Arkadaslar, Ziya Paşa / Terkibibent ile alakalı bir sorum vardı ?

Konu 'Edebiyat 11.Sınıf' bölümünde powers tarafından paylaşıldı.

  1. powers

    powers Üye

    Katılım:
    2 Kasım 2008
    Mesajlar:
    4
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    Bu Terkibibent in acıklamasını / yorumunu yapan ark. varsa bi yardım edebilirmi bi zahmet .
  2. S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    BUNU BULDUM AMA OLMUSMU...?
    Ziya Paşa’nın Terkibibenti: Şiirin birimleri beyittir. Kafiye ve redifler vardır. Bu birimler birleşerek temayı ortaya çıkarır.

    Terkibibentin Yapısal Özellikleri:
    a) bentlerle kurulan uzun bir nazım biçimidir.
    b) Her bent, sayısı 5-10 arasında değişen beyitlerden oluşur.
    c) Bent sayısı 5-10 arasındadır
    d) Genellikle talihten şikayet, dini, tasavvufi ve felsefi konular işlenmiştir.
    Bu yapısal özellikler divan şiirinin ana damarıdır. Yukarıda ki eserlerde bu özellikleri yapılarında barındırmaktadırlar.
    - 9. Beyit hariç diğer beyitler bir şekilde sosyal yapı ve tarihi değerler ile ilişkilidir.
    - Tema: bu dünyanın insanları sınamak için yaratılmış olduğu ve akılla bu dünyanın tam anlamıyla kavranamayacağıdır. Şiirin yazıldığı dönemde bazı şairler iki arada bir derede kalmışlardır. Eski ile yeni çatışması içine düşmüşlerdir. Bu yüzden bazı şairler hak adalet hürriyet gibi kavramlar üzerine şiir yazarken, bazıları da bu şekilde felsefi konularda şiirler yazarak eski geleneği devam ettirmeye çalışmışlardır.
    - Ziya Paşa terkibibentinde tasavvufi bir konuyu işlemiştir. Bu dünyanın insanı sınamak için yaratıldığını, ve insanın sadece kalbiyle anlayabileceğini belirtmiştir. Bağdatlı Ruhi ise aşk temasını işlemiştir. Bu yüzden iki eser arasında büyük farklılıklar vardır.
    - Ziya Paşanın terkibibentinin teması günümüzde de geçerli olabilir. Şair aklı kullanarak bu dünyanın anlaşılamayacağını belirtmiştir. Bu kuram günümüzde de geçerlidir. Akıl bazı şeyleri kavrayabilir. Bu yüzden akıl günümüzde ne kadar önemli görünse de kalple birleşmeden pek bir anlam ifade etmez.
    - ilk beyitte insanların birbirlerini kıskanmalarından bahsedilmiştir. Cahil insanlar yarasaya benzetilmiş ve bu kişilerin bilgili ve olgun kişileri kıskandıkları söylenmiştir. Akıllı insanlar ise ışığa benzetilerek bu kişilerin çevrelerini aydınlattıkları belirtilmeye çalışılmıştır. Bu dönemde Osmanlı Devletinde cahil insanlar önemli yerleri işgal ettikleri için yazar devlet büyüklerine atıfta bulunmuştur. İkinci beyitte akıl iyi ile kötüyü tartan bir teraziye benzetilmiştir. Beyin şeklen de vücudun en ufak organlarından olmasına rağmen yaptığı iş boyutuyla tamamıyla ters orantılıdır. İnsan dünyayı aklıyla kavrar o olmadan ceza ve mükafat sisteminin tamamen dışında kalır şair dünyayı anlamanın ne kadar zor olduğunu belirtmek için anlamı terazide tartılamayacak kadar ağır bir varlık gibi düşünerek somutlaştırmıştır. İnsan dünyayı akılla kavramaya çalışırken bile dünyanın kavranamayacağını anlatarak beyitin anlamını tasavvufi yoruma açık hale getirmiştir...
  3. pasam_226

    pasam_226 Üye

    Katılım:
    3 Ekim 2008
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    arkadaşım sağoll olmuş ama bu terkibi bend hangi sayfada...
  4. asiprenses40

    asiprenses40 Üye

    Katılım:
    13 Eylül 2008
    Mesajlar:
    15
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    1

Sayfayı Paylaş