AtatÜrk dÖnemİ diŞ polİtİkasi

Konu 'Tarih - İnkılap Tarihi Ders Notları' bölümünde tömbk tarafından paylaşıldı.

  1. tömbk

    tömbk Üye

    Katılım:
    17 Kasım 2008
    Mesajlar:
    84
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    0

    ATATÜRK DÖNEMİ DIŞ POLİTİKASI

    Atatürk Dönemi Türk Dış Politikasının Genel Özellikleri
    1-Devletlerarası eşitlik
    2-Bağımsızlık ve toprak bütünlüğüne saygı
    3-Uluslar arası barış ve işbirliğine katkıda bulunma
    4-Hayalcilikten uzak, akılcı, gerçekçi ve milli bir dış politikadır.

    A)1923 -1930 ARASI DÖNEM

    1)MUSUL SORUNU:
    Misak-ı Milli sınırları içerisinde olan Musul Lozan’da Türk toprakları arasına katılamamış, sorunun İngiltere ve Türkiye arasında ikili görüşmelerle çözülmesi kararlaştırılmıştı.
    İngiltere ve Türkiye arasında yapılan Haliç Konferansı’nda(1924) bir sonuç alınamayınca konu Milletler Cemiyeti’ne götürüldü. (Musul petrolleri sebebiyle İngiltere Hakkâri’nin de Musul sınırlarında olduğunu söyleyerek meseleyi iyice çözümsüzlüğe itmiştir.)
    Milletler Cemiyeti bölgedeki Türk nüfusun çoğunluğuna rağmen İngiltere’nin çıkarlarına uygun görüş belirtti.
    Şeyh Said isyanı Türkiye’nin bölgeye asker sokma girişimini önledi.
    Sorun Ankara Antlaşması(5 Haziran 1926) ile Türkiye’nin aleyhine çözümlendi.

    Ankara Antlaşması (5 Haziran 1926):
    Türkiye ile İngiltere arasında imzalanmıştır. Bu antlaşmaya göre:
    1-Musul İngiliz himayesindeki Irak’a verilecek
    2-Irak petrollerinin %10’u 25 yıl süre ile Türkiye’ye verilecek (Ancak Türkiye bu hakkından 500.000 Sterlin peşin para karşılığında vazgeçmiştir.)
    Not: Musul’un Irak’a bırakılması Misak-ı Milli’den verilen önemli bir tavizdir.

    2)YABANCI OKULLAR MESELESİ:
    Osmanlı Devleti’nin çöküş sürecini hızlandıran unsurlardan biri de denetimden uzak bir şekilde hizmet verdiği azınlıkları milliyetçilik duyguları aşılayarak kışkırtan yabancı okullar olmuştur.
    Lozan’da bu konu ile ilgili bazı düzenlemeler yapılmış; Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile diğer bütün okullar gibi yabancı okullar da Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmışlardı.
    2 Mart 1926’da çıkarılan Maarif Teşkilatı Kanunu ile:
    Yabancı okullardaki Türkçe, tarih ve coğrafya derslerine Türk öğretmenlerin girmesi,
    Okulların Türk müfettişler tarafından denetlenmesi,
    Ders kitaplarında Türkiye aleyhine ifadelere yer verilmemesi,
    Okullarda toplu halde dini tören yapılmaması, dini sembollere yer verilmemesi kararlaştırılmıştır.
    Not: Bu son madde ile eğitimde laikliğin gerçekleştirilmesi hedeflenmiştir.
    Özellikle Fransa’nın bütün görüşme talepleri bu meselenin Türkiye’nin içişlerinden olduğu belirtilerek reddedilmiş ve sorun Türkiye’nin istekleri doğrultusunda çözülmüştür.

    3)NÜFUS MÜBADELESİ:
    Lozan’da alınan karara göre; B.Trakya’da yaşayan Türklerle İstanbul’da yaşayan Rumlar hariç iki ülkede yaşayan Türkler ve Rumlar karşılıklı yer değiştireceklerdi.
    Ancak Yunanistan İstanbul’da daha fazla Rum bulundurmak isteyince sorun Lahey Adalet Divanı’na taşındı. Sorun burada da çözülemediği gibi Yunanistan’ın Türk azınlığın mallarına el koyması ile daha da büyüdü.
    1930’da Yunan Başbakanı Venizelos’un Türkiye ziyareti sırasında yapılan dostluk antlaşması ile İstanbul Rumları ile B.Trakya Türklerinin yerleşim tarihlerine bakılmaksızın nüfus değişiminin dışında tutulması kararı alındı.
    Not:1930 Dostluk Antlaşması Balkan Antantı’na zemin hazırladı.
    İki ülke arasındaki dostluk 1954’te Kıbrıs Sorunu’nun çıkışına kadar sürdü.
    4)DIŞ BORÇLAR:
    Lozan’da dış borçların nasıl ödeneceği belirlenmişti. Ancak 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı nedeniyle borçların ödenmesinde ortaya çıkan sorun Fransa ile yapılan ikili görüşmelerin ardından çözülmüş 1933’ten itibaren dış borçlar yeniden ödenmeye başlanmıştır.

    5)ADANA-MERSİN DEMİRYOLU:
    Bir Fransız şirketinin elinde bulunan bu demiryolu işletmesi satın alınarak devletleştirildi. Böylece ekonomik bağımsızlığın sağlanması için önemli bir adım atılmış oldu.
    kelebekk bunu beğendi.
  2. tömbk

    tömbk Üye

    Katılım:
    17 Kasım 2008
    Mesajlar:
    84
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    0
    B)1930 -1939 ARASI DÖNEM

    1)MİLLETLER CEMİYETİ’NE ÜYE OLUNMASI (18 TEMMUZ 1932):
    I.Dünya Savaşı’nın ardından uluslar arası barışı sağlamak ve anlaşmazlıkları çözmek amacıyla Paris Barış Konferansı’nda ABD Başkanı Wilson’un teklifi ile Milletler Cemiyeti kurulmuştu.
    Türkiye Milletler Cemiyeti’nin daha önceki taraflı tutumlarına rağmen İspanya’nın teklifini kabul ederek 1932’de bu cemiyete üye olmuştur.

    2)BALKAN ANTANTI(9 ŞUBAT 1934):
    II. Dünya Savaşı öncesinde Almanya ve İtalya’nın uyguladığı silahlanma ve yayılmacı politika sebebiyle; Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya bir araya gelerek Balkan Antantı’nı(ittifak) kurdular.
    İttifak ortak sınırların güvenliğini sağlama, kültürel ve ekonomik işbirliğini hedefliyordu.
    Önemi: Türkiye bu antlaşma ile batı sınırını güvence altına almaya çalışmıştır.
    Not: Bulgaristan yayılmacı politikası sebebiyle, Arnavutluk ise İtalya’dan çekindiği için bu ittifaka katılmamıştır.

    3)MONTRÖ BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİ (20 TEMMUZ 1936):
    Lozan Antlaşması’nda Boğazların yönetimi, başkanı bir Türk olan Uluslararası Komisyon’un yetkisine bırakılmıştı. Türkiye’nin egemenlik haklarına zarar veren bu durum Avrupa’daki aşırı silahlanma sebebiyle daha tehlikeli bir durum oluşturmaya başlamıştı.
    Bunun üzerine Milletler Cemiyeti’ne başvuran Türkiye Boğazların durumunun yeniden görüşülmesini talep etmiştir.
    İsviçre’nin Montrö şehrinde imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne göre:
    1-Boğazlar Komisyonu kaldırılarak yetkileri Türkiye Cumhuriyeti’ne devredilecek
    2-Türkiye Boğazların çevresinde asker ve silah bulundurabilecek
    3-Ticaret gemileri boğazlardan serbestçe geçebilecek, savaş gemileri ise Türkiye Cumhuriyeti’nin iznine tabi olacak
    4-Türkiye savaş durumunda Boğazları kapatabilecekti.

    Önemi:
    1)Türkiye Cumhuriyeti (1841’den beri ilk defa) Boğazlar üzerinde mutlak egemenlik sağlamıştır.
    2)Türkiye’nin uluslar arası saygınlığı arttı.
    3)Antlaşma Türk-Rus ilişkilerini bozarken Türkiye’nin İngiltere ile yakınlaşmasını sağlamıştır.
    Not: İtalya’nın daha geç imzaladığı antlaşma 20 yıl süreyle geçerli olmasına rağmen günümüze kadar sürmüştür.

    4)SADABAD PAKTI(8 TEMMUZ 1937):
    İtalya’nın 1935’te Habeşistan’a saldırarak Ortadoğu’da güvenliği tehdit etmesi üzerine Türkiye, İran, Irak ve Afganistan’ın katılımıyla Sadabad Paktı oluşturulmuştur.
    Önemi: Karşılıklı sınırların korunması ve içişlerine müdahale edilmemesini içeren bu antlaşma ile Türkiye doğu sınırlarını güvenlik altına almıştır.
    Not: Bu pakt 1957’de Bağdat Paktı’na dönüştürecektir.

    5)HATAY’IN ANAVATANA KATILMASI (30 Nisan 1939):
    Hatay 1921 Ankara Antlaşması ile özerk bir yönetime sahip olarak Fransa’nın himayesindeki Suriye’ye bırakılmıştı.
    Fransa’nın 1936’da Suriye’den çekilmesi üzerine Hatay’da Milletler Cemiyeti’nin gözetiminde yapılan seçimlerin sonucunda Bağımsız Hatay Cumhuriyeti kuruldu(1938).
    On ay sonra Hatay Meclisi Türkiye’ye katılma kararı aldı (29 Haziran 1939).

    Önemi:
    1-Misak-ı Milli sınırlarına dâhil olan Hatay yeniden anavatana kazandırılmıştır.
    Not: Büyük devletler II. Dünya Savaşı ile uğraştıklarından bu olaya müdahale edememişlerdir.
    kelebekk bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş