Atam'ın Fenerbahçeli Olduğunu Kanıtlayan 9 Kanıtlanmış Belge

Konu 'Atatürk'ün Hayatı' bölümünde begüm sude tarafından paylaşıldı.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
  1. begüm sude

    begüm sude Üye

    Katılım:
    11 Eylül 2008
    Mesajlar:
    81
    Beğenileri:
    14
    Ödül Puanları:
    6

    Son dönemlerde yine spor çevrelerinde Atatürk'ün tuttuğu takımlar gündemde dolaşmaya başladı. Sanki dünyamızdan gidenlerden yeni haberler alınırmışçasına Türklerin Atasının zaman zaman taraf değiştirdiği izlenimleri bir çoğumuzu sadece güldürüyor. Bazı basın yayın organlarında hatta kitaplar yazılıyor. Adeta gaipten sesler geliyor.

    Ahiretin Sesi muhabirlerinin bildirdiği haberlere göre Büyük Atamız şimdi de BJK taraftarı. 100. Yıl kutlama hazırlıklarını sürdüren Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün bu konudaki son yoğun çalışması ise Vala Somalı tarafından Atatürk'ün mutlak Beşiktaşlı ilan edilmesi. Kesin bir gerçek ortada dururken Atatürk'ün hangi takıma sempati duyduğu kafalar karıştırılmaya çalışılıyor. Bu kişiler ya da çevreler güneşi balçıkla sıvamaya kalkıyorlar. Bu tip insanlara kafa karıştırmaloji uzmanları demek yerinde olacak. Çünkü onların işi ortalığı bulandırmak. Gerçekten de ortaya attıkları iddiaların kafaları karıştırmaktan öte hiçbir değeri yok.



    Galatasaraylılara gelince onların yakın zamana dek onu kulüpler üstü gösterme çabalarında olan makaleler yayınlayarak "Tarihi Bir Mektubu Gün Işığına Çıkarıyoruz" dediler...



    "ATATÜRK'ÜN FUTBOL MERAKI" adı altında Galatasaray Müzesi Müdür Yardımcısı ve Araştırmacı Adnan Işık yine bu konuyu işliyor. "Türk basınında zaman zaman Atatürk'ün hangi takımı tuttuğu tartışmaları yapılır. Herkes onu kendi tarafına çektiği için de bir sonuca varılmaz. Bu yazıda bizim gayemiz "Davet mektubunuzu ancak dün sabah aldım. Fakat ben o gün doğrudan gidip maçı izledim." demektedir.



    Galatasaray'a mektup yazdığı için "Atatürk Galatasaraylı" mı diyelim? Fenerbahçe o sporcunun taraftarıdır.



    Buraya dek Galatasaraylıların Atatürk konusunda ki görüşlerini özetledik. Sayın Adnan Işık yıllardır Galatasaray müzesinde görev yapıyor. Yüzlerce belge Ali Sami Yen'in daha yüksek rütbeli Osmanlı subayları dururken sadece binbaşı rütbesinde ki onu neden maça davet ettiğini anlayabilmiş değiliz.



    Galatasaray'a mektup yazdığı için "Atatürk Galatasaraylı" mı diyelim? Fenerbahçe Ali Sami Yen'in daha yüksek rütbeli Osmanlı subayları dururken sadece binbaşı rütbesinde ki onu neden maça davet ettiğini anlayabilmiş değiliz.



    Özetle Adnan Işık çevik ve ahlaklısını severim." dediğine göre bu nitelikler hangi kulüpte varsa Atatürk o takımın taraftarıdır demeye getirmiştir."



    Atatürk irdeleyeceğiz.



    Biz Fenerbahçeli'lerin büyük gurur duyacağı bir ayrıcalık var. Fenerbahçe'mizi Atatürk de severdi ve her zaman büyük ilgi gösterirdi. İşte sizlere Atamız'ın Fenerbahçeli'liğini verileri zaman sırasıyla sunuyoruz.







    1- ATATÜRK'ÜN FENERBAHÇE KULÜBÜ'NÜ ZİYARETİ:



    Yıl 1918 yoksa yakın arkadaşı Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sabri Toprak mı onu yönlendirmiştir orası bilinmiyor. Ancak Sabri Bey'in onu yönlendirmiş olabileceği akla ve mantığa daha yakın.



    Tarih 3 Mayıs 1918 Anafartalar Kahramanı Mirliva (Tuğgeneral) Mustafa Kemal Paşa'dan başkası değildi. Yanında İttihat ve Terakki Partisi Genel Sekreteri ve Büyük Atamız'ın en sevdiği arkadaşlarından biri hatta belki de birincisi Sabri Toprak vardı.



    Zaten Birinci Dünya Savaşı sıralarında her İstanbul'a gelişinde Sabri Bey'in Moda'daki evinde kalırdı. Sabri Bey o sıralar kulübün o zamanki tanımıyla umumi reisi (genel başkanı) idi. Atatürk bu kez de Yıldırım Orduları Grubu Komutanı olarak Filistin Cephesi'ne giderken birkaç günlüğüne İstanbul'a uğramıştı. Vakit öğleden sonra idi. Kuşdili Çayırı'nın yanında ki kulübümüzün Kuşdili Lokali'ne geldiler. Çanakkale'de düşmana geçit vermeyerek ünlenmiş artık herkes tarafından tanınan Yıldırım Orduları Komutanı Mustafa Kemal ile Kulübü ziyarete geleceklerini Sabri Bey önceden bildirdiği için Fenerbahçeliler onu bekliyorlardı. Önce yorgunluk kahvesi içildi. Ardından da Dr. Hamit Hüsnü ve Elkatipzade Mustafa Beyler ile birlikte lokalin ikinci katında kupaların olduğu bölüm gezildi. Daha sonra Elkatipzade Mustafa Bey kendisine kulüp hatıra defterini uzattı. Fenerbahçeli'lerin bu aziz konuğu Fenerbahçe hatıra defterine hepinizin bildiği o ünlü sevgi ve takdir duygularını yazmıştır;



    "Fenerbahçe Kulübünün her tarafa mazhar-ı takdir olmuş bulunan asari mesaisini işitmiş ve bu Kulübü ziyaret ve erbab-ı himmeti tebrik etmeyi vazife edinmiştim. Bu vazifenin ifası ancak bugün müyesser olabilmiştir. Takdirat ve tebrikatımı buraya kayd ile mübahiyim."



    03.05.1918 / Ordu Komutanı Mustafa Kemal

    (Fenerbahçe Kulübünün her tarafta beğenilip değer verilen yardımı olanları tebrik etmeği görev edinmiştim. Bu görev ancak bugün yerine getirilebilmiştir. Takdir ettiğimi ve kutladığımı buraya kaydetmekle övünüyorum.)



    Son olarak kulüpten ayrılmadan önce limonata içen Ulu Önder Atamız kulübümüzde aşağı yukarı iki saat kadar kalmıştır. Dönüş zamanı geldiğinde bu kez Fenerbahçe Kürek Şubesi'nin beyaz renkli iki çifte yarış teknesine (fıta) Kurbağalıdere kenarındaki kulübün iskelesinden binildi. Kürekte Elkatipzade Mustafa Bey vardı. Mustafa Kemal Paşa Fenerbahçelilere son söz olarak: "Fenerbahçe'ye sonsuz muvaffakiyetler (başarılar) dilerim Allahaısmarladık" demişti.



    2- ATATÜRK FENERBAHÇE'NİN MAÇINI İZLİYOR:



    1925 yılının ekiminde Türkiye Şampiyonu Muhafızgücü'nün ünlü futbolcuları Milli Takım kalecisi Hamit Sudi ve Nuri ile Bursa'nın seçme futbolcuları karma bir takım oluşturmuşlardı. Bu karma takımla maç yapması için Alay Komutanı Fenerbahçe'ye öneri götürmüştü.



    Ancak kulübümüzün bir gün sonra İstanbul'da lig maçı olduğundan yöneticiler Bursa'ya ancak A Takım'dan birkaç takviyeli üçüncü takımı yolladılar. Muhafızgücü Bursalı futbolcular karması ve Fenerbahçe üçüncü takımı (bugünkü B Genç Takımlar dengi) arasındaki bu maç 1-1 sonuçlandı. Atatürk o sırada Bursa'da idi. Maçı izlemiştir. Yazımızın başında da söz ettik. Galatasaray dergisinin 6. Sayısında (Aralık 2002) "Atatürk'ün Futbol Merakı" adı altında Atatürk'ün yaşamı boyunca gittiği maçlara değinen sayın Adnan Işık bu maçı yazık ki gözden kaçırmış. Yani onun savladığı gibi Atatürk üç maç değil bununla birlikte dört maç izlemiş oluyor.



    3- ATATÜRK FENERBAHÇE'NİN YAZ BALOSUNA GELİYOR:



    1960'lı yıllara değin Kalamış'ta ünlü Belvü Oteli ve Gazinosu vardı. Fenerbahçe burada sürekli olarak üye ve mensuplarına balolar düzenlerdi. İşte 1927 yılında bu gazinoda tertiplenen bir yaz balosunu o sıralar İstanbul'da olan Atatürk yine koyu Fenerbahçeli olan 3. Kolordu Komutanı Şükrü Naili Gökberk Paşa ile birlikte onurlandırmış burada Fenerbahçeliler ile geç vakitlere kadar sohbet etmiştir. Fenerbahçelilerin bu yaz balosu 57 yıllık o kısacık ömründe Atatürk'ün gittiği tek spor kulübü balosudur.





    4- ATATÜRK : "BUNLAR BİZE ÜSTÜN"



    1928 yılı haziranında Dolmabahçe sarayında yine bir sohbet anında sekiz kişiydiler. Atatürk "Bak onlar altı kişi. Fenerbahçeli olarak burada bir sen bir de ben varız. Bunlar 6-2 bize üstünler. Aman ayağımızı denk tutalım." der. Bu yukarıda yazdığım anekdot sonraki yıllarda Fenerbahçe Kulübü'ne başkan olan Şükrü Saraçoğlu tarafından nakledilmiştir. Onunla yıllarca aynı yönetim kurullarında yakın ilişki içinde bulunan Rüştü Dağlaroğlu'na anlatılmıştır.





    5- ATATÜRK: "BEN DE FENERBAHÇELİYİM."



    1928 yılının ağustos ayında ezeli rakibimiz Galatasaray'la kaz*****n Atanın bir büstünü müzesine götüreceği özel bir maç yapıyorduk (Gazi Büstü Kupası). Bu maç Taksim Stadı'nda 10 Ağustos 1928'de oynandı. Atatürk o sıralar İstanbul'da idi. Gündüz Büyükdere'de bir Milletvekili arkadaşının yazlığına konuk olan Atatürk Mustafa Necati'den başka orada bulunan Ruşen Eşref Ünaydın da Galatasaraylıdır. Hemen arkasından da merakla kendisine bakan karşısındaki Galatasaraylılara anlamadınız mı! der gibi bir yüz ifadesiyle şu cümleyi söylediği görülür:



    "BEN DE FENERBAHÇELİYİM"





    Ömrü boyunca camiasına gönülden bağlı kalmış bir Galatasaraylı tarafından anlatılan ilginç öykü:



    1951 yılında Fenerbahçe atletizm takımı doğrulanamayan bir mecranın dışına çıkıyor. Daha da bir anlam kazanıyor. Ruşen Eşref bugün yaşamıyor... Kendisini saygıyla anıyoruz.



    6- ATATÜRK KULÜBÜNE YARDIM EDİYOR:



    5 Haziran'ı 6 Haziran 1932'ye bağlayan gece Fenerbahçe'mizin Kuşdili'nde ki ahşap lokalinde yangın çıkmıştı. Kulüp binamız içindeki bir gönül ilişkisi olduğunun en somut bir kanıtı bence... Yukarıda sizlere Atamızın gönül verdiği kulübüne yaptığı maddi yardımın miktarını açıkladık. Bu yardımın manevi değerinin hesaplanamaz ölçüde olduğunu söylememize gerek yok herhalde!



    7- "FENERBAHÇE SU TOPU TAKIMI GELSİN"



    Atatürk'ün Fenerbahçeli oluşunun bir başka kanıtı da ilginçtir. 1987'de bir ziyaretimde rahmetli Rüştü Dağlaroğlu anlatmıştı. Onun ağzından sıcağı sıcağına tuttuğum notları biraz kısaltarak aktarıyorum. "Şahsi gayretlerimle Fenerbahçe su topu takımını kurdum. O zaman babam bana 5 lira haftalık veriyordu ki bu çok büyük bir meblağ sayılırdı. Ben kurduğum takım kulüpte üvey evlat muamelesi gördüğü için istisnasız bu paranın hepsini takıma harcıyordum. Zaten o zaman da kulübün gideri gelirinden fazla idi. Kulüpten bir lira yardım almadığım gibi örneğin Mahmutpaşa'dan aldığım bornozlar ve başlıklar ya çalınıyor ya kayboluyordu. İki hafta sonra yenisini almaya gittiğimde ise aynı renktekini bulamıyordum. Bu sıralarda Atatürk dinlenmek üzere Yalova'ya gelmişti. Onun onuruna Yalova'da çeşitli spor gösterileri düzenlemişler. Bir de Yalovalı gençler ile su topu karşılaşması öngörülmüştü yelken sporları tek çatı altında örgütlenmişti.) Rıza Sueri bana pazar günü Termal Havuzunda Atanın huzurunda müsabaka yapmaya Fenerbahçe su topu takımının gideceğini ve hazırlanmamızı söyledi. Ben şaşırmıştım. Ancak o an bir şey soramadım.



    İki üç gün sonra Federasyona gittim Gazi Paşa hazretleri öyle arzu ettiler".





    8- "BÜSTÜMÜ KOYABİLİRSİNİZ"



    Atatürk büstlerinin her tarafa konulması ve heykelerinin dikilmesi konusunda hassastı. Gösterişli törenlerle yurdun dört bir yanını büstler heykellerle donatmak belli ki o eşsiz kahramana ters geliyordu. Yaşamı boyunca bu tip davranışları özendirmemiş uygun bulmamıştı. İnsanlar onun fikirlerini özümsemeli devrimlerinin bekçisi olmalıydı. Ancak bu konuda istisnalardan bir tanesini Fenerbahçeliler yaşadı. Fenerbahçe Kulübü'nün 1 Haziran 1934 yıldönümü bayramında stadına ant içerek bir Atatürk büstü koymak için istediği izini bizzat yine Atatürk kabul etmiş ve olur vermişti. Böylelikle Fenerbahçe Stadı Türkiye'de Atatürk'ün büstünün konmasına izin verdiği tek stat olma özelliği ve onurunu hala taşımaktadır.





    9- "FENERBAHÇE KULÜBÜ VE GENÇLİK BURADA DENİZ SPORLARI İLE UĞRAŞSIN"



    Galatasaraylı Spor Tarihçisi Haluk San 1981 yılında kaleme aldığı "Belgeleri ile Türk spor tarihinde Atatürk" adlı çalışmasının 129. sayfasında şöyle yazar: "ATATÜRK 1937'DE FENERBAHÇE KOYUNDA "



    Yıl 1937 - Atatürk bir yıl önce üç kez gittiği Moda koyunun Fenerbahçe yönündeki durumunu yerinde incelemeyi uygun buluyor ve 1937 yılı yaz aylarında yanındakilerle birlikte Kalamış ve Fenerbahçe'yi gezerek gençliğin deniz sporları ile uğraşabilmesi için merkez yapılmasını arzu ettiğini söylemişlerdir. İşte K. Atatürk'ün bu emirlerini gerçekleştiren kuruluş olarak haklı ve sonsuz bir övünç duymaktayız."



    Atamız burada dikkat ederseniz Türk gençlerinin ya da Fenerbahçeli gençlerin demiyor. (yani burada Fenerbahçe semtinde oturan gençler kastedilmiyor. O yıllarda Fenerbahçe burnunda ya da bugünkü Fenerbahçe semtinde zaten fazla oturan yoktu. Adres net ve açıktır gençliğin deniz sporları ile uğraşması" ya da bunu şöyle de tanımlayabiliriz: Gençlik Fenerbahçe Kulübü'nde deniz sporları ile uğraşsın. Burada Fenerbahçeli gençler deniz sporları yapsın..! Bu söylemde doğrudan Fenerbahçe Kulübü'nün ve onun gençlerinin amaçlandığı çok açık bir şekilde görülüyor. Atamızın 1937 yılında ki "Fenerbahçe Kulübü burada (Fenerbahçe burnunda) gençliğin deniz sporları ile uğraşmasını sağlasın." direktifi onun ölümünden yıllar sonra gerçekleşti. Cem Atabeyoğlu'nun Hisarbank Kültür Yayınları'ndan çıkan "Atatürk ve Spor " 1981 adlı yapıtında da aynı konu işlenmektedir.



    Cumhuriyetimizin kurucusu yazılanlar ayrı zaman ve mekanlarda geçmelerine karşın odak noktaları - ana fikir - tektir. " FENERBAHÇE SEVGİSİ "



    Bu yazdıklarımızın hepsi tanıklarıyla ya da belgeleriyle kanıtlanmış gerçeklerdir. Bir kısmı zamanının gazete afişler v.b. vardır. Atatürk listedeki bu tür ibarelerin bunlara gerek yok dercesine elindeki kalemle üstünü çizer (iptal eder) ve sadece şunu yazar:



    "ATATÜRK BİZDEN BİRİDİR"​


    20. yüzyılın eşsiz ve en büyük insanı ATATÜRK yaşamı boyunca bütün tercihlerini belli etmemesi düşünülebilir mi? Bu konuya nokta koyarken Büyük Fenerbahçeli Rüştü Dağlaroğlu'nun "Fenerbahçe Tarihi" adlı büyük eserinde yaptığı şu değerlendirmeye tamamen katıldığımızı da ifade ederek buraya aynen alıyoruz.



    "Büyük Kurtarıcının Fenerbahçe Kulübü'ne gösterdiği bu özel ilgi ulusuna ümit ve iman aşılayan ve böylece genç cumhuriyetin temel mayasında PAY SAHİBİ olan bir kulübü Ulu Önder elbette ki özel bir sevgi ile sevecek ve hatta 10 Ağustos 1928 akşamı yaptığı gibi. "BEN DE FENERBAHÇELİYİM.." derken bunu övünerek söyleyecekti."



    Atatürk tüm kulüplere aynı davranmıştı ya da Beşiktaşlı idi savını ortaya atanlara son olarak şunu yazmama izin veriniz: O Karşıyaka kulübünün defterine duygularını yazmıştı Fenerbahçe kulübü mensuplarının deniz sporları ile ilgilenmesi isteğini dile getirmiş bu konuda direktif vermiştir. Her şeyden önemlisi tüm bunları hiç hesaba katmamıza gerek bırakmayacak şekilde iki kez Fenerbahçeliliğini deklare etmiştir. Atatürk'ün hala Beşiktaşlı olduğunu savlayanlara ya da onun kulüpler üstü sayılması gerektiğini yazıp çizenlere bugün ne dememiz gerektiğini siz değerli okuyuculara bırakıyorum. Eskiden bu kişilere "Kulüpçü" denirdi. Bunların yaptıkları gerçekten de tam bir kulüpçülük...



    Galatasaraylı Haluk San ile Fenerbahçeli Rüştü Dağlaroğlu spor tarihçileri olarak " Türk Futbol Tarihi" adlı kitabın hazırlanması sırasında Dağlaroğlu'nun Taksim'deki evinde yoğun çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalardan birinde Haluk San Dağlaroğlu "Bunu bize 1951'da Atina'da kendisi anlatmıştı. Benden başka salonda diğer atletler de vardı" demiştir. Bu olayı Rahmetli Rüştü Dağlaroğlu'nun oğlu Müjdat anlattı. Kendisine bu yazıda verdiği bilgiler için şükranlarımızı sunarız.



    Dipnot : Bu bilgiler uydurmaca değildir. Bu bilgiler belgesellerle seyircisi olduğu geçenlerde haber bültenlerinde dahi açıklandı.

    Beşiktaş kulübünün tarihine dikkatli ve objektif baktığınızda kulübün kuruluşunun Atatürk ile yakından uzaktan alakası yoktur... Aşağıdaki yazıyı dikkatli okuyun lütfen.



    1900 başlarıydı ve Türkiye'de kulüp düzeyinde spor faaliyetlerinin yapılması henüz yasaktı. Yani Kral 2. Edward'ın yasaklarının aynısı bizim ülkemiz için de geçerliydi. Spor kulüplerinin kurulması ve faaliyete geçmesi de siyasal nedenlerle mümkün değildi. Saray Fuat Paşa Kamil Beyler1902 yılının Kasım'ında Serencebey'de bir araya gelmiş ve kulüp kurmaya karar vermişlerdi. Bu istek 1903 yılının Mart ayında gerçekleşecekti.



    Artık gerçek yeterince açık bir şekilde ortada. Daha fazla söze gerekte yok sanırım.



    Dikkatli okuyun. Okuyun ki yıllardır kendinizi inandırdığınız bir gerçek iyice kafanıza kazınsın ! ;)
    [/B]
  2. hilly

    hilly Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    15 Şubat 2009
    Mesajlar:
    1.548
    Beğenileri:
    1.711
    Ödül Puanları:
    113
    bu kadar abartılıcak bi konu göremiyorum..bazı yerlerde wiston adlı üyeye katılıyorum ama bu kadar kasmamak gerek..

    unutmayın ki bizim görevimizde yaptıklarının devamını getirmek;) ama lafta değil

    iyi forumLar
  3. AnaBniEverseNe

    AnaBniEverseNe Üye

    Katılım:
    13 Haziran 2009
    Mesajlar:
    66
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    ÖğreteceK kadaR düşmedik
  • !..GncFB.ip3q..!

    !..GncFB.ip3q..! Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    23 Eylül 2008
    Mesajlar:
    537
    Beğenileri:
    73
    Ödül Puanları:
    16
    tartışmaya gerek yok neden bu kadar gerildiniz anlamadım ATAMIZIN neler yaptıını her türk genci bilir buraya bir konu açılmış saygı duyulması gerekir eğer bir sorun olsaydı herhangi bir şekilde kural ihlali gibi kaldırıldı arkadaşlar...konu açıldıysa hoşuna gittiyse teşekkür eder gitmediyse adam gibi hiçbişey demeden çıkar başka konuya dönersin kardeşim...ATATÜRK'ün hangi takım dan olduğu tabii fazla önemli değil ama kanıtlanmış bişeyse bunu öğrenmek genel kültür olarak bir kenarda durması güzel olur...yeri gelir lazım olur bazı ortamlarda konu açıldığında açıklamanı çok iyi bir şekilde yaparsın ki bunu öğrenmek istiyorsan .....bu konuyu daha fazla uzatan olursa (daha da kelimeler kötüleşirse ) cezanızı çekinmeden veririm burası tartışalacak yer değil ....




    konu kapanacaktır ....


    iyi forumlar
  • S. Moderatör Uğur

    S. Moderatör Uğur Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    4 Şubat 2008
    Mesajlar:
    8.241
    Beğenileri:
    6.155
    Ödül Puanları:
    36
    Konuyu KiLitLedim..

    İyi ForumLar.
  • Konu Durumu:
    Mesaj gönderimine kapalı.

    Sayfayı Paylaş