Atatürk Devrimi

Konu 'Kitap Özetleri' bölümünde karamelek tarafından paylaşıldı.

  1. karamelek

    karamelek Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2007
    Mesajlar:
    2.692
    Beğenileri:
    458
    Ödül Puanları:
    36

    KİTABIN ADI ATATÜRK Devrimi / Bir Çağdaşlaşma Mo**** KİTABIN YAZARIProf.Dr.Suna KİLİ YAYINEVİ VE ADRESİ BASIM TARİHİ OCAK 1998 KİTABIN YAYIM MAKSADI Atatürk devrim mo****nin bir çağdaşlaşma ve kalkınma mo**** olarak özellikle 2 nci Dünya Savaşı sonrası dönemde hem kendine; ülkenin Türk toplumunun yapısına ve koşullarına özgü ulusal hem de kendisinden sonra ulusal kurtuluş mücadelesi verecek olan 3.dünya ülkelerine yol gösterecek bir seçenek bir örnek olarak ortaya çıkması mo****n toplum ve devlet hayatına uygulanışını diğer kalkınma maddeleri ile karşılaştırmalı olarak incelenmektir.
    KİTABIN ÖZETİ :
    1. GİRİŞ :
    a. Çağın Özellikleri :
    20. yüzyılı en belirgin özeliği bağımsızlaşma özleminin güçlü bir olgu olarak tüm dünyaya yayılmasıdır. Ancak dünya gerçeği bağımsız olmanın yeni içeriğini “TAM BAĞIMSIZLIK“ olarak boyutları genişlemiş bir bağımsızlık anlayışı şeklinde belirlemiştir. Tam bağımsız olabilmek ve tam bağımsız yaşayabilmek içinse “ÇAĞDAŞ“ olmak gereklidir. Çağımızın geri kalmış gelişmemiş yoksul ama yoksulluktan kurtulma çaba ve amacındaki toplumlarının sorunu “BAĞIMSIZ OLMA“ çizgisinden “ÇAĞDAŞ“ olma aşamasına dönüşmüştür. Bağımsızlık olgusunu asıl içeriğiyle genişleyen “TAM BAĞIMSIZLIK“ boyutunda tanımlamak gerekir. Tam bağımsızlığa yönelebilmenin ilk adımı SİYASAL BAĞIMSIZLIK’tır. Siyasal bağımsızlığını kavuşan toplumların en büyük sorunu BİRLİK OTORİTE ve EŞİTLİK konularıdır. Bunlar sağlanmadan toplumu sarsıntı iç çelişki ve çatışmalarından kurtarmak imkansızdır. İşte bu noktadan bağımsızlığına karışan ülkelerin çağdaşlaşma sorunu doğmaktadır. Günümüzde tek tip bir çağdaşlaşma mo**** yoktur.
    b. Ulusal Model Arayışları :
    Her ülkenin farklı toplumsal kültürel tarihsel geleneksel dinsel ve ekonomik yapılarının olması bu ülkelerin önderlerini ve yöneticilerini ulusal modeller ve kalkınma yöntemleri bulmaya itmiştir. Türkiye Cumhuriyeti özellikle 2 nci dünya savaşı sonrası bağımsızlıklarına kavuşarak çağdaşlaşma çabası içerisine giren ülkeler için alternatif bir çağdaşlaşma mo**** olmuştur. Atatürkçü ideolojinin en belirgin özelliği ulusal oluşu toplumun tarihsel kültürel toplumsal ve ekonomik koşullarına; yapısına göre oluşturulmuş bulunmasıdır. Dogmacı değil pragmatistir. Hayalci değil gerçekçidir. Batıya dönüktür. Atatürkçü ideoloji batının siyasal sistemini benimsemiş fakat batı toplumundaki sınıf ayrılığı yerine sınıflar arası uyumu yeğlemiş ülkenin tüm toplumunun “Halk devleti“ olarak korumayı amaçlamıştır. Atatürkçü ideoloji ulus bilincine ulusçuluğa ulusal birliğe her uygulamada büyük ağırlık vermiş içte ve dışta sürekli vurgulamış güçlendirmeye çalışmıştır. Atatürkçü ideoloji milli iradeye dayanmayı her politika ve eylemi halkın temsilcileri ile oluşturmayı ve uygulamayı ön görmüş kişi egemenliği yerine ulus egemenliğini benimsemiştir. Atatürkçü ideoloji bilimi bilimin yol göstereceğini ve aklı benimsemiş laik bir toplum yaratmayı çağdaş olmanın gereği olarak görmüştür. Atatürkçü ideoloji ve çağdaşlaşma mo**** bu temel nitelikleri ile KAPİTALİZM ve MARKSİZM’in gelişme modellerinin dışında hem kendine ülkenin Türk toplumunun yapısına ve koşullarına özgü ulusal hem de kendinden sonra kurtuluş savaşı verecek olan ülkelere bir “ÖNERİ“ bir “BİLDİRİ“ bir “ÖRNEK“ olarak ortaya çıkmıştır.
    2. ATATÜRK DEVRİM MODELİ :
    Siyasal çağdaşlaşmanın temel bir koşulu dinsel geleneksel ailesel ve geleneksel otoritelerin yerine laik ulusal ve tek bir otoritenin olmasıdır. Atatürk devrimi bunu gerçekleştirmiştir. Atatürk devrimi çağdaşlaşmayı bir bütün olarak gören o doğrultuda devleti toplumu eyleme sokan ilk Türk çağdaşlaşma hareketidir. Atatürk devrimi ulusal dinamik bir çağdaşlaşma eylemidir. Atatürk eri bu devrimi yönlendiren devrimle beraber büyüyen ve devrim eyleminin düşünsel yönünü oluşturan ilkelerdir.
    a. MODELİN AMAÇLARI :
    Atatürk devrim modellerin birinci amacı çağdaşlaşmak ikinci amacıda kalkınmak böylece çağdaş uygarlık düzeyine çıkmaktır. Türk devrimi yasallığı dinsel kökeni reddetmiş laik ulusal bir temele dayatılmasına çaba göstererek birliğin başlıca ideolojik tanımlamasına da olanak yaratmıştır.
    b. MODELİN SORUNSAL AŞAMALARI :
    Halk yığınlarını sömürgeci işgalci güçlere karşı mücadeleye itmek bağımsızlığa kavuşmak sonraki sorunların çözümünden daha kolaydır. Bunun temel nedeni kurtulan toplumların geleneksel oluşu uluslaşamaması ulus bilincine varmamasıdır. Kurtuluş öncesindeki birleştirici bir araya getirici bağ kurtuluşundan sonra kopmaktadır. Halbuki bir toplum bir devlet için en önemli öğelerden biri ulusal birliktir. Mustafa Kemal Atatürk Amasya genelgesi Erzurum ve Sivas kongreleri; TBMM’nin açılması saltanatın kaldırılması hilafetin kaldırılması faaliyetleri ile ulusal birliği sağlamayı ve ülkede kaybolan otoriteyi yeniden oluşturmayı başarmıştır.
    Devrim sürecinde otorite yerini bir sistem yeni bir yönetim biçimi ve bunun gerekli kıldığı çağdaş anlamda bir siyasal yapı siyasal kurumlar konusudur. Atatürk devrim mo****nin öngördüğü siyasal yapı siyasal kurumlaşma batının siyasal yapısıdır. Laik bir toplumda cumhuriyetçi demokratik özgürlükçü bir düzen kurmaya amaçlar.
    Atatürk devrim mo****nde başlangıçta cumhuriyet öncesi dönemde eşitliği yönelik ekonomik içerikte girişimler; “Dokuz ilke“ Ereğli Havzası maden işçilerin yapılmış olmasına karşın henüz tümüyle çözülmüş aşılmış değildir.
    C. MODELİN STRATEJİ VE TAKTİĞİ :
    Mustafa Kemal’in mo****nde çağdaşlaşmanın gerekleri olarak bilinen benimsenen ulusal toplumu belirleme; çağdaş laik siyasal düzenlemeyi örgütleşmeyi gerçekleştirme; toplumsal ve kültürel atılımları başlatma ve ekonomik kalkınma için eyleme geçme ülke ve toplum koşullarına olanaklarına göre sıralanmış yapılabilirlik ölçeğinde uygulamaya konmuştur. En çok ilgi toplayacak destek sağlayacak kabul görecek olanlar öne alınmış güçlük yaratacak işleri çıkmaza açmaza sokacak olanlar ise geriye bırakılmış; fırsatı olanağı yapılabilirliği doğdukça ortaya çıktıkça da gündeme getirilmiştir.
    ç. MODELİN TOPLUM VE DEVLET YAPISINA UYGULANIŞI :
    (1) BİRLİĞİ SAĞLAMAYA YÖNELİK ATILIMLAR :
    Saltanatın kaldırılması hilafetin kaldırılması eğitimde birliğin sağlanması (Tevhid - i Tedrisat ) Milli eğitim bakanlığının kurularak tüm öğretim kurumlarının buna bağlanması 1924 anayasasının kabulü kıyafet kanun tekke ve zaviyelerin kapatılması Türk medeni kanununun kabulü Türk borçlar kanunu ticaret kanunu icra iflas kanunu hukuk ve ceza muhakemeleri kanunların çıkarılması modern zaman ve ölçü birimlerinin kabul edilmesi Latin alfabesinin alınması Türk tarih kurumunun kurulması birlik ve otoriteyi sağlamada önemli adımlar olmuştur.
    (2) OTORİTEYİ KURMAYA YÖNELİK ATILIMLAR :
    Halifeliğin kaldırılması tekke ve zaviyelerin kapatılması soyadı kanunun kabulü bu konuda atılmış en önemli adımlardır.
    (3) EŞİTLİĞİ GERÇEKLEŞTİRMEYE YÖNELİK ATILIMLAR :
    Geleneksel unvanların kaldırılması ( Soyadı kanunu ile ) tekke ; zaviye ve türbelerin kaldırılması kadın hakları ile ilgili yasanın kabulü modern hukuk fakültesinin kurulması medeni kanun ticaret kanunu hukuk ve ceza muhakemeleri kanunu icra iflas kanunu borçlar kanunu gibi modern kanunların benimsenmesiyle toplumsal eşitlik sağlanmaya çalışılmıştır. Ayrıca aşar vergisinin kaldırılması parasız öğrenim yabancıların elinde bulunan demiryollarının limanların maden işletmelerinin satın alınması kabotaj hakkına sahip çıkılması sanayiyi teşvik eden kanunların kabulü okulların yaygınlaştırılması iş kanunun çıkarılması salgın hastalıklarla mücadele sağlık kuruluşlarının yaygınlaştırılması tarım satış ve kredi kooperatiflerinin kurulması karayolları ve köprü yapımı sulama ve tarımda verimi artıcı araç ve gereçleri geliştirme çalışmaları ve ilk beş yıllık sanayi plan! ekonomik alanda eşitliği ve çağdaşlaşmayı sağlamaya yönelik önemli adımlardır.
    (4) ATATÜRK’TEN SONRAKİ DÖNEMİN ÖZELLİKLERİ :
    Üretime dönük eğitime geçilmiş Köy Enstitüleri kurularak eğitimin yaygınlaştırılmasına girişilmiş fakat bu devrimci atılım çok partili siyasal yaşamda etkinliğini kaybetmiştir. Çiftçiyi topraklandırma yasası çıkarılmış bununla toprak dağılımındaki adaletsizlikler giderilmek istenmiş fakat bu yasa bütünüyle ne uygulanabilmiş nede toprak reformu gerçekleştirilmiştir. Devrimin ulus oluşturulması kültürün ulusallaştırılmasında yardımcı işlev üstlenen halk evleri bir siyasal partinin denetiminden alınarak ulusal devlet kuruluşu biçiminde sürdürülmesi gerekirken kapatılmış bu kuruluşa çoğulcu düzenin isteklerine yanıt verecek işlerlik kazandırılmamıştır. Ulusal bir ekonomi yerine dışa bağımlı batı anamalcılığının etki ve denetiminde bir ekonomi ve sanayinin kurulmasına bu bağlılıkla genişlemesine olanak sağlanmış ; böylece ülke ekonomisi yeni sömürgeciliğe açılmıştır. Laik eğitimi güçlendirici laik bir toplum yaratıcı atılımlar büyük ölçüde unutulmuş dinsel eğitim laik öğretim kurumlarını ve toplumu etkileyecek denetimi altına alınacak olanaklara kavuşturulmuştur; Dinsel eğitim kuruluşları hem nicelik hem nitelik yönünden ülke çapında örgütleştirilmiştir.


    --alıntı--

Sayfayı Paylaş