ATATÜRK İLKELERİ

Konu 'Atatürk İlkeleri' bölümünde AyŞeGüL! tarafından paylaşıldı.

  1. AyŞeGüL!

    AyŞeGüL! Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    11 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.193
    Beğenileri:
    19
    Ödül Puanları:
    0

    ATATÜRK İLKELERİ

    Atatürk ilkeleri, altı ana başlık altında toplanabilir:

    Cumhuriyetçilik:

    Atatürk devrimleri siyasi nitelik taşır. Çok uluslu bir
    İmparatorluktan ulus devlete geçiş gerçekleştirilmiş ve böylece
    modern Türkiye'nin ulusal kimliği oluşturulmuştur. Bu kimliğin oluşmasında, kul nitelikli insanların yurttaş-birey niteliği kazanması önemli bir noktadır. Atatürk bunun yolunu, kısaca halkın kendi kendisini idaresi, yani demokrasi demek olan Cumhuriyet’te görmüştür.

    Halkçılık:

    Gerek içeriği gerekse hedefleri açısından bakıldığında, Cumhuriyet Devrimi
    ayrıca bir sosyal devrim niteliği de taşır. Başta İsviçre Medeni Kanunu
    olmak üzere, Batı kanunlarının Türkiye'de uygulamaya konulmasıyla birlikte
    kadınların statüsünde köklü değişiklikler olmuş, 1934
    yılında kabul edilen bir kanun ile kadınlar seçme ve seçilme hakkını almışlardır.
    Atatürk çeşitli ortamlarda, Türkiye'nin gerçek yöneticilerinin köylüler
    olduğunu söylemiştir. Aslında bu durum Türkiye için bir gerçek olmaktan
    çok bir hedef niteliğindedir. Halkçılık ilkesi sınıf ayrıcalıklarına ve sınıf
    farklılıklarına karşı olmak ve hiçbir bireyin, ailenin,
    sınıfın veya organizasyonun diğerlerinin daha üzerinde olmasını kabul
    etmemek demektir. Halkçılık, Türk vatandaşlığı olarak ifade
    edilen bir fikre dayanır. Gurur ile birleşen vatandaşlık fikri,
    halkın daha fazla çalışması için gerekli psikolojik teşviki
    sağlar, birlik fikrinin ve ulusal bir kimliğin kazanılmasına yardımcı olur.

    Laiklik:

    Laiklik yalnızca devlet ve dinin birbirinden ayrılması anlamına
    gelmez ayrıca eğitim, kültür ve yasama alanlarının da dinden bağımsız olması
    anlamını taşır. Laiklik, devletin dini düşünce ve dini kuruluşların etkisinden bağımsız
    olması, ve genel olarak düşünce özgürlüğü anlamına gelmektedir.

    Devrimlerin birçoğu laikliği gerçekleştirmek amacıyla yapılmış ve diğerleri
    ise laikliğe ulaşılmış olması sayesinde gerçekleştirilebilmiştir. Laiklik ilkesi
    akılcı ve dini siyasetin dışında tutan bir ilkedir.

    Osmanlı döneminde matbaanın geciktirilmesinde olduğu gibi dinin yenilikler karşısında nasıl tutucu bir silah haline geldiğini yaşamış olan Türkiye Cumhuriyeti kurucuları açısından dinin din dışı sivil yapı üzerinde yaratabileceği baskıları önlemenin bir aracıdır.

    Devrimcilik:

    Atatürk'ün ortaya koyduğu en önemli ilkelerden birisi de devrimciliktir. Bu ilkenin anlamı
    Türkiye'nin devrimler yaparak geleneksel kuruluşlarını modern kuruluşlarla değiştirmiş olmasıdır.
    Geleneksel kavramların bir kenara itilip modern kavramların benimsenmesi demektir.
    Devrimcilik ilkesi, yapılmış olan devrimlerin tanınıp kabul edilmelerinin çok ötesine geçmiştir.

    Milliyetçilik:

    Cumhuriyet devrimi ayrıca milliyetçi bir devrimdir. Bu milliyetçilik
    ırkçı bir yapıda değildir; yurtseverlikle sınırlıdır. Bu devrimin amacı, Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığının korunması ve ayrıca Cumhuriyetin siyasal yönden gelişmesidir.

    Bu milliyetçilik, tüm diğer ulusların bağımsızlık haklarına saygılıdır; sosyal içeriklidir;
    yalnızca anti - emperyalist olmayıp, aynı zamanda gerek hanedan yönetimine,
    gerekse herhangi bir sınıfın Türk toplumunu yönetmesine de karşıdır ve nihayet bu milliyetçilik
    Türk devletinin vatanı ve halkı ile bölünmez bir bütün olduğu ilkesine inanmaktadır.

    Devletçilik:

    Mustafa Kemal Atatürk yapmış olduğu açıklamalarda ve politikalarında Türkiye'nin
    bir bütün olarak modernizasyonunun ekonomik ve teknolojik gelişmeye önemli ölçüde bağlı
    olduğunu ifade etmiştir. Bu bağlamda, devletçilik ilkesini de devletin, ülkenin genel ekonomik faaliyetlerinin düzenlenmesi ve özel sektörün girmek istemediği veya yetersiz kaldığı ya da ulusal çıkarların gerekli kıldığı alanlara girmesi anlamında yorumlamaktadır. Ancak, devletçilik ilkesinin uygulanmasında, devlet yalnızca ekonomik faaliyetlerin temel kaynağını teşkil etmemiş, aynı zamanda ülkenin büyük sanayi kuruluşlarının da sahibi olmuştur.



  2. 2αн!_∂3

    2αн!_∂3 Özel Üye Özel Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.350
    Beğenileri:
    454
    Ödül Puanları:
    36
    Tesekkurler...
  3. AyŞeGüL!

    AyŞeGüL! Forumdan Uzaklaştırıldı

    Katılım:
    11 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.193
    Beğenileri:
    19
    Ödül Puanları:
    0
    RİCA EDERİM;).
  4. ahu198888

    ahu198888 Üye

    Katılım:
    30 Eylül 2008
    Mesajlar:
    10
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    1
    paylaşım için sağol...
  5. AngaraLı

    AngaraLı Üye

    Katılım:
    2 Ekim 2008
    Mesajlar:
    64
    Beğenileri:
    12
    Ödül Puanları:
    6
    sağolun teşekkürler...
  6. beyzzzaaa

    beyzzzaaa Üye

    Katılım:
    29 Kasım 2008
    Mesajlar:
    1
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    teşekkürler işime yarıyacak
  7. mustafa003

    mustafa003 Üye

    Katılım:
    11 Ekim 2009
    Mesajlar:
    7
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    teşekkürler
  8. ActuaLLy

    ActuaLLy Üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    64
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    0
    TesekkürLer [=
  9. selene

    selene Guest

    teşekkürler :)

Sayfayı Paylaş