arkadaşlar yardım edebilir misiniz ? lütfen

Konu 'Türkçe 8. Sınıf' bölümünde __FaTaL__ tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. __FaTaL__

    __FaTaL__ Üye

    Katılım:
    29 Kasım 2010
    Mesajlar:
    31
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    0

    Arkadaşlar.hoca pazartesi gününe kadar atatürkün Özlü sözleri ve kendi yazdığı şiirler istiyor.ben 5tane buldum ama bana bi 10 - 15 tane lazım lütfen daha fazla bulan yazabilir mi ? yardım eden etmeyen herkese teşekkür ederim ..
  2. __FaTaL__

    __FaTaL__ Üye

    Katılım:
    29 Kasım 2010
    Mesajlar:
    31
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    0
    Arkadaşlar lütfen yardım edin
  3. __FaTaL__

    __FaTaL__ Üye

    Katılım:
    29 Kasım 2010
    Mesajlar:
    31
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    0
    Yardım edebilecek kimse yokmu ??
  4. SeSSiZ eSaReT

    SeSSiZ eSaReT Üye

    Katılım:
    2 Ocak 2011
    Mesajlar:
    111
    Beğenileri:
    87
    Ödül Puanları:
    0
    ben biraz buldum umrarım işine yarar =)

    ATATÜRK'ÜN ÖZLÜ SÖZLERİ

    İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!

    Ne mutlu "Türküm" diyene.

    Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.

    Bu millete çok şey öğretebildim ama onlara uşak olmayı bir türlü öğretemedim.

    Yurtta sulh, cihanda sulh.

    Memleketin efendisi hakiki müstahsil olan köylüdür.

    Doğruyu söylemekten korkmayınız.

    Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.

    Türkiye Cumhuriyeti mutlu, zengin ve muzaffer olacaktır.

    Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.

    Türkiye Cumhuriyetinin temeli kültürdür.

    Süngülerle, silahlarla ve kanla kazandığımız askeri zaferlerden sonra, kültür, bilim, fen ve ekonomi alanlarında da zaferler kazanmaya devam edeceğiz.

    Zafer, "Zafer benimdir" diyebilenindir. Başarı ise, "Başaracağım" diye başlayarak sonunda "Başardım" diyebilenindir.

    Egemenlik verilmez, alınır.

    Milleti kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.

    Öğretmenler: Yeni nesiller sizlerin eseri olacaktır.

    Türk Milleti bağımsız yaşamış ve bağımsızlığı varolmalarının yegane koşulu olarak kabul etmiş cesur insanların torunlarıdır. Bu millet hiçbir zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.

    Biz Türkler tarih boyunca hürriyet ve istiklale timsal olmuş bir milletiz.

    Milletimiz davranışlarında ve gayretlerinde sarsılmaz bir bütünlük gösterdiği için başarılı olmuştur.

    Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklâlden mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.

    Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve ecdadımın en değerli mirası olan bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım. Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî ve resmî hayatımın her safhasını yakından bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir millete şerefin, haysiyetin, namusun ve insanlığın vücut ve beka bulabilmesi mutlaka o milletin özgürlük ve bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir. Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek için milletimin de aynı vasıfları taşımasını esas şart bilirim. Ben yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli bağımsızlık bence bir hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettirirse, insanlığı teşkil eden milletlerden her biriyle medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir etmek isteyen herhangi bir milletin, bu arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız düşmanıyım.

    Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.

    Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre saygı duyarız.

    Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.

    Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz. Onların milliyetlerinin bütün icaplarını tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik değildir.

    Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.

    Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur.

    Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

    Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.

    Bir dinin tabiî olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.

    Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.

    Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan ilerlemektir.

    Medeni olmayan insanlar, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.

    Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak sayıyorlar. Asıl küfür onların bu zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca sanmayın, hoca olmak sarıkla değil, dimağladır.

    Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.

    Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidir.

    Biz dünya medeniyeti ailesi içinde bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını tatbik edeceğiz.

    Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz.

    Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.

    İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki, bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı kaldıkça öteki kısmı göklere yükselebilsin?

    Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

    Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.

    Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk Milletine canımı vereceğim.

    Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
  5. SeSSiZ eSaReT

    SeSSiZ eSaReT Üye

    Katılım:
    2 Ocak 2011
    Mesajlar:
    111
    Beğenileri:
    87
    Ödül Puanları:
    0
    ATATÜRK'ÜN YAZDIĞI ŞİİRLER

    Bir Askerin Mezarına

    Şurada, kabrin üzerinde konulmuş bir,
    Beyaz taş var, onun altında bayraklar
    Temevvüç ederken, kelleler uçuşurken...
    Celâdeti tâbân olurken aldığı cerîhai mevt
    İle bu âlemi hîçîye vedâ etmiş bir
    Asker yatıyor...
    Onun hâbı istirahate çekildiği şu
    Makberin üzerine rüfekası eşki teessür döktüler.
    Kadınlar dümü rizi mâtem oldular. İhtiyarlar
    Nâle eylediler, çocuklar ağladılar.
    Şu söğüt ağacının nim setreylediği senin
    Mezarın üzerine bir zırh başlık ile kılıç hak,
    Olunmuştur. İşte orası o kahramanı muhteremin
    Câyi istirahatidir. Ne mutlu ki, hâki pâye vatan
    Ona nâilini intizar olmuş!...

    Mustafa Kemal
    Harbiye Talebesi İken Yazmıştır.
    -----------------------------------------------------------------------
    Hakikat Nerede?

    Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
    Tuna ezelden Türk diyarıdır.
    Bilinen tarihler söylememiş bunu
    Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
    Dinleyin sesini doğan tarihin,
    Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak
    Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.

    Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
    Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
    Doğudan çıkan biz
    Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz
    Türk sadece bir milletin adı değil,
    Türk bütün adamların birliğidir.
    Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
    Ey yığın yığın insan gafletleri
    Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
    Hakikat nerede?

    Mustafa Kemal
    -----------------------------------------------------------------------
    Beşike Hâdisesi İçin

    Çıkıyor gönüllere istimdadı
    Sâmiamda vatanın feryâdı
    Çıkıyor gönüllere istimdadı
    Yaralı bir *****n evlâdı
    Etmesin mi anaya imdadı?

    Rumeli can veriyor yok mu ilaç.
    Edelim sıhhatini istimzaç;
    Etmeyelim kimseyi izaç?

    Zırhlılar her yeri tehdit ediyor,
    Makedonya bunu tes'it ediyor.
    İnkırazı bize teyit ediyor.

    Yemenin purişi malumu cihan
    Ne için eyledi millet isyân?
    Zulme ister mi bu yoldan burhan
    Turuşkalar bile aldı meydan

    Hani kânun-u adaâlet nerede?
    Mülk-ü millette himâye saadet nerede?
    Haricen mülk-ü himaye nerede?
    Bizde evvelki şecaat nerede?

    Gelse Ertuğrul şöhret-i pervas
    Eder elbette tahayyür ibraz
    Vatanın feyzine kâdir olamaz
    Yeniden fethine verseydi cevâz...

    Yıldırım görse şu ahvâlimizi
    Ateş kahrı yakar hâlimizi,
    Af eder mi bizim efâlimizi,
    Mahveder cumle-i emsâlimizi,

    Ey büyük Fâtih'i İstanbul'un...
    Bu revş olmadı mı makbulün
    Sây ile toplanılan mahsulün
    Berhava oldu fakat meçhulün...

    Yazık oldu Vatana âh yazık...
    Her ağızdan çıkıyor: Eyvâh yazık!..
    Acısın bizlere, âh yazık!

    Mustafa Kemal
    Sinop 25 Kânunu Evvel 321 (1905)
    -----------------------------------------------------------------------
    Hayat Serenadı

    Atatürk'ün Salih Bozok'a yazdığı mektuptan :
    "Bir Fransız şairi hayatı şöyle tarif ediyor :

    Hayat kısadır,
    Biraz hayal,
    Biraz aşk
    Ve sonra Allahaısmarladık.

    Diğeri de :
    Hayat boştur.
    Biraz kin,
    -----------------------------------------------------------------------
    Kaside-i İstibdat Yahut Kırmızı İzler

    Bir köhne kadit parçası, bir çehrei menhus,
    Zulmetler içinde mütereddit, mütelâşi,
    Daim mütefekkir görünen, kendine mahsus
    Efkârı sakimane ile âleme karşı
    Ateş saçarak etmede her gün bizi tehdit,
    Âmali harisanesini eyledi tezyit...
    Gördükçe bu mazlumlarını, sinesi mağrur,
    Tırnaklarını aileler kalbine saplar;
    Mağdurlarının her biri bir kûşede ağlar,
    Katlandı vatan görmeğe evlâdını makhur...
    Birçoklarımız mahpes-ü menfada süründük.
    Ey gazii mecruhu vega dideye döndük.
    Ey kanlı eliyle vatan âmaline hail,
    Ey enmilei sürbu cinayata delâil
    Teşkil eden ey köhne kadit, katili efkâr,
    Ey katili şübbanı vatan, katili ahrar,
    Ey varlığı bir millet için bâdii zillet.
    Ey çehresi ifrite veren dehşeti vahşet,
    Zindanları, menfaları, mahpesleri doldur,
    Ziniciri esaretle bütün hisleri dondur.
    Tesmimi nefes, nefyi ebet, sonra denizler..
    Her girdiğin evlerde durur kırmızı izler...
    Kâbusi hiyanetle vatan can çekişirken
    Âtimizi dendanı harisin kemirirken
    Bir gün Rumeli dağları envara boyandı;
    Hürriyetin enfası ile herkes uyandı.

    Mustafa Kemal
    Şanlı Ordu Gazetesi : 24 Kasım 1908
    -----------------------------------------------------------------------
    Tuna

    Gafil hangi üç asır, hangi on asır
    Tuna ezelden Türk diyarıdır.
    Bilinen tarihler söylememiş bunu,
    Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak
    Dinleyin sesini doğan tarihin
    Aydınlıkta karaltılı şafak
    Yalan tarihi gömüp doğru tarihe gidin!

    Nehirlerdir Türkün şaşmaz yol mühendisleri
    Her nehir Türk'ü bilir her nehri
    Tuna'nın da kıyısından gitti eski türk
    Geçti eski Türk Tunayı da yararak
    Kaç defa, hangi defa? Sormayınız nafile.
    Bilmez tarih bile.
    Tarih çocuk güdük tarih güdük
    Sökün büyük, pek büyük.
    Sayılmaz, sayılmaz bu sökün
    O kadar çok Tunadan geçtiği günler Türkün.
    Tunanın yalnız üst ve alt illeri değil,
    Tunanın üstü de altı da yer.
    Dipdiri ve ölmez bir Türk vatanıdır.
    Tunanın üstünü yaptı vatan Türk
    Bakarak, akarak, yararak geçti
    Tunanın altını kabristan yaptı.
    Tunayla ruh oldu dipte yatan Türk.
    Tunanın sisden ve güneşten yorganı.
    Topraktan ve çakıldan yatağı ile
    Akıyor "Türk'e vatanım" diye.
    Derindir görünmez Tunanın dibi
    Türk coşkun Tuna gibi, Tuna coşkun Türk gibi.

    Tuna yalnız vatan değil, yeni ufuklara
    Türk'ü götüren eski bir Tuna
    Adam da ilk adamdır.
    Adam ile yaratıcı
    "Yaradan" dediğimiz yaratan adamdı.
    İnsanlar tazelenir, mekanlar ihtiyarlar.
    Nesiller kaynaşıyor, coğrafya küçülüyor
    Bırakılan yer göçtü.
    Bırakana göç düştü.
    Adamlar: "Haydin" dedi.
    Alpler "Hoş geldin" dedi.
    -----------------------------------------------------------------------
    İnsan

    Gelenler adamdı, buldukları insandı
    İnsan yalnız Tanrının yarattığı mâhluk
    İnsan mâhluktan, adam insandan çıktı.
    Tanrının insanı yer ve içer.
    İnsanın adamı düşünür ve yaratır.
    -----------------------------------------------------------------------
    Oğuz Oğulları

    Asyanın ortasında Oğuz oğulları
    Avrupanın Alplerinde Oğuz torunları
    Doğudan çıkan biz, batıda yine biz
    Nerede olsa, ne olsa kendimizi biliriz.
    Hep insanlar kendilerini bilseler,
    Bilinir o zaman ki hep biziz.
    Türk sadece bir milletin adı değil,
    Türk bütün adamların birliğidir.
    Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
    Ey yığın yığın insan gafletleri
    Yırtılmış gözlerdeki gafletten perde,
    Dünya o zaman görecek hakikat nerede?
    Hakikat nerede?
    -----------------------------------------------------------------------
  6. Moderatör Özlem U.

    Moderatör Özlem U. Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1.740
    Beğenileri:
    4.280
    Ödül Puanları:
    0
    gerekli yanıt verilmiş konuyu kapatıyorum
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.

Sayfayı Paylaş