anadolu selçuklu devleti'nin dönemleri

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi 9. Sınıf' bölümünde may queen tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. may queen

    may queen Guest


    anadolu selçuklu devleti'nin kuruluş, yükseliş, gerileme, dağıma ve yıkılış dönemlerini bulmamda yardımcı olur musunuz lütfen.
  2. ~~Özge~~

    ~~Özge~~ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.864
    Beğenileri:
    1.697
    Ödül Puanları:
    36
    Anadolu Selçuklu Devleti


    Kuruluş Devri


    Büyük Selçuklu Hükümdarı Melikşah tarafından Anadolu hükümdarlığına tayin edilen Kutalmış'ınoğlu Süleyman Şah tarafından 1077 tarihinde kuruldu.

    Büyük Selçuklular'a bağlı olan bu devletin başkenti İznik idi.

    Süleyman Şah, halife tarafından onaylanarak "Sultan" ünvanı ile şereflendirildi.


    Süleyman Şah Dönemi


    1077 tarihinde Anadolu Selçuklu Devleti'ni kurdu.

    İlk önce Konya, Afyon, Kütahya'yı alarak İznik'e kadar ilerledi.

    Tarihte ilk kez Boğaz'ın Anadolu yakası Türkler tarafından kontrol altına alındı.

    1086 yılında yapılan Habur Savaşı'nda Suriye Selçuklu hükümdarı Tutuş'a yenildi ve öldü.


    UYARI : Boğazın Anadolu yakası ilk defa kontrol altına alınmış ve Boğaz'dan geçen gemilerden gümrük alınmıştır.


    I. Kılıç Arslan Dönemi


    Malikşah'ın ölümü üzerine Berkyaruk, Süleyman Şah'ın oğlu Kılıç Arslan'ı 1092'de Anadolu hükümdarlığına tayin etti.

    1096 yılında başlayan I. Haçlı Seferi'nde, İznik ve Batı Anadolu Bizanslılara verildi.


    UYARI : Bu durum Bizans'ın işine gelmiş, Türklere karşı savunmayı bırakıp taarruza geçmiştir.


    I. Kılıç Arslan, 1107 tarihinde Büyük Selçuklularla yaptığı savaşta Habur Irmağı'nda boğularak öldü.


    UYARI : İznik 'in kaybedilmesi üzerine devletin merkezi Konya'ya taşınmıştır. Bu durum Türkler'in Batı'ya ilerleyişini bir süre engellemiştir.



    I. Mesud Dönemi

    1116 tarinde Aadolu Selçuklu Devleti'nin başına geçti.

    Bir süre Danişmentlilere bağlı olarak hareket etmek zorunda kaldı.

    1147 tarihinde II. Haçlı seferi başladı. Haçlılar bozguna uğratıldı.

    Sultan I. Mesut 1155 tarihinde vefat etti.


    UYARI : Anadolu'daki ilk bayındırlık ve kurumlaşma hareketleri bu dönemde başlamıştır.


    II. Kılıç Arslan Dönemi


    I. Mesut'un 1155 tarihinde ölümü üzerine oğlu II. Kılıç Arslan başa geçti.

    1176 tarihinde Miryakefalon'da Bizanslılar bozguna uğratıldı.


    UYARI : Bir daha Anadolu için "Türkler'in işgali altındaki ülke" deyimi kullanılmadı.


    Miryakefalon'dan sonra Türkler'in Anadolu'ya yerleşmesi kesinleşti.

    1178 tarihinde Danişmenliler Beyliği'ne son verildi.

    II. Kılıç Arslan, 1192 yılında öldü. Selçuklu tahtına Gıyaseddin Keyhüsrev geçti.


    Süleyman Şah Dönemi


    Rükneddin Süleyman, 1192 tarihinde tahta geçen Gıyaseddin Keyhüsrev'i tanımayarak, 1196 tarihinde başa geçti.

    Bizans'ı vergiye bağladı, Çukurova Ermenilerini Torosların güneyine çekilmeye zorladı.

    Saltuklu Beyliği'ne son verdi. Süleyman Şah, 1204 tarihinde öldü.


    UYARI : Bu tarihten itibaren Anadolu Selçukluları Gürcülerle komşu oldu.

    I. Gıyaseddin Keyhüsrev Dönemi


    Süleyman Şah'ın 1204 yılında ölümü üzerine tahta Gıyaseddin Keyhüsrev yeniden geçti.

    Karadeniz seferi sonunda Trabzon Rum Devleti'ni yendi.

    Akdeniz seferi sonunda Antalya'yı aldı.


    UYARI : Anadolu Selçukluları ilk kez Akdeniz'e indi. Antalya ithalat ve ihracat yapılan yer haline geldi. Ticareti geliştirmek amacıyla Venedik'le ilk defa ticaret anlaşması yaptı.



    İlk defa bir ticaret anlaşması Venediklilerle bu dönemde yapıldı.

    Gıyaseddin Keyhüsrev 1211 tarihinde öldü.


    I. İzzeddin Keykavus Dönemi


    Gıyaseddin Keyhüsrev'in 1211 yılında ölmesi üzerine tahta geçti.

    Trabzon Rum İmparatorluğu'nu yenerek Sinop'u fethetti.

    Böylece Anadolu Selçukluları ilk defa Karadeniz'e ulaştı.

    Kıbrıs Krllığı ve Venedik Cumhuriyeti ile ticaret antlaşmaları imzaladı.

    I. İzzettin Keykavus 1220 yılında öldü.


    Alaaddin Keykubat Dönemi


    İzzettin Keykavus'un 1220 yılında ölümü üzerine tahta geçti.

    Kırım'a bir donanma göndererek Kırım'ın Suğdak Limanı'nı fethetti.


    UYARI : Anadolu Selçuklu Devleti böylece ilk deniz aşırı sefer yapmış oldu. Karadeniz ticareti tam güvenliğe kavuştu.


    1228'de Mengücek Beyliğine son verdi.

    1230 tarihinde Yassı Çimen Savaşı'nda Harzemşahları yendi.


    UYARI : Bu savaşın tek olumsuz yönü Anadolu'yu Moğol istilasına açık hale getirmesidir. Bunun nedeni Harezmşahların Anadolu Selçukluları ile Moğollar arasında tampon bölge olmasıdır. Bu tampon bölge ortadan kalkınca Anadolu Moğollarla komşu oldu.


    I. Alaaddin Keykubat 1237 yılında bir ziyafet esnasında zehirlenerek öldü.


    Yıkılış Dönemi


    Alaaddin Keykubat'ın ölümü üzerineoğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev tahta geçti.

    Asya'da başlayan Moğol istilası bir çok Türkmen boyunun Anadolu'ya göç etmesine neden oldu.


    Baba İshak, 1240 tarihinde devlete karşı ayaklandı.

    1242 yılında Moğollar, Anadolu'ya girdi.


    1243 yılında Kösedağ Savaşı'nda Selçuklular yenildi.

    II. Gıyaseddin'in ölümü üzerine Rükneddin Kılıç Aslan tahta geçti.


    Memlük hükümdarı Baybars Anadolu'yu Moğol baskısından kurtarmak için Anadolu'ya gelerek Moğolları yenilgiye uğrattı
  3. ~~Özge~~

    ~~Özge~~ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.864
    Beğenileri:
    1.697
    Ödül Puanları:
    36
  4. may queen

    may queen Guest

    *** bana daha ayrıntılı lazım çünkü 30 sayfa civarında bir kitap hazırlamam lazım anadolu selçuklu devleti hakkında...
  5. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    ANADOLU SELÇUKLU DEVLETİ
    Kuruluşu:Selçuklular Oğuzların; Kınık boyundandır.Selçuk Bey, Karahanlı ve Gaznelilere karşı Samanoğullarına destek verip, oğlu Aslan Yabgu komutanlığında yardımcı kuvvet göndermiştir.
    Samanoğulları da bu yardım karşılığında Horasan civarındaki Nur kasabasını hediye etmiştir.

    Selçuk Bey’in ölümüyle, bütün Kınık Boyu Nur Kasabasına göçmüştür.Karahanlılar ile Gazneliler birleşerek Aslan Yabgu’yu hapsetmişlerdir.Bunun üzerine Selçukluların başına devletin asıl kurucuları olan Tuğrul ve Çağrı Beyler geçmiştir.

    Devlet Yönetimi:
    1)Ülke toprakları hanedan üyelerinin ortak malıdır.
    2)Yönetme yetkisinin Allah tarafından verildiğine inanırlar.
    3)Devlet işlerini yürüten başkan vezir olan divan vardır.
    4)Hükümdarlar, Abbasi halifesi tarafından onaylanır.(Teokratik Devlet)
    5)Hükümdarın Görevleri:
    a)Devletin düzenini korumak
    b)Fetihler yaparak devletin sınırlarını genişletmek
    c)İslamiyeti yaymak
    d)Hanedan üyeleri arasında iş bölümü yapmak
    e)Halkın huzurunu ve refahını sağlamak
    6)Hükümdarlık Aslemetleri:
    a)Adına hutbe okutmak
    b)Adına para basmak
    c)Taht,taç,bayrak
    d)Çetr(semsiye)
    e)Beylerin ve komutanların bağlılık yemini

    SOSYAL HAYAT
    Sınıflı bir toplum yapısı yoktur.

    ORDU
    1)Onlu sistem uygulanmıştır.

    2)Ordunun Bölümleri:
    a)Guleman-ı Saray(Saray Köleleri)
    Sarayda bulunurlar ve devletten maaş alırlar.
    NOT:

    Osmanlıdaki kapıkulu ocağına benzetilebilir.
    b)Tımarlı Sipahiler:-Atlı askerlerdir.-
    Gelirlerini ikta sistemine göre alırlar.
    c)Melikler, beylere bağlı kuvvetlerdir.
    d)Türkmen sınır boylarına yetiştirilen kuvvetler
    e)Yardımcı Kuvvetler:-Bağlı beyliklerin ve devletin gönderdiği kuvvetlerdir.-
    HUKUK

    1)Şer’i Mahkemeler:-Kaynağını Kuran-ı Kerim’den alır.Boşanma-miras gibi davalara bakar.
    2)Örf-i Hukuk:-Kaynağını Türk gelenek ve göreneklerinden alır.Devlete karşı işlenen suçlara bakar.Başında emr-i dad bulunur.
    SANAT

    İslamiyet günah saydığı için resim ve heykeltraş gelişmemiştir.
    Bunun yerine hat sanat ve çinicilik almıştır.
    EĞİTİM

    Melikşah döneminde, Nizamü’l Mülk tarafından Türk-İslam dünyasında ilk üniversite sayılan NİZAMİYE MEDRESESİ kurulmuştur.

    TUĞRUL VE ÇAĞRI BEYLER DÖNEMİ
    Selçuklular ve Gazneliler’in İlişkisi:
    1-1035 Nesa ve 1038 Serahs savaşları yapıldı.Savaş sonunda buralar elde edilmiştir.
    2-1040 Dandanakan Savaşı
    Önemi:1040 Dandanakan Savaşı, Büyük Selçuklu Devleti’nin kuruluşu olarak kabul edilir.
    Selçuklu ve Bizans İlişkisi:

    1-1048 Pasinler Savaşı
    Nedeni:Anadoluya gönderilen Selçuklu keşif kolları ile Bizans kuvvetlerinin karşılaşması
    Sonuç:Selçuklular kazanmıştır.
    Önemi:Anadolu için Bizansla yapılan ilk savaştır.
    Selçuklular ve Abbasiler’in İlişkisi:
    Abbasi Halifesi, Iraktaki Şii Büveyhoğullarına karşı Tuğrul Bey’den yardım istemiştir.Tuğrul Bey’deBüveyhoğullarına son vermiştir.Bu yardım karşılığında Abbasi Halifesi Tuğrul Bey’e “doğunun ve batının hükümdarı” ünvanını vermiştir.
    Önemi:Böylece İslam dünyasının, siyasi otoritesi Selçuklulara geçmiştir.

    GELİŞME:
    Alparslan Dönemi:
    1071 Malazgirt Savaşı-
    Nedeni-

    1)Bizans’ın Anadolu’ya olan Selçuklu ilerlemesini durdurmak istemesi
    2)Bizans’ın İslamiyet’e darbe vurmak istemesi
    Gelişimi-

    1)Bizans İmparatoru Romen Diyojen esir düştü.
    2)Romen Diyojen ile Alparslan arasında yapılan antlaşmaya göre;
    a)Romen Diyojen, kendisi için kurtuluş akçesi ödeyecek.
    b)Bizans her yıl vergi ödeyecek.
    c)Bizans Selçuklular’a yardımcı kuvvet gönderecek.
    d)Romen Diyojen tahtta olduğu sürece Urfa ve Antakya
    şehirlerinden Selçuklular yararlanacaktı.


    NOT:Romen Diyojen ülkesinde öldürdüğü için antlaşma bırakıldı.
    SULTAN SENCER DÖNEMİ

    1) Son kez tek basına tahta çıkan hükümdardır.

    2)Taht kavgaları olmuştur .
    3)Batini tarikatıyla uğraşmıştır.
    4)Türkmenlerin ayaklanmaları olmuştur.
    5)Abbasi halifelerin kaybettikleri siyasi otoriteyi ele geçirmek istemişlerdir.
    6)1141’ de Katvan savaşı olmuştur.
    7)Atabeyler bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir.

    NOT:Selçuklularda şehzadelerde yönetimi öğrenmeleri için eyaletlere gönderilmiştir. Yanlarına öğretmen niteliğinde atabeyle verilmiştir. Selçuklu Devleti’nin merkezi otoritesi zayıflayınca atabeyler bağımsızlıklarını ilan ederek atabeylikler kurmuşlar.
    (Musul atabeyliği,İldeniz atabeyliği,Dımask atabeyliği ,Erbil atabeyliği)


    Anadolu Selçuklu Devleti’nin adını taşıyan şu devletler ortaya çıkmıştır:
    1)Kırman Selçuklu Devleti
    2)Horasan Selçuklu Devleti
    3)Suriye Selçuklu Devleti
    4)Irak Selçuklu Devleti
    5)Anadolu Selçuklu Devleti
  6. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    Anadoluda, on birinci yüzyılın sonlarından, on dördüncü yüzyılın başlarına kadar devam eden ve Selçuklu Türklerinin kurduğu devlete Anadolu Selçuklu Devleti adı verilir.


    Oğuz Türklerinden olan Selçuklular, Orta Asyadan Doğu Anadoluya kadar yayılan büyük bir imparatorluk kurmuşlardı. Bu büyük imparatorluğa Büyük Selçuk İmparatorluğu adı verilir. Selçuklular, Anadoluya yayılıyor:


    Selçuklular, Anadoluda yerleşmiş olan Bizanslılara karşı, günün birinde karşı gelebilmek için, sınır boylarına Türk aileleri yerleştirmeye başlamış lan dır. Selçuklulardan önce de Anadolunun bazı yerlerine, Abbasiler zamanında Türkler yerleşmiş bulunuyordu. Ana dolunun doğu güney bölümleri, böylece Büyük Selçuk İmparatorluğu zamanında Türkleşmeğe başlamıştı. Anadoluda Türklerin yerleştirilmesi Selçuk hükümdarı Tuğrul Bey zamanında, daha da hızlandı. Anadoluda alınmış olan sınır şehirlerine Türk aileleri yerleştirildi. Alpaslan zamanında:


    Türklerin asıl Anadoluya yerleşmeye başlamaları, Büyük Selçuk hükümdarı Alpaslan zamanındadır. Alpaslan 26 Tamamı için linke tıklayın" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/Ağustos">Ağustos 1071 yılında, Bizans ordularını Malazgirt Meydan Muharebesinde yenilgiye uğratınca, Anadolu kapıları Türklere açılmış oldu. Bundan sonra Selçuklu komutanlar, Anadoluda geniş akınlarda bulundular, elde edilen yeni topraklara Türkler yerleştirildi.


    Melikşah zamanında:


    Alpaslanın ölümü ile, Anadoluda Türklerin yerleştirilmesi durmad;, daha da hızlandı. Alpaslandan sonra hükümdar olan Melikşah, Anadolunun fethedilmesi görevini, Kutulmuşoğlu Süleymana verdi. Kutulmuşoğlu Süleyman, İznike kadar Batı Anadoluya ulaştı, güneyde Antakyayı ele geçirdi. Devlet Kuruluyor:


    Kutulmuşoğlu Süleyman, bu başarılarından sonra İzniki başşehir yaptı. Selçuk hükümdarı Melikşah, Kutulmuş oğlu Süleymanı, 1077 yılında “Anadolu hükümdarı” olarak tanıdığını bildirdi.


    Kutulmuşoğlu Süleymanın 1086 yılında ölmesi üzerine, Anadolu fetihlerini, bir süre, kardeşi Melik Davut yönetti. Melikşah tarafından büyütülmüş olan oğlu Kılıç Aslan, Melikşah ölünce, yeni Selçuk hükümdarı Berkyaruktan izin aldı ve 1092 yılında İznike gelerek yeni devleti yönetmeye başladı. Bu yeni devlet, Büyük Selçuk İmparatorluğuna bağlı, yarı bağımsız bir devlet durumunda idi.


    Kılıç Aslan zamanında, önemli bir tehlike, Anadoluyu tehdit etmeğe başlamıştı. Bu büyük tehlike, Avrupadan, Hıristiyanlığın kutsal yerlerini Müslümanların ve Türklerin elinden almak için yola çıkmış olan Haçlı Orduları idi. Kudüsü elde etmek amacı ile yapılan Birinci Haçlı Seferi, 1095 yılında başladı ve Anadoluya Haçlı akınları başladı.


    Kılıç Aslan, bir taraftan Bizanslılarla uğraşırken, Avrupadan gelen bu büyük tehlike ile de uğraşmaya başladı. Büyük Haçlı kuvvetlerine karşı, üstün başarılar kazandı. Haçlıların çoğunun kılıçtan geçirilmesini sağladı. Fakat, üstün Haçlı ordularının Kudüse varmalarını önleyemedi.


    Kılıç Aslan, Haçlılara karşı kazandığı bu başarılardan sonra, Bizanslılarla da, başarılı savaşlar yaptı. Anadoluda durumunu kuvvetlendirdi.


    Kılıç Aslan, Büyük Selçuk hükümdarlarının, artık çok zayıf kimseler olduğunu gördüğü için, 1107 yılında, kendi adına hutbe okuttu, tam bağımsızlığını ilân etti.


    Kılıç Aslandan sonra gelen oğlu Mesut ve Mesutun oğlu İkinci Kılıç Aslan, Anadoluda birlik meydana getirmek için durmadan didindiler, sonuç olarak da, Anadoluyu bir Türk ülkesi yaptılar. Alaeddin Keykubat zamanı


    İkinci Kılıç Aslandan sonra hükümdar olan Gıyaseddin Keyhüsrev, İzzettin Keykâvus ve Alaeddin Keykubat zamanlarında Anadolu Selçuklu Devleti, daha da büyümüş, devletin sınırları içine katılan yeni bölgelerle, Anadolunun en kuvvetli devleti olmuştu.


    Anadolu Selçuklu Devletinin en önemli hükümdarı olan Alâeddin Keykubat zamanında, devlet, en parlak zamanlarını yaşamıştır. Anadolu, tam bir güven altına alınmıştır. Anadolu bayındır bir yer olmaya başlamış, bilginler ve sanatkârlar korunmuş, çeşitli mimarlık eserleri meydana getirilmiştir. Alaeddin Keykubattan sonra


    Fakat, Alaeddin Keykubattan sonra devlet yavaş yavaş zayıflamaya başlamıştır. Anadolu, bu yıllarda, Moğolların akınına uğramış, Anadolu Selçuklu Devleti hükümdarları, Moğolların boyunduruğunu kabul etmişlerdir. Bu durum, elli yıl kadar sürdü. Devletin bu durumundan yararlanan Anadoluda beyler, yavaş yavaş bağımsızlıklarını ilân etmeye başladılar. Böylece Anadoluda Anadolu Beylikleri meydana geldi. Sonuncu Selçuk hükümdarı Mesut II. nin 1308 yılında ölmesi üzerine, Anadolu Selçuklu Devleti, ortadan kalktı. Anadolu Selçuklu Devletinden sonra :


    Anadolu Selçuklu Devletinin tarih sahnesinden çekilmesinden sonra Anadolu, yine Moğolların (İlhanlılar) egemenliğinde kaldı. Fakat, kurulmuş olan Türk beylikleri, kendi başlarına buyruk kaldılar. Böylece Anadolu, çeşitli bölgelerde kurulmuş olan bu Türk beyliklerinin yönetimine girdi. İlhanlıların zayıflamasından sonra durum, daha da karıştı. Beylikler, kendi aralarında savaşlara tutuştular. Anadoluda birlik kalmadı.


    Fakat çok geçmeden, bu beyliklerden biri olan Osmanlı Beyliği, bir devlet olacak ve bütün beylikleri sınırlarına katarak Anadolu birliğini kuracaktır. Selçuklular devrinde uygarlık:


    Özellikle Malazgirt Meydan Muharebesinden sonra (1071), Anadolu kapılarını Türklere açan Selçuklular, zamanlarında en teşkilâtlı bir devlet yönetimi kurmakla kalmamışlar, bugün bile izlerine rastlanan büyük bir uygarlık meydana getirmişlerdir. Hükümdar:


    Anadolu Selçuklu Devletinin başında sultan adını taşıyan bir hükümdar vardı. Ülke, bir takım yönetim bölümlerine ayrılmıştı. Bu yönetim bölümleri, hükümdar ailesinden gelen ve melik adı verilen valiler tarafından yönetilirdi. Devlet yönetimi:


    Hükümdar, dilediğini yapma gücünde idi. Devlet yönetimini, kendi tarafından işe getirilen yardımcıları ile yürütürdü. En büyük devlet memuru, hükümdarın en büyük yardımcısı olan vezirdi.


    Çeşitli devlet işlerinin görüldüğü divana, vezir başkanlık ederdi. Divan, devletin ileri gelen asker ve sivil memurlarından meydana gelirdi.


    Ülkenin adalet işlerini kadılar, güvenlik işlerini de subaşılar düzenlerdi.


    Ordu :


    Selçuklu Devletinin en büyük kuvvet kaynağı olan ordu, çoklukla atlılardan meydana gelmişti. Savaşta yararlıkları görülenlere geniş topraklar verilir; bunlar da bu bağış karşılığında, gereği kadar asker besleyerek, gerektiğinde savaşlara katılırlardı. Bu şekil ordu meydana getirmek düzenine tımar adı verilir. Devlet geliri:


    Devletin başlıca gelirleri şunlardı: a - Madenlerden, hayvanlardan ve ürünlerden alman vergiler, b -Savaşlardan elde edilen ganimetler, c - Komşu, devletlerden alman haraçlar, d -Gümrüklerden alman vergiler. Sosyal hayat:


    Anadolu Selçuklu Devletinin ilk kuruluş yıllarında, Anadolu, bakımsız bir ülke durumunda idi. Çeşitli savaşların, akınların yapıldığı yer olması bakımından, gereği gibi yerleşme olmamış, köyler ve şehirler kurulmamıştı. Fakat Anadolu Selçuklu Devletinin kuvvetlenmesinden sonra yeni yeni köyler kuruldu, buralara, Orta Asyadan gelmiş olan Türkler yerleştirildi, önemli şehirler kuruldu. Konya, Sivas, Kayseri, Niğde, Erzincan, bu zamanda kurulmuş olan şehirlerdir.


    Türklerin Anadoluya gelmesi ile, o zamana kadar önem kazanmamış olan ticaret hayatı gelişmiş, çeşitli kervansaraylar ve kervan yolları yapılmıştır. Tamamı için linke tıklayın" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/Bilim">Bilim ve edebiyat:


    Anadolu Selçuklu Devleti zamanında, bilim ve edebiyat da büyük gelişme göstermiştir. Bu zamanda yetişmiş olan bilim adamları ve edebiyatçılar, önemli eserler meydana getirmişlerdir. Mevlâna Celâlettin, Hacı Bektaş Velî, Yunus Emre, bu zamanda yetişmiş olan ünlülerdir. Güzel sanatlar:


    Anadolu Selçuklu Devleti zamanında, yeni yeni şehirler kurulmuş eski şehirler de bayındır olmuştur. Bu şehirlerde yapılmış olan cami, medrese, mescit, han, hamam, kervansaraylar, bugün bile, büyük önem taşıyan tarihî eserler olarak yurdumuzu süslemektedirler. Selçukluların meydana getirdikleri bu mimarlık eserleri, Anadoluda Türk sanatının temellerini atmıştır.
    2. Alternatif : Anadolu Selçuklu Devleti
    thumb istilası öncesi]] Anadolu Selçuklu Devleti (Arapça: ???????? ????? al-Salajiqa al-Rum Farsça: ???????? ??? Saljuqiyan-e Rum; Rum Selçukluları), Selçukluların Anadolu’da kurduğu devlettir. Türklerin Anadolu’ya yerleşmesi 1071’deki Malazgirt Savaşı’ndan sonra hızlandı. Selçuklu komutanı Kutalmışoğlu Süleyman Şah Anadolu’daki fetihleri batıya yayarak 1075'te İznik’i Bizans’tan aldı ve burayı başkent yaparak bağımsızlığını ilan etti. Böylece kurulan Anadolu Selçuklu Devleti, İlhanlıların son Anadolu Selçuklu sultanını tahttan indirdikleri 1318'e kadar varlığını sürdürdü. Bizans'ın sınır komşusu olan Süleyman Şah bir süre sonra bu devletin içişlerine karışmaya başladı. 1078'de büyük Selçuklu Sultanı Melikşah, Anadolu’da ayrı bir devlet kuran I. Süleyman Şah’ın güçlenmesinden kaygı duymaya başladı. 1078'de ordusunu Süleyman Şah'ın üzerine gönderdi.Beklediği zaferi kazanamadı. Süleyman Şah, Bizans'taki taht kavgalarından yararlanarak sınırlarını genişletmeyi bırakmak zorunda kaldı. Daha sonra I. Süleyman Şah 1082'de Adana ve Tarsus kentleriyle birlikte bütün Kilikya topraklarına sahip oldu. 1084'te de Antakya'yı ele geçirdi. Ardından Büyük Selçuklu İznik’te Ebu'l-Kasım'ı bırakmıştı. Melikşah, Süleyman Şah'ın ölümünden sonra İznik üzerine yeni bir ordu gönderdi. Ebu'l-Kasım, Bizans’tan destek alarak Büyük Selçukluyu geri çekilmek zorunda bıraktı ve böylece Anadolu Selçuklu tahtını korudu.
    I.Kılıç Arslan ve I.Rükneddin Mesud Devri
    Anadolu Selçuklu Sultanı Melikşah'ın ölümünden sonra kaçmayı başaran I. Kılıç Arslan 1092'de Anadolu Selçuklu tahtına çıktı. I. Kılıç Arslan, İzmir yöresinde gittikçe güçlenen Türk beyi Çaka Bey'i ortadan kaldırdı. Haçlılar karşısında yenilgiye uğrayınca İznik’i terk edip Anadolu içlerine çekilmek zorunda kaldı ve Konya'yı başkent yaptı. 1100'de Danişmendlilere yenilen Haçlılar ertesi yıl Anadolu'ya ikinci bir ordu gönderdiler. Anadolu beylikleriyle birlikte hareket eden I. Kılıç Arslan, bu kez Haçlı ordusunu bozguna uğrattı. Ama Danişmendlilerin Malatya'yı, I. Kılıç Arslan'ın da Elbistan'ı alması iki devlet arasında savaşa yol açtı. Danişmendlileri yenen I. Kılıç Arslan, artık Büyük Selçuklu tahtını isteyecek kadar güçlenmişti. Bu amaçla 1107'de Büyük Selçuklu yönetimindeki Musul üzerine sefere çıktı. Ama Habur Suyu kıyısında Büyük Selçuklu ordusuna yenildi ve atıyla ırmağı geçerken boğularak öldü. I. Kılıç Arslan'ın genç yaşta ölümüyle Anadolu Selçuklu Devleti’nin egemenliği sarsıldı. Anadolu’da üstünlüğü Danişmentliler ele geçirdi. Anadolu Selçuklu tahtı bir süre boş kaldıktan sonra, I. Kılıç Arslan'ın oğlu Şahin Şah 1110'da başa geçti. Ama kardeşi Rükneddin Mesud onun sultanlığını tanımadı ve Danişmendlilerin desteğiyle iktidarı ele geçirdi. I. Rükneddin Mesud, bir süre Danişmendlilerin denetimi altında kaldı. 1142'de Danişmendli Mehmed Bey’in ölümünün ardından Anadolu Selçuklularının Anadolu'daki üstünlüğünü yeniden kurdu. Bizans ordusunu 1146'da Konya önlerinde yendi. Ertesi yıl II. Haçlı ordusunu Eskişehir yakınlarında bozguna uğrattı. I. Rükneddin Mesud, geleneğe uyarak ülkesini üç oğlu arasında paylaştırdı ve II. Kılıç Arslan'ı veliaht ilan etti. I. Rükneddin Mesud’un 1155’te ölmesinin ardından oğulları arasında taht kavgaları başladı. Bu sırada Danişmendliler, Bizanslılar, Musul Atabeyi Nureddin Mahmud Zengi ve Ermeni Derebeyi Toros birleşerek Anadolu Selçuklu Devleti'ne karşı harekete geçtiler. II. Kılıç Arslan devleti ayakta tutabilmek için önce Bizans’la barış yapmanın yollarını aradı ve İstanbul'a giderek bir antlaşma yaptı. Daha sonra, kardeşi Şahin Şah ile Danişmendlilerin birleşik ordusunu yendi. 1175'te Danişmendlilerin egemenliğine son verdi. Bir süre sonra II. Kılıç Arslan ile Bizans arasındaki barış bozuldu. Bunun üzerine Bizanslılar büyük bir orduyla Anadolu içlerine girdi. II. Kılıç Arslan 1176'da Sandıklı ile Dinar'ın doğusunda, Miryakefalon Savaşı'nda Bizans ordusunu pusuya düşürdü ve ağır bir yenilgiye uğrattı. Bu, Türklerin Anadolu’da Bizans karşısında Malazgirt'ten sonraki en büyük zaferdi. Bu yenilginin ardından Bizans, Türkleri Anadolu'dan çıkarma umudunu tümüyle yitirdi. II. Kılıç Arslan 1186'da ülkesini 11 oğlu arasında paylaştırdı. Ne var ki, daha kendisi hayattayken oğulları arasında veliahtlık mücadelesi başladı. 1192'de II. Kılıç Arslan'ın ölümünden sonra oğullarından I. Gıyaseddin Keyhüsrev tahta çıktı. Ama 1196'da tahtını ağabeyi II. Süleyman Şah'a bırakmak zorunda kaldı. II. Süleyman Şah, Erzurum'u alarak Saltukluların varlığına son verdi. 1204'te öldüğünde Anadolu Selçuklu Devleti’ni yeniden eski gücüne ulaştırmıştı....
    Son parlak yılları
    thumb 1205’te I. Gıyaseddin Keyhüsrev ikinci kez tahta çıktı. Karadeniz'deki ticaret yollarını kesen Trabzon İmparatorluğu üzerine bir sefer düzenleyerek bu yolu yeniden Türklere açtı. Daha sonra önemli dış ticaret limanı olan Antalya'yı topraklarına kattı. I. Gıyaseddin Keyhüsrev, sultanın ülke topraklarını oğulları arasında paylaştırma geleneğine son vererek merkezi yönetimi güçlendirdi. Vilayetleri yönetmekle görevlendirilen şehzadeleri merkezi yönetime bağlı birer vali durumuna getirdi. I. Gıyaseddin Keyhüsrev 1211'de öldü ve yerine büyük oğlu I. İzzeddin Keykavus tahta çıktı. Önce kendisine karşı ayaklanan kardeşi Alaeddin Keykubad’ı etkisiz hale getiren I. İzzeddin Keykavus, böylece iktidarını sağlamlaştırdıktan sonra bütün dikkatini Anadolu'da ticaretin canlandırılmasına verdi. Kıbrıs Krallığı’yla bir anlaşma yaparak iki ülke arasındaki ticareti serbest hale getirdi. Kuzey ticaret yolunu açmak için Sinop'u Trabzon İmparatorluğu’ndan aldı. Daha sonra, güney ticaret yolunu engelleyen Ermeni derebeyinin üzerine yürüdü ve Ermenileri yenerek Suriye ticaret yolunu açtı. Böylece Anadolu, ticaret kervanlarının merkezi durumuna geldi. 1220'de Keykavus'un ölünce kardeşi I. Alaeddin Keykubad tahta çıktı. En ünlü Anadolu Selçuklu hükümdarlarından biri olan I. Alaeddin Keykubad, Akdeniz kıyısında önemli bir liman olan Kalonoros'u (bugünkü Alanya) aldı. Kendi adından dolayı daha sonra Alaiye olarak anılan bu kentte bir tersane kurdurdu ve kentin kalesini yeniden yaptırdı. Tüccarların karada Ermenilerin, denizde Avrupalı korsanların saldırılarına uğraması üzerine İçel'den Antalya'ya kadar bütün kıyı şeridini topraklarına kattı. Moğolların Anadolu’ya girmesi tehlikesi karşısında 1226'da Eyyubilerle ilişkilerini geliştirdi. Bu arada Trabzon İmparatorluğu’yla ittifak kuran Harzemşahları 1230’da Yassı Çemen Savaşı’nda ağır yenilgiye uğrattı. Moğollara karşı komşu devletlerle bir birlik kuramayan I. Alaeddin Keykubad, 1233’te Moğol kağanının egemenliğini tanımak zorunda kaldı. Alaeddin Keykubad 1237’de ölünce yerine oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev tahta çıktı. Ama devletin yönetimi fiilen vezir Sadeddin Köpek'in elindeydi. Moğolların önünden kaçarak Anadolu’ya sığınan göçebe Türkmenler Anadolu Selçuklu ülkesini tam bir kargaşaya sürükledi. Anadolu Selçuklu yönetimi bu kargaşayı önlemek için sert önlemlere başvurunca, Anadolu Selçuklu tarihinin en büyük ayaklanması patlak verdi. Baba İshak'ın önderliğindeki ayaklanmacılar başkent Konya üzerine yürüyünce II. Gıyaseddin Keyhüsrev kenti terk etmek zorunda kaldı. Ama sonunda, 1240’ta ayaklanma kanlı biçimde bastırıldı. Baba İshak ayaklanmasının Anadolu Selçuklu Devleti’ni iyice zayıflattığını gören Moğollar, “fırsat bu fırsat”deyip Anadolu’yu işgal etmeye karar verdiler. Moğol ordular Doğu Anadolu’ya girerek önce Erzurum’u işgal ettiler. Daha sonra, Selçuklu ordusu ve Moğol ordusu Sivas’ın doğusundaki Kösedağ’da karşı karşıya geldiler. II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in komutasındaki Selçuklu ordusu, sayıca fazla olmasına rağmen, yanlış savaş taktikleri yüzünden ağır bir yenilgi aldı. Moğollar bu zaferden sonra Erzincan, Sivas ve Kayseri gibi kentleri ele geçirdiler ve yağmaladılar. Sultan II. Gıyaseddin Keyhüsrev Moğollarla anlaşma yaptı ve her yıl onlara vergi vermeyi kabul etti. Böylece, Anadolu Selçuklu Devleti Moğollara bağlı bir devlet haline geldi. Kösedağ Savaşı’ndan sonra Moğollar Anadolu’da tam bir baskı kurdular. Koydukları ağır vergiler halkı zor durumda bıraktı. Moğol baskısının yanı sıra, artan Bizans saldırıları, siyasal cinayetler, doğal afetler ve salgın hastalıklar devleti büsbütün sarstı. Anadolu Selçuklu Devleti birkaç kez iki ve üçe bölündü. Anadolu Selçuklu Devleti’nin Dağılışı ve Yıkılışı Moğolların baskısının iyice artması üzerine, Anadolu Selçukluları birkaç başarısız ayaklanma denemesine giriştiler. Hatta, bu ayaklanmalardan birinde Memlüklü Sultanı Baybars’tan yardım istediler. Ordusu ile Anadolu’ya gelen Baybars 1277 yılında Elbistan ovasında Moğolları darmadağın etti. Ancak, Sultan Baybars’ın ülkesine geri dönmesinden sonra, Moğolların intikamı acı oldu. Çok sayda insanı acımasızca öldürdüler. Bundan sonra Anadolu tamamen Moğol egemenliğine girdi. Anadolu’yu atadıkları valilerle yönettiler. 1308 yılında, son sultan II. Mesud’un ölümünden sonra Anadolu Selçuklu Devleti yıkıldı.
    Devlet yapısı ve ordu
    Anadolu Selçuklularında devlet toprakları hanedanın ortak mülküydü. Sultan ülke topraklarını oğulları arasında paylaştırıyordu ve şehzadeler yönetimleri altındaki bölgelerde yarı bağımsız hareket ediyorlardı. Bu, Anadolu Selçuklu Devleti’ndeki taht kavgalarının ve şehzadelerin ayaklanmalarının önemli nedenlerinden biriydi. I. Gıyaseddin Keyhüsrev bu geleneğe son verdi ve merkezi yapıyı güçlendirdi. Sultan unvanıyla anılan Anadolu Selçuklu hükümdarları devletin ve ordunun başıydı. Merkezi devlet işleri Divan-ı Âli (Büyük Divan) adı verilen bir kurulda görüşülür ve karar bağlanırdı. Bu kurula vezirler başkanlık ederdi. Vezirden sonraki en yüksek devlet görevi, Niyabet-i saltanatlık makamıydı. Bu makama atanan saltanat naibi, yokluğunda sultana vekâlet ederdi. Öbür yüksek devlet görevlilerinden müstevfi, maliye işlerini yürütürdü. Pervane, divanın yaptığı atamalara ve dirliklerin (iktaların) dağıtım işlerine bakardı. Yazışmaları tuğracı yürütür, hukuk işlerine emir-i dâd bakar ve askerlik işleriyle beylerbeyi ilgilenirdi. Askeri davalara ise Kadı-i leşker bakardı. Vilayetlerin yönetiminden sorumlu kişiye subaşı denirdi. Bir tür vali sayılan subaşı, kentin düzenini sağlar ve bölgedeki askerlere komutanlık ederlerdi. Ayrıca melik denen şehzadelerin yönettiği vilayetler vardı. Melikler doğrudan sultana bağlıydılar ve vilayet merkezinde Büyük Divan’a benzer bir divan kurarlardı. Anadolu Selçukluları, Bizans sınırlarına bir tür sabit öncü kuvvet olarak Türkmen boylarını yerleştirmişlerdi. Bu boyların beyleri sınır bölgelerinde, uçbeyliği denen yarı bağımsız beylikler kurmuşlardı. Anadolu Selçukluları'nda devletin malı olan topraklar üçe ayrılırdı. Bunlara dirlik, vakıf ve mülk denirdi. Sultan dirlikleri, kendisi için asker besleyip yetiştirmeleri karşılığında Türkmen beylerine ve komutanlarına verirdi. Mülk denen topraklar üstün hizmetlerde bulunanlara gene sultan tarafından verilirdi. Vakıf araziler ise, han, hamam, medrese gibi kurumların giderlerinin karşılanması için ayrılmış topraklardı. Selçuklu ordusu asıl olarak, beylerinin komutasında savaşa katılan Türkmenlere dayanıyordu. Dirlik sahiplerinin kendilerine verilen topraklarda besledikleri tımarlı sipahiler ve kapıkulu askerleri, savaş zamanında ordunun önemli bir parçasıydı. Tımarlı sipahiler subaşıların buyruğunda savaşa katılırdı. Kapıkulu askerleri, devlet tarafından çocuk yaşta alınıp eğitilen Türkler ve Hıristiyanlardan oluşuyordu.
    Toplumsal ve ekonomik yaşam
    Anadolu Selçukluları döneminde ülkenin hemen her yerinde imarethaneler vardı. Buralarda yoksul halka, öğrencilere ve yolculara parasız yemek verilirdi. Başlıca eğitim kurumları medreselerdi. Başta Konya, Sivas, Tokat ve Amasya olmak üzere birçok kentte medreseler kurulmuştu. Darüşşifa denen hastaneler daha çok Divriği, Sivas, Tokat, Amasra, Kayseri, Konya ve Kastamonu gibi kent merkezlerinde yoğunlaşmıştı. Kent ve kasabaları birbirine bağlayan yollar üzerinde han ve kervansaray denen konaklama yerleri vardı. Ulaşım ve ticaretin gelişmesine bağlı olarak bu tür konaklama yerlerin sayısı gittikçe arttı. Bu kurumların giderleri vakıflarca karşılanırdı. Anadolu Selçukluları ticarete ve yol güvenliğine büyük önem verdiler. Kervan yollarının güvenliğinin sağlanmasına bağlı olarak Anadolu'da ticaret büyük ölçüde gelişti. Karadeniz ve Akdeniz'deki limanlar önemli birer dış ticaret merkezi durumuna geldi. Ticareti güvence altına alan devlet, karada haydutların, denizde korsanların saldırısına uğrayarak malları yağmalanan tüccarların zararlarını karşılıyordu. Gerek yolculukları sırasında, gerekse kervansaray ve hanlarda konakladıklarında tüccar ve yolcuların güvenliği ve ihtiyaçları sağlanıyordu. Anadolu Selçukluları’nda özellikle dokumacılık çok gelişmişti. Ayrıca Anadolu'nun çeşitli bölgelerindeki demir, bakır, gümüş gibi madenler işletiliyordu. Selçuklular Devleti’nde edebiyat ve düşüncede büyük gelişmeler oldu. Necmeddin İshak, Muhiddin Arabi, Sadreddin Konevi, Mevlana Celaleddin Rumi gibi bilgin ve yazarlar yetişti.
    Mimari
    Anadolu Selçukluları ülkenin pek çok yerinde cami, han, kervansaray, imaret, köprü, çeşme ve medreseler yaptırdılar. Beyşehir'deki Eşrefoğlu Camisi (1296), Anadolu Selçuklu mimarisinin özelliklerini taşıyan en önemli örneklerden biridir. Ağaç direkler üzerine kurulan, içi çini mozaik ve ağaç oyma işleriyle süslenen tip camilerin başka örnekleri de vardır. Anadolu Selçuklu sultanları adına yapılan kervansaraylar "Sultan Han" ya da "Han" olarak adlandırılırdı. Bu dönemdeki dinsel yapılar genellikle küçük boyutlarda olmasına karşın, hanlar çok büyük boyutlu yapılardır. Bir bakıma sultanın ihtişamını yansıtırlar. Anadolu Selçuklu mimarisinin günümüze kalan en önemli örnekleri arasında, Konya'da Alâeddin Camii, Karatay Medresesi, İnce Minareli Medrese, Niğde'de Alaeddin Camii, Ankara'da Aslanhane Camisi, Kayseri'de Huand Hatun Camii ve Külliyesi, Afyonkarahisar'da Ulucami, Erzurum'da Çifte Minareli Medrese, Sivas'da Gök Medrese, Buruciye Medresesi ve Çifte Minareli Medrese, Kırşehir'de Melik Gazi Kümbeti,Tercan'da Mama Hatun Türbesi, Ahlat'da Ulu Kümbet ve Çifte Kümbetler ile Nevşehir'de (Tuzköy camii, Kızılkaya camii) ve diğer yapılar (Nevşehir Kalesi v.b.) gösterilebilir.
  7. may queen

    may queen Guest

    *** çok teşekkür ederim sizde olmasanız ben napardım
  8. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    teşekkür butonuna basman yeterli canım
  9. may queen

    may queen Guest

    anadolu selçuklu devleti yükseliş ve dağılış dönemi

    *** benim yükseliş ve dağılış dönemini ayrıntılı bi şekilde bulmam lazım ama hiç bir yerde yok her yer kuruluş ve yıkılış şeklinde veriyor bana yardımcı olun önceden de konu açmıştım ama onlarda da yardımcı olurken o dönemleri bulamamıştınız...
  10. ~~Özge~~

    ~~Özge~~ Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    19 Nisan 2008
    Mesajlar:
    1.864
    Beğenileri:
    1.697
    Ödül Puanları:
    36
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş