Anlatım Türlerinin Aciklaması ve en az beş Paragrafla Örnek Lazım

Konu 'Dil ve Anlatım 10. Sınıf' bölümünde kesmer tarafından paylaşıldı.

  1. kesmer

    kesmer Üye

    Katılım:
    9 Mart 2009
    Mesajlar:
    13
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    4

    Anlatım Türlerinin Aciklaması ve en az beş Paragrafla Örnek Lazım
  2. Moderatör Gizem

    Moderatör Gizem Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    22 Eylül 2012
    Mesajlar:
    637
    Beğenileri:
    356
    Ödül Puanları:
    63
    1-BETİMLEYİCİ ANLATIM
    Özellikleri:
    1.Betimlemeler açıklayıcı ve sanatsal betimleme olmak üzere ikiye ayrılır.
    2.kişinin iç dünyasını anlatan betimlemelere tahlil(ruhsal portre) denir.
    3.Kişinin dış görünüşünü anlatan betimlemelere simgesel betimleme denir.
    4.Roman, hikâye, tiyatro, gezi yazısı, Şiir gibi türlerde kullanılır.
    5.Kelimenin yan ve mecaz anlamlarına yer verilebilir.

    Sanatsal Betimleme:
    1.İzlenim kazandırmak amacıyla yazılır.
    2.Değişik duyulara seslenen özel ayrıntılar üzerinde durulur.
    3.Ayrıntılar sübjektif olarak verilir.
    4.Amaç sanat yapmaktır.

    Açıklayıcı Betimleme:
    1.Bilgi vermek amacıyla yazılır.
    2.Genel ayrıntılar üzerinde durulur.
    3. Ayrıntılar objektif (olduğu gibi)olarak verilir.
    4.Amaç sanat yapmak için değil, bir konu hakkında bilgi vermektir.
    5. Değişik duyulara seslenen özel ayrıntılar üzerinde durulmaz.
    6.Betimlenecek varlığa kişisel duygu ve düşünceler katılmaz.


    2-ÖYKÜLEYİCİ ANLATIM
    Özellikleri:
    1.Olay, kişi, mekân ve zaman ortak öğeleridir.
    2.Olaylar birinci şahsın ağzından anlatılabilir.(Anlatıcı olay kahramanlarından biridir)
    3.Sanat metinleri öyküleyici anlatımla yazılır.
    4.Olaylar ilahi bakış açısıyla anlatılabilir.
    5.Olaylar 3.şahsın ağzından anlatılabilir.(Olan biten bir kamera sessizliğiyle izlenip anlatılır
    6. Kişi, mekân ve zaman olay ve olay örgüsünü oluşturmak için kullanılan ögelerdir.
    7.Öyküleyici anlatım hikâye, roman, anı, söyleşi, görüşme(mülakat) gibi metin türlerinde kullanılır.
    8.Öyküleyici anlatımda bir olayın olması şarttır.
    9.Yaşanmış olaylarda olay zincir, kurgulanmış olaylarda olay zinciri vardır.
    10. 3.Şahıs anlatımda anlatıcı her şeyi bilir.
    11. Öyküleyici anlatım sanat metinlerinde ve öğretici metinlerde kullanılır.
    12.Sanat metinlerinde anlatıcı kurmaca kişi öyküleyici metinlerde ise gerçek bir kişidir.
    13.Kelimeler daha çok mecaz ve yan anlamda kullanılır.


    3-COŞKU VE HEYECANA BAĞLI (LİRİK) ANLATIM
    Özellikleri:
    1.Lirik anlatımda dil "heyecana bağlı işlev"de kullanılır.
    2.Coşku ve heyecana bağlı anlatım daha çok şiir, roman, hikâye, tiyatro türlerinde kullanılır.
    3.Öyküleyici anlatımda bir olay ve durumun anlatılması; betimleyici anlatımda kişi, durum ve varlıkların betimlenmesi; lirik anlatımda ise duyguların ifade edilmesi esastır.
    4. Coşku ve heyecana bağlı anlatımlarda kelimeler daha çok mecaz ve yan anlamda kullanılır.
    5.Öyküleyici anlatımlarda olay ve durumlar anlatılırken duygusal düşünceler katılmaz. Coşku ve heyecana bağlı anlatımda duygular ve içinde bulunulan ruh hali yansıtılır.


    4-DESTANSI(EPİK)ANLATIM
    Özellikleri:
    1.Olağanüstü olaylar ve kişiler anlatılır.
    2.Destan türünün yiğitçe havası vardır.
    3.Yapıp etmeler yani fiiller ön plandadır.
    4.Tarihi konular ve kahramanlıklar işlenir.
    5.Etkileyici bir özellik taşır.
    6.Sürekli hareket vardır.
    7.Kelimeler mecaz ve yan anlamlarda kullanılabilirler.
    8 Şiir, destan roman, hikâye, tiyatro, destansı anlatımın kullanıldığı türlerdir.
    9.Anlatımda abartıya yer verilebilir.
    10.Sanatlı bir dil kullanılır.


    5-EMREDİCİ ANLATIM
    Özellikleri:
    1.Dil alıcıyı harekete geçirme işlevinde kullanılır.
    2.Emir, telkin, öneri anlamı taşıyan ifadeler yer verilir.
    3.Öğretici ve açıklayıcı yönleri vardır.
    4.Cümlelerde fiiller hakimdir.
    5.Uyulması beklenen bir üslubu vardır.(Zorlama anlamı vardır)
    6.Sosyal hayatın düzenlenmesinde emredici anlatım kullanılır.
    7.Trafik kuralları, bazı eşyaların kullanma kılavuzları, ilaçların kullanma kılavuzları emredici anlatıma örnek verilebilir.


    6-ÖĞRETİCİ ANLATIM
    Özellikleri:
    1.Dil daha çok göndergesel işlevde kullanılır.
    2.Söz sanatlarına, kelimelerin mecaz anlamlarına yer verilmez.
    3.Verilen bilgiler örneklerle ve tanımlarla pekiştirilir.
    4.Daha çok nesnel cümleler kullanılır.
    5.Açıklama, aydınlatma, bilgi verme amaçlarıyla yazılır.
    6.Öğretici metnin anlaşılması ve yorumlanması için okuyucunun verilen bilgiyi kavrayabilecek birikime sahip olması gerekir.
    7.İfade hiçbir engele uğramadan akıp gider.
    8.Gereksiz söz tekrarı yapılmaz.
    9.Ses akışını bozan, söylenmesi güç sesler ve kelimeler yoktur.
    10.Dil ve ifade sade, gösterişsiz ve pürüzsüzdür.
    11.Düşünce ve duygular kısa ve kesin ifadelerle dile getirilir.
    12.Bu anlatım türü daha çok ansiklopedilerde ve ders kitaplarında kullanılır.
    13.Tarihi metinler, Felsefi metinler, Bilimsel metinler gibi bölümleri vardır.


    7-TARTIŞMACI ANLATIM
    Özellikleri:
    1.Dil daha çok göndergesel işlevde kullanılır.
    2.Düşünce ve duygular kısa ve kesin ifadelerle dile getirilir.
    3.Dil ve ifade sade, gösterişsiz ve pürüzsüzdür.
    4.Gereksiz ifadelere yer verilmez.
    5.Karmaşık ve anlaşılması güç cümleler kullanılmaz.
    6.Ses akışını bozan, söylenmesi güç sesler ve kelimeler yoktur.
    7.Savunulan ve karşı çıkılan görüşlere yer verilir.
    8.İki farklı bakış açısının olduğu konular bu türde işlenmeye daha elverişlidir.
    9.Fıkra, deneme, makale, röportaj gibi türlerde kullanılır.
    10.Yeteneğe, bilgi ve deneyime göre yöntem belirlenir.
    11.Eleştirici bir bakış açısıyla yazılırlar. Anlatım tarzı sohbete varabilir.
    12.İhtimal bildirmeyen, kesin, kanıtlanmış bilgiler kullanılır.


    8-KANITLAYICI ANLATIM
    Özellikleri:
    1.İnandırma, aydınlatma, kendi görüşünü kabul ettirme amaç edinilir.
    2.Kavramları tanımlama ve açıklama önemlidir.
    3.Okuyucu ve dinleyiciyi ikna etmek, düşündürmek ve üzerinde durulan konudan uzaklaşmamak için bazı kelime, kelime grupları ve cümleler tekrar edilir.
    4. Konuşmacı ve yazar üzerinde durduğu konuyu aydınlatmak ve düşüncelerini kabul ettirmek için örneklere başvurur.
    5.Konuşmacı ve yazar konuyu aydınlatmak maksadıyla farklı kişilerin düşüncelerine müracaat eder.
    6.Kelimeler ve kelime grupları gerçek anlamında kullanılır.
    7.Dil daha çok göndergesel işlevde kullanılır.
    8. "Tanımlama, açıklayıcı betimleme, sınıflandırma örneklendirme, karşılaştırma, tanık gösterme, sayısal verilerden yararlanma " gibi düşünceyi geliştirme yollarından faydalanılır.
    9.Kanıtlayıcı anlatımda hitap edilen toplumun kültür düzeyi ve beklentileri önemlidir.


    9-DÜŞSEL (FANTASTİK) ANLATIM
    Düşsel Anlatımın Özellikleri:
    1.D.A.da konu; olağanüstü ve fantastik özelliklere sahip, hayal ürünüdür.
    2.Zaman belirli ya da belirsizdir; olağanüstü özelliklere sahip olabilir.
    3.Mekân, olağanüstü, düşsel öğelerden oluşmuş olabilir. Mekân günlük yaşamda karşılaşamayacağımız niteliktedir.
    4.Kişiler çoğu zaman gerçekten uzak kişilerdir. Olağanüstü nitelikte olabilirler.
    5.Düşsel anlatımda hayal, varsayım, abartma, kişileştirme gibi unsurlar çok kullanılır.
    6.Daha çok di' li veya miş'li geçmiş zaman kipi kullanılır.

    Düşsel Anlatımla; Düşsel Olmayan Metinlerin Benzer Ve Farklı Yönleri:
    Benzerlikleri:
    Her iki anlatımda da yapıyı meydana getiren ögeler (kişi,zaman,mekan,ve olay örgüsü)aynıdır.

    Farklılıkları:
    1.Düşsel anlatımda: D.A.da konu; olağanüstü ve fantastik özelliklere sahip,hayal ürünüdür.
    Düşsel Olmayan Anlatımda: Konu yaşanmış ya da yaşanabilir olmalıdır. Günlük yaşama ait unsurlar konu olabilir.
    2. Düşsel anlatımda: Tema hayali unsurlardan oluşur
    Düşsel Olmayan Anlatımda: Tema konuyla ilgili olarak günlük yaşama ait, yaşanabilir özelliktedir.
    3. Düşsel anlatımda: Zaman belirli ya da belirsizdir. Bazen zaman ötesi nitelikler taşır.
    Düşsel Olmayan Anlatımda: Zaman belirli ya da belirsizdir. İçinde bulunduğumuz zamanın özelliklerine sahiptir.
    4. Düşsel anlatımda: Mekân olağanüstü, düşsel ögelerden oluşmuş olabilir. Mekân günlük yaşamda karşılaşamayacağımız niteliktedir.
    Düşsel Olmayan Anlatımda: Mekân, olağanüstü düşsel ögelerden uzak sıradan, günlük yaşamda karşılaşacağımız mekânlardır.
    5. Düşsel anlatımda: Kişiler çoğu zaman gerçekten uzak kişilerdir. Olağanüstü nitelikte olabilirler.
    Düşsel Olmayan Anlatımda: Kişiler gerçekte olabilecek, sıradan, günlük yaşamda karşılaşabileceğimiz kişilerdir.


    10-GELECEKTEN SÖZ EDEN ANLATIM
    Gelecekten söz eden anlatımın kullanıldığı metin türleri: roman, hikâye, tiyatro, şiir, deneme
    Gelecekten söz eden metinlerin ortak özellikleri:
    1. Gelecekten söz eden metinler varsayım ile oluşmuştur.
    2. Gelecekten söz eder.
    3. Verilerden yola çıkılarak geleceğe ait tahmin yapılabilir.
    4. Olandan çok olması istenilen anlatılır.
    5. Gerçekleşmesi mümkün olmayan tasarı ve düşünceler(ÜTOPYA) anlatılır.
    6. Genellikle gelecek zaman ifadesi kullanılır.

    "Gelecekten söz eden anlatım" ile "Düşsel anlatım" arasındaki benzerlik ve farklılıklar: Gelecekten söz eden anlatımda ve düşsel anlatımda kişinin kendi hayal dünyasındakiler dile getirilir ve buna göre bir anlatım yolu seçilir. Düşsel anlatımda gerçeklikle ilgisi olmayan tamamen çağrışımlara dayalı olaylar, kişiler, zamanlar anlatılır ve bu yapı unsuruyla konu ve tema oluşturulur. Gelecekten söz eden anlatımda ise gerçeklerden yola çıkılarak tahmine dayalı bir anlatım yolu benimsenir. Yani gelecekten söz eden anlatım gerçeğe daha yakındır.


    11-SÖYLEŞMEYE BAĞLI ANLATIMLA OLUŞTURULMUŞ METİNLERİN ÖZELLİKLERİ
    1.Jest ve mimikler anlatımın gücünü arttırır.
    2.Sohbet, mülakat ve diyalog, monolog metinleri söyleşmeye bağlıdır.
    3.Karşılıklı konuşmalar, bağlama ve konuşulan kişiye göre değişebilir.
    4.Görme ve işitmeyle kurulan iletişim önemlidir.
    5.Vurgu ve tonlama önemlidir.
    6.Hikâye Roman Tiyatro, Mülakat, Röportaj, Monolog söyleşmeye bağlı anlatımın kullanıldığı metin türleridir.
    7.Roman, hikâye ve tiyatrolardaki karşılıklı konuşmalara diyalog, iç konuşmalara ise monolog denir.
    8.Tekrarlar söyleşmeye bağlı anlatımlarda ifadeyi kuvvetlendirir.
    9.Söyleşmeye bağlı metinlerde anlatımın süresi sınırlandırılmalıdır.


    12-MİZAHİ ANLATIM
    Özellikleri:
    1.Okuyucuda uyandırılmak istenen etkiye göre düzenlenir.
    2.Ses, taklit, hareket ve konuşma önemlidir.
    3.Mizahi unsurlarda gerçekten sapma vardır.
    4.Mizahi unsurları oluşturmada karşılaştırmalar, durumlar, hareketler, kelime ve kelime gruplarından yararlanılabilir.
    5.Amaç okuyucuyu düşündürmek ve eğlendirmektir.
    6. Roman, hikâye, tiyatro, şiir, deneme gibi türlerde kullanılır.
    7.Mizahi anlatımlarda dil bir olayı anlatmak için kullanılır.(sanatsal, edebi işlevlerde kull.)
  3. Moderatör Gizem

    Moderatör Gizem Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    22 Eylül 2012
    Mesajlar:
    637
    Beğenileri:
    356
    Ödül Puanları:
    63
    "Milyonlarca kişi kitap okuyor, müzik dinliyor, tiyatroya sinemaya gidiyor. Neden? Belli ki kendisini aşmak istiyor insan. Gerçek anlamda insan olmak istiyor. Ayrı bir birey olmakla yetinmiyor; bireysel yaşamının kopmuşluğundan kurtulmaya, bireyciliğinin bütün sınırlarıyla onu yoksun bıraktığı ama yine de onu sezip özlediği bir dostluğa, daha anlamlı bir dünyaya geçmek için çabalıyor."

    Bu paragrafta insanların kitap okuma, müzik dinleme, sinema ve tiyatroya gitme nedenleri açıklayıcı anlatım biçimiyle veriliyor. Yazara göre bunların nedeni "insanın kendini aşma isteği, daha anlamlı bir dünyada yaşama arzusu" dur.



    Kimi şair ve yazarlar, yazdıklarını anlayabilmek için okurların çaba harcamasını, zorlanmasını isterler. Bence bu, kendini beğenmişliktir. Yazdıklarımı anlayabilmek için okur zorlanacağına, onları anlatabilmek için ben zorlanmalıyım. Bence okur bir kitabı, bir yazıyı okurken, salt anlamak için değil, okuyup anladıktan sonra birtakım sonuçlar çıkarabilmek için çaba harcamalıdır.

    Bu paragrafta da yazar, "bir yazar, anlatacağını açık seçik anlatmalı", düşüncesini kabul ettirme çabasındadır. İnandırıcı, etkileyici olmak için tartışmacı anlatım biçimini kullanmıştır.



    İşini olabilecek titizlikte yürütür, dükkânını tertemiz tutardı. Dükkânında her şeyin bir yeri vardı. Bir gün acele bir alışveriş anında, titrek parmaklarıyla toz şeker tartıyordu. Biraz ekliyor, terazinin dengesi bozulunca azıcık çıkarıyor, gene denk getiremeyince biraz daha katmaya özen gösteriyordu.
    "Oluversin canım" dedim. "Ne titizleniyorsun?"
    Gözlüklerinin üstüne kalkan kaslarıyla şaşarak
    baktı: "Ama fazla veren eksik de verir."

    Bu paragrafta yazar "doğruluk" konusunu işlemektedir. Bu düşünceyi vermek için bir kişinin "tartı" konusundaki titizliğini oluş hâlinde, öyküleyerek anlatmıştır.
  4. kesmer

    kesmer Üye

    Katılım:
    9 Mart 2009
    Mesajlar:
    13
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    4
    ÇOk teşekkürler ama lütfen en az Hepsi için 5 paragraf örnek lazım :(
  5. Moderatör Gizem

    Moderatör Gizem Moderatör Yönetici Moderatör

    Katılım:
    22 Eylül 2012
    Mesajlar:
    637
    Beğenileri:
    356
    Ödül Puanları:
    63
    Mizahi Anlatım Örneği:

    Ördek Çorbası

    Hoca bir gün, bir dere kıyısında, ördeklerin ötüşüp oynaştıklarını görür. Hemen el atıp tutası gelir ama ele avuca gelir şey mi bunlar? Üstünün, başının ıslandığı da yanına kâr kalır. Nihayet, olmayacak duaya âmin demektense, bir kenara oturur; ekmeğini suya batırıp yemeye başlar.
    Derken, kırk yılda bir merhaba ettiği biri geçer oradan:
    "Afiyet olsun Hoca, gene su başına oturdun da ne yiyorsun?" diye sorar.
    Hoca:
    "Yahu, der; sende de şu ördek kadar akıl varsa, ben neyim! Ne yediğimi görüyorsun ya işte; ördek çorbası!"



    Düşsel (Fantastik) Metin Örneği

    Uyuduğum koltuğu görünmez bir elin sarsmasıyla uyandım. Gözlerimi açtım. Burası benim odam değil. Sanki gökyüzünde uçan bir balonun içindeyim. Dokunduğum her şey yumuşacık. Kalkmak istiyorum. Aman Allah'ım! O da ne? Ayaklarım "pıt pıt" diye damlayan birer su damlası olmuş. Eyvah! Ayakkabımın teki su oldu bile. Artık ayağım çıplak, Panikleyip hareket ettikçe su damlaları hızlanıyor. Yerde bir gölcük oluştu. Artık sağ bacağım dizime kadar yok. Sol bacağım çoktan göl olmuş durumda. Öylece sessiz, duygusuz yerde biriken suya, kendime bakıyorum. Hareket etmediğim zaman damlama işi de duruyor. Öyleyse hareketsiz kalmalıyım. Nefes bile almaya korkuyorum." Burada bana yardım edecek kimse yok mu?" oh! İşte annem elinde paspasla içeri girdi. Beni görmüyor. Su birikintisini yani ayaklarımı, bacaklarımı siliyor. Bağırıyorum, duymuyor... Bu sırada Pati içeri girdi. Tamam, o beni kurtaracak; ama üstüme oturuyor. Eriyorum. Su olup yere dökülüyorum. Annem beni kovaya topluyor.

Sayfayı Paylaş