Allah' ı göreceğim Baba !!!

Konu 'Dini Bilgiler' bölümünde ayceNuR tarafından paylaşıldı.

  1. ayceNuR

    ayceNuR Üye

    Katılım:
    21 Ekim 2010
    Mesajlar:
    701
    Beğenileri:
    867
    Ödül Puanları:
    0

    [​IMG]
    Babası hacca gidecektir”

    Baba nereye gideceksin?’

    ‘Oğlum Allah’ın evini görmeye gidecem yavrum

    ”Peki baba orası güzel mi?

    Evet yavrum orası dünyanın en güzel yeri yavrum orayı görmek herkese nasib olmaz çok dua etmek gerekir!”

    Baba ben de gelebilir miyim?Ben de Allah’ı görmek istiyorum!

    Olur mu yavrum?sen daha küçüksün!

    Çoçuk çok ısrar eder.Israrlara dayanamaz baba ve oğlunu da götürmeye karar verir.

    Baba Allah’ın evini(Kabeyi)çoçuk ise Allah’ı görme umuduyla yola çıkarlar yol boyunca çoçuk Allah’ı görecem görecem diye sevincini izhar eder

    Ve en son varırlar O mübarek topraklara

    Baba:”işte yavrum: Allah’ın evi burası”

    çoçuk:baba Allah’ı gördüm”der ve yere düşer

    Baba Allah’ın evini görmek istemiştir ve görmüştür

    Ama çoçuk Allah’ın cemalini görmek istemiştir ve görmüştür

    O aşk ile can vermiştir

    Ya rabbi Cennetini istemeye yüzümüz yok Cemalin ile müşerref kıl!!!

    Amin.

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    öğrenci kız, mystery_girl, Lethe ve diğer 4 kişi bunu beğendi.
  2. cevşen

    cevşen Üye

    Katılım:
    30 Aralık 2010
    Mesajlar:
    9
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    çok güzel ya
  3. !!emine!!

    !!emine!! Üye

    Katılım:
    20 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    532
    Beğenileri:
    629
    Ödül Puanları:
    94
    Yer:
    Istanbul
    Harika:)
    Allah razı olsun:):)
  4. Yasemen*

    Yasemen* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    10 Kasım 2009
    Mesajlar:
    1.209
    Beğenileri:
    826
    Ödül Puanları:
    0
    Diyecek kelime bulamıyorum!..

    O dilekeri karşı çevirmeyen Yüce Allah...


    Ne kadar günahkar olsak da karşına geldiğimizde affını istiyoruz,
    Cemalini görebilmek, cennetinde huzura kavuşmayı diliyoruz...

    Sen bizi bağışla YA RAb... Amin :/
  5. MaviGöz-//

    MaviGöz-// Üye

    Katılım:
    30 Kasım 2010
    Mesajlar:
    770
    Beğenileri:
    555
    Ödül Puanları:
    0
    Acaba gerçek mi ki :)
    Çok etkileyici :/
  6. Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83
    Peygamberler bile göremiyorken :) Çok ilginç bir paylaşım :D
  7. `Crescent~

    `Crescent~ Üye

    Katılım:
    8 Mart 2010
    Mesajlar:
    597
    Beğenileri:
    662
    Ödül Puanları:
    94
    Yer:
    Ankara
    Ayşenur.. Kaynağından emin misin?
    Yanlış olabilme ihtimali de var biliyorsun ;)
  8. Persephone

    Persephone Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1.543
    Beğenileri:
    492
    Ödül Puanları:
    83

    Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...

    Ayşenur.. Kaynağından emin misin?
    Yanlış olabilme ihtimali de var biliyorsun ;)
    Genişletmek için tıkla...

    Araf Suresi, 143- Ne zaman ki, Musa, mikatımıza geldi, Rabbi ona kelâmıyla ihsanda bulundu. "Ey Rabbim, göster bana kendini de bakayım sana". dedi. Rabbi ona buyurdu ki; "Beni katiyyen göremezsin ve lâkin dağa bak, eğer o yerinde durabilirse, sonra sen de beni göreceksin". Daha sonra Rabbi dağa tecelli edince onu yerle bir ediverdi, Musa da baygın düştü. Ayılıp kendine gelince, "Sen sübhansın", "tevbe ettim, sana döndüm ve ben inananların ilkiyim," dedi.

    143- Vakta ki Musa, kardeşini yerine halef bırakıp mîkatımıza, tayin ettiğimiz özel vakitte geldi ve Rabb'i kelâmıyle onu muradına erdirdi. Meleklere olan kelâmı gibi aracısız fakat perde arkasından ona söz söyledi "onu, özel konuşmak için yaklaştırdık" (Meryem, 19/52) ilâhî sözü delalet eder ki bu kelâm "mecvâ" idi. Musa aleyhisselam ilâhî kelâmı her cihetten işitiyordu, diye bir rivayet vardır. Bu da gösterir ki, Allah'ın kelâmını işitmek, mahlukatın kelâmını işitmek gibi değildir. Rabb'i onu, doğrudan doğruya fakat perde arkasından kelâmiyle mutlu edip, kelîm kılınca, Allah kelâmının şevk ve neşesiyle Musa'da Allah'ı görme arzusu uyandı ve galeyana geldi de Ey Rabbim, bana göster kendini, bakıp göreyim seni dedi. Yani perdeyi kaldır, bana bizzat tecelli et de didarını görmeyi nasibeyle diye yalvardı. Rabbi ona dedi ki, beni katiyyen göremeyeceksin, velâkin dağa bak, "eğer yerinde durabilirse sen de beni göreceksin. Bunun üzerine Rabbi, dağa tecelli edince, ki bu bir izafi tecellidir yani, zatındaki bütün azamet ve kudret-i mutlakası ile değil, azamet ve kudretinden bir lemha zuhur, emir ve iradesinden bir parçasının dağa çarpmasıyla onu hurdahaş eyledi, unufak yapıp yerle bir etti. Hamze, Kisaî, Halef-i Âşir kırâetlerinde okunduğuna göre, "dümdüz ediverdi", yani, dağ gidip, yeri dümdüz oluverdi, hörgüçsüz bir deve gibi oluverdi.

    "Dekk": Esasen "dakk" gibi bir şeyi ezip unufak etmek mânâsına masdar olup bunun ismi mefûlü olan "medkuk" mânâsına da gelir ki, burada mânâ böyledir. ise hörgüçsüz deve veya gibi tepe ve sırt demektir. Birinci mânâya göre dağ hiç kalmamış, ikincisine göre de küçük bir sırt, küçücük bir tepe haline gelmiş demek olur. Meşhur olan kavle göre bu dağ Tûr-ı sîna idi, fakat diğer bir dağ olduğu da nakledilmiştir. Bunun "Zebiyr" dağı veya Medyen'deki "Erriyn" dağı veya büsbütün yok olup gitmiş olan bir başka dağ olduğu da söylenmiştir ki, Hz. Musa'nın üzerinde bulunduğu dağ değil, karşıdan baktığı bir dağ demek olur.

    Hasılı Rabb'inin tecellisine dağ dayanamadı "dekk" yahut "dekkâ" oldu, Musa da şiddetle baygın düştü. Söz konusu bu tecelli ile iki olay meydana geldi: Biri dağın parçalanıp ufalanması, diğeri de Musa'nın bayılıp yere düşmesi. Demek ki Musa, dağ dolayısıyla olan bir izafi tecelliye bile dayanamayıp bayıldı, tam ve mutlak bir zatî tecelli olsaydı, bütün dünya ve muhtemelen bütün kâinat bir anda yok olacaktı. İşte "Sen beni katiyyen göremeyeceksin." buyurulmasının esas hikmeti de bu idi. Yoksa haddizatında Allah tecelliden kaçınmış ve lutufta cimrilik etmiş değildir, hâşâ, O'nda buhul ve cimrilik yoktur, mesele tecelliye tahammüldedir. Bu fenâ âleminde O'nu görmeye tahammül olunamaz. O halde bu ilâhî kelâmdan, ölüm ve fenâ âleminin sona erdiği bekâ âleminde, yani ahirette dahi Allah'ı görmenin mümkün olmadığını anlamaya kalkışmak doğru değildir.

    Ne zaman ki, Musa ayıldı, Seni tenzih ederim, Sen sübhansın Ey Rabbim, dedi. Fani gözlerle görünmekten gerçekten de münezzehsin. Sana tevbe ettim, çünkü iznine uygun olmayan bir dilekte bulundum, ve ben müminlerin evveliyim, inananların ilkiyim. Bu dünyada "Sen beni göremezsin" tecellisine ilk iman eden benim.

    Yanlış bir nokta varsa düzelten arkadaşlar olacaktır (miracı diyorsun galiba)ama bana saçma geldi okuduğum her şeye inanacakmıyım yani bu yazının kaynağı ne bilmiyorum belirtilmemiş ama Allah'ı görmek gibi bir durum anlatılıyor dünyada nasıl görüyor bu veled. :D
  • ayceNuR

    ayceNuR Üye

    Katılım:
    21 Ekim 2010
    Mesajlar:
    701
    Beğenileri:
    867
    Ödül Puanları:
    0
    Tabii orası doğru, amaan paylaştım oldu bitti :D

    Yanlışlık varsa düzeltilir, zaten düzelttiniz :)
    Anlatmak istediğim, çocuğun bu isteklerine merhamet dolu yüce Rabbimiz göstereceğini göstermiştir..
  • etütodası.biz

    etütodası.biz Üye

    Katılım:
    16 Ekim 2009
    Mesajlar:
    182
    Beğenileri:
    301
    Ödül Puanları:
    0
    Allah'ı gördüm derken göremez de.
    Başka büyüleyici şeyler görmüş olabilir.
    Sonuçta beyinle alakalı.
    Beyin kendisini şartlandırmışsa gördüğü şeyleri ona yorabilir.
    Neyse kıssadan hisse sonuçta.
    Faydalı bir paylaşım olmuş.
  • Sayfayı Paylaş