Atasözü nedir? Atasözlerinin özellikleri nelerdir?

Konu 'Türk Edebiyatı Ders Notları' bölümünde Murat AKSOY tarafından paylaşıldı.

  1. Murat AKSOY

    Murat AKSOY Türkçe Sevdalısı Özel Üye

    Katılım:
    25 Ekim 2007
    Mesajlar:
    49.558
    Beğenileri:
    886
    Ödül Puanları:
    38

    Atasözü Nedir?
    Atalarımızın uzun gözlemve tecrübeler sonunda vardıkları hükümleri hikmetli düşünce, öğüt veörneklemeler yoluyla kısa ve kesin olarak anlatan, birçoğu mecazî anlamtaşıyan, eskiden beri söylenegelmiş özlü söz (darb-ı mesel, kelâm-ı kibar, hikmet, ulular sözü, ata-baba sözleri,deyişat).
    Özellikleri
    1. Çoğunlukla halkın ortakbilgeliğini dile getirirler. Bu bakımdan anonim bir nitelik taşırlar. Daha çoksözlü gelenek içinde nesilden nesile geçerek yaşarlar.
    2. Atasözleri zaman içinde ve birkural dahilinde kalıplaşmış sözlerdir. Ne biçimi bozulabilir, ne de kelimelerinyeri değiştirilebilir.
    3. Atasözleri diğer anonim halkedebiyatı ürünleri gibi doğmuştur. Başlangıçta bir söyleyeni olmuş, sonra busöyleyen unutulmuş, daha sonra ise halk ortaya çıkan bu sözü benimsemiş,ardından da kendi düşünce gücü ve zevkiyle yoğurup işlemiştir.
    4. Atasözlerinin bir kısmı ölçülü vekafiyelidir. Bir mısra biçiminde olmasalar da bazı nazım özellikleri taşırlar(iç kafiye, son kafiye, aliterasyon vb.):
    Her zaman papaz pilâv yemez.(Aliterasyon)
    Kuş iki kanat bir kuyruk, ona dahi yel buyruk. (Son kafiye)

    5. Atasözlerinin kimi gerçek anlamda;kimisi de başta mecaz olmak üzere cinas, intak, kinaye, teşbih, tezat gibi sözsanatlarıyla süslenerek kullanılmıştır:
    Dost ile ye iç, alış verişetme. (Gerçek)
    Bugünün işini yarına bırakma. (Gerçek)
    Baba malı tez tükenir, evlât gerek kazana. (Gerçek)
    Sana vereyim bir öğüt: Kendi ununu kendin öğüt. (Mecaz)
    Damlaya damlaya göl olur. (Mecaz)
    Acı patlıcanı kırağı çalmaz. (Mecaz)
    Dilim seni dilim dilim dileyim… (Cinas)
    Yerine düşmeyen gelin, yerine yerine eskir. (Cinas)
    Güvenme varlığa düşersin darlığa. (Tezat)
    İstediğini söyleyen, istemediğini işitir. (Tezat)

    6. Kimi atasözleri çok kısaltılmışhikâye, fıkra, karşılıklı konuşma biçiminde oluşturulmuştur:
    Deveye sormuşlar: “Boynunneden eğri?” “Nerem doğru ki…” demiş. (Konuşma)
    İt ite buyurmuş, it de kuyruğuna. (Hikâye)

    7. Ortak dilde, bütün yurtta genişkullanım alanı bulunan atasözlerinin yanı sıra, bir bölgede ya da dar biralanda kullanılan mahallî atasözleri de vardır.
    8. Anlam yönünden birbiriyleçelişkili gibi görünen atasözleri de vardır. Bu durum atasözünün söylendiğidönem, söylenme amacı, psikolojik ortam, söyleyen kişi ve atasözünün söylendiğiçevreyle yakından ilgilidir. “Düşüne düşüne görmeli işi, sonra pişman olmamalıkişi.” / “Sirkeyi, sarımsağı düşünen paça yiyemez.” atasözleri ile “İyilik edeniyilik bulur.” / “İyiliğe iyilik olsaydı, koca öküze bıçak olmazdı.”atasözlerinde olduğu gibi.
    9. Atasözleri nesirlerde öz, biçim vedil yönünden bozulmadan kullanılmış, ancak kimi manzum eserlerde ölçü ve kafiyezoruyla bozularak kullanılmıştır:
    Aşk ağlatır dert söyletirinsanı.
    Öz ağlarsa göz de ağlar demişler. (Bozulmamış)

    Hemişe arpasını demeheyhat
    Bil, özü artırır yüğrük olan at. (Bozulmuş)

    10. Birbirinden ayrıdüşmüş Türk ağızlarındaki ortak atasözlerinin aynı kaynaktan geldiği son dereceaçıktır:
    Zaz bar, kis bar, asıkkanday ne is bar. (Karakalpak)
    (Yaz var kış var, ivecek ne iş var.)

    Kılıç yarası sayalar, dilyarası sayılmaz. (Azerbaycan)
    (Bıçak yarası ovulmaz, dil yarası onulmaz.)

    11. Türk ağızlarındakiatasözlerinin yalnız kelime hazinesi, kelime sırası, üslûp özellikleri yönündendeğil, fikir ve konu yönünden de ortak oldukları görülür. Bu ortaklık, açlık,aile, bilgi, birlik, çalışma, doğruluk, dost-düşman, dünya, eğitim,gençlik-ihtiyarlık, gönül, görgü, güzel-güzellik, hastalık-sağlık, hayvan,iktisat, insan-insanlık, iş, iyi-iyilik, sabır, yiğit-yiğitlik, zenginlik-fakirlik…gibi alanlara kadar uzar.
    Atasözleri iledeyimleri ayırabilmek
    Atasözleri ile deyimlerarasında kimi benzerlikler vardır kuşkusuz. Deyimler de atasözleri gibikalıplaşmış sözlerdir, mecaz anlam taşırlar ve anonim bir nitelik gösterirler.Ancak ayrıldıkları noktalar da belirgindir. Deyimler anlatıma güzellik,canlılık ve çekicilik katmak için kullanılırlar. Bu bakımdan genel kuralniteliği taşımazlar. Atasözleri ise genel kural niteliği taşırlar; yolgöstermek, ders ve öğüt vermek amacı güderler. Sözgelimi “Al malın iyisini,çekme kaygısını.” atasözü, netleşmiş bir genel kuraldır. Denenmiş, uygulanmış,her zaman ve herkes için doğru olan bir genel kural niteliğinde biçimlenmiştir.Oysa “Göze batmak” sözünde genel bir kural yoktur. Çünkü her zaman, bakanlarırahatsız edecek gibi uygunsuz ve aykırı görünmek mümkün değildir. Öte yandan,deyimler bir cümlede kullanılacak söz içinde yer alırlar; atasözleri ise,kendileri cümle yapısında olduğundan cümle içinde değil, cümle arasındakullanılır.
    Atasözleri ile özdeyişleri (vecize) ayırabilmek
    Atasözleri ile öz deyişlerde gerek biçim, gerek konu bakımlarından birbirlerine benzerler. Ama onlarıbirbirinden ayıran kesin bir ayırım da yok değildir. O da şudur: Öz deyişlerinsöyleyenleri belli, atasözlerinin söyleyenleri belli değildir. Dolayısıyla özdeyişler kişinin, atasözleri ise halkın malıdır.
    ATASÖZLERİNİAÇIKLAMA
    Edebî olarak açıklama,manası herkesçe anlaşılmayan kelimeler, deyimler, mazmunlar, telmihler, tarihîve içtimaî hadiseler hakkında bilgi vermedir. Dolayısıyla kapalı, ne dediğiherkesçe bilinmeyen, kavranması güç bir atasözünü anlaşılır hâle getirme işinede “Atasözünü açıklama” denir.
    Karşımıza çıkanbir atasözünü açıklamaya geçmeden önce şu noktalar dikkatle ele alınmalıdır:
    1. Unutulmamalıdır ki kimiatasözleri gerçek, kimi atasözleri de mecaz anlamda kullanılırlar. Öncelikleatasözünün gerçek anlamlı mı, mecaz anlamlı mı olup olmadığı araştırılıpbelirlenmelidir. Çünkü açıklamanın yerinde, yanlışa kapılmadan, sağlıklıaçıklanabilmesinin ilk anahtarı bu belirlemedir.
    2. Belli ki her atasözü, bir hükmübildiren özlü sözdür. Ancak her atasözünün de dayandığı bir temel, bir anamadde, bir öz vardır. Bunun da ikinci aşamada bulunması şarttır. Çünküatasözünün (yani konunun) asıl incelenecek, üzerinde durulacak, temel alınacak,açıklanacak yanı burasıdır. Atasözünün ana maddesinin tam olarak ortayaçıkarılmaması, açıklayıcıyı ters bir yola, yanlış bir izaha sürükler. Hemenbelirtelim ki, bir atasözünün ana maddesi, yani özü birkaç kelimeden ibarettir.Sözgelimi:
    “Umut fakirin ekmeğidir”atasözünün ana maddesi “umut”tur.
    “İşten artmaz, dişten artar” atasözünün ana maddesi “tutumluluk”tur.
    “Deve boynuz ararken kulaktan olmuş” atasözünün ana maddesi “tamah(açgözlülük)”tür.
    “Ağaç yaprağıyla gürler” atasözünün ana maddesi “dayanışma ve yardımlaşma”dır.

    3. Üçüncü aşamada atasözünüaçıklamaya yarayacak bilgilerin (özdeyiş, yakın anlamlı atasözleri, şiirler,yaşanmış örnekler, kısa fıkra ve hikâyecikler, anılar, izlenimler, gözlemlervs.) toplanması sağlanmalıdır.
    4. Toplanan tüm bilgiler bir plândahilinde sıraya konulup kullanılacak hâle getirilmelidir.
    5. Kimi açıklama türlerinden(tanımlama, örnekleme, karşılaştırma, tanık ve kanıt gösterme) yararlanacakuygun bir plân dahilinde açıklamaya geçilmelidir.
    6. Şurası muhakkak ki açıklamayaparken “Ana maddeden ayrılmamak, ana madde çevresinde sıralanan yardımcıdüşüncelerin ana madde ile uygunluğunu sağlamak, anlatımı ilgi çekici birüslûpla ele almak” (yani birlik, denge, canlılık) da daima akılda tutulacaktır.
    Moderatör Bünyamin bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş