Ahmet Haşim Şiirleri ~

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde Dreamer* tarafından paylaşıldı.

  1. Dreamer*

    Dreamer* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.550
    Beğenileri:
    1.971
    Ödül Puanları:
    0


    - Merdiven -

    Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
    Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
    Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak...
    Sular sarardı... yüzün perde perde solmakta,
    Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...
    Eğilmiş arza, kanar, muttasii kanar güller;
    Durur alev gibi dallarda kanlı bülbüller,
    Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer?

    Bu bir lisa:n-ı hafidir ki ruha dolmakta,
    Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta...

    MaviGöz-// bunu beğendi.
  2. Dreamer*

    Dreamer* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.550
    Beğenileri:
    1.971
    Ödül Puanları:
    0


    - Parıltı -

    Ateş gibi bir nehr akıyordu
    Ruhumla o ruhun arasından,
    Bahsetti derinden ona halim
    Aşkın bu unulmaz yarasından.

    Vurdukça bu nehrin ona aksi
    Kaçtım o bakıştan,o dudaktan
    Baktım ona sessizce uzaktan
    Vurdukça bu aşkın ona aksi...
  3. Dreamer*

    Dreamer* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.550
    Beğenileri:
    1.971
    Ödül Puanları:
    0


    - Akşam yine toplandı derinde -


    Canan gülüyor eski yerinde
    Canan ki gündüzleri gelmez
    Akşam görünür havuz üzerinde,

    Mehtab kemer taze belinde
    Üstünde sema gizli bir örtü
    Yıldızlar onun guüdür elinde...
  4. Dreamer*

    Dreamer* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.550
    Beğenileri:
    1.971
    Ödül Puanları:
    0


    - Bir Günün Sonunda Arzu -


    Yorgun gözümün halkalarında
    Güller gibi fecr oldu numayan,
    Güller gibi... sonsuz, iri güller
    Güller ki kamıştan daha nalan;
    Gün doğdu yazık arkalarında!
    Altın kulelerden yine kuşlar
    Tekrarını ömrün eder ilan.
    Kuşlar mıdır onlar ki her akşam
    Alemlerimizden sefer eyler?
    Akşam, yine akşam, yine akşam
    Bir sırma kemerdir suya baksam;
    Üstümde sema kavs-i mutalsam!
    Akşam, yine akşam, yine akşam
    Göllerde bu dem bir kamış olsam!
  5. Dreamer*

    Dreamer* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.550
    Beğenileri:
    1.971
    Ödül Puanları:
    0
    - O Belde -

    Denizlerden
    Esen bu ince hava saçlarınla eğlensin.
    Bilsen
    Melal-i hasret gurbetle ufku şama bakan
    Bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin!
    Ne sen,
    Ne ben,
    Ne de hüsnünde toplanan bu mesa,
    Ne de alam-ı fikre bir mersa
    Olan bu mavi deniz,
    Melali anlamayan nesle aşina değiliz.
    Sana yalnız bir ince taze kadın
    Bana yalnızca eski bir budala
    Diyen bugünkü beşer,
    Bu sefil iştaha, bu kirli nazar,
    Bulamaz sende, bende bir mana:,
    Ne bu akşamda bir gam-ı nermin
    Ne de durgun denizde bir muğber
    Lerze-i istitar istiğna:
    Sen ve ben
    Ve deniz
    Ve bu akşamki lerzesiz, sessiz
    Topluyor buyi ruhunu güya.
    Uzak
    Ve mavi gölgeli bir beldeden cüda kalarak
    Bu nefi hicre müebbed bu yerde mahkümuz...
    O belde?
    Durur menatık-ı duşize-yi tahayyülde;
    Mavi bir akşam
    Eder üstünde daima aram;
    Eteklerinde deniz
    Döker ervaha bir sükun-ı menam.
    Kadınlar orda güzel, ince, saf, leylidir,
    Hepsinin gzlerinde hüznün var
    Hepsi hemşiredir veyahud yar;
    Dilde tenvim-i ıstırab bilir
    Dudaklarındaki giryende buseler, yahud,
    O gözlerindeki nili sükut-u istifham
    Onlarun ruhu, şam-ı muğberden
    Mutekasif menekşelerdir ki
    Mutemadi sükun u samtı arar.
    şule-i bi ziya-yı hüzn-i kamer
    Mülteci sanki sade ellerine
    O kadar natı’uvan ki, ah, onlar,
    Onların hüzn-i lal müştereki,
    Sonra dalgın mesa, o hasta deniz
    Hepsi benzer o yerde birbirine...
    O belde
    Hangi bir kıta-i muhayyelde?
    Hangi bir nehr-i dur ile mahdud?
    Bir yalan yer midir veya mevcud
    Fakat bulunmayacak bir melaz-ı hulya mI?
    Bilmem... Yalnız
    Bildiğim, sen ve ben ve mavi deniz
    Ve bu akşam ki eyliyor tehziz
    Bende evtar-I hüznü ilhamı
    Uzak
    Ve mavi gölgeli bir beldeden cüda kalarak
    Bu nefi hicre müebbed bu yerde mahkümuz... ​
  6. Dreamer*

    Dreamer* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.550
    Beğenileri:
    1.971
    Ödül Puanları:
    0
    Mukaddime

    -Karaosmanzade Cavide Hayri Hanımefendiye-


    Zannetme ki güldür, ne de lale
    Ateş doludur, tutma yanarsın
    Karşında şu gülgun piyale.. .

    İçmişti Fuzuli bu alevden,
    Düşmüştü bu iksir ile Mecnun
    Şirin sana anlattığı hale.. .

    Yanmakta bu sagardan içenler,
    Doldurmuş onunçün şeb-i aşkı
    Baştanbaşa efgan ile nale.. .

    Ateş duludur, tutma yanarsın
    Karşında şu gülgun piyale!.. ​
  7. Dreamer*

    Dreamer* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.550
    Beğenileri:
    1.971
    Ödül Puanları:
    0
    - Şafakta -

    Dönsek mi bu aşkın şafağından
    Gitsek mi ekaalim-i leyale?
    Bizden daha evvel erişenler
    Ağlar bugün evvelki hayale..

    Dönmek mi? Ne mümkün geri dönmek
    Düştüyse gönüller bu melaşe?
    Bir eldir ufuklardan uzanmış
    Zulmet bizi çekmekte visale.. ​
  8. Dreamer*

    Dreamer* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.550
    Beğenileri:
    1.971
    Ödül Puanları:
    0


    Ağaç


    Gün bitti. Agacta nes`e söndü.
    Yaprak ates oldu, kus da yakut;
    Yaprakla kusun pariltisindan
    Havzun suyu erguvana döndü.​
  9. Dreamer*

    Dreamer* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.550
    Beğenileri:
    1.971
    Ödül Puanları:
    0


    Bahçe


    Bir Acem bahçesi, bir seccade
    Dolduran havzı ateşten bade.
    Ne kadar gamlı bu akşam vakti
    Bakışın benzemiyor mutade.

    Gök yeşil, yer sarı, mercan dallar
    Dalmış üstündeki kuşlar yâda.
    Bize bir zevk-i tahattur kaldı
    Bu sönen, gölgelenen dünyada.
  10. Dreamer*

    Dreamer* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.550
    Beğenileri:
    1.971
    Ödül Puanları:
    0


    Bir Yaz Gecesi Hatırası

    İşveyle, fısıltıyla, gülüşle
    Olmuş sebi sevda yine bihap
    Oklar gibi saplanmada kalbe
    Düştükçe semadan yere mehtap...

    Buseyle kilitlenmiş ağızlar
    Gözler neler eyler neler israp! ...
    Uçmakta bu ateşli havada
    Vuslat demi bir kuş gibi bitap...

Sayfayı Paylaş