Allah her şeyi ezelden bildiği halde, bazı ayetlerde geçen "bilsin diye" ifadesinin hikmeti?

Konu 'Dini Bilgiler' bölümünde Lethe tarafından paylaşıldı.

  1. Lethe

    Lethe Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    12 Nisan 2010
    Mesajlar:
    8.551
    Beğenileri:
    8.201
    Ödül Puanları:
    113























    [​IMG]

    Kur’an’da defalarca tekrar edilen “Allah her şeyi hakkıyla bilendir / bilmektedir.” (bk. Bakara, 2/29, 282, Al-i İmran, 3/92; Nisa, 4/176) mealindeki ayet ve benzerlerinde, başka bir ihtimale meydana vermeyecek açıklıkta, Allah’ın -geçmiş, gelecek- her şeyi bildiği ifade edilmektedir. O halde, Kur’an’ın konuyla ilgili başka ifadeleri bu gerçeğe aykırı yorumlanamaz. Bize düşen, farklı anlaşılabilen ifadeleri, bu çok açık olan ayetlerin manasına uygun olarak anlamaya çalışmaktır. İslam alimleri de böyle yapmış ve “li ya'leme = taki bilsin/bilmesi için” ifadesini bu çerçevede açıklamışlardır. Bazı örnekleri şöyledir:

    “İşte Biz, Allah’ın gerçek müminleri bilmesi (görmesi/ortaya çıkarması), sizden şahitler edinmesi, müminleri tertemiz yapıp kâfirleri imhâ etmesi için, zafer günlerini insanlar arasında nöbetleşe döndürür dururuz. Allah zalimleri sevmez.”(Al-i İmran, 3/140).

    Burada geçen “Allah’ın gerçek müminleri bilmesi için” ifadesi, “müminleri -ilminde var olan mahiyetlerini- ortaya çıkarması için...” anla.mına gelir.

    “Ey iman edenler! Allah, kendisini görmeksizin, gıyabında Kendisini tazim edip haramlardan sakınanları bilmek (görmek/meydana çıkarmak) için sizi av nevinden bir şeyle deneyecek. Bir av bolluğu ki elleriniz de yetişebilecek, mızraklarınız da... Kim bundan sonra konulan hududu aşarsa, işte ona gayet acı bir azap vardır.”(Maide, 5/94).

    Burada da -meal olarak- geçen “haramlardan sakınanları bilmek” ifadesi, “onları uygulamada görmek, meydana çıkarmak” anla.mına gelir.

    “Şu kesindir ki Biz resullerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti gerçekleştirmeleri için, resullerle beraber kitap ve adalet terazisi indirdik. Mahiyetinde büyük bir kuvvet ve insanlara birçok fayda bulunan demiri de, kullanmaları ve Allah’ı görmedikleri halde O’nun dinini ve peygamberlerini, kimlerin bu kuvvet ile destekleyeceğini bilmek (görmek/ortaya çıkarmak) için, büyük bir nimet olarak indirdik. Unutmayın ki Allah çok kuvvetlidir, mutlak galiptir (kimsenin desteğine ihtiyacı yoktur).”(Hadid, 57/25).

    Burada da aynı şey söz konusudur. Bundan anlaşılıyor ki, “ilim” kavramı, bilmeyi ifade ettiği gibi, görmeyi de -yani, ilmin dışa yansıyan uygulamadaki tezahürlerini de- ifade eder.

    Bu açıdan bakıldığında, “Allah bilmek ister” anla.mına gelen “li ya’leme” ifadesini “Allah, ilminin dış dünyaya akseden yansımalarını görmek ister.” şeklinde anlamak gerekir.

Sayfayı Paylaş