Anlatım Bozuklukları Konu Anlatım

Konu 'Dil ve Anlatım 10. Sınıf' bölümünde Gamze' tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. Gamze'

    Gamze' Üye

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    113
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    0

    Anlatım Bozuklukları

    Anlatım bozuklukları, Anlama dayalı bozukluklar ve yapı bakımından bozukluklar olmak üzere ikiye ayrılır.

    [​IMG]

    1. Gereksiz sözcük kullanımı

    Bir cümlede aynı anlama gelen sözcükler bir arada kullanılırsa veya
    bir sözcüğün anlamını başka bir sözcük içerirse gereksiz sözcük
    kullanımından kaynaklanan anlatım bozukluğu yapılmış olur.

    Onunla ilk kez bir veli toplantısında tanıştık.
    (Onunla bir veli toplantısında tanıştık.)
    Çekilen röntgen filmi sonucunda ayağında bir kırık olduğu
    saptandı.
    (Çekilen röntgen sonucunda ayağında bir kırık olduğu saptandı.)
    Yorucu bir günün ardından sonunda köye ulaşabilmiştik.
    (Yorucu bir günün ardından köye ulaşabilmiştik.)

    2. Yanlış Anlamda Sözcük Kullanımı

    Cümlelerde, anlamca veya yazımca birbirine yakın olan bazı
    sözcükler birbiriyle karıştırılıp yanlış kullanılmaktadır. Bu
    bozuklukları görebilmek için sözcüklerin kullanım alanlarını iyi
    bilmek gerekir.

    Babam dün akşam hepimizi yemeğe çıkarttı.
    (Babam dün akşam hepimizi yemeğe çıkardı.)
    Geçmişte pek çok ülke, Fransız sömürgesi altında yaşardı.
    (Geçmişte pek çok ülke, Fransız sömürüsü altında yaşardı.)
    Çimleri budayan görevli yarın geç gelecekmiş.
    (Çimleri biçen görevli yarın geç gelecekmiş.)


    3. Sözdizimi Yanlışlığı (Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanımı)

    Bir cümlede bazı sözcükler, doru yerde kullanılmadığı için
    anlamca pürüz oluşturmaktadır. Bu sözcüklerin cümledeki yeri
    değiştirilerek cümledeki anlatım bozukluğu giderilir.

    Ne zaman yağmur yağsa ilk aklıma sen geliyorsun.*
    (Ne zaman yağmur yağsa aklıma ilk sen geliyorsun.)
    Sana da her zaman elli yaşına girdiğinde neler hissettiğini soruyorlar
    mı?
    (Sana da elli yaşına girdiğinde neler hissettiğini her zaman soruyorlar mı?)
    Televizyonlarda tekrar tekrar ölmüş insan görüntülerinin yayınlanması
    doğru değil.
    (Televizyonlarda ölmüş insan görüntülerinin tekrar tekrar yayınlanması doğru
    değil.)


    6. Anlam Belirsizliği

    Bu cümlelerde, tamlayanı ikinci tekil (senin) veya üçüncü tekil
    (onun) şahıs zamiri olan tamlananlar, tamlayanları düştüğünde,
    ikinci şahsa mı yoksa üçüncü şahsa mı ait olduğu anlaşılmaz. Bu
    cümlelerde kişi bakımından belirsizlik vardır.

    Uyarı:*Bu cümlelerde anlatım bozukluğu değil, anlam belirsizliği vardır. Bu tip sorularda “anlam belirsizliği” ifadesi yer alır.

    İstanbul’a geldiğini yeni öğrendim.
    (Onun İstanbul’a geldiğini yeni öğrendim.)
    (Senin İstanbul’a geldiğini yeni öğrendim.)
    Köye taşındıktan sonra onu ilk kez ziyaret ediyorum.*
    (O köye taşındıktan sonra onu ilk kez ziyaret ediyorum.)
    (Ben köye taşındıktan sonra onu ilk kez ziyaret ediyorum.)
    Kızı, evden kovulduktan sonra felç geçirir. (onun-kendi)
    (Onun kızı, evden kovulduktan sonra felç geçirir.)
    (Kendi kızı, evden kovulduktan sonra felç geçirir.)

    [​IMG]

    1. Yüklem Eksikliği

    Bu 23 Nisan’da marşlar ve şiirler okuduk.
    (Bu 23 Nisan’da marşlar söyledik ve şiirler okuduk.)
    Ben onun yazdıklarını, o da benim yazdıklarımı okuyordu.
    (Ben onun yazdıklarını okuyordum, o da benim yazdıklarımı
    okuyordu.)

    Önce yanından geçen arabaya, ardından şaşkın şaşkın etrafına
    bakındı.
    (Önce yanından geçen arabaya baktı, ardından şaşkın şaşkın
    etrafına bakındı)


    2. Eylem Eksiklikleri

    a) Ekeylem Eksikliği

    Birinci cümleye ‘Şişman değildi.' anlamı vermiştir.

    Murat çok şişman, boyu da uzun değildi.
    (Murat çok şişman, boyu da uzun değildi.)
    Evin kirası çok uygun; ancak yeri güzel değildi.
    (Evin kirası çok uygundu; ancak yeri güzel değildi.)
    Çok güzel bir kadındı; davranışları uyumlu, konuşması
    kusurlu değildi.
    (Çok güzel bir kadın; davranışları uyumluydu, konuşması kusurlu
    değildi.)


    b) Fiilimsi Eksikliği

    Kırklareli’de babamın ve benim bildiğim bir yerde
    buluşacaktık.
    (Kırklareli’de babamın bildiği ve benim bildiğim bir yerde
    buluşacaktık.)

    Buraya gelmeden öncemi sonra mı telefon etti.
    (Buraya gelmeden öncemi geldikten sonra mı telefon etti.)

    c) Çatı Eksikliği

    Bileşik ve sıralı cümlelerde birinci cümleyle ikinci cümle çatı bakımından
    birbirine uygun olmalı farklı çatılar kullanılırsa çatı uyuşmazlığı olur ve
    anlatım bozukluğu olur.

    Vitrindeki ürünleri*sergilenip*satışa çıkarmış.
    (Vitrindeki ürünleri sergileyip satışa çıkarmış.)
    Göstericiler polis tarafından*tutuklandı, karakola*götürdü.
    (Göstericiler polis tarafından*tutuklandı, karakola götürüldü.)
    Şehir kaldırımları*temizlenmeye*başladı.
    (Şehir kaldırımları*temizlenmeye başlandı.)***

    3- Özne ile ilgili,

    a) Özne Eksikliği

    Sıralı ve bağlı cümlelerde birden fazla yüklem bulunur. Bu
    yüklemlerin, farklı öznelere bağlanması gerekirken aynı özneye
    bağlanması anlatım bozukluğuna yol açar.

    Arabanın benzini bittiğinden bir türlü çalışmıyor.
    (Arabanın benzini bittiğinden araba bir türlü çalışmıyor.)
    Yarın suçluların ifadesi alınacak ve mahkemeye sevk edilecek.
    (Yarın suçluların ifadesi alınacak ve suçlular mahkemeye sevk edilecek)
    Kitaplarını bu yayınevinden çıkarırdı ve herkesin beğenisini kazanırdı.
    (Kitaplarını bu yayınevinden çıkarırdı ve kitapları herkesin beğenisini kazanırdı.)

    b) Özne-Yüklem Uyuşmazlığı

    Özne-yüklem uyuşmazlığını üç başlıkta inceleyebiliriz.

    1- Tekillik-Çoğulluk Bakımından

    Özne tekilse yüklem de tekil olur.

    İhtiyar, sahildeki martıları seyrediyordu.

    Özne insan ve çoğulsa yüklem tekil de olur çoğul da olur.

    Çocuklar bahçede top oynuyorlar.
    (Çocuklar bahçede top oynuyor.)

    Özne, insan dışında bir varlık ya da kavramsa, çoğul da
    olsa yüklem tekil olur.


    Fikirler baskıyla yerleşmezler.
    (Fikirler baskıyla yerleşmez. )

    Özne anlamca çoğul sözcüklerden oluşuyorsa yüklem tekil olur.

    Herkes okulca çıktığımız piknikte yaptığın esprileri konuşuyorlar.
    (Herkes okulca çıktığımız piknikte yaptığın esprileri konuşuyor. )


    2- Kişi Bakımından

    Farklı kişiler özne olarak bir arada bulunursa, yüklemin alacağı kişi ekinin ne olması gerektiği konusunda belli kurallar vardır:

    Öznenin içinde birinci kişi yanında (ben-biz), ikinci kişi (sen-siz) veya üçüncü kişi (o-onlar) varsa yüklem “birinci çoğul” olur.

    Öğretmenimizin verdiği konuyu bir ben bir de yeni gelen öğrenci hazırladı.
    (Öğretmenimizin verdiği konuyu bir ben bir de yeni gelen öğrenci hazırladık.)

    Öznenin içinde ikinci kişinin yanında (sen-siz), üçüncü kişi (o-onlar) varsa yüklem “ikinci çoğul” olur.

    Sen ve maça katılanlar, akşam yapılacak ziyafete gelmesin.
    (Sen ve maça katılanlar, akşam yapılacak ziyafete gelmeyin.)

    Öznenin içinde birden fazla üçüncü kişi (o-onlar) varsa yüklem “III. Tekil ya da III. çoğul olur.

    O ve edebiyat sınavına giremeyenler sonraki sınava girebilirler.
    (O ve edebiyat sınavına giremeyenler sonraki sınava girebilir.)

    Sıralı ve birleşik cümlelerde de bu kurallar geçerlidir.

    Tatil için yazları ben Antalya’ya; Nesrin Hanım da Marmaris’e gidiyor.
    (Tatil için yazları ben Antalya’ya; Nesrin Hanım da Marmaris’e gidiyoruz.)

    3- Olumluluk-Olumsuzluk Bakımından

    Türkçede bazı özneler, mutlaka olumsuz yüklem almak durumundadır. Bu özneler; hiçbiri, hiç kimse, kimse gibi sözcüklerle oluşturulan öznelerdir. Birden fazla yargı bildiren cümlelerde buna daha çok dikkat edilmelidir.

    Herkes sınıfta ders çalışıyor, teneffüse bile çıkmıyordu.
    (Herkes sınıfta ders çalışıyor, hiçbiri teneffüse bile çıkmıyordu.)
    Kadının çocuklarından hiçbiri ona vefasızlık etmemiş, son güne kadar çok iyi bakmışlardır.
    (Kadının çocuklarından hiçbiri ona vefasızlık etmemiş, hepsi son güne kadar çok iyi bakmışlardı.)
    Herkes bu kitabı arıyor; ama bulamıyordu.
    (Herkes bu kitabı arıyor; ama kimse bulamıyordu.)

    4- Nesne Eksikliği

    Genellikle sıralı ve bağlı cümlelerde görülür. Nesne alması gereken bir
    eyleme nene getirilmediği için ortaya çıkan anlatım bozukluklarıdır.

    Bugünkü toplantıda olanlardan kimseye bahsetmeyelim, sadece biz
    bileceğiz.
    (Bugünkü toplantıda olanlardan kimseye bahsetmeyelim, olanları sadece biz bileceğiz.)
    Yalova’ya ilk defa geldiğini ve çok beğendiğini söyledi.
    (Yalova’ya ilk defa geldiğini ve Yalova’yı çok beğendiğini söyledi.)
    Sorunlarına korkmadan bakabiliyor, çözmek için çaba sarf ediyordu.
    (Sorunlarına korkmadan bakabiliyor, sorunlarını çözmek için çaba sarf ediyordu.)

    5-Dolaylı Tümleç Ve Edat Tümleç Eksikliği

    Genellikle sıralı cümlelerde görülür. Birinci cümlede bir öğe uygun olmadığı halde
    ikinci cümleye Dolaylı Tümleç ve Edat Tümleci olarak kullanılması anlatım
    bozukluğuna yol açar.

    Her yerde Ayşe’yi aradım, fakat ulaşamadım.
    (Her yerde Ayşe’yi aradım, fakat *Ayşe’ye ulaşamadım.) *Ona ( DT eksikliği )
    Geçen yıl Kastamonu’ya gittim ve üç gün kaldım.
    (Geçen yıl Kastamonu’ya gittim ve *orada üç gün kaldım. ) *dolaylı tümleç eksikliği
    Yarın buraya geliyorlar ancak daha çok vardı.
    (Yarın buraya geliyorlar ancak yarına daha çok vardı.) *DT eksikliği
    Adam çocuklarını çok severdi ancak hiç oynamazdı.
    (Adam çocuklarını çok severdi ancak çocuklarıyla hiç oynamazdı.) *Onlarla ( edat tümleci eksikliği )


    6- Zarf Tümleci Eksikliği

    * Zarf tümlecini bulmak için*yükleme*"nasıl?, ne zaman?, ne kadar?,
    nereye?" ve "kiminle?, neyle?, niçin?, neden?, niye?"soruları sorulur.

    *
    Her zaman*senin yanındayım, seni yalnız*bırakmayacağım.
    (Her zaman*senin yanındayım,*hiçbir zaman*seni yalnız*bırakmayacağım.)
    Hiçbir zaman*kendini*düşünmedi, ailesinin mutluluğu için*çalıştı.
    (Hiçbir zaman*kendini*düşünmedi,*her zaman*ailesinin mutluluğu için*çalıştı.)

    7- Tamlama Yanlışlığı

    Birden fazla tamlayanın aynı tamlanana bağlanması, olması gereken tamlayanın ya da taml*****n olmamasından kaynaklanan anlatım bozukluğudur.

    Anne babalar çocuklarıyla sürekli ilgilenmeli, öğretmenlerine durumunu sormalıdır.
    (Anne babalar çocuklarıyla sürekli ilgilenmeli, öğretmenlerine onların durumunu sormalıdır.)
    Elindeki kitabı bir an önce bitirmek istiyor, bazı sayfalarını hiç okumuyordu.
    (Elindeki kitabı bir an önce bitirmek istiyor, kitabın bazı sayfalarını hiç okumuyordu.)

    İsim tamlamaları ile sıfat tamlamalarında, tamlayan veya tamlananların ortak kullanılmaya çalışılması anlatım bozukluğuna neden olur.

    Depremzedelere her türlü tıbbi ve gıda yardımı yapıldı.
    (Depremzedelere her türlü tıbbi yardım ve gıda yardımı yapıldı.)

    8- Noktalama Yanlışlıkları

    İşaret zamirleri veya adlaşmış sıfatlardan sonra bir ad geliyorsa
    oraya virgül konur.

    Yaralı, doktorun gözlerine yalvarırcasına baktı.
    Akıllı, profesörün sözünü anlayamaz tabi.
    Bu, öğrencilerimizin belki de son şansıdır.
    Yüzük*bu yerde*bulundu.
    *************(Bu yer: Sıfat tamlaması)
    Bu, yerde bulundu.
    (Bu: Zamir)


    Bir çok kaynaktan karışık olarak derlenmiştir. Derleme is bana aittir, bir teşekkürü çok görmeyin. :)
    reykore, İlkayTuna, Özlem ve diğer 2 kişi bunu beğendi.
  2. Moderatör Bünyamin

    Moderatör Bünyamin Tekirdağ Yönetici Moderatör

    Katılım:
    9 Ocak 2012
    Mesajlar:
    523
    Beğenileri:
    365
    Ödül Puanları:
    63
    Çok iyi olmuş konuyu sabitliyorum.
  3. Gamze'

    Gamze' Üye

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    113
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    0
    Teşekkürler. :)
  4. Moderatör Bünyamin

    Moderatör Bünyamin Tekirdağ Yönetici Moderatör

    Katılım:
    9 Ocak 2012
    Mesajlar:
    523
    Beğenileri:
    365
    Ödül Puanları:
    63
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş