Ataol Behramoğlu

Konu 'Alıntı Şiirler' bölümünde by_firar tarafından paylaşıldı.

  1. by_firar

    by_firar Üye

    Katılım:
    22 Kasım 2008
    Mesajlar:
    224
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    19

    AŞK

    Hayatın hızıyla yaşadık o aşkı
    Her şey bir anda başladı
    Yaşandı
    Ve bitti...

    Yan yana gidip de bir süre
    Ayrı yönlerde uzaklaşan
    İki tren gibi...
  2. by_firar

    by_firar Üye

    Katılım:
    22 Kasım 2008
    Mesajlar:
    224
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    19
    AŞK İKİ KİŞİLİKTİR

    Değişir rüzgarın yönü
    Solar ansızın yapraklar;
    Şaşırır yolunu denizde gemi
    Boşuna bir liman arar;
    Gülüşü bir yabancının
    Çalmıştır senden sevdiğini;
    İçinde biriken zehir
    Sadece kendini öldürecektir;
    Ölümdür yaşanan tek başına
    Aşk iki kişiliktir.

    Bir anı bile kalmamıştır
    Geceler boyu sevişmelerden;
    Binlerce yıl uzaklardadır
    Binlerce kez dokunduğun ten;
    Yazabileceğin şiirler
    Çoktan yazılıp bitmiştir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    Avutamaz olur artık
    Seni bildiğin şarkılar;
    Boşanır keder zincirlerinden
    Sular tersin tersin akar;
    Bir hançer gibi çeksen de sevgini
    Onu ancak öldürmeye yarar:
    Uçarı kuşu sevdanın
    Alıp başını gitmiştir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.

    Yitik bir ezgisin sadece,
    Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
    Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
    Gece camlara sürtünürken;
    Çünkü hiç bir kelebek
    Tek başına yaşayamaz sevdasını,
    Severken hiçbir böcek
    Hiç bir kuş yalnız değildir;
    Ölümdür yaşanan tek başına,
    Aşk iki kişiliktir.
  3. by_firar

    by_firar Üye

    Katılım:
    22 Kasım 2008
    Mesajlar:
    224
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    19
    İSTANBUL..

    Göğsüme bir İstanbul çiziyorum
    Başparmağımla, kelebek biçiminde
    Çocukmuşum gibi aynanın önünde
    Yüzümü saçlarımı okşuyorum

    Kadıköyden herhangi bir deniz
    Tenha bir tramvay Şişliden
    Samatyadan belki Sultanahmetten
    İncir ağaçları anmsıyorum

    Göğsüme bir İstanbul çiziyorum
    Başparmağımla, kelebek biçiminde
    Biraz umutsuzum, biraz yorgun işte
    En çok gözlerimi seviyorum
  4. by_firar

    by_firar Üye

    Katılım:
    22 Kasım 2008
    Mesajlar:
    224
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    19
    SENİ ELİNDEN TUTMUŞTUM

    Seni elinden tutmuştum...yaz geçiyordu
    Yaz geçiyordu, biz geçiyorduk
    Yazı elinden tutmuştuk

    Birazdan geleceksin, bakışacağız
    Bakışacağız, hem var hem yok gibi
    Hem var hem yok gibi öpüşeceğiz

    Aramızda söylenmemiş sözlerin uzaklığı
    Aramızda yaşanmamış şeylerin uzaklığı
    Yakın ayrılıkların sezgisi tenimizde

    Hayat geçiyor biz geçiyorduk
    Bir denizin üzgün kıyısında
    Güz bir hastalık gibi ilerliyordu

    Olgun ışığıyla güz
    Ve biz yaklaşan ayrılıkların önünde
    Kış duygularına bürünmüşüz

    Dışardan ağlayışı geliyor çocuğumuzun
  5. by_firar

    by_firar Üye

    Katılım:
    22 Kasım 2008
    Mesajlar:
    224
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    19
    AĞUSTOS KONUĞU

    Odama bir an giren uçucu bir böcek
    -Arıdan irice, kanatları renkli-
    Dolaştı bir süre, vızıldamadan.
    Sonra bulup yolunu pencerenin
    Çıkıp gitti

    Bir öykü çeviriyordum Çehov'dan
    Masamda bira bardağı
    -Odam, kitaplarım,olağan dünyam-
    Tül perdede ağustos ışınları

    Tanık oldu yaşamıma
    Bu uçucu böcek, sadece bir an
    Çıkıp gitti sonra
    Tıpkı yaşamıma bir an katılan
    Sonra yitip giden bir sevgili gibi
  6. by_firar

    by_firar Üye

    Katılım:
    22 Kasım 2008
    Mesajlar:
    224
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    19
    AKŞAMÜSTÜ BİR KAHVEDE

    Akşamüstü bir kahvede
    Bira içtim birkaç bardak
    Gazeteden yoruldukça
    Gelip geçene bakarak

    Kahvenin müşterileri
    İçerdeydi daha fazla
    Camlı terasta idim ben
    Çıkıntı yapan sokağa

    Sevimsiz bir kocakarı
    Torununu azarladı
    Bir köpek geldi içerden
    Camdan dışarıya baktı

    Salınarak geçip gitti
    Genç bir anne çocuğuyla
    Kasketli iki müşteri
    Bir şey konuştu patronla

    Biraz sonra geldi köpek
    Baktı yine aynı yere
    Tıraş edilmiş yüzünde
    Kederle ve ciddiyetle

    Kocakarı torununu
    Azarladı bir kez daha
    Karıştı iki kasketli
    Akşamın ıssızlığına

    Köpek yine gelip baktı
    Camdan ve hep aynı yere
    Yüzünde aynı ciddiyet
    Ve gözlerinde kederle

    Kocakarı içkisini
    Bitirmiş olmalıydı ki
    Çıkıp gitti torunuyla
    Biri bir kahve söyledi

    Az önceki anne çocuk
    Döndüler elde ekmekle
    Köpek yine gelip baktı
    Camdan ve hep aynı yere

    Bakıyor birkaç saniye
    İçeriye dönüyor ve
    Geliyordu çok geçmeden
    Bakmak için aynı yere

    Koyulaşırken gitgide
    Usul ve yumuşak akşam
    Eğildim ben de yavaşça
    Baktım köpeğin ardından

    Uzuyordu bomboş sokak
    Gelip giden azalmıştı
    Parketmiş birkaç araba
    Ve akşamın ıssızlığı

    Eğilip bir daha baktım
    Belirgin hiçbir şey yoktu
    Köpek ise arada bir
    Gelip bakıp dönüyordu

    Ben de bu notları aldım
    Bir şiir yazarım diye
    Yaşamın anlamsızlığı
    Ve ciddiyeti üstüne
  7. by_firar

    by_firar Üye

    Katılım:
    22 Kasım 2008
    Mesajlar:
    224
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    19
    AYRILAN

    Aşkı doğuran şey nedir;
    O yakınlığı, iki can arasında?
    Ve kopuş ne zaman başlar?
    Ne zaman biter bir sevda?

    Bir kurt gibi içten içe
    Gelişip büyür çürüme
    Bir an gelir ki aynı mekandasınızdır
    Ayrı duygusal zamanlarda
  8. by_firar

    by_firar Üye

    Katılım:
    22 Kasım 2008
    Mesajlar:
    224
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    19
    BİR MAVİ ÇİÇEK

    Önce top mermileriyle dövüldü alan
    Tarandı sonra mitralyözlerle
    Sonra boğaz boğaza dövüşüldü
    Ve sonra usulca indi gece

    BİR MAVİ ÇİÇEK KALMIŞTI SADECE
    AMA YOKTU KOKLAYACAK KİMSE

    Sabaha karşı dindi iniltiler
    Yan yana, üst üste yığılı ölüler
    Ağaçlar devrilmiş, kavrulmuş çimenler
    Boğulmuş yaşayan ne varsa bu yerde

    BİR MAVİ ÇİÇEK KALMIŞTI SADECE
    AMA YOKTU KOKLAYACAK KİMSE

    O sabah yine maviydi gökyüzü
    Başladı az sonra kuşların türküsü
    Sabah rüzgarı ne bilsin ölümü
    Esti durdu kırlarda keyfince

    BİR MAVİ ÇİÇEK KALMIŞTI SADECE
    AMA YOKTU KOKLAYACAK KİMSE
  9. by_firar

    by_firar Üye

    Katılım:
    22 Kasım 2008
    Mesajlar:
    224
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    19
    BEN ÖLÜRSEM AKŞAMÜSTÜ ÖLÜRÜM

    Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
    Şehre simsiyah bir kar yağar
    Yollar kalbimle örtülür
    Parmaklarımın arasından
    Gecenin geldiğini görürüm

    Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
    Çocuklar sinemaya gider
    Yüzümü bir çiçeğe gömüp
    Ağlamak gibi isterim
    Derinden bir tren geçer

    Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
    Alıp başımı gitmek isterim
    Bir akam bir kente girerim
    Kayısı ağaçları arasından
    Gidip denize bakarım
    Bir tiyatro seyrederim

    Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
    Uzaktan bir bulut geçer
    Karanlık bir çocukluk bulutu
    Gerçeküstü bir ressam
    Dünyayı değiştirmeye başlar
    Kuş sesleri, haykırışlar
    Denizin ve kırların
    Rengi birdenbire karışır

    Sana bir şiir getiririm
    Sözler rüyamdan fışkırır
    Dünya bölümlere ayrılır
    Birinde bir pazar sabahı
    Birinde sararmış yapraklar
    Birinde bir adam
    Her şeye yeniden başlar
  10. by_firar

    by_firar Üye

    Katılım:
    22 Kasım 2008
    Mesajlar:
    224
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    19
    ÇOK SEVDİM BİR ZAMANLAR

    Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
    Alıp başımı gitmeyi yollar boyunca
    Seyretmek bir bozkır akşamını camından bir otobüsün
    Masal şehirlerini geçerken hızla

    Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
    Ürpertili, sımsıcak tenini kadınların
    Salmak serin sulara gövdemi
    Düşüp gitmek ardına şiirin ve aşkın

    Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
    Varolduğumu düşünmeyi, ürpererek...
    Karanlık bir odada küçük bir çocuk gibi
    Yağmurdan ve yalnızlıktan ürkek

    Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de
    Düşüncemi geniş ve sonsuz olanla birleştirmeyi
    Hırçın ve ele geçmezce atılgan
    Uysal ve usulcacık benim olan şeyi...

    Çok sevdim birzamanlar, seviyorum yine de
    Ve hep seveceğim beynim ve tenim varoldukça bu dünyada
    Pırıl pırıl olanı, her zaman bir güz diriliğinde
    Değişmez ve değişken olanı sonsuzca...

Sayfayı Paylaş