Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları

Konu 'Dil ve Anlatım Ders Notları' bölümünde peri_1807 tarafından paylaşıldı.

  1. peri_1807

    peri_1807 Üye

    Katılım:
    7 Ekim 2008
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0


    ANLATIM BİÇİMLERİ

    AÇIKLAMA=Amaç okuru herhangi bir konuda eğimek ona bilgi vermektir.Bu nedenle nesnel bir dil kullanılır.Anlatım sırasında tanımlamadan,karşılaştırmadan,örneklendirmeden yararlanılabilir.Kitap dili hakimir.Makale,gazete yazıları,eleştiri,biyografi gibi türlerde kullanılır.

    ÖRNEKLER
    1-Milyonlarca kişi kitap okuyor,müzik dinliyor,tiyatroya ve sinemaya gidiyor.Neden?Belli ki kendisini aşmak istiyor insan.Gerçek anlamda insan olmak istiyor.Ayrı bir birey olmakla yetinmiyor;bireysel yaşamının kopmuşluğundan kurtulmaya,bireyciliğin bütün sınırlarıyla onu yoksun bıraktığı ama yine de onu sezip özlediği bir dostluğa,daha anlamlı bir dünyaya geçmek için çabalıyor.

    Bu paragrafta insanların kitap okumamüzik dinleme,sinema ve tiyatroya gitme nedeneri açıklayıcı anlatım biçimiyle veriliyor.Yazara göre bunların nedeni insanın kendimi aşma steği,daha anlamlı bir dünya yaşama arzusudur.

    2-Ankara'daki yoksul halka parasız ilaç dağıtacak belediye eczanesi dün hizmete açılmıştır. Açılış töreninde Belediye Başkanı, amacın, yoksul ve dar gelirli halka hizmet götürmek olduğunu belirtmiştir. Bu eczane, Belediye Sağlık İşleri Müdürlüğüne bağlı olacaktır. Eczaneden yararlanmak isteyenlerin, mahalle muhtarlarından yoksulluk belgesi almaları gerekmektedir. Söz konusu belge ile belediye hastanelerinin yazdığı reçetelerdeki ilaçlar hiçbir ücret alınmadan hastalara verilecektir.

    Bu parçada da "belediyenin yoksul ve dar gelirli halka sağlık hizmetleri konusunda yapacağı çalışma" açıklanmıştır.

    TARTIŞMA=Amaç görüş çürütmektir.İki farklı görüş yer alır.Yazar yerleşmiş bir kanıyı değiştirmek amacıyla kişisel düşüncelerinden yararlanarak (bence,bana göre ifadelerle)düşüncelerini belirtir.Soru cevap yöntemi kullanılır.Bu sırada tanık göstermeden,örneklendirme,karşılaştırmadan yararlanılır.Tartışma, çok yaygın olarak kullanılan bir anlatım biçimidir. Örneğin deneme, fıkra, makale, söyleşi ve eleştirilerde, roman ve öykülerde; konuşma ve konferanslarda kısaca görüş ayrılığını gidermek için yapılacak her türlü anlatımda yer alır.

    ÖRNEKLER
    1-Günümüzde yaygın bir yanlış vardır: Bilimin kesin olduğu inancı; çağdaş yaşayışın, çağdaş uygarlığın değişmez temeli olan bilimsel kesinlik. Oysa sürekli bir değişikliktir bilimi var edip ayakta tutan. Bilim bilgi üretir; bilimsel doğrulardır bunlar. Ancak bilim sonsuz bir yenilenme içindedir. Bilimde öne sürülen her doğru, yanlış olduğu henüz kesinlikle belgelenmemiş olan doğrudur. Birtakım koşutlardan ötürü doğru sayılan bilgilerdir bunlar.

    Bu paragrafta yazar, mantık yoluyla bilimsel doğruların, henüz yanlışlığı belgelenmemiş doğrular olduğunu, her bilginin değişebileceğini kanıtlamaya çalışıyor.

    2-Kimi şair ve yazarlar, yazdıklarını anlayabilmek için okurların çaba harcamasını, zorlanmasını isterler. Bence bu, kendini beğenmişliktir. Yazdıklarımı anlayabilmek için okur zorlanacağına, onları anlatabilmek için ben zorlanmalıyım. Bence okur bir kitabı, bir yazıyı okurken, salt anlamak için değil, okuyup anladıktan sonra birtakım sonuçlar çıkarabilmek için çaba harcamalıdır.

    Bu paragrafta da yazar, "bir yazar, anlatacağını açık seçik anlatmalı", düşüncesini kabul ettirme çabasındadır. İnandırıcı, etkileyici olmak için tartışmacı anlatım biçimini kullanmıştır.

    BETİMLEME=Betimlemede amaç sözcüklerle resim yapmaktır.Herhangi bir yer doğa,kişi veya eşya betimlenebilir.Bu sırada beş duyu rganına seslenilen unsurlardan yararlanılır.Kişi betimlemesine portre denir.Dış özellikler betimleniyorsa fiziki portre,kişisel özellikler betimleniyorsa ruhsal portre adını alır.Gezi,yazı,roman,hikaye,fabl,tiyatro gibi türlerde kullanılır.

    ÖRNEK:Eski bir taş köprü geçildikten sonra fakir mahallelere giriliyor ve sefalet,bütün dehşeti ve çirkinliğiyle başlıyordu.Ortalarından akan çirkin sularında yarı çıplak çocuklarla çamurdan köpekler, eğri büğrü sokaklar… Tezekten, çamurdan yapılmış yarı yarıya toprağa gömülmüş penceresiz kulübeler…

    ÖYKÜLEME=Amaç okuru olay içinde yaşatmaktır.Olay,yer,zaman,kişi birliğine dayanır.Olaylar oluş halnde verilir.Bir zincirin halkaları gibi zaman sıralaması vardır.Roman,hikaye,masal gibi türlerde kullanılır.

    ÖRNEKLER
    1-Ünlü şairin ölüm haberini radyodan işiten kişiler bir an sustular. Ne kadardır bu an? Bir saniye mi?O kadar işte! Sonra hiçbir şey olmamış gibi geçtiler gündelik konuşmalara. Bu kadarcıktı bir şairin,hem de tanınan, sevilen bir şairin ölümünün uyandırdığı yankı, tepki. Böyle mi olmalıydı? Yüreğimi burkan bu soru geldi, takıldı kafama.
    Yazar, ünlü bir şairin ölümüne insanların gösterdiği tavrı gözlemlemiştir. Bunları da olay içinde yansıtarak vermiştir.

    2-İşini olabilecek titizlikte yürütür, dükkânını tertemiz tutardı. Dükkânında her şeyin bir yeri vardı. Bir gün acele bir alışveriş anında, titrek parmaklarıyla toz şeker tartıyordu. Biraz ekliyor, terazinin dengesi bozulunca azıcık çıkarıyor, gene denk getiremeyince biraz daha katmaya özen gösteriyordu.
    "Oluversin canım" dedim. "Ne titizleniyorsun?"
    Gözlüklerinin üstüne kalkan kaslarıyla şaşarak
    baktı: "Ama fazla veren eksik de verir."
    Bu paragrafta yazar "doğruluk" konusunu işlemektedir. Bu düşünceyi vermek için bir kişinin "tartı" konusundaki titizliğini oluş hâlinde, öyküleyerek anlatmıştır.

    DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI

    Bir yazıda ileriye sürülen görüş ve düşüncenin inandırıcılığını sağlamak amacıyla yazar çeşitli yollara başvurur. Düşünceyi geliştirme yolları, daha çok açıklayıcı ve tartışmacı anlatım tekniklerinin içinde kullanılırlar. Düşünceyi geliştirmek için başvurulan yöntemler şunlardır:

    1)Tanımlama:Bir varlığın ya da kavramın belirgin özelliklerini vererek ne olduğunu anlatmaktır."Ne-Nedir"sorusunun cevabı niteliğindedir.Genelde açıklayıcı anlatım biçiminin içinde kullanılır.
    Örnek :
    “Roman, insanların başından geçen ya da geçebilecek türdeki olayları yer ve zaman belirterek anlatan uzun yazı türüdür. Yazarın üstün bilgisi, sağlam gözlemi, duygusu romanın başarılı olmasını sağlayan en önemli etkendir.”

    Tanımlama iki şekilde yapılır:
    a)Nesnel Tanımlama:Herkes için aynı olan,varlığın gerçek özelliklerini gösteren tanımlamadır.
    Örnek :
    “Altın,parlak ve sarı renkli bir madendir.”
    “Kar,bulutlardan beyaz ve uçucu tanecikler halinde yağan donmuş sudur.”

    b)Öznel Tanımlama:Kişiden kişiye değişen,göreceli,tanımlardır.

    Örnek :“Dostluk dediğimiz çoğunlukla bir aldanmadır.Bir düşünün,yaşamınız boyunca ‘dost dost’ diye inandığınız kişilerle olan ilişkilerinizin başınıza açtıkları işleri,onlar yüzünden girdiğiniz çıkmazları…”

    Karşılaştırma:Nesneler, kavramlar, olay ya da durumlar arasındaki benzerlik veya farklılıkların dile getirilmesidir. Dolayısıyla karşılaştırma, yalnızca iki kavram arasındaki karşıtlıkları gösterme değildir.Benzerlikleri gösterirken de karşılaştırmalardan yararlanılabilir. Böylece sözü edilen kavram daha görünür, daha somut bir özellik kazanmış olur.

    Örnekler :

    1-“Hayvanların koşullanmaya ve deneme yanılma etkinliğine dayanan öğrenmeleri yanında, insan öğrenmesinin ayrı bir niteliği vardır. İnsanın her öğreniş aşaması bedence belirli bir olgunlaşmayı gerektirir. Sözgelimi; konuşmayı öğrenmek yalnız ses çıkarmak değildir.”

    2-"İnternet medyanın bir parçasıdır ancak çok seçeneğe sahip olması açısından medyadan daha üstündür. İnternette geri beslenme açısından müthiş bir olanak mevcut. Çok seçenek olduğu için insanları geleneksel medya gibi bir kulvarda tutamazsın. Bir gazeteyi al demekle, bir siteyi izle demek arasında çok büyük fark vardır. İnsan medyaya kıyasla internette sürekli yeni şeyler keşfediyor."

    Örneklendirme:Genellikle soyut bir düşünceyi ya da kavramı somutlamak; onu görünür, bilinir kılmak için bir yapıtı, bir kişiyi, bir olayı paragrafa aktarmaya örnekleme denir. Örnekleme, düşünceyi somut kılacağı için onun hem daha kolay anlaşılmasını, hem de inandırıcılık kazanmasını sağlar. Örnek olarak verilen şey, anlatımı somutlayacak nitelikte genel ve bilinir bir şey olmalıdır. Örnekler, bir paragrafın daha çok gelişme bölümünde yer alır. Çünkü bu bölümde konu açılacak ve ona somutluk ve inandırıcılık kazandırılacaktır.

    Örnek:Genç Kalemler hareketi,edebiyatımıza özellikle dil konusunda yepyeni bir anlayışı getirmiştir. Türkçe kendi benliğine yavaş yavaş dönmeye başlamış;halk,aydınların yazdıklarını anlar duruma gelmiştir. 1911’li yıllarda yazan Ömer Seyfettin’i, Ziya Gökalp’i açıp okuyun, severek, anlayarak okursunuz yazdıklarını. Sözcükler, tamlamalar…hep anlayacağınız biçimdedir.

    Benzetme:Bir durumu, bir kavramı açıklarken aralarında benzerlik ilgisi kurulabilen iki varlık,iki olay ya da iki kavramdan zayıf olanın güçlü olana benzetilmesiyle yapılır.Benzetme,özellikle soyut kavramları somutlaştırmak,düşünceye görünürlük katmak amacıyla başvurulan bir yoldur.
    Benzetme genellikle karşılaştırma ile birlikte kullanılır:

    Örnekler
    1-“Boş bırakılmış topraklar, gübreli ve bereketli ise, yüz bin çeşit otla dolar. Yararlı olabilmeleri için onlara kazma vuruyor, işe yarar tohumlar ekiyoruz. Ruhlar da böyledir. Onları bir fikirle uğraştırıp dizginlerini tutmazsanız, uçsuz bucaksız bir hayal dünyasında başıboş, öteye beriye dolaşıp dururlar. Bir amaca bağlanmayan ruh, yolunu yitirir."

    2-“Deneme yazarı bir söz işçisidir. Onun bir kuyumcuya benzetirim ben kuyumcu nasıl değerli madeni bin bir özenle işleyerek çok değerli eserler oluşturursa, deneme yazarı da sözcükleri büyük bir dikkatle ve özenle bir araya getirerek eserini oluşturur."

    Sayısal Verilerden Yararlanma:Bir düşünceyi aktarabilmek için anlatılmak istenen nesnenin ya da kavramın nicelik özelliklerinden yararlanmadır. Bu düşünceyi geliştirme yolu, daha çok tekniğe ve istatistiğe dayalı bilgilerin anlatımında kullanılır.Tarihler sayısal veri değildir.

    Örnek:“Öğrencilerin çalışırken ara verip dinlenmeleri gerektiğini düşünenlerdenim. Mola verilmeden yapılan uzun soluklu bir çalışma, verimi düşürür. Ellişer kişiden oluşan iki ayrı gruba yüz soruluk bir test uygulanır. Grubun biri, testi hiç ara vermeden yanıtlarken, diğer gruba elli sorudan sonra 15 dakikalık dinlenme verilir. Dinlenme almayan grubun başarısı, alan grubun başarısından % 30 düşük çıkar.”

    Tanık Gösterme:Anlatma somutluk ve inandırıcılık kazandırmak amacıyla başkalarının düşünce ve sözlerinden yararlanmaya tanık gösterme denir. Ancak tanık gösterilen kişi, bilinen ve kabul gören bir özellikte olmalıdır. Yoksa sıradan bir insanın tanık gösterilmesi, düşünceyi inandırıcı kılmaktan uzak düşer.
    Tanık olarak seçilen, kişi değil de bir söz ise bu, tırnak içine alınarak verilmelidir. Ayrıca hem kişi adı kullanılıp hem de onun konuyla ilgili sözleri verilecekse, bu sözler tırnak içine alınmalıdır.

    Örnek:“Jan Paul Sartre şöyle der: "İnsan bazı şeyleri söylemeyi seçtiği için yazardır." Bu görüşe katılmamak mümkün mü? Söz sanatçısı dediğin, herkesin söylemek isteyip de söyleyemediği sözleri, kendine özgü biçimler arasından seçerek söyleyivermeli ve okuyucuya : ‘Benim söylemek istediğimden daha güzel’ dedirtmeli.”

    İlişki Kurma:Paragrafta ortaya konan düşüncenin açıklanması için, herhangi bir durumun ya da olayın ortaya çıkışını, onun nedenini geçmişte olan bir başka duruma veya olaya dayandırarak açıklamaktır. Bu anlatım yolunda geçmişteki bir olay anımsatılarak asıl anlatılmak istenen daha net ve inandırıcı bir biçimde ortaya konmuş olur.

    Örnek:“Ben, hasta ruhları ve sinirli insanları daima yüzlerinin tebessümlü olup olmamasıyla teşhis ederim. Sinirli adamların yüzleri gülmez. Tebessümden mahrum bir çehre gördüğüm zaman, derhal bunun bir sinir hastasına ait olduğunu anlarım. Tebessüm, ruhun sağlamlığı kadar, saadetin de müjdecisidir.”

Sayfayı Paylaş