araştırma

Konu 'Türk Edebiyatı Ders Notları - Konu Testleri' bölümünde metin2tr tarafından paylaşıldı.

  1. metin2tr

    metin2tr Üye

    Katılım:
    14 Nisan 2009
    Mesajlar:
    201
    Beğenileri:
    188
    Ödül Puanları:
    0

    Atatürk'ün Türk dilinin gelişimi ile ilgili yaptığı çalışmalaraı yazabilirmisiniz şimdiden teşekkürler
  2. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Buna Bir Bak :)

    TÜRK DİL ÇALIŞMALARI


    Bir milletin birlik ve varlığını sürdürebilmesinde dilin çok önemli bir yeri vardır. Bunu çok iyi bilen Atatürk, Türk Dili'nin zenginleşmesi ve sadeleşmesi için çalışmalar yaptı.

    Osmanlı Devleti'nin ilk zamanlarında, sade bir Türkçe kullanılıyordu. Zamanla Arapça ve Farsça'dan birçok kural ve kelime dilimize girdi. Böylece Arapça, Farsça ve Türkçe kelimelerden oluşan Osmanlıca karma bir dil olarak ortaya çıktı. Yöneticiler ve aydınlar Osmanlıca'yı kullanırken, halk Türkçe konuşuyordu. Dildeki bu ayrılık Türkçe'nin gelişmesini ve mîllî bütünlüğün kurulmasını engelliyordu.

    On dokuzuncu yüzyılın ortalarından itibaren dilin sadeleşmesi ile ilgili çalışmalar yapıldı. Fakat olumlu bir sonuç alınamadı. Cumhuriyetin ilânından sonra, Türkçe'nin yabancı dillerin etkisinden kurtarılması çalışmalarına hız verildi. Türk dili ile ilgili çalışmalar yapmak üzere Atatürk'ün emriyle Türk Dilini Tetkik Cemiyeti (Türk Dil Kurumu) kuruldu (1932). Bilim ve fikir adamlarının katıldığı bir dil kurultayı toplandı. Bu kurultayda, halkın anlamadığı özellikle Arapça ve Farsça'dan Türkçe'ye geçmiş olan kelime ve deyimlerin Türkçe karşılıklarını bulmak üzere çalışmalar yapılmasına karar verildi. Bu çalışmalar sayesinde yazı dili ile konuşma dili arasındaki fark
    ortadan kaldırıldı.

    Türk diline gereken önemin verilmesini Atatürk şu sözleriyle ifade etmiştir "Türk dilinin, kendi benliğine, aslındaki güzellik ve zenginliğine kavuşması
    için, bütün devlet teşkilâtımızın dikkatli ve alâkalı olmasını isteriz." Türkçe'nin milletimiz için önemini de "... Türk Dili, Türk Milleti için kutsal bîr hazinedir... Türk Dili, Türk Milleti'nin kalbidir, zihnidir" diyerek belirtmiştir.
    metin2tr bunu beğendi.
  3. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Eğer Onu İstemiyorsan Bu Daha Yararlı Olabilir.

    Atatürk’ün Türk Dilinin Gelişimi ile ilgili Yaptığı Çalışmalar



    Atatürk bizi, milliyetimize ve Türk ulusal bilincine sahip kilarken bir taraftan da "Türk Ulusal Dili" üzerinde çalisiyor ve dil devrimini gerçeklestiriyordu.
    Bilindigi gibi her ulusun bir dili vardir ve bu dilin de bir fonetigi, yani girtlaktan çikan ses yapisi mevcuttur. Konusulan dil; o dile uygun bir fonetikle yazilamadigi takdirde o dil, dil olmaktan çikar. Nitekim Türkçe de girtlaktan çikan sesli ve sessiz harfler bellidir. Bu durumu herkesten önce gören Atatürk, Türk dilinin yazilisina uygun olan sesli ve sessiz harfleri bilimsel metodla bir araya getirerek konusma fonetigimize uygun bir yazi (alfabe) fonetigini de bize kazandirmis oldu.

    Türk Dil Kurumu, Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla 12 Temmuz 1932''de Mustafa Kemal Atatürk''ün talimatıyla kurulmuştur. Cemiyetin kurucuları, hepsi de milletvekili ve dönemin tanınmış edebiyatçıları olan Sâmih Rif''at, Ruşen Eşref, Celâl Sahir ve Yakup Kadri''dir. Kurumun ilk başkanı Sâmih Rif''at''tır. Türk Dili Tetkik Cemiyeti''nin amacı, "Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu yeryüzü dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmek" olarak tespit edilmiştir. Atatürk''ün sağlığında, 1932, 1934 ve 1936 yıllarında yapılan üç kurultayda hem kurumun yönetim organları seçilmiş, hem dil politikası belirlenmiş, hem de bilimsel bildiriler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim 1932 tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı''nda yapılan Birinci Türk Dili Kurultayı sonunda Kurumun "Lügat-Istılah, Gramer-Sentaks, Derleme, Lenguistik-Filoloji, Etimoloji, Yayın" adları ile altı kol hâlinde çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir. Sonraki kurultaylarda bu kollardan bazıları ayrılmış, bazıları tekrar birleştirilmiş; fakat ana çatı değiştirilmemiştir. 1934''te yapılan kurultayda cemiyetin adı, Türk Dili Araştırma Kurumu; 1936''daki kurultayda ise Türk Dil Kurumu olmuştur.

    Türk Dil Kurumu başlangıçtan beri çalışmalarını iki ana eksen üzerinde yürütmüştür:

    1. Türk dili üzerinde araştırmalar yapmak, yaptırmak;
    2. Türk dilinin güncel sorunlarıyla ilgilenerek çözüm yolları bulmak.

    Atatürk''ün kendisi de Türk dili üzerindeki yerli ve yabancı araştırmaları bizzat inceleyerek, dönemindeki bilginleri Türk dili üzerinde araştırmalar yapmaya yönlendirmiştir.
    Ankara Üniversitesi’nin fakülte olarak kurulan (1935) ilk yükseköğretim kurumu olan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Büyük Önderimiz’in adını koyduğu ve özel bir misyon yüklediği bir bilim merkezidir. Mustafa Kemal Atatürk Fakültemizin kurulmasını önerirken, çağdaş Türkiye’nin yapacağı atılımda hem ulusal bilincin gelişmesi, hem de özgür düşünceli bireylerin yetişebilmesi için, Türk dilinin, Türk tarihinin ve Türk kültürünün derinliğine araştırılmasının en başta gelen koşul olduğuna inanıyordu.

Sayfayı Paylaş