Ҡαɧrαmαη Ʈαzeoğlu & Bαmbαşkα Ҡitαbındαη Sözler ღ

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde Moderatör Sümeyye tarafından paylaşıldı.

  1. Moderatör Sümeyye

    Moderatör Sümeyye Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    25 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    5.397
    Beğenileri:
    4.144
    Ödül Puanları:
    113

    Acım mı?




    Geçmedi… Alıştım sadece.






    Ardında öyle bir ben bıraktın ki... Sana benzedim adeta. Senin hatalarının bedelini başkalarına ödetiyorum.






    "Sakın yanlış anlama, kendimi yitirmiş değilim, sadece sende kayboldum o kadar."







    Ey ayak izleri kalbimde kalanım… Şimdi herkes biraz daha sen… Her saat biraz daha geç ve aylar fazla geliyor yıllara.







    Insan ne kadar güçlü olsa da aşkta, aşk hep yenilen oluyordu ayrılığa. Tokat gibi bir "git"le çıktı bir gün karşıma. Ummazdım bu kadar yanacağını canımın. Çok ağladım... Ağlamalarım ağlamalardan utandı.









    Keşke becerebilseydik be sevgili… Keşke her şey her yere dağılmasaydı böyle. Keşke biz hep biz kalsaydık. Biz olabilmek uğruna, ben’lerimizi kaybetmeseydik. Ölürcesine mutlu olmayı dilemek yerine, mutlu ölümlerle bu aşkı bitirebilseydik. Uzaktan tanıyamadık bu peruklu acıları. Anlayamadık; aşk önce dıştan içe, sonra içten dışa yakarmış insanı… Bilemedik bazı aşkların kirli olduğunu ve gözyaşıyla yıkanmadan silinmediğini…








    Bitmek denen, başlamakla başlar bazen. Bu yüzden biz hiç bitmeyeceğiz çocuk! Kavuşamayacağımız için, bizim hiç ayrılığımız olmayacak. Beni bekleme çocuk! Beklemek ayrılığa dönüşür zamanla… Bul seni, kendini kaybettiğin bende. Ve unutma asla; kendin olabilmek adına sarf ettiğin aşırı gayret, bazen seni sana buldurmaz. Ve yine unutma ki herkes için her şey olmaya çabalayan, kendisi için hiçbir şey olmaz.









    Ben senden mutlu bir son değil, mutlu bir sonsuzluk istemiştim. Anlamadın! Belki de seni güzelleştiren hayatın çirkinliğiydi… Bunu da ben anlamadım! Acaba benimle mutlu olduğun için mi beraberdin yoksa ben mutlu olduğum için mi? Bu sorunun da cevabını bırakmadın. Sadece gittin. Aşk ne senin bende gördüğündür ne de benim sende gördüğüm. Aşk; birlikte gördüğümüzdür sevgili. Seninle aynı değilmiş aşka bakışımız. Sen benden kusursuz bir aşk istedin, ben senden yaşanabilir bir aşk. Belki bu yüzyılın insanı değilsin diyeceksin bana ama bence aşk karşındaki insan çırılçıplakken bile gözlerini onun gözlerinden ayırmamaktır sevgili. Bu kadar temiz severken seni, koca bir hayatı kirletip terk ettin beni. Bu hayat seni unutabileceğim kadar uzun değil sevgili.
    cans_1907 bunu beğendi.
  2. Moderatör Sümeyye

    Moderatör Sümeyye Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    25 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    5.397
    Beğenileri:
    4.144
    Ödül Puanları:
    113
    Belki ben şimdi gidenim ama başka bir tene dokunduğunda asıl
    sen olacaksın terk eden...





    Kalır gibi gidişlerini izledim önce, sonra gider gibi kalışlarını…
    Ve anladım ki ne sen gidebiliyorsun ne ben kalabiliyorum. Öyle bir hayat yaşıyoruz ki şimdi; ağlamak gülmenin mahkumu, gülmek ağlamanın gardiyanı gibi sanki…
    Ve anladım ki ne seninle ağlayabiliyorum, ne de sensiz gülebiliyorum.
    Belki de sen aşka aşıktın, ben üstüme alındım bilmiyorum. Bir gün gerçekten seni terk edebilecek miyim onu da bilmiyorum. Üzerine sinen benin kokusunu duymadan yaşayabilecek misin?.. Çünkü, senden geriye sadece sen kalana dek terk edilmiş olmuyorsun.​







    İnsan yaşadığı anın değerini yaşadıklarından ötürü değil, neler yaşayacağını bilmediğinden ötürü bilmez. Seni çok seviyorum; bir gün seni terk etme gücümü kendimde bulup bulamayacağımı bilmeye bilmeye… Anlıyor musun?
    Gel “biz” olalım demek kolay… Benimle hiç olur musun?






    Allah kimseye taşıyamayacağı dert vermezmiş. Elbette ayrılıktan ölmeyiz. Ama yine de sen gitme biz’den. Ayrılık ne kadar derinse, dayanma gücü de o kadar çoktur. Sen asıl sana yan; çünkü meleklerin ölme hakkı yoktur! Kalbinden öpüyorum.

    Seni seviyorum…






    “Bu zamana kadar hep uzaktan bakmışım hayata. Sense benim uzaktan baktığım hayatın tam ortasından geliyorsun. Ateşin uzağında olan adını anmayı, içinde olan yanmayı bilir değil mi?”​







    Ey ayak izleri kalbimde kalanım… Şimdi herkes biraz daha sen… Her saat biraz daha geç ve aylar fazla geliyor yıllara.






    Insan ne kadar güçlü olsa da aşkta, aşk hep yenilen oluyordu ayrılığa. Tokat gibi bir “git”le çıktı bir gün karşıma. Ummazdım bu kadar yanacağını canımın. Çok ağladım… Ağlamalarım ağlamalardan utandı.






    Ben kendime uzun ve acılı bir yol seçtim. Bu yol her aşka ana avrat dümdüz gidiyor. Böyle bir yolda hayata kaç şeker atsam tatlanır?​






    Keşke becerebilseydik be sevgili… Keşke her şey her yere dağılmasaydı böyle. Keşke biz hep biz kalsaydık. Biz olabilmek uğruna, ben’lerimizi kaybetmeseydik. Ölürcesine mutlu olmayı dilemek yerine, mutlu ölümlerle bu aşkı bitirebilseydik. Uzaktan tanıyamadık bu peruklu acıları. Anlayamadık; aşk önce dıştan içe, sonra içten dışa yakarmış insanı… Bilemedik bazı aşkların kirli olduğunu ve gözyaşıyla yıkanmadan silinmediğini…






    “Bugüne mutluluk değil istediğim. Derdim yarına umutlu olmak.”





    Aşktı işte… Varmışçasına bulduğum, yokmuşçasına yaşadığım.






    aşk kedere bulanmak için bir mazeretmiş. Yokluğunda üstüme çullanan acılar söyledi. Oysa ben zaten kedere bulanmak istiyordum, belki sen bahaneydin ​
    sevgili?
    cans_1907 bunu beğendi.
  3. Moderatör Sümeyye

    Moderatör Sümeyye Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    25 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    5.397
    Beğenileri:
    4.144
    Ödül Puanları:
    113

    Neydi bize bu kadar imkansız olan? Ve bilmediğim kaç imkan saklıydı bu imkansızlıkta?
    Gitme diyemedim. Dönüş yolunu kat etmek daha zordur gitmekten sevdiceğim! diyemedim.
    Bilirim, geride kalan her şeyi yanında götürmektir aslında gitmek. İnsan ne yapardı böyle olunca?
    Şimdi peşinden yürüsem, ben de gitmiş olacaktım değil mi? Ağaca çıkan bir kedi yavrusunu geri alabilmek gibidir gitmek;
    onu alabilmek için sen de peşinden ağaca çıkmalısın… gitmelisin…





    Gidemedim peşinden. Çakılıp kaldım o kaldırıma. Üstümden onlarca yaya geçti sanki.





    Ve anladım o vakit; Az seven gider sadece… çok sevendir terk edilen…​







    Sen bağımsızlıklara bağlanmışsın ben bağımlılığıma. Artık çok geç aşkım Kısa mutluluklara uzun ölümler sığdırmaktan vazgeçmeyecek kadar geç. Efendisi olduğumun kölesine dönüşümün ben .Her şeyin farkındayım . İçimdeki bu oyunun bile..Evet! belki oyun benim ama top başkasının. Zamanı gelince alıp gidecekler. İnsan ruhundaki yaraya nasıl yara bandı yapıştırabilir ki ?? Herşey için çok geç aşkım …Ben ruhumu kustura kustura öleceğim…







    [​IMG]





    Aşk hayatı tek başına sırtlayamayanlara verilmiş bir cezadır
    *****************​




    Aşk önce seni insan yapar ,sonra insanlıktan çıkarır
    *
    ****************​




    Bilgisizlikle cahilliği birbirinden ayıramayan ,her ikisinide tehlikeli
    görür .Oysa bunlardan sadece bir tanesi tehlikelidir ,diğeri sadece
    eksiklik…​



    ********************​


    Dışımın , İçinden daha güzel olduğu bir hediye paketi gibidir AŞK

    Alacaksan açmayacaksın ,açacaksan almayacaksın


    *********************​


    Aşk yaşarken değil bitince başlar​



    *********************​


    Yalnız olmak dert değil ,zor olan yalnız kalmak​



    *********************​


    Balık balık gibi değil ,deniz gibi kokmalıdır​



    *********************​


    Özgürlük,sadakatin kelepçesidir​



    ****************************​



    Aşkı bilmek, hiç yemediğin bir yemeğin lezzetini , yediğin tüm yemeklerde aramak ve bulamamaktır​



    ***************​


    Aşk iki mevsimdir ;bahar olduğunda ‘GELDİ’ dersin

    Sonbahar olduğunda ‘GERİ DÖNDÜ’ dersin​



    ***************​







    Geçmişteki hatalara ‘sahip çıkmak ‘için değil , tekrar etmemek için bakmalı insan





    Ne zormuş sevmek… Adını koyamamak… Benim diyememek… Hep yakın
    hissedip te hiç yakın olamamak… Ne zormuş sevdiğine bir el uzatıpta
    yavaş yavaş geri çekmek… Ve ne zormuş ona dokunup kokusunu
    hissedememek… Adı hasret bunun… Adı özlem… Adı sevda… Adı acı…
    Adı uzak… Adı …..?






    O kadar karmaşıktı ki duyguları .Öyle bir uçurumun dibine gelmişti ki
    …Düşmek ve kurtulmak an meselesiydi.Neden bu kadar acımasız hayat diye
    yine sordu kendine.Sonra ev sahibinin kendisine nefretle bakan gözleri
    geldi aklına .Kendi sorusunun cevabı yine kendi verdi.’Acımasız olan
    hayat değil,İnsan aslında’..






    Ağlamıyordu yüzünde hüzün vardı sadece
    Geriye doğru yaşıyordu biten herşeyi , Kiminin varlığı kemirir içimizi ,kiminin yokluğu .Günlerinize yayıla yayıla büyüyen bir yoksulluk olur AŞK
    Bir suskuyu yazar çığlık
    İçinde var olduğu yokluğu sahiplenemez de gider insan bazen ……..
    Sana düşeni senden almak için vardır hayat
    Deikenleri kendinden başka herkese batan bir kirpi çaresizliği kalır size….






    Bitmek denen, başlamakla başlar bazen. Bu yüzden biz hiç bitmeyeceğiz çocuk! Kavuşamayacağımız için, bizim hiç ayrılığımız olmayacak. Beni bekleme çocuk! Beklemek ayrılığa dönüşür zamanla… Bul seni, kendini kaybettiğin bende. Ve unutma asla; kendin olabilmek adına sarf ettiğin aşırı gayret, bazen seni sana buldurmaz. Ve yine unutma ki herkes için her şey olmaya çabalayan, kendisi için hiçbir şey olmaz….?
    cans_1907 bunu beğendi.
  4. Moderatör Sümeyye

    Moderatör Sümeyye Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    25 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    5.397
    Beğenileri:
    4.144
    Ödül Puanları:
    113
    Sonra dost kalalım dedi; sanki elimi tutan o değilmiş gibi..




    Sor kendine ; beni çok sevdiğin için mi beraberdik yoksa
    Yoksa beraber olmaya yetecek kadar sevdiğin için mi ?






    Ben Senin İçin aşka katlanmıştım..Eğer istiyorsan senin için ayrılığa da razı olurum..





    Insan değişebiliyormuş da
    Herkes gibi değil
    Senin gibi
    Yani sana benzemek gibi
    Senin dalgalarına benzemek gibi öle hırcın
    öle asiöle alıngan ve öle suskun
    iyi misin..





    ...Yoktu sesi yüzü... kelimeleri vardı her biri ayrı yaralayıcı... fotoğrafları vardı baktıkça konuşacağını sandığım. Yokluğu vardı bitmez. Böyle aşka böyle bir terk yaraşırdı. Gitti... bütün gidenleri hatırlatarak... gitti... ondan beklenen ama istenmeyen bir gidişti... güzel bir gidişti ama asla tebrik edilmeyecek alkışlanmayacak.






    Kendi yaramın yabancısıyım şimdi. Kalabalığım çok insanım yok. İnsana insanla varılır oysaki…






    Çok mu acıttı seni karşılık istemeyen aşkım; ki bu kadar haince oldu git’in? Neydi sana bu kadar ağır gelen; ben misevgim mi? Oysa ben sana bakınca kendi hayallerimi görüyordum. Benim kaderim senin alnında yazılıydı. Ama sen bilmiyordun anlamıyordun. Kalpçeden anlamıyordu senin dilin. Ben severken konuşmazdım ki sevgili; aşka bir bıçak gibi insin istemezdim yanlış anlaşılacak sözlerim…






    Benim dilim senin hiç duymadığın bir şarkıyı söylüyor şimdi. “Müsait bir ayrılıkta inecek var” bu şarkının adı. Ömrünü ömrüne ekleyecekleri ömürlerinden gönderenlerin hep yarım kalacak bir cümlesi vardır ve o cümlenin noktasını zaman acıyla koyar. Hadi ben şarkılara şiirlere sığınırım da… Sen? Sen daha ne kadar susabilirsin bu iklimde? Bak sustukça artıyor acılarımız.






    “ayrılığı engellemek yoktur ertelemek vardır. Ve rüyalar uyumak değil uyanmak içindir. Bir gün gideceğim belliydi zaten. Unutma hayat elde ettiklerinden ziyade elinde kalanlardır.”
    cans_1907 bunu beğendi.
  5. Moderatör Sümeyye

    Moderatör Sümeyye Süper Moderatör Yönetici Süper Moderatör

    Katılım:
    25 Mayıs 2012
    Mesajlar:
    5.397
    Beğenileri:
    4.144
    Ödül Puanları:
    113
    yanlışların ve eksiklerin yüzüne yüzüne vurulmuyorsa bu senin mükemmel olduğunu değil dostsuz olduğunu gösterir. Ben duymak istediğin yalanları veremem sana. Onlar sadece günü kurtarır. Işık sandığın ve tutunduğun karanlıkları sana göstermek zorundayım. Unutma; karanlığı aydınlatmazsanzamanla o karanlığa alışır gözlerin.”




    Keşke becerebilseydik be sevgili… Keşke her şey her yere dağılmasaydı böyle. Keşke biz hep biz kalsaydık. Biz olabilmek uğruna ben’lerimizi kaybetmeseydik. Ölürcesine mutlu olmayı dilemek yerine mutlu ölümlerle bu aşkı bitirebilseydi





    İnsan yaşadığı anın değerini yaşadıklarından ötürü değil neler yaşayacağını bilmediğinden ötürü bilmez. Seni çok seviyorum; bir gün seni terk etme gücümü kendimde bulup bulamayacağımı bilmeye bilmeye... Anlıyor musun?
    Gel "biz" olalım demek kolay… Benimle hiç olur musun?





    Anladım ki ölünecek bir şey yok senden sonra ama uğruna yaşanacak bir şey de bırakmadın geride.




    üzülme zamanla geçer diyorlar da
    zaman ilacı mıdır ki cidden her şeyin?
    kabuk tutturabilir mi bunca zamandır kapanmayan yaralarıma?
    zaman dermanın olacaktır diyorlar da sormuyorlar ki ben unutmak istiyor muyum?






    ''Bana dokunduğunda hangi mevsimi yaşıyordu ki buralar
    Bak çıkartamadım tenini üzerimden hala.
    Başkasına dokunsam üşüyecek gibiyim.
    Sen hiç üşüdün mü benden sonra ? ''







    Kalbim o kadar isyankar o kadar nefret dolu ki bu aralar
    Ne zaman birini sevmeye kalksam kalktığım gibi oturuyorum nefes nefese.
    Ve ne zaman uyumaya çalışsam dışarıdaki çocukların kahkahaları gibi uyandırıyor o sessizce söyleyip gittiğin elveda.
    Uykularımı da alıp götürdün ya ölsem unutmam seni.






    İyiyim ben sağ ol.
    Bunu sormak için girdiysen yine aklıma
    Ve bunu sormak için araladıysan kabuğunu bir yaranın
    Görmüşsündür sen de muhakkak.
    Sensizim falan ama
    İyiyim işte sağ ol.







    Sen bir katilsin ama suç işlemedin. Suç işlemeden katil olanlar sadece kalp kıranlardır. Keşke “Beni” öldürseydin; kalbimi değil! Üzülme sakın. Yaşayan ölülere yas tutulmaz sevgili. Ağlarken bile güzel kalmayı becerebilen yüzünle hatırlıyor...um seni. Bensiz de yaşayabilecekken beni tercih edendin o zamanlar. Nasıl da inanmıştım konuştuklarına. “Sevdim” demiştin hatırla. Oysa sevilmekten önce güvenilmek isterdim ben. Daha ilk kıskançlığımda çekip gittin. Kıskanmak aşkın bencil yüzüdür sevgilim. O kadar da mı hatırım yoktu sende? Aşkı meslek edinmiş yüreğin meğer ne kadar da hazırmış her yeni başlangıca hazin bir son bulmaya… İçindeki eksikliği boşluk zanneden sevgilim; şimdi gözlerimizin her çarpışmasında kırılan kalbimin parçaları hayatıma batıyor biliyor musun?






    Her şey çok değişti sevgilim. Ben o zamanlar sana sen olduğun için ve olduğun şeye ihtiyaç bile duymadığın halde bile hastalıklı bir şekilde aşık olmuştum.





    “şimdi beni kendinden nasıl taburcu edeceksin?” diye sormuştum.
    Ama artık çocuk değildim işte… Çok büyüdüm ben sensizlikte.

    ... Bugün anlıyorum ki; bire hiç eklemekmiş gelişin.

    Haydi şimdi güle güle…

    Sana özgürlüğünü pişmanlığının kölesi olman için veriyorum ve seni kalbimden taburcu ediyorum sevgili!
    Ne oldu?
    Hoşçakalamadın değil mi?
    cans_1907 bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş