Akraba evlili

Konu 'Fen Bilgisi 8. Sınıf' bölümünde ^^ηคz^^ tarafından paylaşıldı.

  1. ^^ηคz^^

    ^^ηคz^^ Üye

    Katılım:
    1 Kasım 2009
    Mesajlar:
    50
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0

    Arkadaşlar bana akraba evlilğini ve sonuçlarını bulabilir misiniz:((bu arada konu başlığını yanlış yazmış özürdilerim
  2. sumeyra

    sumeyra Üye

    Katılım:
    3 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.561
    Beğenileri:
    790
    Ödül Puanları:
    0
    AKRABA EVLİLİĞİ-SAKAT ÇOCUK

    İnsanların en büyük korkularından birisi de sakat çocuk sahibi olmaktır, hatta bazı çiftlerde bu paranoya halini almıştır, kadın gebe kalmaktan korkar hale gelmiştir, hele hele bu kişiler yakın akraba evliliği yapmışlar ise kadının veya erkeğin ailesinde, akrabalarında doğuştan sakat çocuklar varsa, onların korku ve şüpheleri bazen çok yorucu olabilmekte, zevkli bir bekleyiş olan doğum onlara çok uzun bir zaman ve ıstıraplı bir bekleyiş haline gelmektedir.

    Taki çocuk doğup, vücudunu sağlam görene kadar. Sonra doktora soru yağmuru başlayacaktır, ”doktor bey-doktor hanım çocuğum sağlıklı mı?” diye, eğer doktor bebeğiniz sağlıklı derse biraz rahatlayacaklar ama takibe bu sefer çocuğun hareketlerinde bir zeka özrü olup olmadığını anlamaya çalışmakla devam edeceklerdir.

    Bu durum anne baba yeterince emin oluncaya kadar sürüp gider, okuması bile yorucu olan bu durumu birde gerçek hayatta yaşadığınızı düşünsenize, ne kadar zordur kim bilir.

    Peki neden böyle bir ızdırap yaşanır;

    Genelde ülkemizde akraba evlilikleri yanlış olmasına rağmen çok yaygındır.

    Kimlere akraba evliliği yapmış denilir;

    Kardeş çocuklarının evlenmesine, 1.derece yakın akraba evliliği (-ki bu en tehlikelisi ve olmaması gerekendir) denir.

    Burada bir yorum yapmak istiyorum
    ---sosyal açıdan da bu çok önemlidir,teyze anne yarısıdır denilir, amca ise baba yarısı. Teyze çocukları , amca çocukları kardeş olarak yetiştirilir, yıllarca kardeş olarak bildiğiniz belki de beraber büyüdüğünüz birisi ile olgun veya ergin yaşa geldiğinde evlen ve seks yap denilirse bunun toplumsal ve de psikolojik yıkımını düşünebiliyor musunuz?

    Benzer çarpıklığı da yenge veya baldız modunda da görürüz, yıllarca ağabeyinin karısını yenge olarak görmüştür, abisi ölünce yengesi ile evlendirilir, onunla seks yapması beklenir. Niye şüpheci ve de güvensiziz sizce? öğretilen bütün değerleri yine size öğretenler yıkar, ve siz duygu ve mantık karmaşasına düşersiniz. Bu olayı yaşamış veya gören kimselerde sağlıklı düşünce veya güven olur mu?

    Şimdi kim onun için farklıdır?

    Kardeş yarısı olan amca kızımı, veya abisinin karısı olan yengesi mi ? kendisinin yaşadığı bu karmaşadan sonra kim kimdir ? kime nasıl bakmalıdır ?

    Konu açılmışken yazmadan edemeyeceğim, baldız olayını; nedense sevimli, güzel baldız oldu mu enişte onu sahiplenir, nereye gittiğine veya kiminle görüştüğüne karışır, şişman ve çirkin kızların enişteleri niye onlara sahip çıkmaz dersiniz? Çirkin baldızı olanların koruma dürtüleri yok mudur? yoksa ötekilerinde bilinç altımı fazla çalışır????

    Bir de mahallenin kızları veya komşu kızlarına sahip çıkan koruma ,dürtüsü vardır? sizce neden dersiniz kıskançlık mı? bilinç altı mı? gizli dürtüler mi? Bacımız olur dediğiniz kişiye aşık olma veya yalnızken sıkıştırma, çıkma teklifleri? nedendir sizce?

    Peki çok açıldık, ama dayanamadım yazdım, konumuza geri dönelim;

    Akraba evliliklerinde sakat çocuk olmasının nedeni basit olarak şöyle izah edilebilir ;

    Her insanın yapısında var olan ama bulunduğu şekli ile kişide ciddi rahatsızlıklar yaratmayan birtakım anormallikler vardır ( teknik olarak herkesin genetik şifresinde ki bazı yerlerde zararsız bozukluklar vardır) aynı sülaleden gelen kişilerde bu bozuklukların aynı yerlerde olma olasılığı fazladır. Doğacak bebeğin yapısını oluşturacak formülün yarısı anneden, yarısı da babadan geleceği için aynı kökenden gelen kişilerin her ikisinin de vereceği formülde aynı yerde bozukluk olma olasılığı yüksektir. Ve böyle bir bozukluk olursa verilen şifrede aynı yerde bozukluk olacağı için ciddi sakatlıklar görülecektir.

    -Aynı olasılık evlenmiş akraba olmayan ama iki taraftan birinin ailesinde doğuştan sakat çocuk bulunan kişilerde de vardır, bu kişi ailesinden gelen bozuk geni kendi çocuğuna verebilir.

    Yapılması gereken şey ;

    Evlenecek her çiftin evlilik öncesi gerekli tüm testlerini yaptırması (ki bunlar Evlenmeden Neler Yapmalıyız linkinde de var) gerekir.

    Ve de özellikle genetik danışma alınmalıdır. Genetik danışma bulunduğunuz ilin Üniversite Hastanelerinden rahatlıkla alınabilir.

    Her gebenin doktor kontrolünde olması faydalıdır. Özelliklede sakat çocuk rizikosu veya şüphesi olan kişiler doktor kontrolünde hamile kalmalı ve de gebelik süresincede doktorlarının tavsiyesine uymalı ve gereken testleri korkmadan yaptırmalıdır.

    Aynı şüphe ve sıkıntı 35 yaş ve üstünde gebe kalan hanımlarımızda da yaşanmaktadır. Onlarda gerekli test ve kontrollerini yaptırırlarsa sorun yaşamazlar veya sorun erken görülürse tedbir alma şansı olur.
    Sevgi_18 bunu beğendi.
  3. sumeyra

    sumeyra Üye

    Katılım:
    3 Mart 2009
    Mesajlar:
    1.561
    Beğenileri:
    790
    Ödül Puanları:
    0
    Vikipedi

    Akraba evliliği, zararlı baskın ve çekinik genlerin üst üste gelerek çakışması olasılığını artırdığından genetik hastalıkların görülmesine yol açabilir. Bunların çocuklukta görülmesi için anne ve babanın her ikisinin de en azından bir zararlı çekinik gene sahip olması gerekir. Dolayısıyla akraba evlilikleri; aynı gen yapısına sahip olan ailede, çekinik genlerin birbirleriyle karşılaşma olasılığını artıracaktır.

    Türkiye gibi akraba evliliklerinin sık görüldüğü ülkelerde sakat bebek doğumu oranı yüksektir. Akraba evliliklerinin görülme nedenleri genelde aileye ait mal varlığının dağılmaması ve aile bireyleri arasında sevgi ve saygıyı korumaktır.
  4. 'FirarPerest'

    'FirarPerest' Üye

    Katılım:
    30 Eylül 2009
    Mesajlar:
    1.350
    Beğenileri:
    1.646
    Ödül Puanları:
    0
    Akraba evliliği, eşler arasında kan bağı bulunması yani aynı atadan gelme durumudur. Kanbağı olan akrabalar, toplumun genelinde görülen ortak gen yüzdesinin dışında, ayrıca akraba oldukları için ve bunun derecesine göre daha da fazla ortak genleri vardır. Akraba evlilikleri genetik danışmanlık hizmetinin verilmesini gerektirir. Genetik danışmanlıkta ise önemsenmesi gereken üç önemli konu vardır:
    1. Çiftler arasındaki akrabalığın doğru olarak saptanması ve soyağacının çıkarılması,
    2. Ailede kalıtsal nedenli bir hastalık riskinin böyle bir evlilikte nasıl etkileneceği,
    3. Zararlı bir genin, çiftin her ikisi tarafından çocuğa aktarılma riski ne kadar yüksektir ki buna bağlı çocuk hasta olsun.
    Akraba evliliği genetik hastalıkların epidemiyolojisini etkileyen önemli durumlardan biridir ve dünya toplumunun %20'si belki de daha fazlası tarafından yeğlenmektedir. Doğan çocukların en azından %8.4'ü akraba evliliklerinden doğmaktadır. Özellikle Batı Akdeniz ve Güney Hindistan'da çok yaygındır. Akraba evliliği yapan popülasyonda özürlü çocuk doğma riski diğer popülasyona göre iki kat artarak %8-9 olmaktadır.
    Eski devirlerden beri toplum ve dini topluluklar akrabalar arası evlilikler için bazı yasaklar getirmişlerdir. Bu sınırlamalar kökenini olasılıkla biyolojik bilgi ve deneyimlerden değil, sosyal gereklilikten almıştır. Bir insan toplumunun insest tabuları olmaksızın kurulması olası değildir. Ayrıcalıklı durumlarda kardeşler arası evlilikler bile kabüllenilmiş ve hatta firavunlarda olduğu gibi desteklenmiştir. İslam aleminde kuzen evlilikleri kabul görürken, kardeşle, amca, teyze, dayı, hala gibi akrabalarla ve sütanne ile evlenmek yasaklanmıştır. Bütün Hıristiyan aleminde ise halen birinci derece kuzen evlilikleri kabul edilmemekte ve böyle evlilikler için katolik kilisesinden özel izin almak gerekmektedir. Kilisenin aynı zamanda vaftiz baba ile onun vaftiz çocuğunun da evliliklerini yasaklamış olması bu yasakların biyolojik temellerin dışında başka inanışlara bağlı olduğunu göstermektedir.
    Birinci dereceden kuzen evlilikleri diye isimlendirebileceğimiz kardeş çocuklarının evlilikleri, ülkemizde en sık rastlanan akraba evliliğidir. Almanya'da kuzen evliliklerine çok ender rastlanmaktadır. Halkın eğitim düzeyinin ve genetik hastalıklar konusundaki bilgisinin artması, bu tür evliliklerin oranının %0.3'ün altına düşmesine ve hatta büyük şehirlerde daha da azalmasına neden olmuştur. Başka kültürlerde ise yakın akraba evlilikleri ekonomik çıkarlar, çiftin ailelerinin birbirini daha yakın tanıyor olması, coğrafi konum gibi nedenlerle desteklenebilmektedir.
    Japonya'da yapılan çalışmalarda akraba evlilikleri oranı %6 dolayındadır; hatta adalarda izolasyon nedeniyle %29'a yükselebilmektedir. Arap ülkeleri, Güney Hindistan, Mısır ve Türkiye gibi ülkelerde ise bu oran daha da yüksektir. Buna karşılık Avrupa ve Amerika'da ise kuzen evliliklerinden doğacak çocukların sakatlıklar, kalıtsal hastalıklar ve zeka özürlü olma durumlarından muzdarip olacakları görüşü yaygındır. Bu nedenle bu ülkelerde bu tip evliliği olan çiftler sıklıkla genetik danışmanlık istemektedirler.
    Dr. Serim Timur'un "Türkiye'de Aile Yapısı" kitabından:
    Eş seçiminin, tamamen serbest olduğu ve kişilerin kendi eğilimlerine bırakıldığı toplumlarda, insanların çok azının akrabaları ile evlendikleri sonucu çıkarılmıştır. Türkiye'de evli çiftlerin yaklaşık olarak üçte birinin birbirleriyle akraba oldukları görülmüştür (%29.2). Akraba olan eşlerin %80'i kardeş çocuklarıdır. Özellikle erkek kardeş çocuklarının birbiriyle evlendikleri görülmektedir.
    Akraba olan eşlerin oranı Ankara, İstanbul ve İzmir'de %17 iken, diğer kentlerde %19'a, köylerde %36'ya çıkmaktadır. Kocası akraba olan kadınların %29'u amcalarının oğlu, %49'u dayı, hala ya da teyze oğlu olmak üzere kuzenleriyle evlenmişlerdir. İkinci kuşak kuzenler arası yani kardeş torunlarının evlenme oranı %5'dir. Bunların dışında kalan akraba evliliklerinin, diğer uzak akrabalar arasında yarı yarıya dağıldıkları görülmektedir. Akrabalar arası evliliği, geniş ve ataerkil aile biçimleri pekiştirmektedir. Akrabası ile evli olanların oranı, kuruluştan beri çekirdek aile olan ailelerde %20 iken, ataerkil geniş ailelerde %34'e çıkmaktadır. Köylerde bütün aile biçimlerinde akraba evliliği diğer yerleşim yerlerinden daha yüksektir. Bölgeler arası değerlendirmede en düşük oran %20 ile Batı Anadolu'da, en yüksek oran ise %37 ile Doğu Anadolu'dadır. Ancak Batı Anadolu'da da ataerkil ailelerde çekirdek ailelere göre oranın yüksek olduğu görülmektedir.
    Akraba evliliğinde önemli olan sorun sağlıklı olan bireylerin genlerinde taşıdıkları hastalıkların çocuklarına aktarılmasıdır. Bu açıdan önemli olanlar ise otozomal resesif ve bazı multifaktöryel geçişli hastalıklardır.
    İnsan geni, bilinen yüzlerce resesif hastalıktan birine yol açabilecek 6-8 aleli heterozigot olarak taşır. Birinci derece kuzenler arası evliliklerde genlerin 1/8'i paylaşıldığında genetik olarak belirlenen hastalık riski %3'dür. Söz konusu tehlike aralarında kan bağı bulunmayan ana-babalardan doğan çocuklarda %2'dir. Birinci dereceden kuzenler arasındaki evliliklerde kendiliğinden düşük, ölü doğum, prematürite, beyin felci, multifaktöryel durumlarla (doğuştan kalça çıkığı gibi) sık karşılaşıldığı ancak bu insidans artışının düşük olduğu belirtilmektedir.
    Hastalıklı genler açısından heterozigotluk oranının çok yüksek olduğu kapalı toplumlarda yapılan evlilikler sonucu hastalık ortaya çıkma riski daha yüksek olduğundan bu tür toplumlarda akraba evlilikleri ayrı bir önem kazanmaktadır. Örneğin; Musevilerde olduğu gibi, akraba popülasyonlarına ait olmaları nedeniyle de yakın akraba olabilirler. Bu nedenle çok sayıda ortak genleri olabilir. Genetik bir hastalık olan Tay-Sachs hastalığı için sağlıklı bir bireyin taşıyıcı bir kişiyle evlenme riski böyle kapalı toplumlarda 1/20 iken, normal populasyonda 1/400 gibi düşük bir orandadır.
    Genetik geçişleri daha iyi anlamak için kısaca terimleri açıklayalım:
    Genler yani temel kalıtım birimleri, DNA molekülleridir. DNA genetik kodu oluşturur, binlerce gen kromozomlarca taşınır. Bu kromozomlar hücrelerin çekirdeklerinde bulunan çomak benzeri oluşumlardır. İnsanlarda her hücre normal olarak 23 çift halinde 46 tane kromozom taşır. Bunların 22'si homolog kromozomdur. Cinsiyet kromozomu olan bir çifti ise bireyin cinsiyetini belirler.
    Genler kromozomlar üzerinde lineer dizilmiş ve her bir genin kendine özel bir yeri vardır. Bu yerlerin sayısı ve düzenlenişi homolog kromozomlarda (cinsiyet kromozomları dışındakilerde) birbirinin aynıdır. Homolog yerlerde bulunan genler alel olarak adlandırılır. Her bireyde tüm genler için, herbiri bir kromozom çiftinin tek bir tanesinde yer alan 2 alel vardır. Özel bir gen konusunda bir çift birbirinin aynı alel taşıyan bir kimse homozigot; birbirinin aynı olmayan aleller taşıyan kimse heterozigottur. Eğer bir gen etkisini yalnızca tek bir kromozom üzerinde bulunduğu halde gösterebiliyorsa bu dominant gendir. Resesif bir gen ise etkisini yalnızca bir kromozom çiftinin iki üyesi üzerinde bulunduğunda gösterebilir.
    Otozomal resesif hastalıklarda genetik geçişin özellikleri:
    1. Bu tür kalıtımda cinsiyet ayrımı yoktur.
    2. Sağlıklı ana-babadan doğan çocuk hasta ise hem anne hem de baba taşıyıcıdır (heterozigot).
    3. Normal olan ana-babanın çocuklarının ¼'ünde hastalık görülmesi, ½'sinin taşıyıcı olması, ¼'ünün ise genotipik olarak da tamamen sağlıklı olması beklenir.
    4. Hasta kişi ile genotipik olarak da tamamen sağlıklı birey evlenecek olursa çocuklarının hepsi taşıyıcı olacaktır.
    5. Hastalıklı bireyle, taşıyıcı kişi evlenecek olursa çocuklarının yarısı hasta, yarısı taşıyıcı olacaktır.
    6. Taşıyıcılar, fenotipik olarak tamamen sağlıklıdırlar ama hasta genleri bir sonraki kuşaklara geçiren taşıyıcı görevini görürler. Hastalığın nedeni protein eksikliği gibi bir durumsa taşıyıcılar sağlıklı olmakla birlikte çoğu zaman bu protein onlarda da normalin altındadır.
    7. Hastalıklı bir çocuğun kardeşlerinde hastalık çıkma riski %25'dir ve aile bu tehlikenin her gebelik için aynı olduğunu iyice kavramalıdır. Yani ailenin bir tane hasta çocuğu oldu diye bu risk azalmış değildir.
    Burada şunu hemen eklemeliyiz ki; kan bağı olmadan da bu hastalıklar iki taşıyıcı
    evlenirse ortaya çıkabilir. Ancak daha önce de belirtildiği gibi, aynı tip hastalıklı genle karşılaşma riski akrabalık olduğunda daha yüksek olacağından, özellikle ailesinde otozomal resesif geçişli hastalık bulunan bireylerin mutlaka genetik danışmanlık almaları ve yakın akrabası ile evlenmiş olmaları durumunda ortaya çıkacak tehlikeler hakkında bilgilenmeleri gerekmektedir.
    Bu hastalıklardan en çok rastl***** kistik fibrozistir ve ortalama sıklık 2000 de 1'dir. Kistik fibroziste etkilenen en önemli organlar epitel yapılardır. Dokuların salgı, solunum ve emilim özellikleri bozulur. Buna bağlı pulmoner komplikasyonlar, gastrointestinal sistem komplikasyonları ortaya çıkar. Kistik fibrozis vakfı hasta kayıt bölümü bilgilerine göre kistik fibrozisli hastaların yaşam süresi ortalama 27 yıldır.
    Fenilketonüri; özellikle beyni etkileyen bir hastalıktır. Türkiye'de fenilketonüri sıklığı 5000 de 1'dir. Fenilalanin'in tirozin hidroksilasyonundaki enzim defekti sonucu fenilalanin yıkılamaz ve hastalık oluşur. Erken tanıyla fenilalaninsiz diyet ile normal zeka düzeyine erişilebilir. Yenidoğan döneminde fenilketonüri taraması, ülkemizde Sağlık Bakanlığı'na bağlı kuruluşlarda rutin hizmetler arasında verilmektedir. Doğumdan sonraki 5-10 gün içinde birkaç damla kan ile basit ve ucuz bir yöntemle (Guthrie testi) hastalık saptanabilir.
    Talasemi major; özellikle Akdeniz Bölgesi’nde taşıyıcılığı yüksek bir kan hastalığıdır. Hemoglobindeki defekte bağlı gelişir. Etnik gruplarda talasemi trade oranı %3-5'dir. Anemi ağırdır, büyüme geri kalır ve kalp yetmezliği gelişir. Tedavi ile 40 yaşa kadar yaşam uzatılabilir. Son yıllarda ülkemizde evlenmek üzere olan çiftlerde evlilik öncesi taşıyıcılık için taramalar yapılmaktadır.
    Sonuç olarak; Ülkemizde yüksek oranda görülen (yaklaşık %25 oranında) akraba evlilikleri için, genetik danışma hizmetinin sağlık hizmetleri içinde, özellikle de birinci basamak sağlık hizmetleri içinde kurgulanması uygun bir yaklaşım olacaktır.
  5. 'FirarPerest'

    'FirarPerest' Üye

    Katılım:
    30 Eylül 2009
    Mesajlar:
    1.350
    Beğenileri:
    1.646
    Ödül Puanları:
    0

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...



    Akraba Evliliği ve Sonuçları

    Akraba evliliği ve sonucunda doğan sakat çocuklar ile ilgili bir makale

    İnsanların en büyük korkularından birisi de sakat çocuk sahibi olmaktır, hatta bazı çiftlerde bu paranoya halini almıştır, kadın gebe kalmaktan korkar hale gelmiştir, hele hele bu kişiler yakın akraba evliliği yapmışlar ise kadının veya erkeğin ailesinde, akrabalarında doğuştan sakat çocuklar varsa, onların korku ve şüpheleri bazen çok yorucu olabilmekte, zevkli bir bekleyiş olan doğum onlara çok uzun bir zaman ve ıstıraplı bir bekleyiş haline gelmektedir.

    Taki çocuk doğup, vücudunu sağlam görene kadar. Sonra doktora soru yağmuru başlayacaktır, ”doktor bey-doktor hanım çocuğum sağlıklı mı?” diye, eğer doktor bebeğiniz sağlıklı derse biraz rahatlayacaklar ama takibe bu sefer çocuğun hareketlerinde bir zeka özrü olup olmadığını anlamaya çalışmakla devam edeceklerdir.

    Bu durum anne baba yeterince emin oluncaya kadar sürüp gider, okuması bile yorucu olan bu durumu birde gerçek hayatta yaşadığınızı düşünsenize, ne kadar zordur kim bilir.

    Peki neden böyle bir ızdırap yaşanır;

    Genelde ülkemizde akraba evlilikleri yanlış olmasına rağmen çok yaygındır.

    Kimlere akraba evliliği yapmış denilir;

    Kardeş çocuklarının evlenmesine, 1.derece yakın akraba evliliği (-ki bu en tehlikelisi ve olmaması gerekendir) denir.

    Burada bir yorum yapmak istiyorum
    ---sosyal açıdan da bu çok önemlidir,teyze anne yarısıdır denilir, amca ise baba yarısı. Teyze çocukları , amca çocukları kardeş olarak yetiştirilir, yıllarca kardeş olarak bildiğiniz belki de beraber büyüdüğünüz birisi ile olgun veya ergin yaşa geldiğinde evlen ve seks yap denilirse bunun toplumsal ve de psikolojik yıkımını düşünebiliyor musunuz?

    Benzer çarpıklığı da yenge veya baldız modunda da görürüz, yıllarca ağabeyinin karısını yenge olarak görmüştür, abisi ölünce yengesi ile evlendirilir, onunla seks yapması beklenir. Niye şüpheci ve de güvensiziz sizce? öğretilen bütün değerleri yine size öğretenler yıkar, ve siz duygu ve mantık karmaşasına düşersiniz. Bu olayı yaşamış veya gören kimselerde sağlıklı düşünce veya güven olur mu?

    Şimdi kim onun için farklıdır?

    Kardeş yarısı olan amca kızımı, veya abisinin karısı olan yengesi mi ? kendisinin yaşadığı bu karmaşadan sonra kim kimdir ? kime nasıl bakmalıdır ?

    Konu açılmışken yazmadan edemeyeceğim, baldız olayını; nedense sevimli, güzel baldız oldu mu enişte onu sahiplenir, nereye gittiğine veya kiminle görüştüğüne karışır, şişman ve çirkin kızların enişteleri niye onlara sahip çıkmaz dersiniz? Çirkin baldızı olanların koruma dürtüleri yok mudur? yoksa ötekilerinde bilinç altımı fazla çalışır????

    Bir de mahallenin kızları veya komşu kızlarına sahip çıkan koruma ,dürtüsü vardır? sizce neden dersiniz kıskançlık mı? bilinç altı mı? gizli dürtüler mi? Bacımız olur dediğiniz kişiye aşık olma veya yalnızken sıkıştırma, çıkma teklifleri? nedendir sizce?

    Peki çok açıldık, ama dayanamadım yazdım, konumuza geri dönelim;

    Akraba evliliklerinde sakat çocuk olmasının nedeni basit olarak şöyle izah edilebilir ;

    Her insanın yapısında var olan ama bulunduğu şekli ile kişide ciddi rahatsızlıklar yaratmayan birtakım anormallikler vardır ( teknik olarak herkesin genetik şifresinde ki bazı yerlerde zararsız bozukluklar vardır) aynı sülaleden gelen kişilerde bu bozuklukların aynı yerlerde olma olasılığı fazladır. Doğacak bebeğin yapısını oluşturacak formülün yarısı anneden, yarısı da babadan geleceği için aynı kökenden gelen kişilerin her ikisinin de vereceği formülde aynı yerde bozukluk olma olasılığı yüksektir. Ve böyle bir bozukluk olursa verilen şifrede aynı yerde bozukluk olacağı için ciddi sakatlıklar görülecektir.

    -Aynı olasılık evlenmiş akraba olmayan ama iki taraftan birinin ailesinde doğuştan sakat çocuk bulunan kişilerde de vardır, bu kişi ailesinden gelen bozuk geni kendi çocuğuna verebilir.

    Yapılması gereken şey ;

    Evlenecek her çiftin evlilik öncesi gerekli tüm testlerini yaptırması (ki bunlar Evlenmeden Neler Yapmalıyız linkinde de var) gerekir.

    Ve de özellikle genetik danışma alınmalıdır. Genetik danışma bulunduğunuz ilin Üniversite Hastanelerinden rahatlıkla alınabilir.

    Her gebenin doktor kontrolünde olması faydalıdır. Özelliklede sakat çocuk rizikosu veya şüphesi olan kişiler doktor kontrolünde hamile kalmalı ve de gebelik süresincede doktorlarının tavsiyesine uymalı ve gereken testleri korkmadan yaptırmalıdır.

    Aynı şüphe ve sıkıntı 35 yaş ve üstünde gebe kalan hanımlarımızda da yaşanmaktadır. Onlarda gerekli test ve kontrollerini yaptırırlarsa sorun yaşamazlar veya sorun erken görülürse tedbir alma şansı olur.

    Sağlıklı gebelikler diliyoruz bütün anne olmak isteyenlere......
    Sevgi_18 bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş