arkadaşlar bana 114 115 116 117 gerek ama acil yapanlar karşılığını alır bekliyorum.

Konu 'Edebiyat 9.Sınıf' bölümünde yüksel12 tarafından paylaşıldı.

  1. yüksel12

    yüksel12 Üye

    Katılım:
    1 Mart 2012
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    fırat yayın arkadaşlar bana 114 115 116 117 gerek ama acil yapanlar karşılığını alır bekliyorum. mesala alişin kaşları devamı ne olabilir..ama yeni müfredat olmak zorunda hep yanlış veriyorsunuz, doğrularu bekliyorum...
  2. Desert Rain.*

    Desert Rain.* Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    3.421
    Beğenileri:
    2.918
    Ödül Puanları:
    0
    fırat yayıncılığın cevapları bunlar..


    Sayfa 114 – 115 – 116 – 117

    Hazırlık 1)''Bütün parçaların toplamından fazla bir şeydir.'' ifadesi bir bütünü meydana getiren parçaların hiçbir zaman bütünün kendisini karşılayamayacağını anlatmaktadır.Ona bu özelliği kazandıran ise,bir birlik etrafında kazandığı niteliktir. 2)Aynı türkü ya da şarkının değişik kişiler tarafından söylendiğinde ortaya çıkan farklılığın sebebi,türkü ya da şarkıyı söyleyen kişinin,kendi özelliklerini türkü ya da şarkıya yansıtmasıdır. 3)Yorum,''bir yazının veya sözün,anlaşılması güç yönlerini açıklayarak aydınlığa kavuşturmak;bir olayı belli bir görüşe göre açıklama,değerlendirme;gizli veya hayali olan bir şeyden anlam çıkartmaktır.''
    İNCELEME 1)Bitmeyen Senfoni ve Moby Dick adlı metinlerin her birinde anlatılanların herhangi biriyle ya da serim,düğüm,çözüm bölümlerinden biriyle metnin bütününü anlamlandırılamaz.Çünkü,metnin anlamı,kendisini meydana getiren parçalardan ya da toplamından oluşmaz.Çünkü anlam,bunların toplamından fazla bir şeydir. 2)''Kıskanç dalgalar kabarıp siliyor izlerimi.Silsinler;ben geçtim ya bir kere''cümlesi yan anlam değeri ve çağrışım gücü bakımından güçlüdür.Çünkü bu cümlelerdeki sözcüklere gerçek anlamları dışında farklı anlamlar yüklenmiş böylece sözcüklerin çağrışım gücü arttırılmıştır.Bu durum edebi metinlerin her okunuşta farklı anlamlar kazanmasının da temel sebebidir. Verilen cümleler öznel durumları ifade etmektedir.Bu cümlelerin yazılış amacı,öznel duyguları estetik bir kaygıyla,edebi metnin olanaklarıyla ifade etmektir. ''Heisenberg,yirmi dört yaşındayken oluşturduğu matris mekanik ve kendi adıyla bilinen belirsizlik ilkesiyle atom fiziğine yeni bir kimlik kazandırır;1923'de Nobel ödülünü alır.'' cümlesi yan anlam ve çağrışım gücü bakımından zayıftır.Cümlede ifade edilenler belirli bir anlama sahip,kişiden kişiye değişmeyen nesnel bir yargıdır. 3)''Demir Raylar'' ifadesi,Moby Dick'in kahraman anlatıcının hiçbir engel tanımadan her zorluğun üstesinden gelmeyi göze alarak seçtiği yolu ifade etmek için kullandığı bir benzetmedir. 4)Bitmemiş Senfoni ve Moby Dick adlı metinlerde açıkça ifade edilmeyen,sezdirilen,gösterile n,çağrıştırılan anlatılmak istenenler şunlardır; Moby Dick: -Bir paragrafta güneşin batması, -Bir paragrafta İnsanların hayatına yön vermek, -Bir paragrafta ise doğru bildiği yoldan ayrılmamak. Bitmemiş Senfoni -Sanat yoksunu insanların yanlış ve bozuk şehirleşmeye sebep oldukları, Açıkça dile geritilemeyen bu ifadeler,metnin teması etrafında şekillenen ve metnin edebi yönünü ve çağrışım değerini güçlendiren ifadelerdir. 5)Verilen cümleler ait olduğu metnin anlamlı dil birlkleri olarak birer parçasıdır.Anlam yönünden ise,kahraman ruh halini ve çevre algılayışını yansıtan ifadelerdir. 6)Bitmemiş Senfoni adlı metinde yazıldığo dönemin bir sorunu olan çarpık ve yanlış kentleşme ele alınmıştır.Bu durum metnin tarihi gerçekliği olan bir sorunu işlediğini göstermektedir. 7)Eleştirel bir yorumcunun Moby Dick adlı metni tabiab sevgisi veya deniz tutkusu,Bitmemiş Senfoni adlı metni ise müzik sevgisini anlatan bir metin olarak değerlendirmesi mümkün değildir.Eleştirel bir yorumcu metnin iletisine bağlı kalarak metinde yeni ve farklı anlamlar bulup sebepleriyle birlikle açıklamak zorundadır.Bu yeni ve farklı anlamlar metnin iletisinden uzak olamaz. 8)Verilen metinlerin farklı şekilde yorumlanması metinlerin amaç ve iletilerine zarar vermez.Çünkü metin anlamı okuyucunun bilgisi,kültürü,görgüsü ve ruh haline göre oluşur.Bu nedenle aynı metin,farklı okuyucular tarafından farklı şekillerde yorumlanabilir.


    Sayfa 119

    1.soru: edebiyatı Mümtaz'a ihsan sevdirmiştir. Batu edebiyatçılarını örnek almasını sağlamış divan edebiyatını iyi öğrenmesini sağlamıştır. 2.soru: eski divanları okumuş, tari zevkini almış. Fransız şairlerinden etkilenmiş. 3.soru: Edebiyata olan ilgi, tarih, ıtrı(müzik),resim Mümtaz'ın ilgi duyduğu alanlardır. 4.soru: Ahmet Hamdi Tanpınar'ın hayatıyla romanın kahramanı Mümtaz arasındaki benzerlikler: antalya, tarih, edebiyat 5.soru: Fransız edebiyatına ilgi duymuş, yahya kemal onun hocası ve dostu olmuş, yahya kemal'in yolundan gitmiş, sanata, edebiyata, tarihe ve müziğe ilgi duymuş, Fransız şairlerinden etkilenmiş, batı edebiyatını örnek aldığı gibi divan edebiyatını iyi öğrenmiş, eserlerinde tarih sevgisi zaman, bilinçaltı ve aşk konularını işlemiş, edebiyatı müzik ve resimle birleştirmiş… Huzur -
    Sayfa 118 – 119 – 120

    soru 1) cevap: cümlelerinden yola çıkarak roman kahramanlarından insanın ve mümtazın kültürel sanatsal ve felsefi yönden etkilediğini söyleyebiliriz. 3) mümtaz tarih güzel sanatlar müzik felsefe estetik mimari vb. alanlarına ilgi duymaktadır. Onun zevkleri ve fikirleri kültürel bir bütünlük göstermektedir. Onun ilgi alanına giren bütün sanatlar akımlar fikirler kendi kültüründen bir araya gelerek, bir potada eriyerek kaynaşmaktadır soru 4) cevap: tan pınarın anılarında aldığımız bölüm bu soruya cevaplayabilir soru 5)cevap: metinden tan pınarın antalyada yaşadığı onun bu şehrin bazı yerlerinden etkilendiğini çıkarabiliriz. tanpınarın metnindeki ihsan karakteri hocası Yahya kemal beyatlıdır edebiyat fakültesinde başlayan hoca-öğrenci ilişkisi tanpınarı çok fena etkilemiştir.. Etkinlik Ahmet Hamdi Tanpınar (23 Haziran 1901 İstanbul-24 Ocak 1962 İstanbul) Türk romancı ve şairdir.Lise öğrenimini Antalya Lisesi'nde tamamladıktan sonra 1923 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni bitirdi. Liselerde, yüksek okullarda çeşitli dersler okuttu. 1939 yılında İstanbul Üniversitesi’nde Yeni Türk Edebiyatı profesörlüğüne atandı. 1942-1946 yılları arasında Maraş Milletvekili olarak görev yaptı. Bir süre Milli Eğitim müfettişliği yaptıktan sonra 1949 yılında Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ndeki görevine döndü. Gençlik yıllarında Yahya Kemal ve Ahmet Haşim'in talebesi ve dostu olmuş, Batı edebiyatından Paul Valery ile Marcel Proust'u kendisine üstad olarak seçmiştir. Bu yazarlar edebiyatta güzellik ve mükemmeliyete ön planda yer verirler. Onlara göre edebiyat, tıpkı resim ve musiki gibi "güzel sanat"tır. Onlardan farkı, boya ve ses yerine, insanı ve hayatı anlatmada bu iki vasıtadan çok daha zengin olan dili kullanmasıdır. Tanpınar şiiri hayatının en büyük ihtirası haline getirmiş, fakat asıl kabiliyetini şiir estetiğine göre yazdığı mensur eserlerde göstermiştir. İlk şiiri 1920’ de yayımlanmıştı. Geniş okuyucu kitlesi onu umumiyetle lise kitaplarına ve antolojilere giren "Bursa'da Zaman" şiiri ile tanır. Altmış kadar şiirinden ancak otuz yedisi ile, tek şiir kitabını ölümüne yakın çıkardı: Şiirler (1961; Bütün Şiirleri adıyla genişletilmiş olarak 1976). Şiirlerinde bir imaj ve müzik kaygısı taşıdığı, hikaye ve romanlarında da, başta zaman tema’sı olmak üzere, psikolojik anları, bilinçaltını aradığı, yansıttığı görülür. (Geniş bilgi Prof. Mehmet Kaplan’ ın Tanpınar’ ın Şiir Dünyası;1964 kitabında). Çeşitli baskıları olan eserleri Dergah Yayınları’ nda toplanmaktadır. Enis Batur, 1992 yılında Ahmet Hamdi Tanpınar’ dan “Seçmeler” adlı bir kitap hazırladı. Yazar ile ilgili yayınlanmış en son eser 2007 yılının sonunda çıkan "Günlüklerin Işığında Tanpınar'la Başbaşa"dır. Eser Tanpınar'ın 1953 yılında yazmaya başladığı ve 1962 yılında vefatına kadar tuttuğu notlardan oluşmaktadır.

Sayfayı Paylaş