sığınarak orada halife oldu.
    Abbasi Devleti
    Abbasiler döneminde, hem Yunan rasyonalizm ve bilim gelenekleri hem İslam öncesi Arap kabilelerince geliştirilen aristokratik savaşçı ülküsü hem de sofu Müslümanların özelliği olan kutsallık ardında ödün vermez bir çaba, bir imparatorluk bürokrasisinin ve daha çok İran örneklerine göre biçimlendirilmiş bir askerler sınıfının kanatları altında barınabildi. Bu üçünün karışımı, o zamana kadar Avrupa'da görülen herhangi bir uygarlığı aşacak ve Uzakdoğu'da Tang Çininin gelişme dönemindeki parlaklığına rakip olacak kadar zengin ve karmaşık bir uygarlığın doğmasına yol açtı.

    Bununla birlikte Arap uygarlığının iki zayıf noktası vardı. Önce içerde, Müslüman toplumu içindeki etnik ve belki de ekonomik bölünmelerin beslediği Şii gruplarının muhalefeti, art arda ayaklanmalara yol açtı. İ.S. 861'den sonra, güçlerinin bir bölümünü bu tür dinsel hoşnutsuzluklardan alan birçok devlet, imparatorluktan koparak onun yapısını kemirmeye başladı. İkinci olarak dışarda, Abbasi İmparatorluğu, kuzey sınırları boyunca bozkırdan gelen sürekli baskıyla uzun süre başa çıkabilecek durumda değildi. Bu nedenle bozkırdan içeri sızan Türk askerleri ve serüvencileri, hatta Bağdat'ta bile siyasal denetimi yavaş yavaş ele geçirdiler.

    Siyasal iktidarın dizginlerini ele geçirmiş olmakla birlikte, Abbasi hanedanından gelenleri tahtta tutarak, İ.S. 1258'e kadar durumu gizlediler. Bununla birlikte, bu tarihten çok önce, eyaletlerdeki ayaklanmayla birlikte bir saray darbesi, İmparatorluğun can damarını oluşturan Mezopotamya-Suriye bölgesinde bile merkezin denetiminin yıkılmasına yol açtı.

    Bundan sonra bozkırdan gelen Türk kabilelerinin özelliklerinin katkısıyla, İslamlığın ilk dönemlerinde yaşamalarına olanak verilmeyen dinsel aydınlanma biçimleri ardında koşan gizemcilere daha geniş bir etkinlik alanının tanınmasının kattığı renklerle, İslam dünyası oldukça farklı bir karakter kazandı.

    İ.S. 1000 tarihi, kabaca bu değişikliklerin ortaya çıktığı ve aynı zamanda Müslümanlarla Hindu ve Hıristiyan komşuları arasındaki ilişkilerde görülen önemli değişmelerin belirdiği yıllara rastlar. Ama bunları incelemeden önce, yeniden geri dönüp, öteki uygar toplulukların Islamın yükselişine ve İslam fatihlerinin Eski Dünya'nın Ortadoğu kavşağında böylesine büyük bir başarıyla yarattıkları yeni uygarlık biçimine karşı gösterdikleri tepkileri incelemeliyiz.
    Devlet yönetimi
    Abbasilerde devlet örgütlenmesi, "
    Divan" adı verilen ve değişik alanlarda görevler üstlenen resmi kurullara dayanıyordu. Devlet maliyesinin ana gelir kaynağı ise toprak vergisiydi. Halktan toplanan zekât da önemli bir gelir kaynağıydı. Vergi gelirlerinin büyük bölümü orduya ve bayındırlık işlerine ayrılırdı.
    Abbasi Sanatı
    Abbasiler bilimin geliştirilmesine ve bayındırlığa büyük önem verdiler. Samarra Camisi ile


    Kudüs'teki Kubbetü's-Sahra ve Mescid-i Aksa gibi büyük yapılar, yeni yollar, han ve kervansaraylar yaptırdılar. Harun Reşid ve oğlu Memun döneminde,
    Bağdat kenti bir bilim ve kültür merkezi durumuna geldi. Uzmanlık kütüphaneleri, medreseler ve gözlemevleri kuruldu. Matematik, astronomi, tıp ve botanik alanlarında önemli gelişmeler sağlandı.

    Başta
    Bağdat olmak üzere pek çok kentde çok sayıda yapıt,
    Yunanca ve
    Latince’den Süryanice'ye,
    Farsça'ya ve
    Arapça'ya çevrildi. Eski Yunan metinlerinin daha sonra
    Arapça’dan
    Latince’ye çevrilmesi
    Avrupa’da bilimin canlanmasına katkıda bulundu. Birçok Abbasi halifesinin edebiyata ve güzel sanatlara düşkün olması bu alanlarda da gelişmelere yol açtı.

    Bazı tarihçiler bu kültürel hareketliliği,

    Rönesans'tan yüzyıllar önce, bir Doğu Rönesansı'nın doğuşu olarak kabul eder. Ne var ki
    Moğol istilası, bu kültürel parlamayı söndürmüştür.
    Abbasi Halifleri
    Ebu'l-Abbas 750-754

    Mansur 754-775

    Mehdi 775-785

    Hadi 785-786

    Harun Reşid 786-809

    Emin 809-813

    Memun 813-833

    Mutasım 833-842

    Vâsık 842-847

    Mütevekkil 847-861

    Muntasır 861-862

    Mustain 862-866

    Mutez 866-869

    Muhtedi 869-870

    Mutemid 870-892

    Mutezid 892-902

    Muktefi 902-908

    Muktedir 908-932

    Kahir 932-934

    Razi 934-940

    Mutteki 940-944

    Mustekfi 944-946

    Muti 946-974

    Taî 974-991

    Kadir 991-1031

    Kâim 1031-1075

    Muktedi 1075-1094

    Mustazhir 1094-1118

    Musterşid 1118-1135

    Reşid 1135-1136

    Muktefi 1136-1160

    Müstencid 1160-1170

    Mustazi 1170-1180

    Nâsır 1180-1225

    Zâhir 1225-1226

    Mustansır 1226-1242

    Mustasım 1242-1258
    selim60 bunu beğendi.
  4. selim60

    selim60 Üye

    Katılım:
    16 Mart 2012
    Mesajlar:
    24
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    0

Sayfayı Paylaş