Anadolu Selçuklu Devleti'nin Gelişmesi

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi (Soru-Cevap-Konu Anlatım)' bölümünde DWL tarafından paylaşıldı.

  1. DWL

    DWL Üye

    Katılım:
    27 Ekim 2007
    Mesajlar:
    339
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    16

    Anadolu Selçuklu Devleti’nin Gelişme Dönemi

    Hatırlayacağınız gibi, Anadolu Selçuklu Devleti Sultanı II. Kılıç Arslan Haçlılara ve Bizanslılara karşı başarılı savaşlar vermiş bir hükümdardı. Kendisi daha ölmeden oğulları taht kavgası yapmaya başladılar. 1192’de ölünce oğulları arasındaki bu kavga iyice arttı. İşin kötüsü, II. Kılıç Arslan’ın on bir tane oğlu vardı. Bu on bir kardeş arasındaki taht savaşını kazanan I. Gıyaseddin Keyhüsrev, tahta oturdu. Oturdu ama taht pek rahat değildi. Çünkü kardeşlerinden bazıları hala hayattaydı ve I. Gıyaseddin’i tahttan indirmeyi bir kere kafalarına koymuşlardı. Hatta, bir ara I. Gıyaseddin, tahtı kardeşi II. Süleyman Şah’a kaptırdı. Ama kaptırdığı gibi geri aldı ve 1204 yılında ikinci kez tahta çıktı. Bu krizi atlatan I. Gıyaseddin Keyhüsrev, ülkesinde huzuru sağladı. Bu tarihten itibaren, Anadolu Selçuklu Devleti büyük bir gelişme dönemine girdi. I. Gıyaseddin büyük fetihler yaptı. Trabzon Rum İmparatorluğunu yendi. Bu zafer ile Anadolu Selçukluları, Karadeniz’e çıkan bir ticaret yoluna sahip oldular. Bundan sonra Gıyaseddin, güneye yöneldi Antalya’yı fethederek Anadolu Selçuklu topraklarına kattı.

    Antalya I. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında Anadolu Selçuklu Devleti tarafından Bizanslılardan alınmıştır. I. Gıyaseddin burada bir donanma kurdu. Böylece Selçuklular ilk kez denizciliğe başladılar. Antalya, bu dönemde Anadolu’nun en önemli ihracat ve ithalat limanı haline geldi.


    Anadolu Selçuklu Sultanı I. Gıyaseddin Keyhüsrev, yaşamının son yıllarında, İznik Kralına savaş açtı. Eğer hatırlarsanız, İznik Krallığı 4. Haçlı Seferi sırasında Haçlıların İstanbul’u işgal etmesi üzerine İznik’e kaçan Bizans imparatoru tarafından kurulmuştu. 1211 yılında yapılan bu savaşta I. Gıyaseddin Keyhüsrev şehit düştü.

    Keyhüsrev’in ölümü üzerine yerine oğlu I. İzzeddin Keykavus geçti. Keykavus, babasının fetihlerini devam ettirdi. Onun döneminde Sinop alındı ve ticaret limanı haline getirildi. Ermenileri ve Trabzon Rum İmparatorluğunu vergiye bağladı. 1220 yılında Eyyubiler üzerine yaptığı bir sefer sırasında öldü. Yerine kardeşi I. Alaeddin Keykubad geçti.

    I.Alaaddin Keykubad

    Tarihçiler, I. Alaeddin Keykubad dönemini Anadolu Selçuklularının en parlak dönemi olarak kabul ederler. Keykubad tahta çıktığı sırada Moğollar Anadolu’yu istila etmeye başlamışlardı. O da bu tehlikeye karşı çeşitli önlemler aldı. Önemli şehirlerin kalelerini onardı. Konya, Kayseri ve Sivas gibi önemli şehirlerin etrafına yeni surlar yaptırdı. Bir yandan Moğollarla dostluk ilişkisi kurmaya çalışırken, bir yandan da onlara karşı Eyyubilerle ittifak kurdu. Bu sırada Alanya kalesini alarak kendine kışlık merkez yaptı. Keykubad, devletin sınırlarını kuzeyde de genişletti. Sinop’ta hazırladığı donanmayı Karadeniz’in kuzeyindeki Kırım’a göndererek burada bir liman elde etti. Böylece Anadolu Selçuklu Devleti’nin Anadolu dışında da bir toprağı olmuş oldu. Doğuda ise, 1230 yılında Harezmşahları ‘Yassı Çimen Savaşı’nda yendi. Erzincan’ı alarak Mengücek devletine son verdi. Doğu Anadolu’da daha bir çok yeri denetim altına aldı. Ancak, hem Moğollara karşı yeni önlemler almaya çalıştığı hem de Eyyubilere karşı bir sefere hazırlandığı sırada zehirlendi ve öldü.

    I. Alaeddin Keykubad döneminde Anadolu Selçuklu Devleti, ekonomik, siyasal ve kültürel açıdan en parlak dönemini yaşadı. Anadolu’da siyasi birliği büyük ölçüde sağladı. Bu başarılarından ötürü halk kendisine “Uluğ Keykubad” (Büyük Sultan) adını vermişti.

Sayfayı Paylaş