Ahireti Unutanlar Ahirette Unutulurlar

Konu 'İslam' bölümünde Moderatör Latif tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Latif

    Moderatör Latif Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    28 Eylül 2011
    Mesajlar:
    1.367
    Beğenileri:
    626
    Ödül Puanları:
    113


    “Onlar dinlerini oyun ve eğlence edinmişler ve dünya hayatı da kendilerini
    aldatmıştı. İşte onlar bu günlerine kavuşacaklarını nasıl unuttular ve
    âyetlerimizi nasıl inkâr edip durdularsa, biz de onları bugün öyle
    unuturuz.” (A’râf, 7/51)

    Yüce Rabbimiz, yeryüzünü sayısız nimetleriyle donatıp istifademize sunarken
    bizleri başıboş bırakmamış (Kıyâme, 75/36), göklerin ve dağların yüklenmekten çekindikleri çok önemli bir emaneti taşımakla sorumlu kılmıştır (Ahzâb, 33/72).

    Yüce
    Yaratıcımızın bizlere teklif ettiği bu önemli sorumluluk, O’nu tanıma, bilme ve O’na
    kulluk etme sorumluluğudur (Zâriyât, 51/56). Yüce Mevlamız, engin rahmetinin gereği olarak kendini tanıyabilmemiz ve kulluğumuzu doğru bir şekilde yerine getirebilmemiz için de rehberliklerine muhtaç olduğumuz peygamberler ve kitaplar
    göndermiştir (Âl-i İmrân, 3/164). Bizlere sorumluluklarımızı hatırlatan peygamberleri
    ve onların getirdikleri ilahî mesajları ciddiye alıp, kısacık hayatımızı onların rehberliğinde değerlendirdiğimiz takdirde hem bu dünyada hem de ahirette mutlu oluruz.
    Aksi takdirde, telâfisi mümkün olmayan pişmanlıklar yaşarız.
    Yukarıda okuduğumuz ayet-i kerimede, böyle bir pişmanlığın içerisine düşecek
    olan inançsız insanların durumu dikkatimize sunulmaktadır. Dünyadayken hayatı
    ve dinî konuları ciddiye almayıp, bunları birer oyun ve eğlenceden ibaret gören,
    dünyanın aldatıcılığına kapılarak, asıl sorumlu oldukları konulara kulak tıkayıp
    ahireti ve Allah’a hesap vermeyi unutanlar, ilahî rahmetin tecelli edeceği gün unutulmuş muamelesi göreceklerdir.

    Yüce Kitabımızın bildirdiğine göre; nefsanî arzularının peşine takılmanın bir sonucu olarak, insanî duyguları körelen, hak ve hakikati görme ve anlama yeteneğini kaybeden bu insanların, hayatı, sadece dünyayla sınırlızannedip (Câsiye, 45/23, 24), yeniden dirilişi ve hesap vermeyi unutmalarının cezası
    cehennemde unutulmak olacaktır (Câsiye, 45/34).

    Kur’an-ı Kerim, Allah’ın gönderdiği ilahî mesajlara ve sorumlu oldukları konulara duyarsız kalanların, aslında daha dünyadayken stres ve sıkıntıya terk edileceğini, ahirette ise, kör olarak haşr edileceklerini ve kendilerine gelen ayetleri unutmaları sebebiyle de yardıma ve hatırlanmaya en çok ihtiyaçları oldukları o günde unutulmuş muamelesi göreceklerini bildirmektedir (Tâ-hâ, 20/124-126).

    Yüce Kitabımız, ibadet etmek ve emirlerini yerine getirmek suretiyle Rabbimizi
    andığımız takdirde, O’nun da bizi anıp hatırlayacağını haber vermektedir (Bakara, 2/152). Yüce Rabbimiz, şirk dışında işlenmiş başka günahları dilediği kimseler için
    affedebileceği (Nîsâ, 4/48) müjdesini vermekle beraber, gözlerini hakikate kapatan,
    hakkın sesini dinlemeye tahammül edemeyen, ayetlerini yalan sayıp elçilerini ve
    getirdikleri ilahî mesajları alaya alan, ahireti inkâr eden ve bu sebeple de yaptıkları
    tüm amelleri boşa çıkan kimseleri ahirette en çok zarara uğrayanlar olarak nitelendirmektedir (Kehf, 18/100-106).


    Bu itibarla yaşadığımız hayatın bir imtihandan ibaret olduğunu ve bu imtihanda
    başarılı olabilmenin yolunun da yüce Mevla’mızın ilahî mesajlarını ciddiye alarak,
    sorumlu bir hayat sürmekten geçtiğini unutmamalıyız.
    Lethe bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş