akım ?

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde PcCaNaWaRi tarafından paylaşıldı.

  1. PcCaNaWaRi

    PcCaNaWaRi Üye

    Katılım:
    5 Ekim 2009
    Mesajlar:
    3
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0

    edebı akımların özellıklerı lazım ama madde madde olacak paragraf değil .
    temsılcılerı lazım değil şimdıden sağolun
  2. Kazanova

    Kazanova Üye

    Katılım:
    18 Nisan 2009
    Mesajlar:
    161
    Beğenileri:
    92
    Ödül Puanları:
    29
    Edebi akımların oluşmasında;
    — Toplumsal yapıdaki gelişme ve değişmeler
    — Siyasal yönetim özellikleri
    — O dönemdeki felsefi anlayışlar
    — Sanatçıların değişiklik istekleri başlıca etkenlerdir

    idealizm
    -Dünyayı ve varoluşu bilinç ve düşünceye öncelik vererek açıklama öğretisinin temel olduğu felsefi akımın edebiyattaki uzantısıdır
    -İdealist felsefenin tüm özellikleri edebi eserlerde de görülür.
    -20. yüzyılın başlarında ortaya çıkmıştır.
    -Bireyci dünya görüşü ve simgecilik akımına bir tepki olarak doğmuştur.
    -Çağcıl yaşamın artık makineleşen toplumları ve alabildiğine serpilip gelişen kentleriyle bireyi topluluk içinde yaşamaya zorladığını vurgulayan idealizm, bir arada yaşamanın yarattığı ortak kanı ve duyguları dile getirmeyi amaçlamaktadır.
    -Topluluk bilincini ve bu bilince göre bireyin varoluşunu, yaşamı belli belirsiz yönlendiren kimi tinsel gerçekleri betimlemeyi ön planda tutar.
    -En büyük temsilcisi Fransız yazar Jules Romains’tir

    sembolizm

    . Sembolizm, şiire duygu ve hayali getirmesi yönüyle romantizmle benzerlik taşır. Diğer benzer yan her iki akımın da öznel oluşudur. Bu benzerlik*lere karşın sembolistler, kendilerinden önceki tüm şiir anlayışlarına karşı çıkmışlardır.
    2. Sembolistler, dış dünyanın görüntülerini so*mut nesnel gerçeklikleriyle değil de; bu görüntülerin sezgilerinden, izlenimlerinden yansıyan niteliklerini şiire aktardılar. Duyguların, dış dünyayı ancak oldu*ğu gibi değil, onu değiştirerek ulaştırabileceğini düşündüler.
    3. Sembolist ozanların doğa görüntülerini yarı aydınlık ortamlar oluşturur: sararmış yapraklar, akşamın alacakaranlığı, durgun göller, kızıl gün batımı, ayışıklı geceler.,,Bu görüntülerde net değil, neredeyse, tül bir perdenin ardından yansıyan biçimiyledir.
    4. Sembolistler, sembol ve mecazlarla dolu ka*palı bir anlatımı seçtiler. Herkesçe farklı algılanabi*lecek yorumlanabilecek şiiri hedeflediler.
    5. Sembolizmin şiir anlayışı: sözcüklerle yapılmış bir beste olarak gördüklerinden, şiirde müzikselliğe önem verdiler. **çü, uyak biçimsel özellikleri ikinci planda düşün*düler. Şiirdeki müziği özle biçim arasında bir uyum öğesi oiarak gördüler.
    6. Sembolistler “sanat için sanat” görüşüne bağlı kalarak toplumsal, siyasal sorunlara uzak durdular.
    7. Sembolizmin ilkelerini, kuramını. Stephen Mallarme oluşturmuş, bildirgeyi ise Jean Moreas yayımlamıştır. Sembolizmin öncüsü ise. bu akımın ortaya çıkışından önce ürünler veren Charles Boudelaire’dir.
    8. Sembolizm şiir akımlarından biridir.


    realizm

    1. Realist Sanatçılar, anlattıklarında gözleme ve belgeye dayanır. Yazarlar bilgiyi anket yöntemiyle toplamış*lar, sonradan yapıtlarında kullanacakları malzemeyi günlük gözlemler olarak not etmişlerdir.
    2 .Realist sanatçılar, yapıtlarda kendi kişiliklerini gizlemişler, toplumu ve insanı bilim adamı nesnelliğiyle, iyi-kötü, güzel-çirkin demeden yansıtmışlardır.
    3. Realizm Konuları gerçek yaşamdan alındığından, ola*ğanüstü oiay ve kişilere yer verilmez. Olay ve kişi*ler, günlük yaşamda yaşanma ya da görülme olası*lığı olan nitelikler taşır. Bunlar yapıtlarda ayna ya da fotoğrafçı gerçekçiliği ile yansıtılır.
    4. İnsanlar, yaşadıkları çevreyle birlikte ele alınmıştır. İnsan kişiliğinin oluşumunda çevrenin etkisi ve önemi belirtilmiştir. Doğa ve insan betim*lemeleri ölçülüdür. Süs olsun diye yapılmamıştır.
    5. Realist sanatçılar,”sanat için sanat” anlayışı*na sahiptir. Sanatı ve edebiyatı toplumu değiştirme, eğitim ve mücadele aracı olarak görmediler.
    6. Realist yapıtlarda açık, yapmacıksız, söz sa*natlarından uzak bir üslup kullanılmıştır. Sanatçılar biçim ve güzelliğine, kusursuzluğuna önem vermiş*lerdir,
  3. Kazanova

    Kazanova Üye

    Katılım:
    18 Nisan 2009
    Mesajlar:
    161
    Beğenileri:
    92
    Ödül Puanları:
    29
    romantizm

    Romantizmin Özellikleri:

    1. Romantizm sanatçıları, klasisizm sanatçılarının akıl ve sağduyusunun karşısına dizginlenemez duygu, coşku ve hayali koymuştur. Lirik şiir, romantizmle yeniden dirilmiştir.
    2. İnsan doğasını değil, dış dünyayı olabildiğin*ce renkli, göz alıcı ve abartmalı biçimde betimlemişlerdir.
    3. Eski Yunan edebiyatı ve Latin edebiyatı yerine çağ*daş edebiyatlar örnek alınmıştır. Din duygusu önem kazanmış, konu olarak Hristiyanlık mucizeleri, Orta*çağ efsaneleri işlenmiştir. Konuların bazıları tarih*ten, bazıları da günlük yaşamdan alınmıştır.
    4. Sanatçılar, yapıtlarında kendi kişiliklerini gizlememişlerdir. Sanatlarını.toplumu dönüştürmede bir araç olarak kullanmışlar, “toplum için sanat” anlayışına bağlı kalmışlardır.
    5. Romantik sanatçılar, klasisizmin dil ve edebiyattaki tüm kurallarını yıkmışlar, kendilerini de kuralcılıktan kaçınmışlardır. Kapalı ve süslü bir üslup kullanmış*lar, şairane anlatımı benimsemişlerdir.
    6. Seçkin, Örnek, mükemmel insanları değil, her kesimden İnsanı anlatmışlardır. İnsanlar ve olaylar işlenirken iyi-kötü, güzel-çirkin gibi karşıtlıklardan yararlanmışlardır. İnsanların ruhsal durumlarının soyut olarak izlenmesi bırakılmış, insanlar yaşadık*ları toplumsal çevre ile ele alınmıştır.
    7. Olayların anlatımında rastlantılara oldukça fazla yer verilmiştir. Uzak ülkeler ve yabancı töreler geniş olarak betimlemiştir.
    8. Romantikler tiyatroda üç birlik kuralını kırıp dram türünü geliştirdiler. ( Gerçekte bunu İlk yapanın Shakespeare olduğunu; onun, romantizmin ilk öncüsü olduğu anımsatalım.)
    9. Romantik edebiyatta roman ve öykü, tiyatro, eleştiri, makale, fıkra, deneme, anı (hatıra), gezi yazısı, şiir gibi türlerde ürünler verilmiştir.



    Klasisizm

    1. Klasik sanatçılar akla ve sağduyuya önem ve*rirler. Duygu ve coşkuları, akıl yoluyla denetleme amacı güderler.
    2. Klasik sanatçılar eski Yunan ve Latin edebi*yatlarını Örnek alırlar. Klasizimin konuları mitolojiden seçilir.
    3. Klasiklere göre “doğa” denince, insanın iç dünyası anlaşılır. Klasik yapıtlarda insanın değiş*meyen duygu ve düşüncelerini işlerler.
    4. Klasikler, işledikleri konuya değil, konunun işleniş biçimine önem verirler. Konular nasıl olsa, eski Yunan edebiyatı ve Latin edebiyatında, mitolojide vardır.
    5. Klasikler biçim kusursuzluğuna önem verirler. Üslubun süssüz, açık, yapmacıktan uzak olmasına dikkat ederler.
    6. Klasikler, günlük gelip geçici ( moda ) konuları değil, yüzyıllara dayanabilecek, kalıcı konuları se*çerler.
    7. Klasikler, ahlaksal bir amaç güderler. Kahra*man olarak seçkin, olgun, bedensel ve ruhsal so*runları olmayan kişiler seçilir. Çocuklar ve halktan kişilere yer verilmez.
    8. Klasik yapıtlarda seçkin bir dil kullanılır. Kaba saba sözlere yer verilmez. Yapıtlar ulusal dillerle yazılmıştır.
    9. Klasik sanatçılar, yapıtlarda kendi kişiliklerini gizler.
    10. İnsan dışındaki hiçbir şey önemsenmemiş; giysi, dekor, doğa görüntüleri İhmal edilmiştir.
    11. Klasik sanatçılar, eleştiri, deneme, fabl, mektup, felsefe gibi alanlarda yapıtlar vermişlerdir. Ancak klasisizmin türleri trajedi ve komedi gibi tiyatro türleridir. Roman türü gelişmemiştir.
    12. Klasik sanatçılar, tiyatroda üç birlik kuralına (zaman, yer ve olay) uydular.
    13. Trajedide Corneille, Racine; komedide Moliere; eleştiride Boileau; felsefe de Descartes, Pascal; fablda La Fontaine; özdeyişte La Rochefacault; romanda Mme De La Fayette, Fenelon, Daniele Defoe; karakterde La Bruyere klasisizmin temsilcileridir.


    Natüralizm

    1. insan kişiliğini, insanın duygu, düşünce ve eylemlerini kalıtım ve çevrenin ürünü olarak açıkla*mışlardır. İnsandaki asıl belirleyicinin de, insanın kendi iradesinin değil; içinde yaşadığı toplumsal çevre ve soyaçekim özellikleri olduğunu düşün*müşlerdir.
    2. Naturalizmde yazar yalnızca bir gözlemcidir. Olayların, insanların olumlu ya da olumsuz yanlarını övmek ya da kınamak durumunda değildir. Naturalist yazar, bu olay ya da kişiler için yalnızca bir tutanakçı konumundadır.
    3. Realistlerin, sanat için sanat” anlayışlarına karşın naturalistler, ” toplum için sanat” anlayı*şına sahiptirler. Yapıtlarına kahraman olarak toplum dışına itilmiş sarhoş, hırsız, ****** gibi tiplerin ya*nında yoksul işçi ve köylüleri seçmişlerdir.
    4. Naturalist yapıtlarda olaylar, yazar tarafından yönlendirilmez. Doğal bir seyir izler. Kişiler, ait oldukları toplumsal grubun diye konuştururlar. Dil, doğal ve yalındır. Hatta zaman zaman argoya ka*çan söyleyişler vardır.
    5. Realist yapıtlarda zaman zaman uzak ülke*lerdeki yaşam ve insanlar, geniş zamanların anlatı*mı vardır. Naturalist yazarlar, yapıtlarında kendi toplumla*rının gerçeklerini ve içinde bulundukları zamanlan anlatmışlardır.
    6. Tiyatroda dekor, kostüm gibi öğeler ayrıntılı bir biçimde verilerek, çevrenin insana etkileri vur*gulanmaya çalışılır.
    7. Naturalizmde öykü, roman ve tiyatro gibi türler gelişmiştir


    umarım işine yarar

Sayfayı Paylaş