ahiret inancı

Konu 'İman Esasları' bölümünde tatlıkız tarafından paylaşıldı.

  1. tatlıkız

    tatlıkız Üye

    Katılım:
    11 Mart 2008
    Mesajlar:
    11
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    1

    ahiret inancı hayatımızı nasıl etkilemektedir?bununla ilgili kısa bi kompozisyon yazarmısınız?
  2. dadlu_qıs

    dadlu_qıs Üye

    Katılım:
    12 Kasım 2009
    Mesajlar:
    33
    Beğenileri:
    20
    Ödül Puanları:
    0
    psikolojik açıdaki önemi
    Özellikle ölümcül hastalıklara yakalananlar üzerindekiaraştırmalar inancın iyileştirici gücü olduğunu gösteriyor. İnancın hastalığı yenmedeki gücü nasıl işliyor?

    Dini hayat yaşamanın, dini yaşama her alanda taşımanın yolu nedir? Din psikolojisi bu konuda ne gibi referanslar sunar? İnanç kişinin psikolojisini nasıl etkiler? Zorluk ve felaketlerle karşılaşanlar hangi psikoloji ile ayakta kalabilirler? Mekke’de boykata maruz kalan müminler hangi duygularla dirençleri kırılmadan inançlarında dönmediler. İslamiyeti seçen yabancılar hangi psikoloji içindeler? Din bilim çatışır diyenlerin dayanakları var mı? İnanç ile hayat arasındaki bağ nedir? Tanrı geni tartışmaları anlamlı mı? Darwine inanmak zorunlu mudur? gibi sorularla Conversion to Islam, Müslüman Olan İngilizler Üzerine Psiko-sosyolojik Bir İnceleme, Freud ve Din, Üç Yusuf Bir İslam, Deprem ve Din, Milenyum Tarikatları, Sekülerizm Sorgulanıyor, Laik Ama Kutsal, Hayatı Sevmek, Darwin’in Çöküşü, İslam Tehdidi Efsanesi çalışmalarının sahibi Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Psikolojisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Köse’nin kapısını çaldık.

    Prof. Köse önemli açıklamalarda bulundu, ciddi tespitlerini bizlerle paylaştı.

    - İnancın kişi üzerindeki etkisi nedir?

    İnanç, insanoğlunun hayatı anlamlandırmasını sağlayan bir araçtır. Mesela ahiret inancı kişinin bir işine yarar. Çünkü insanın ölüm korkusunu yenmesini sağlar veya onu iyi işler yapmaya sevk eder. İnançlar ve ibadetler bir değer taşırlar, çünkü insan hayatı için pratik değeri olan işlevsel özellik taşımaktadırlar. James bu konuda şöyle bir örnek verir. Kaplıcaya giden ve kaplıcanın romatizmasına iyi geldiğini düşünen bir kişi için kaplıcanın romatizmaya iyi gelmesi görece bir gerçekliktir. Doktorlar kaplıcanın romatizmaya iyi gelmediğini söyleseler bile, o kişi için bu gerçeklik değişmez. Bu açıdan bakıldığında da inançlar veya ibadetler, hariçten bakanlar için belki anlamsız şeyler olarak görülebilir, ancak onlara inanan müminler için gerçekliktir.

    - Bu etki kişilere göre farklılık gösterir mi?

    Elbette farklılık gösterir. İnanç olumlu şekilde yönlendirilmediği takdirde olumsuz sonuçlara bile yol açabilir. Mesela herhangi bir günah işlediğinde cehenneme gideceği saplantısından kurtulamayan ve tövbelerinin kabul edilmediğini düşünen bir kişi için inanç ruhsal rahatsızlıklara kaynaklık edebilir. Birkaç yıl önce fakültedeki odamda otururken bir telefon geldi. Santral görevlisi telefonda benimle konuşmak isteyen bir kişi olduğunu söyledi. Bağladı, konuşmaya başladık. Bir bayandı telefondaki. Çocuğuna Allah’tan bahsederken “Allah Baba” ifadesini kullanmış. Daha sonra, Allah’a “baba” demenin din literatüründe şirk yani ortak koşmak olduğunu duymuş. Kadın şirke girdiğini, artık cehennemlik olduğunu düşünüyordu. Kendisiyle uzun süre konuştum. Aşırı şekilde günahkarlık saplantısı içindeydi. Bilinçli bir günah işlemediğine ikna etmek için her türlü yolu denedim. Sonunda, günahkar olmadığına zar-zor ikna olmuş göründü ve görüşmemiz sona erdi. Az sonra telefonum tekrar çaldı. Bu kez telefondaki santral görevlisiydi. “Hocam, görüşme nasıl geçti, kadını ikna edebildiniz mi?” diye sordu. Meğer daha önce de birkaç kez aramış ve başka öğretim üyeleriyle de görüşmüş, bu arada derdini santral görevlisine de anlatmış.

    - İnanç ve din pratiğinin uygulamasının kişi üzerinde ne gibi psikolojik etkileri olur?
    İnanç ve ibadetlerin gereklerini yerine getiren ve böylelikle kutsalla ilişki kurduğuna inanan bireylerin aynı zamanda davranışlarında ve toplumsal ilişkilerinde pozitif bir yönelime sahip olmaları beklenir. Yani kişinin kutsal alanla pozitif ilişki kurması çevresi ile de aynı paralelde ilişkiler geliştirmesi daha muhtemeldir. Bu yönelim kişiyi daha iyi bir insan yapar ve ona toplum için yararlı olma motivasyonu sağlar. Böylece kişi kendisini hem yatay hem dikey bir ilişki içinde hisseder. Kendisini değerli görür. Bu değerli olma duygusu ona ruhsal tatmin sağlar ki, zaten psikolojinin hedefi de insanların psikolojik tatmin sağlayarak mutlu olmalarıdır.

    - Dindeki vecd duygusu ve cezbeyi din psikolojisi açısından yorumlar mısınız?
    Din psikolojisi böyle bir halin olabilirliğini kabul eder, ancak bu halin yaşanması sadece bireyi bağlayan bir gerçekliktir. Uyuşturucu alan kişinin zihinsel hali nasıl değişiyor ise, düşüncenin bir alanda yoğunlaştırılması ile de böyle bir halet-i ruhiyeye geçilebilir. Bu durum dini düşünce veya ruhsal alanda gerçekleştirilirse vecd veya cezbe dediğimiz olgu gerçekleşir. Bugün bu kabil olaylara İslam dünyasından çok, Evanjelik Protestanlık’ta özellikle de ABD ve Latin Amerika’da rastlıyoruz.

    - Mekke müminlerinin uygulanan her türlü zulme ve hatta boykota karşı direnişini din psikolojisi açısından nasıl yorumlarsınız?
    Bu durum, grup psikolojisinin verdiği bir güç olarak yorumlanacağı gibi, Allah’a olan inancın verdiği gücün insanların sıkıntılarla başa çıkmalarını kolaylaştırdığı şeklinde de yorumlanabilir.

    - Hz. Ömer üzerinden sormak istiyorum. Tüm karşıtlığına rağmen daha sonra İslamiyet’in kahramanı oluşunu ve Kabe’ye onunla gidilişi nasıl bir psikolojinin sonucudur?
    Bu, doğrudan güçlü olmanın verdiği bir güvendir. Nihayetinde Hz. Ömer o toplumun değer verdiği, aynı zamanda da gücünden çekindiği bir insandı. Zaten onun Müslüman olması ile diğer Müslümanlar İslam’ı seçtiklerini korkmadan beyan eder hale geldiler. Hz. Ömer’in kişiliğine değinecek olursak, her hiddetli kişiliğin ardında açığa çıkmayan, bir gölge olarak duran gizli bir yumuşaklık vardır. Hz. Ömer de böyle bir kişilikti. Kız kardeşinin Müslüman olmasına, onun eşiyle birlikte Kur’an okumasına kızmış, onları hırpalamıştı. Ama Kur’an’ı işitmesi onun bu gölge yanını ortaya çıkarmıştı. Belki de kız kardeşine gösterdiği aşırı hiddetten dolayı, suçluluk psikolojisiyle aniden Müslüman olmaya karar vermişti. Çok zor fikir değiştirmesi beklenen insanlar bazen çok kolay ve çok çabuk bir şekilde fikir değiştirerek çevrelerini şaşırtabilirler.

    - Dinin verme, paylaşma ve infak emri insan psikolojisinde neleri onarıyor?
    Eğer kişi başkalarına infak ederken yardım ederken empati duygusunu harekete geçirebiliyorsa, merhametin en yüksek mertebesi Allah’a atfettiğimiz Rahman ve Rahim sıfatlarında tecelli eder. İnfak etmek nihayetinde Allah adına yaptığımız bir şeydir. Bu bilinçle gerçekleştirilen paylaşma ve yardım Allah’ın huzuruna çıkacağına inanan insanı mutlu edecektir.

Sayfayı Paylaş